A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Trk�_ The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Trk�
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) Devrimin Savunulması Sorunu Üstüne - Nestor Mahno

Date Tue, 09 Sep 2008 21:20:15 +0300



Delo Truda N°25, Haziran 1927, s. 13-14.
[Liberter Çeviri Kolektifi #10 liberterceviri-et-gmail-nokta-com]

Yurtdışındaki Rus Anarşistleri Grubu tarafından yayımlanan Anarşistler
Genel Birliği’nin Örgütsel Platformu (Taslak) üstüne pek çok ülkedeki
yoldaşlarımız arasında bir tartışma başladı. Bu bağlamda bazı
yoldaşlarımız benden özellikle devimin savunulması konusunda bir ya da
iki makale yazmamı rica ettiler.

Bu ciddi sorunla olabildiğince özenli bir şekilde ilgilenmeye
çalışacağım, fakat bundan önce yoldaşları devrimin savunulması
hakkındaki bölümün Platform’un temel konusu olmadığını söyleyerek
uyarmalıyım. Ve bu konu temel olmadığı için de bunu pek çok yoldaşımızın
istediği kadar geniş şekilde inceleyecek zamanı ve enerjiyi ayırma
gerekliliğini ve dürtüsünü hissetmiyorum.

Benim için kişisel olarak (ve her ciddi, dürüst yoldaş için de) önemli
olan Platform’un temel meselesidir. Eksik olan şeyler eklenmelidir ve
ortaya çıkan çalışma temelinde bir yeniden toparlanma gerçekleştirmeli,
kuvvetlerimizin daha büyük bir örgütlenmesini yaratmalıyız. Yoksa
hareketimiz, saflarımıza dadanan fırsatçılarla liberallerin ya da
sürekli gevezelik eden, fakat hareketimizin büyük amaçlarına ulaşma
temelinde mücadele etme yeteneğinden uzak olan düpedüz spekülasyoncular
ve her türden siyasal maceracıların etkileri altında sonsuza kadar ve
sonuncu kez yenilmeye mahkûm olacaktır. Ancak hareketimize içten
inananları ve devrimle mümkün olabilecek en geniş özgürlüğe ulaşmayı
isteyenleri yanımıza çekmeyi başarırsak bu amaçlara erişebiliriz. Bu
yeni toplumda, yeni adalette, yeni düzende her birey en sonunda kendi
yaratıcı dürtülerini kendisinin ve eşitlerinin yararına kullanabilecektir.

Devrimin savunulması konusunda Ukraynadaki devrim yıllarında Ukraynalı
emekçilerin devrimci hareketinin çalkantılı, fakat belirleyici
mücadelesinde elde ettiğim deneyime dayanacağım. Bu deneyimler beni
birincil olarak devrimin savunulmasının devrimin karşı-devrime karşı
saldırısıyla doğrudan bağlantılı olduğu konusunda ikna etti. İkinci
olarak devrimin savunma güçlerinin büyümesi ve gelişimi her zaman
karşı-devrimcilerin direnişiyle koşullandırılmıştır. Ve üçüncü olarak
saydıklarımdan ortaya çıkan; çoğu durumda devrimci eylemlerin büyük bir
cephe boyunca konvansiyonel karşı-devrimci ordularla çarpışan silahlı
devrimci kıtaların benimsediği siyasal içerik, yapı ve örgütsel
yöntemlere sıkıca bağlı olduğudur.

Karşı-devrime karşı kavgasında Rus Devrimi en başta Bolşeviklerin
liderliğinde Kızıl Muhafız kıtaları kurarak işe başladı. Kızıl
Muhafızların özellikle Alman, Avusturyalı ve Macar sefer kuvvetlerinden
oluşan örgütlü karşı-devrimin baskılarına karşı koymakta başarısız
olduğu kısa sürede anlaşıldı. Bunun nedeni çoğu zaman hiçbir bütüncül
operasyonel hatta bağlı olmadan hareket etmeleriydi. Bolşevikler bu
yüzden 1918 baharında Kızıl Ordu’nun örgütlenmesine giriştiler.

Bu sırada biz Ukrayna’nın emekçilerinden oluşan özgür tümenler’in
kurulması çağrısında bulunmuştuk. Siyasal veya sosyal hiçbir güvenlik
araştırması olmadan silahını kapıp savaşmaya gelen her gönüllüye açık
olduğu için özgür tümenler’in her tür iç provokasyona karşı hayatta
kalmakta zayıf oldukları 1918 baharında hemen ortaya çıktı. Bu yüzden bu
örgütlenme tarafından oluşturulan silahlı birimler haince
karşı-devrimcilere teslim edildi. Ve bu da onların Alman, Avusturyalı ve
Macar karşı-devrimine karşı mücadelede umulan tarihsel rollerini
oynamalarını engelledi.

Bununla birlikte devrimin savunulması için oluşturulmuş doğrudan
devrimci savaş birlikleri olarak tanımlanabilecek özgür tümenler’in
örgütlenmesindeki bu ilk engeli takiben kafalarımızı kaybetmedik. Özgür
tümenler’in örgütlenmesi, biçimi korunarak gözden geçirildi. Tümenler,
görevi düşman hatlarının çok gerisinde işlemek olan piyade ve
süvarilerden oluşan karışık tipte hafif partizan kıtalarıyla veya destek
kuvvetleriyle birleştirildi. Ve şunu tekrar etmeliyim ki bunlar
kendilerini Alman, Avusturyalı ve Macar sefer kuvvetlerine ve 1918 yazı
ve sonbaharında Hetman Skoropadsky’nin çetelerine karşı kanıtladılar.

Devrimin savunulmasını bu biçimde örgütlemeye sıkıca sarılarak devrimci
Ukrayna emekçileri Avusturya-Alman Junkerlerinin [aristokratlarının]
pençelerinden kendilerini kurtarabildiler ve devrimi savunmakla
kalmayarak Alman-Macar ordularını, Petlyura ve Viniçenko önderliğindeki
Ukrayna yönetiminin ve Kaledin ve Denikin gibi generallerin kuvvetlerini
yenerek ilerlediler. [Not: Bu dönemde Bolşeviklerin Ukrayna’da
kuvvetleri yoktu. Bolşevik kuvvetler Ukrayna’ya daha sonra geldiler ve
karşı-devrime karşı bize paralel bir cephe kurdular. Özerk olarak ve
onların devlet denetimli reçetelerine uymadan örgütlenen devrimci
emekçilerle birleşme görünümü altında aslında işçilerin parçalanması ve
dağıtılmasıyla uğraştılar. Bunun için tam da biz tüm cephe boyunca bir
taarruza girişecekken ve savaşın sonucu toplarımızın ve makineli
tüfeklerimizin gücüne dayanırken fişek ve top mermisi ikmalini sabote
etmek gibi yöntemler kullandılar.]

Fakat karşı-devrim ülke içersinde yayılırken diğer devletlerden yardım
aldı. Bu devletlerden gelen yardım sadece silah ve cephane değil, aynı
zamanda askeri birlikler biçimdeydi. Buna rağmen bizim devrim savunma
örgütümüzün de büyüklüğü arttı ve ortaya çıkan gereklilikler karşısında
yeni bir biçim ve daha uygun savaş yöntemleri benimsedi.

Bilindiği gibi bu dönemdeki en güçlü karşı-devrimci cephe
Denikin’inkiydi. Bununla birlikte devrimci isyan hareketi 5-6 ay boyunca
Denikin’e karşı kendisini korudu. Denikinci komutanların en iyilerinin
bazıları, hala hiçbir destek bulamamış ve sadece düşmandan ele
geçirdikleri silahla donanmış olan bizim örgütlü devrimci güçlerimizce
yenilgiye uğratıldılar. Bizim örgütlenmemizin buna büyük bir katkısı
oldu: Savaş birimlerinin iç özerkliğini çiğnemeden onların ortak bir
operasyonel kadronun eşgüdümünde alaylar ve tugaylar şeklinde yeniden
örgütlenmesi sağlandı.

Genel bir operasyonel kadronun oluşması, ancak hem cephede hem de cephe
gerisinde mücadele eden ve birleşik bir komutaya ihtiyaç duyan devrimci
emekçi kitlelerinin takdiri ile mümkün olabildi. Bu işçiler, bizim
anarko-komünist köylü grubumuzun etkisiyle, yeni toplumun inşasında ve
onun savunulması yükümlülüğünde herkesin eşit haklara sahip olduğunu
gördüler. Karşı-devrimci Denikinci cephe devrimci işçilerce canlı bir
ilgiyle gözlenen devrimin hayatını ve onun temelindeki devlet karşıtı
fikirlerimizi tehdit ediyordu. Bu sırada işçiler bizim devrimin
savunulmasına dair örgütsel kavrayışımız etrafında bir araya geldiler,
onu sahiplendiler ve isyan ordusuna yaralananların ve bitkin düşenlerin
yerlerini alacak düzenli bir zinde savaşçı akımı sağladılar.

Mücadelenin pratik gereksinimlerinde ortaya çıkan bu olgu, bizim devrimi
savunma hareketimizi tüm faal savaşçı birimleri denetleyecek operasyonel
ve örgütsel bir kadro oluşturmaya itti.

Devrimci kitlelerin saflarında faaliyet yürüten devrimci anarşistlerin
karşı-devrimin güçlerine karşı devrimin silahlı güçlerini stratejik
olarak yönlendirecek bu tür bir operasyonel bileşik komuta kadrosu
ihtiyacına karşı çıkması fikrine bu pratik deneyim yüzünden
katılmıyorum. Kendisini işçilerin devriminin ortasında ve Ukrayna’daki
İç Savaş koşullarında bulan her devrimci anarşistin bizimle aynı
askeri-devrimci yöntemleri kullanmak durumunda kalacağına ikna olmuş
durumdayız. Fakat gelecekteki bir toplumsal devrim sırasında
karşı-devrimin silahlı cepheleri olmasına rağmen yukarıda değindiğimiz
örgütsel ilkeleri reddeden anarşistler varsa, bunlar harekete ancak
sözde dâhil olacaklardır ve gerçekte onun dışında kalacaklar, ona zarar
vereceklerdir.

Devrimi savunulması sorununu çözerken anarşistler anarko-komünizmin
toplumsal karakterince yönlendirilmelidirler. Eğer hareketimiz devrimci
bir toplumsal hareket ise, onun örgütlenme ihtiyacını karşılamalıdır.
Ona layık toplumsal eylem yöntemleriyle ve toplumsal kurumlarla
donatılmalıdır. Sonrasında kendimizi tüm kalbimizle pratik hayata ve
emekçi kitlelerin mücadelesine vermeliyiz.

Diğer türlü, eğer bu hareket rüyacıların bir ütopyasıysa, devrimci
emekçilerin ve özellikle de bizi anlamayan ve devletçi sosyalistleri
takip edenlerin önünü tıkamamalıyız. Söylemeye gerek yoktur ki anarşizm,
devrimci bir toplumsal harekettir ve bu yüzden de anarşistlerin politik
örgütünün safındayım ve her zaman olacağım. Devrim zamanı geldiğinde
tümenleri, alayları, tugayları ve bölükleri zorunlu olarak düzenli bir
orduda birleşik bir bölgesel komuta altında birleştirmeliyiz. Gözetmen
örgütsel kadrolar biçimdeki bu komuta, mücadelenin gereksinimlerine ve
koşullarına uygun olarak federatif bir operasyonel plan çıkartacak,
bölgesel orduların eylemlerini koordine edecek ve bu sayede de silahlı
karşı-devrimle tüm cephelerdeki savaşta başarılı bir sonucun elde
edilmesini sağlayacaktır.

Devrimin silahlı karşı-devrime karşı savunulması sorunu kolay bir mesele
değildir. Silahlı devrimci kitlelerden büyük bir örgütsel bağlılık
gerektirebilir. Devrimci anarşistler bunun farkına varmalı ve bunun
gerçekleştirilmesinde onlara yardımcı olmalıdır.

Kaynak:
http://www.anarkismo.net/article/9824

İngilizce Orijinali:
http://www.nestormakhno.info/english/defence.htm
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazyrlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr
A-Infos Information Center