A - I n f o s

anarş ** istlerce hazırlanan, anarşistlere yönelik, anarşistlerle ilgili çok-dilli haber servisi

Bütün dillerde haberler
Son 40 ileti (Ana sayfa) Son iki haftalık iletiler Eski iletiler arşivimiz

Son 100 ileti, farklı dillere göre
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Son 24 saatte, bütün dillerdeki postaların ilk birkaç satırı
Links to indexes of First few lines of all posts of last 30 days | of 2002 | of 2003
| of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017
üye olun

(tr) sosyalsavas: ‘Demokrasi ve Diktatörlük Ikilemine Dayali Sistemin Mesrulastirilmasi Sürecinde Anarsistlerden Çagri'

Date Wed, 8 Mar 2017 12:30:29 +0200


"BU SEFER OLACAK GIBI..." ---- Bir cografya hep ayni siyasal gündemin döngüsünde mi yalpalar yoksa, daha önce ezberlediklerimizi yeni unuttuklarimiza ekleyip bu döngüde baska bir noktaya geldigimizin farkina mi vardik? Dahasi merkeziyete karsi toplumsal kalkisma, ayaklanma veya isyan tahayyülünün ortaya çikisina neden olabilecek kivilcimlari -demokratik süreç, seçim, referandum vb. basireti kendinden bagli siyasal süreçlerin sonuçlarini gözlemleyerek- ufaktan kestirebilmeye mi basladik? ---- Uzaktan duyuldugu sanilan bir toplumsal ayaklanmanin seslerini, sadece onu dogrudan besleyebilecek olan ana öznelerin duyabilecegi yalnilgisi, bu cografyada bir ‘park restorasyonu'na veya bir ‘kent isgali'ne ya da bir ‘çocugun polis tarafindan öldürülmesine' tepki olarak dogan isyan pratikleri karsisinda, toplumsal devrimi arzulayan tüm muhalif olusumlarin nasil ‘hazirliksiz' bir biçimde yakalanabilecegi, tarihin havuzundan bakildiginda kendini açik bir biçimde dogruluyor.

Buna karsilik sormadigimiz sorulardan biri; su anda, daha önceki tarihsel ezberlerimize hiçbir tezat olusturmayan ‘siradan' bir dönemden geçiyor olabilir miyiz?

Bulundugumuz cografyada süregelen darbeler kronolojisi ve yarattigi toplumsal infiale bakildiginda, devlet mekanizmasinin ‘ordu' ve ‘siyasal iktidar' arasinda hep bir çalkantili köse kapmacaya açikça sahne oldugunu görebiliriz. Militarist güç, engellemeye çalistigi iktidar odaginin yani sira, ona muhalefet eden genis bir kesimi de kapsama alanina almakta beis görmemistir. Ayni sekilde bu tarihlerde, toplumsal devrimi örgütleyen tüm dinamikler bu rejim degisikliginin getirdigi baski kosullarini bir ‘iç savas' tahayyülü ile degerlendirmis ve pratiklerini küresel veya yerel dogrultuda yaklasan ‘iç savas gündemi'ne endeksleyerek harekete geçmislerdir. Ancak, günümüz kosullarinda bu tahayyül artik yerini ne yazik ki, siyasel erk'in görünmez sahibi oldugu ayyuka çikmis olan diktatörlügün resmiyete kavusacagi bir referandum tiyatrosunda -fasizmin toplumsal alanda yayildigi ve ayak sesleriyle artik kulaklari parçaladigi bir noktada- karsi oy kullanmanin, mevcut durumu geriletecegi veya hiç degilse bir halk ayaklanmasina öncü -veya muhalefete moral- olabilecegi gibi, bir takim yenilmislik psikolojisine birakmistir. Egemen güç, kendi gündemini dayatma ve düsünceleri dahi belirleme hakkina sahip oldugunu deklare eder. Çünkü, düsünceler eylemlerin kaynagidir ve kontrol altina alinmalari gerekir. Dolayisiyla, siyasal iktidar kendi resmiyetini anayasal yollardan saglayamasa bile, tüm karsitlarini kendi gündeminde birlestirerek zaten ‘devrin hakimi' oldugunu çoktan deklare etmis olur.

Birçok fikir yelpazesi gibi, anarsizm'in çesitliligi dolayisiyla farkli akimlara ayrilmasi olasi bir durumdur. Gerek tek bir taniminin olmadigi, gerekse onun toplumsal bir formasyon olarak nasil gerçeklestirilecegine yönelik tek bir ideal bulunmamaktadir. Ancak, anarsizm'in en basitinden üzerinde uzlastigi, ‘özgürlük hakkini herhangi bir otoriter yapiya devretmemek' gibi ortak noktalar da mevcuttur. Bu baglamda sistemsel çeliskileri olumlamak adina, sol ve sekter olusumlarin dayattigi dar gündemlere sikismamak en bariz seçenektir. Güçlü bir alternatif olamamanin verdigi kaygilara ragmen; devlet mekanizmasini, anayasal düzeni, demokrasi, seçim ve referandumu reddetmek, anarsist tahayyülde, iktidar odaklarinin bu alanlarda yaratacagi tüm uzlasilara karsi takinilacak en ‘net ve açik' tavirdir.

Tutumlarini ‘kit seçeneklerden' yana belirleyen kesimler ise; günü kurtarmanin, umutsuzlugun umuduna yatirim yapmanin yani sira, kitlesel bazda birçok sekter yapinin -burada fasizmin mihenk taslari kemalistler, ulusalcilar vb. olusumlarda bulunmakta- içinde bulundugu bir ‘aklar ile boklar' komedyasinda, ‘boklar' blogunda varolmaktan kaygilanmamaktadirlar. Dahasi, uzun süredir faaliyette olan bir siyasal diktatörlügün resmiyet kazanip-kazanmasinin, ilgili odagi hiçbir sekilde enterese etmedigi, her halükarda sözü edilen Tiran'in bu yetkiyi alsada-almasada uygulamaya geçecegi gerçegi görülmekle birlikte, karsi oy kullanacagini deklare eden cephe de algilanan tavir ‘bu oyunun tahtasi etrafina oturmaktan baska seçenek kalmamistir' gibi yalpalayan tavirla kendi kendini ele vermesidir.

Kitle kuyrukçulugu genelde potansiyel dayatmalarini, alternatif bir kampanyayi örgütleme dogrultusunda elini tasin altina koymaya çalisan tüm olusumlari güçsüzlük, umutsuzluk ve yalnizlik teorileri ile zayiflatmaya yönelik yaklasimlarda bulunmustur. Liberal, sol ve sekter yapilanmalarin sistemle uzlasmaci yaklasimlari, anarsist hareketin de toplumsal bazda idealize ettigi fikirlere de enjekte olmaya çalisirken, gelecekte bu tavrin anarsistler içerisinde ortaya çikaracak oldugu tabloyla birinci elden sorumlu olacagimiz asikar.

Anarsist bir kliseyi tekrar ediyoruz: "SEÇIM DEGIL SOSYAL DEVRIM!"

Her seçimde oldugu gibi, demokratik düzenin siyasi rakipleri EVET-HAYIR yarisinda ezilenleri oyalarken, bu topraklarin radikal kesimlerinin de bu ilüzyonda yerlerini almalari bir kaç seçimdir sasilacak bir sey olmaktan çikmis durumda. Radikallerin HAYIR'inin, fasistlerin, ulusalcilarin, liberallerin veya sosyal demokratlarin HAYIR'larindan farkli oldugunun ve HAYIR'in zaferle çikmasinin tüm sosyal mücadeleler için bir moral kaynagi olacaginin farkindayiz. Ancak AKP iktidarinin ve Erdogan rejiminin sandiga yönelen tek bir bilek hamlesiyle çökebilecegini düsünmenin asiri iyimserlik oldugunu da vurgulamasak sorumlulugumuzu yerine getirmemis olacagiz.

Muhalefetin yüregine su serpildigi 7 Haziran seçimlerinin ardindan yasanan gelismeler, devletin gerçek yüzünü bir kez daha gözler önüne sermis oldu. Gündelik hayatta en küçük hak arama ve özgürlesme çabasini bile komplolarla, baski ve saldirilarla püskürtmekten kaçinmayan devletin, siyasal yönelimin sözüm ona ‘demokratiklesmesine' müsaade etmeyecegi ortadadir. Özellikle yüzyillardir kokusmus bir devlet gelenegi altinda yasamis olan halklar olarak, devletin demokratiklesmesi için mücadele etmektense, ömrümüzü buna harcamaktansa, hapse atilmak veya katledilmektense, zaten çetrefilli geçen hak mücadelellerinin yerine neden devletin tarih sahnesinden tamamen silinmesine yönelik bir mücadele vermeyelim? Küresel anlamda, ezilenlerin, yeryüzünün ve tüm canlilarin yasamlarina uygulanan tahakkümü mesrulastirmak veya görünmez kilmaktan baska hiçbir fonksiyonu olmayan demokrasinin neferligine soyunmaktansa, neden anarsiyi ve anti-otoriter mücadeleyi bir gerçeklik haline getirmek için çaba sarf etmeyelim?

Referandumda HAYIR oyu vermek elimizi yormayacak elbette, belki anarsistligimize, radikalligimize halel getirmeyecek ama piyasada HAYIR için söylem üreten arkadaslarin daha sonra ne yapmamiz gerektigine dair hiçbir somut projesi ve önerisi yok. Aksine tüm sorumlulugu üzerinden atip iradelerini parlamentarist sola vermeyi tercih etmek bize pek dürüstçe gelmiyor. Parlamentarist HAYIRCI demokratlarin eli biraz güçlenecek belki ama ezilenler ve toplumsal devrim mücadelesi için pek bir faydasi olmayacak. EVET de çiksa HAYIR da çiksa devletin ve paramiliter güçlerin saldirilarinin artarak devam ettigine sahit olacagiz. Iktidarin söylemleri HAYIR'i kabul etmeyeceklerini gösteriyor. MHP ile kurulan ittifak, muhalefeti, radikalleri ve kürt hareketini topyekün ezmeyi planliyor. EVET'le mevcut OHAL düzeni ve muhalefete topyekün saldiri düzeni resmiyet kazanirken, HAYIR'la 15 Temmuz mizanseninde bir kaç saat içerisinde evlerine dönen cihatçi-fasist çeteler bu sefer sokaklarda silahlanmis bir biçimde rahatça cirit atacaktir.

Bizi ilgilendiren her senaryoda asker-polis-hukuk destekli cihatçi-fasist çetelerin saldirilarina artik her an açik oldugumuzdur. Muhalif, devrimci ve anarsist güçlerin burada yapmak zorunda oldugu sey, yaklasan sicak çatisma ortamina bilfiil hazirlanmaktir. Tüm senaryolari degerlendirip, referandum illüzyonunda sonucu beklerken paralize olmadan, sonrasini planlamaktir.

Yaklasan savasin dinamiklerine dair, anarsist, devrimci, muhalif ve radikal birey ve topluluklar açisindan, izlememiz gereken bazi önerilerimiz var. Bu öneriler demokratik düzenin referandum sigliginda bogulmaktansa, ileriye yönelik hedef ve projelerimizi bugünden detaylandirmayi amaçliyor.

Yerel Eyle, Yerellerarasi Koordine Ol

Parlamenter, demokratik siyasetten ve devletin açik hedefleri haline gelen, istihbaratin cirit attigi ‘kitle örgütleri'nden uzaklasin ve birbirleriyle koordineli yerel otonom yapilar olusturun. Bunun için çok geç kaldigimiz söylenebilir. Ancak, aniden ortaya çikan sosyal devrimler ve ayaklanmalar kendiliginden yapilarini her zaman olusturmustur. Hazirlik yapmak için halen çok geç degil. Öncelik siki bir örgütlenme kültürü yaratmak. Anarsizm ve devrim adina eylemsizligi örgütleyen, iliskilerin altini oyan, laf kalabaligi yapan ve asalakliligi kültür haline getiren bireylerin dayattigi kisir süreçlerden en kisa zamanda uzaklasin. Yasam tarzi söylemleriyle mücadelenin önünü tikayan, komün yasam gibi yasamsal meselelerde umut tacirligi yapan kisileri aktif çalismalardan uzak tutun. Bu insanlar zaman içerisinde enerji emerek çalismalara köstek olacagindan, zamaninizi kesinlikle bunlarla harcamayin. Nicelige odaklanmayin, nitelikli insanlarla nitelikli örgütlenmeler kurun. Kuru kalabaliga gerek yok. Anarsist azinlik olarak bizi güçlü kilacak örgütlenmelere odaklanin.

Bizzat yasadigimiz mahalle, semt veya bölgede olusturdugumuz örgütlenmelerle varligimizi sürdürebiliriz. Özellikle, büyük sehirlerin sadece kozmopolit semtlerinde örgütlenmis ancak, üyeleri baska semtlerde yasayan yapilarin olasi bir sicak çatisma durumunda mobilize olma sansi yoktur. Birlikte veya birbirine yakin yasayan birey ve gruplarin mobilizasyonu daha yasamsaldir.

Merkezi örgütlenmelerin kararlarindansa, mahallede bizzat bulunan birey ve gruplarin karar alma süreçleri daha gerçekçidir. Merkezi yapilar, bir çok durumda her bölge için benzer kararlari almayi dayatabilir. Bu anlamda, mahalleyi etkisiz hale getirebilir. Mahallelerde çesitli devrimci birey ve yapilarla ittifaklar kurulabilir. Nicelik açisindan güçlü olan yapilarin himayesine girmek zorunda kalmamak için anarsist ve anti-otoriter örgütlenmelerin olusturulmasinin ve güçlendirilmesine çabalayin. Kendi yerelimizde tek basina tikanmis durumdaysak, güçlü oldugumuz semtlerdeki yoldaslara destege gidin. Güçlü oldugumuz yerellerde ve çalismalarda birbirinizi bulun. Kendinizi oradan oraya savrulacaginiz, kontrolü kaybedeceginiz ve ates hattinda kalacaginiz sokak hareketliliklerine sokmayin. Organize etmediginiz ve organize olmadiginiz durumlara dahil olmayin. Bu nedenle bugünden örgütlenmeye ve olasi her senaryo üzerinde konusmaya ve kararlar almaya baslayin.

"Ne de olsa, mahallede güçlü yapilar var, onlarin pesine düseriz." gibi bir düsünceyle yetinmek bizi HAYIR'ci ulusalci solcu/fasist güçlerle yan yana düsürür. Gezi ayaklanmasi sirasinda Istanbul'un çesitli semtlerinde olan buydu. Mahallelerde gerçeklesen bir çok eylem Cumhuriyet Mitinglerine dönüstürülmüstü. Fasist saldirilari kendi cephelerimizi açarak püskürtelim. Devrimci, anti-otoriter ittifaklar kurun.

Alternatif iletisim kanallari olustur!

Yereller ve gruplar arasi güvenlige dayali alternatif iletisim kanallari olusturun. Sicak bir çatisma durumunda en çok ihtiyacimiz olan gruplar arasi dayanisma ve destek iliskisidir. Ivedilikle harekete geçen, yanyana gelen gruplarin bir çok mesele karsisinda ani karar alma ve eyleme geçme kabiliyeti olacaktir. Gruplarasi bilgi akisini hizli ve güvenli kilma tekniklerini ve bunun bilgisini yayginlastiralim. Internetin ve telefon hatlarinin kisitlanmasi veya engellenmesi son yillarda alisilageldik bir uygulama haline geldi. Buna karsi oturmus iletisim tekniklerini gelistirin.

Silahlan!

Silah bizim için özsavunmamizi aldigimiz bir tedbirdir. Bir iliski biçimi degildir. Silahi öldürmek, bir baski araci olarak militarist yapilar olusturmak için degil, bu gibi durumlarda hayatta kalmanin bir araci olarak görüyoruz. Silah, sadece atesli silahlardan olusmak zorunda degildir. Çevremizde bulunan her türlü cisim ve maddeden savunma silahi yapabilecegimiz gibi, bu konuda teknikler gelistirebilir, çalismalar yapabiliriz. Yoldaslar arasinda silah baglaminda anarsist etigin ve bilgi birikiminin paylasilmasi önemlidir.

Yillardir cihatçi-fasist çetelerin, bireysel silahlanmadaki aktivitesi liberal sol ve pasifist cenah tarafindan sik sik teshir edilir. Üstüne üstlük buna karsi birseyler yapmak söyle dursun bireysel silahsizlanma kampanyalarindan medet umulur. Bu sirada ati alan Üsküdar'i çoktan geçmistir bile. Fasistler olasi bir iç savas için tam teçhizatli bir biçimde hazirlanmis bekliyorlar. ‘Uyuyan hücreler' birer birer gözlerini açmaya baslamis durumda. Ya biz?

Bizler ise silahlanmaktan kaçinmayi tercih ediyoruz. Anti-otoriterler, özgürlükçüler ve anarsistler, yillarca silahin kalici siddet üretecegine dair pasifist teoriler batagina saplanmis bir biçimde kendilerini silahsizlandirmistir. Tam da bu yüzden, iç savasi bir kenara koyarsak, herhangi bir saldiri ve tehdit karsisinda, kendi yasam alanimizi bile korumaktan aciz birakmisizdir kendimizi. Iste bu durus bizim basimizi daha fazla belaya sokacaktir.

Kadin ve trans cinayetleri karsisinda özsavunma tekniklerini uygulamaktansa, sürekli olarak magdur rolünü üstlenerek asil verilmesi gereken mücadelenin devlete havale edilmesiyle bastirildigini görüyoruz. Translarin, kadinlarin, göçmenlerin, baski altina alinan herkesin silahlandirilmasi söyle dursun, silahsizlanma kampanyalarina imza atiyoruz. Böyle yaparak özsavunmamizi otoriter yapilara ve devlete teslim etmis oluyoruz. Geçtigimiz yillarda sol bir örgütün bazi semtlerde astigi afislerde "Silahlarinizi bize getirin biz savasalim!" babinda yaptigi bir çagri halkin silahsizlandirilmasi kampanyasinin bir parçasidir bize göre. Siddet ve özsavunmayi kendi tekelinde toplamaya çalisan bu tarz yapilardan toplumsal devrim ve kurtulus anlaminda medet ummayin. Kendiniz, kendi toplulugunuz için hazirlanin ve savasin. Kimsenin sizin adiniza savasmasina müsaade etmeyin.

Anarsist ve anti-otoriter örgütlü durusun ciliz oldugu günümüzde, örgütlü silahlanmanin basariya ulasabilecegini düsünmüyoruz. Ancak her anarsist bireyin kisisel olarak olarak silahlanmasi gerektigini söylüyoruz. Ister ruhsatli isterse ruhsatsiz olsun her anarsistin kiyida kösede kendini savunmaya yönelik bir silah bulundurmasi gerektigini söylüyoruz. Ruhsat almak zorlu süreçleri gerektiriyor, ayrica OHAL zamaninda ruhsatli silah edinme konusunda ciddi kisitlamalara gidildi. Fakat düsman çoktan silahlanmis durumda. Güncel verilere göre son yillarda ruhsatsiz silahlanmaya ciddi bir yönelim var. Kimlerin ruhsatsiz silahlanmaya yöneldigi gayet açik. Yakin zamanda toplumsal eylemlere yönelik saldirilara, mücadelede aktif muhalif kisilere yönelik süikast girisimlere sahitlik edebiliriz. Fasistler sosyal medyada boy boy silahli fotograflarini paylasiyor. Çesitli semtlerde ve üniversitelerde muhalif ve devrimcilere karsi gerçeklesen pompali tüfekli, baltali ve biçakli saldirilar bu topraklarin mücadele tarihi kadar eskidir.

Arzularimizi gerçek kilmak ve varolmak için onlari silahlandirmaliyiz. Demokrasiden ümidinizi kesin, demokrasi tahakküm ve sömürü karsiti mücadelenin yani anarsi'nin düsmanidir. Parlamentarist, otoriter, liberal sol yapilarin peslerini birakin. Bu yapilarda bulunan samimi oldugunu düsündügünüz yoldaslarla ilkeler belirleyerek otonom yapilar olusturun. Kapitalizmin, devletin ve tahakkümün, sömürünün olmadigi bir dünyayi arzuluyorsaniz sadece onun için savasin, onun için çabalayin. Savasmak istemiyorsaniz, savasan yoldaslarla mücadeleniz paraleldir. Savasmak çok biçimlidir, silahlar farklilasabilir. Gündelik yasami sosyal veya ekonomik olarak örgütlemek, üniversitede, isyerinde veya mahallede örgütlenmek de aktif çatisma gibi bir savasim seklidir. Karsilikli bir dayanisma ve yardimlasma iliskisi olusturun. Bir savasta herkesin ayni oranda savasmasi gerekmiyor. Savasta oldugumuzun ve yoldaslarimizla esgüdümlü bir mücadele yürüttügümüzün bilincide olmak kafidir.

Kimseyi seçimlerde oy verecegi için kinamiyoruz. Sadece biraz dürüstlük görmek istiyoruz. Illa ki oy vermemiz gerekir deniyorsa, hak verecegimiz argümanlarla gerekçelendiriliyorsa, bir yere kadar anlayabiliriz. Ancak referandum sonrasinda herhangi bir devrimci projeniz, herhangi bir hedefiniz yoksa, bize demokrasi masali anlatip durmaktan vazgeçin. Bir çok durumunda boykot yapmayi ve online imza kampanyalari düzenlemeyi aliskanlik haline getiren yoldaslarin anarsizmin seçimler konusunda yaklasimi ortadayken seçimlerin boykot edilmesini reformist solla hep bir agizdan apolitik ve duyarsizca bir eylem olarak göstererek marjinalize etme ve bastirma çabalarini, bu arkadaslarin anarsi davasina artik bir umut beslemediklerine ve demokrasinin neferleri olmayi tercih ettiklerine bagliyoruz. Bu nedenle onlar için söylenecektek pek bir lafimiz yoktur. Ancak anarsistler olarak tek söyleyecegimiz ve bizi düsünsel olarak bagnaz kilan demokrasi, devlet ve kurumlari karsisindaki sonsuz süphemiz ve daimi öfkemizdir. Ve ezilenler için gerçek degisimlerin iktidarlarin kudreti altinda oynanan demokrasi oyununun kolayciligina havale edilerek gerçeklesmeyecegine olan bilincimizdir.

Örgütlen!
Yerellerarasi Koordine Ol!
Yaklasan Savasi, Sosyal Devrim Firsatina Çevir!

Demokrasiye ve Diktatörlüge Karsi Anarsistler

http://sosyalsavas.org/2017/03/demokrasi-ve-diktatorluk-ikilemine-dayali-sistemin-mesrulastirilmasi-surecinde-anarsistlerden-cagri/#more-30916
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr