A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Greek_ 中文 Chinese_ Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Greek_ 中文 Chinese_ Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2015 | of 2016

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) anarsi inisiyatifi: Darbenin Ertesi

Date Sat, 5 Nov 2016 18:33:37 +0200


“Darbe nasıl başarıya ulaşmadı?” sorusuna ana akımda verilen algısal yanıtların hiçbir kıymeti kalmadı kamuoyunda. Ayan beyan devletin ceberut gerçekliğine maruz kalanların sayısının artmasıyla tüm ana akım teoriler çökmekte; geriye sadece kendinden önceki darbeleri aratmayan birtakım uygulama silsilesiyle baş başa bırakılanlar kaldı. Burada nasıl ve kim tarafından değil, darbenin artık kime yöneldiği ve hangi şekillerde tezahür ettiği önem taşımaktadır. Bizi ilgilendiren asıl noktalardan biri de yaratılan koşullar itibariyle devletin maharetinin nerede, hangi vaziyetlerde, dahası kendini ne tür göstergelere sokarak yaratabildiği konusudur. ---- 15 Temmuz gecesi nereden geldiğinin zerre kıymetinin olmadığı, teşkilatlı bir darbenin doğumunun habercisiydi. Kimden gelirse gelsin bir darbe zuhur ederken, ondan önceki dönem, özellikle bir yıllık süreç bas bas bağırıp zeminin hazırlandığı şiddet dolu günler olarak hatırda yer edinmekte artık. Faili olduğu tüm vakaların yarattığı ortamda kaçınılmaz olarak kendini daha bütünlükçü olarak dayatmanın zeminine kavuştu devlet.

Yasal olarak’ hiyerarşinin en tepesindeki adamın, böyle bir olayın yaşanmış
olmasından dolayı ele geçirdiği koza yaptığı şükür dolu konuşmasının fiili durumu her alanda yaşanmakta. Tüm kurumlarıyla devlet seferberlik ilan ederek; kendine teslim olmayan
muhalif ne kadar ses varsa, farklılıklara karşı tüm dışavurumunu pervasızca
gerçekleştirmeye çabalamakta. Günahının bedelini zıttı yöne, başka alanlara yansıtmakta.
Darbenin sadece başarısız bir girişimle sınırlı kaldığını savunanlar bugün, devletin ayan
beyan faşizmin vitesini büyütmesiyle sosyal hayatındaki yansımalarına tanıklık eder oldu.
Kapatılan gazete, televizyon, ajanslar tarih boyunca hep ezilenden başlayarak şimdilerde bir
zamanların ezenine doğru yol almaktadır. Kolluk gücüyle, sivil faşizmiyle, yaşamsal olan ne
varsa tüm ağların çökertilmeye çalışmasının yetmediği gibi; umut etmenin kendisi de tehdit
ederek yok etmeye çalışmakta.
Her ne kadar darbenin olmadığını söylese de meşruluğunu sadece sokağa bıraktığı
güruhtan bulduktan sonra devletin, kendine itaat güvencesi veren hemen hemen herkesi tam
yetkiyle donatmasıyla topyekûn bir işgal programı seferini memleketin batısına da kaydırıyor
gitgide. Lakin şu an, TC’nin sınırları dahilinde aleni olarak gerçekleştirilen suikast girişimleri,
operasyonlar, TV ve gazete kapatmaları, işten çıkarılmalar, belediyelere kayyum atamaları,
gözaltılar, tutuklamalar, işkenceler ve benzeri gibi müdahaleler özellikle darbe günlerinin
yaratmış olduğu merkezi gücün referansıyla kolluk güç cesaret almaktadır. Kendini var eden
koşulların üzerine dahi çizgi çeken iktidar, TC tarihine damgasını vurarak yolunu sürdürme
gayreti içerisinde.
İktidar makamının mutlak hakimiyetinden türeyen; özellikle KHK vasıtasıyla gücünü,
kendini beslemeyenlere karşı bitmek tükenmez nefreti, bu coğrafyaya kan kusturmakla
sınırlamıyor. Kabarık milliyetçilik duygularıyla, arazi genişletme söylemleriyle, mezhepçilik
anlayışıyla taraftarlarını tahrik ederek, yıpranmış bir militarist kuvvetiyle Ortadoğu
coğrafyasında da peyda olup elini suni, milliyetçi damardan halklara karşı güçlendirmeye
çalışmakta. Ortadoğu coğrafyasını allak bullak eden tüm güçlerin yanında yer almaya
çalışarak kendince hesabını döndürmekte. “Devrim”e gebe Kuzey Suriye’deki coğrafya
halklarına karşı faşist cihatçı örgütlere alan açmakta.15 Temmuz’da kendi darbesiyle daha da dillendirdiği ve problematik bir sunuyla
sürekli servis ettiği “devletin bekasının tehdit altında olduğu” söylemi anlaşılan o ki, TC Devleti’nin parçalanmasından ziyade hangi rejimle yönetileceğine işaret etmektedir. TC’nin kim tarafından nasıl yönetileceğine dair bir gündemdir. Kendi alternatifinin olmadığı imasıyla taşınan bu tartışma “coğrafyayı kusursuzca nasıl yönetebilirim, devleti daha hızlı nasıl organize edebilirim”in gölgesinde sürmektedir. Bu durumda daha fazla kontrol edeceği alanla birlikte rahat hareket etme kabiliyetine kavuşmak için can atarken; başkanlık arzusu geciktiği müddetçe, kaprisli bir şekilde iktidarı yaşatmanın bedelini ödemeye devam edeceğiz.

İktidarı paylaşım savaşından da öteye taşıyan erkin yetkeyi tek bir yerde taşıma çalışması
gerçekleşmediği sürece saldırganlığı daha da alevlenecektir. Bunun yanında, olası bir
referandum durumunda herhangi bir sürprizle karşılaşmamak için yine şiddetinin boyutunu
kontrollü bir biçimde yükseltip yaymaya devam edecek gibi durmaktadır. 15 Temmuz darbesi
bunun için en büyük fırsatı sağlamıştır.

Devlet, mesulü olduğu suçu üstünden atıp darbesini meşrulaştırmaya çalışırken,
günah keçisi bellediği muhalif kesime otoritesini kabul ettirmek için doğal olarak hesabı
keserken, arzuladığı güce bu şekilde kavuşacağını düşünmekte. Dikkatleri bu yöne
çevirirken baskılarla muhalif kesime itaat etmedikçe insanlar, gurur meselesine
dönüştürdüğü bu durumda her şeyi çoktan göze aldığını kestirmek pek zor değil.
Yaratılan korku ortamı, sindirme, yıldırma çabaları bir gelenektir ve devrimci,
demokrat örgüt ve gruplar, etnisiteler buna defalarca maruz kaldı. Bu durumda, şartları ve
yöntemleri ne kadar ağır olursa olsun kendi iktidarından öncekilerin bir tekrarından öteye
gidememektedir. Yeterince alışığız buna. Ve resmi tarih, gücünün kudretinden sual
edilemeyenlerin mezarıyla doludur, bunun yanında direnenlerden pek söz açmaz. Bugün
iktidarın en çok yüklendiği, kesmeye çalıştığı şey umudun kendisidir. Sonucu ne olursa itaat etmeyerek direnerek yaşamayı sürdürmeye devam edeceğiz.

İSTANBUL ANARŞİ İNİSİYATİFİ
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://lists.ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr
A-Infos Information Center