A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Trk�_ The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Trk�
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) İşçi Merkezleri ve Yeni Emek Hareketi - NMASS

Date Thu, 04 Sep 2008 15:19:49 +0300



[Liberter Çeviri Kolektifi #8 liberterceviri-et-gmail-nokta-com]

Uluslararası ekonomi yoğun bir yeniden yapılandırma dönemi içinde ve
nereye bakarsak iş ve üretim organizasyonunun değiştiğini görüyoruz. Bu
değişimler, birkaç istisna dışında, emekçi halkın kâbusu olmuş durumda.
ABD'li yüz binlerce işçi yeni teknolojiler ve emeğin yeniden
düzenlenmesi yüzünden işinden oldu. Büyük imalathanelerin yerini küçük
ve dağınık işyerleri aldı. “Bunların arasında, büyüyen ve düzenlemelere
tabi olmayan bir yeraltı ekonomisinde göçmen emeğini sömüren bir terhane
[çn1] ağı yeniden canlandı.”

ABD'deki emek gücünün gittikçe artan bir şekilde
güvencesizleştirildiğini görüyoruz. Şu an ABD'deki işgücünün üçte biri
yarı zamanlı, geçici ve sözleşmeli işlerde çalışıyor. Bu oran yaratılan
yeni istihdam pozisyonlarında ise yüzde elliden fazlaya ulaşmış durumda.
Bu işgücünün büyük bir çoğunluğunu ise kadınlar, beyaz olmayanlar ve
göçmenler oluşturuyor.

Bu ekonomik ve politik yeniden yapılandırmaya örgütlü bir cevap olmaması
ise en az onun yıkıcı etkisi kadar dikkat çekici. Bugün özel sektörde
çalışanların %12'sinden daha az bir kısmı sendikalara üye ve yönetimle
işbirliği planları ve kaçak işçilere karşı işverenin cevabı bile neden
cevap vermekte başarısız olduklarını gösteriyor: İdeolojik yol
göstericiliklerini büyük şirketlerden aldıkları gerçeği. Benzer bir
şekilde NAFTA ile ilgili savaşta, sendikalar buradaki ve diğer
ülkelerdeki işçilerle birlikte olmak yerine sermayenin bir bölümüyle
birlikte olmayı tercih etti.

Sömürülmenin ne demek olduğunu kendi deneyimlerinden dolayı çok iyi
bilen olarak göçmenler, kadınlar ve beyaz olmayan emekçiler doğal olarak
ileri doğru bağımsız bir yoldan gitmenin öncülüğünü yaptı. Zaten genel
olarak 'İşçi Merkezleri' hareketinin çekirdeğinde onlar vardı. Bu İşçi
merkezleri yeni bir emek hareketinin kalbinde olabilir, çünkü emekçilere
yönelik güncel saldırılar ve bu saldırılara nasıl bir cevap verilmesi
hakkında net bir görüşleri var. Ve bağımsız bir düşünüş tarzı üzerine
şekillenmiş bu yeni emek hareketi sadece yukarıda saydığımız emekçileri
değil, bütün emekçileri kapsamalı. Bu yeni düşüncenin temelinde ise
emekçilerin, çok uluslu şirketlerin ihtiyaç ve fikirlerinden bağımsız
olarak, kendi öz-örgütlenmelerini kurmaları yatıyor.

Yeni Emek Hareketi

İşçi Merkezleri yeni bir emek hareketinin yaratılmasında ana rolü
oynayacak. Bu hareketi geliştirmek için bir araya gelmeli, birbirimizle
ve ilgi duyanlarla bu merkezlerdeki deneyimlerimizi paylaşmalıyız. Bu
hareketin bazı karakteristik özellikleri şöyle:

İşçi Merkezleri birçok mesleği ve sektörü kapsar: Birçok iş ve endüstri
dalından insanları, işsizleri, yarı zamanlı çalışanları ve daha önce
hiçbir işte çalışmamışları örgütleyerek, bu insanların kendi ortak
sınıfsal çıkarları doğrultusunda yeni stratejiler geliştirmelerine ve bu
stratejilerini hayata geçirmelerine olanak sağlar. İşçi Merkezlerindeki
bu birçok iş sektörünü kapsayan yapı, işçilerin belirli konular üzerinde
toplu pazarlık etmeye dayanan mücadelenin ötesine geçip, ortak ekonomik,
sosyal ve politik konular doğrultusunda hep birlikte mücadele etmelerini
sağlar.

İşçi merkezleri, emekçilerin çalıştıkları ve yaşadıkları yer arasında
bağlantı kurar. İşçi Merkezleri, emekçileri sadece bir atölye ya da
fabrikanın çalışanları olarak değil, bir topluluğun ve bir sınıfın üyesi
olarak örgütler. Bu, üyelerin hak mücadelesinde toplumsal güçlerini hem
çalıştıkları yere, hem de yaşadıkları yere yöneltmesine neden olur. Bu
sayede bu iki dünyanın nasıl birbiriyle bağlantılı olduklarını kolektif
bir şekilde analiz etme imkânı doğar.

İşçi Merkezleri kavgacı kurumlardır: İşçi Merkezleri mücadele
örgütleridir. İşçi Merkezleri servis sağlayıcısı, hukuki savunma grubu
ya da eğitim kurumları değildir - bunları mücadelenin seyri içerisinde
kullanacak olsalar bile. İşçi Merkezleri, işçilerin bir araya gelip
problemlerinin kaynakları konusunda kendilerini eğitebilecekleri, hangi
strateji ve taktikleri benimsemeleri konusunda tartışabilecekleri ve
çevrelerinde mücadele örebilecekleri yerlerdir.

İşçi Merkezleri demokratik işleyişin olduğu kitle örgütleridir: İşçi
merkezleri, gereken zaman, mekân ve kaynak sağlandığında işçilerin
kendilerini geliştirecek ve kendi kaderlerini belirleyecek kapasiteye
sahip olduğu felsefesi üzerine kurulmuştur. İşçi Merkezleri, demokratik
bir işleyişin hakim olduğu, dışarıya olabildiğince açık olan, üyelik
sisteminin geçerli olduğu kitle örgütleridir. Karar alma ve planlamada
açık bir süreç izleyerek elitizme imkân verecek yanılsamaları kırarlar.
Bu da bir elitin değil; İşçi Merkezi üyelerinin sürece hakim olmalarını
sağlar.

Örgütlenmek sendikalaşmak değildir: Sendikalarla olan problemimiz sadece
onların bürokratik olmaları, toplumsal konuları ele almada başarısız
olması ve sözleşmeler için yeterince militan mücadele vermemeleri
değildir. Sendikalarla olan problemimiz, sendikaların kendilerini toplu
pazarlık süreçleri çerçevesinde mücadeleyle sınırlandırmış olmasıdır.

İşçi Merkezleri sendika ya da sendika öncesi kurumları değildir.
İşçileri, toplu pazarlıkta temsil etmez. Bazen pazarlık mücadelesiyle
uğraşan işçilere destek olur, ama bunu daha geniş bir tabana ulaşma ve
daha büyük amaçlar doğrultusunda bir adım olarak gördüğünden bu desteği
verir.

Geleneksel sendika hareketinden bazı kişiler, İşçi Merkezlerini,
sendikalaşmak konusunda bir araç olarak kullanmaya, kendi kurumlarının
bekası için bu yeni örgütsel modelden çıkar sağlamaya ve - bazı yeni
düzenlemeler de yaparak - Amerikan sendikacılığının temel varsayımlarını
ve yöntemlerini sürdürmeye çalışıyor. Biz ise tam tersi olarak İşçi
Merkezlerini yeni emek hareketini inşa etmede bir yol olarak görüyoruz.
Sendikalaşmayı bir strateji değil, bir taktik olarak görüyoruz. İşçi
Merkezlerini gelecekteki bir sendikanın altyapısını hazırlayacak bir
şekilde geliştirmeyi istemiyoruz. Onun yerine emekçileri, sendikanın
ötesine geçen, geçmişin varsayımları, yöntemleri ve örgütsel biçimleri
ile bağlantıyı kopartan yeni bir emek hareketi içine örgütlemeyi umuyoruz.

Irkçılık, cinsiyetçilik ve homofobiyle savaş ve işçi sınıfının
birliğinin inşa edilmesi: İşçi Merkezleri çeşitli ezilen gruplardan
insanların işyerlerinde, yaşadıkları toplumda ve İşçi Merkezinin
kendisinde önder konumlarda olması için özgül kaynaklar ayıracağını
taahhüt eder. İşçi Merkezlerinin ortaya çıktığı yerlerde bu zaten
gerçeğe dönüşmüştür, ama İşçi Merkezlerinin, sınıfın diğer
topluluklarına doğru genişlediğinde de bu devam etmelidir.

İşçi Merkezleri emekçi insanlar arasında kültürel ve dilsel
farklılıkları tanır ve bu yüzden ayrımcılığa uğrayan insanların kendi
öz-örgütlenmelerini yaratmaya yardımcı olmaya çalışır. Aynı zamanda İşçi
Merkezleri, sınıfsal sorunlara dikkat çekmeye, işçi sınıfı kimliğinin
desteklenmesine ve örgüt içersinde yeni değerlerin ve toplumsal
ilişkilerin geliştirilmesi ile dayanışma ve mücadeleden ortaya çıkan bir
işçi sınıfı kültürü yaratılmasına çabalar.

Politik eğitime, liderlik yeteneklerini geliştirmeye ve özgürleşmeye
olan bağlılık: İşçi Merkezleri, işçileri gerçekten ekonomik, toplumsal
ve politik güce ulaştırmaya yarayacak uzun vadeli değişimler için
savaşır. Bu temel değişime olan bağlılık, kitlesel bir örgüt ve geniş
bir toplumsal taban yaratma mücadelesine olan bağlılıkla el ele gider.
İşçi Merkezleri, işçilerin bilinçlerini geliştirecek, onları önderler
olarak geliştirecek fırsatlar sunacak ve emekçilerin sömürüyle baskıdan
kurtuluş mücadelesine kendisini adayacak bir örgütlenme modelini
gerçekleştirmek amacındadır.

Çevirenlerin Notları:
Çn1: "Sweatshop" terimini "terhane" olarak çevirme fikrini Kenan
Erçel'in Birikim'in Mayıs 2007 (217) tarihli sayısında yayımlanan
"Terhaneler: Emeğin "Oryantal" Halleri" başlıklı yazısından aldık.
Erçel'in açıklaması: “1990'lı yıllarla birlikte ABD kamuoyu "terhane"
(sweatshop) terimiyle yeniden tanıştı. "Yeniden" çünkü terim çıkışı
itibariyle, bundan neredeyse bir yüzyıl kadar önce Eski Dünya'dan Yeni
Dünya'ya göç eden Avrupalıların istihdam edildiği imalat atölyelerini
adlandırmak için kullanılıyordu. Söz konusu işletmelere "terhane"
denilmesinin nedeniyse barındırdıkları içler acısı çalışma koşullarıydı.
İşçilerin izbe, havasız, gürültülü, dar mekânlara istiflenerek 12-14
saatlik işgünü boyunca dur duraksız ter döktükleri bu atölyelere
hakikaten çok yaraşır bir terimdi "terhane".”

İngilizce Orijinali:
Related Link:
http://www.workersolidarity.org/WS3NMASSonworkerscenter...s.htm

Kaynak:
http://www.anarkismo.net/article/9784
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazyrlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr
A-Infos Information Center