A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Greek_ 中文 Chinese_ Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Trk�_ The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Greek_ 中文 Chinese_ Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Trk�
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) Ankara: Eylemde Anarşi!

Date Fri, 7 Jan 2011 10:16:28 +0200


Beş Ocak iki bin on bir tarihinde ODTÜ'de neler olduğuna dair oturup
uzun uzun konuşmanın, medyada ileri geri yapılan lakırdıları tekrar
etmenin bir lüzumu yok. Bu coğrafyada yaşayan bizlerin yıllardır
kanıksadığı bir durumdu dün yaşananlar ve bugün de hala konuşulmaya
devam edenler. Bu sözleri sayfaya taşıyabilmek için dün polisin
tomasından çıkan suya, silahından atılan gaza karşın ortaya sadece
bedenlerini koyan ve karşılık olarak kaldırımlardan söktükleri taş
parçalarını kullanan ve grubun belki de sadece onda birini oluşturan
anarşistlerle konuştuk.

Sizce dünkü polisiye önlemler ve polisin öğrenciyle çatışması neyin ifadesiydi?
Son aylarda Dolmabahçe toplantısı sırasında dışarıda ve Ankara
Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesindeki amfi de yaşananlar
sonrası polisin ve iktidar tutkunlarının fırsatları çok iyi
değerlendirerek öğrencilerin tepesine binmesi, medyanın da iktidarın
eteğinin dibinde konumlanarak olan biteni yansıtma biçimi kampus
içlerinde ve öğrencilerin yaşam alanlarında var olan sorunların artık
daha tepkisel ve daha etkili biçimlerde gündeme taşınması ve baskı
mekanizmalarının aralıksız biçimde teşhir edilmesi gerektiğini açık
etmişti. Yürüyüşe katılan katılmayan, çatışmalarda yer alan ya da
gündelik anlamsız koşturmalara devam eden her öğrenci zaten dün bir
çatışmanın olacağını biliyordu. Hatta en uzak fakültedeki öğrenciler
dahi gün boyu gaz soluyacaklarının farkındaydı.
Dün yaşananları az çok herkesin tanık olduğu üzere siz de yaşadınız,
peki 2500 kişilik polis kordonunun ve onlarca panzerin arkasında biz
muhabirlerin görmediği ve medyaya yansımayan neler vardı?
İktidar sahipleri üretim mekanizmaları içinde eritebilecekleri genç
kaynaklar olarak gördükleri öğrenci milletini projelerine ikna
edebilmek, rıza üretmek ve kamuoyunda iktidara dair olumlu imajlar
yaratmak için sahte davetler düzenleyip bu samimiyetsiz buluşmalara
konuk edilebilecek, adına öğrenci temsilcisi denen, iki lafı bir araya
getiremeyen kekeme salakları alenen kullanıyor. Dünkü yürüyüş de bu
soytarılıktan, körler sağırlar birbirini ağırlar dangalaklığından fena
halde uyuz olan ve içinde farklı düşünceye sahip öğrencilerin
bulunduğu bir kalabalığın iki hafta kadar sürdürdükleri forumların ve
atölye çalışmalarının bir ürünü olarak ortaya çıktı. Çok basit biçimde
bu bir başkaldırı yürüyüşü olacaktı. Adı her ne kadar yürüyüş olarak
ifade edilse de ve hedefi AKP'nin genel merkezi olsa da bu yürüyüşün
polis tarafından engellenmeye çalışılacağı kampüsteki 'Kuş Gözlem
Topluluğu'nun bile malumuydu. Sizin göremediklerinize gelirsek; basın
metninin okunması, emniyet megafonundan dağılma yönünde üç kez uyarı
yapılması gibi formaliteler geçildikten sonra panzerden su sıkılması
suretiyle 90 dakika başladı... İsterseniz anlatımımıza böyle devam
edelim?
Futbol metaforları ile mi anlatacaksınız?
Sizin için bir sakıncası yoksa...
Peki devam edelim.
Biz zaten kamp sürecinde bu yürüyüşe forvet olarak hazırlandık.
Hocamız BAKUNİN'in direktifleri doğrultusunda hücum bloğunun ileri
ucunda mücadele boyunca rakibin embesil savunmasını kevgire çevirecek
pozisyonlar aradık. Rakip bizi hiç yanıltmadı ve ilk on dakikadan
sonra savunmada yaşadığı sıkıntıları aşmak için ileri doğru rastgele
eğik atışlarla top şişirmeye başladı...

Afedersiniz; koyu bir futbol muhabbetine girdik. Buradan doğru
feminist arkadaşlar tarafından bir eleştiriye maruz kalmayasınız?
Bugün dans da kadınsılık ya da feminenlikle etiketlenen bir direniş ve
ifade biçimidir. Biz dün orda sadece polisle çatışmadık, futbol oynar
gibi dans da ettik. Polisin topu şişirmesinden kastımız da 300
öğrencinin karşısına 2500 kişi çıkması, yaşadığı çaresizliğin sonucu
olarak da rastgele yüzlerce gaz bombası atması ve 4 tanker dolusu pis
suyu öğrencilerin üzerine boşaltmaya çalışmasıydı. Rakibin faullü
oynamasından dolayı da birkaç arkadaşımız küçük sakatlıklar yaşadı.
Bunun nedeni panzerlerin yakın mesafeden sıktığı tazyikli su ve
uluslar arası anlaşmalara göre havaya sıkılması gereken gaz
bombalarının doğrudan öğrenciyi hedef alarak ateşlenmesidir. 90 dakika
içerisinde zaman zaman sağ ve sol kanatlardan ataklar geliştirerek
polise çok zor anlar yaşattık. Bu dakikalarda hepimizin aşina olduğu
gaz tüpleriyle sonuç elde edemeyeceğini anlayan polis de sahalarda ilk
kez görülen basket topu iriliğindeki gaz küreleriyle saldırmayı
denedi. Bu acayip küreleri erkenden keserek ve geri fırlatarak polisi
sahasına mahkûm ettik. İkinci kırk beş dakikada polis deyim yerindeyse
çıldırmıştı. Bu noktada top oynamayı bıraktı ve küfretmeye başladı,
hakemse olan biteni görmezden geldi. Biz takım arkadaşlarımızdan
oyunun bir bölümünden sonra gerekli desteği görmememize rağmen bırakın
90 dakikayı 900 dakika bile orda mücadele edecek kondisyona ve
motivasyona sahipken, defans ve orta alanda mücadele eden, sol ayağı
zayıf solak oyuncularımız maça iyi hazırlanamadıklarından, polisin
ileri şişirdiği topları fazla ciddiye alarak oyundan koptular.
Ben de size uyayım o zaman: Sizce devre arasında Cumhurbaşkanlığından
yapılan açıklamanın nedeni neydi?
Biz futbolu dans etmeyi sevdiğimiz kadar sever, sizinki gibi müstesna
sorularla karşılaştığımızda da kelimelerle dans etmekten ayrı bir
memnuniyet duyarız. Nasıl ki futbol güzel bir oyun olmaktan çıkıp,
sermayenin müdahalesiyle kirli mi kirli bir rant kapısına dönüşmüşse
ve bunun dillerinden biri paranın ve iltimasın diliyse, oyuna şike
karıştırmaksa, kötü polisin karşıtı iyi polis olarak halkın karşına
çıkarılan Cumhurbaşkanı da bu dejenere futbol federasyonun atanmış
başkanıdır. Nasıl ki futbolda şikenin selameti için piyonlar ve
kârdan nemalananlar varsa, 'dans edemediğimiz devrim devrim değildir'
diyenlerin o güzel oyunlarını, danslarını seyirciye izletmemeye
kendilerini adamış, üç kuruşluk akıllarıyla birbirlerinin bokuyla
oynayıp duran, bunun adını da düzen koyan yaşam hırsızları en iyi
bildikleri şey olan düzen oyununun bir gereği olarak bu şikeyi son
dakika haberi diye dolaşıma sundular. Çankaya sofrasına davet edilen,
ne ara, kim tarafından temsil yetkisine haiz kılındığı bilinmeyen
asalaklar, dangalaklar, ayran budalaları (küfretmiycem küfretmiycem
küfretmiycem) eminiz ki o sofrada mide fesadı geçirene dek tıkınacak,
ne kadar iyi ağırlandıklarını dillerinden düşürmeyip, 'çok olumlu' bir
buluşma yaşandığını anlatan röportajlar vereceklerdir. Gelecekteki
arzu nesnelerine sürtüne sürtüne huşu içinde embesilce
sırıttıklarından şüphe etmediğimiz bu yaşam formları, dönüp dönüp o
sofraya kurulmanın yollarını hasretle gözleyeceklerdir.
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Sonuçta biz kara maskelerimizin ve oyunun hakkını verdiğimize inanıyoruz.
Teşekkürler, çok keyifli bir röportajdı
Asıl biz teşekkür ederiz.


Kaynak: http://www.ahaligazetesi.org/haber-birimleri/eylemde-anarsi/
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazyrlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr


A-Infos Information Center