A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) Tuzla Desan Tersanesi Direniþine Dair Gözlem ve Düþünceler - M. Kýlýç / Kara Kýzýl Notlar Ekim-Kasým-Aralýk 2006

Date Mon, 26 Feb 2007 15:29:13 +0100 (CET)


Kara Kýzýl Notlar Ekim-Kasým-Aralýk 2006 Sayýsýndan alýnmýþtýr.
?Adamýn biri öbürünü dövmeye niyetlenmiþ, ama durup dururken olmaz, bahane
lazým. Ýkisi de kahvede oturuyorlar. Bizimki gitmiþ öbürüne demiþ ki ?sen
burada oturamazsýn, buradan kalk þuraya otur!?. Maksat adam ?sen ne
diyorsun kardeþim? desin, adamý dövmeye bahane olsun. Öbürü böyle bir þey
diyeceðine, kalkmýþ ?tamam? demiþ, bizimkinin gösterdiði yere uslu uslu
gitmiþ. Bizimki içinden ?hayda!!!? demiþ ?çattýk?. Gitmiþ yine öbürünün
yanýna baðýrarak ?sen burada da oturamazsýn, kalk þuraya geç!?. Öbürü
kalkmýþ, gösterilen yere sessizce gitmiþ. Bizimki hepten delirmiþ, ayaða
fýrlamýþ ?Hayýr! Oraya da oturamazsýn, ayakta duracaksýn!? demiþ. Öbürü
?peki o zaman? deyip ayakta dikilmeye baþlamýþ boynu bükük. Bizimki
sonunda pes etmiþ, demiþ ki ?tamam arkadaþ, sen bu kafayla hayatta dayak
yemezsin!?.

Ýþte biz ondan dayak yemiyorduk þimdiye kadar. Þimdi dayak yememiz de,
iþte artýk böyle yapmadýðýmýzdan.?

Gözlemler

Yukarýdaki sözler direniþte önde olan iþçilerden birinin. Yer Tuzla Desan
tersanesi önü, 2.5 aylýk ücretlerini alamayan 40 küsur iþçi direniþlerinin
15. günündelerdi bu konuþmayý yaptýðýmýzda. Tuzla?daki tersane iþçilerinin
yaklaþýk %90?ý gibi Desan tersanesi için çalýþan bir taþeron firmaya baðlý
olarak çalýþýyorlarmýþ. Taþeronun Desan tersanesinden aldýðý iþ sona
erdiðinde 2.5 aylýk ücretleri içerde kalmýþ. Tersane bölgesinde ücretlerin
gecikmesi çok sýk karþýlaþýlan bir durum. Ama 2.5 ay canlarýna tak etmiþ.
Patronun vermediði para toplam 80 bin ytl?ye varýyor. Az buz bir para
deðil. Taþeron Desan tersanesine, Desan tersanesi taþerona atýyor suçu.
Büyük patron, yani tersane diyor ki ?ben paranýzý verdim taþerona, ondan
alýn, beni ilgilendirmez?, taþeron diyor ?ben almadým, ben de maðdurum?.

Direniþe baþlayýnca pek çoðunun kulak aþinalýðý olduðu, birkaçýnýn gidip
geldiði LimterÝþ?e üye olmuþlar. Direniþlerinde arkalarýna sendikayý da
almak için. Sendikaya güven oldukça yüksek. Nitekim sendikacý arkadaþlar
canla baþla uðraþýyorlar. 15 günlük direniþleri boyunca her sabah Desan
tersanesine giden, baþka onlarca tersaneyle dolu olan yolu sloganlarla
yürüyorlar. Desan tersanesine giden, pek çok tersanenin yan yana dizili
olduðu yolun aðzýný tutma giriþimleri olmuþ bir sabah. Böylece sabah
iþlerine gelen iþçilerin önemli bir bölümü de en azýndan bir süreliðine
iþlerine gidememiþ, bir kýsmý yolu kesen direniþçi iþçilere destek vermiþ.
Polisin verdiði karþýlýðý devrimci basýndan izlemiþtik. Hastanelerden
toplamýþlar arkadaþlarýný. Bir iþçi arkadaþýn kafasýnda hala ufak da olsa
bir sargýdý. Polislerin özellikle kafalara saldýrdýklarýný, öfkeyle
saldýrdýklarýný ve kendilerini gaz kullanarak ancak daðýtabildiklerini
söylüyorlar. Elbette ki karþý tarafa da zayiat vermiþler. Biri iki polisi
ayný anda kafalarýndan yakaladýðýný gururla anlatýyordu.

Öðle yemeðini birbirlerinden toplayabildikleri paralar ile aldýlar.
Sendikanýn maddi durumu sýnýrlý. Baþka bir destek de olmayýnca
kendilerinden baþka güvenecek pek kimseleri yok. O gün görüþme talep
ettiler idareyle. Kulaklarýna bir takým haberler gelmiþti. Hep beraber
tersane kapýnýn önüne yýðýlýndý. ?Biz buradayýz, bizimle görüþeceksin?
demek için. Az ilerde bekleþen polisler de çok geçmeden ortaya çýkýyorlar.
Yerlerini alýyorlar. Yerleri iþçinin karþýsý, patronun tetikçiliði.
Yaklaþýk bir saat sonra idare 3 temsilciyi huzuruna kabul etti. Taþeron
þirketin patronu ile topluluðun arasýna döndü 3 iþçi. Adamýn tedirginliði
konuþmasýndan belli. Yazýnýn baþýndaki sözün sahibi, kendisi de usta olan
bir abi, buradaki ustalarýn formen deniyor taþeron þirket patronu
olmalarýnýn çok zor olmadýðýný söylemiþti. Bu taþeron da eskiden ustaymýþ.
Adam tahmin edeceðimiz gibi diþe dokunur hiçbir þey söylemedi. Daha yeni
aldýðý arabasýný getirmiþ, tersane patronuna vermeye hazýrmýþ. Baþka da
bir þeyi yokmuþ, ondan veremiyormuþ. Ýçimiz parçalandý. ?Biz on gündür
dayak yiyoruz, sen rahatsýn? dedi bir iþçi.

Taþeron patroncuk sonra utanmadan iþçileri bölmeye çalýþtý. Ýþçilerin
arasýndaki 12 kiþilik Urfalý bir gurbetçi grubu kastederek ?onlarýn durumu
daha zor, onlarýn parasýný vereyim memleketlerine dönsünler, geri kalan
arkadaþlara senet yapayým? dedi. Birliði bölme taktiði. Böl ve yönet. Eski
iþçi, bugünkü patron, þüphesiz ki sýnýf atlamýþ. O artýk karþý tarafta,
bir þeyler de öðrenmiþ kendince ?büyüklerinden?, beceriksizce uygulamaya
çalýþýyor. Bu þaklabanlýk ve küstahlýðý kastedilen gurbetçi grubundan bir
iþçi hýþýmla araya girip sonlandýrýyor: ?bizim evimize kadar geldi
patronun adamý daha iþin en baþýnda, ?sizin paranýzý verelim siz býrakýn
direniþi memleketinize dönün? diye. Biz kabul etmedik. Bu yola beraber
baþladýk, ya hep beraber paramýzý alýrýz, ya da almayýz?. Bu söz sadece
bizim deðil, herkesin tüylerini diken diken ediyor. Bu sözün üzerine
söylenecek fazla bir þey kalmýyor. Ýnsanlýk ölmedi. Dürüstlük de. Ýþte bu
?sýnýf dayanýþmasý? dediklerinden. Bir sýnýf olduðumuzu ?bilmemize? gerek
yok. Gurbetçi grubun bildiði þu: ?biz yanýmýzdakini satmayýz, öyle
gördük?. Emekçinin yanýna emekçiyi koyuyor bu düzen. Ve emekçileri de
kendisinin, düzenin karþýsýna. Devam ediyor gurbetçi arkadaþlardan biri
sonraki sohbette: ?biz öyle gördük, öyle görmesek böyle yapmazdýk?.
Hepimizin böyle hareketleri görmeye ihtiyacý var. Hep baþka türlü
davranýþlarý görüyoruz çünkü. Ýçimiz çürüyor. Böyle davranýþlarý görmemiz,
anlatmamýz lazým. En önemlisi de kendimizin de böyle davranmasý lazým. Bu
davranýþý, bu dayanýþmayý göstermemiz lazým, gurbetçi arkadaþlarýn yaptýðý
gibi. Ýnsan görerek biliyor, görerek yapýyor çünkü. Gösterelim ki
baþkalarý da görsün. Bu çürümüþlük, bu düzen bizim birliðimiz ve
dayanýþmamýz karþýsýnda adým adým yenilsin, sonunda yýkýlýp gitsin.

?Hepimiz paramýzý almadan buradan ayrýlýr mýsýnýz?? diye baðýrýyor sendika
uzmaný taþeron patronun þovunu artýk bitirmesi gerektiðini anlamasý için.
Cevabý biliyoruz. Taþeron cevabýný alýyor. Þimdilik iþçilerin birliðini
bozmayý beceremedi düzenin temsilcisi olarak. ?Yarýn sabah ya bu iþi
halledersiniz, ya da bizden günah gider. Bak polislerin önünde de
söylüyorum, onlar da duysun, bizden günah gider!?. Rest çekiliyor. Bu
arada taþeron patron ile bu gerginlik arasýnda ortaya dalýp ?bak Hýdýr
(patronun ismi), burada bu kadar insanýn alýn teri var. Bu iþi ya
halledeceksin, ya halledeceksin!? diye baðýran bir adam çýkýyor. Adam pek
bir hararetle ve artistik hareketlerle baðýrýyor. Bu adam kim? Nereden
çýktý? Az sonra az ilerde patronla konuþurlarken görüyorum. Bu ne þimdi?
Sivil polis mi? Bir arkadaþ öyle olduðunu söylüyor. Kim bilir ne ince
hesaplar yapýyorlar.

Tuzla tersane bölgesi sömürünün sert yaþandýðý bir yer. Taþeronluk
sistemi, ücretlerin ödenmesinde süreklilik kazanmýþ gecikmeler, sigortanýn
doðru düzgün yatýrýlmamasý ve daha önemlisi iþ kazalarý. Kesikleri,
yanýklarý kazadan saymýyor patronlar.

Ölüm neredeyse sýradanlaþmýþ. Aðýr kaza olduðu zaman, kimin yaralý
olduðunu öðrenemiyor iþçiler, öldü mü kaldý mý bilmiyorlar. Patron apar
topar arka kapýdan, bir yerden kaçýrtýyor yaralýyý, ya da ölüyü. Üzeri
örtülüyor. ?Çoðu sigortasýz olduðun için? diyor iþçiler ?patronlar
yaralanmalarý ve ölümleri ellerinden geldiðince gizliyorlar?. Ölen iþçinin
ailesini üç beþ kuruþa razý ediyor patron, razý edemediðini tehditle dize
getiriyor. Dul kalmýþ eþler ne yapsýn, kabul ediyorlar. Olayýn üzeri
örtülüyor. Geçen sene ölümler için de bir yol kesme eylemi yapýlmýþtý.
Tersane bölgesi böyle bir yer, kelle koltukta. Bu direniþ bir yanký
uyandýrmýþ havzada. Havzada belli bir hareketlilik de var zaten. Sýnýf
mücadelesinin her an keskinleþmiþ bir biçime döndüðü bir ortam. Desan
tersanesi direniþi, mücadelenin hepten açýða çýktýðý, keskinleþtiði
anlardan sadece biri.

Ertesi gün sabah para ödenmeyince önceki akþam aldýklarý kararý
uyguluyorlar. O gün orada deðildik, sonrasýnda iþçilerin anlattýklarýný
aktarýyorum. Tersanenin içine koþarak girip, kendilerinin yapýmýna
katýldýklarý gemiyi iþgal ediyorlar. Gemideki çalýþmayý durduruyorlar.
Gemiye týrmanmaya yeltenen polisi ?atarýz kendimi aþaðýya?, ?yakarýz sizi
kaynak makineleriyle? gibi yöntemlerle engelliyorlar. Bu Türkiye?deki ilk
gemi iþgaliymiþ, öyle diyor birkaçý ertesi günlerdeki konuþmalarda, tarihe
geçtiler. Ýþgal zor geçmiþ. Polisin binbir baskýsý, vinçlerle koca metal
parçalarýnýn tersanenin dýþýndan fotoðraf alýnmamasý için oradan oraya
taþýnmasý, ilerleyen saatlerde açlýk, susuzluk, soðuk. Gemiye sadece
iþçiler çýkýyor, yani sendikacýlar bile onlara katýlmýyor, çünkü bu yasal
haklarý. 4857 Sayýlý Ýþ Yasasý?nýn 34. maddesine göre iþçilerin iþyerinden
alacaðý olduðu takdirde iþ yerlerini terk etmeme haklarý varmýþ. Nitekim
iþçiler ertesi gün mahkemeye çýkartýldýklarýnda serbest býrakýlýyorlar.
Dýþarýda sendikacýlar ve çeþitli mazeretleri yüzünden iþgale katýlmayan
iki üç iþçi bekliyorlar, birinin kafasýnda önceki günlerdeki yol iþgaline
yapýlan polis saldýrýsýndan kalma çatlak var, öbürü ise biraz topluca.
Dýþarýdakiler sloganla vs destek veriyorlar. Polis dýþarýdaki grubu
topluyor, doðru gözaltýna.

Geminin üzerinde saatler ilerliyor, ama patrondan ses seda yok. Sonradan
öðreniyor, anlýyoruz ki tersane patronlarýnýn birliði GÝSBÝR ve polis
paranýn verilmemesinden yana. Çünkü böyle bir mücadele ve direniþin
ardýndan para verilirse, patronlarla iþçiler arasýnda Tuzla tersanelerinde
(ve her yerde) süren kýran kýrana mücadelede patronlar iþçilere bir mevzi
vermiþ olacaklar. Patronlar bunu çok iyi biliyorlar. Sýnýf mücadelesinden
iyi anlarlar. Ve sýnýfsal birliklerini, örgütlülüklerini de haliyle
oturtmuþlar. Nitekim GÝSBÝR, Desan patronuna ?sen ne yap, yap parayý
verme, biz senin her türden zararýný karþýlarýz? demiþ. Ýþte bu da sýnýf
dayanýþmasý, ama öbür tarafýn? Zaten GÝSBÝR bu bölgede sanki devlet gibi,
her tarafta isimleri, amblemleri var. Bölgedeki yeni polis karakolunu da
onlar yaptýrmýþlar. Allah razý olsun. Onlar açýsýndan iþçi nüfusun kontrol
altýna alýnmasý acil bir ihtiyaç tabi. Limter-Ýþ sendikasýnýn son dönemde
ardý ardýna benzer direniþlerde baþarý elde etmesinin yarattýðý bir endiþe
var patronlarda. Sendikanýn havzadaki prestijinin, bu direniþte de baþarý
kazandýðý takdirde iyiden iyiye artacaðý korkusu var patronlar cephesinde.
Onlar açýsýndan bu prestijin ve birlikten kuvvet doðduðu fikrinin
havzadaki iþçiler arasýndaki yayýlýþýný durdurmak son derece acil ve
öncelikli bir konu.

Akþam ilerliyor ve geceye yaklaþýyor. Polis kordonu tahmin edebileceðimiz
gibi hiçbir þeyin gemiye ulaþtýrýlmamasýndan sorumlu. Ne yemek ne baþka
bir þey gidemiyor. En azýndan dýþardan destek olmak için giderken,
aradýðýmýz bir iþçi bir mont istiyor, fakat nafile. Ýçeriye bir þey sokmak
ne mümkün. Akþam dýþarýda az da olsa bir grup bekleþiyor destek için. Gün
boyu da destek olmuþ tersanenin önünde, ama hep bildiðimiz gibi, sýnýrlý.
Tersane büyük olduðu için gün boyu iþ aðar aksak da olsa sürmüþ tersane
içinde, bizimkilerin çýktýðý gemideki çalýþma hariç. Tersanenin içindeki
bir grup iþçiden ufak bir destek olmuþ. Ama o kadar. Akþam dýþarýda savcý
kýlýklý bir tip bekleþenlere ajitasyon çekiyor: ?benden söylemesi, çok
kötü þeyler gelecek baþlarýna arkadaþlarýnýzýn, ne yaparsanýz yapýn
indirin onlarý, yoksa çok ceza yiyecekler?. Bizi etkilemese de, bu
sözlerin gemiye çýkmayan iþçilerden birini fena halde etkilediðini ve
telaþlandýrdýðýný görüyoruz.

Sonradan öðreniyoruz, Ýstanbul emniyet müdürlüðünden, artýk müdür
yardýmcýsý mýdýr nedir, üst düzey bir tip, belki de kendini öyle tanýttý,
gelmiþ gemiye kadar. ?Ýnin, þöyledir, böyledir ?? demiþ. Yalan, yanlýþ
konuþmuþ, dýþarýdaki savcýnýn yaptýðýna benzer bir þekilde korku salmaya
çalýþmýþ. Þöyle hapse gireceksiniz, sendikanýz böyle terörist sizi
kýþkýrtýyor vs. Zaten paradan da haber yok ve geceleyin soðukta, aç, susuz
beklemenin imkaný yok gibi. Geceyarýsý 1:30 gibi iniyorlar gemiden,
yoruldular. Gözaltýna alýnýyorlar. Sonraki konuþmalarýmýzda þunu da
öðreniyoruz ki, yukarýdayken gerilimin de etkisiyle iþçilerin arasýnda
anlaþmazlýklar çýkmýþ. Ýþçiler arasýndaki gruplaþmalarýn patronlar
tarafýndan da özenle tahrik edilmeye çalýþýlan birbirlerine dönük
güvensizlikleri üst düzeye çýkmýþ ve karþýlýklý ithamlar yapýlmýþ.
Ayrýntýlara girmenin artýk fazla bir anlamý yok. Hepimiz gayet iyi
biliyoruz, birbirimize karþý, iþ arkadaþlarýmýza, baþka yakýn
arkadaþlarýmýza, hatta dostlarýmýza karþý bile nasýl güvensizlik duyar
haline geldiðimizi, nasýl herkesin bencilleþtiðini, herkesin
bencilleþtikçe birbirine güvenemez haline geldiðini. Akrabalýk, hemþerilik
kimsenin kimseye güvenemez olduðu toplumda son güven ve dayanýþma
kaleleri.

Ertesi gün ikindide serbest býrakýlýyorlar. Ondan sonraki günlerde tersane
önündeki direniþe katýlým düþüyor. Bunda Hereke?den gelen grubun
minibüsünün lastiklerinin birileri tarafýndan patlatýlmýþ olmasýnýn da
etkisi var, yine bu grubun taþeron patronuyla hemþerilik iliþkisinin
bulunmasýndan dolayý paralarýný farklý bir kanaldan alacaklarý iddiasý da
var, geminin üzerindeyken iþçiler arasýndaki güven iliþkisinin
zedelenmesinin de, pek çok iþçinin ?patron gemi iþgalinde bile parayý
vermezse, bir daha hiç vermez? diye düþünmesinin de, artýk günler süren
parasýzlýðýn nesnel olarak iþçileri bitirmesinin de? Urfalýlarýn çoðu en
azýndan bir süreliðine memleketlerine döndü. Israrcý olan ufak bir grup
sendikanýn da yoðun desteðiyle tersane önündeki direniþi biraz daha
sürdürdü. Ýlerleyen günlerde sendika baþkaný ve eðitim uzmanýnýn polise
mukavemet suçlamasýyla tutuklanmasý da moralleri bozan bir diðer faktör
oldu. Sendikacýlarýn tutuklanmasý direniþin sermayeyi ne kadar rahatsýz
ettiðini açýkça ortaya koyuyor. Sendikacýlar bir ayý aþkýn bir süre
tutuklu kaldýlar ve ancak 20 Temmuz?da serbest býrakýldýlar. 24 Mayýs?ta
baþlayan direniþi, kalan iþçiler ve sendikacýlar 19 Haziran?da yaptýklarý
basýn açýklamasýyla bitirdiklerini, bundan sonra haklarýný hukuki zeminde
arayacaklarýný açýkladýlar.

Düþünceler

Tersane bölgesi kapitalizmin sömürüsünün dolayýsýyla da sýnýf çatýþmasýnýn
sert yaþandýðý bir yer ve bu özelliði ile önümüzdeki dönem sürekli
hareketli olacaðýný öngörmek zor deðil. Mücadelenin sertleþme ve patlama
potansiyelini barýndýran bir bölge. Ölümler de devam ediyor, ücret ve hak
gasplarý da, sigortalarýn tam yatmamasýnýn ve kayýtdýþýlýðýn yaygýnlýðý
da.

Ýþçilerin sendikanýn da önderliðinde iþyerini iþgal gibi radikal bir
doðrudan eyleme kalkýþmalarý bu direniþi önemli kýlan, buradaki iradeyi
örnek haline getiren nokta. Benzer bir duruma geçen yýl NakliyatÝþ?te
örgütlenen Koka Kola?ya baðlý taþeron nakliye iþçilerinin Kola?nýn
Dudullu?daki merkez daðýtým binasýný iþgalinde de þahit olmuþtuk. Taþeronu
aþýp esas patrona ve onun iþyerine müdahale tarzý önemli bir nokta.
Nitekim her iki durumda da iþçilere hukuki bir yaptýrýmýn uygulanamayýþý
hem fiili hem de kanuni bir meþruluðun göstergesi. Bu direniþte de
diðerlerinde olduðu gibi iþçilerin kitlesel ve kararlý bir grup olduklarý
takdirde kendi fiziki ve doðrudan eylem güçlerine nasýl güvendiklerine
þahit olduk. Polise karþý direniþlerindeki ve gemi iþgalindeki kararlýk ve
militanlýklarý, dahasý bu süreçleri sonradan deðerlendirirken ki
düþünceleri bu güveni iþaret etmekteydi. Taþeron veya baþka tip
iþletmelerde güvencesiz çalýþan iþçilerin belli taleplerle yaptýklarý
direniþlerde ya da bununla baðlantýlý olarak sendikalaþma mücadelelerinde
doðrudan mücadelenin önemi baþka tüm diðer yollarýn týkalý olmasýndan
dolayý daha da bir ön plana çýkýyor. Tersane bölgesindeki direniþler bu
tip güvencesiz iþçi mücadelelerine örnek olabilecek nitelikte.

Sendika kurumunun doðasý tartýþma götürür bir konu. Kaçýnýlmaz olarak
düzenle uzlaþmacý ve devrimciler açýsýndan uzak durulmasý gereken kurumlar
olarak da görülebilirler, kýsýtlanmýþ olmakla beraber nispeten nötr bir
mücadele alaný olarak da. Kanýmca Türkiye ve dünyadaki emekçi sýnýfýn
mücadele ve örgütlülük gücünün bunca düþük olduðu günümüzde sendikalarý
reddetmek, fazla zor olaný seçmek olur. Lakin bu tartýþmayý sonlandýrmamak
ve sendikaya alternatif mücadele ve örgütlülük biçimlerini araþtýrmakta
fayda var. Limter-Ýþ örneðinde yine geçen yýlki Nakliyat-Ýþ örneðinde de
görüldüðü gibi sýnýf-iþbirlikçi olmayan ve kapitalizme karþý net bir
duruþu olan bir sendikal anlayýþ ile günümüzde sermayeye karþý onu
rahatsýz edecek, çetin mücadelelere giriþmek mümkün gibi görünüyor. Bu
açýdan sendikalar bugün için iþlevli kullanýlabilen araçlar haline
getirilebilirler desek kanýmca yanlýþ bir þey söylemiþ olmayýz. Bu zor ve
çetin bölgede ve dönemde sendika, iþçilerin örgütlenebilecekleri önemli
bir sýnýf mücadelesi mevzisiymiþ gibi görünüyor. Ancak sendika konusunda
vurgulanmasý gereken þu, bir sendika ne kadar devrimci niyetli olursa
olsun, yozlaþmaya her zaman teþnedir. Bu açýdan devrimci iþçiler açýsýndan
sendikanýn yönetsel konumlarýna yerleþmenin ötesinde, sendikalý da olan,
sendika içinde de çalýþma yapan taban iþçi inisiyatifi gruplarýnýn
oluþturulmasý ve bu gruplarýn sendika liderliði üzerinde olasý sapmalara
karþý baský unsuru haline gelmeleri mücadelenin devrimci hatta ilerlemesi
açýsýndan hayatidir. Yani her halükarda asýl olanýn sendikal örgüt yoluyla
mücadele deðil, taban iþçi inisiyatifi gruplarýnýn sermayeye karþý
verdikleri mücadelede sendikayý da gerektiðinde bir araç olarak
kullanmalarýdýr.

Taþeronluk olgusu en karmaþýk hali ile tersane bölgesinde bulunmakta.
Yaklaþýk 20.000 iþçinin çalýþtýðý tersane bölgesinde iþçilerin %90?ýnýn
taþeron firmalarda çalýþtýðý söyleniyor. Desan direniþindeki taþeron
patron eski bir ustaymýþ ve söylenene göre bu sýk görülen bir durum.
Konfeksiyonda olduðu gibi kýdemli usta iþçilerin taþeron olarak sözde
kendi iþlerini kurabilmelerine nispeten olanak veren bir sistem oturmuþ
gibi görünüyor. Taþeronluðun yarattýðý paramparçalýlýk sayesinde ayný
iþyerinin çatýsý ya da sýnýrlarý altýnda çalýþan iþçiler bölünmüþ
oluyorlar. Yüzeysel düzlemden bakýldýðýnda sözleþmeleri, patronlarý ve
sorunlarý farklýlaþýyor. Dahasý taþeron firmalar küçük iþletmeler olarak
karþýsýnda sýnýf mücadelesi verilmesi zor olan yapýlar. Çünkü ufak bir
sermaye gerektiriyorlar, dolayýsýyla bir direniþ ya da hak talebi halinde
taþeron ya gerçekten batýyor, ya da þirketi kapatýp baþka bir yerde
yeniden faaliyete baþlayabiliyor, çünkü taþýnmaz malzemesi ve sermayesi
az. Nitekim bu direniþin sonlarýnda da taþeron patronun Ýzmit?te, bu
direniþte yer alan memleketlisi bir grubu yanýna alýp çalýþtýrarak yeni iþ
açacaðý söylentisi vardý. Bunun gerçekleþip gerçekleþmemesinden baðýmsýz
olarak, bunun mümkün oluþu bile baþlý baþýna önemli bir nokta. Ayný þey
taþeronda çalýþan iþçilerin sendikalaþmasýnda da geçerli. Zaten genelde
kýsa süreli sözleþmelerle, ki bunlarýn önemli bir kýsmý da tamamen kayýt
dýþý, çalýþan taþeron iþçilerinin bu þirketlerinde sendikalaþmasý
neredeyse imkansýz. Limter-Ýþ bu çetin koþullarda farklý taktikler izlemek
ve yaratýcý olmak durumda. Patronlarýn örgütleri olan GÝSBÝR ile karþýlýk
masaya oturup ücretlerin yükseltilmesi, iþ güvenliði ve sigortalarýn ana
firma tarafýndan yatýrýlmasý gibi belli talepleri tüm havzada geçerli
olmak üzere onlara dayatmak gibi bir büyük hedefi var. Yani taþeronlarý
aradan çýkarýp gerçek patronlarla masaya oturmak. Yaratýcýlýk konusuna
gelince örneðin bu direniþte de baþvurulan yol kesme eylemi etkili bir
yöntem. Ýþçinin herhangi bir direniþe geçme halinde anýnda iþinden
kovulduðu bölgede, üretimden gelen gücün kullanýlabilmesi, þu örgütlülük
düzeyinde zor gözüküyor. Dýþarý atýlan iþçinin yapabildiði bu direniþte
ilk kez denenen, dýþardan içeriye dalýp iþyerini iþgal etmek ve en az onun
kadar etkili olan yol kesme eylemi. Arjantin?deki iþsiz hareketinin
kullandýðýný bildiðimiz taktik burada daha minyatür bir haliyle
uygulanýyor. Kýyý boyu sýralanmýþ tersanelere tek bir yol gidiyor ve bu
yol özellikler de iþçilerin sabah iþe araçlarla geldikleri bir saatte her
hangi bir noktasýndan kesildiðinde kesilen noktanýn gerisindeki
tersanelere direniþte olmayan iþçiler de ulaþamamýþ ve üretim bir miktar
da olsa aksamýþ oluyor. Bu þekilde Desan direniþi örneðinde olduðu gibi
deðil sadece taþeron patronun, o patronun baðlý olarak çalýþtýðý
tersanenin ve çevre tersanelerinin tekerine taþ koymuþ olunabiliyor. Bu
þekilde ayrýca sorunu ve mücadeleyi havzadaki iþçilerin büyük bir kýsmýna
duyurmuþ da olunuyor. Ama elbette bu tip bir yol kesme hattýnda polise
karþý uzun süre dayanmak zor.

Ýþçilerin demografi k yapýsý tahmin edebileceðimiz gibi çok parçalý.
Bölgenin yerlisi, uzun süredir tersane iþçisi olan, çevre ilçe ve
köylerden gelenler de var. Yeni gelmiþ gurbetçiler de. Tersanelerin bunca
zorluðuna ve tehlikesine raðmen çekiciliði elbette ki örneðin vasýfsýz bir
konfeksiyon iþçisine göre daha fazla olan vasýfsýz bir tersane iþçisine
verilen yevmiyesinde. Bizim direniþe olan ziyaretlerimizde en çok
yakýnlaþma olanaðý bulduðumuz Urfalý Arap iþçiler memleketlerinde veya
çevre illerinde, tarým iþçiliði de dahil olmak üzere pek çok farklý
iþlerde çalýþmýþlar. Tersanelere ilk kez gelmiþler. Ýþçi sýnýfýnýn temel
özelliklerinden biri olan hareketliliði gözlemek mümkün. Direniþin sonunda
Urfalýlar memleketlerine döndüler, çoðu geri geldi, biri Adana?da tarým
iþçiliði yapmaya devam etti, biri Ankara?da kargocu olmaya gitti, vs.
Havzada iþçi sirkülasyonu çok gibi görünüyor.

Gurbetçi iþçiler açýsýndan barýnma çok ciddi ve can yakýcý bir sorun. 2025
kiþinin kaldýðý iki artý bir bekar evlerine iþçiler kiþi baþý aylýk 90 ytl
gibi astronomik bir miktar vermek zorundalar çünkü baþka alternatif yok.
Normal dairelerin ev sahipleri kalabalýk bir iþçi grubuna ev vermeye
yanaþmýyor. Onlar da özel olarak gurbetçi iþçilere ayrýlmýþ bu ?bacasýz
fabrikalara? girmek durumunda kalýyorlar. Gurbetçi iþçileri en çok
rahatsýz eden konulardan biri olan bu meseleye Ýkitelli?de de þahit
olmuþtum. Ýnþaattan bozma bir rutubetli bir binaya kutu kutu odalar yapan
ev sahipleri fahiþ miktardan kiraya veriyordu bu odalarý. Tuzla?dan bir
arkadaþýn deyimiyle, gurbetçi iþçiler Ýstanbul?da kiraya çalýþýlýyor. Bu
bekar evi iþletmecilerinin elde ettiði rant inanýlýr gibi deðil.
Türkiye?de barýnma mücadelesi gecekondu mücadelesi noktasýnda geliþkin
olsa da, kira grevleri benzeri taktiklerle kiracýlarýn ev sahiplerine
dönük mücadele biçimleri hemen hemen hiç denenmemiþ þeyler.

Sonuç Yerine

Desan Tersanesi direniþinde, mücadele deneyimi içindeki iþçilerin
tutumlarýndan, düþünce ve davranýþlarýndan ve mücadelenin kendisinden pek
çok þey öðrenme imkaný bulmak mümkündü. Kapitalizmin olaðan koþullarýnda,
üretim sürecinde iradesizleþtirilen, hiçleþtirilen emekçiler mücadeleyi
göze alýp, güçlerini ortaklaþtýrabildikleri ve beraberce mücadeleye
kalkýþtýklarý andan itibaren bambaþka bir toplumsal varoluþun nüvesini
oluþturabiliyorlar. Mücadele okulunda yukarýda alýntýladýðým iþçinin
sözlerinde görüldüðü gibi kapitalizme özgü pek çok gerçeði sözle deðil
yaþamýn pratiði içinde anlama fýrsatýný elde ediyorlar. Düzenin ideolojik
sis perdesinin mücadele sayesinde nispeten yýrýlýp, gerçek yüzünün bir
kýsmýnýn ortaya çýkýþý, polisin, patronun, adli sistemin gerçek
konumlarýnýn belirginleþmesi býrakýn mücadelenin içindeki iþçileri,
destekçilerin, gözlemcilerin, sürece bir þekilde taraf olarak müdahil
olmuþ herkesin içindeki mücadele ateþini harlýyor. Sýnýflý sistemin
ideolojik aygýtlarýnýn pelteleþtirmekte ve bulanýklaþtýrmakta yüzyýllarýn
tecrübesiyle usta olduðu insanýn sisteme karþý fikirsel ve duygusal
uyanýklýðý, bu tip direniþlere ucundan da olsa müdahil olunduðunda diri
kalýyor, saðlamlaþýyor. Öte yandan þunun da teslim edilmesi gerek.
Direniþe katýlan iþçilerin pek çoðu için mücadele boyunca görülen pek çok
þey, yenilgi ile biten bir direniþin ardýndan kapitalizmin çarklarýna geri
dönmek durumunda kalýndýðýnda, muhtemelen unutulacak ya da hafýzalara
yanlýþlanmýþ bir þekilde yerleþecek. Ta ki kendilerini baþka bir yerde
baþka bir kolektif direniþin ve mücadelenin içinde bulmalarýna ve bu
direniþten kendilerine kalan deneyimlere ihtiyaç duymalarýna dek?


Metin Kýlýç - Anarþist Komünist Ýnisiyatif

http://www.anarsistkomunizm.org/kkn/

_______________________________________________
A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr
http://ainfos.ca/tr


A-Infos Information Center