A - I n f o s

anarş ** istlerce hazırlanan, anarşistlere yönelik, anarşistlerle ilgili çok-dilli haber servisi

Bütün dillerde haberler
Son 40 ileti (Ana sayfa) Son iki haftalık iletiler Eski iletiler arşivimiz

Son 100 ileti, farklı dillere göre
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Son 24 saatte, bütün dillerdeki postaların ilk birkaç satırı
Links to indexes of First few lines of all posts of last 30 days | of 2002 | of 2003
| of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017 | of 2018
üye olun

(tr) DAF, Meydan #42 - Arjantin'de Ayaklanma; İsyana Katılan Türkiyeli Yoldaşın Bildirimiyle

Date Mon, 1 Jan 2018 10:33:19 +0200


Dünyanın her yerinde olduğu gibi Arjantin'de de ezilenler ezenlerin zorbalığına karşı mücadele ediyor. Herkesin aynı hırs ve kararlılıkla katılmadığı bir gerçek. Kapitalizmin böl-yönet siyasetinin kökleri her yanda sağlam. Bu yüzden nerede bir mücadele yükselmeye yüz tutsa, ilk seslerin "buradan birşey çıkmaz" beğenmezliğiyle yükselmesi, mücadeleyi içeriden kırmaya hizmet eden girişimlerin önünü açıyor. Oysa ezenin zorbalığına karşı durmak için kimsenin diğerini/ diğerlerini bekleme lüksü yok. Bu bakımdan yaşamaya dair o içgüdüsel kendiliğinden bilinç-zora direnme-, her türden doğrudan eylemin felsefi, ideolojik, siyasal zeminini oluşturuyor. ---- Mücadele süreçlerine, oradan devrim çıkıp çıkmayacağı soyut tartışmaları yerine; özünde devrimci, kendiliğinden bilinçle şekillenen yıkıcı güç kitlesel bir rezonansı nasıl yakalayabilir sorusunun somut cevaplarıyla yönelmek benim aklımı berrak tutuyor. Ötesi politikanın yalanlarına hizmet eder!

Geçtiğimiz günlerde ezenlerin hükümeti Arjantin'de emekli maaşlarını geriye çekme kararı aldı. Üç kuruş maaşla da olsa, ömrünün kalanını huzur içinde geçirmekten öte arzusu kalmamış bir toplumsal kesimi dürtülmüş keklik gibi zıplatacak bu karar, hükümetin ezme niyetini açıkça gösteriyordu. Bunun gizli kapaklı yanı olmadığı gibi, ezenlerin kafasında dolanan tilkileri yakalamak için uğraşmaya, politika yapmaya gerek yok. Bu, yürürlükteki böl-yönet politikalarını sınamanın bin yolundan biri: Kim kimi yalnız bırakacak? Yalnız kalan ne kadar direnebilecek?...

Bunun üzerine Buenos Aires'de (40 küsur milyonluk ülkenin neredeyse yarısı Buenos Aires'de yaşadığı için, ezilenlerin mücadele pratiği açısından Buenos Aires, Türkiye'de İstanbulun oynadığı rolü oynuyor) genel grev kararı alındı.

Süreci kavramayı kolaylaştırmak için kapalı kapılar ardında neler döndüğüne değinip geçeyim: Ezenlerin şimdiki hükümetinin karşısında toplumsal muhalefetin örgütlü unsurları, genel olarak populizm batağında zümre çıkarlarının peşine düşmüş önderlikler. Bu yolda ezenlerle, onların iktidardaki hükümeti üzerinden "al gülüm-ver gülüm" pazarlıkları, blöfleri, tehditleriyle yürüyen bir politik ilişki içinde "domuz topu" olmuşlar. Maça yeni başlamış boksörler gibi hafif yumruklarla sık sık birbirlerinin gücünü yokluyorlar. Burada da oy sayıları bakımından bir %50-50 ayrışması olduğu için devirici yumruğu atmaları mümkün. Ama değişen sadece ezenin yumruğu olacak. Sınıf mücadelesi de bu her tür çirkefle iç içe yolunu bulmaya çalışıyor. Genel grev kararını böyle okumak gerek. Çünkü son bir yılda bu yanılmıyorsam muhtelif gerekçelerle ilan edilmiş üçüncü genel grev.

Ancak bu defa diğerlerinden farklı olarak genel grev devrimci bir nitelik kazandı: Çünkü kitleler sokağa çıktı (bundan öncekilerde sadece cılız unsurlarıyla "Partido Obrero" adlı troçkist parti sokakları tutmaya çalışıyor, jandarma bunların varoşlardan kente akmaya çalışan kitlelerle ilişkisini aşırı sert müdahaleyle kesip kent içinde yalnız bırakıyordu. Gerisi bildiğimiz hikaye: "teröristler sokaklara çıkıp ortalığı yakıp yıkıyor"). Durum böyle olunca bu kez işler farklı bir boyut kazanmaya başladı. Arjantin'de güç dengesi ibresi bir anda ezilenlerden yana döndü. Kitleler polise rağmen kongreso alanını ele geçirdi ve saatlerce orada direndi. Çoğu yerde "gezi"de görülen sahneler yaşanmaya başladı.

Mücadelede nitel değişime yolaçan faktörün altını çizmek gerek: Bu kez kent içinden sokaklara kitlesel katılım oldu. Bu hükümetin beklemediği durumdu ve jandarmanın varoşların kente akışını engellemesi, beklediği gibi sokakları boş bırakmaya yetmedi.

Kentin ızgara şeklinde inşa edilmiş oluşu ve iç savaş tehdidine karşı caddelerin her türlü askeri aracın (tank dahil) gireceği genişlikte olması, bu defa kitlenin ezici gücü karşısında polisin çaresizliğini artıran bir unsur haline geldi. Yine de toparlandılar. Kitlenin devirici yumruğunu hedefin üzerine indirmeyişi bunun başlıca nedeni (https://www.facebook.com/Somoselmedio/videos/1403300803102333/). Sokak savaşının bir andan ötekine üstünlüğü değiştirebilen özellikleri nedeniyle, çatışmalar uzadıkça durum, sürekli hareket ettiği ve katılımı artmadığı için daha çabuk yorulan kitlenin aleyhine gelişmeye başladı. Özellikle motosikletli timlerde, arkada oturarak hareket halindeyken ateş eden unsurlar, alandaki kaçışmadan yararlanan zırhlı araçlar ve peşlerindeki piyadenin alanı ele geçirmesinde büyük rol oynadı. Kitlenin deneyim zaafiyeti ortaya çıktı. Ardından da yorgunluk, o gece çatışmalar kısmen sürmesine karşın kitlenin ateşinin soğumasına yardım etti.

Geceleyin ve onu izleyen birkaç gece tava, tencere çalarak yol kesme ve ana meydanlara doğru yürüme eylemleri yer yer kitlesel katılım sağlamış olsa da, polisi korkutacak, yoracak denli heybetli değillerdi. Elbette havanın bu mevsim-yaz başı- için oldukça serin ve ardından yağışlı olması da katılım açısından dezavantaj, neredeyse 20 kg.lık teçhizat taşıyan polis için avantaja dönüştü.

Buradan devrim çıkmayacağını ilan edenler haklı çıktı. Doğru! Farkına varmadıkları şu: tıpkı yırtıcı hayvanın ormanda avlayıp başka hayvanlar musallat olmasın diye avını üzerine işeyerek işaretledikten sonra ortada bıraktığı gibi, kitleler de mücadele güçleriyle kendilerine ait olanı işaretledi. Ezenlerin hükümeti mesajı de aldı: Çakal başkasına ait olana bir daha dadandığında, yırtıcının pusuda beklediğini biliyor!

Buenos Aires 21.12.2017
Adamın Biri

http://sosyalsavas.org/2017/12/arjantinde-ayaklanmaisyana-katilan-turkiyeli-yoldasin-bildirimiyle/#more-31693
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr