A - I n f o s

a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **
News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts Our archives of old posts

The last 100 posts, according to language
Greek_ 中文 Chinese_ Castellano_ Catalan_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_
First few lines of all posts of last 24 hours

Links to indexes of first few lines of all posts of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017

Syndication Of A-Infos - including RDF - How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups

(tr) DAF, Meydan #40 - Kullan-at Kılavuz: "OHAL Komisyonu ve Yeni KHK'lar"

Date Thu, 9 Nov 2017 08:16:34 +0200


Kapitalist işleyiş içerisinde zaman zaman kullanılabilecek ama paylaşma ve dayanışmayla örülü özgür dünyada hiçbir şeye yaramayacak bilgiler... ---- OHAL'in yürürlükte olduğu 15 Ağustos 2017 tarihinde 2 adet KHK daha yayınlandı: 693 ve 694 sayılı KHK'lar. Sabaha karşı saat 5 civarı yayınlanan bu KHK'lar ikincisi olan 694 sayılı KHK'nın diğer KHK'lardan bariz bir farklılığı var. Bu yazıda bunu ve Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonu (bundan sonra OHAL Komisyonu denilecek) konu alıyoruz. ---- 693 Sayılı KHK'nın bundan önce çıkan OHAL dönemi KHK'larından pek bir farkı bulunmamaktadır. Yargılama yapılmadan görevden alınan memurlar, Kürt hareketine ait kapatılan basın organları, dernekler vs... ---- Yukarıda da belirtildiği üzere 694 Sayılı KHK'nın, diğer KHK'lardan büyük farkları bulunmaktadır. Bu farklılıkların belirginleşen özelliği, referandumda kabul edilen ve kamuoyunda başkanlık sistemi olarak bilinen sisteme geçiş mahiyetinde düzenlemeler içermesi. Bu da devletin kurumsal anlamda büyük bir değişim içine girdiği anlamına gelmektedir. Sözün özü, önceki KHK'larla tekil işlemler, yazılı değil fiili anlamda değişiklik yaratırken olağanüstü hal kurumsal değişimliklerle birlikte olağan hale iyiden iyiye dönüştürülmektedir.

Devletin kendisi mutlak kötülükken çok da matah bir şeymiş gibi bahsedilen kanun devletinden polis devletine geçildiği konusunda muhalif kamuoyunda görüş birliği oluşmuşken içinde olduğumuz dönemde "istihbarat devleti"ne geçilip geçilmediği tartışılıyor. 694 Sayılı KHK'daki en önemli değişikliğinse istihbarat teşkilatında yapılmasıysa ta bu dönemde ironik bir anlam taşıyor.

694 Saylı KHK ile yapılan değişikliklerden bahsetmeden önce OHAL Komisyonunu ve sistemdeki yerini incelemek yararlı olacaktır.

Bir başka OHAL Kararnamesi olan 685 sayılı KHK'da, olağanüstü hal işlemleri inceleme komisyonu kurulması hakkında düzenleme içermekteydi. OHAL Komisyonu, olağanüstü halin bulunduğu dönemde çıkarılan KHK'larla tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruların değerlendirilerek hukuksuz işlerin ortadan kaldırılacağı iddiasıyla kurulmuştur. Yakın bir zamanda beklenmese de OHAL'in bitirilmesi durumunda Komisyonun kalkacağı OHAL ilan edilmeden önceki kanunların ruhuna uygunken yapılan değişikliklerle OHAL bitse dahi Komisyonun varlığını sürdüreceği bekleniyor. Komisyon üyelerini konu alan soruşturma yapılması Başbakan veya görevlendireceği bakanın iznine bağlandığının da burada belirtmek gerekir.

Düzenlemeye göre başvurular valilikler aracılığıyla yapılacak ve bu başvurular Komisyona gönderilecektir. Ancak kamu görevinden çıkarılanlar ya da ilişiği kesilenler, en son görev yaptıkları kuruma da başvurabileceklerdir. Komisyonun başvuru almaya başladığı tarihten önce (Başbakanlık duyurusuna göre 17 Temmuz 2017) yürürlüğe giren KHK'larla ilgili olarak başvuru alma tarihinden itibaren 60 gün içinde, bu tarihten sonra yürürlüğe giren KHK'larla ilgili olarak ise Resmi Gazete'de yayımlanma tarihinden itibaren 60 gün içinde başvuru yapılması gerekmektedir. Başvuru süreci, komisyon tarafından oluşturulan ohalkomisyonu.basbakanlik.gov.tr adresinde yayımlanan başvuru formunun doldurulmasıyla başlıyor. Doldurulan form imzalanarak valiliklere veya en son görev yapılan kuruma varsa ekleriyle birlikte yazılı olarak yapılıyor. Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü halinde karar Devlet Personel Başkanlığına bildirilerek göreve ve memurluğa iade süreci başlamış oluyor. OHAL Komisyonunun ne kadar etkili karar verebileceği ise tartışma konusu. OHAL KHK'ları tesis edilen işlemlerine karşı Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılabileceği de hüküm altına alınmıştır.

694 Sayılı KHK'ya gelirsek başta Askerlik Kanunu, Köy Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, Emniyet Teşkilat Kanunu, Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanun, Orman Kanunu, Hakimler ve Savcılar Kanunu, TSK Personel Kanunu, Harp Okulları Kanunu, Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nda değişiklik getiren bir OHAL KHK'sı olan bu KHK 205 maddeden oluşmaktadır.

694 Sayılı KHK'nın getirdiği en önemli değişiklik, ilk kez bir KHK ile Başbakan'a ait olan yetkilerin bir kısmı Cumhurbaşkanı'na devredilmesi. En fazla değişiklik ise sağlık sisteminde yapılırken Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Personel Kanunu ve Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nda yapılan değişiklikler, en kritik olanları. Birçok kanunu değiştirmekle kalmayan bu KHK ile örnein 2011 yılında çıkarılan KHK'da dahi değişikliğe gidilmektedir (OHAL KHK'sının olağan dönem KHK'sından farkı, olağan dönem KHK'larının amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir bir yetki kanununuyla Meclis tarafından bir yetki verilmiş olmasıdır; OHAL KHK'ları için böyle bir yetki kanununa ihtiyaç yoktur).

Yukarıda da bahsedildiği gibi 694 Sayılı KHK ile başkanlık sistemi olarak bilinen sisteme geçişle ilgili düzenlemeler yapılmaktadır. Aslında bu durum, referandumda kabul edilen değişikliklere aykırı bir düzenlemedir. Çünkü referandumda kabul edilen geçici madde 21/B ile "Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu Kanunla yapılan değişikliklerin gerektirdiği Meclis İçtüzüğü değişikliği ile diğer kanuni düzenlemeleri yapar." hükmü de kabul edilmişti. Ancak son KHK ile tam olarak bu maddeye aykırı hareket edilmektedir. Üstelik bu durumda OHAL KHK'sı olma itibariyle Cumhurbaşkanlığı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından meclisten yetki alınmadan hazırlanan bir KHK söz konusu olmaktadır. Başbakanlığa bağlı olan MİT'in zaten cumhurbaşkanlığına bağlanması ileride mecliste yapılması gereken bir düzenlemeyken bu KHK ile MİT, başbakanlıktan alınarak cumhurbaşkanlığına bağlanmıştır.

Bazı önemli değişiklikleri aktarmak gerekirse Milli Savunma Bakanlığı Görev ve Teşkilatı Hakkında Kanuna eklenen 11. ek madde ile MİT tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri içinde ve askeri mensuplarla ilgili istihbarat toplanabileceğini ve araştırma yapılabileceğini kabul edilmiştir. Mit Kanunu'na eklenen bir madde ile MİT Müsteşarı ve mencupları da ancak Cumhurbaşkanı'nın izni ile tanıklık yapabilecektir.

Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatında da düzenlemelere gidilerek toplam 32 bin 14 Adalet Bakanlığı taşra teşkilatlarında 4 bin hakim ve savcı ile 2 bin de hakim adayı kadrosunun oluşturulmuştur.

Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda (CMK) oldukça önemli değişiklikler yapılmıştır. Bunların en önemlilerinden birisi, milletvekillerinin soruşturmasının ve kovuşturmasının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara Ağır Ceza Mahkemesine bağlanmasıdır. Yani bu düzenlemeyle suçun işlendiği yerdeki yetkili mahkemelerde yetkili olamayacak, milletvekillerini soruşturacak ve yargılayacak makamlar önceden kesinkes belli olacaktır.

Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile terör suçlarında tutukluluk süresinin üç yıl değil beş yıl uzayabileceği ifade edilerek, uygulamada toplam 7 yıl tutukluluk süresinin önü açılmıştır. Yine yapılan değişiklikle gizli soruşturmacının özel ve gizli usulle tanık olarak dinlenebilecek, hakkında da tanık koruma programı uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bu şu anlama gelmektedir: Devletin içinize yerleştirdiği ajanıyla sizin ve yaptıklarınız hakkında bilgi toplanacak, yargılama aşamasında sizin hakkınızdaki iddiaların aksini ispatlamama tehlikesini doğuran bir şekilde bu gizli soruşturmacı, taraflardan ve avukatlardan saklanabilecektir. Ayrıca eskiden telefon dinleme, teknik araçlarla izleme ve gizli soruşturmacı gibi delil etme yöntemleri ancak sırasıyla ve yetersiz kalması durumunda uygulanabilecekken bu aşamada hep birlikte de uygulanabilecektir.

Akla ilk gelen büyük önem arz eden değişiklikler bunlar olmakla birlikte daha fazlası 694 Sayılı KHK'de yer almaktadır. TCK'de yapılan değişikliklerle suçlara karşılık görülen cezalarda değişiklik yapılmakta dahi bir beis görülmemiştir. Öyle ki bu KHK ile ceza hukukunda avukatın hak edeceği ücrete tavan düzenleme daha getirilmiştir.

Yazıya son verirken söylemek gerekir ki mecliste uzun tartışmalar sonucu kabul edilmesi beklenen birçok değişiklik, bu KHK'ya doldurulmuştur. Muhalefet parti ve adayları mecliste başkanlığa geçişte düzenlenecek kanunları bekleyip cumhurbaşkanı adayları çıkarırken cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan bakanlar kurulu, hayatımızı derinden etkileyecek onlarca kanuni değişiklik yapıyor.

Bu yazı Meydan Gazetesi'nin 40. sayısında yayınlanmıştır.

http://meydangazetesi.org/gundem/2017/09/kullan-at-kilavuz-ohal-komisyonu-ve-yeni-khklar/
======================================================l
DAF, Meydan #40 - Üçüncü Dünya Savaşı Yemen'de Başladı - İlyas Seyrek



Romalı coğrafyacıların Arabia Felix yani mutlu, güzel Arap diyarı olarak adlandırdığı ve 1001 Gece Masallarının da içinde geçtiği yerler arasında bulunan Yemen, şimdi o masal çağlarına tezat bir savaş yaşıyor. ---- Arap Baharı'yla beraber, 22 yıllık Ali Abdullah Salih diktatörlüğünün yıkılması ve ardından 2014 Ağustos'unda, nüfusun yüzde 35'ini oluşturan Şii Husilerin parlamentoyu işgal ederek yeni devlet başkanının kalem müdürünü kaçırması ve başkentin işgal edilmesiyle başlayan savaş, savaş haberlerinin alt başlıklarında zar zor yer bulabiliyor. ---- Bu Çatışmalardaki Taraflar Kim? ---- Bir yanda Suudi Arabistan ve koalisyon ortakları, onları destekleyen ABD ve İngiltere; diğer yanda Ensarullah Hareketi altında birleşen Hizbullah, İran, Rusya ve Çin destekli Husi'ler, bunların dışında Birleşik Arap Emirlikleri destekli Güney Hareketi, El-Kaide ve IŞİD'in kontrol alanları...

Savaşın tarafları bir yerlerden tanıdık!

Savaş analizcilerinin gündem ettiği stratejik öneme sahip körfeze yakın bölgeler, doğal gaz ve petrol rezervleri...

Peki bu gerekçeler ve tarafların Suriye'deki savaştan farkı nedir? Bulmak zor! Suriye Savaşı aynı aktörlerle, bu kez Yemen'de devam ediyor.

Fark Edilmeyeni Fark Etmek

Geçtiğimiz günlerde, Suriye'deki savaşı Esad'ın kazandığına ilişkin yazan Ortadoğu uzmanı Robert Fisk, "Hepimiz Trump ve Kim Jong-un'un üçüncü dünya savaşını çıkarmasını beklerken Ortadoğu haritasının önemli ölçüde ve kanlı bir biçimde değiştiğini fark etmedik" diye yazıyor. Küresel iktidarların, hedef şaşırtma siyasetleri artık uluslararası stratejilerin kaçınılmaz gerçekliği olarak kabul ediliyor. Fisk bu durumu güzel bir şekilde ifade etmiş. Ancak Fisk'in "fark ettirmeme" stratejisiyle es geçtiği durum Suriye'deki savaşın Yemen'de aynı aktörlerle devam ettiği. Ve belki de "zaferini ilan etmekte" aceleci davrandığı Esad'ın, Yemen savaşındaki pozisyonundan dolayı şimdiki pozisyonu kaybedebilmesi. Olasılık dışı mı? Esad bile, durumunu Fisk'in ifade ettiği kadar cesaretli bir şekilde dile getirmiyorken çok da olasılık dışı değil.

Bütün bunlar tartışılırken haber değeri bile taşıdığı düşünülmeyen Yemen'de, insanlar sadece savaşın yıkımından değil, savaşın ve Suudi Arabistan ambargosunun yarattığı etkilerden de muzdarip. Dünya Sağlık Örgütü'nün son hazırladığı raporda son 14 haftada, vebadan iki bine yakın kişinin öldüğü ve 50 bine yakın veba hastalığına yakalanan insan olduğu tahmin ediliyor. Coğrafyadaki koleradan etkilenen binlerce kişinin yanında, UNİCEF raporlarına göre 500 bine yakın çocukta "şiddetli yetersiz beslenme" vakası var.

Üçüncü dünya savaşının ne zaman çıkacağını beklediğimiz şu günlerde, bize fark ettirilmeyenleri fark etmek bir zorunluluk. Özellikle de Yemen'deki sağlık raporları her geçen gün başka trajik rakamlar yayınlıyorken. Kim bilir belki fark ettirilmeyen bir üçüncü dünya savaşının içindeyizdir!

İlyas Seyrek

ilyas@meydangazetesi.org

Bu yazı Meydan Gazetesi'nin 40. sayısında yayınlanmıştır.

http://meydangazetesi.org/gundem/2017/09/ucuncu-dunya-savasi-yemende-basladi/
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr
A-Infos Information Center