A - I n f o s

anarş ** istlerce hazırlanan, anarşistlere yönelik, anarşistlerle ilgili çok-dilli haber servisi

Bütün dillerde haberler
Son 40 ileti (Ana sayfa) Son iki haftalık iletiler Eski iletiler arşivimiz

Son 100 ileti, farklı dillere göre
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Son 24 saatte, bütün dillerdeki postaların ilk birkaç satırı
Links to indexes of First few lines of all posts of last 30 days | of 2002 | of 2003
| of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017
üye olun

(tr) DAF, Meydan #40 - Anarsist Teori ve Pratik Tartismalari (4): Suçun Yetistirme Yurtlari: Hapishaneler - Pyotr Alekseyevich Kropotkin

Date Mon, 25 Sep 2017 08:47:16 +0300


Anarsist düsüncenin bugün bütün savunuculari tarafindan kabul edilen temel ilkeleri tipki farkli egilim ya da yorum farkliliklarini ortaya çikarmis diger ilkeler gibi pratikte gelisen olaylar karsisinda alinmis tutumlar neticesinde ortaya çikmistir. Suç, suçun kökenleri, cezalandirma ve cezalandirma sistemleri üzerine anarsist düsünce içerisinde bugün kendi karakterini kazanan birçok temel fikir, tarihte anarsist düsünürlerin bu basliklar etrafindaki tartismalari sayesinde sekillenmistir. ---- Daha önce bu bölümde "Onaltilar Manifestosu" isimli yazisini yayinladigimiz Kropotkin, bu gibi tartismalarin odaginda yer alan bir isim. Günümüzde, toplumsal mücadelelerin eksenini olusturan anarsist düsüncenin genel karakterini yansitmak, yasadigimiz -veya çevremizde gelisen- olaylari anlamak ve yorumlamak için önemli bir yol haritasi olusturduguna inandigimiz bu tartismalarin dördüncüsünde "Suç ve Ceza Tartismalari"na yer veriyoruz.

Anarsistler ve anarsist olmayan devrimcileri teorik düzlemde en net çizgileriyle birbirinden ayiran, kökeninde, devlet, araç-amaç çeliskisi gibi kavramlara dair görüs ayriliklariyla da baglantili "Suç ve Ceza" tartismalarinin bu anlama ve yorumlama sürecine katkisi olacagini düsünüyoruz.

Emma Goldman'in editörlügünü yaptigi Mother Earth dergisinin 8. sayisindan alintilayarak çevirdigimiz bu metin, hapishanelerin islevi üzerine anarsist düsünce içerisindeki önemli incelemelerden biridir. Tartismanin ilerleyen bölümlerinde diger anarsist düsünürler tarafindan farkli zaman ve yerlerde benzer konular üzerine yazilan yazilari yayinlayacagiz.

Suçun Yetistirme Yurtlari: Üniversiteler
Son zamanlarda birçok taninmis avukat ve sosyologun gündemini mesgul eden, büyük "suç ve ceza" sorusunu simdilik bir kenara birakacak ve elimden geldigince su sorunun cevabini arayacagim: "Hapishaneler toplumdaki anti-sosyal davranislarin sayisinda azalma saglayabiliyorlar mi?"

Bu soruya; hapishanelerde neler olup bittigini bilen, önyargisiz her insan güçlü bir ‘Hayir' yanitini verecektir. Aksi takdirde, konu ile ilgili ciddi bir çalisma yapilacak olursa, hapishanelerin -en iyisinin bile- "suç"un yetistirme yurtlari olduguna ve anti-sosyal davranislarin daha kötü bir hale gelmesine sebep olduklarina; sözgelimi suç olarak bilinen her ne varsa onun liseleri, üniversiteleri olduklari sonucuna varilacaktir. Tabi ki bir zamanlar hapsedilmis kim varsa hapishaneye geri dönecegi iddiasinda degilim. Her yil binlerce kisi yanlislikla hapse atiliyor. Ancak hapishanede geçmis birkaç yilin -buranin bir hapishane olmasindan dolayi- bireyi yargi önüne çikaran kusurlari artirdigini savunuyorum.

Bu nedenler; risk alma istegi, çalismaya karsi duyulan antipati, (büyük oranda yapilacak isin iyi bir uzmanlasma gerektirmesi sebebiyle) adaletsizlik ve ikiyüzlülükten dolayi toplumu hor görme, fiziksel enerji istegi ve bütün bu sebepler hapishanede tutsak edilerek pekistirilir.

Yirmi bes yil önce bu fikri gelistirdigim ve simdilerde baskisi tükenen kitabimda (Rus ve Fransiz Hapishanelerinde) Fransa'da ikinci kez hapsedilen tutuklularin sayilariyla ilgili yürütülen bir sorusturmayla açiga çikarilan gerçekleri inceleyip bu düsünceyi destekledim. Bu incelemenin sonuçlarina göre mahkemeye çikanlarin neredeyse yarisi yargi önüne çikarilmadan önce, beste ikilik kismi ise polis sorgusuna çikarilmadan önce zaten bir ya da iki kez hapsedilmis oluyor. Fransa'da ortaya çikan bu yüzde kirklik korkunç oranin yani sira, Michael Davitt'e(1) göre kürek cezasina çarptirilmis tutsaklarin yüzde doksan besi daha önce hapishane ‘egitimi' görmüs kisilerden olusuyor.

Küçük bir düsünme süreci, meselenin baska türlü olamayacagini gösterecektir. Bir hapishane, tutsaklar üzerinde yozlastirici bir etkiye sahiptir ve hep öyle olacaktir. Birini ilk kez hapse atmis olun. Binaya girdigi andan itibaren bütün insanligini kaybeder, o artik sadece "Numara XY" dir. Kendi iradesiyle hiçbir sey yapamayacaktir. Onu asagilik bir duruma düsürmek için aptal bir giysinin içine koyarlar. Onu bagli oldugu bütün iliskilerden mahrum birakirlar ve böylece üzerinde olumlu etkisi olabilecek her bireyin eylemini disarida birakirlar.

Sonra emegini koyar ortaya, ancak bu onun ahlaki gelisimine yardimci olabilecek bir emek degildir. Hapishane emegi, temelinde bir intikam aracidir. Tutsak, uyguladigi cezalari "reform" yaparmis gibi gösteren bu "toplumun ileri gelenleri"nin zekasi hakkinda ne düsünmelidir?

Fransiz hapishanelerinde tutsaklara bir çesit faydali ve maasli bir is verildi. Ancak bu is için bile saçma bir sekilde düsük ücret uygulandi ve hapishane otoritelerine göre baska türlü olmasi mümkün degildi. Hapishane emegi, diyorlar; degersiz köle emegidir. Bunun sonucunda tutsak, çalismaktan nefret etmeye baslar ve söyle söyleyerek yaptigi ise son verir; "Gerçek hirsizlar biz degil, bizi burada zorla tutanlardir."

Böylece tutsagin beyni, dolandirici sirket yöneticilerine saygi duyan, onu ise yeterince kurnaz olmadigi için kötü bir sekilde cezalandiran toplumun adaletsiz oldugu fikriyle tekrar tekrar dolup tasar. Ve disari çiktigi an çogunlukla intikamini ilkinden daha agir bir sekilde alir. Intikam, intikam dogurur.

Ondan alinan intikam üzerine, o da toplumdan intikam alir. Her hapishane, bir hapishane oldugu için, tutsaklarin fiziksel enerjilerini yok eder. Onlara kutup soguklarindan bile kötü davranir. Geçtigimiz günlerde Ingiliz Tabipler Birligi Kongresi'ndeki konusmasinda Miss Allen'in gayet açik bir sekilde ortaya koydugu gibi; temiz havaya duyulan istek, varolusun monotonlugu, özellikle izlenim edinme istegi, tutsagin bütün enerjisini alir ve uyaricilara (alkol, kahve) yönelik bir arzu üretir. Ve nihayet, anti-sosyal eylemlerin çogu irade zayifligina dayandirilabilir, hapishane egitimi ise tamamen, iradeyi her ortaya çiktigi yerde öldürmeye yöneliktir.

Daha da kötüsü. Ben hapishane reformcularina ciddi anlamda, Amerikan hapishanelerinde 14 yil tutulmus ve deneyimlerini büyük bir samimiyetle kitabinda anlatmis olan Alexander Berkman'in "Hapishane Anilari"ni (Prison Memoirs)(2) okumalarini tavsiye ediyorum. Okuyan, eger bu cehennemden kurtulmaya karar vermezse, dürüst duygularin nasil baskilanmasi gerektigini görecektir. 5-6 yillik böylesi bir egitimden sonra bireyin iradesi ve iyi niyetini arttiracak ne olabilir?

Ve serbest birakildiktan sonra, onlarla birlikteligi yüzünden hapse girdigi dostlarinin yanina dönmecekse nereye gidebilir? Onu kendileriyle esit görenler yalnizca o dostlaridir. Ama eger onlara katilirsa mutlaka birkaç hafta içinde geldigi yere geri dönecektir. Ve sonunda döner. Gardiyanlar bunu iyi bilir.

Bana sikça "hapishaneler için nasil reformlar öneriyorsunuz" diye soruluyor; simdi, 25 yil önce oldugu gibi, hapishanelerin nasil düzeltilebilecegini gerçekten bilmiyorum. Onlarin temeline kadar yikilmasi gerekir. Söyle de denebilir ya da söyle bir yol çizilebilir; her ne yapiyorsaniz daha az zalim, daha fazla düsünceli olun. Ancak bu, sunu beraberinde getirecektir: Her hapishaneye müdür olarak bir Pestalozzi(3)ve gardiyan olarak da 60 Pestalozzi'yi görevlendirelim, ne kadar saçma olurdu. Ama bunun disinda hiçbir sey ise yaramaz.

Oldukça iyi niyetli Massachusetts hapishane görevlileri, önerilerimi sormak için yanima geldiklerinde onlara tek söyleyebildigim suydu: Eger hapishane sistemini tamamen ortadan kaldiramiyorsaniz, o zaman kesinlikle çocuklari ya da gençleri hapishanelerinize almayin. Eger bunu yaparsaniz, bu bir cinayettir. Ve sonra, hapishanelerin ne oldugunu deneyimleyerek ögrendikten sonra, gardiyan olmayi reddedin ve suçla mücadele etmenin tek dogru yolunun onu önlemek oldugunu anlatmaktan asla yorulmayin. Maliyetine, saglikli belediye konutlarinda, okulda veya ailede, hem ebeveynlerin, hem çocuklarin; her kizin ve erkegin bir meslek ögrendigi, komünal ve mesleki is birligi, her türden usras için topluluklar ve her seyden önemlisi gençlerde, insan dogasini ahlaki duyarliliga tasiyabilecek bir özlemin, idealizmin gelismesi. Bunlar cezalandirnanin asla yapamayacagi seyleri basaracaktir.

Michael Davitt (1846-1906), IRA'nin öncüsü olan Irlandali Fenian Kardesligi'nin üyesi, toprak agalarina karsi köylü hareketini örgütleyenlerdendi.
Bu metnin Türkçesi, Kavram Yayinlari'ndan yayinlanan "Anarsistin Yasami-Alexander Berkman'in Yazilari" isimli kitabin birinci kisminda yer almaktadir.
Johann Heinrich Pestalozzi (1746-1827), Toplumun egitimle düzeltilebilecegine, her insanin iyilige elverisli olduguna inanan, bireylerin toplumdaki ya?ici rolünü yerine getirebilmesi için, ahlaki egitimin, hayati bir degeri oldugunu öne süren pedagog.
Yazinin orjinali için:

www.theanarchistlibrary.org/library/petr-kropotkin-prisons-universities-of-crime

Çeviri: Zeynel Çuhadar

zeynelcuhadar@meydangazetesi.org

Bu yazi Meydan Gazetesi'nin 40. sayisinda yayinlanmistir.

http://meydangazetesi.org/gundem/2017/09/anarsist-teori-ve-pratik-tartismalari-4-sucun-yetistirme-yurtlari-hapishaneler-pyotr-alekseyevich-kropotkin/
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr