A - I n f o s

anarş ** istlerce hazırlanan, anarşistlere yönelik, anarşistlerle ilgili çok-dilli haber servisi

Bütün dillerde haberler
Son 40 ileti (Ana sayfa) Son iki haftalık iletiler Eski iletiler arşivimiz

Son 100 ileti, farklı dillere göre
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Son 24 saatte, bütün dillerdeki postaların ilk birkaç satırı
Links to indexes of First few lines of all posts of last 30 days | of 2002 | of 2003
| of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017
üye olun

(tr) DAF, Meydan #39 - Nuriye ve Semih Yalniz Degilsiniz - Pelin Derici

Date Mon, 28 Aug 2017 08:23:00 +0300


Ankara'da Yüksel Caddesi'nde elinde dövizi, gözlerindeki kararliligiyla direnise baslarken tek basinaydi Nuriye Gülmen. Cografyayi kana bulamis iktidarin ilan ettigi OHAL'in ardindan yayinlanan KHK'lardan biri ile isine son verilmisti. Nuriye'nin kararliligi ve hazirladigi "açiga alindim, isimi geri istiyorum" yazili dövizi binlerce insanin dahil olacagi dayanismayla büyüyen bir direnisin baslaticisi oldu. ---- "FETÖ" iddiasiyla açilan sorusturma gerekçe gösterilerek açiga alindigi sirada Konya Selçuk Üniversitesi'nde bir akademisyendi Nuriye Gülmen; isine geri dönmek istedi ve gerçeklestirecegi eylemin daha fazla ses getirmesi için Ankara'ya geldi. O andan sonra artik Yüksel Caddesi yeni adresi, çantasi da -kendi deyimiyle- eviydi.

9 Kasim'da Insan Haklari Aniti önünde gerçeklestirdigi ilk oturma eyleminde polisler Nuriye daha açiklamasini bitirmeden gelmis, onu gözaltina almisti. "Ben açiga alinmis bir akademisyenim..." sözleriyle baslattigi direnis de o günden sonra büyüdü. Her gün yilmadan usanmadan, kar, soguk, yagmur, çamur dinlemeden Yüksel Caddesi'ne gelerek gerçeklestirdigi oturma eylemlerinin ilk baslarinda her gün gözaltina aliniyor, ertesi gün tekrar orada oluyordu Nuriye; kararliydi. Gerek caddedeki esnaflar gerek caddeden geçenler onunla dayanismaya basladi. Destege gelenlerin sayisi gün geçtikçe artti. Yeni direnisçiler de eklendi Nuriye'nin baslattigi Yüksel Caddesi Direnisi'ne: Semih Özakça, Acun Karadag, Veli Saçilik, Esra Özakça ve Mehmet Dersulu. Teker teker her birinin kararliligi büyüttü her birinin inancini.

Dayanismaya destekler ve direnisin kazanimina yönelik inançlar büyürken Nuriye ve Semih, Mart ayinda direnis 100 günü asmisken gerek devlet gerekse medyasi tarafindan görmezden gelinmelere karsi açlik eylemlerine baslayarak direnisleri için daha hareketli bir dönemin baslangiç adimini atmis oldular. Bu günden sonra görmeyeni duymayani kalmadi direnisin. Açlik eylemleri sürdükçe dayanismacilar arttigi gibi devletin dikkati de üzerlerine çevrildi.

Ezilenlerin dayanismasindan ve birlikteliginden korkan devlet de Mayis'in son haftasinda açlik eylemlerinin 75. gününde evlerine düzenlenen operasyon sonucu Nuriye ve Semih'i gözaltina aldi. Açlik grevi eylemleri sebebiyle ciddi saglik problemleri yasamaya basladiklari bir dönemde Nuriye ve Semih'e yapilan gözalti ve iki gün sonra verilen tutuklama kararlari devletin Nuriye ve Semih'in direnislerini kirma amaçlariyla gerçeklestirdigi saldirilardi.

Devlet, Yüksel Caddesi Direnisi'nin simgesi olan ve açlik grevine baslayan Nuriye ve Semih'i tutukladigi gibi caddede Insan Haklari Aniti önünde eylemlerine devam eden direnisçilere yönelik saldirilarini da arttirdi. Sayisiz gözalti ve siddet uygulayan polis çareyi çaresizce anitin etrafini kapamakta aradi.

Devletin polisi Yüksel Caddesi'nde copuyla, kalkaniyla saldirdi, gözaltina aldi. Bu saldirilara karsi da özgürlük ve adalet isteyen herkes dayanisma açiklamalari ve eylemleri gerçeklestirmeye basladi. Direnis Yüksel Caddesi'nden tasarak, Istanbul'da Istiklal Caddesi'ne ve Kadiköy'e, Izmir'de Alsancak'a ve pek çok sehirde pek çok alana yayildi. Nuriye ve Semih'in baslattigi direnis simdi her yerde.

Devletin direnise, dayanismaya karsi saldirilari kolluk kuvvetleriyle bitmedi. Devrimcilere ve kürtlere yönelik nefreti ve düsmanligiyla bilinen içisleri bakani Süleyman Soylu karalayici söylemlerle; devletin medyasi ise yine karalayici söylem ve çirkin ithamlarla Nuriye ve Semih'e saldirdi. Bakani, medyasi, yandasi emegi ve özgürlügü için direnenleri teröristlikle suçlasa da asil terörist; özgürlük mücadelesi veren halklari katledenler; daha çok güç ve daha çok kazanç için isçileri sömürenler yani Nuriye ve Semih'e terörist diyenlerin ta kendisi degil miydi?

Devlet tarafindan Nuriye ve Semih'in yemek yedikleri yalanlari da uyduruldu bu süreçte. Devlete göre 120 günü askin açlik eyleminde olan Nuriye ve Semih aç degildiler. Peki aç olan kimdi? Açikça söylemek gerekirse asil aç olanlar, bedenleri aç kalan Nuriye ve Semih degil; gözü aç olanlar, daha fazla güce, servete, iktidara aç olan ezenler, asil aç olan, ezilenlerin ekmek, adalet ve özgürlük mücadelelerine karsi rahatsiz olanlar, onlara saldiranlardir.

Simdi disarida, gerçekten aç olanlara, teröristlere karsi Nuriye ve Semih'in mücadelesini sürdürenler olarak hep birlikte sesleniyoruz: "Nuriye ve Semih Yalniz Degilsiniz!"

Pelin Derici

pelin@meydangazetesi.org

Bu yazi Meydan Gazetesi'nin 39. sayisinda yayinlanmistir.

http://meydangazetesi.org/gundem/2017/07/nuriye-ve-semih-yalniz-degilsiniz-pelin-derici/
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr