A - I n f o s

a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **
News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts Our archives of old posts

The last 100 posts, according to language
Greek_ 中文 Chinese_ Castellano_ Catalan_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_
First few lines of all posts of last 24 hours

Links to indexes of first few lines of all posts of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012

Syndication Of A-Infos - including RDF - How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups

(tr) Anarşizmin Ermeni kökleri

Date Tue, 24 Jul 2012 00:48:34 +0300


'Anarşizm: Unutulmuş Olanı Hatırlamak' kitabının yazarı Dilaver
Demirağ, Anarşizmin Anadolu topraklarındaki ilk öncüllerinin bir
Ermeni Hıristiyan akımı olan Pavlusçular (Bavğikyanlar) olduğunu
söylüyor. Demirağ'a göre, II. Meşrutiyet döneminin önde gelen
anarşistlerinden Aleksander Atabekyan, Pavlusçular geleneğiyle
birleşme arayışına girseydi, İttihatçıların içindeki anarşistler de
Şeyh Bedrettin geleneğiyle buluşsaydı, bu topraklarda tarih farklı
yaşanabilirdi.
21 Temmuz 2012 Cumartesi 21:40
http://www.agos.com.tr/anarsizmin-ermeni-kokleri-2105.html
'Anarşizm: Unutulmuş Olanı Hatırlamak' kitabının yazarı Dilaver
Demirağ, Anarşizmin Anadolu topraklarındaki ilk öncüllerinin bir
Ermeni Hıristiyan akımı olan Pavlusçular (Bavğikyanlar) olduğunu
söylüyor. Demirağ'a göre, II. Meşrutiyet döneminin önde gelen
anarşistlerinden Aleksander Atabekyan, Pavlusçular geleneğiyle
birleşme arayışına girseydi, İttihatçıların içindeki anarşistler de
Şeyh Bedrettin geleneğiyle buluşsaydı, bu topraklarda tarih farklı
yaşanabilirdi.

Dilaver Demirağ, Türkiye'de çevreci hareketin ve anarşist
platformların yakından tanıdığı bir isim. Demirağ'ın geçen hafta
yayımlanan 'Anarşizm: Unutulmuş Olanı Hatırlamak' başlıklı kitabı,
anarşist felsefeye alışık olmadığımız bir pencereden bakıyor. Din ve
anarşizm arasındaki ilişkiye farklı bir bakış açısı getiren Demirağ
ile, kitabından yola çıkarak, bu toprakların tarihinden çıkan anarşist
hareketleri konuştuk.

* Anarşizm, Türkiye'de bu konuda yayımlanmış telif ve tercüme
eserlerden farklı bir kitap. Din ve anarşizmin birbirine bu kadar
yakın olduğuna dair bir kitap yazma fikri nereden doğdu?

Bu, beş yıllık bir çalışmanın ürünü. İnternetteki anarşist
forumlardaki tartışmalarda Türkiye'deki anarşistlerin de diğer
solcular kadar pozitivist olduklarını fark ettim. Mesela Türkiye'de
anarşizm deyince Bakunin ve Kropotkin okunuyor ama Proudhon ön plana
çıkmıyor. Son yıllarda bu az da olsa kırıldı. Ama hâlâ Türkiye'de ana
akım anarşizm, anti teist, yani din ve Tanrı karşıtı bir duruşa sahip.
Oysa laiklik, modern devletin tanrı rolü oynamasına ve bütün sosyal
mühendislik projelerine olanak açıyor.

* Neden?

Çünkü modern devletin meşruiyet diye bir sorunu var. Modern öncesi
devletlerin böyle bir sorunu yok, çünkü onlar kendilerini aşkın bir
yere koyuyorlar. Modern öncesi devletin toplumu yönlendirme,
şekillendirme gibi bir derdi yok, ancak kendisine yönelik siyasal bir
tehdit oluşursa o zaman isyanı bastırmak üzere devreye giriyor. Ama
modern devlet kendi meşruiyetini toplumdan alıyor, daha doğrusu
meşruiyeti Tanrı katından insan katına indiriyor. Böyle olunca toplumu
şekillendirmek, dönüştürmek gibi bir sorunla karşı karşıya kalıyor.
Oysa dinin kendisi bir aşkınlık odağı tanımladığı zaman, modern
devletin meşruiyeti kalmıyor.

* Kitapta tüm dinlerin anarşizmle olan ilişkilerini ele
alıyorsun ama anladığım kadarıyla Hıristiyanlık anarşizme en yakın ve
ona en çok ilham veren din gibi görünüyor. Bunu açar mısın?

İsa, İncil'deki Dağdaki Vaaz bölümünde çok açık olarak "devletle ve
mülkiyetle ilişki kurmayın" diyor. Vaftizci Yahya da aynı mesajı
taşıyor. İsa, dünyayla, dünyevi iktidarla arasına çok net bir mesafe
koyar.

* Senin dediğini doğrulayan İncil'de bir başka ayet de
"Dünyada olun, ama dünyadan olmayın". Bu da kişiye dünyevi iktidarla,
yani devlet ve mülkiyetle arasına bir çizgi çekmeyi öneriyor. Öyle
değil mi?

Evet, tam da öyle... Bu aslında Tasavvufla da örtüşür. Zaten Tasavvuf
Hıristiyan mistisizminden ilham alır. Hıristiyanlığın kuruluş
döneminin en önemli figürlerinden Havari Pavlus da Tanrı'nın
iradesiyle çelişen, çatışan hiçbir otoriteyi kabul edemeyeceklerini
belirtir. Tarihsel süreç içinde de Hıristiyan akımlar devlete her
zaman mesafeli olmuştur.

* Peki içinde yaşadığımız topraklarda anarşizmin kökleri
nerelere uzanıyor?

Elimizdeki kaynaklara göre bu topraklarda rastladığımız ilk anarşist
hareket Pavlusçulardır (Ermenicede Bavğikyan). Ermeni Hıristiyan
hareketi olan Pavlusçular, 10 ve 11. yüzyıllarda Bizans otoritesine
karşı güçlü bir direniş meydana getirdiler. Manastırlarda komünal bir
yaşam sürdüren Pavlusçular, Bizans Kilisesi'ni de devletle
özdeşleştiği için reddediyorlardı. Pavlusçular'ı daha sonra Şeyh
Bedrettin hareketi izliyor ki o da benzer taleplerle ortaya çıkmış bir
harekettir. Şeyh Bedrettin'in en büyük destekçisi, Anadolu
Hıristiyanları olmuştur.

* Kitapta modern devletin zalimliginden söz ediyorsun. Bu
topraklarda bunun en büyük örneği 1915 Ermeni soykırımı. Daha genel
olarak Türkiye'de modern devlet süreci

Anadolu'nun Hıristiyansızlaştırılması olarak yaşanıyor. Neden?

Ermeni soykırımı, Zygmunt Bauman'ın "bahçe devlet" tanımına uyuyor.
Bir bahçe tasavvur edersiniz; bu bahçede ayrık otlarına yer yoktur.
Çünkü ayrık otları belirsizdir, farklıdır. Dolayısıyla 1915'te yaşanan
soykırım, modern devletin yarattığı bir olgudur. Modern devlet,
çoğulculuğu, bir arada yaşamayı üretemiyor. Osmanlı'nın klasik
döneminde bir arada yaşamak mümkün oldu, çünkü modern öncesi bir
devlet olarak Osmanlı'nın toplumu biçimlendirme gibi bir derdi yok.
Avrupa modernleşmesi Osmanlı'ya transfer edilince aydınlar
aracılığıyla bir toplum tasarımı ortaya çıkıyor. Bu toplum
mühendisliğinin ilk kurbanları da Ermeniler oluyor.

* Modern devletin dinle sorunu var. Ama bu topraklarda
kurulan modern devlet, demografik yapıyı Müslümanlaştırarak kuruluyor.
Bu bir çelişki değil mi?

Cumhuriyet modernleşmesi laik bir karakter taşımıyor. Laiklik ne
aydınlanmanın ne de reformasyonun bir sonucu. Laiklik, agnostik, yani
bilinemezci zihniyetin ürünüdür. Ateizm laiklik üretmez, zira ateizmin
teizmle, yani Tanrı düşüncesi ve dinle sorunu vardır. Agnostisizm ise
"Din sorunumuz değil, çünkü akli olarak buna cevap veremeyiz. Nasıl
daha iyi bir dünya inşa edebiliriz, buna kafa yoralım" diyor. Bu
zihniyet, laikliğe elverişlidir. Osmanlı bürokrasisinde bu yok.
Osmanlı bürokratlarının çoğu Müslüman ve bir de devralınan hiyerarşik
millet sistemi var. Osmanlı modernleşmesi sürecinde İslam anlayışı da
modern devlete uyumlulaştırıldı. Mehmet Akif'te pozitivist,
rasyonalist bir din algısı vardır. Bu, çoğulcu bir toplum anlayışı
üretemez.

* Osmanlı'nın klasik dönemindeki çoğulcu yapı sufizme mi dayanıyor?

Evet, çünkü sufizm eklektik olabiliyor. Yani farklı din ve
anlayışlarla etkileşime çok açık. Etkileşim olunca çoğulculuk da
oluyor. Tasavvufun Hıristiyan mistisizmiyle olan etkileşimi çok açık.
Ama Osmanlı sufizmden kopmaya başlayınca, çoğulcu din algısı da
kayboluyor.

* Osmanlı modernleşmesi sürecinde anarşist bir tepkiden söz
edebilir miyiz?

Osmanlı'da anarşist düşünce Ermeniler arasında gelişmeye başladı,
çünkü Ermeniler o dönemde Batı'yla en çok temas eden Osmanlı
unsurlarındandı. II. Meşrutiyet döneminde Taşnak Partisi'nin içinde
anarşist bir grup olduğunu biliyoruz. Dönemin önde gelen
anarşistlerinden Atabekyan'ın bu grupla ilişkileri var. Atabekyan,
Taşnakların modern devlet ve milliyetçilik anlayışına karşı çıkıyor.
Öte yandan İttihatçılar içinde de anarşist bir grup var. Ancak bunlar
da zamanla tasfiye oluyor. Atabekyan, Pavlusçu geleneğiyle birleşme
arayışına girseydi, İttihatçı anarşistler de Şeyh Bedrettin ve Bektaşi
geleneğiyle buluşmaya çalışsaydı, bu topraklarda tarih farklı
yaşanabilirdi. İlginçtir aynı dönemde Arnavutluk'ta Bektaşi
tekkelerinde anarşistler örgütleniyor.


Kaynak: http://www.agos.com.tr/anarsizmin-ermeni-kokleri-2105.html &
http://www.gelawej.net/index.php/component/content/article/135-politika/5929-anarizmin-ermeni-koekleri.html
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazyrlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr


A-Infos Information Center