A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Trk�_ The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Trk�
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) İstanbul- Ahali: Kürt mücadelesinin bugün esas sorunları, ana problemleri nelerdir?

Date Thu, 27 Aug 2009 11:40:12 +0300


Kürt mücadelesinin bugün esas sorunları, ana problemleri nelerdir?
[Şili’li anarşistlerin İstanbulAhali ile yaptıkları röpörtajdır 2009]
İran, Irak, Suriye ve Türkiye şeklindeki dört devletin hegemonyasının
baskısı altındaki Kürt halkının mücadelesi bugün daha da
netleşmektedir. Aslında, Küresel Kapitalizmin Yeni Düzeninde böyle
anti-emperyalist mücadeleler gittikçe daha önemli olmaktadır. Ezilen
diğer halklarla olan bu global benzerliklerinden çok uzakta, Kürt
mücadelesi Orta Doğu’da yüzyıllardır “büyüyen savaş”ı temsil
etmektedir.
Kürt mücadelesinin tarihi karakteri bugünkü isyan hareketinin
merkezinde yer almaktadır. Kürt halkı yok sayılmış, öldürülmüştür;
devletler kendi dillerini konuşmalarını ve kendi kültürlerine göre
yaşamalarını yasaklamıştır. Bu sebeple Türk devletinin vesayeti
altında olmadan kendi topraklarında yaşayabilme özgürlükleri, Kürt
dilini konuşabilme özgürlükleri, Kürt kültürüne göre yaşayabilme
özgürlükleri mücadelenin dayanaklarını oluşturmaktadır.
Kürt halkına karşı asimilasyon politikaları Türk devletinin ilk
yıllarından beri devam etmiştir ve bu politikalara karşı direniş ilk
olarak Ağrı[1]‘da, Dersim[2]‘de ve Şeyh Said isyanıyla ortaya
çıkmıştır. Kürtlerin bu isyankar karakteri devletin daha radikal
asimilasyon yöntemlerine başvurması anlamına gelmiştir. Bugünkü
mücadelenin kökleri Türk devletinin ilk zamanlarında, hatta Osmanlı
İmparatorluğu’nun son bir kaç on yılında aranmalıdır. Türk devletinin
hegemonya sürecine karşı olan direniş özellikle Dersim’de olan
soykırımlarla cevaplanmıştır ve yer değiştirmeye zorlamıştır.

2- Kürt mücadelesi büyük bir taban hareketidir. Bize kürt coğrafyası
sorunu hakkında biraz bahsedin..

Devlet, Kürt topraklarında direkt şiddetle kontrol kurmak mümkün
olmadığından beri, ağır bombardıman dışında Kürtlerin ekonomik
olanaklarına siyasi ve ekonomik olarak saldırılarda bulunmaktadır. Bir
mikro/yerel feodalizm biçimi olan ağalık sistemi de devlet tarafından
desteklenmiştir. Bu tip toprak sistemiyle, devlet Kürdistan
ekonomisinin halen ciddi bir yüzdesini oluşturan tarıma saldırıda
bulunmayı planlamıştır. Ağalar devlet tarafından ekonomik ve
teknolojik olarak desteklendi. Bu sayede ağalar hem toprak mülkiyeti
edinmede güçlü kılındılar bununla paralel olarak Kürt köylüleri
tarımsal üretimde teknoloji kullanımı ve edinimi konusunda ağaya
bağımlı kılındılar. Ancak teknolojiyi ağadan edinen köylüler
üretimlerinin yarısını ağaya vermekle yükümlüydüler. Ancak bu
“yarıcılık” sistemi köylülerin ağalara topraklarını satıp ağaların
otoritesi altında normal birer tarım işçisine dönüşüne kadar
sürebildi. Bazı köylüler ise topraklarını sattıktan sonra göç ettiler.
Ekonomik rolleri dışında ağalar bölgede siyasi rol de oynamaktaydılar.
hükümetler ağaları oy toplama ve kürtleri sisteme entegre etme aracı
olarak da kullandılar. Bu politik durum sistemin dinci öğeleri
tarafından da desteklendi. Türk devleti zaman zaman ağalara mecliste
vekillikler bile verdi.
Bu şartlar altında – asimilasyon, soykırım, dışlama, topraksızlaşmaya
zorlama, temsil hakkının salt ağalara verilişi- kürt insanları kendi
dillerini konuşma hakkı için, kendi topraklarında yaşama hakkı için
“Edi Bese” diyerek haykırdılar.
Bu gün mücadele sadece feodal beyler tarafından dayatılan bu şartlara
değil; global kapitalizmin dayatmalarına, neo-ırkçılığın,
cinsiyetçiliğin yeni yüzlerine karşı da sürmektedir. İktidar ve
tahakkümün yeni biçimlerinin sorgulanması mücadeleyi daha uzun erimli
kılmıştır.

3) Anarşistler olarak Kürt mücadelesine bakışınız nedir?

Türk devleti mücadeleyi “Kürt sorunu” olarak adlandırmıştır ve bu
uluslararası politik yazında da öyle geçmektedir. Biz sorunun bu
olmadığı konusunda ısrarcıyız, gerçek sorun “Türk devletinin
asimilasyon sorunu”dur. Her tür güç ilişkisini sorgulayan anarşistler
olarak, Kürtlerin direnişini görmezden gelemeyiz. Kürt halkı TC’nin
doğuşundan beri devletin gerçek yüzüyle karşılaştırılmıştır. Onların
mücadelesi bu topraklardaki isyan geleneğiyle beslenmektedir.
Ahali olarak, anarşist bir gelenek oluşturmak için insanları nasıl
etkileyeceğimize önem veriyoruz. Bu uzun vadeli amaç doğrultusunda
hareket etmeye ve plan yapmaya çalışıyoruz. Bu sebeple, ulusal
karakteri konusunda bir duraksamaya kapılmaksızın Kürt mücadelesindeki
yoldaşlar ile dayanışma içerisinde bulunmak bizim için tutarlı
görünmektedir.

4-Bir çok çevre için DTP’nin zaferi olarak görünen son seçimlerin size
göre Kürt mücadelesine herhangi bir olumlu etkisi var mı?

Son yerel seçimlerin olumlu bir etkisi var gibi görünmekte. 2009 yerel
seçimlerinde Kürt bağımsızlık hareketini temsil eden DTP 1 büyükşehir
belediyesi 7 şehir ve 50 taşra belediyesini kazandı.
Son seçimlerin sonucunun anlamı önemli. seçimler DTP’nin kapatılarak
Kürt bağımsızlık mücadelesinin siyasal sesini durdurma tartışmaları
eşliğinde yapıldı. seçim sonuçlarıyla Kürt halkı bu tartışmalara cevap
verdi. Sadece DTP’nin kapatılma beklentisi değil, Öcalan’la ilgili
tartışmalar da bu sonucu etkiledi. Oylarını Türk devletinin sürekli
kapattığı ve yasakladığı bir gelenekten gelen bir partiye vererek
Kürtler “buradayız ve DTP Kürt halkını temsil etmektedir” dedi.
Bu şartların olduğu durumlarda, karşısında olsak da temsili demokrasi
sorununu sorgulamıyoruz. Daha çok, halk meclisleri, kadın ve gençlik
konseyleri ve buna benzer organizasyonlarla yerel düzeyde katılımcı
demokrasinin biçimleri olan bu tip özgür belediyecilik hareketlerinin
DTP’nin geleneksel siyaset dışında hareket ettiğini göstermesi
açısından önemli. Yerel seçimlerde kazanılan belediyelerin kürt
temsilcilerinin mecliste oturmasından daha önemli olduğunu anlıyoruz.
eğer diyarbakır belediye başkanı Osman Baydemir ile bir milletvekili
ve DTP eşbaşkanı olan Ahmet Türk’ün popülaritesini karşılaştırırsak
anlarız. Belirttiğimiz üzere bizler temsili demokrasiye ve burjuva
seçimlerine inanmıyoruz. Fakat bu DTPnin kapatılmayla yüzyüze olduğu
ve kürt mücadelesinin yeni bakış açılarıyla halkın doğrudan siyasete
katılımı yönünde ilerleyişi gibi mahsus koşullar altında Kürdistan’da
DTPyi desteklemenin Türk devletine karşı konumlanışı ifade ettiğini
gördük, ve bu da Kürt halkının iradesini ifade ediyordu.

5) Orada Kürt kadınlarının gelenekler tarafından oldukça baskı altında
olduğunu duyduk ve bu hikayeler çokça duyuluyor ve Kürt halkının
gerici olduğunu göstermek için devlet tarafından destekleniyor. Bunun
ne kadarı doğru? Kürtlerin özgürlük hareketinin kadınlar üzerindeki
rolü nedir?

İlk olarak, Kürt hareketini teorize eden Öcalan’ın kadın özgürlüğünü
merkeze aldığını göz önünde bulundurmalıyız. Çünkü kadınların
üzerlerinde otorite kurulan ilk sosyal sınıf olduğunu, bu sebeple de
toplumun özgürleşmesinin kadınların özgürleşmesiyle başlaması
gerektiğini savunuyordu. Bunun sonucu olarak, Kürt hareketi kadınların
sosyal ve politik arenada olduğu kadar silahlı mücadelede de bağımsız
örgütlenmesine önem verir. DTP’de bir eşbaşkanlık sistemi vardır,
yerel kadın konseyleri vardır ve hem gerillalarda hem de Kürt
şehirlerinde kadın örgütlenmeleri vardır; bunlar da teorinin
pratikteki uygulaması olarak görülebilir.
Ayrıca Kürt kadınlarının dünyadaki en politik kadınlar arasında
olduğunu belirtmeliyiz. Bunu her 8 Mart’ta, sokaklardaki Kürt
kadınlarının sayısının diğerlerinden 30 kat daha fazla olduğu zaman
görebilirsiniz.
Ağalık sistemi kadınları sadece bir eşya olarak görür. Para veya ahır
hayvanları karşılığında takas edilebilirler. Kadınlar kendi hayatları
hakkında seçim yapmaktan mahrum bırakılırlar ve sosyal, ekonomik ve
politik hayattan izole edilmişlerdir. Devletin de desteğiyle Ağalar
kadınların ekonomik hayattan uzak kalmasında önemli rol oynarlar.
Onlara göre, kadın çalışma hayatında gereksizdir ve çalışmaya uygun
değildir. Kadının evinde kalıp ev işi yapması ve çocuk büyütmesi
beklenir. Dini faktörlerle de birleşen bu izolasyon erkeklerin
kadınların üzerinde sahiplik iddia etmesine ve onları sadece bir
cinsel obje olarak görmesine sebep olur. Böylece kadınlar namus
sembolü haline gelirler ve bu sembolün dışına çıkacak bir hareket
yaptıklarında namus cinayeti adı altında öldürülürler. Devlet ilk
bakışta bu cinayetlere son derece karşı görünüyor olabilir. Ne var ki,
daha önce de belirttiğimiz üzere Ağalar devlet tarafından son derece
desteklenmektedir ve hatta devlet tarafından ortya çıkarılmışlardır.
Bu gerçeğe dayanarak, buna karşı sözde çabalarına rağmen namus
cinayetlerine esas olarak devletin sebep olduğu açıkça görülebilir.

6) Popüler Türk ve Kürt hareketlerinin arasında bağlantı kurmaktaki
ana problemler nelerdir?

Türk sol hareketi çoğunlukla işçi sınıfı hareketine odaklanmıştır.
Dolayısıyla Kürt mücadelesini devrimden sonra çözülebilecek ikincil
bir problem olarak gördüklerini söyleyebiliriz. Yeterli önemi
vermemekte ve Kürt halkıyla pek dayanışma göstermemektedirler.
Belki de Kürt meselesine bu ‘ilgi’ yetersizliğinin en önemli sebebi
bazı Türk ’sol’ gruplarının TC’nin otoriter kurucusu Mustafa Kemal’i
hala anti-emperyalist bir kahraman olarak görmesi ve bu sebeple de
onun milliyetçi fikirlerini kabul etmeleridir. Onu bir tür Che Guevara
olarak ve Kürt mücadelesini ABD’nin Türk topraklarını ikiye bölme ve
‘pastanın daha küçük parçalarını yeme’ hedefi için bir ‘araç’ olarak
görmekteler. Böylece ilk başta anti-emperyalist olan yaklaşım Kürtleri
sorun çıkaranlar ve ABD’nin pençeleri olmakla suçlayan milliyetçi bir
hal almaktadır.
Diğer taraftan, popüler Türk hareketi, devlet merkezli sosyalizmi
acımasızca eleştiren teorisi nedeniyle anarşizme daha yakın olan Kürt
hareketinden ayrılmıştır. Özellikle son on yıldır Kürt hareketi devlet
merkezli bir mücadele olmaktan uzaklaşmış ve daha çok bir toplumsal
devrim düşüncesi haline gelmiştir. Bu bazen “demokratik konfederalizm”
veya “demokratik komünalizm” gibi isimlendirilmektedir. Fakat bu
fikrin Murray Bookchin’in öğretilerinden ilham alarak toplumsal
ekoloji görüşleriyle zenginleştiğini söyleyebiliriz.

7. Uluslararası özgürlükçü ve dayanışma hareketinden ne bekliyorsunuz?

Günümüzde gücün küreselleşmesi, direnişi de küreselleştiriyor.
Dünyanın dört bir yanındaki direniş hakkında bilgi sahibi olmak bize
umut ve sistem karşısında onunla başa çıkma gücü veriyor. Bu
uluslararası dayanışma ağı ile direnişimizi güçlendirebileceğimize
inanıyoruz. Kapitalizm bireylerin yaşamlarını gitgide daha fazla
kontrol altına aldığında ve ulus devletler küresel kapitalizmin yeni
düzeninde daha fazla rol sahibi olduğunda; biz, -kapitalizm, ırkçılık,
cinsiyet ayrımı, devlet otoritesi, vs.- karşıtları olarak mevcut
durumda birbirimize daha çok ihtiyaç duyarız.
İnanıyoruz ki diğer insanların deneyimlerinden çok şey öğrenebiliriz.
İlk olarak; bizim gibi, daha az deneyimli gruplarla deneyimlerinizi
paylaşmanız çok önemli. Anarşizm topraklarımızda yayılırken bu ortak
deneyimler bizi karşılaştığımız sorunları çözeceğimize inandırabildi.
Son zamanlara dek anarşistler çoğunlukla kısa vadeli hedefler üzerine,
küçük gruplarca yürütülen, küçük kampanyalarla organize olurlardı.
Uluslararası dayanışma anarşizme uzun vadeli hedeflerle sosyal bir
vasıf kazandırmak için çok önemli. Uzun vadeli projelerimizi
yürüttüğümüz süreçte deneyimlerimizi paylaşmaya ihtiyacımız var.
1850′lerin ruhunu aldık ama 2004′ten beri sahnedeyiz. Latin Amerika’da
bir devrimci geleneği olan siz umuyoruz bizimle deneyimlerinizi
paylaşır ve bizimkileri dinlersiniz.


Kaynak: http://ahali.info/php/wp/?p=1048
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazyrlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr
A-Infos Information Center