A - I n f o s

anarş ** istlerce hazırlanan, anarşistlere yönelik, anarşistlerle ilgili çok-dilli haber servisi

Bütün dillerde haberler
Son 40 ileti (Ana sayfa) Son iki haftalık iletiler Eski iletiler arşivimiz

Son 100 ileti, farklı dillere göre
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Son 24 saatte, bütün dillerdeki postaların ilk birkaç satırı
Links to indexes of First few lines of all posts of last 30 days | of 2002 | of 2003
| of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017
üye olun

(tr) DAF, Meydan #36 - "DEVLET ÇÖKÜYOR" - Özgür Oktay

Date Fri, 3 Mar 2017 09:33:00 +0200


Hepimiz biliyoruz ki tarihteki önemli siyasi dönüsümlerin, ekonomik ve sosyal alanlarda muhakkak bir iz düsümü olur, keza bunun tersi için de ayni seyi söyleyebiliriz. Bu dönemlerde devletlerin izledigi siyasetlerin isiginda sermaye el degistirir; kültüre müdahale edilir; yeni dönemin yeni insanlari ve yeni araçlari, yeni argümanlar dogrultusunda yeniden üretilir. ---- Devletli tarih, bu "yeniden üretimlerin" bir tekrari gibidir. Hitler Almanya'da iktidara geldikten hemen sonra zengin fakir demeden tüm yahudilerin ve diger ötekilerin mallarina el koyup, "Sermayeyi Almanlastirma" hamlesine girismistir. Buradaki amaç açiktir; yeni degerlerle kurulan yeni sistemin zenginleri ya o degerleri benimseyen eskinin zenginleri olacaktir ya da eskinin zenginleri varliklarini yeni zenginlere birakarak ortadan kaybolacaktir. Aksi takdirde, bir devletin en yakin dostu olan bir zenginin bile, kirilgan ve genç bir devleti-düsünceyi alasagi etme ihtimali vardir.

Biz Bu Hikayeyi Bir Yerlerden Hatirliyoruz Ama...

Sanirim hikaye bir yerlerden tanidik geliyor. Hatta, bu hikaye yasadigimiz cografyada birden fazla yerden tanidik geliyor. Isterseniz en güncel olandan baslayalim. Devletin 17 Aralik ile baslayip, 15 Temmuz'da doruk noktasina ulasan cemaat kavgasi ve sonrasinda yasananlar bunun için önemli bir örnek olusturuyor. Özellikle OHAL sürecinin basindan bu yana, cemaat ile - sadece cemaat degil, Yeni Türkiye'nin gelecegine gölge düsürebilecek olasi tüm tehditler ile - en ufak bir iliskisi tespit edilen tüm büyük sirketlere birer birer kayyum atanmasi ve bunlarin zaman içinde iktidara daha yakin sermaye gruplarina aktariliyor olmasi, bunun bir göstergesi. Tabii ki bu kayyumlarla sinirli degil. AKP, iktidara geldikten sonra, mantar gibi bitiveren birçok sermaye grubu ve kisi de vardir. Bu dönemde, zenginlesen Cengiz Insaat, Limak Grup, Kolin Grubu, Çalik Holding, Sancak Grubu ve Torunlar Grup gibi sirketlerin veya bunlarin patronlarinin isminin 2000'li yillardan önce ne kadar bilinir olup olmadigina bakarsak, burada söylenmek istenen daha iyi anlasilabilir.

Türk Sermayesinin Insasi

Bütün bunlarin haricinde, Kürdistan'daki belediyelere kayyum atanmasi, üniversitelerden ve kamu kurumlarindan yapilan "temizlik" de bu degisimin sosyal, kültürel ve etnik ayagini olusturur.

Iste yazinin basinda bahsettigimiz "çökme", tipki irili ufakli mafyalarin ve kabadayilarin çesitli mekanlara çökmesi gibi, devletin ve onun basindakilerin çikar çatismasi içerisindeki güç gruplarina çökmesidir. Bütün bunlarla beraber, yukarida da belirttigimiz gibi, bu çökme politikalari ne ilk ne de son olacaktir. Bugünkü, iktidar bu politikayi Osmanli'dan ve T.C'nin kurucu unsurlarindan almistir.

TC Devleti'nin kurucu unsuru olan Ittihat ve Terakki Partisi, 1915 yilinda yayimladigi "Harb ve Olaganüstü Siyasi Durum Sebebiyle Baska Yerlere Gönderilen Ermenilere Ait Mülk ve Arâzînin Idâre Sekli Hakkinda Talimât-nâme" ile katledilen ve sürgüne gönderilen Ermeniler'in mallarina el koymustu. Bir baska benzer "çökme" hikayesi de, Kürtlere uygulanmisti. 1924 yilinda Seyh Sait Isyani'nin kanla bastirilmasindan sonra çikarilan "Takriri Sükun Kanunu", bir nevi OHAL ilan ederken; sonrasinda hazirlanan "Sark Islahat Plani Kararnamesi"nin besinci maddesinde mallara el koyma ve söz konusu mallarin satilmasini engelleme gibi birçok ekonomik yaptirim uygulanmistir.

TC'nin insasinin en büyük hamlesi ise "Varlik Vergisi" kanunudur. Bir defaya mahsus uygulanacagi söylenen kanun, bir defada neredeyse zengin fakir ayirt etmeksizin, tüm gayrimüslimleri bu topraklardan silmeye yetmistir.

11 Kasim 1942'de, yani Sükrü Saraçoglu hükümeti kurduktan birkaç ay sonra, devlet, "savas kosullarinda çok yüksek karlar elde edenlere karsi bir mücadele baslatiyoruz" sloganiyla "Varlik Vergisi"ni meclisten geçirdi. Fakat önceki dönemde toplum olacaklara hazirlanarak, uygun kosullar yaratildi. Dönemin Basbakani Sükrü Saraçoglu gayrimüslimleri isaret ederek "Bu memleket tarafindan gösterilen misafirperverlikten faydalanarak zengin olduklari halde, ona karsi bu nazik anda vazifelerini yapmaktan kaçinacak kimseler hakkinda bu kanun, bütün siddetiyle uygulanacaktir" açiklamasinda bulundu.

Varlik vergisiyle birlikte dönemin ana akim yayin organlari, daha 5 ay öncesinden "algi operasyon"larina basladi: "Vurgunculara ders olsun. Izmir'de bir Yahudi 5 sene hapse mahkum oldu." (Tasvir-i Efkâr, 1 Temmuz 1942), "Mal saklayan tacirler, iki Yahudi ticarethanesi sahipleri milli korunma mahkemesine verildi." (Cumhuriyet, 14 Agustos 1942), "Kiralarin artmasina Yahudiler sebep olmus." (Tasvir-i Efkâr, 8 Ekim 1942)

Bu kosullar altinda uygulanmaya baslanan varlik vergisi, sözde gayrimüslimleri kapsamiyordu ama raporda yazilanlar ve uygulamalar öyle söylemiyordu:"...M grubu (Müslümanlar) takdir edilen matrahin (vergiye esas alinan miktarin) yüzde 12.5'ini; G grubu (gayrimüslimler) yüzde 50'sini; D grubu (dönmeler) yüzde 25'ini; E grubu (ecnebiler) yüzde 12.5'ini ödemekle yükümlüydü. Çiftçiler de yüzde 5'ini ödeyecekler.."

Üstüne üstlük, bu yasa sadece zengin gayrimüslimleri kapsamiyor, küçük esnaf olan gayrimüslimlerin de ödeyemeyecekleri faturalar çikariliyordu. Varlik vergisinin bu topraklara faturasi agir oldu; vergiyi ödeyebilenler ödedi; ödeyemeyenlerse çalisma kamplarina gönderildi. Birçok kisi intihar etti ya da çalisma kamplarinda yasamini yitirdi. Geriye kalanlarsa cografyayi terk etmek zorunda kaldi. Varlik vergisinin ardindan kalan ise yepyeni bir Türkiye ve "Türk Burjuvazisi" oldu.

Dün Türkçü ve Laik, Bugün Yine Türkçü Ama Islamci

Aslina bakilirsa durum bugün de pek farkli degil. Devlet elinde kocaman bir torbayla sermayedarlarin ve kapitalistlerin kapisini çaliyor; kapiyi açan kurtulurken, kapiyi açmayan torbanin dibini boyluyor. FETÖ'cü, laik, liberal hiç fark etmiyor; minareyi çalan kilifini hazirliyor.

Tarih degisiyor; iktidarlar, elitler ve onlarin ideolojileri degisiyor fakat uygulamalar ayni kaliyor. Dün Eminönü'ndeki bir peynirci dükkanina sermayeyi Türklestirmek adina çöken devlet, bugün Fatih'teki bir ekmek firinina "FETÖcü" diye el koyabiliyor. Dünün Türkçü, laik cumhuriyetçi zenginleri, bugünün yine Türkçü ama bu sefer Islamci, muhafazakar zenginlerine dönüsüyor.

Yani sözün özü, bugünkü iktidar da T.C'nin 90 yillik çökme politikasini sürdürüyor!

Özgür Oktay

ozoktay@meydangazetesi.org

Bu yazi Meydan Gazetesi'nin 36. Sayisi'nda yayinlanmistir.

http://meydangazetesi.org/gundem/2017/02/devlet-cokuyor-ozgur-oktay/
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr