A - I n f o s

a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **
News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts Our archives of old posts

The last 100 posts, according to language
Greek_ 中文 Chinese_ Castellano_ Catalan_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_
First few lines of all posts of last 24 hours

Links to indexes of first few lines of all posts of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017

Syndication Of A-Infos - including RDF - How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups

(tr) sosyalsavas: Anarsi Inisiyatifi Referandum Bildirisi: ‘Çikmazlarin Referandumu'

Date Thu, 9 Mar 2017 11:26:09 +0200


ÇIKMAZLARIN REFERANDUMU ---- Devletin mevcut anayasal isleyisinin ‘yetersiz'ligini her firsatta dile getiren iktidarin, yönetme kabiliyetini -siddet mesruiyetini- daha islevsel kilmak adina her firsatta alevlendirdigi baskanlik tartismalari nihayet sandik olarak memleketin önüne gelmek üzere. "Evet, yeni anayasa, yeni rejim, tekli diktatörlük" ya da "Hayir, mevcut anayasa, mevcut rejim, çoklu diktatörlük"ün devlet üzerinde söz sahibi olmak adina giristigi mücadelede kim kazançli çikarsa çiksin huzursuzlugun gölgesinin bir süre daha üzerimizde dolasacagi kesin. ---- Anayasa teorik baglamda devletin, pratigini toplumla yüzlestirmesi, öyle ya da böyle müzakere ettirmesiyle elde ettigi teminat ve nihai olarak devletle girisilen suç ortakliginin adidir. Toplumla kurulan bu ittifak, tamamen devlet tarafindan kontrollü biçimde örgütlenirken; günümüz devlet yapilarinin hayat damarlari olan yasama, yürütme ve yargi onun hareket alaninin öngörü sinirlarinin belirlemesidir. Bunun yaninda, iradenin teslimiyeti olan seçimler ve sözüm ona iradenin temsili olan parlamento, tahakkümün islevsellik kazandigi en büyük alanlardan birini ifade eder. Seçimlerle tüm yasamla sözlesme kuruluyormus gibi davranan modern devlet, otoritesini mesruymusçasina dayatir. Kendisinin varligina yönelik karsi çikislarda iktidar; böylece çogunlugun verisine dayanip tartismalari sümen alti etmeye çalisirken, bunu gösterge olarak kullanmaya kalkisir. Kendine biçilen süre içinde tüm yaptirimlarini kendinde bir hak olarak görür. Dünya'da su an yasanan fasizm dalgasi da bu ‘hak'kin getirisidir. Götürülenlerden kalan ise yasamin bogusmak zorunda olduklaridir.
...
Yasadigimiz cografyaya baktigimizda, Türkiye Devleti de kurulusundan bu yana hareket noktasini; demokrasiyi iktidardaki aktöre devrederek belirler. Öyle ki, geçerli egemen anlayis da demokrasi taahhütlerinin yerine getirilmesini bekler. Bu kavramin içinin nasil doldugu da belli araliklarla -sadece- ismi degisen iktidarin bakis açisiyla belirlenmektedir. Türkiye devletinde adina ne derseniz deyin, her yönetimin kendinden olmayanla hesaplasmasi vardir. Bu hesaplasmanin olanakli hale gelmesi liberal demokrasinin "esnekligiyle" gerçeklesir. Kavgaya tutusmus her iktidar sirali ya da sirasiz; hamasi, irkçi, dinci, sovenist bertarafa kalkisir. Iktidar olabilme kosullarini demokrasi kendinde barindirirken, en bastan bu imkânlari sunar kendisine. Her iktidar da bu donanimlarla; ‘ayrica kavramlari' kendine göre biçimlendirmeye, ‘kültürel' ve ‘ideolojik yapisi'nin çeperini genisletmeye, ‘sosyal hayati' gücü oraninda yönlendirmeye kalkar. Sig anlamda bunun adi "demokrasi"dir. Genele baktigimizda ise bunun adi "fasizm"dir.
...
Mevcut gücüyle bile iktidar, kendinden olmayan tüm yasam deneyimlerini bir ‘ölüm-kalim mücadelesi'ne sürüklemekte, siddetini bireyler üzerinde etkin biçimde kullanmakta ve bunun dozunu her geçen gün artirmaktadir. ‘Seferberlik' hali içerisindeki iktidarin siddetine karsi artik belirgin bir zemin ve o zemin üzerinde öbeklesen kitleler yer almaya baslamistir. Bu bir kutuplasmadir. Keskinlesmis tarafliliktir. Zaruri ihtiyaçlara kendini konumlandiran hayatlara sürekli bir "sok" yasatilmaktadir.
...
Bugün "Evet"i örgütleyen iktidarin, tüm davranis metotlariyla baskanliga göre biçimlendigi asikâr. Uygulamanin eksisini artisini göz önünde bulundurarak, daha totaliter devlet rejimi simülasyonunu hayatlarimizin tam ortasina yerlestirmektedir. Kastettigimiz, "Evet" sonrasinin isaretlerinin su an yasamlara dogrudan tezahür etmesidir. Türkiye Devleti'nin, uygulamalariyla Darbe anayasasini çoktan asmasi, fiiliyatinin kendisi tarafindan bile sorgulanmasi ve etrafinda toplanan iktidar iliskilerini kendi bünyesinde eksiksiz toplayan Tayyip Erdogan ile o kirli iliski - iktidar aginin kendini tehdit altinda hissetmesi yeni anayasayi gerekçelendiren belli basli konulardir.
...
YA TUTARSA
Iktidar, sandiktan "Evet"in çikmasiyla kendisini tehdit altinda hisseden tüm kesimlere karsi daha da saldirganlasacak. Muhakkak, "Hayir" çiktiginda da kendi kitlesini yatistirmak/gönlünü kazanmak, gücünü bilindik yöntemlere basvurarak tekrar tesis etmek ve dahil oldugu -mülksüzlere karsi düsmanlik besleyen- iliski aginin bekasini saglamak için herkese karsi saldirganligi yine bir üst asamaya geçecek. Üstelik bu sefer bir de intikam ve rövans duygusu eklenecek buna. Devletin Kürt sehirlerinde sürdürdügü katliam, isgal ve yikimini disarda biraktigimizda - bu devletin fitratinda da yok etmek vardir- iktidarin yasamin tümüne olan nefreti bu derece açik hale gelmemisti. Bugün kurulan fasist ittifakin "Evet" çogunluguna ulasmasi sonucunda Türk, Sünni Islamci fasizmin muhafazakâr ve neoliberal ortakliginin nüfuzunu hayatin tüm alanlarina dayatmasiyla karsi karsiya kalinacagi asikar. Bu da farkli inanç kesimlerinin, ötekilestirilmis etnisitelerin varlik yokluk mücadelesine mahkum edilecegi anlamini tasimaktadir. Burjuvazinin isçi kiyimlarini, kamudan ihraçlari, her türden ölümü, yok olusu, tecavüzü görünmezlestirme olanaklarina sahip iktidarin hali hazirda bu olanaklarla ne kadar pervasizca saldirabildigi ortadadir. 15 Temmuz Olayi'ndan sonra, görünürde su asamada iktidar kavgasinda avantajli konumda olmasiyla birlikte OHAL ilan eden, istedigi gibi at kosturdugu bir atmosferde, referandumda "Evet"in çikmasi halinde gücünü katbekat artiracagi ve OHAL gibi bahanelere gerek duymayacagi da açiktir.
...
Bugün dile gelen en ufak liberal özgürlük söylemini dahi siddetiyle baskilayan devletin, 16 Nisan'da onay görmesi tüm araçlariyla hegemonyasini agirlastiracaktir. Elbette sonucun "Evet" çikmasi bugün gibi, kurulu oldugu zemini dolayisiyla bizim -antiotoriter, hiyerarsi ve tahakküm içermeyen... mücadelemizin bitecegi anlamini tasimamaktadir. Kendi olanaklariyla bugün direnenler kendi varoluslarini yaymak adina yeni mücadele deyimlerini hayata geçireceklerdir. Kisacasi her kosulda savas hâlinde oldugumuz devletin daha da yüksek perdeden tahakkümüne karsi hazirlikli olmaliyiz.
...
MUKTEDIRLERIN "HAYIR"I
"Hayir" kampanyasini örgütleyen neredeyse tüm kamuoyu "Evet"in çikma olasiliginin karsi cephesini olusturmaktadir. Fasist blogun hedefindeki "Hayir" cephesinin ürettigi argümanin basinda "Mutlak güce hayir" gelmektedir. "Hayir"ci partilerin çogu, ideolojik yapisini kaybetmemek/kaptirmamak, iktidar olabilme ihtimalini bitirmemek, genis ya da dar kadrosunun kendisine olan umutlarini söndürmemek için mücadele vermektedir. Kaldi ki bu cephenin içindeki ülkücü ve ulusalcilarin Kürt düsmanligi yaratarak, kampanyasini da bu noktadan da örgütlemesi kendi "Hayir" gerekçelerinin fasist söylemlerinden biridir. Anlasilacagi gibi "Hayir" demis olmalari, mevcut isleyisle ilgili bir sikintinin olmadigini da bir anlamda göstermektedir.
Bir iktidar kavgasi olan bu "Hayir"in zaferinde, Cumhuriyetin öz aklina dönüs yasanacaktir. Ayrica bunlar, cumhuriyetin kendisine olan inanci tazeledigi gibi, "Hayir", onun tüm geçmisiyle barisik bir izlenim uyandirma yanilsamasina kalkisacaktir. Bu kozu elde edecek olan "Hayircilar" söz sahipliklerini cumhuriyetin degerleriyle örtüsen politikalara verecektir. Bu "Hayir", onun bugüne olan "Evet"idir. Gizli "Evet"ini örgütlemektir. "Hayir", dogrudan kendi kirmizi çizgilerini savunurken, mevcut iktidarla girilen mücadelede, sadece devlete kendini ispat etmis olacak, o kadar. Yönetim biçiminin ayni kalmasiyla iktidara da muktedirlerden biri tekrar hatirlatilmis olacak.
...
Bunun yaninda devletin dogrudan hedef tahtasinda oturttugu, iktidarlar -hele ki bu iktidar- basina bir halel geldiginde ilk kapilari çalinan bireyler de bir var olus mücadelesi olarak bakmaktadirlar bu seçime. Iktidarin yasama geçirmek istedigi anayasanin niteligi tartismasinda "Hayir"in galip çikmasi illaki umutlandiracaktir, belki kisa süreli nefes de aldiracaktir. Çünkü devlet gene asla ve asla nefes aldirmayan bir canavara dönüsmüstür ve bu sefer cografyanin hemen her kösesinde yalnizca bu yüzüyle meydandadir. Sahip oldugu gücü, tüm toplumsal hiyerarsik iliskilerle tahakküm olarak ortaya dökmekte ve bu tahakküm en temel yasamsal fonksiyonlari bile tehdit etmektedir. Esnafin polislestigi, komsunun muhbirlestigi, devlet adina herkesin hazir katillestigi bir zeminde; kiyafeti nedeniyle tekmelenen kadinlar, Onur Yürüyüsü'nde lince maruz kalan LGBTI+'lar, dilleri nedeniyle hedef olan Kürtler, inanç zemininde ötekilestirilen Aleviler, kisaca hayat memat çizgisinde nefes almaya çalisan genis "sahipsizler" kitlesi için "Hayir" seçenegi ciddi bir umut olarak görünmektedir. Saglayacagi moral ve genis kitleler arasinda yeniden kurulmasi muhtemel bir güven iliskisi de söz konusudur bu "Hayir" çerçevesinde. Son cümlenin gerçekliginin yaninda, adini ettigimiz ve tahakküme maruz kalma anlaminda dahil oldugumuz o genis kitlenin "Hayir"a yükledikleri anlami çok iyi anliyoruz. Ayni cografyada, ayni ekonomik ve sosyal kosullarda, ayni hayat mücadelesinin içindeyiz çünkü. Ancak görmekten hiçbir zaman vazgeçmeyecegimiz bir gerçeklik varsa o da sunulu seçimlerin özgürlük getirmeyecegidir. Örnekse 7 Haziran sonrasi, iktidarin kendisini nasil toparladigina bakabiliriz. Tüm süreçte sokaklarin gücünün kirilmasiyla, iktidarin güç toplamasinin dogru orantili oldugunu deneyimledik. Sokaklara saldigi sinirsiz yetkili polisiyle, sivil fasistleriyle birlikte paramiliter yapisinin sik sik dile getiriliyor olusuyla -bizce bu somut sebeplerden dolayi bile- seçim sonuçlarinin ne olursa olsun güven vermedigi belli olmaktadir. "Hayir" çiktiginda yenilgiyi kabul eden bir iktidar olmayacagi gibi daha da hirçinlasan bir iktidar peyda olacaktir. "Evet" ve "Hayir"i, görmezden gelemeyecegimiz bir gerçeklik etrafinda bir ölüm - kalim meselesi hâline getiren söz konusu "sahipsiz" milyonlarin karsilasacaklari sey bir kurtulus olmayacaktir. Buradaki amacimiz tüm yasam alanlari daraltilan varoluslari "Hayir" seçeneginden uzaklastirmak degildir. O "Hayir"in söz konusu milyonlar için ifade ettigi anlamin gerçekligi gibi baska bir gerçekliktir sözünü ettigimiz. O gerçeklik ise sistemin sunulu seçenekleri disinda, varolussal olarak iktidar karsiti olan mücadelenin her kosulda sürmek zorunda oldugudur.
...
Anladigimizi iddia ettigimiz o gerçeklik etrafinda toplanan ve hayatta kalma mücadelesiyle "Hayir" kampanyasi yürütenler arasinda elbette, birçok alanda devlete karsi mücadelede yanyana düstügümüz dostlar vardir. Madem ki bahsettigimiz gerçeklik bizim için bu denli anlasilir, öyleyse o dostlarin kampanyalarini ördükleri süreçte karsilasacaklari her tehditte yanlarinda olacagimizi bildiririz.
Ve son söz olarak elbette mücadele sürecek. Bunu ne "Evet" ne de "Hayir" degistirebilir. Yeter ki özgürlüge ve devrime olan inancimiz sandiklara olandan güçlü kalsin.

ANARSI INISIYATIFI

Kaynak: https://anarsiinisiyatifi.org/bildiriler/cikmazlarin-referandumu/


http://sosyalsavas.org/2017/03/anarsi-inisiyatifi-referandum-bildirisi-cikmazlarin-referandumu/#more-30913
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr
A-Infos Information Center