A - I n f o s

a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **
News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts Our archives of old posts

The last 100 posts, according to language
Greek_ 中文 Chinese_ Castellano_ Catalan_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_
First few lines of all posts of last 24 hours

Links to indexes of first few lines of all posts of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017

Syndication Of A-Infos - including RDF - How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups

(tr) Taçanka: SANDIKLARDA DEĞİL SANDIKLARA HAYIR!

Date Tue, 7 Mar 2017 08:30:13 +0200


(REFERANDUM = “Kabul edenler, kabul etmeyenler, kabul edilmiştir!”) ---- Devlet yıllardır düzenli olarak ezilenlere sunulan senaryoların bir yenisini daha hazırlıyor. Aylardır adına başkanlık sistemi/anayasa değişikliği denilen bir referandum sürecinin içindeyiz. 16 Nisan 2017 için gösterilen şu ki; egemenler, 17 maddelik bir anayasa değişikliği için ezilenlerin “tercihine” başvuruyor. Yönetilenlere evet mi, hayır mı diye soruyorlar. 7 Haziran 2015’te aynı egemenler biz mi, onlar mı diye soruyordu. 1 Kasım 2015’te de yine aynı egemenler 7’sindeki olmadı, bir daha biz mi onlar mı diye sordular. Egemenlerden ezilenlere yönelik yapılan bu "akıl danışma" çok sık tekrarlanan bir tiyatrodur. Bütün bu seçimlerde bizler bizzat tanıklık ettik ki, sandıklardan çıkan hiçbir sonuç ezilenlerin lehine sonuçlar getirmedi. Seçimlere iktidarı durdurmak/geriletmek için giren siyasi partiler hedefledikleri oy oranlarını yakalasalar da, o iktidar ne durdu ne de geriledi.

Resmi sonuçlar iktidarın güçsüzleştiğine işaret ediyor gibi görünse bile iktidarlar fiilen güçlenmeye devam ettiler. Ve biliyoruz ki resmiyet sadece egemenler için önem arz eder. Bizler içinse önemli olan tek şey, yaşamın ve o yaşamı örenlerin bizzat kendisidir.
2015 baharına ezilenlerin seçimlere umut bağlayarak girmesine neden olanlar, aynı zamanda 2015 yazında ezilenlerin katliamlara, bombalara maruz kalmalarına da neden olmuş oldular.

Ezilenlerin öfkeleri parlamento kapılarına kanalize edilirken, şehirleri abluka altına alındı, meydanları bombalandı, yaşamları çalınmaya devam edildi. Sanki son 2 yılda bu coğrafyada yaşayanlar başkalarıymış gibi, ezilenlerin hafızalarıyla alay edercesine yine menşei eski, biçimi yeni bir illüzyonu sahneye koydular. 16 Nisan’da gerçekleştirilecek referandum bir illüzyondur. Egemenlerin tek derdi, parlamentolarında yaptıkları her oylamada söyledikleri gibi, “kabul edenler, kabul etmeyenler, kabul edilmiştir” deyip, gerçekleştirecekleri yeni saldırılara, kullanacakları yeni baskı aygıtlarına resmi bir meşruiyet kazandırmaktır. Fakat bu sandıktan istedikleri sonucun çıkmaması halinde saldırılarını durduracaklarını ya da azaltacakları anlamına gelmez. Çünkü parlamenter, demokratik, teokratik, sosyal, üniter ya da her ne ise; devlet devlettir. Ve devletlerin varlığı ezilenler için saldırı, baskı ve sömürü anlamı taşımaktadır. Bu bağlamda referandumdan çıkacak sonucun evet ya da hayır olması egemenler için resmi anlamda bir şeyleri değiştirme olasılığı taşısa da, ezilenler için fiilen hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Egemenlerin “yönetim araçlarının restorasyonu” amacı taşıyan bu hamlesi, bizlerin hayatına yine krizden, kayıptan, yoksulluktan, ölümden başka bir şey getirmeyecektir. Ezilenlere resmi sonuçları belirlemek noktasında kağıt üzerinde bir inisiyatif payı bırakılmış gibi görünse de, gerçekte hayatımızı şekillendirmek için bizlere bıraktıkları herhangi bir inisiyatif yoktur. Ve biz bu inisiyatifi tırnaklarımızla söküp koparmadan almadıkça, onlar sandıklarıyla, yasalarıyla ya da yenilikleriyle asla vermeyecektir. Resmi sonuçlar bizim hayatımızı iyileştiremez. Ezilenlerin hayatını iyileştirecek tek şey ezilenlerin kendisidir.

Bizlerin bu oylamada durması gereken yer oylanan şeyin karşısı ya da yanı değil, oylamanın kendisinin karşısıdır. Devlet her hamlesini daha iyi tahakküm kurmak, daha fazla kontrol etmek için kurguluyorsa, yönetilenler bu tahakkümü kırmak için yeni yöntemler geliştirmek zorundadır.
Bizler, devletin bize sunduğu seçenekleri reddediyoruz. Seçimleri bir oyun, referandumu bir illüzyon olarak görüyor, gözlerimizi bu illüzyona değil ezilenlerin özgücüne dikiyoruz. Bugün toplumun bütün umutları bu illüzyona kilitlenmeye çalışılırken, gözlerimizi bu illüzyondan ayırmazsak; karşılaşılacak tek şey hayal kırıklığıdır. Ezilenlerin umudu örgütlülükte, dayanışmada, egemenlerin saldırılarına karşı bir aradalıktadır. Zorunluluğumuz, seçim sandıklarında saf tutmak değil, yaşamı var edenler olarak yaşamın tam ortasında yer edinmek, devletin saldırılarına karşı devletin lütfettiği alanlarda değil kendi mücadele ve yaşam alanlarımızda var olmaktır. Egemenler gün be gün artan saldırılarına aralıksız devam ederken, ezilenler şantiyelerde, fabrikalarda, tarlalarda, atölyelerde, dağlarda, sokaklarda, meydanlarda göz göre göre katledilirken, şehirlerimize tanklarla tüfeklerle saldırılırken, bizi katledenlerin seçim davetine icabet etmek, bir şaşırmışlıktan ötesi değildir. Oy kullanmak her anlamda ve her koşulda bir temsiliyettir. Ve temsiliyetin bizim lügatlarımızda karşılığı teslimiyete tekabül eder. Daha dün Sur'a, Cizre'ye, Nusaybin'e, Farqin'e, Gewer'e tanklarla toplarla saldıranlara, karşısına dikilenlerin söylediklerinden başkasını söyleyemeyiz. Cizre bodrumlarından dünyaya seslenenlerin yaptığı gibi, beyaz bayraklarla yukarı çıkamaz, teslim olamayız. Ne olursa olsun, nasıl bir sonuç çıkarsa çıksın bizler bir savunma yaratmadıkça onlar saldırmaktan vazgeçmeyecekler. Ve onların oyunları içinde asla bir savunma yaratamayacağız. Umudumuz seçimlerde değil, kendi seçeneklerimizdedir. Referandumda hayır demiyor, referanduma hayır diyoruz.

“Yukarıda ne olduğu bizi ilgilendirmiyor, bizim derdimiz aşağıdan yükselecek olandır!”

TAÇANKA ANARŞİST KOMÜNİST KOLEKTİF
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr
A-Infos Information Center