A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Trk�_ The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Trk�
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) İstanbul: 1 Mayıs'ta Kara Bayraklarla....

Date Thu, 22 Apr 2010 23:21:22 +0300


Ve majesteleri Taksim'i işçi sınıfına lütfetti...İşçi sınıfının
"öncüleri" bir haftadır majestelerinin jestini bir geri adım olarak
görüp zafer çığlıkları atıyor. Ancak kazın ayağı öyle değil.
Bu topraklarda süregelen sınıf mücadelesi içerisinde en çok tartışılan
konulardan birisi olan 1 Mayıs kutlamalarının Taksim'de yapılması
meselesine bu sene açılım üzerine açılım yapan hükümet son noktayı
koymuş görünüyor. Kabul ki, bu ne bir mücadelenin sonucu ne de
özgürleştiren bir devletin Türkiye işçi sınıfına bir jestidir.
Bugün, hükümet fark etmiştir ki, kitleler Taksim yasağı olmadan da
kontrol altında tutulabilir. Allah'ın her günü eylem yapılan ve artık
neredeyse çoğu eyleme çevik kuvvet bile gönderilmeyen bir tüketim
bölgesinde binlerce insanın 1 Mayıs kutlaması devleti ve burjuvaziyi
nasıl korkutabilir ki... Bir kaç ulus-ötesi firmanın camının
çerçevesinin indirilmesi mi riskli olan yönetenler için?...Tabii ki
değil. IMF ve Dünya Bankası eylemlerinden bildiğimiz kadarıyla, polis
eylemcilerin toplantıların yapılacağı salona yaklaşmalarındansa onları
bir çok mağazanın olduğu Beyoğlu'na ve Sıraselviler'e sürmüştü.

Peki neydi devlet ve devrimciler için Taksim gibi İstanbul'un tüketim,
sömürü ve uyuşmanın merkezi olan bir meydanı vazgeçilmez kılan?
Devrimciler için Taksim 1977'de gerçekleştirilen katliamdan sonra
anlam kazanıyor. 1978'den bu yana işçiler, sosyalistler ve devrimciler
her 1 Mayıs'ta 77 katliamınının hesabını sormak ve katledilenleri
anmak üzere Taksim'i 1 Mayıs alanı olarak görüyorlar. Buna karşın
yasakçı, faşist ve kendine güvensiz bir devletin güvenlik bahanesiyle
çıkardığı yasa ile bugüne kadar süren inadını görüyoruz Taksim'e dair.

33 yıldır her bahar geldiğinde tek gündemimiz Taksim meydanında 1
Mayıs'ta olmuştur. Taksim hem devlet hem de devrimciler için bir namus
meselesine dönüşmüştü. Ve bugün majesteleri hiçbir şey olmamış gibi
Taksim'i 1 Mayıs'a açtı. İşçi sınıfının resmi önderleri ve devrimciler
zafer naraları atmaya devam ediyorlar. Önce devletin yasalarında
Devlete ve Kapitalizme karşı ezilenlerin mücadele, direniş ve
dayanışma gününü resmi tatil ilan ettirdiler şimdi de Taksim'i 1
Mayıs'a açtırdılar. Ne büyük zafer öyle değil mi? Bu kazanımları
toplumsal devrim mücadelesi tarihinde nereye koyacağımızı bilemiyoruz.

O gün polis barikatlarıyla, yoğun güvenlik terörüyle kuşatılmış ve
büyük ihtimalle kimlik kontrolleri, üst aramalarıyla polis terörünün
estiği bir Taksim işçi sınıfının mücadele ve direniş gününe ne kadar
yakışır değil mi? Bugünkü siyasal iktidar ne yazık ki her şeyin içini
boşalttığı gibi artık Taksim'in de içini boşaltmış görünüyor. Sınıf
savaşımının alan mücadelesine yansıdığı Taksim'de 1 Mayıs tartışması
geçen sene "makul kalabalık" dayatmasıyla bu sene de sendikaların
"provokatörleri" aralarına almama sözüyle sınıflar arası barışa ve
gönüllü boyun eğdirmeye hizmet eden bir saldırıya dönüştürülmüştür...

...ve ilan ediyoruz ki izin verilen ve "makul" bir Taksim karşı-devrimcidir.

Majestelerinin bize Taksim'i lütfetmesinin altında işçi sınıfını ve
tüm ezilenleri teslim alma güdüsü yatmaktadır. Bu, basit bir inatlaşma
değildir. Polis tacizleri ve barikatları arasına sıkıştırılmış bir
bayramı reddediyoruz. 1886'da Haymarket'ten, 1977 Taksim'den 1996'da
Kadıköy'den ve son olarak 2009'da Cihangir'deki Kara 1 Mayıs'tan bu
yana 1 Mayıs yönetenlere ve sermaye sistemine karşı mücadelenin,
isyanın ve direnişin sembolleştiği bir gündür. Majestelerinin 1
Mayıs'ı patronlar için "emek" ve sınıflar arasında "dayanışma ve
barış" bayramına dönüştürülmesini reddediyoruz.

Sermaye sınıfı saldırılarını her alanda arttırırken, küçük
kırıntılarla özgürleşme illüzyonu yaratmak istiyor. Kürt gençlerine
kurşun, çocuklarına da yıllarca süren hapis yaşamı vaat eden Kürt
açılımı, demokratikleşme safsatasıyla neo-liberal sömürge
politikalarının rahatça uygulanabilmesi için ileri sürülen anayasa
değişiklikleri, milyonlarca insanın evlerini başlarına yıkarak göçe
zorlayan, yoksulları şehrin dışında kurulan betonarme mezarlıklara
gömmek isteyen kentsel dönüşüm zırvası, endüstriyel kapitalist
uygarlığın "kalkınma ve ilerleme atılımı" söylemiyle doğal ve ekolojik
mirası zengin bölgelerde gerçekleştirilmek istenen ve tamamen ekolojik
yıkımla ve göçle sonuçlanacak olan enerji politikaları, bağımlılık ve
yıkım anlamına gelen su ve gıda politikaları, hastanelerin daha
verimli işlemesi vaadiyle özelleştirilerek yüz binlerce sağlık
emekçisinin işten atılması, insanların parası kadar sağlığa sahip
olacağı bir sağlık reformu, yüz binlerce insanın güvencesiz ve işsiz
kalmasına neden olacak özelleştirme çalışmaları ve sayısız alanda
ezilenlere yönelik baskı, sömürü ve ayrımcılık sürerken 1 Mayıs'ın
sınıflar arasında barışçıl bir bayram havasında kutlanması bir
yenilginin ve bu yenilginin inkar edilmesinden başka bir şey
olmayacaktır.

Ezilenlerin bayramını ancak zalimlerin barikatlarının yıkıntılarının
üzerinde gerçekleştireceğimiz halaylar, horonlar ve danslarla mümkün
kılmalıyız. Polis ve devlet gözetiminin olduğu bir Taksim'de veya bize
uygun görülen başka çiftliklere girmeyeceğiz. Bizim yerimiz kendi
belirlediğimiz alanlarda ve dayatılan "makul" çizginin dışı olacaktır.
Yerimiz efendilerimizin ikiyüzlü demokrasilerinin, aslında dayatma
olan sınırsız tüketimden başka bir şey olmayan özgürlük vaatlerinin,
tabiatı karış karış talan eden, insanı makinanın dişlisine indirgeyen,
sömüren, itiraz edeni baskı altına alan ve katleden, milyarlarca
hayvanı acı dolu süreçlerden geçirerek gözlerini kırpmadan katleden
sanayi sistemlerinin ve tüm iktidarların yıkılabilir olduğunu
göstereceğimiz yerler olacaktır. 1 Mayıs 2009'da Cihangir'deki isyancı
duruş Taksim - 1 Mayıs ve mücadele tartışmalarına bir yanıttı ve bu
sene de yanıtımız aynı kararlılık ve sadelikte olacaktır.

1 Mayıs; Ezilenlerin Efendilerine Açtıkları Savaştır!
1 Mayıs; Direniştir!
1 Mayıs; Sıradanlar-arası Dayanışmadır!
1 Mayıs; Hiçbirşeydir! Aslolan İsyandır!


Kara Blok çağrıcıları
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazyrlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr


A-Infos Information Center