A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Greek_ 中文 Chinese_ Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Greek_ 中文 Chinese_ Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2015 | of 2016 | of 2017

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) DAF, Meydan #40 - Küresel Isinma Küresel Felakettir- Özgür Erdogan

Date Tue, 31 Oct 2017 09:42:57 +0200


Çalisiyoruz kan ter içinde... Kaslarimiz parçalanincaya kadar, göz damarlarimiz patlayincaya, beynimiz iflas edinceye kadar... Saatlerce çalisiyor; didiniyoruz! Gerekçelerimiz farkli farkli; kimimiz çocugumuzun gelecegi için, kimimiz ev almak, kimimiz araba almak, kimimiz konforlu bir yasama sahip olmak için çalisiyoruz... Ama en çok hayatta kalmak için çalisiyoruz. ---- Bir canlinin en temel gereksinimine dair çesitli tartismalar sürüp gidiyor. Temel fiziki ihtiyaçlar tartismasiz en önemli olanlari. Fakat hiç süphesiz hayatta kalma gereksinimi tamamlanmadan diger fiziki ihtiyaçlara geçilemiyor bile. Süphesiz ki, yasama kosulu diger kosullarin yasanabilmesi için ilk gerçeklestirilecek olan sey. ---- Bu yazida birbirinden farkli alt baslkiklar görüyoruz. Kiminin "yoktur öyle bir sey" dedigi. Kiminin "sirketler ikna edilirse, muslugu kisarsak, lambalari kapatirsak..." durduruz" dedigi. Kiminin ugruna "Kyoto Protokolleri" ,"Paris Iklim Zirveleri" * yapip, dünyanin altindaki atesi sürekli besledigi bir mesele küresel isinma.

Yillardan beri "geliyor, son ... yil kaldi" nidalariyla anilan küresel isinma, özellikle son birkaç yil içerisinde sonuçlarini açik açik göstermeye basladi. Bu yazi yazilirken bütün bir Amerika kitasini yerle bir eden Irma kasirgasi yine ayni bölgeyi vuran Harvey kasirgasi. Bütünüyle sular altinda kalan sehirler , köyler, iklim mültecileri... Geçtigimiz haftalarda Istanbul'u vuran sel ve dolu, barajlarin doluluk oranlari...

Görünen o ki, bu sorunun kendisi insanligin karsilastigi daha önceki sorunlardan hiçbirine benzemiyor. Yani yaklasan sey tercihlerimize bagli bir sey olmanin ötesinde, bizi zorunluluga iten bir sey. Peki nedir bu zorunluluk?

Katiksiz bir mücadeleye girismek! Zaman daraliyor. Tüm dünyayi bir çöplüge çeviren sirketleri ve devletlerden aman dilemeyi birakmali, sorunun üreticisi olanlardan yani dev fabrika bacalarina, çesit çesit santrallere, gögü yirtan gökdelenlere sahip olanlardan hesap sormali, dünyayi ögüten bu makinenin dislilerini parçalamaliyiz.

Sudan bahaneler ve çözüm önerilerinin ise yaramadigini gördük. Geri dönüsüm, temiz enerji, tasarruf politikalari, "çevreyle dost bir yasam anlayisi", protokoller ve zirveler gibi çabalar ise yaramamanin ötesinde, gelecek olana karsi bizleri körlestiriyor! Oyaliyor!

Hani yazinin basinda diyorduk ya; "Çalisiyor, çabaliyoruz" diye. Ne için? Kendisi hakkinda güzel gelecek hayalleri kurdugumuz çocugumuzun 30'una geldiginde bir iklim mültecisi olarak sinir kapilarinda sürünmesi için mi? Mutlu bir emeklilik hayali kurarken koleradan kivranarak ölmek için mi? Gizli gizli yagmur suyu biriktirmek; ucu bucagi olmayan bir çölün ortasinda yalnizliktan kuruyan bir agacin gölgesinde bu kasvetli manzarayi pismanlik ve hüzün içerisinde izlemek için mi?

Elbette degil. Çözüm önerimiz açik ve net. Baska bir yol, baska hiçbir yöntem yok. Devrim yapmaktan, devrim olmaktan baska sansimiz yok!

Tüm varliklari kendimizle beraber özgürlestirmeli, hayatin akisini bozan bu sömürü sistemini açik ve net; amasiz ve tereddütsüz yikmaliyiz.



Altinci Yok Olus

Son dönemlerde çesitli bilim insanlari tarafindan ortaya atilan bu fikir küresel isinma ve benzeri vakalarin en korkunç sonucu olarak görülüyor. Bu fikre göre dünya daha önceden bes kitlesel yok olus ile karsi karsiya kalmis, dünya üzerindeki türlerin büyük çogunlugu yeryüzünden silinmistir.

Stanford Üniversitesi'nde biyoloji profesörü Paul Ehrlich ve Universidad Autonoma de Mexico'da ögretim üyesi olan Gerardo Ceballos gibi birçok bilim insani yaptiklari çalismalarin sonunda, yogun sanayilesme faaliyetleri ve küresel isinmayla baglantili olarak altinci yok olus evresinin basinda oldugumuzu söylüyor.

Arastirmaya göre;

"...Eger hayat var olmaya devam ederse, iyilesmesi birçok milyon yil sürebilir ve türümüz bunun baslangicinda tamamen yok olabilir..."

"...hayvanlar öncesine nazaran 100 kere daha hizli yok olmakta ve insanoglu, soyu tükenecek olan canlilar listesinin basinda geliyor..."

"...hem suda hem karada yasayabilen canlilarin yaklasik yüzde 41'i ve bütün memeli hayvanlarin yüzde 26'si soy tükenme riskiyle karsi karsiya..."

"...tür yok olmasinin en muhafazakar tahminine dayanarak bile, geçtigimiz asirda soyu tükenen omurgalilarin ortalama oraninin, eger insan faaliyetleri olmasaydi, 114 kat daha az olacagi..."

Su Savaslari

Küresel isinmanin en belirgin sonuçlarindan biri de kuraklik ve buna bagli olarak "Su Savaslari". Yakin bir gelecekte (kimilerine göre 2025) patlak vermesi beklenen su savaslarinda, petrol savaslarinin en büyük kurbani olan Asya Kitasi'nin basinin yine çok agriyacagi düsünülüyor. Çünkü dünya nüfusunun neredeyse yüzde 60´ini agirlayan Asya Kitasi içilebilir suyun yalnizca yüzde 36´lik kismina sahip.

Olasi su savaslarinin taraflari git gide netlesiyor. Birkaç örnek vermek gerekirse;

Firat ve Dicle için Türkiye, Suriye ve Irak... Aral gölü etrafinda Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan ve Kirgizistan... Mahakali Irmagi ise Nepal ile Hindistan... Seria Nehri için ise Ürdün, Israil, Lübnan ve Filistin arasinda çatismalarin yasanabilecegi söylenirken bahsi geçen cografyalardaki tabloya bakarsak bu çatismalarin yavas yavas yasanmaya basladigini da söyleyebiliriz.

Aktörleri devletler olan çatismalarin haricinde, aktörleri "sirketler" ve "devletler" ile "tüm öteki varliklar" arasinda da su savaslari yasanmaya baslamis durumda. 2015 yilinda Brezilya'da yüzlerce ilçede suyun karneye baglandigini hatirlayalim. Yasadigimiz cografyada ve basta Ortadogu ile Güney Amerika olmak üzere devletlerin nehirleri ve diger su varliklarini özellestirip kimi sirketlere peskes çektigini hatirlayalim. Geçtigimiz yillarda Bolivya'da koca bir havzanin bütün suyunu satin alan bir sirket, birçok köylüyü çatilarinda yagmur suyu biriktirdigi için tutuklatmisti. Benzer haberleri yasadigimiz cografyada, özellikle Karadeniz bölgesinde duymamiza ramak kaldi. Çünkü derelerin üzerine HES'leri konduran sirketler, devletle anlasirken sadece o dere üzerindeki su üzerinden degil; bölgedeki tüm su hakki üzerinden anlasma yapiyor. Bu anlasmalar sunu gösteriyor: Enerji ihtiyaci safsatasiyla cografyanin her yanindaki dereleri HES'lerle boganlarin asil amaci enerji degil. Su savaslarinda konum almaya çalisan sirketlere rant yaratmak!

Küçük Kiyametler

Her ne kadar küresel isinmanin etkilerini uzunca bir süreden beri hissediyor olsak da özellikle son birkaç yildir dünyada yasananlar felaketin adim adim yaklastigini ortaya koyuyor. Geçtigimiz hafta Amerika Kitasini vuran Harvey Kasirgasi sirasinda en az 25 kisi yasamini yitirirken, 40.000 ev tahrip olmustu. 1 milyon araba kullanilamaz hale gelmis ve kasirganin etkisi ile petrol rafineleri ve kimya tesisleri atmosfere 2268 ton kirlilik salmis! Bunun üzerine de petrol fiyatlarinda büyük bir artis olmus, normalde kasasi 9 dolardan satilan içme suyu kara borsaya düserek 99 dolara firlamistir. Sonrasinda yine ayni bölgeyi vuran ve saatteki hizi neredeyse 300 km'yi geçen Irma Kasirgasi Küba, Barbuda, St. Martin, Porto Riko, Virgin Adalari ve Anguilla'yi vurduktan sonra ABD'yi de vurdu. Bu yazi yazilirken halen devam eden kasirganin yarattigi yikimin boyutlari netlesmemis olsa da sadece Florida'da 7 milyona yakin insanin tahliye edildigi, ölü ve yaralilarin oldugu ayrica maddi zararin çok çok yüksek oldugu söyleniyor. Porto Rico'da kasirgaya bagli olarak 4 aylik elektrik kesintisinin yasanabilecegi söyleniyor. Öte yandan, Irma kasirgasi sonrasinda birden yagmacilarin ortaya çikmasi ise bu kara tabloyu tamamlar biçimde. Sadece Florida'da 32 kisinin yagmaciliktan yakalandigi biliniyor.

Bütün bunlarla beraber, dünyanin farkli cografyalarinda söz konusu etkileri aci biçimde görmek mümkün. Nijerya'da son dönemlerde yasanan sel ve su baskinlari yüzünden 100 bin kisi tahliye edilmis, kolera bütün cografyayi sarmis durumda. Sadece Nijerya ve Sudan'da 3.6 milyon kisi halen temiz suya ulasabilir durumda degil. Geçtigimiz hafta itibariyle, Sierra Leone'de yarim milyon insan benzer sebeplerden dolayi kolera tehdidi altinda. Yine son dönemlerde Asya kitasinda yasanan sel felaketleri yüzünden toplamda 1200 kisi yasamini yitirdi. Çin'in en yesil alanlarindan biri olarak bilinen Kansu eyaleti küresel isinmanin etkileri ile tamamen çöle dönüsmüs durumda. 1991 yilinda Peru'dan baslayarak Ekvator, Kolombiya, Sili, Guatemala, Meksika, Panama ve Brezilya'ya kadar yayilan büyük kolera salgini 5000 kisinin yasamini yitirmesine neden oldu. Bütün bunlarla beraber Etiyopya, Ruanda, Kenya, Uganda, Zimbabwe ve Kolombiya'da çesitli salgin hastaliklar git gide artmis; küresel isinmanin tetikledigi bu salginlarda birçok insan yasamini yitirmistir ve halen yitirmektedir.

Yasadigimiz Cografyayi Bekleyenler

Geçtigimiz haftalarda Istanbul'da yasadigimiz sel felaketi, iklim kaymalari ve özellikle büyük sehirleri vuran susuzluk ve kuraklik herkesin aklina su soruyu düsürdü; neler oluyor?

Küresel isinmanin etkilerini en fazla hissedecek cografyalardan birinde yasiyoruz. Aslinda son günlerde yasananlar, önümüzdeki 30 senede yasayacaklarimizin habercisi gibi. Önce mevsimlerden baslayalim. Çok yakin bir zamanda baharin iklim döngüsünden silinecegi; kurak yazlarin ve siddetli kislarin oldugu yeni bir iklim döngüsünün yasanacagi söyleniyor. Düzensiz, ani ve siddetli yagislar; seller, hortum, kasirga, heyelan ve erozyona neden olacak. Sicakliklarin artmasiyla yanginlar çogalacak. Bu da tarimsal hastaliklar ve tarim zararlilarinin artmasina neden olacak. Çok daha sik ve uzun süreli kurakliklar yasanacak. Konya'nin Karapinar civarindaki hizli çöllesme, nasil bir gelecekle karsi karsiya kalacagimizi özetler nitelikte.

2030 yilina gelindiginde, ortalama sicakliklarda 2 -3 derece artis görülecegi, bu artisin deniz seviyelerini 2030'da 30, 2050'de 50 cm arttiracagi öngörülüyor. Bu da demek oluyor ki, sahil seridindeki birçok tarim ve yerlesim alani sular altinda kalacak ve su seviyesi azalan nehirler tuzlu suyla dolacak. (Istanbul'da, doldurulan deniz alanlarinin 2,5 km kareyi astigi düsünülürse, bu kentin gelecegi de pek parlak görünmemektedir.) Öte yandan özellikle Kürdistan'da yagis azalirken, Karadeniz'de yagis artacak. Bu da kurak bölgelerden kuzeye dogru bir göçün önünü açacak. Karadeniz'de insa edilen Hidroelektrik Santraller ve onlarin elinde rehin bulunan su varliklari ise fahis fiyatlara satilacak. Cografyadaki tüm canlilar "su fakiri"ne dönüsecek.

90'li yillarda kisi basina düsen su miktari 3000 metreküpten fazla iken bugün bu rakam 1500 metreküpe kadar indi. Standartlara göre "su fakiri" sayilabilmek için bu miktarin 1000 metreküpe kadar düsmesi gerekiyor. Isin kötü yani, önümüzdeki 30 sene içerisinde bu "mertebe"ye erismek için çok çaba sarf etmemiz gerekmeyecek...

Bu liste böyle uzar gider ama biz duralim, yeni bir listeye göz atalim...

Kentsel dönüsüm, enerji santralleri, madenler, tas ocaklari, denizlere yapilan dolgular, tüneller, duble yollar, harç makineleri ve kepçeler, hafriyat kamyonlari, asbestli hava kosullari... Hepsi ama hepsi "hiç esmiyor"un mimarlari. Isin kötüsü, böyle giderse, gerçekten hiç esmeyecek!

Iklim Mültecileri

Küresel isinmanin yol açtigi sel, yangin, kuraklik gibi etkiler nedeniyle birçok kisi yasadiklari yeri terk etmek zorunda kaliyor. Yalnizca 2012 yili içerisinde 31 milyon insan yukarida saydigimiz gerekçeler yüzünden göç etmek zorunda kalmis ve birer "Iklim Mültecisi"ne dönüsmüslerdir. Üstelik bu sayinin 2050'ye kadar en az 50 milyonu bulacagi ve hatta zaman içinde 200 milyona çikacagi söyleniyor.

Basta, Alaska yerlileri ve Okyanusya'nin deniz seviyesinin altinda kalan bölgelerinde yasayanlar ile Polinezya'nin bir kismi, Maldivler, Güney Pasifik Adalari ve Vanuatu'da deniz seviyesinin altinda kalan birçok yerlesim küresel isinmanin vahim sonuçlarini ilk yasayanlar arasinda bulunuyor. Yasam alanlari sular altinda kalan insanlar baska ülkelerin kapisini arsinliyor. Savaslardan kaçan insanlara felaketlerden kaçanlar etkileniyor. ABD ve Ingiltere savas magdurlarina karsi duvar örmeye hazirlanirken, Hindistan devleti de küresel isinma'dan kaçan insanlara duvar örüyor.

Küresel Isinma Nedir?

Küresel isinma kabaca dogal ya da insani nedenlerle atmosfere yayilan gazin atmosfer üzerinde bir sera etkisi yaratmasi ve bu sera etkisinin de dünya üzerindeki sicakligi beklenmeyen bir ivmeyle arttirmasi anlamina gelir.

Aslina bakilirsa küresel isinma hep vardir. Örnegin güneste yasanan kimi degisimler ya da volkanik bir patlama dünyanin sicakligini degistirebilecek kuvvettedir. Fakat bu etkiler bugün oldugu gibi dünyanin sicakliginda ani ve keskin degisimlere yol açmaz. Küresel isinmayi insanligin gündemi haline getiren sey, 1800'lerde ortaya çikan ve türümüzün bütün aliskanliklarini kökünden degistiren sanayi devriminden baska bir sey degildir.

Kapitalist üretim tekniklerinin benimsenmesi, ayni kapitalist güçlerin enerji ihtiyaci için kurulan termik, nükleer, hidroelektrik, jeotermal, rüzgar, günes santralleri, yavas yavas bütün dünyayi saran beton bloklar, ormansizlastirma, gibi birçok etmenle beslenen küresel isinma dar anlamiyla birçoklarinin söyledigi gibi insani bir sorundur. Fakat genis anlamiyla düsünüldügünde serbest piyasanin yani kapitalizmin sorunudur. Evet sorunun yaraticisi onlardir. Fakat, bu yaklasan felaketin sonuçlariyla biz yoksullarin yüzlesmeyecegi anlamina gelmez.

* bkz: http://patikaekoloji.org/zehirli-gaz-borsasi-kyoto-protokolu/)

Özgür Erdogan

ozgure@meydangazetesi.org

Bu yazi Meydan Gazetesinin 40. Sayisinda yayinlanmistir.

http://meydangazetesi.org/gundem/2017/09/kuresel-isinma-kuresel-felakettir-ozgur-erdogan/
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr
A-Infos Information Center