A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Trk�_ The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Trk�
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) Paris Komünü - Kropotkin'in deðerlendirmesi (1880)

Date Wed, 23 May 2007 20:53:37 +0200 (CEST)


Paris Komünü 21 Mayýs´ta kraliyet güçlerinin saldýrýsyla karþý karþýya
kaldý ve 23 Mayýs´ta komün düþtü. Aþaðýdaki yazý Kropotkin´in 1880´de
yazdýðý Paris Komünü deðerlendirmesi.*
I. KOMÜNÜN SOSYALÝST EVRÝM ÝÇÝNDEKÝ YERÝ
18 Mart 1871´de Paris halký nefret edilen ve tiksinilen hükümete karþý
ayaklandý, þehrin kendisine ait baðýmsýz özgür bir þehir olduðunu ilan
etti.

Merkezi iktidarýn bu düþürülüþü devrimin bilinen dekorlarý olmaksýzýn,
silah patlamadan, barikatlarýn üstüne kan dökülmeksizin gerçekleþti.
Silahlanmýþ halk sokaklara döküldüðü zaman yöneticiler kaçýþtýlar, askeri
birlikler þehri boþalttýlar, devlet görevlileri taþýyabilecekleri herþeyi
yanlarýna alarak aceleyle Versailles´e çekildiler. Hükümet, aynen bahar
meltemindeki durgun bir su birikintisi gibi buharlaþtý, ve ondokuzuncu
yüzyýlýn azametli þehri Paris, neredeyse çocuklarýnýn tek bir damla kaný
bile dökülmeden kendisini kirleten bu pislikten arýnmýþ buldu.

Baþarýlan bu deðiþim, halklarýn kölelikten özgürlüðe [doðru] yürüþünü
saðlayan uzun devrimler dizisini baþlatan yeni bir çaðý açtý. "Paris
Komünü" adý altýnda, geleceðin devrimlerinin baþlangýç noktasý olacak yeni
bir düþünceyi doðurdu.

Her zaman olduðu üzere, bu verimli düþünce bazý bireylerin zekalarýnýn,
bazý filozoflarýn görüþlerinin bir ürünü deðildi; kolektif ruhtan doðmuþ,
tüm topluluðun kalbinden yükselmiþti. Ancak ilk baþta belirsizdi, ve ilk
harekete geçenler ve onun için hayatýný verenler ona bizim bugün
gördüðümüz gözle bakmýyorlardý; açýlýþýný yaptýklarý bu devrimin boyutunun
ve uygulamaya çalýþtýklarý yeni ilkenin doðurganlýðýnýn farkýnda
deðildiler. Ancak uygulamaya baþladýklarý zaman, onun gelecekteki hali
üstlerine doðmaya baþladý. Ancak sonradan, yeni ilke ayrýntýsýyla
düþünüldükten sonra, belirli ve kesin bir hale büründü; adaletinin ve
sonuçlarýnýn önemi tüm açýklýðýyla görüldü.

Komün´den önceki beþ altý yýl boyunca, Uluslararasý Ýþçi Birliði´nin
yaygýn ve hýzlý büyümesiyle sosyalizm yeni bir yönelime girmiþti. Avrupa
iþçileri yerel ve genel kongrelerde biraraya geliyor ve daha önce hiç
yapmadýklarý bir þekilde toplumsal sorun konusunda birbirlerinin
önerilerini dinliyorlardý. Toplumsal devrimin kaçýnýlmaz olduðunu düþünen
ve bunun hazýrlýklarýný yapmakla yoðun bir þekilde meþgul olanlar
arasýnda, herþeyin ötesinde bir sorunun cevap beklediði görüþü giderek
aðýrlýk kazanýyordu. "Sanayinin bugünkü geliþimi toplumuzu büyük bir
ekonomik devrime zorlayacaktýr; bu devrim özel mülkiyeti ortadan
kaldýracak, daha önceki nesillerin biriktirmiþ olduðu sermayeyi herkesin
kullanýmýna sunacaktýr; ancak, ekonomik sistemimizdeki bu deðiþikliklere
hangi politik kümelenme en uygun gelir?" (01).

"Kümelenme yanlýzca ulusal olmamalýdýr", Uluslararasý Ýþçi Birliði´nin
cevabýydý; "bu tüm suni sýnýr ve sýnýr çizgilerinin ötesine geçmelidir".
Ve kýsa zamanda bu muazzam düþünce halkýn kalbinde yer edindi ve çabucak
zihinlere kazýndý. Her türden gericilerin birleþik çabalarýyla hep
kovalanmýþ olsa da, o zamandan beri bununla beraber hala yaþýyor, ve
ayaklanan halkýn sesi onun geliþimi önündeki engelleri erittiði zaman,
daha önce olduðundan çok daha güçlü bir þekilde yeniden canlanacak.

Ancak bu engin birliðin bileþiminde bulunmasý gereken parçalarýn ne olduðu
hala keþfedilmeyi beklemektedir.

Bu soruya iki cevap verilmiþtir; her biri farklý düþünce akýmlarýnýn
ifadesidir. Birisi halk devleti demektedir; ötekisi ise anarþi demektedir.

Alman sosyalistleri, devletin tüm birikmiþ refahý sahiplenmesi ve bunu
iþçi birliklerine devretmesi gerektiðini savunuyorlar; dahasý, [devlet]
üretim ve deðiþimi örgütlemeli, ve toplumun yaþamýný ve faaliyetlerini
umumiyetle gözetlemelidir.

Onlara karþýsýnda, devrimci deneyim bakýmýndan güçlü olan Latin kökenli
sosyalistler, böyle bir devletin varolabilmesinin bir mucize olacaðý; ama
olsa bile, bunun tiranlýklarýn en kötüsü olacaðý cevabýný veriyorlar.
Onlar bu çok güçlü ve hayýrsever devlet idealinin basitçe geçmiþten kopya
edilmiþ olduðunu söylerler; ve onu yeni bir ideal ile karþýlarlar: anarþi,
yani devletin tamamen ortadan kaldýrýlmasý, üretici ve tüketici halk
gruplarýnýn özgür federasyonlarý sayesinde basitten karmaþýða doðru olan
bir toplumsal örgütlenme.

Kýsa zaman zarfýnda anarþinin halk devletiyle amaçlanandan çok daha iyi
bir örgütlenme ortaya koyduðu, daha liberal bir akla sahip devlet
sosyalistleri tarafýndan bile kabul edildi. Ancak onlar, anarþist idealin
þimdiden kendimizi meþgul edemeyeceðimiz kadar uzakta olduðunu
söylüyorlar.

Ayný zamanda, baþlangýç noktasýný açýk bir þekilde göstermek ve
görüþlerini somutlaþtýrmak üzere, halkýn arasýnda gerçekte mevcut olan
eðilimlerce nasýl desteklendiði belirtmek üzere; anarþist kuramýn bir tür
kýsa, açýk ifade tarzýna, basit ve pratik olan bir formüle ihtiyacý
vardýr. Sýnýrlarý ve oldukça birbirinden baðýmsýz devletleri ne olursa
olsun, iþçi sendikalarýnýn ve tüketici gruplarýnýn federasyonu [terimi]
oldukça belirsiz gözükmektedir; ve dahasý, bunun sonsuz çeþitlilikteki
insan gereksinimlerini tam anlamýyla karþýlamayacaðýný görmek de kolaydýr.
Daha açýk, daha kolay kavranabilecek, güncel yaþamýn gerçeklikleri
üzerinde daha saðlam temelleri olan bir formül isteniyor.

Eðer sorun sadece bir kuramýn en iyi þekilde nasýl ayrýntýlarýyla
hazýrlanacaðý olsaydý, söylemeliyiz ki; kuramlar, kuramlar olarak o kadar
da önemli deðilllerdir. Ancak yeni düþünce açýk, kesin bir ifade biçimi
bulmadýðý sürece, varolduklarý biçimleriyle doðal bir þekilde
geliþmedikleri sürece; [bu yeni düþünce] insanlarýn zihinlerinde yer
edinemez, onlarý belirleyici bir mücadeleye girmek üzere esinlendiremez.
Ýnsanlar, --lafýn geliþi, baþlama noktasýna ulaþtýklarýnda [kullandýklarý]
bir atlama tahtasý gibi-- onlara hizmet edecek bazý olumlu ve açýkça
belirlenmiþ bir düþünce olmadan, kendilerini bilinmez bir þeyin içine
atmazlar.

Bu baþlama noktasý konusunda, [insanlar] bizzat yaþamýn kendisi tarafýndan
oraya getirilmeliler.

Paris tam beþ ay boyunca Alman kuþatmacýlarý tarafýndan izole edilmiþti;
bu beþ ay boyunca, [Paris] kendi yaþamsal kaynaklarýna dayanmak zorundaydý
ve sahip olduðu engin ekonomik, entelektüel ve ahlaki gücü öðrendi. Kendi
sahip olduðu inisiyatif gücünün pýrýltýsýný yakalamýþ ve bunun ne anlama
geldiðini kavramýþtý. [Paris], ayný zamanda iktidarý ele geçiren geveze
takýmýnýn ne Fransa´nýn savunmasýný ne de içsel geliþmesini nasýl
örgütleyeceðine dair hiçbir fikri olmadýðýný da görüyordu. Kudretli þehrin
aklýnýn her türden ifadesiyle, merkezi hükümetin amaçlarýnýn çatýþma
içinde olduðunu görmüþtü. En nihayet, büyük felaketlere karþý korumak veya
hýzlý bir devrimin yolunu düzleþtirmek için, herhangi bir hükümetin
iktidarsýz olmasý gerektiðinin farkýna vardý. Kuþatma sýrasýnda, aylaklarý
terbiyesiz bir lüks içinde eðleþirken, savunmacýlarý ve iþçileri en
dehþetli yoksunluklarýn acýsýný çekiyordu; ve merkezi hükümet sayesinde bu
skandallarý sona erdirmek için yapýlan bütün giriþimlerin baþarýsýz
kaldýðýný gördü. Halkýn her özgür bir hareket alaný isteði, hükümetin
prangalarýný aðýrlaþtýrmasýyla sonuçlandý. Tabiatýyla bu, Paris´in
kendisini, kendi duvarlarý içerisinde yurttaþlarýnýn arzularýný yerine
getirebilecek baðýmsýz bir komün yapma düþüncesini doðurdu.

1871 Komünü bir ilk teþebbüsten baþka bir þey deðildir. Büyük bir savaþýn
ardýndan el ele verip halký ezmeye hazýr iki ordunun arasýnda [sýkýþmýþ
bir halde] baþlayan [komün], hiç tereddüt etmeden ekonomik devrim yolunda
ilerlemeye cesaret etti. O, ne cesaretle kendisini sosyalist olduðunu
söyledi, ne de sermayeye el koyulmasý ve emeðin örgütlenmesi doðrultusunda
ilerledi. O hatta þehrin genel kaynak stoðunu bile almadý.

O, ne de devlet geleneðinden ve temsili hükümet geleneðinden koptu.
Komünlerin baðýmsýz ve özgür federasyonunu ilan etmeksizin kutladýðý,
basitten karmaþýða doðru olan örgütlenmeyi, Komün içinde etkin kýlmak için
dahi çabalamadý.

Yine de þurasý açýk ki, Paris Komünü birkaç ay daha yaþayabilmiþ olsaydý
eðer, olaylarýn dayatmasýyla kaçýnýlmaz olarak bu iki devrime doðru
yönelecekti. Sýnýrlý bir monarþiden cumhuriyete geçmek için, Fransýz orta
sýnýfýnýn birlikte dört yýl (1789´dan 1793´e kadar) harcamak zorunda
kaldýklarýný unutmayalým. Öyleyse, Paris halkýnýn anarþist bir komünle
çapulcularýn hükümeti arasýndaki boþluðu bir zýplayýþta geçmemesine
þaþmamýz gerekmez mi? Ancak yine aklýmýz da bulunduralým ki, hiç deðilse
Fransa ve Ýspanya´nýn komünal olacaðý bir sonraki devrim, Versailles
askerlerinin katliamý sonucunda yarým kaldýðý yerden Paris Komünü´nün
eserini sürdürecektir.

Komün yenildi, ve halk boynundaki gevþek yönetici boyunduruðunu salladýðý
zaman, orta sýnýfýn hissettiði korkunun intikamýný nasýl aldýðýný biz
hepimiz gayet iyi biliyoruz. Bu, modern toplumumuzda aslýnda iki sýnýfýn
olduðunu kanýtlamaktadýr; bir tarafta, çalýþan ve ürettiðinin yarýsýndan
fazlasýný mülk tekellerine veren ve yine de efendilerinin ona karþý
yaptýklarýný hafifçe geçiþtiren bir insan; öte tarafta ise, bir aylak, bir
çapulcu, kölesinden nefret eden, bir oyunmuþçasýna onu öldürmeye hazýr,
mülkiyeti tehdit edilir edilmez en yabanýl içgüdüleriyle harekete geçen
birisi.

Versailles hükümeti, Paris halkýný içeri hapsedip onlarýn tüm çýkýþ
yollarýný da kapadýktan sonra, askerlerini onlar üstüne salýverdi;
"kurtlar ve yavrularý" iþini yaptýklarýný bana açýkça söyleyen, alkol ve
kýþla hayatýyla vahþileþmiþ askerler. Halka þöyle denildi:
"Ne yaparsanýz yapýn, yok edileceksiniz! Ellerinizde silahlarla ele
geçerseniz, ölüm! Onlarý kullanýrsanýz, ölüm! Affedilmeyi dilerseniz,
ölüm! Ne tarafa dönerseniz dönün, saða, sola, ileri, geri; ölüm! Sizler
sadece yasadýþý deðilsiniz, sizler insanlýk dýþýsýnýz. Ne yaþýnýz, ne de
cinsiyetiniz sizi ve sizleri kurtarabilir. Öleceksiniz, ama önce eþinizin,
kýz kardeþinizin, annenizin, oðul ve kýzlarýnýzýn ve hatta kundaktaki
bebelerinizin can çekiþmesini göreceksiniz! Gözlerinizin önünde yaralanmýþ
birisi ambulanstan çýkarýlacak ve süngülerle delik deþik edilecek veya
tüfek dipçiðiyle yere yýkýlacak. Kýrýk bacaðý ya da kanayan koluyla
yerlerde sürüklenecek; acý çeken, inleyen bir süprüntü yýðýný gibi bir
hendeðin içine fýrlatýlacak. Ölüm! Ölüm! Ölüm!" (02)
Ve bu çýlgýn ayini, bu ceset yýðýnlarýný, bu toptan imhayý; adice
intikamlar, dokuz uçlu kýrbaçlarla kamçýlamalar, gemi ambarlarýnýn
demirleri, gardiyanlarýn tokatlarý ve aþaðýlamalarý; yarý bir kýtlýk,
gaddarlýðýn tam saf bir hali takip etti. Halk bu iðrenç hareketleri
unutabilir mi?

Yýkýlmýþ ama fethedilememiþ Komün, günümüzde yeniden doðuyor. O artýk,
güzel bir mucizenin umuduna sarýlarak uyuyan yenilenlerin düþü deðildir.
Hayýr!, bugünün "komünü" ayaklarýmýzýn altýnda gümbürdeyen devrimin
görünen ve belirli amacý haline geliyor. Bu düþünce kitlelerin içine
yerleþiyor, onlara birleþtirici bir soluk katýyor. Komün içinde toplumsal
devrimi yeþertme; orta-sýnýfýn alçak sömürü sistemini son erdirme; halký
devletin saltanatýndan kurtarma; insan ýrkýnýn evrimindeki yeni bir
özgürlük, eþitlik ve dayanýþma çaðýný kutlama görevinde, bugünkü kuþaða
güveniyoruz.


II. KOMÜN NASIL GERÇEK AMACINI FARKEDEMEDÝ VE YÝNE DE BU AMACI DÜNYANIN
ÖNÜNE KOYDU

Paris halkýnýn imparatorluðun düþüþüyle kendini iktidara yerleþtiren hain
hükümeti yýktýðý günden bugüne on yýl geçti; uygar dünyanýn ezilen
kitleleri, nasýl hala karþý konulamaz bir þekilde 1871 hareketine
çekiliyorlar? Paris Komünü´nün temsil ettiði düþünce, her topraktan, her
milletten iþçiler için niye bu kadar çekicidir?

Cevabý basit. 1871 devrimi herþeyden önce bir halk devrimiydi. Halkýn
kendisi tarafýndan yapýlmýþtýr, kitlelerin ortasýnda kendiliðinden
doðmuþtur; ve kendilerini onun savunucularý, kahramanlarý, onun þehitleri
olarak bulan büyük bir halk kitlesi içinde olmuþtur. Bu, orta sýnýfýn asla
affedemeyeceði kadar ´aþaðý´ olmasý nedeniyledir yanlýzca. Ve ayný zamanda
onun hareketli ruhu toplumsal bir devrim düþüncesiydi; kesinlikle
belirsiz, belki de bilinçsizce; ama yüzyýllarýn mücadelelerinin ardýndan
elde etmek için çabalamaya deðer, tüm insanlar için gerçek özgürlük ve
gerçek eþitlik. En aþaðý halk katmanlarýnýn haklarýný elde etmek için
yürüdüðü bir devrim.

Bu devrimin içerdiði manayý deðiþtirmek, onu Paris´in baðýmsýzlýðýný
yeniden kazanmak ve böylece de Fransa içinde küçük bir devletçik
oluþturmak için yapýlmýþ basit bir çaba olarak göstermek amacýyla pekçok
giriþim yapýlmýþtýr ve yapýlmaktadýr. Ama hiçbir þey bundan daha fazla
gerçek dýþý olamaz. Paris kendini Fransa´dan izole etmeye çalýþmadý --onu
silah gücü ile zaptetmekten daha fazlaa deðil; bir manastýrdaki rahibe
gibi kendisini onun duvarlarý içine kapatmakla ilgilenmedi; manastýr
hayatýnýn kýsýtlý ruhundan esinlenmedi. O baðýmsýzlýðýný ilan etmiþse, o
merkezi iktidarýn müdehalesini engellemeye çalýþmýþsa, bunun sebebi bu
baðýmsýzlýkta geleceðin örgütlenmesinin temellerini sakince tasarlamanýn
ve kendi içinde bir toplumsal devrim geliþtirmenin yollarýný görmüþ
olmasýdýr; tüm üretim ve deðiþim sistemini adalet temeline oturtarak
tamamen dönüþtürecek; insanlarý eþitlik temelinde ele alarak insan
iliþkilerini tamamen düzenleyecek; toplumsal ahlakýmýzý eþitlik ve
dayanýþma temellerinde yeniden oluþturacak bir devrim. O zaman, komünal
baðýmsýzlýk bir araç olacaktýr Paris halký için; toplumsal devrim ise
amaçlarý olacaktýr.

Ve 18 Mart devrimi doðal akýþýna kavuþabilseydi eðer, Paris halký
Versailles´li suikastçilerce parça parça kesilmeseydi, bu amaca
ulaþýlabilirdi. Açýk, belirgin bir düþünce bulmak; devrimi baþarmak için
nelerin gerekli olduðunu bütün dünyaca anlaþýlýr ve birkaç sözcükle
özetlenebilir kýlmak; iþte bu gerçekten de Paris halkýnýn
baðýmsýzlýklarýnýn ilk günlerinden itibaren uðraþtýklarý bir þeydi. Ancak
büyük bir düþünce, devrim dönemlerinde tasarlanmasý ve yayýlmasý ne kadar
hýzlý olursa olsun, bir gün içinde filizlenmez. Geliþmek, kitlelerin
arasýnda yayýlmak, kendini eyleme dönüþtürmek için daima belli bir zamana
ihtiyacý vardýr; ve bu sefer Paris Komünü baþarýsýz oldu. Daha önce
gözlemlediðimiz üzere, sosyalizmin on yýl önce bir deðiþim dönemine
girmesi nedeniyle baþarýsýz olmuþtur büyük ölçüde. 1848´in otoriter ve
yarý-dinsel komünizmi günümüzün pratik, özgür düþünen akýllarý ile
örtüþmüyor. Ücret sistemi ve kolektif mülkiyeti birlikte bir boyunduruk
gibi vurmaya teþebbüs eden kolektivizm, anlaþýlmaz, cazibesiz ve pratik
uygulamanýn güçlükleriyle dolu idi. Özgür komünizm, [yani] anarþist
komünizm daha yeni yeni iþçilerin zihninde yer ediniyordu ve hükümet
tapýcýlarýnýn saldýrýlarýný provoke etmeye nadiren cesaret ediyordu.
Zihinler kararsýzdý. Görüþlerinde hiçbir belirgin amaca sahip olmayan
sosyalistler, ellerini özel mülkiyete uzatmaya cesaret edemediler; bir
yüzyýllýk çabalarýn çoðunu anlamsýz kýlan bir argümanla kendilerini
kandýrdýlar: "Ýlk önce zaferi garantileyelim, sonrasýnda neler
yapýlabileceðine bakalým".

Zaferi kazan! Sanki mülkiyete dokunmadan özgür bir komün oluþturmanýn bir
yolu varmýþ gibi! Sanki halkýn büyük bir kýsmýnýn, devrimin herkese maddi,
manevi ve entelektüel gönenç [ferahlýk, zenginlik] saðlayacaðýný görerek
devrimin zaferiyle doðrudan ilgilenmediði koþullar altýnda, düþmaný
yenmenin bir yolu varmýþ gibi.

Ayný þey hükümet ilkesi söz konusu olduðunda da gerçekleþti. Paris halký,
özgür Komünü ilan ederek, devletin çöküþü demek olan temel anarþist ilkeyi
açýklamýþtý.

Ve yine, merkezi hükümetin komünlerin kendi aralarýndaki iliþkileri
düzenlemek için oldukça gereksiz olduðunu kabul ediyorsak eðer, bunun her
komünü oluþturan gruplarýn karþýlýklý iliþkilerini düzenlemek için bir
gereklilik olduðunu neden kabul edelim ki? Ve birçok þehri ilgilendiren
faaliyetlerin ortak bir anlayýþta buluþmasý meselesini ilgili komünlerin
özgür inisiyatifine býrakýyorsak eðer, bu inisiyatifi neden tek bir komünü
oluþturan gruplara tanýmayý reddedelim ki? Komünün içindeki bir hükümet,
[komünün] dýþýndaki bir hükümetten daha mantýklý deðildir.

Ancak, birçok hükümeti devirmiþ olan Paris halký, 1871´de hükümetsel
sistemin bizzat kendisine karþý bir ayaklanmaya ilk defa teþebbüs
ediyordu; sonuçta da, [Paris halký] hükümetlerin fetiþ tapýnýcýlarýnýn
büyüsü altýna girmeye ve [onlarýn] kendi [hükümetlerini] kurmalarýna imkan
verdi. Sonuç tarihin konusudur. Paris sadýk oðullarýný belediye binalarýna
[meclis toplantýlarýna] gönderdi. Orada, eski kaðýtlarýn ortasýna gömülüp
kalarak; içgüdüleri onlarý halkýn arasýnda olmaya ve onlar için faaliyet
göstermeye teþvik ederken, yönetmek zorunda kalarak; eyleme geçmek
gerekliyken tartýþmak; hiçbir taviz vermemek en iyi politika iken taviz
vermek zorunda kalarak; ve en nihayetinde de ancak kitlelerle iletiþim
içinde olmalarýndan kaynaklanan esini kaybederek; kendilerinin giderek
etkisizleþtiðini gördüler. --Devrimci aydýnlýk ve ateþin merkezi olan--
halktan kopmalarý sonucunda felç olmuþ bir halde, kendileri de halk
inisiyatifini felç ettiler. Prusya silahlarýnýn altýnda doðmuþ ve geçiþ
döneminin çocuðu olan Paris Komünü, yok olmaya mahkumdu. Ancak gayet
halkçý karakteriyle yeni bir devrimler dizisini baþlattý; düþünceleriyle
toplumsal devrimin habercisiydi. Verdiði dersler öðrenildi ve Fransa bir
kere daha ayaklanan komünlerle kaplandýðýnda, halk kendilerini hükümete
tabii kýlmayacak ve hükümetin devrimci tedbirleri baþlatmasýný
beklemeyecektir. Kendilerini yiyip yutan asalaklardan kendilerini
kurtardýklarýnda, anarþist komünizmin ilkeleri doðrultusunda paylaþmak
üzere tüm toplumsal refahýn sahipliðini üstlenecekler. Ve mülkiyeti,
hükümeti ve devleti tamamen kaldýrdýklarýnda, yaþamýn gösterdiði
gerekliliklere göre özgürce kendilerini örgütleyecekler. Zincirlerini
kýrarak, putlarýný devirerek; ne efendiyi ne de köleyi bilmeksizin;
özgürlüðün fethine doðru yürüyüþümüzü aydýnlatan ilk kurtuluþ
giriþimlerini kanlarý pahasýna ve acý çekerek yapan asil þehitlerimize
hürmet göstererek, insanlýk daha iyi bir geleceðe doðru yürüyecek.

III. KOMÜNÜN MODERN SOSYALÝZM AÇISINDAN ÖÐRETTÝKLERÝ

18 Mart günü, sosyalist bir grubun varolduðu hemen hemen tüm þehirlerde
düzenlenen halk toplantýlarý, yanlýzca bunlarýn emek ordusunun düzenlediði
gösteriler olmasý nedeniyle deðil, ayný zamanda da her iki dünyadaki
sosyalistlerin duygularýný ölçmek için fýrsat sunmuþ olduðu için dikkate
deðerdir. Bu herhangi bir oylama sisteminden daha iyi olabilecek bir
"anket yapma" olanaðýdýr, çünkü istekler seçime yönelik parti
taktiklerinden etkilenmeden biçimlendirilebilir. Ýþçiler, basitçe Paris
proletaryasýnýn kahramanlýklarýný övmek ya da Mayýs katliamlarýnýn
intikamýný almak çaðrýsýyla toplanmamýþlardý. Cesur Paris mücadelesinin
anýlarý ile kendilerini tazelerlerken, onlar daha ileri gittiler ve
gelmekte olan devrimin 1871 komününden ne gibi dersler çýkarrmasý
gerektiðini tartýþtýlar. Komünün hatalarýn neler olduðunu sorguladýlar;
bunu, hatalara sebep olan kiþileri eleþtirmek için yapmadýlar, bunu iþçi
örgütleri arasýnda hakim olan mülkiyet ve otorite [yetke] hakkýndaki
önyargýlarýn devrimci fikirlerin patlamasýný ve bunun sonucunda dünya için
bir fener ýþýðý olmasý geliþimini nasýl engellediðini ortaya çýkarmak için
yaptýlar.

1871 dersleri, eski önyargýlarýný kýrmalarýný saðlayarak ve kendi
devrimlerinin nasýl bir þey olacaðý hakkýnda daha açýk ve daha basit bir
algýlama ortaya çýkararak, her ülkenin iþçisinin faydasýna oldu.

Komünlerin bir sonraki yükseliþi sadece bir "komünal" hareket
olmayacaktýr. Hala ilkin baðýmsýz, yerel olarak özyönetimli organlarýn
kurulmasý gerektiðini ve bunlarýn kendi yerellikleri içinde ekonomik
reformlar yapmaya çalýþmalarý gerektiðini savunanlar; en azýndan
Fransa´da, popüler ortamýn daha ileri geliþmesiyle desteklendiler. Bir
sonraki devrimin komünleri, doðrudan sosyalist devrimci eylemle --özel
mülkiyetin ortadan kaldýrýlmasýyla--, kendi baðýmsýzlýklarýný ilan
edecekler ve kuracaklar. Devrimci durum olgunlaþtýðýnda, ki bu her an
gerçekleþebilir; ve hükümetler halklar tarafýndan süpürüldüðünde, ancak
devlet korumasýyla varlýðýný sürdürebilen orta sýnýf kampý karmaþaya sevk
edildiðinde; ayaklanan halk, olaðanüstü hikmete sahip yeni hükümet
kararnamelerini, birkaç parça ekonomik reformu beklemeyecektir.

Toplumsal sermayeyi elinde tutanlarý mülksüzleþtirmek için --iþçilerin
bizzat kendileri tarafýndan yapýlmadýkça zorunlu bir þekilde ölü bir metin
olarak kalacak-- bir kararname beklemeyeceklerdir. Derhal müdehale
edeceklerdir ve hiç gecikmeden kullanmaya baþlayarak kendi haklarýný tesis
edeceklerdir. Ýþi devam ettirmek için iþyerlerinde kendiliklerinden
örgütleneceklerdir; ancak artýk ürettikleri, iþverene en çok kâr saðlayan
deðil, kitleler tarafýndan istenilen þeyler olacaktýr. Kulübelerini [ing.
hovel, ahýr gibi ev] zenginlerin evlerindeki saðlýklý konutlarla
deðiþtirecekler; þehirlerde biriktirilen refahý derhal kullanýma açmak
için kendiliklerinden örgütlenecekler; adeta orta sýnýf tarafýndan
kendilerinden hiç çalýnmamýþçasýna [bu refahýn] sahipliliðini
üstleneceklerdir.

Ýþçilere þantaj yapan sanayi baronlarý defedilir edilmez, [üretimi]
engelleyen kapanlardan kurtularak, [üretimi] öldüren spekülasyonlar ve
düzensizleþtiren karmaþa sona erdilerek; özgür emeðin saðladýðý itkinin
etkisi altýnda olan hareketin gereksinimlerine göre [üretimi]
dönüþtürürerek, üretim devam edecektir. Tarihçi Michelet, "Fransa´da
insanlar, 1793´te topraðýn soylularýn elinden alýnmasýndan sonraki kadar
asla çalýþmadýlar" diyor. Ýnsanlar, emeðin özgür ve iþçinin ürettiði
herþeyin bütün komünün gönencinin kaynaðý olduðu zamanki kadar
çalýþmadýlar asla. Son zamanlarda çeþitli toplumsal refah türleri arasýnda
ayrým yapma giriþimleri yapýldý; ve sosyalist parti bu sorun konusunda
bölündü. (Aslýnda basitçe anti-otoriter komünizm olan) eski
Enternasyonal´in kolektivizmi yerine bir tür dogmatik kolektivizm kuramý
koymaya çalýþan bugünkü kolektivistler, üretim için kullanýlan sermaye ile
yaþamýn gereksinimlerini karþýlayan refah arasýnda bir ayrým oluþturmaya
çalýþýyorlar. Bir tarafta makinalar, fabrikalar, hammaddeler, iletiþim
araçlarý ve toprak; öte tarafa ise meskenler, mamül ürünler, giyim,
metalar. Bu sosyalizm okulunun profesörlerine göre, ilk kýsým kolektif
mülkiyet altýnda olmalý, ikincisi ise özel mülkiyette kalmaya devam
etmeli.

Bu ayrýmý oluþturma giriþimleri yapýlmakta, ancak genel anlayýþ bundan
daha iyisini yapýyor; bunu hayali ve kurulmasý imkansýz bir þey olarak
görüyor. Kuramsal olarak kýsýrdýr ve pratik hayatta baþarýsýz olur.
Ýþçiler, baþýmýzý soktuðumuz evin, yaktýðýmýz kömür ve gazýn, yaþamýný
sürdürmek için insan makinasýnýn tükettiði yakýtýn, yaþamak için gereken
giyimin, öðrenmek için okuduðumuz kitabýn, hatta eðlencenin, tüm bunlarýn
varoluþumuzun birer bileþeni olduðunun; makinalar, mamüller, hammaddeler
ve diðer çalýþma aletleri gibi bunlarýn hepsinin de baþarýlý bir üretim,
ve insanlýðýn ileriye doðru geliþimi için gerekli olduklarýnýn
farkýndadýr. Ýþçiler, bu tip bir refah konusunda özel mülkiyete izin
vermenin eþitsizliðin, baskýnýn, sömürünün devam etmesi demek olacaðý;
kýsmi mülksüzleþtirmenin sonuçlarýný baþýndan sakatlayacaðý sonucuna
varýyorlar. Onlar, kuramsal kolektivizmin yollarýna çektiði çitlerin
üzerinden aþarak, anti-otoriterliðin en basit ve en pratik biçimine
dosdoðru ilerliyorlar.

Devrimci iþçiler, toplantýlarýnda tüm toplumsal refah üzerindeki haklarýný
ve yeniden üretim nesnelerinde olduðu gibi tüketim nesneleri üzerindeki
özel mülkiyetin kaldýrýlmasýnýn gerekliliðini, bilhassa ifade ediyorlar.
Bir konuþmacý "devrim gününde, þehirlerde biriktirilen tüm refahý ele
geçirmeli ve ortak kullanýma açmalýyýz" diyor, ve toplantýdakiler tam
ittifakla bu bildiriyi onaylýyordu. "Býrakalým her birimiz yýðýndan [ing.
pile, servet] ihtiyacý olaný alsýn; dýþarýda çýplaklýk ve yoksulluk
varken, þehrimizin dükkanlarýnda depolarda tutulan ve herkesi giydirmeye
yetecek kadar elbise var. Hatta herkesin kendi istediðine göre
seçebileceði, yeterince lüks þey de vardýr".

Fransa´daki ve baþka yerlerdeki komünü anma toplantýlarýnda söylenenleri
deðerlendirerek, iþçiler, gelmekte olan devrimin anarþist komünizmi ve
üretimin özgürce yeniden düzenlenmesini baþlatacaðýný zihinlerine
yerleþtirdiler. Bu iki nokta hallolmuþ gözüküyor, ve bu baðlamda bir
sonraki devrimin komünleri geleceðe yönelik ilerlemenin yolunu temizlemek
için cömertçe kanlarýný döken öncellerinin hatalarýný
tekrarlamayacaklardýr.

Ancak, üstünde henüz bir görüþ birliði saðlanamayan --her ne kadar
[çözüme] çok yakýn olunsa da--, hiç de daha az önemsiz olmayan, üçüncü bir
nokta var. Bu hükümet problemidir.

Çok iyi bilindiði üzere, bu nokta yüzünden tamamen bölünmüþ Sosyalist
parti içinde iki kesim bulunmaktadýr. Birisi, "devrimin daha ilk günü"
der, "en yüksek iktidarý ele geçirecek bir hükümet kurmalýyýz. Güçlü,
iktidar sahibi, kararlý bir hükümet þuna buna karar vererek, ve herkesi
emirlerine uymaya zorlayarak, devrimi gerçekleþtirecektir".

"Sefilce bir aldanýþ!" der ötekisi. "Kendiliðinden bir ulusu yönetmeyi
üstlenen her merkezi hükümet kesinlikle devrim önünde bir engeldir.
Birbiriyle mutlak þekilde uyuþmayan unsurlardan oluþmak zorundadýr, ve
bizzat hükümet olarak özü muhafakazarlýktýr. Bu, geri durumdaki komünleri
devrimin rüzgarýyla esinlendirmeksizin, ilerlemeye hazýr komünlerdeki
devrimi geriletmekten baþka bir þey yapmayacaktýr. Aynýsý ayaklanmakta
olan bir komün için de geçerlidir. Komünal hükümet ya halihazýrda
tamamlanmýþ gerçekleri teyit edecektir, ve ardýndan iþe yaramaz ve
tehlikeli bir makina parçasý haline gelecektir; ya da gerçekten de tutarlý
olacaklarsa eðer, halkýn kendisi tarafýndan özgürce geliþtirilmesi gereken
þeyler hakkýnda kurallar yapmaya giriþmek arzusunda olacaktýr. [Halkýn]
zincirlerini kýrdýðý, önünde yeni ve engin ufuklar açýldýðýný gördüðü
zaman, toplumsal organizmada filizlenecek o yaratýcý güçle toplumun yeni
ortak yaþam biçimlerini geliþtirmesini gerektiðinde; [hükümet] kuramlar
uygulayacaktýr. Halkýn arasýnda kalmaya devam etseylerdi kendilerinin
yapabilecekleri þeylerin hiçbirisini yapmayarak; kendilerini bakanlýk
bürolarýna kapatmak ve kendilerini boþ tartýþmalara kaptýrmak yerine, yeni
bir örgütlenme içinde [halkla] birlikte çalýþmayarak; iktidardaki insanlar
bu patlamayý engelleyeceklerdir. Devrimci hükümet bir engel ve bir tehlike
haline gelecektir; iyiliðe kudreti olmayan, kötülük için korkunç
[kudretli}; peki, [hükümetin] faydasý ne?".

Bu argüman ne kadar doðal ve adil olsa da, varolan pekçok büyük
önyargýnýn, mülkiyet ve teoloji [ilahiyat] dinleriyle yan yana duran
hükümet dinini sürdürmekten çýkarý olanlarýn itibar ettikleri þeylerin
karþýsýndadýr.

Bu önyargý, üçü arasýndaki bu sonuncusu hala varolmakta; ve gerileme
belirtileri gösterse de gelmekte olan devrimin karþýsýnda bir tehlike
oluþturmakta. "Hükümetin emirlerini beklemeden kendi iþimizi kendimiz
halledeceðiz; kendilerini rahipler, mülk sahipleri veya yöneticiler olarak
bize dayatmaya çalýþanlarý çiðneyip geçeceðiz" demeye baþladý iþçiler.
Anarþist kesimin hükümet tapýcýðýyla gayretle çarpýþmaya devam etmesini,
ve kendisinin bir iktidar mücadelesine çekilmesine veya ayartýlmasýna asla
izin vermemesini umut etmeliyiz. Devrimin öncesindeki yýllarda, hükümet
taraftarý önyargýnýn halký yanlýþ bir yola çekemeyecek kadar
sarsýlabileceðini umut etmeliyiz.

Bir sonraki devrimin komünleri; devleti yýkmakla ve parlamento idaresi
yerine özgür federasyonu geçirmekle kalmayacaktýr, komünün kendi içindeki
parlamenter yönetimini de terk edecektir. Diðer þehir ve köylerdeki gibi,
amaçlarýna ulaþmak için komünal bir parlamento aracýðýlýyla deðil,
doðrudan federe hale gelecek özgür iþçi gruplarýnýn [gerçekleþtireceði]
özgür gýda arzý ve üretimi örgütlenmesine güveneceklerdir.

Komünün dýþýnda anarþist olduklarý gibi içinde de anarþist olacaklardýr;
ve ancak böylece yenilginin dehþetinden, gericiliðin öfkesinden
sakýnacaklardýr.

Çeviri - Anarþist Bakýþ:
http://uk.geocities.com/anarsistbakis/makaleler/kropotkin-pariskomunu.html

Çevirenin Notu: Çevirenin metine yaptýðý eklemeler, açýklamalar vb, [...]
ile gösterilmiþtir.

* Orjinal ingilizce hali, 20 Mart 1880´de Le Révolté´de yayýnlanan
fransýzca orjinaline dayanarak 1895´de Freedom Broþürü olarak yayýnlandý
(sayý 2, London, W. Reeves)

_______________________________________________
A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr
http://ainfos.ca/tr


A-Infos Information Center