A - I n f o s

anarş ** istlerce hazırlanan, anarşistlere yönelik, anarşistlerle ilgili çok-dilli haber servisi

Bütün dillerde haberler
Son 40 ileti (Ana sayfa) Son iki haftalık iletiler Eski iletiler arşivimiz

Son 100 ileti, farklı dillere göre
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Son 24 saatte, bütün dillerdeki postaların ilk birkaç satırı
Links to indexes of First few lines of all posts of last 30 days | of 2002 | of 2003
| of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017
üye olun

(tr) DAF, Meydan #34 - "Gazete Kupüründen Sinema Filmine Babamin Kanatlari" - Gürsat Özdamar

Date Wed, 25 Jan 2017 18:49:20 +0200


Hemen her gün isçilerin is cinayetlerinde yasamini yitirirken, bu yilin en dikkat çeken filmlerinden biri "Babamin Kanatlari". Gerçek bir haberden yola çikilarak olusturulan senaryosu ve özellikle Menderes Samancilar'in oyunculuguyla adindan söz ettirdigi film üzerine konusmak içi, filmin senaristi ve yönetmeni Kivanç Sezer'le bir söylesi gerçeklestirdik. ---- Meydan: Merhaba. Babamin Kanatlari'nin senaryosunun, "insaattan düserek yasamini yitiren bir üniversite ögrencisi" haberinden esinlenerek yazildigini biliyoruz. Peki, senaryonun gelisimi sürecinde isin öznesi olan insaat isçileriyle bir etkilesiminiz oldu mu? ---- Kivanç Sezer: O gazete haberini okuduktan sonra, is cinayetleriyle ilgili arastirmalara basladim. Santiyelere gittim, pek çok isçiyle tanistim. Röportajlar gerçeklestirdim, onlari dinledim. Bana bazi videolarini izlettiler. Bir isçi, arkadaslariyla beraber bir direnis süreci yasamis. Direnis öncesi koguslarda isçilerin diger isçilerle "mevcut sorunlar" üzerine yaptigi tartismalar vardi. Dolayisiyla o cep telefonu görüntüsü, bir sahne olarak filmin içerisine girdi.

Bu arada zihnimdeki insaat isçisi olusmaya baslamisti. Insaat Isçileri Sendikasi'nin Baskani Mustafa Akyol ile de uzun süredir iletisimimiz vardi. Senaryo yazim asamasinda da bir araya geldik, bilgilerinden yararlandim. Hatta bir bulusmamizda, 10 Ekim'de yasamini yitiren Serdar Ben de vardi. Mustafa Abi isçi karakterini, mücadeleci olmadigi için, begenmemisti. Serdar ise bunun bir sinema filmi oldugunu, sinema için oldukça uygun bir senaryo oldugunu söylemisti.

Filmin konusu itibariyle, izleyicilerde böylesi bir mücadele beklentisi sasirtici degil. Bu eksik gibi görünse de, "Babamin Kanatlari"ni, santiyelerdeki çalisma kosullarini tüm çiplakligiyla anlatan bir filme dönüstürmeyi basarmissiniz. Peki, çekim için girdiginiz santiyelerde engellemelerle karsilastiniz mi?

Çekim öncesinde arastirma için 10 tane santiyeye gittiysek, yalnizca 2 tanesinden olumlu sonuç aldik. Bir engelleme denilemez, ama istemediler. Baslarina bela almak istemediler.

Bizim çekim yaptigimiz ana mekan bos bir santiyeydi. Görüstügümüz yetkililer santiyenin devredilmekte oldugunu söylediler. Dolayisiyla bir yetki boslugu vardi. Nihayetinde patronlarla degil de belediyeyle temas kurduk. Belediye izin verince, istedigimiz gibi çekim yaptik.

Gittigimiz yerlerde karsilastigimiz kisiler, hikayedeki kisilere benziyordu; onlarla konustugumuzda da benzer sikintilar yasadiklarini gördük. Kimisi "abi bende de vardir oyunculuk", "benim hikayem de güzeldir" diyerek bizimle yakinlik kurdu.

Biraz da filmden söz edelim. Santiye sahnelerinde neredeyse zifiri karanliga yakin bir aydinlatma kullanmissiniz. Bunun, filmdeki karakterlerin, özellikle Ibrahim'in iç dünyasini yansitabilmek için yapildigini söyleyebilir miyiz?

Karanlik, ilk olarak, Ibrahim'in hikayesinden ve bir sekilde ölüme yazgili olusundan kaynakli. Ikincisi de o mekanlar, gerçekten kapkaranlik mekanlar. Küçük ve karanlik konteynerlerde yasiyorlar. Bu atmosferi Ibrahim'in iç dünyasina katmak istedigim için, yer yer siluetimsi yer yer oldukça karanlik sahneleri tercih ettim.

Bir de Yusuf var. Ibrahim bedensel ve zihinsel bir düsüsteyken; Yusuf yükselme arzusu içindeydi. Bu, senaryoda nasil gelisti; zitlik sonradan mi belirginlesti?

Basindan beri vardi. Bu benim açimdan gündüzle gece gibi. Karakterlerden biri gelecege bakiyor, umut dolu. Digeri ise geçmiste. Bu tezatliklarin birbirini tamamladigini düsündüm. Oyuncular da bu tezatligi çok iyi kavrasinlar istedim. Menderes Abi zaten çok iyi bir oyuncu, neredeyse prova yapmadik; daha çok alt metin ve gözlemler üzerine konustuk; kendinden çok sey katti. Filme ruhunu katti bence. Musap'tan da bolca dogaçlama yapmasini istedim, olmadigi sahnelerde bile! O dogaçlamalarda yavas yavas karakteri yoklamaya, onla ilgili seyler kesfetmeye basladi. Oyuncularin bu özverileri, filmin yararina oldu tabi ki.

Biz filmin son sahnesini, kadinin imzayi atmamaktaki iradesi olarak düsünmüstük; sanki film orada bitmisti. Ancak film devam etti. Bu durumla Yusuf karakterinin dönüstügünü mü düsündürmek istediniz?

Evet, Yusuf'un bir duvara çarpmasini istemistim. Sistemin verdigi sahte yükselme umutlardan siyrilmasiydi mesele. Evet, bazilari gerçekten yükseliyor; ama bedeller ödeyerek. O bedel, Yusuf'un amcasiydi. Son sahnede Yusuf'un dönüsümünün baslamasi görülüyor aslinda.

Insanlarda bir eksik kalma duygusu yaratiyor final. Aslinda sunu istemistim: Insanlar sahit olduklari seyin katarsisini yasamadan çiksinlar. Mesela, Yusuf patrona yumruk atsaydi, seyircilerin içi rahatlayacakti. Ama bu, ne Yusuf'un gerçekliginde ne de pazarlik masasinin gerçekliginde var. Dolayisiyla ucunu açik biraktim.

Filmin bir üçlemenin ilk parçasi oldugunu biliyoruz. Diger iki filmden de söz eder misin?

"Babamin Kanatlari", bir konut üçlemesi olarak tasarladigim üç filmden ilki. Üç öykü de Istanbul'un uzak bir semtinde dev bloklarin oldugu bir semtte, "Billur Kösk Konutlari" adini verdigimiz yerde geçiyor. Ilk film buradaki insatta çalisan isçileri anlatiyor. Ikinci filmde, o insaattaki bir daireyi bankadan kredi çekerek alan bir çiftin; üçüncüsünde ise, en büyük patron olan Sefik Abi'nin hikayesini görecegiz. Amacim, konutu bir rant alani ve bunu da bir çark olarak düsünürsek; bu çarkin içinde yer alan alt, orta ve üst sinifin 2010'lardaki durumlarina bakabilmek.

Son olarak, filmin gösterimleriyle ilgili bilgi verebilir misiniz?

Ne yazik ki kisitli sayida salonda ve belli seanslarda izleyiciyle bulusabiliyoruz. Bu dagitim kosullarina ragmen izleyici sayimiz fena degil. Özel gösterimlerle ve söylesilerle de filmi yaymaya çalisiyoruz. Bundan sonraki süreçlerde de, fabrikalarda, üniversitelerde vb. yerlerde filmimizi izleyiciyle bulusturmaya çalisacagiz.

Kültür Bakanligi bilet gelirlerinin önemli bir kismini merkeze aktariyor; muhtemelen o paralarla yol ya da insaat yapiliyor. Film gelirlerinin tümü gene film yapimi için kullanilsa, bizler de yeni filmleri daha rahat yapabiliriz.

Söylesi için tesekkür ederiz.

Gürsat Özdamar

gozdamar@meydangazetesi.org

Bu yazi Meydan Gazetesi'nin 34. sayisinda yayimlanmistir.

http://meydangazetesi.org/gundem/2017/01/gazete-kupurunden-sinema-filmine-babamin-kanatlari-gursat-ozdamar/
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr