A - I n f o s

anarş ** istlerce hazırlanan, anarşistlere yönelik, anarşistlerle ilgili çok-dilli haber servisi

Bütün dillerde haberler
Son 40 ileti (Ana sayfa) Son iki haftalık iletiler Eski iletiler arşivimiz

Son 100 ileti, farklı dillere göre
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Son 24 saatte, bütün dillerdeki postaların ilk birkaç satırı
Links to indexes of First few lines of all posts of last 30 days | of 2002 | of 2003
| of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017
üye olun

(tr) DAF, Meydan #36 - DAF'in Referandum Üzerine Birinci Bildirisi: "REFERANDUMA DAIR"

Date Mon, 13 Mar 2017 13:36:38 +0200


Anarsistler ilkesel olarak oy kullanmaz ve seçimlere katilmazlar ---- SEÇMENE DAIR: ---- Bir oy ile politiklesmek; parti ya da baskan seçimlerinde bir oyluk kampanyalarin parçasi olarak politiklesmek. Türkiye'de yapilan son seçimlerde seçmenin %87'si seçimlere katilmistir. Seçimlere katilanlarin sayisi 49 milyon, katilmayanlarin sayisi ise yaklasik 9 milyondur. Sistem degisikligi için önümüzde yapilacak olan referanduma katilim da benzer sayilarda olacaktir. ---- Seçmen için seçimlere katilmak ne demektir? ---- Seçimli sistemlerin tümünde, çogunluk olan iktidar olur. Demokraside, çogunlugun iktidari demokratiktir. Çogunluk olan iktidardir, azinlik olan ise iktidar olamamistir. Çogunlugun ve azinligin iliskisi, seçimler sürecince iki ayri yöntemin tartismasi seklinde sürmüstür. Tartismadiklari tek sey ise seçimlerdir. Seçimler bir grubun toplumu "ben-biz yönetmek istiyoruz" sözüyle baslayan, diger grubun ise "hayir ben-biz yönetmek istiyoruz" sözüyle karsilik buldugu bir iddiadir.

Seçimler, iddianin taraflarinin anlasarak baslattigi seçmen sayma sürecidir ve seçmenler olmadan gerçeklesemez. Hangi tarafin seçmeni digerinden çoksa, toplumun yönetimi de o tarafta olacaktir. Seçmen, bu iddialasmada sadece sayisal bir degerdir. Bu sayisal deger gündelik yasaminda birçok sorunu çözmeye çalisarak yasayan vatandas için önemsenecek bir deger degildir. Iddialasmanin taraflari seçimlerdeki katilimi arttirmak için, vatandasi, sayilan seçmen sifatindan çikarip iddianin içine sokmak isterler. Böylece iddiaya katilim artacaktir. Katilimin artmasi, bir sayi olan seçmenin, öncelikle iddiayi ve sonrasinda ise seçimleri ve daha da sonrasinda seçimlerin sonucunda olusacak iktidari içsellestirmesini saglayacaktir. Seçmen kazansa da kaybetse de seçimin sonucunu ve seçilmis tarafin iktidarini kabullenecektir. Vatandasin bu kabullenmesi, seçimlerde iddialasan her grubun kazanimidir. Seçimi kazanan hükümetini sürdürdükçe, kaybeden de muhalefetini sürdürecek ve her iki taraf da bir dahaki seçimleri bekleyeceklerdir.

Seçmen sorumlulugu ne demektir?

Vatandasin toplumun yönetimine katilmasi demektir. Atacagi bir oyla toplumun sosyal, ekonomik ve siyasal yönetimine katildigini sanan seçmen, sorumluluk safsatasiyla yaratilan bu sistemle anlasacaktir. Anlasma basittir; kullandigin oy kazansin ya da kaybetsin sen kazanana, yani hakli iktidara, yönetilme hakkini sunmalisin. Bu, kullanacagin bir oyla onaylayacagin anlasmanin sorumlulugudur.

Seçmenlerin bir oy ile esitlenmesi ne demektir?

Seçimler siniflar arasi çatismada bir yanilgi yaratir. Seçimler 1400 lira maas verilen bir isçiyle 14.000 lira maas verilen bir mühendisi ve hatta bu isçi ve mühendisin "bir" üretiminden 140.000 lira kazanan patronu bir oy ile esitleme yanilgisini yaratmaktadir. Aylarca süren ve bir günde biten bu yanilginin ardindan toplumsal yönetimde hiçlesen ezilenler, seçilmis tüm yönetimlerin sömürüsünü yasarlar.

AKP'nin senelerdir süren genel yönetimi süresince de yeni yasalarla isletilen taseronluk sisteminin, CHP yerel yönetimlerinde de isledigi asikardir. Yaklasik 20 senedir yapilan tüm seçimlerde en yüksek oyu alan bu iki partinin sinifsal çeliskideki pozisyonlari benzerdir. Aralarindan birinin hükümet ve digerinin muhalefet olmasi, sinifsal çatismayi olumlu ya da olumsuz etkilemeyecektir. 140.000 lira kazanan patronun toplumsal yönetime etkisi her daim daha fazla olacak, kapital sahibi olarak yönetime sahip olanlarla sürekli iliskileri sürecektir. Emegine 1400 lira verilen isçinin ise yönetime etkisi olmayacaktir. Bir oy ile baslayan ve biten yanilginin bir anlik "bu toplumda ben de varim" mutlulugu ise gündelik yasamin sosyal ve ekonomik gerçekligiyle sonlanacaktir.

Kalifiye seçmen olmak ne demektir?

Toplumda çogunluk kesime ait olmak demektir. Seçimlere giren her grup için toplumun çogunlugunu olusturan kesim, seçimin sonucunu belirleyecek olan kitledir. Kitlenin özellikleri, seçim propagandalarinin eksenini de belirler. AKP de CHP de, toplumda çogunlugu olusturan Türk, Sünni, milliyetçi-ulusalci gibi toplumda genel geçer degeri olan kesimleri kazanmayi amaçlar. Kalifiye seçmenin disinda kalan seçmen ise, kitle sayisina oranla daha az oy demektir. Bu, kalifiye olmayan seçmenin, seçim propagandalarinda ikincil önemde kalmasi anlamindadir. Böylece vatandasin sosyal ve ekonomik kimligi, onun seçmenlik derecesini belirlemis olur.

MUHALEFETE DAIR

Seçimlerde iktidara muhalefet olmak ne demektir?

Seçimlerde iktidara muhalefet olmak, geçmis seçimlerde seçilmemissin ve gelecek seçimler için umutlusun demektir.

Seçimli sistemlerin tümünde seçime en az iki grubun katilimi gereklidir. Kazanan ve kaybedenin belli olacagi seçim gününe kadar iki grup birbirlerine muhaliflerdir. Kazananin iktidar olmasi paralelinde kaybeden ise muhalefet olacaktir.

Parlamenter sistemde parlamento içerisinde AKP'nin tüm kararlarina karsi koyan CHP, AKP'nin yaptigi yönetim uygulamalarini, devletin isleyisine ve toplumun yasamina olumsuz olan etkilerini gündeme getirir. Muhalefetin parlamento içindeki bu misyonu iktidara zit bir propaganda yapmasini da saglar. Muhalefetin seçmenle kurdugu salt iliski artik budur; çünkü seçmenle bir oy için baslattigi anlasma, seçimleri kaybetmesiyle sonlanmistir.

Parlamento disindaki muhalefet ise, muhalefetinin varolusunu seçimleri kazanan iktidara karsi koymaya dayandirmaz; parlamento disi muhalefetin dayanagi emperyalizm-kapitalizm karsitligidir. Söz konusu muhalefet, Marksist Leninist sinif çerçevesinde sinifsal çatismanin tarafidir. Sinifsal çatismanin burjuvazi karsisinda isçi sinifinin iktidariyla sonlanacagi devrim için mücadele ederler. Mücadele stratejileri içinde seçimlerde parlamenter muhalefetle pratik bir taraflasmadan yanadirlar. Bir strateji olarak seçimi savunan devrimci muhalefet, seçim süresince toplumu örgütleme olanagini vurgular. Vatandasin seçim süreçlerinde bir oy ile yasayacagi politiklesmeden faydalanabilecegini savunur. Marksist Leninist toplaminda bilimsel sosyalist örgütlenmeler, yorum farklari disinda, stratejik olarak seçimlerin kullanilmasini savunur.

HDP Kürt halkinin parlamentodaki temsiliyetinin ötesinde devrimci muhalefetin de toparlandigi bir kuruma dönüsmüstür. HDP 1 Kasim genel seçimlerine kadar katildigi seçimlerde seçmen sayisini sürekli olarak arttirmistir. Artik parlamentoya bir parti olarak katilma sarti olan %10 seçmen sayisina ulasabilmekte ve parlamentoda bir parti olarak bulunabilmektedir. Kendi birincil seçmeni olan bölge halkindan aldigi oy sabitlesmistir. Metropollerden alacagi oylarla %10-11 arasi inis çikislar yasamaktadir. Yalniz 1 Kasim ile beraber baslayan TC'nin Kürt Hareketi ile iç ve dis politikalarinda karsi karsiya kalmasi süreci, seçilerek parlamentoya giren HDP'nin yasal-yasa disi yöntemlerle parlamentodan çikarilmasiyla sonuçlanmistir. Seçilmislerin dokunulmazliklarina ragmen birer birer yargilaniyor ve tutuklaniyor olmasi, kural koyucunun yani devletin kendi kurallarini degistirebilme serbestliginin göstergesidir. Bir baska gösterge ise genel seçimlerin yani sira yerel seçimlerde seçilerek belediye baskanligini kazanan HDP'li belediyelere kayyum atanmasidir. Devlet iç ve dis stratejileri paralelinde seçimleri ve seçilmisleri hiçlestirerek, temsili demokrasilerin bir yönetilme yanilgisi oldugunu ispatlamaktadir.

7 Haziran seçimlerinde hepimizin bir parçasi oldugu bütünlüklü bir isyan sürecinin, sokak eylemlerinin, yavas yavas sandiga sikistirildigini gördük. CHP'den Vatan Partisi'ne varolussal olarak olagan karsilayacagimiz bu sikismanin anlasilmaz ve karmasik tarafi, HDP'nin topluma yaptigi sokak degil sandik telkiniydi. Sokak eylemlilikleri toplumsal bir sekilde sürerken seçim kampanyalari içinde erimekte, Kobanê'nin kurtulusu bile kampanyaya sikismaktaydi. Her gün sokaga bir kampanyanin parçasi olarak degil kendini gerçeklestirmek için çikanlar, sokaktan önce sandigin binalarina sonra evlerinin bulundugu apartmanlara girdiler. HDP, bir oyla bir gün degil, bir direnisle her gün politiklesenlerden "Haydi AKP diktatörlügüne son" diyerek oy kullanmasini istedi. Seçim kampanyalari, kullanilan oylar ve degismeyen sistem, degismeyen devlet diktatörlügünde birer birer umutsuzluga dönüstü. "Bu düzen böyle gelmis böyle gider" söylevi dillerden dillere yayilir olmadi mi? Umudu sokaktan sandiga sikistirilanlar ve umudu oy kullanmak sananlar, simdi, bu yanilgiyi bir baska seçimle tekrarlamak istiyorlar. Oy, umut degil seçmenin politiklesme yanilgisi; seçimler ise adalet ve özgürlük için umut degil, toplumun yönetilme yanilgisidir.

IKTIDARA DAIR

Seçimler iktidarin ya sürmesi ya sonlanmasi demektir. Her iktidar toplumun tümünün onayini almak ister, bu onay seçimlere katilarak verilir.

Art arda seçimleri kazanan AKP'nin sürekli çatirdama senaryolariyla geçirdigi bir iktidar döneminde, zamansiz bir referandum seçim sürecindeyiz. Bu zamansiz seçimler yani standart periyotta olmayan seçimler, AKP'nin sevdigi seçimlerdir. Iktidar olmanin çogunluk olmanin serbestligiyle kurgulandigi; iktidarin kurallarini kendinin koydugu ve begenmedigi kurali kaldirdigi bir seçim sürecinin daha içindeyiz. Bu referandum, AKP'nin üçüncü referandumu ve AKP bunu da kazanirsa, toplumun sekillendirmesinde önemli bir pozisyonda kazanmis olacaktir. AKP'nin seçim stratejilerinde en önemli ayrinti kendi seçmen sayisini artirmasini istemesinin yani sira seçime katilan seçmen sayisina da artirmak istemesidir. Iktidar kendisine muhalif olanlarin duygu ve düsüncelerini önemsemiyormus gibi davransa da gerçekte önemser; çünkü iktidarin en çekindigi seylerden birisi toplumsal onayi alamamaktir. Iktidar zaten kendisi için oy kullanan seçmenin onayini almistir. Muhalif olan seçmenin onayini almasi için muhalif seçmenin seçime katilmasi yeterlidir. Muhalif seçmenin seçime katilmis ve kaybetmis olmasi, seçim sonuçlarinin mesrulugunu saglayacaktir. Çünkü mesru olmayan bir iktidar, iktidar olamaz. Kendi iktidari için en çekinecegi sey seçimlere katilimin düsük olmasi demektir. Direk ya da dolayli boykot AKP'nin gerçek korkusudur. Bunun için AKP katilimi artirmayi genel gerilimi artirmaya endekslemistir. Kendi propagandasini yaparken provakatif söz ve eylemlerle muhalefeti gererek, seçmenler arasi cephelesmeyi artirir. Cephelesme artikça seçime katilim da artacaktir.

BIZ ANARSISTLERE DAIR:

Seçimlere katilmamak tarafsizlik mi demektir?

Yönetme ve yönetilme iliskisini reddeden anarsistlerin, toplumun yönetimi için yapilan seçimleri de reddetmesi gerekmektir. Bu bir tarafsizlik degil, yöneten ve yönetilenin olmadigi bir dünya için mücadeleye taraflasmak demektir. Seçimin özgür irade yanilgisi yarattigi asikardir. Özgür iradesiyle toplumsal yönetime yakinlastigini ve etki ettigini düsünen birey, bu yanilgi ile gündelik gerçeklerden uzaklasacaktir. Bireyin yasadigi adaletsizliklere, tutsakliklara, yoksulluga ve yoksunluklara uzaklasarak daha itaatkarlasmasi kaçinilmazdir. Bireyin yadsindigi toplum anlayisinin yarattigi adil ve özgür olmayan bu dünya düzeninde, toplumun yönetiminin seçimle belirlenmedigi toplum yoktur. Seçmene sunulan seçenekler bellidir ve seçmenin seçimi ne olursa olsun degismeyen belli basli gerçekler vardir:

1) Emegini ve zamanini satarak yasamak zorunda olanlarin, yani ezilenlerin, yönetime etkisi yoktur.

2) Ezilenler için seçim sonrasi yönetimlerin uygulamalarinda fark yoktur.

3) Kapital sahiplerinin yönetim sahipleriyle çikar birlikleri vardir.

4) Her toplumda kroniklesmis iktidar ve muhalefet potansiyeli olan aileler, asiretler, ideolojik partiler, mezhepler ve etnisiteler vardir. TC'de bu Türk Kürt, Sünni, Alevi, laik, muhafazakar gibi sekillenmistir.

5) Iktidar, devlet-sirket iliskisinin düzenlenmesinden sorumludur. Bu sorumlulugunu yürütme, yargi ve kolluk kuvvetleri gibi organlarini kullanarak yapar. Bu, ezen ezilen iliskisinin istenilen sabit seklinin sürekli savunulmasi sorumlulugudur. TC'de ve diger dünya devletlerinin hangisinde seçimleri kazanan iktidarin ezilen sinifi ezen siniftan kolladigi deneyimlenmistir? Seçilmis muhafazakar, liberal ve hatta sosyalist hiçbir iktidar, ezilenler sinifinin çikarlarini gözetmemistir.

Anarsistler seçimlerde oy kullanarak -kullandiklari oy kazansa da kaybetse de- seçimi kazananin iktidarini onaylamayi savunamazlar. Anarsistler, Marksist Leninist bilimsel sosyalistler gibi seçimler süresince seçim kampanyalarina katilarak toplumun örgütlenmesini bir stratejiye dönüstürmezler. Seçimlere katilan taraflar, halkin adalet ve özgürlük taleplerinin tümünün seçim söylevlerinde kapsandigi ve seçimi kazanmalari sonrasinda bunun karsilanacagi yanilgisini yaratirlar. Bir yaniyla kapsamli talep anlami tasiyan seçim kampanyasinin bireysel ya da örgütsel destekçisi-dayanismacisi olmak, bu yanilginin yayilmasi saglamaktir. Seçim sürecini faydalanacak bir firsata çevirmeyi istemek seçim sisteminin yani bu yanilginin propagandasini yapmak istemektir. Anarsistler, toplumu olusturan bireyleri oy kullanmama sorumluluguna çagirmalidirlar. Bu çagri, bireyin kendi iradesini, ayrica adil ve özgür bir dünya istegini bir partinin ya da baskanin iradesine birakmama sorumlugudur. Böylesi bir sorumluluk bir güne degil her güne yayilacak bir politiklesmenin baslangicidir.

Devrimci Anarsist Faaliyet'in Referanduma Dair Yayinlanan Birinci Bildirisi

Bu yazi Meydan Gazetesi'nin 36. sayisinda yayinlanmistir.

http://meydangazetesi.org/gundem/2017/02/dafin-referandum-uzerine-birinci-bildirisi-referanduma-dair/
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr