A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists
**
News in all languages
Last 40 posts (Homepage)
Last two
weeks' posts
The last 100 posts, according
to language
Castellano_
Deutsch_
Nederlands_
English_
Français_
Italiano_
Polski_
Português_
Russkyi_
Suomi_
Svenska_
Türkçe_
The.Supplement
The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Castellano_
Deutsch_
Nederlands_
English_
Français_
Italiano_
Polski_
Português_
Russkyi_
Suomi_
Svenska_
Türkçe
First few lines of all posts of last 24 hours ||
of past 30 days |
of 2002 |
of 2003 |
of 2004 |
of 2005 | of 2006 | of 2007
Syndication Of A-Infos - including
RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}
(tr) Sosyalizm , Anarþizm ve Feminizm / C. Ehrlich - Kara Kýzýl N otlar Ekim-Kasým-Aralýk 2006
Date
Sun, 25 Feb 2007 23:54:43 +0100 (CET)
Carol Ehrlich?in Sosyalizm, Anarþizm ve Feminizm?i ilk olarak
Araþtýrma Grubu Bir Rapor 26 olarak Research Group One, 2743 Maryland
Avenue, Baltimore, Md 21218, USA tarafýndan Ocak ?77?de basýldý ve
bunu ikinci baský izledi. Routledge, Kegan & Paul, London tarafýndan
Bahar ?79?da yayýlanacak Anarþiyi Yeniden Keþfetmek: Anarþistlerin
bugünlerde düþündükleri adlý ontolojide bulunacaktýr. Makalenin bir
özeti Second Wave ( Vol. 5, No. 1) adlý Amerikan feminist dergisinden
yayýmlanmýþtýr.
Kara Kýzýl Notlar Ekim-Kasým-Aralýk 2006 Sayýsýndan alýnmýþtýr.
Sen kapitalist toplumda bir kadýnsýn. Öfkelisin: iþ konusunda, ücretler
konusunda, kocan (veya eski kocan) konusunda, çocuklarýn okulu konusunda,
ev iþi, güzel olmak, güzel olmamak, bakýlmak, bakýlmamak (ya da ayný
þekilde, sözü dinlenmemek) vs. konusunda. Eðer bütün bunlar üzerine ve
bunlarýn ne þekilde birbirlerini tamamladýklarý ve neyin deðiþmesi
gerektiði üzerine düþünüyorsan ve ardýndan bütün bu düþünceleri derli
toplu bir biçimde bir araya getirecek sözcükler arýyorsan, neredeyse
zorunlu olarak ?sosyalist feminizm?e ulaþýrsýn. [1]
Tüm belirtiler, pek çok kadýnýn, sürekli cinsiyetçilik sorununa çözüm
olarak ?sosyalist feminizm?e ulaþtýðýný gösteriyor. ?Sosyalizm?,
(þaþýrtýcý çeþitlilikteki biçimleriyle) bugünlerde birçok kiþi arasýnda
popüler, çünkü vaat edercek çok þeyi var: çalýþanlara duyarlýlýk, (okumuþ
olsalar da olmasalar da) insanlarýn referans gösterebileceði bir devrimci
teorik bütün ve Birleþik Devletler ve uydularýndan farklý þekilde
yapýlanmýþ canlý sanayileþmiþ ülke örnekleri.
Birçok feminist için sosyalizm, çalýþan kadýnlarýn ekonomik eþitsizliðinin
ortadan kalkmasýný vaat ettiði için çekicidir. Ayrýca, dýþlayýcý bir
feminist çözümlemenin var olan tüm eþitsizlikleri kapsayamayacak kadar dar
olduðuna inanan birçok kadýn için sosyalizm bunu, kendi radikal
perspektifinin sulanmasýný engelleyerek geniþletmeyi vaat eder.
Bu noktadan sonra, haklý sebeplerden ötürü kadýnlar ?sosyalist feminizm?in
politik bir teori olarak anlam ifade edip etmediðini düþünüyorlar. Çünkü
sosyalist feministler hakikaten hem akýlcý, hem de radikal görünüyorlar en
azýndan çoðunluðu giderek daha fazla sayýda kadýnýn içine düþtüðü bazý
reformist ve benmerkezci tuzaklara güçlü bir antipati besliyor.
Duygusal yaklaþmayan birçoðumuz için, Amazon ulusu, batan güneþe doðru
atlarýný süren güçlü kuvvetli kollara sahip kadýn efendileri ile gerçek
dýþýdýr, ancak zararsýzdýr. Daha ciddi bir konu ise þu anki Büyük Tanrýça
ve çeþitli tapýnma, büyücülük, sihir ve psiþik fenomenlerle ilgili
takýntýdýr. Ancak toplumun yapýsýný deðiþtirmekle ilgilenen bir feminist
olarak ben bunu oldukça zararlý buluyorum.
Madde 1: Nisan 1976?da bin dört yüzden fazla kadýn, büyük ölçüde
yukarýdaki konularla ilgili kadýnlara özel bir spiritüalizm konferansýna
katýlmak üzere Boston?a gitti. Þan kurslarý, en son pagan düþünceler
hakkýnda bilgi alýþveriþ, göbek dansý ve menstrual ritüellerle ilgili
atölyelere katýlmak için harcanan enerji, daha iyi ve daha feminist bir
amaç için kullanýlamaz mýydý?
Madde 2: En az bir feminist yayýnýn bildirdiðine göre bir grup cadý, Susan
Saxe?ý hapisten uçurarak kaçýrmayý etmeyi denedi. Eðer bunun Saxe?ý
kurtaracaðýna dürüstçe inanýyorlardý ise, patriyarkal baskýnýn
gerçekliðinden tamamýyla uzaklardý demektir. Eðer bu basit bir þaka
idiyse, neden kimse gülmüyor?
Reformizm, kadýnlarý ilgilendiren konular bakýmýndan garip psiþik
oyunlardan çok daha büyük bir tehlike. ?Reformist? teriminin dürüst veya
çok da yararlý olmayan þekillerde ilkesel olarak birinin ideolojik
saflýðýný göstermek ya da herhangi bir somut politik çalýþmanýn potansiyel
olarak uðraþmaya deðer olmadýðýný söylemek için kullanýlabilecek bir sýfat
olduðunu biliyorum. Buna karþýlýk, bazý feministler doðru türde
reformlarýn radikal bir hareket yaratabileceðini oldukça ikna edici bir
biçimde ileri sürdüler. [2]
Ayný þekilde, kadýnlarýn enerjilerini boþ yere harcayan, büyük
deðiþikliklere dair beklenti yaratan ve sonuç vermediði için yanlýþ
yönlendirici ve yabancýlaþtýrýcý olan birçok reformist strateji bulunuyor.
En iyi (ya da en kötü) örnek seçim politikalarý. Bazý sosyalistler
(aþamacýlýk nosyonuna tav olmuþ olanlar) bu gruba giriyor. Anarþistler
daha iyi biliyor. Özgürlükçü olmayan araçlarla kendini özgürleþtiremezsin;
eski bozulmuþ kurumlarý yönetmek için (ne kadar kardeþçe olsalar da) yeni
bir politikacýlar kümesi seçemezsin ? sonra bunlar seni yönetmeye baþlar.
Ulusal Kadýnlar Örgütü?nün (NOW)1 Çoðunluk Komitesi bu örgütün radikal
kolu kadýnlarý, seçim politikasýný içeren araçlarý kullanarak ?ana akýmdan
ayrýlýp, devrime doðru? kendilerini izlemeye çaðýrdýðýnda, hepsi olduklarý
gibi derinlere gömülecekler. Seçim politikasý çok açýk, her gün karþýmýza
çýkan türden bir tuzak. Radikal olmayan birçok kadýn bile bundan uzak
durmayý öðrendi. Daha hassas bir sorun, feminist ekonomik güç
aldatýcýlýðýnda kapitalizm. Örneðin, Feminist Ekonomik Að?ý (FEN) göz
önüne alalým. Ýsim yanýltýcý olabilir. Bu görünürde, ekonomik bakýmdan
kendine yeten kadýnlar yaratarak kapitalizmi içten aþýndýrmak için
kurulmuþ alternatif iþlerden oluþan bir aðdý. Bu çekici bir fikir. FEN?in
ilk büyük projesi Detroit?te Nisan 1976?da açýldý. 100 dolarlýk bir yýllýk
üyelik ücreti karþýlýðýnda ayrýcalýklý kadýnlar özel bir havuzda
yüzebiliyor, özel bir barda içebiliyor ve bir grup butikte indirimlere hak
kazanýyor. FEN, kadýn çalýþanlarýna burada çalýþmak için saat baþýna 2,5
dolarlýk bir ücret ödüyor. Kurumun yöneticisi Laura Brown, bu giriþimi
?feminist ekonomik devrimin baþlangýcý? ilan etti. [3]
Eðer bildik oyunlardan ikisi seçim politikasý ve hip kapitalizmi ?devrim?
olarak nitelenebiliyorsa, sözcüðün anlamý tepe taklak olmuþ demektir.
Feminizmin sosyalist bir türünün, bir cadý, ilkel savaþçý, senatör veya
küçük kapitalist olmak istemeyen, ancak dönüþtürülmüþ bir toplum yaratarak
cinsiyetçiliði sonlandýrmak isteyen birçok kadýna devrimci aklýn kaynaðý
gibi görünmesi þaþýrtýcý deðil. Anarþist feminizm anlamlý bir teorik
çerçeve sunabilir, ancak birçok feminist bunu ya hiç duymamýþtýr, ya da
kadýnlarýn erkek bombacýlara bir yardýmý olarak deðersiz görürler.
Sosyalist feminizm politik anlayýþlarýn bir karýþýmýný sunar. Bir yanda,
Eski Sol hiziplerin Devrimci Komünist Parti (eski Devrimci Birlik), Ekim
Ligi ve Uluslararasý Ýþçi Partisi gibi paslý, tutuk çevreleri bulunuyor.
Bu yapýlarda çok az kadýn barýnabiliyor. Diðer yanda ise, hatýrý sayýlýr
sayýda kadýn, yeni sol gruplar tarafýndan oluþturulan büyük, ancak
biçimsiz, uzlaþmacý kuruluþlara ya da çeþitli özerk ?kadýn birlikleri?ne
katýlýyor.
Daha yeni sosyalist feministler, birleþmemiþ kadýnlarý üye yapmak amacýyla
enerjik ve oldukça etkili bir kampanya yürütüyorlar. Buna karþýn, Eski
Sol?un daha katý gruplarý, lezbiyenlerin, ayrýlýkçýlarýn ve diðer çeþitli
pasaklý ve uygunsuz feministlerin Marks, Troçki (her ne kadar
Troçkistlerin ne yapacaklarý önceden kestirilemese de), Stalin ve Mao?nun
asil mirasçýlarý ile birlikte çalýþabileceklerini büyük ölçüde reddetti.
Pek çoðu, kadýnlarla ilgili tüm konularla ilgilenen özerk bir kadýn
hareketi fikrini reddediyor. Onlara göre ?kendi iþine bakmakta? azimli
birçok ?burjuva? (en çýldýrtýcý marksist sýfat!) kadýn var ve bu da ?iþçi
sýnýfýný bölüyor?, iþçilerin diðer herkesten daha aptal olduðuna dair
tuhaf bir varsayým. Bazýlarýnýn lezbiyenlere karþý isterik bir antipatisi
bulunuyor: en adý çýkmýþ gruplar Ekim Ligi ve Devrimci Komünist Parti,
ancak bunlar yalnýz deðiller. Bu politikada, diðer birçoðunda olduðu gibi,
antilezbiyen çizgi komünist ülkelerdekini izliyor. Örneðin Devrimci
Komünist Parti, 1970?lerin baþýnda homoseksüllerin ?burjuva bozulmanýn
bataklýðýna gömülmüþ? ve gay özgürleþmesinin ?iþçi sýnýfý karþýtý ve karþý
devrimci? olduðunu ilan eden bir bildiri yayýnladý. Tüm Eski Sol gruplar,
?proletarya? dýþýndaki kadýnlarýn baský gördüðü fikrinden tamamen
rahatsýz. Ýþçi sýnýfý, doðal olarak, olaðanüstü esnek bir kavram: solun
günümüzdeki tartýþmalarýnda bu kavram doðrudan üretim noktalarýndaki
iþçilerden, emeðini ücret karþýlýðýnda satan veya bunu yapan birine
baðýmlý olan, herkesi içine alan devasa bir gruba kadar deðiþik kesimleri
kapsayabiliyor. Bu neredeyse hepimizi içeriyor. (Madem öyle, Birleþik
Devletler?in yüzde doksaný öncüyse, devrimi þimdiye kadar neden
gerçekleþtirmedik?)
Yeni sosyalist feministler, Marksist-Leninist düþüncenin çekirdeðini
korumak, güncelleþtirmek ve çaðdaþ radikal feminizme eklemlemek için pek
çok yaratýcý yol deniyorlar. Sonuçlar bazen tuhaf oluyor. Temmuz 1975?te
Yeni Amerikan Hareket?e (NAM)2 ve birkaç özerk gruba dahil kadýnlar
sosyalist feminizm üzerine ilk ulusal kongreyi yaptýlar. Fazla iyi
duyurulmamýþtý ve herkes bu kadar çok kadýnýn (bin altý yüzün üstünde,
daha fazlasý ayrýlmýþ) 4 Temmuz?un dahil olduðu hafta sonunu Ohio Yellow
Springs?de geçirmek istemesine þaþýrmýþ görünüyordu.
Konferansta yapýlan konuþmalarý ve konferansa katýlan diðer kadýnlarýn
yaptýðý geniþletici yorumlarý[4] okuyunca, konferansý organize edenlerin
?sosyalist feminizm? adýyla ne kastettiklerinin açýk olmadýðý görülüyor.
Konferanstan önce belirlenmiþ Birliðin Ýlkeleri, radikal feminizmle
iliþkilendirilen ve esasen sosyalist perspektife tipik olarak zýt olduðu
düþünülen iki maddeyi içeriyordu. Birinci ilke þöyle diyordu: ?Devrimci
süreç içerisinde özerk bir kadýn hareketinin gerekliliðini tanýyor ve
bunun varlýðýný destekliyoruz.? Ýkincisi ise þunu içeriyordu: ?Irka,
sýnýfa, cinsiyete veya lezbiyenliðe dayalý tüm baskýlarýn birbirleriyle
iliþkili olduðuna ve baskýdan kurtulmak için verilen mücadelelerin
kendiliðinden ve ortaklaþa olmasý gerektiðine katýlýyoruz.? Üçüncü ilke
?sosyalist feminizmin bir devrim stratejisi olduðunu? belirtiyordu;
dördüncü ve son ilke ise ?mücadele ve birlik ruhu çerçevesinde?
tartýþmalar yürütmeye çaðýrýyordu.
Bu, doðal olarak, lezzetli ilkelerden oluþan inanýlmaz bir açýk büfe -
pratikte herkes için çekici olmak üzere tasarlanmýþ bir menü. Ancak
?sosyalist? feministler ana yemek olarak baðýmsýz kadýnlarýn hareketini
servis ettiklerinde ve sýnýf baskýsýnýn sadece birçok baský türü
içerisinde diðerlerinden daha önemli olmayan biri olduðunu söylediklerinde
bu, (Marksist eleþtirilere göre) artýk sosyalizm deðildi.
Ancak, sosyalist feministler radikal feminizmin tüm çýkarýmlarýný
izlemiyorlardý. Ýzleselerdi, feminist pratik için anti-hiyerarþik
yapýlanmanýn þart olmasý gerektiðine dair bir ilkeyi de kabul ederlerdi.
Bu, doðal olarak, bir sosyalist için kaldýrýlabilir bir þey deðil. Ancak
bu, radikal feminizmin anarþizmin bir türüyle, sosyalizmden çok daha
uyumlu olduðu anlamýna geliyor. Bu tür, anarþizmin bireyci veya
anarko-kapitalist çeþitleri deðil, toplumsal anarþizmdir (komünist
anarþizm olarak da bilinir).
Anarþist ilkelere aþina feministler için bunlar yeni þeyler deðil ? ancak
çok az feminist bu ilkelere aþina. Bu anlaþýlabilir, çünkü anarþizm kötü
bir basýn ve basýnýn olmamasý arasýnda savruldu. Eðer feministler
anarþizmi bilseydi, cinsiyetçi baskýya karþý mücadele etmek için bir araç
olarak sosyalizme bu kadar sýký sýkýya baðlý kalmazlardý. Feministler,
baþtan belli bir liderler kadrosu ve onlarýn takipçileri ? bu merkeziyetçi
örgüt ne kadar ?demokratik? olsa da ? ile gelen bir toplumsal teoriye
þüpheyle yaklaþmak zorundalar. Her sýnýftan, ýrktan ve yaþam þartlarýndan
kadýnlar, bir efendiler kümesini diðeriyle deðiþtirmek istemeyecek kadar
fazla uzun süredir tahakküm iliþkilerinin alt ucunda yer aldýlar. Gücün
kimde olduðunu ve (birkaç istisnai örnek dýþýnda) bunun biz olmadýðýmýzý
biliyoruz.
Birçok çaðdaþ anarþist feminist toplumsal anarþizm ve radikal feminizm
arasýndaki baðlantýlara iþaret etmiþlerdir. Lynne Farrow ?feminizmin,
anarþizmin öðütlediðini pratiðe geçirdiðini? ifade etmiþtir. Peggy
Kornegger ?feministlerin yýllardýr hem teoride, hem de pratikte bilinçsiz
anarþistler olduðuna? inanmaktadýr. Marion Leighton ise ?radikal feminist
ile anarka-feminist arasýndaki ince ayrýmýn büyük ölçüde bireysel teorik
geliþime doðru atýlan bilinçli bir adýmdan kaynakladýðýný? belirtir.5
Biz özerklik yaratýyoruz
Sürekli geniþleyen sentez süreci
Her canlý yaratýk için
Kendiliðindenliði ve yaratýyý
Yayýyoruz
Ýliþkilerde
Eþitliðin verdiði keyfi öðreniyoruz
Kardeþler arasýnda
Tahakküm olmadan
Tüm biçimleriyle
Tahakkümü yok ediyoruz.
Bu þarký, ?tüm hiyerarþileri sonlandýrýn? manþetli It Aint Me Babe [6]
adlý radikal feminist gazetede yayýnlandý. Bu, anarþist (ya da anarþist
feminist) bir gazete olarak tanýmlanmamýþtý, ancak baðlantýlar dikkat
çekicidir. Gazete, kadýnlarýn özgürleþmesinin yeniden doðan hareketin ilk
yýllarýndaki durumunu büyük ölçüde örnekler. Ve eðer sosyalist feminist
melez kök salarsa, eðer tanrýçaya tapýnmaya veya lezbiyen milletin
kadýnlarýný tahakküme boyun eðmek için yeni biçimler yaratmaya ikna
ederse, kaybedilecek olan iþte bu ruhtur.
Radikal Feminizm ve Anarþist Feminizm
Her radikal feminist ve her toplumsal anarþist feminist, ortak bir konular
kümesi ile ilgilidir: kiþinin kendi bedeni üzerindeki egemenliði; çekirdek
aileye ve heretoseksüelliðe alternatifler; ebeveynleri ve çocuklarý
özgürleþtirecek yeni çocuk bakým yöntemleri; ekonomik özgür irade;
eðitimde, basýnda ve iþyerinde cinsiyetlerin kalýplaþmasýnýn
sonlandýrýlmasý; kadýnlar üzerindeki erkek otoritesine, sahiplenmesine ve
iradesine son verilmesi; kadýnlara yeteneklerini geliþtirmeleri ve
kendilerine yönelik olumlu tutum oluþturmalarý için araçlar saðlanmasý;
baskýcý duygusal iliþkilere son verilmesi ve durumcu düþüncenin tabiriyle
?günlük hayatýn yeniden keþfi?.
Bunun yaný sýra, radikal feministlerin ve anarþist feministlerin
uzlaþtýklarý birçok konu bulunmaktadýr. Ancak anarþist feministler, daha
fazlasýyla ilgilenmektedir. Anarþist olduklarý için, tüm güç iliþkilerini,
bireylerin birbirine baský uygulayabildiði her durumu sonlandýrmak için
çalýþýrlar. Anarþist olmayan bazý radikal feministlerden farklý olarak,
?iktidarýn? eðer kadýnlarýn ellerinde olursa zor barýndýrmayan bir topluma
yönelebileceðine inanmazlar. Ve çoðu sosyalist feministin aksine, seçkinci
bir liderlik barýndýran bir kitle hareketinden iyi bir þey çýkabileceðine
inanmazlar. Kýsacasý, ne bir iþçi devleti ne de anaerki tüm bireylerin
üstündeki baskýyý kaldýrabilir. Buradan hareketle hedef, sosyalistlerin
sürekli ýsrar ettikleri gibi gücü ?ele geçirmek? deðil, gücü ortadan
kaldýrmaktýr.
Genel kanýnýn aksine, her toplumsal anarþist sosyalisttir. Yani,
zenginliði azýnlýðýn elinden almak ve toplumun bütün bireylerine yeniden
daðýtmak isterler. Ayrýca, insanlarýn yalýtýlmýþ bireyler olarak yaþamak
yerine topluluklar halinde iþbirliði yapmalarý gerektiðine inanýrlar.
Ancak anarþistler için ana konular her zaman güç ve toplumsal
hiyerarþidir. Eðer bir devlet ? iþçileri temsil eden bir devlet bile olsa
? varlýðýný sürdürürse, tahakküm biçimlerini yeniden kuracak ve bazý
insanlar özgür olmaya devam edemeyecektir. Ýnsanlar sadece yaþamlarýný
sürdürebildikleri ya da ekonomik olarak rahat olabildikleri zaman özgür
olmazlar. Sadece kendi yaþamlarýný kendileri kontrol edebildiklerinde
özgür olurlar. Kadýnlar, kendi yaþamlarý üzerinde, birçok erkekten de daha
az söz sahibidir. Böyle bir özerkliði kazanmak ve herkesin buna sahip
olmasýnda ýsrarcý olmak, anarþist feministlerin ana hedefidir.
Hiç kimseye ve herkese güç: Herkese kendi yaþamý, ancak baþka hiç kimsenin
yaþamý üzerinde söz hakký.
Pratik Üzerine
Bu teori. Peki ya pratik? Yine, radikal feminizmin ve anarþist feminizmin
birbirleriyle, sosyalist feminizmle olduðundan çok daha fazla ortaklýðý
bulunmaktadýr. [8] Ýkisi de alternatif kurumlar oluþturmayý amaçlar ve
ikisi de bireyin politikasýný son derece ciddiye alýr. Sosyalist
feministler, bu ikisinin devrimci pratik için yaþamsal önem arz ettiðini
düþünmeye daha az meyillidir.
Alternatif örgütlenme biçimleri geliþtirmek, bir hastanenin yönetim
kuruluna bir radikal sokmak için mücadele etmek yerine kendine özel
klinikler kurmak anlamýna gelir; ticari televizyon ve gazeteler yerine
kadýnlar için film gruplarý ve gazeteler; yalýtýlmýþ çekirdek aileler
yerine kolektiflerde yaþamak; tecavüz kriz merkezleri; gýda
kooperatifleri; ebeveynlerin kontrolünde bakým merkezleri; özgür okullar;
basým kooperatifleri; alternatif radyo gruplarý vb. kurmak anlamýna gelir.
Bu noktada, eðer yapýlarý þimdiye kadar aþina olduðumuz kapitalist ve
hiyerarþik modelleri taklit edecekse alternatif kurumlar kurmanýn çok az
faydasý olabilir. Birçok radikal feminist bunu erken fark etmiþtir:
(Bilinç yükseltme gruplarý aracýlýðýyla) Kadýnlarýn dünyayý ve kendilerini
kavrayýþ biçimini deðiþtirmeye ve görevlerin rotasyonunu ve yetenekler ile
bilginin paylaþýmý ile iþleyen küçük, lidersiz gruplar aracýlýðýyla
iliþkileri ve bireyler arasý etkileþimleri yeniden düzenlemeye
çalýþmalarýnýn nedeni budur. Onlar, bunu eþitsizliðe dayalý modeller
haricinde hiçbir þey sunmayan hiyerarþik bir toplumda yapmaya çalýþtýlar.
Anarþist teoriyi ve örgütlenme biçimlerini bilmenin mutlaka faydasý
olurdu. Bu bilgiyle donanmýþ olarak radikal feministler yaptýklarý bazý
yanlýþlardan kaçýnabilirlerdi ? ve kendilerini ve toplumu dönüþtürmeyi
denerken karþýlaþtýklarý bazý güçlüklerin üstesinden daha kolay
gelebilirlerdi.
Örnek olarak, hala sürmekte olan ?güçlü kadýnlar? tartýþmasýný ve bununla
yakýndan iliþkili olan liderlik konusunu ele alalým. Radikal feminist
konum þu þekilde özetlenebilir:
1. Kadýnlar, birbirilerinden yalýtýlmýþ ve erkeklerle tahakküm ve boyun
eðmeye dayalý iliþkiler içerisinde eþleþtirilmiþ olduklarýndan baský
altýnda kalmýþlardýr.
2. Erkekler kadýnlarý özgürleþtiremez; kadýnlar kendi kendilerini
özgürleþtirmek zorundadýr. Her kadýn yalnýz baþýna kendini özgürleþtirmeye
çalýþýrsa bu gerçekleþemez. Bu yüzden, kadýnlar bir karþýlýklý yardýmlaþma
modeline göre birlikte çalýþmalýdýr.
3. ?Kýzkardeþlik güçlüdür?, ancak kadýnlar tahakküm ve boyun eðmenin eril
örüntülerini kullandýklarý sürece kýzkardeþler olamazlar.
4. Yeni örgüt biçimleri geliþtirilmelidir. Birincil biçim, küçük lidersiz
grup; en önemli davranýþlar ise eþitlikçilik, karþýlýklý destek ve
yeteneklerin ve bilginin paylaþýmýdýr.
Pek çok kadýn bunu kabul ettiyse de daha fazlasý etmedi. Bazýlarý daha
baþtan muhalifti; diðerleri ilk elde bunu pratiðe geçirmenin zorluðunu
gördü ve üzülerek böyle güzel bir idealizmin asla bir sonuç vermeyeceði
çýkarýmýna vardý.
?Bilinçsiz anarþistler? tarafýndan öne sürülen bu ilkeleri reddedenler
için ideolojik destek, kadýn özgürleþmesi gazeteleri ve örgütlerinde
ivedilikle elden ele dolaþmaya baþlayan iki belge tarafýndan saðlandý.
Birincisi, Mayýs 1970?te New York City?de toplanan ikinci Kadýnlarýn
Birleþmesi Kongresi?nde Anselma dell?Olio?nun yaptýðý konuþmaydý. Kadýn
Hareketinde Bölücülük ve Kendini Parçalama: Bir Ýstifa Mektubu baþlýklý
konuþmada dell?Olio kadýn hareketinden ayrýlmasýnýn nedenlerini
açýklýyordu. Ýkinci belge ise ilk kez 1972?de Ýkinci Dalga?da yayýmlanmýþ
olan Joreen?in Yapýsýzlýðýn Tiranlýðý idi. Her ikisi de o tarihte ve
günümüzde de, kadýn hareketinde korkunç önem taþýyan örgütsel ve bireysel
pratik konusunu ele almaktaydý.
?Kadýn hareketinde son sözümü söylemeye geldim?Ben parçalandým? Üç buçuk
yýl önce öðrendim ki, kadýnlar her zaman birbirine karþý bölünmüþtü,
kendilerini parçalamaya eðilimliydiler ve iktidarsýz bir öfkeyle
doluydular. Bu öfkenin, sözde eþitlikçi bir radikalizmle ?kadýn yanlýsý?
etiketle maskelenerek korkutucu derecede hýrçýn bir anti-entellektüel sol
faþizme dönüþebileceðini ve hareket içinde Ku Klux Klan?ýn iç
mahkemesindeki gibi sinsilik ve adaletle yalnýzlaþtýrýlmýþ kadýnlarý yere
yýkmak için kullanýlabileceðini asla hayal edemezdim. Tabii ki, hareket
içinde bedelini ödeyerek belli bir ilerleme kaydetmiþ kadýnlarýn maruz
kaldýðý bireysel saldýrýyý kastediyorum? Eðer sen ? bir aþama
kaydettiysen, hemen heyecan arayan bir oportünist, insafsýz bir paragöz,
kiþisel ün ve geleceðin için feminizmin büyük zaferi uðruna kendi
yeteneklerini gömmüþ, isteklerini kurban etmiþ, kendilerini düþünmeyen
kýzkardeþlerinin cesetlerini çiðneyen biri olarak yaftalanýrsýn? Açýk
sözlü ve konuþkan biri olma þanssýzlýðýna sahipsen, güç delisi, seçkinci,
ýrkçý ve en kötü sýfat olan ERÝL KÝÞÝLÝKLÝ olmakla suçlanýrsýn.?9
Anselma dell?Olio harekete bu öfkeli vedayý sunduðunda, iki þey oldu: Bazý
kadýnlarýn aklýna, kadýnlarýn birbirlerine zarar vermeksizin kendi
aralarýndaki eþitsiz güç iliþkilerini nasýl sonlandýrabilecekleri sorusu
takýldý. Diðerlerinde ise tam tersi ? bu, diðer kadýnlar üzerinde hiç de
kýzkardeþçe olmayan bir biçimde tahakküm kuran kadýnlar için basit bir
mazeret saðladý. Bu dönemde kadýn hareketinde yer almýþ herhangi bir
kadýn, bazý kadýnlar tarafýndan dell?Olio bildirisinin tam da bu þekilde
saptýrýldýðýný bilir: Kendini iddialý, ya da güçlü, ya da yetenekli ilan
et ve böylece çirkin, duyarsýz ve baskýcý davranýþlarýnýn önemli bir
kýsmýný yeniden tanýmla. Kendilerini kýskanç veya yanlýþ yönlendirilmiþ
(ve, tabii ki, daha az yetenekli) kýzkardeþleri tarafýndan harap edilmiþ
trajik kahramanlar olarak sunan kadýnlar, baþka bazý kadýnlarýn sevgi ve
acýma dolu cevabýna kesin gözüyle bakabilirdi. Ayný þekilde, bu dönemde
kadýn hareketinde yer almýþ kadýnlar, dell?Olio?nun bahsettiði türden
þeylerin gerçekten olduðunu, ancak aslýnda olmamasý gerektiðini de
biliyordu. Anarþist teoriye dair bilgi, doðaldýr ki, kadýnlara yönelik
rasgele saldýrýlarý engellemek için yeterli deðil. Ancak, iliþki kurmanýn
ve birlikte çalýþmanýn yeni yollarýný öðrenme çabasýnda, böyle bir
bilginin bu tarz yýkýcý hatalarý önlemesi olasý ? sadece olasýdýr.
Ýronik olarak, bu hatalar gücün geleneksel biçimlerine ve bir grup bireyin
diðerleri üzerinde güç sahibi olmasýnýn sonucu olan insanlýk dýþý
iliþkilere duyulan radikal feminist tiksintiden kaynaklanmaktadýr. Radikal
feministler ve anarþist feministler iktidarý ortadan kaldýrmaktan
bahsettiklerinde bireylerin birbirilerini zor altýna aldýklarý tüm
kurumlardan, toplumsallaþmanýn tüm biçimlerinden ? ve zor altýna alýnmaya
razý olduklarý her þeyden kurtulmayý kastederler.
Kadýn hareketinde zorun doðasýný tanýmlama noktasýnda büyük bir sorun
ortaya çýktý. ?Güçlü? kadýna yönelik düþmanlýk, bunun kendisine oranla
daha az konuþkan, daha az kendine güvenen, daha az iddialý kadýnlarý en
azýndan potansiyel olarak zor altýna alma olasýlýðý nedeniyle ortaya
çýktý. Zor, fiziksel güç veya ekonomik yaptýrýmlara göre çok daha
sinsidir. Bir birey, diðerlerini, iþlerini elinden almadan, darp etmeden
veya hapse atmadan da zor altýna alabilir. Güçlü kadýnlar çok büyük bir
avantajla iþe baþladýlar. Genelde daha fazla bilgi sahibiydiler. Kuþkusuz,
edilgen, utangaç, sessiz, konformist davranýþlarý ? kadýnlara eðlenmeseler
de gülümsemeyi, baðýrmak istediklerinde fýsýldamayý, saldýrgan bakýþlara
maruz kaldýklarýnda gözlerini yere indirmeyi öðreten davranýþlarý ?
sýkýntýya sokan felç edici sosyalleþmenin üstesinden geleli uzun zaman
olmuþtu. Güçlü kadýnlar topluluk içinde söz aldýklarýnda dehþete
düþmüyorlardý, ?erkek? iþlerini üstlenmekten ya da yeni bir þey denemekten
korkmuyorlardý. Ya da böyle görünüyorlardý.
?Güçlü? bir kadýný ?zayýf? biriyle ayný küçük gruba koyun, bir sorun
haline gelecektir: Nasýl tahakküm kurmayacak? Güçlükle öðrendiði
yeteneklerini ve rahatlýðýný kýzkardeþiyle nasýl paylaþacak? Diðer
taraftan ?zayýf? kadýn kendi adýna hareket etmeyi nasýl öðrenecek? Tek
yönlü bir durumda ?karþýlýklý? yardýmlaþma en azýndan nasýl varsayýlacak?
?Zayýf? üye kendini ?güçlü? olanla eþit hissetmiyorsa ?kýzkardeþlik? nasýl
varsayýlacak?
Bunlar karmaþýk sorular ve basit cevaplarý yok. Belki en çok þu anarþist
sloganla yaklaþabiliriz: ?güçlü bir halkýn liderlere ihtiyacý yoktur?.
Aramýzdan diðerleri üzerinde tahakküm kurarak yaþamýný sürdürmeyi öðrenmiþ
olanlarýn ve ayný zamanda tahakkümü kabul ederek yaþamýný sürdürmeyi
öðrenmiþ olanlarýn, tahakküm/boyun eðme oyunlarý oynamadan güçlü olacak
biçimde, baþkalarýný yönlendirmeden kendi yaþadýklarýmýzý yönlendirecek
biçimde yeniden sosyalleþmesi gerekiyor. Bu, ne bazý mevkilere doðru
kiþileri seçerek veya doðru parti çizgisi izlenerek, ne de oturup günah
çýkararak yapýlamaz. Kendimizi ve dünyamýzý eylemlilikle, kýsmi baþarýlar
ve baþarýsýzlýklarla ve daha fazla kýsmi baþarýyla yeniden kurarýz. Ve tüm
bu süreç boyunca daha güçlü olur ve kendimize daha çok güveniriz.
Eðer Anselmo dell?Olio radikal feministlerin bireysel pratiðini
eleþtirdiyse, Joreen de örgütsel yapýyla ilgili bazý zor sorular ortaya
atmýþtýr. Yapýsýzlýðýn Tiranlýðý [10] ?yapýsýz? grup diye bir þey
olamayacaðýna, olabileceðini iddia edenlerin de kendilerini
kandýrdýklarýna iþaret ediyordu. Bütün gruplarýn bir yapýsý vardýr; fark,
bu yapýnýn açýkça ortada olup olmamasýndan kaynaklanýr. Eðer örtülü bir
yapý varsa, gizli seçkinlerin varlýðý ve grubu kontrol altýna aldýðý
kesindir ? ve hem yönetenler, hem de yönetilenler var olan kontrolü ya da
inkâr eder ya da kafalarý karýþýr. Yapýsýzlýðýn ?tiranlýðý? budur. Bunu
aþmak için, gruplarýn açýk ve tüm üyelere açýklanabilir yapýlar kurmasý
gerekmektedir.
Fikrimce, herhangi bir anarþist feminist, Joreen?in bu analizine
katýlacaktýr ? bu noktaya kadar, daha fazla deðil. Çünkü Joreen,
?lidersiz, yapýsýz grubun? sözü aþýp eyleme geçme noktasýnda yetersiz
olduðunu da öne sürmüþtür. Sadece açýk bir yapýnýn eksikliði deðil,
küçüklüðü ve bilinç yükseltmeye (bilinç yükseltme konuþmalarýna) yapýlan
vurgu da grubun etken olmasýnýn önünde bir engeldir. Joreen, kadýn
gruplarýnýn hiyerarþik biçimde yapýlanmasý gerektiðini söylememiþtir.
Esasen, sorumluluk, en fazla sayýda kiþi arasýnda güç daðýlýmý, görev
rotasyonu, yetenek paylaþýmý ve bilgi ve kaynak daðýlýmý saðlanmýþ
örgütler için ?daðýtýk, esnek, açýk ve geçici? liderlik önermiþtir. Örgüte
dair tüm olumlu komünist anarþist ilkeler! Ancak bilinç yükseltmeye
yönelik iftirasý ve geniþ çaplý bölgesel ve ulusal örgütler yönündeki
tercihi, kesin olarak iþleri eski biçimiyle yürütmenin bir parçasýydý ve
örtülü olarak hiyerarþik yapýlarýn devamýný onaylýyordu.
Büyük gruplar, güç ve karar alma yetkisi az sayýda kiþiye aktarýlarak
örgütlenmiþtir ? tabii ki yatay olarak koordine edilmiþ küçük
kolektiflerden oluþan bir aðdan bahsedilmiyorsa ki kendisi bunun sözünü
etmemiþtir. NOW gibi, 1975?te altmýþ bin üyeye sahip bir grup, görevlerin
rotasyonunu, yeteneklerin paylaþýlmasýný ve bilgi ve kaynaklarýn herkes
tarafýndan eriþilebilir olmasýný nasýl güvence altýnda olmasýný
saðlayabilir? Doðal olarak saðlayamaz. Böyle gruplarýn bir baþkaný, bir
yönetim kurulu ve bir ulusal bürosu ve üyeleri ? bazýlarý yerel
birimlerde, bazýlarý ise izole üyeler - olur. Böyle gruplarýn çok azýnda
yüksek ölçüde doðrudan demokrasi vardýr ve çok azý üyelerine birlikte
çalýþmanýn ve iliþki kurmanýn yeni biçimlerini öðretirler.
Yapýsýzlýðýn Tiranlýðý?nýn talihsiz etkisi, büyük örgüt, biçimsel yapý ve
baþarýlý doðrudan eylemi birçok kiþiye mantýklý görünecek biçimde
birbirine baðlamasýndan kaynaklanýyordu. Pek çok kadýn, toplumsal baskýyý
yenmek için büyük bir örgütün þart olduðunu ve örgüt ne kadar büyürse
bunun o kadar iyi olduðunu düþündü. Fikir, güce karþý güçtü: Bir fili
havalý silahla öldüremezsin ve küçük bir grupla ataerkil devleti
yýkamazsýn. Büyük boyutun daha büyük etkinlikle baðlantýlý olduðunu kabul
eden kadýnlar için örgütsel seçenekler, NOW gibi büyük liberal gruplar
veya birer kitle örgütü olan sosyalist örgütlerle sýnýrlý görünüyordu.
Mantýklý görünen bu kadar çok þeyle birlikte, mantýk hatalýdýr. ?Toplumsal
baský? bir nesneleþtirmedir, ayný baskýya birçoðumuzun maruz kalýyor
olmasý anlamýnda geniþ, þiþirilmiþ, felç edici, yapay bir varlýktýr. Ancak
baskýlar, ne kadar yaygýn, öngörülebilir olduðundan baðýmsýz olarak, bize
biri tarafýndan uygulanýr ? bu kiþi devletin bir temsilcisi veya hakim
ýrkýn, cinsiyetin veya sýnýfýn bir üyesi olarak hareket ediyor olsa bile.
Birleþik güçlerimize karþý kitlesel polis saldýrýlarý azdýr, hatta
kendisine tahsis edilen cinsiyetçi veya otoriter rolü oynayan polis
memurunun, patronun ya da kocanýn rolü günlük yaþamýmýzýn belli bir
noktasýnda bizimle kesiþir. Kurumlaþmýþ baský vardýr, hem de büyük çapta,
ancak buna büyük bir grupla saldýrýlmasý nadiren gerekir (doðrusu, nadiren
saldýrýlabilir). Buna kýyasla, küçük bir grubun ? bazense tek bir bireyin
gerilla taktikleri çok daha iyi sonuçlar verebilir.
Yapýsýzlýðýn Tiranlýðý zihniyetinin (eðer makalenin kendisinin deðilse de)
diðer bir talihsiz etkisi, insanlarýn gözündeki anarþist tipini beslemesi
oldu. (Tabii ki, insanlar genelde zaten aç deðillerse bir þey yutmazlar.)
Komünist anarþistler yapýlanmaya karþý deðildir: Liderliðe bile, bir ödül
veya ayrýcalýk yaratmamasý, geçici ve bir göreve özgün olmasý koþuluyla,
karþý deðildirler. Ancak, hiyerarþik bir yapýyý ortadan kaldýrmak isteyen
anarþistler, neredeyse hep hiçbir yapý istemeyen kiþiler olarak
tektipleþtirilir. Ne yazýk ki, örgütsüz, kaotik, amaçsýzca sürüklenen
anarþist kadýnlardan oluþan bir kaz sürüsü resmi giderek tutuldu. Örneðin
Quest 1976?da Charlott Bunch ve Beverly Fisher?ýn Feminist Radyo Aðý?na
verdiði bir röportajýn metnini düzenleyerek yeniden yayýmladý. Bir yönden,
röportajýn en ilginç yaný, Quest editörlerinin ayný konularýn 1976?da hala
güncel olduðunu düþünmeleriydi.11 (?Beþ yýl önceki gibi liderlerin
lüzumsuz görülmesi ve yapýsýzlýðýn kutsanmasý durumunu bugün hala
gözlemliyoruz.? (s. 13) ) Ancak Bunch?ýn bu tarihte kendini ifade etmek
zorunda hissettiði þey de son derece ilgi çekici: Ona göre, yapýlanmanýn
ve liderliðinin sorunlarýnýn çözülmesine yapýlan vurgu ?çok güçlü bir
anarþist tutkuydu. Ýyi bir tutkuydu, ancak gerçekçi deðildi? (s. 4).
Anarþistler, ki ?gerçekçi olmamakla? nitelenegelmiþlerdir, bunun gerçek
dýþýlýðýnýn görünüþte kadýn hareketinin kendisini örgütlerken karþýlaþtýðý
sorunlarda ? gizli liderlik, basýn tarafýndan empoze edilmiþ ?liderlere?
sahip olma, ilgili ancak baðýmsýz kadýnlara ulaþmanýn zorluðu, fazla boþ
vakti olan orta sýnýf kadýnlarýnýn temsildeki fazlalýðý, hareketin
silikliði, kadýnlarýn katýlabileceði belirli iþ gruplarýnýn kýtlýðý,
liderlik veya inisiyatif kullanmayý deneyen kadýnlara gösterilen düþmanlýk
sorunlarýnda - yattýðýna dikkat çekerler. Aðýr bir suçlama! Bu son derece
gerçek sorunlar anarþizmden kaynaklanmadýðý gibi öncücülük veya reformizm
dozlarýyla da iyileþtirilemezler. Ve bu örgütsel güçlükleri ?anarþist?
olarak tanýmlamakla feministler, teklif ettikleri çözümler ? belli ki
kendileri bunu bilmeseler de ? anarþist olduðu halde, zengin bir anarþist
geleneði yok saymaktalar. Bunch ve Fisher herkesin karar almaya katýldýðý;
liderliðin belirli bir duruma ve kýsýtlý bir zamana özgü olduðu bir
liderlik modeli ortaya koymuþlardýr. Fisher, NOW?u ?geri kalan üyelere
karþý sorumluluk taþýmayan hiyerarþik bir liderliðe sahip olmasýndan?
dolayý eleþtirmiþtir (s. 9) ve Bunch ?liderliðin bireylerin inisiyatif
kullanmasý, bunu taþýmasý, bir þeyi baþlatacak fikirlere ve yaratýcýlaða
sahip olmasý ve farklý alanlarda belirli yetenekler sergilemesi olduðunu?
belirtmiþtir (s. 8). Yanlýþ eþitlikçilik kavrayýþlarý yüzünden bu
kadýnlarýn susturulmasýný nasýl engellememizi öneriyorlar? ?Kadýnlarýn
güçlü kadýnlarý aþaðýya çekmesini býrakmalarýnýn tek yolu kendilerinin
güçlü olmasýdýr? (s. 12). Ya da, daha önce söylediðim gibi, güçlü bir
halkýn liderlere ihtiyacý yoktur. Kesinlikle doðru!
Durumcu Düþünce ve Anarþist Feminizm
Dünyayý dönüþtürmek ve yaþamýn yapýsýný deðiþtirmek bir ve ayný þeydir.12
Kiþisel olan politiktir.13
Anarþistler, yeni bir toplum yaratmalarýna yardýmcý olacak bir teoriye
sahip olmadýklarýný duymaya alýþkýndýr. Anarþizm en fazla, iftiracýlarýnýn
patronluk taslayarak dediklerine bakýlýrsa, bize ne yapmamamýz gerektiðini
anlatýr. Bürokrasi veya hiyerarþik otoriteye izin verme; bir öncü partinin
karar almasýna müsaade etme; beni çiðneme. Hiç kimseyi çiðneme. Bu bakýþ
açýsýna göre, anarþizm bir teori bile deðildir. Uyarýcý pratiklerin,
özgürlükçü vicdanýn seslerinin bir kümesidir ? her zaman idealist, bazen
biraz gaddar, arada bir tarih dýþý, ancak zorunlu bir anýmsatýcý. Bu
itirazda gerçeðin bir çekirdeðinden fazlasý vardýr. Ayný þekilde, anarþist
düþüncenin, dünyanýn analizi ve onu deðiþtirme amaçlý eylem için teorik
bir çerçeve sunan çeþitli biçimleri bulunmaktadýr. ?Bilinçli teorik
geliþime doðru bir adým?14 atmak isteyen radikal feministler için belki de
en uygun potansiyel durumcu düþüncede yatmaktadýr.
Anarþist feminist analiz için durumcu düþüncenin deðeri, kapitalist
baskýnýn önceliðine dair bir farkýndalýðý toplumun ve özel yaþamýn
tamamýný dönüþtürmeye yapýlan anarþist vurguyla birleþtirmesidir.
Kapitalist baský noktasý önemlidir: Büyük sýklýkla anarþistler, bu
ekonomik sistemin çoðu insaný sömürdüðünün farkýnda deðil gibi görünürler.
Ancak yine büyük sýklýkla sosyalistler ? özellikle de Marksistler ?
insanlarýn yaþamýn her alanýnda baský gördüðü gerçeðine karþý kördür: iþ,
boþ vakit, kültür, kiþisel iliþkilerle ilgili þeyler ? bunlarýn tamamý. Ve
sadece anarþistler, bireylerin kendi yaþam koþullarýný kendilerinin
dönüþtürmeleri gerektiði ? bunun bir baþkasý tarafýndan yapýlamayacaðý -
konusunda ýsrarcýdýr. Parti tarafýndan deðil, sendika tarafýndan deðil,
?örgütçüler? tarafýndan deðil, bir baþkasý tarafýndan da deðil.
Ýki temel durumcu kavram ?meta? ve ?gösteri?dir. Kapitalizm, tüm sosyal
iliþkilerden meta iliþkileri yaratmýþtýr: Pazar her þeyi kontrol eder.
Bireyler, yalnýzca sýð ekonomik anlamda üreticiler ve tüketiciler
deðildir, bizzat günlük yaþamlarýnýn yapýsý meta iliþkileri temeline
oturmaktadýr. Toplum, ?bir bütün olarak tüketilir ? sosyal iliþkilerin ve
yapýlarýn bütünü, meta ekonomisinin merkezi ürünüdür?.15 Bu bireyleri
sadece iþlerine deðil hayatlarýna da ister istemez yabancýlaþtýrmýþtýr;
sosyal iliþkileri tüketmek birini diðerinin hayatýnda bir seyirci kýlar.
Buradan hareketle, gösteri, kaynaðýný meta ekonomisinden alan kültürdür ?
sahne kurulmuþ, oyun gözler önüne serilmiþtir, mutlu olduðumuzu
düþündüðümüzde alkýþlar, sýkýldýðýmýzý düþündüðümüzde esneriz, ancak
gösteriyi terk edemeyiz; çünkü bizim için tiyatro binasý dýþýnda
gidilebilecek bir hayat yoktur.
Ancak son zamanlarda, toplumsal sahne çökmeye baþladý, böylece tiyatro
binasý dýþýnda baþka bir dünya kurma olasýlýðý var oldu ? bu kez, gerçek
bir dünya, her birimizin nesne deðil özne olarak katýldýðý bir dünya. Bu
olasýlýðý tanýmlayan durumcu terim ?gündelik hayatýn keþfi?dir.
Günlük hayat nasýl yeniden keþfedilir? Þeylerin doðal düzeni gibi görüneni
çatlatacak durumlar yaratarak ? kiþilerin alýþýlmýþ düþünme ve davranýþ
biçimlerini sarsacak durumlar. Ancak o zaman harekete geçebilir, üretilmiþ
gösteriyi ve meta ekonomisini yok edebilirler ? yani tüm biçimleriyle
kapitalizmi. Ancak o zaman özgür ve yabancýlaþmamýþ hayatlar
yaratabilirler.
Bu eylemci, komünist anarþist teorinin feminist teoriyle ahengi
çarpýcýdýr. Meta ve gösteri kavramlarý kadýnlarýn yaþamýna özellikle
uygulanabilirdir. Aslýnda, bunlarý durumcu çerçeveye oturtmadan ayrýntýlý
olarak tanýmlamýþtýr.16 Böyle yapmak analizi, kadýnlarýn durumunu bir
bütün olarak toplumun organik bir parçasý olarak göstererek, fakat ayný
zamanda sosyalist indirgemeci oyunlar oynamadan, geniþletir. Kadýnlar
ezilmesi, kapitalist bir ekonomi tarafýndan insanlarýn tümünün ezilmesinin
bir parçasýdýr, ancak diðerlerinin ezilmesinden daha az deðildir. Durumcu
bir bakýþ açýsýndan, ezilmek için belirli bir kadýn türü olmak zorunda da
deðilsiniz; tam anlamýyla bir sanayi iþçisi olarak ya da mecazi anlamda,
baðýmsýz olarak varlýklý olmayan biri olarak, proletaryanýn bir parçasý
olmak zorunda da deðilsiniz. Size buna hak kazandýðýnýz söyleyecek
sosyalist feminist manifestolarý nefesinizi tutarak beklemek zorunda
deðilsiniz ? bir ev kadýný olarak (iþçilerin bir sonraki neslinin yeniden
üretimi), bir büro çalýþaný olarak, bir öðrenci olarak ya da devlete
çalýþan orta sýnýftan bir profesyonel (ve böylelikle ?yeni iþçi sýnýfý?nýn
bir parçasý) olarak. Üçüncü Dünya?nýn bir parçasý, bir lezbiyen, yaþý
geçmiþ ya da sosyal yardým alan biri olmak zorunda deðilsin. Tüm bu
kadýnlar meta ekonomisinde birer nesnedir; hepsi gösterinin edilgen birer
izleyicisidir. Açýkça görülüyor ki, bazý durumlardaki kadýnlar
diðerlerinden çok daha kötüye gidiyorlar. Ancak, ayný zamanda, hiçbiri
yaþamlarýnýn her alanýnda özgür deðil.
Kadýnlar ve Meta Ekonomisi
Kadýnlarýn meta ekonomisiyle ikili bir iliþkisi vardýr ? hem tüketici, hem
de tüketilendirler. Ev kadýnlarý olarak, kendileri ?kazanmadýklarý? için
kendilerinin olmayan para ile satýn alýnan ev eþyalarýnýn alýcýlarýdýrlar.
Bu onlara belirli bir satýn alma gücü verebilir, ancak hayatlarýnýn
herhangi bir alanýnda verebileceði güç çok azdýr. Genç, bekar
heteroseksüeller olarak kadýnlar, kendilerine evlilik pazarýnda yüksek bir
fi yat saðlayacak ürünlerin alýcýlarýdýrlar. Baþka bir þey ? lezbiyen,
ileri yaþta bekar veya ?kariyer? sahibi kendisine yeterli kadýnlar olarak
kadýnlarýn birer tüketici olarak pazarla iliþkileri bu kadar keskin
tanýmlanmamýþtýr. Satýn almalarý beklenir (ve ne kadar zenginlerse o kadar
fazla satýn almalarý beklenir), ancak bazý kadýn kategorileri için satýn
alma, kadýnýn rolünü her bakýmdan doldurmak için birincil önemde deðildir.
Öyleyse baþka yeni olan ne var? Amerikan reklamcýlýk dünyasýnýn kaypak
erkeklerince yönetilen basýn tarafýndan yönlendirilen, edilgen tüketici
kadýn fikri, fazla piþmiþ bir hareket kliþesi deðil midir? Aslýnda, evet ?
ve hayýr. Durumcu bir analiz, ekonomik ürünlerin tüketimini ideolojik
ürünlerin tüketimine baðlar ve sonra da bize, dünyanýn toplum tarafýndan
olduðu gibi kabullenilmesini saðlayan örüntüleri kýracak durumlar
yaratmamýzý söyler. Birbirine suç atmak yok; tüketici bakýþ açýsýný ?satýn
almýþ? kadýnlarý eleþtirmek yok. Çünkü bunu gerçekten satýn almýþlardýr:
Bu, onlara yaþamýn eski anlarýný atlatmanýn bir yolu olarak satýlmýþtýr.
Bunu satýn al: Bu seni güzel ve sevilebilir yapacak. Bunu satýn al: Bu
senin ailenin saðlýðýný koruyacak. Bunaldýn mý? Kendini güzellik salonunda
bir öðleden sonra ile ya da yeni bir elbiseyle tedavi et.
Suçluluk duygusu, eylemsizliðe götürür. Sadece eylem, günlük yaþamý
yeniden keþfetmek ve bunu baþka bir þey haline getirmek, sosyal iliþkileri
deðiþtirecektir.
Armaðan
Erken paketlenmeye baþlanmýþ
Bir armaðan olduðunu düþünüyordu.
Gülümsemesini cilaladýlar
Gözlerini yere indirdiler
Kulaklarýný telefona ayarladýlar
Saçýný bukle bukle yaptýlar
Diþlerini düzelttiler
Lades kemiðini gömmeyi öðrettiler
Boðazýndan aþaðý bal akýttýlar
Evet evet ve evet dedirttiler
Kararlarýna saldýrdýlar
Bu kutuda benim adým yazýyor,
Dedi adam.
Bu benim için.
Ve þaþýrmadýlar.
Öpücükler gönderip el sallarlarken
Adam onu eve götürdü.
Bir masanýn üstüne koydu
Arkadaþlarýnýn onu inceleyebileceði
Dans et diyerek daha hýzlý diyerek.
Adam onun tüneline daldý
Adýný daha derinlere kazýdý.
Sonra onu bir düzlüðe koydu
Projektör ýþýklarýnýn altýna
Ýt diyerek daha çok diyerek
Tek istediðim
Bana bir oðul vermen diyerek.
Carol Oles17
Kadýnlar meta ekonomisinde sadece tüketici deðildirler; meta olarak
tüketilirler. Olem?in þiirinin konusu ve Tax?in ?diþi þizofreni? olarak
adlandýrdýðý þey budur. Tax meta ev kadýný için bir iç monolog kurgular:
?Kendi baþýma olduðumda bir hiçim. Kendi kendime, bir hiçim. Var olduðumu
sadece gerçek kiþiler ? kocam ve çocuklarým ? bana ihtiyaç duyduklarýnda
biliyorum.?18
Feministler kadýnýn diþi cinsiyet rolü üzerinden sosyalleþmesini
betimlerken, kýz çocuklarýna öðretilen özelliklere (duygusal baðýmlýlýk,
çocuksuluk, utangaçlýk, güzel olmayý önemseme, sessizlik, edilgenlik, vs.)
iþaret ederken, özenli bir meta üretiminden bahsetmektedirler ? genelde
böyle anýlmasa da. Cinsel nesneleþmenin baskýcýlýðýný, çekirdek ailedeki
yaþamý veya ücretli emek pazarýnda pek çok kadýnýn bulabildiði aþaðý
görülen düþük ücretli iþleri açýklarken, meta olarak kadýný da
betimlemektedirler. Kadýnlar, kendilerini seks objeleri olarak gören
erkekler tarafýndan tüketilirler; süper anne rolünü satýn aldýklarýnda
(kendi ürettikleri!) çocuklarý tarafýndan tüketilirler; itaatkâr
hizmetkârlar olmalarýný bekleyen otoriter kocalar tarafýndan tüketilirler;
kendilerini emek pazarýna sokup çýkaran ve mümkün olan en düþük ücrete
karþýlýk en yoðun emeði söküp alan patronlar tarafýndan tüketilirler.
Üzerlerinde yeni ve güvenli olmayan doðum kontrol yöntemlerini deneyen
týbbi araþtýrmacýlar tarafýndan tüketilirler. Sokakta bedenlerini satýn
alan erkekler tarafýndan tüketilirler. Tanrýnýn ve ülkenin zaferi için
gelecek nesli üretmelerini bekleyen kilise ve devlet tarafýndan
tüketilirler; zamanlarýný ve enerjilerini kendilerine adamalarýný isteyen
politik ve sosyal örgütler tarafýndan tüketilirler. Kendi benliklerine
ancak kýsýtlý bir anlam verebilirler, çünkü benlikleri baþkalarýna
satýlmýþtýr.
Kadýnlar ve Gösteri
Mücadele veren, bedenlerinin, zihinlerinin ve günlük yaþamlarýnýn
yaðmalanmasýna direnen kiþileri tüketmek zordur. Az sayýda insan
direnebilir, ancak çoðunluðu etkili bir direniþ göstermez, çünkü
gösteremez. Eziyetçimizin yerini saptamak zordur, çünkü o yayýlmýþ ve
tanýdýktýr. Tüm yaþamýmýz boyunca onu tanýyorduk. Bu bizim kültürümüz.
Durumcular kültürümüzü bir gösteri olarak nitelerler. Gösteri hepimize,
bizim yaþamýmýz olduðunu söylenen þeyin birer seyircisi gibi davranýr. Ve
gösteri-kültür her þeyi kapsar: Bunun içine doðar, bununla sosyalleþir,
bunun içinde okula gider, çalýþýr, rahatlar ve içindeki diðer insanlarla
iliþki kurarýz. Ona isyan ettiðimizde bile isyan gösteri tarafýndan
tanýmlanmýþtýr. Birisi, bir nesil önce davranýþlarýnda Nedensiz
Ýsyancý?daki James Dean?i örnek almýþ duyarlý, yabancýlaþmýþ ergen
erkeklerin sayýsýný tahmin edebilir mi? Kapitalist yapýmcýlarýnýn ve
yýldýzýnýn ilanlarýndan önemli miktarda kazanç saðladýklarý bir filmden
söz ediyorum.
Ýsyancý eylemler buradan sonra gösteriye muhalefetin eylemleri olmaya
yönelir, ancak nadiren gösteriyi aþacak kadar farklý olurlar. Kadýnlarýn,
kendilerinden beklenenin tersi olmalarý durumunda tatminsizliklerini
gösteren bir grup davranýþý vardýr. Ayný zamanda bu eylemler isyanýn
kliþeleridir ve bu yüzden neredeyse tiyatronun hayatýmýzdan çýkmasýný
engellemek üzere öngörülmüþ güvenlik vanalarýdýr. Ýsyancý bir kadýn ne
yapmalýdýr? Tüm davranýþlarý sayabiliriz ? her gazetede, televizyonda
prime time?da, çok satanlar listesinde, popüler dergilerde ve tabii ki
günlük yaþamýmýzda karþýmýza çýkarlar. Mükemmeliyetçi bir ev idaresine
deðer veren bir ortamda, daðýnýk biri olabilir; geniþ ailelere deðer veren
bir alt kültürde çocuk sahibi olmayý reddedebilir. Baþka öngörülebilir
ayaklanmalar? Evli kadýnlarýn bir (veya daha fazla) gönül iliþkisi olmasý
konusundaki çifte standarda meydan okuyabilir; içki içebilir; aðzýný
bozabilir; sinir krizi geçirebilir; veya ? eðer bir ergense ? evden kaçýp
bir sürü erkekle yatarak harekete geçebilir (teþhir edici bir taným!).
Bunlardan herhangi biri bir kadýnýn yaþamýný daha katlanýlýr kýlabilir
(genellikle tam tersini yaparlar) ve hepsinin muhafazakârlarýn toplumun
çürümekte olduðundan bahsedip durmalarýný saðlayacaðý garantilidir. Ancak
bu tür reçetelenmiþ baþkaldýrýlar onu çürütmediði gibi kendi baþlarýna
çürütecek gibi de deðildir. Yaþam þartlarýmýza doðrudan bir saldýrý
dýþýnda hiçbir þey yeterli deðildir.
Kadýnlar, cinsiyete dayalý yýkýcý sosyalleþmeyi deðiþtirmekten söz
ettiklerinde üç olasý çözümden birini seçerler: (a) kýzlar az çok erkekler
gibi baðýmsýz, rekabetçi, saldýrgan vs. biçimde sosyalleþmelidir.
Kýsacasý, bu erkeklerin dünyasýdýr, öyleyse buna uyum saðlamak isteyen bir
kadýn da ?erkeklerden biri? olmak zorundadýr. (b) Kadýnýn rolünü kutsamalý
ve zayýflýk sandýðýmýzýn aslýnda dayanýklýlýk olduðunu fark etmeliyiz.
Anaç, verici, duyarlý, duygusal vs. olmaktan gurur duymalýyýz. (c) Tek
saðlýklý insan cinsiyetsiz insandýr: Ýnsanlýðýn ?eril? ve ?diþi?
biçimindeki yapay bölünmesini silmeli ve her iki cinsiyetin de ikisinin
olumlu yanlarýnýn bir karýþýmý olmasýna çalýþmalýyýz.
Bu üç model içinde, cinsiyetçi baskýya bireysel çözümler geniþ bir
daðýlýma sahiptir: Bekar kalmak; komünal yaþam (erkek-kadýn karýþýk ya da
sadece kadýnlarla). Çocuk sahibi olmamak; erkek çocuk sahibi olmamak;
istediðin türde çocuk sahibi olmak, ancak ebeveyn olmak ve çocuk bakýmýný
çalýþanlara býrakmak. Bir iþ bulmak; daha iyi bir iþ bulmak; olumlu eylem
için çabalamak. Bilinçli tüketici olmak; bir hukuk davasýyla ilgilenmek;
karate öðrenmek; ikna edicilik alýþtýrmalarý yapmak. Ýçindeki lezbiyeni
geliþtirmek. Proleter kimliðini geliþtirmek. Bunlarýn hepsi belirli
durumlarda, belirli kadýnlar için mantýklýdýr. Ancak hepsi geniþ sorunlar
için kýsmi çözümlerdir ve hiçbiri dünyayý niteliksel olarak farklý bir
þekilde görmeyi gerektirmez.
Böylece, belirli çözümlerden daha genel olanlara geçiyoruz. Kapitalizmi
yok et. Ataerkiyi sonlandýr. Heteroseksüelliði yýk. Hepsi açýk bir biçimde
yeni ve gerçekten insancýl bir dünyayý kurmak için þart olan görevler.
Marksistler, diðer sosyalistler, feministler ? hepsi buna katýlýr. Ancak
sosyalistlerin, hatta bazý feministlerin atladýðý þey þudur: Tahakkümün
bütün biçimlerini yýkmalýyýz. Bu sadece bir slogan deðil ve tüm görevler
içinde en zor olaný. Gösterinin arkasýndakini görmemiz, sahneyi yok
etmemiz, iþleri yürütmenin farklý yollarý olduðunu bilmemiz gerektiði
anlamýna geliyor. Programlanmýþ isyanlarda rol almaktan daha fazlasýný
yapmamýz gerektiði ? harekete geçmemiz gerektiði anlamýna geliyor. Ve
hareketlerimiz, herkes özerk biçimde hareket ettiðini halde kolektif
olmalý. Çeliþiyor gibi mi görünüyor? Çeliþmiyor ? ancak zor olacak. Birey
tek baþýna fazla bir þey deðiþtiremez; bu nedenle birlikte çalýþmak
zorundayýz. Ancak bu çalýþma bildiðimiz anlamda liderler olmadan,
yaptýklarýmýz ve kurduklarýmýz üzerindeki kontrolü baþkalarýna devretmeden
yapýlmalý.
Sosyalistler bunu yapabilir mi? Ya da anaerkiller? Ya da ruh gezgincileri?
Bunun cevabýný biliyorsun. Mantýklý olduðunda onlarla birlikte çalýþ,
ancak hiçbir þeyi býrakma. Hiçbir þeyi onlara veya bir baþkasýna teslim
etme.
Eðer biz zorlarsak geçmiþ bize yönelir.
Aksi takdirde bizi kapsar
Kapýlarý olmayan sýðýnaðýnda
Tarihi biz yaparýz yoksa o
Bizi yapar.19
Notlar:
1 NOW, 1966?da kurulan ABD?li bir feminist guruptur. Þu anda yarým milyon
aidat veren üyesi ve tüm ABD eyaletlerinde 550 þubesi vardýr.
2 1971?de Vietnam Savaþý?nýn önde gelen muhalifl eri tarafýndan nerede ve
nasýl faaliyetler yürütüleceðinin tartýþýlacaðý bir forum olarak kuruldu.
Varlýðýnýn büyük kýsmýnda liderliðini ABD Komünist Partisi eski üyesi
Dorothy Healey yapmýþtý.
1. Barbara Ehrenreich, ?Sosyalist Feminizm Nedir??, Win Magazine, June 3,
1976, p.4.
2. Rasladýðým savlar arasýnda en iyileri þunlardýr: ?Sosyalist Feminizm;
Kadýn Hareketi için Bir Strateji?, Hyde Park Kolu, Chicago Kadýn
Özgürleþmesi Birliði, 1972; ve Charlotte Bunch, ?Reform Alet Çantasý?,
Quest, 1:1, Yaz 1974, s.3751.
3. Polly Anna, Kana Trueblood, C. Corday ve S. Tufts?ýn haberleri, The
Fifth Estate, Mayýs, 1976, s. 13, 16. ?Devrim? baþarýsýz oldu: FEN ve
klübü kapandý.
4. Konferansýn tutanaklarýyla ilgilenenler onlarý bu ay ve 4 Temmuz?dan
sonra yayýmlanmýþ neredeyse tüm feminist veya sosyalist gazetelerde
bulabilir.Barbara Ehrenreich, Michelle Russell ve BerkeleyOakland Kadýn
Birliði?nin konuþmalarý, Socialist Revolution, No. 26, EkimAralýk 1975
sayýsýnda yeniden basýlmýþtýr ve Charlotte Bunch?ýn ?Sadece Lezbiyenler
için deðil? baþlýklý makalesine Quest, 2: 2, Sonbahar 1975 sayýsýnda
ulaþýlabilir. Otuz dakikalýk bir bant kaydý Great Atlantic Radio
Conspiracy, 2743 Maryland Avenue, Baltimore, Maryland 21218 adresinden
elde edilebilir.
5. Farrow, ?Anarchism olarak Feminizm?, Aurora, 4, 1974, s.9; Kornegger,
?Anarþizm: Feminist Baðlantý?, Second Wave, 4: 1, Bahar 1975, s.31;
Leighton, ?AnarkoFeminizm ve Louise Michel?, Black Rose, 1, Nisan 1974, s.
14.
6. Aralýk, 1, 1970, s.11.
7. Lilith?in Manifestosu, Seattle Kadýnlarýn Çoðunluðu Birliði, 1969.
Robin Morgan?da yeniden basýldý (ed.), Sisterhood is Powerful. N.Y.:
Random House, 1970, s. 529.
8. Radikal feminizm ve anarþist feminizmin paralelliðinin en ayrýntýlý
tanýmý Kornegger, a.g.e.?de bulunabilir.
9. Konuþma KNOW, Inc?den alýnabilir.
10. The Second Wave, 2:1, 1972.
11. ?What Future for Leadership??, Quest, 2:4, Bahar 1976, s.213.
12. Strasbourg Durumcularý, Bir Zamanlar Üniversiteler Saygý Görürdü,
1968, s.38.
13. Carol Hanisch, ?Kiþisel Olan Politiktir?, Ýkinci Yýldan Notlar. N.Y.:
Radikal Feminizm, 1970, s. 7678.
14. Leighton, a.g.e.
15. PointBlank!, ?Korumanýn Deðiþimi?, PointBlank, Ekim 1972, s.16.
16. Bu erken analizlerin en aydýnlatýcýlarýndan biri için þuraya
bakýlabilir: Meredith Tax, ?Kadýn ve Zihni: Günlük Yaþamýn Öyküsü?,
Boston: Ekmek ve Güller Yayýnlarý, 1970.
17. Carole Oles, ?Armaðan?, in 13. Ay, II: 1, 1974, s. 39.
18. Tax, a.g.e., s. 13.
19. Marge Piercy, ?Müzemize contribution?dan alýntý, in Living in the
Open. N.Y.: Knopf, 1976, s.7475.
Kaynak:
http://www.libcom.org/library/ socialismanarchismfeminismcarolehrlich
Çeviri:
Kara Kýzýl Notlar
_______________________________________________
A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr
http://ainfos.ca/tr
A-Infos Information Center