A - I n f o s

anarş ** istlerce hazırlanan, anarşistlere yönelik, anarşistlerle ilgili çok-dilli haber servisi

Bütün dillerde haberler
Son 40 ileti (Ana sayfa) Son iki haftalık iletiler Eski iletiler arşivimiz

Son 100 ileti, farklı dillere göre
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Son 24 saatte, bütün dillerdeki postaların ilk birkaç satırı
Links to indexes of First few lines of all posts of last 30 days | of 2002 | of 2003
| of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017
üye olun

(tr) DAF, Meydan #35 - "Mutsuzluk Sendromu" - Ece Uzun

Date Tue, 28 Feb 2017 10:10:36 +0200


Mutsuzluga Sikistiriliyoruz! ---- Saat uygulamalari, günisigindan daha çok yararlanmak içindir. Uygulama kapsaminda saatler periyodik olarak genellikle ilkbahar baslangicinda bir saat ileri, sonbahar aylarinda bir saat geri alinir. ---- Biz 1972 yilindan beri ayni yaz-kis saati uygulamasini yasarken, geçtigimiz 8 Eylül 2016'da Enerji Bakani, "Artik saatler geri alinmayacak, enerjiden tasarruf edecegiz" seklinde bir açiklamayla uygulamayi sonlandirdi. UTC+3 zaman dilimi kullanilmaya baslandi, yani saatler geri alinmadi, kis uygulamasina geçilmedi. Bu zaman diliminin kullanilmaya baslanmasi çesitli tartismalari da beraberinde getirdi; Avrupa devletleriyle son süreçte yasanan gerilimli iliskiler, dis siyasette Bati'dan uzaklasarak doguya yönelen eksen kaymasi ve bir dizi baska yorum. Sosyal medyada imza kampanyalari basladi; her gün karanlikta ise veya okula gitmenin olumsuz etkilerine dikkat çekmek istendi. Ancak su ana kadar uygulamada hiçbir degisiklik olmadi.

Uzun Süreli Karanlik

Güne karanlikta baslamak, biyolojik ve psikolojik olarak insan bedeninde çesitli degisikliklere yol açar. Bu degisikliklerden en önemlisi, uyku düzeninin degismesidir. Çünkü uyku düzeninin degismesi, bedendeki pek çok degisimin tetikleyicisidir.

Uyku kisinin ses, isik gibi uyaranlarla uyanabilecegi bir bilinçsizlik durumu olarak tanimlanir ve tüm memeli canlilarda enerjinin korunmasini, sinir sisteminin onarimini ve gelisimini saglayan bir süreçtir. Davranislari, düsünceleri ve hücre içi mekanizmalari kontrol eden sinir sistemi basta olmak üzere, biyolojik yapinin birçok bileseniyle iliskilidir.

Zihnin ve bedenin dinlenmesi uykuda gerçeklesir. Bedensel olarak bagisiklik sisteminin güçlenmesi, büyüme hormonunun salinimi; zihinsel olarak bilginin depolanmasi, hafizanin güçlenmesi, yetenek ve yaraticiligin gelismesi uyku ile iliskilidir. Bu hormonlarin salinimi ise periyodik tekrar eden uyku süreçleriyle gerçeklesir. Yetiskin bir insanin uyku süresi 5 ile 9 saat arasi degisir, ancak 7 saat uykunun ideal oldugu savunulur. Uyku yoksunlugu halinde bas dönmesi, bas agrisi ve kas agrilari, ellerde titreme gibi bedensel rahatsizliklarin yani sira sinirlilik, unutkanlik, dikkat daginikligi gibi zihinsel rahatsizliklarla da karsi karsiya kalinir.

Uyku, beyin sapindaki hipofiz bezinden salgilanan melatonin hormonu ile gerçeklesir. Genellikle 21.00-22.00 arasinda salgilanmaya baslayan melatonin, dogrudan isik ile iliskilidir. Melatonin, retinanin isik durumunu -karanlik olup olmadigini- beyne iletmesiyle salgilanmaya baslar. Vücuttaki melatonin salinimi karanlik süresine, yani gecelerin uzunluguna bagli olarak artar. Bedenin melatonin salinimiyla çevresel faktörler arasindaki iliskide uyumsuzluk söz konusuysa, çesitli biyolojik ve psikolojik hastaliklar olusmaya baslar.

Melatonin hormonunun uyku saglamasi disindaki en büyük özelligi biyolojik ritmi ayarlamasidir. Biyolojik ritim, fizyolojik ve davranissal tepkilerin belirli periyotlar içinde tekrarlanmasi olarak özetlenebilir. Insan bedeni, gün boyunca bir programa ayak uydurur gibi, artan ya da azalan ritmik degisikliklere ugrar. Insanlarin kendini uyanik, uykulu, dikkatsiz, yorgun ya da zinde hissettikleri saatler vardir. Uyku ve uyaniklik durumu, vücut isi dalgalanmalari, yorgunluk ve dinçlik, ruh durumu, kan basinci, fiziksel ve zihinsel performans biyolojik ritimle düzenlenir. Biyolojik ritmin ani degisimi veya bedenin biyolojik ritme uygun davranmamasi, çevresel faktörlere bagli olarak gelisir.

Uzun aydinlik veya uzun karanlik, vücuttaki melatonin saliniminin oraninin degismesine, bu da seratonin saliniminin azalmasina ya da engellenmesine neden olmaktadir. Mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin hormonu, canlilik ve zindelik hissi verir. Depresyonun en önemli biyolojik nedeni, serotonin saliniminin azalmasidir.

EMO'nun verilerine göre, yeni saat uygulamasiyla beraber kasim ayi elektrik kullanim olani, %6.5 artti. Bu daha önce kaydedilmemis, rekor bir artis.

Çogu hormon isikla iliskilidir, ancak melatonin dogrudan olarak isikla iliskilidir. Güne karanlikta baslamak, melatonin hormonu salgilaniyorken uyanmak anlamina gelir. Bu durum, sabah uyanmama istegi, kan basincinin düsük olmasina, uzun süren yorgunluga ve bitkinlik hissine, gündelik yapilan islerde zorlanmaya hatta gündüz uyuklamaya neden olur. Ayni zamanda, bu durumun tekrar eden bir hal almasi durumunda hormon salinimlarinda degisiklikler meydana gelir. Melatonin hormonunun fazlaligi, biyolojik olarak yarattigi bu etkilerin yani sira psikolojik olarak da kisa süreli depresyonlara ve SADS (mevsimsel duygudurum bozuklugu sendromu)'a neden olur.

Uzun süreli aydinlik ya da uzun süreli karanlik yasamanin yarattigi duygudurum bozukluklarina, 6 ay gece 6 ay gündüzün ve bu orana yakin yaz ve kis sürelerinin yasandigi kuzey ülkelerinde sikça rastlanir. Yorgunluk, sürekli uyku istegi, evden disari çikmama, ani gülme veya aglama ataklari, hayattan keyif alamama gibi spesifik davranislarin yani sira ani duygu degisiklikleri en sik rastlanan belirti olarak karsimiza çikar. Bu sendromda kisi, herhangi bir sebep olmaksizin gülmeye baslayabilir, aglamaya baslayabilir veya intihar düsüncesine kapilabilir. Finlandiya, Belarus gibi ülkelerde, karanlik ve aydinlik oranlariyla ilgili olarak gelisen bedensel ve zihinsel degisimlere bagli olarak olusan duygudurum bozukluklari paralelinde intihar oranlari oldukça yüksektir. 2015 yilinda açiklanan dünya intihar oranlarina göre Finlandiya'da her 100.000 kisiden 26'si intihar etmektedir. Modern tip her ne kadar isik tedavisi veya serotonin yüklemesi gibi çözüm önerileri sunsa da, olumlu sonuç verdigi az görülür; daha da önemlisi duygudurum bozuklugunu yasamayi önlemez.

Mutsuzlastirma Yeni bir Yöntem mi?

Devlet yasal yöntemlerin haricinde de birey ve toplum üzerinde kontrol stratejileri uygular. Degisen saat uygulamasi, yeni bir yöntem olarak devletin kontrol etme stratejisi olarak yorumlanabilir. Uyku düzeni degistirilerek, biyolojik ritmine, dolayisiyla bedenine, zihnine saldirilan birey, içerisinde bulundugu biyolojik ve psikolojik durumdan dolayi mutsuzlasmaktadir. Mutsuzlastikça yalnizlik hissiyati güçlenir, bireyin toplumla olan iliskisi seyrelir ve birey toplumsal olma davranisini kaybederek acizlesmeye baslar. Böylece gelisen siyasal, ekonomik veya yasamsal olaylara bir etkisinin olmayacagini düsünerek tepkisiz kalmaya baslar. Tepkisizlik; içinde bulundugumuz OHAL sürecinde bireylerin toplumsal olaylara yaklasimini çok net özetliyor. Devletin mevcut iktidari, yaz-kis saati degisikligini uygulamayarak daha itaatkar bireyler ve toplum yaratmayi amaçlamakta, bizler ise "Mutsuzluk sendromu" etkisiyle görmez, duymaz, bilmez bireyler olarak mutsuzluga hapsedilmekteyiz.

Ece Uzun

ece@meydangazetesi.org

Bu yazi Meydan Gazetesi'nin 35. sayisinda yayinlanmistir.

http://meydangazetesi.org/gundem/2017/01/mutsuzluk-sendromu-ece-uzun/
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr