A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Greek_ 中文 Chinese_ Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Greek_ 中文 Chinese_ Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2015 | of 2016

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) Meydan Gazetesi: Musul : Savaş Yön Mü Değiştiriyor? - Emrah Tekin

Date Sat, 29 Oct 2016 16:21:03 +0300


2014’ün Haziran ayında IŞİD çetesince ele geçirilen Irak’ın Musul kentine yönelik, ABD öncülüğündeki koalisyonun koordinesi, Irak merkezi hükümet güçleri ve Başur Kürdistan Peşmergelerinin kara gücüyle, kenti IŞİD işgalinden kurtarma operasyonu geçtiğimiz günlerde başlatılmıştı. Uzun süredir gündemde olan operasyon, beraberinde bir dizi tartışma, devletler arası polemik ve gerginliği de gündeme taşıdı. Bu tartışmaların odağında ise operasyona dahil olma hevesindeki TC’nin Musul yakınlarındaki Başika Kampı üzerinden Irak Merkezi Hükümeti ile, ABD, hatta Rusya’nın -TC aleyhine- müdahil olduğu gerginlik yer alıyor. ---- Öte taraftan, İran-Rusya-Suriye eksenini Suriye’de IŞİD ve diğer cihatçı gruplarla yormak isteyen ABD’nin, Musul operasyonunu, IŞİD çetesine kentin batısından -Suriye’nin doğusu - bir kaçış koridoru bırakacak şekilde kurgulaması, Halep’te söz konusu ekseni zor durumda bırakmaya dönük bir hamle olarak görünüyor. Bu da Suriye-Irak düzleminde devletlerarası sürmekte olan gerilimlerin bir başka noktası…

Söz konusu Suriye olduğunda bahsi geçen devletlerarası gerginliğin ise Irak’ta Musul operasyonu özelinde örtülü bir ittifaka dönüşmesi, ancak Ortadoğu’ya özgü denklemler içinde açıklanabilir. Bu örtülü ittifakın en bariz örneğini ABD ve İran oluşturuyor. İran devletinin desteklediği Haşd-i Şaabi milisleri,TC’nin tüm itirazlarına rağmen Irak merkezi hükümeti onayıyla operasyonda yerini alacak.

TC ise sahne önünde Başika Kampı’nı terk etmeyeceğine dair tüm restleşmelerine karşın, apar topar Bağdat’a gönderdiği heyet aracılığıyla, Başika Kampı’nı kendi önerisiyle koalisyona verme hamlesine rağmen, hava operasyonlarına katılma ve Musul’daki “vekil gücü” olan, Başika Kampı’nda eğittiği Sünni Haşd-i Vatani milislerinin operasyonda yer alabileceğine dair onay alabildi.

IŞİD: “Öfkeli Gençlerden” Bugüne

Musul’un 2014 Haziran’ında IŞİD tarafından işgali, TC devleti ve etkisindeki medya, STK, vb. tarafından başlarda ölçülü bir tepkisizlikle karşılanmıştı. Öyle ki, bu tepkisizliğiyle, TC devletinin kentteki konsolosluğunun basılıp, konsolos dahil 49 kişinin IŞİD çetesince kaçırılması olayının dahi TC’yi harekete geçirebildiği söylenemez. Dönemin TC Başbakanı olan Ahmet Davutoğlu’nun IŞİD için sarf ettiği “Radikal, terörize bir grup gibi görülseler de, Şii zulmüne öfkeli, tepkili Sünni gençler” açıklaması IŞİD terörünün, devlet nezdinde “anlaşılabilir” olarak algılandığını ortaya koyan bir örnekti. Bunun dışında, devlet iktidarına yakın düşünce kuruluşu SETA(Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırma Vakfı) Haziran 2014’ye yayınladığı Irak’ta Sünni İsyan başlıklı raporda, Davutoğlu’nun yaklaşımına benzer biçimde, Musul’un IŞİD tarafından işgalini bir başarı öyküsü olarak adeta kutluyordu: “...Irak’ta 11 Haziran’da Şii ağırlıklı El-Maliki Hükümeti’ne karşı güçlü bir ivme kazanan Sünni isyan, ülkenin kuzeydeki en büyük şehri Musul’u ele geçirmeyi ve Sünni Arap çoğunluğun olduğu Ninova, Anbar, Diyala ve Selahaddin eyaletlerinin önemli bir kısmından da Merkezi Irak Ordusu’nu çıkarmayı başardı…” (http://file.setav.org/…/20140625182947_irak%E2%80%99ta-sunn…;)

Devletin en tepesindekilerden son dönemde yükseltilen, Musul’a operasyon üzerinden mezhepsel “ayar verme” açıklamalarına teorik arka plan oluşturan söylemler ve çalışmalardı bunlar.

Esasen, kentte bulunan konsolosluğunun basılarak 49 kişinin IŞİD çetesince kaçırılması ise bahsi geçen tepkisizlik için TC açısından bir başka fırsat sunmuştu. Musul işgalinin ardından ABD öncülüğünde oluşturulan IŞİD karşıtı koalisyona TC’nin katılmama gerekçesini 49 vatandaşının örgütün elinde bulunması oluşturdu. IŞİD tehdidi bahanesiyle yaratılmak istenen bu fırsat, güvenli bölge adı altında, IŞİD ile mücadele değil, Rojava kantonlarını hedef alma olarak kendini gösterdi ileriki süreçte. Aynı dönemlerde IŞİD çetesinin kuşatması sırasında Kobané’nin düşmesine yönelik temenniler ve coğrafyamızda gerçekleştirdiği katliamların faillerinin ortaya çıkarılmaması pratiklerinden, devlet nezdinde bu “ölçülü tepkisizliğin” ardında örtülü bir sempatinin varlığından da söz edilebilir.

Musul Nasıl Düştü? Irak’ın Mezhepsel Fay Hatları

Musul, işgalin duyulduğu ilk günlerden itibaren medyada her ne kadar, IŞİD tarafından bir gün gibi kısa bir sürede ele geçirilmiş gibi gösterilse de tarihsel arka planda, Irak coğrafyasındaki mezhepsel gerilimler ve bu gerilimlerin devletler tarafından kendi dengeleri doğrultusunda kullanılmasından bahsedilebilir.

Irak’ta 2003’teki ABD müdahalesi sonrası oluşturulan Şii ağırlıklı yönetim, TC devletinin de bu noktada hislerine tercüman olan Davutoğlu’nun dillendirdiği ve devletlerce üretilmiş bir şiddet odağı olarak IŞİD’e evrilen “öfkeli gençlerin” zemin bulmasını sağladı. Bu anlamda 2014 Haziran’ında yaklaşık 40.000 -neredeyse tamamı Şii- Irak askerinin kenti, sayıları maksimum 2000 civarındaki IŞİD çetesi üyesine terk etmesi, coğrafyanın mezhepsel gerilimleri üzerinden bir sonuç olarak okunabilir. Elbette bu işgalde, Şii yönetiminden mustarip eski Baas rejimi mensuplarının, Musul’un Sünni aşiretlerinin ve bazı cihatçı oluşumların IŞİD’e verdiği destek de azımsanamayacak ölçüdeydi.

Tüm bu dengeler çerçevesinde, Irak’ın Sünni üçgeni olarak adlandırılan bölgesinde önce Irak El-Kaidesi, sonra Irak İslam Devleti daha sonra da Suriye’ye sıçrayarak Irak Şam İslam Devleti adını alan terör çetesi, adındaki devlet tanımına uygun bir şekilde, işgal ettiği şehirlerde varlık göstermeye başladı. Yine bu tanıma uygun olarak, kendince sağlık, eğitim, adalet gibi kamu hizmetleri vermeye başladı. Daha önce Suriye’de ele geçirilen Rakka şehrinden sonra, Irak’ın üçüncü büyük şehri Musul da, devletlerce üretilmiş şiddetin devletleşen çetesinin kontrolüne geçti.

Başika: Irak’ta TC Varlığının Dünü, Bugünü

TSK birliklerinin kontrolündeki tartışmalı Başika kampı üzerinden, Irak tarafından işgalci olarak tanımlanan TC’nin, aslında bölgedeki varlığı 1991 yılına dayanıyor. Üstelik bu askeri varlık Başika Kampı ile sınırlı değil. Bölgede TC askerinin konuşlandırılması, devletler arası bir dizi çıkar mutabakatına dayanıyor.1991’de önce,1.Körfez Savaşı sonrası bölgeyi dizayn eden ABD, sonrasında Bağdat yönetimi TC devletinin asker konuşlandırması için onay veren devletler oldu. Sonrasında ise bölgenin bir başka devletsi aktörü Barzani yönetimi sırasıyla 1992,1994 ve 1997 yıllarında bu anlaşmayı kalıcılaştırdılar. TC ile Barzani yönetimi arasında, TSK varlığına dair mutabakatın ise temelini ise bu iki gücün PKK’ye karşı yürüttüğü savaş oluşturuyordu.
Zaman içinde devletlerarası değişen dengeler ise, TSK birliklerinin bölgedeki varlığını tartışmalı hale getirdi. 2003’te Saddam-Baas rejiminin devrilip, Irak devletinin yönetimini Şiilerin ele alması, Sünni hassasiyetleri malum TC ile ilişkileri eski sıcaklığından uzaklaştırdı. Bu çerçevede Bağdat yönetimi üslerin kapatılması kararı aldı. Aslında bu karardan da 4 yıl önce 2008’de Başur Kürdistanı Parlamentosu bölge halkının TC askerini istememesi nedeniyle bu yönde bir karar almış, ancak Barzani yönetimi TC ile kurduğu dengeleri gözetmek adına bu kararı fiilen uygulamamıştı.

Irak merkezi yönetiminin bugünlerde daha üst perdeden -yanına ABD desteği de alarak- yükselttiği Başika itirazı ilk kez 2015 Aralık ayında gündeme gelmişti. Ancak Irak’a yönelik toprak bütünlüğü önceliği değişen ve bölgede, himayesinde Sünni bir federal yapı kurulması yanlısı TC, kendisini zorla misafir ettirmede ısrarcı. Bu ısrarcılık ise “Yeni Osmanlıcılık” doktrini çerçevesinde bölgedeki tarihsel bağlarla açıklanmaya çalışılıyor.

Eski Irak’ın Kuveyt’i Yeni Türkiye’nin Musul’u mu?

1990 yılında Kuveyt’in Irak ordusunca işgali, Irak ve Saddam Hüseyin rejimi için sonun başlangıcı olmuştu. 1990’da başlayan süreç, 2003’te “eski Irak’ın” sona erip devletlerin ve enerji şirketlerinin tasarrufunda “yeni Irak’ın” inşa edilmesine evrilmişti. 1990-2003 arası tekerrür eden tarih, yayılmacılık eğilimi gösteren her orta ölçekli devletin yaşadığı bir sondu aslında.

Devletin fiziksel sınırlarından başka gönüllerinin sınırlarının farklı olduğunu sıklıkla gündeme getiren TC yetkilileri de Lozan’a göndermede bulunarak, bu eğilimde olduklarını gizlemiyorlar. Musul ve şu günlerde IŞİD’in hedefindeki Kerkük’ün bu sınırlar dahilinde olduğunu iddia eden TC, fiilen Irak’ın 1990’da Kuveyt’i işgalinde olduğu gibi müdahil olamasa da, zaten kırılgan olan mezhepsel dengeleri provoke ederek sahada ve masada olacağını iddia ediyor. Türkmen nüfusun yoğun yaşadığı Kerkük’e yönelik IŞİD saldırısı da bu iddia için, zamanlama açısından da oldukça uygun bir zemin sunuyor bu iddia sahiplerine.

IŞİD’den kurtarılması aylar süreceği öngörülen Musul operasyonunda sahada hareket etmenin olanakları, ancak güç dengeleri çerçevesinde mümkün görünüyor. TC devletinin en tepesindeki isim tarafından dillendirilen masa ise aslında operasyonda müdahil olan ya da olmaya çalışan devletlerin şimdiye dek dile getirmedikleri bir itiraf. Zira zengin bir enerji havzasında yer alan Musul’u kurtarma operasyonu, kent IŞİD’den kurtarıldıktan sonra kurulacak masada kimlere kavuşturulacağı tartışmasını da hak ediyor.

https://www.facebook.com/meydangazetesi/posts/787043091435581:0
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://lists.ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr
A-Infos Information Center