A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) 3. Militurizm Festivali'nin "gezi" bölümünde okunan açýklamalar

Date Sat, 13 May 2006 21:59:03 +0200 (CEST)


3.sü Ankara'da düzenlenen Militurizm Festivali'nin "gezi" bölümünde okunan
basýn açýklamasý metinleri: [13 Mayýs 2006]
BU FESTÝVALÝ NEDEN DÜZENLÝYORUZ ?
- Militarizm hayatýmýzýn her anýný sarýyor. Yaþamýmýza etki eden tüm
örgütlenmelere bir göz atýn: Okul, aile, ordu, ticari iþletmeler, siyasi
partiler, hatta kendini sistem karþýtý olarak tanýmlayan politik gruplar...
Hemen hepsi hiyerarþik, militarizmden beslenen ve militarizmi besleyen
kurumlar. Emir almak ve vermek gündelik yaþamýmýzýn bir parçasý.. Her gün
militarist bir abidenin önünden geçiyoruz. Hayatýmýzý bu abidelerin
dikilmesine sebep olan ideoloji yönlendiriyor? Bütün dünya sürekli
silahlanýyor ve zorbalýk bir çözüm yöntemi olarak kafalara kazýnýyor.
Küresel kapitalizmin kâr hýrsý ve devletlerin topraklarýný geniþletme
arzularý, milliyetçilik sosuyla karýþtýrýlýp dinsel köktencilikle
kýzýþtýrýlýp cinsiyetçilikle bulandýrýlan ?militarizm?i güçlendiriyor. Bu
anlamda, neyle karþý karþýya olduðumuzu teþhir etmek ve militarist
sembollerin, ritüellerin ?karizmasýný çizmek? bizce mümkün?.

- Yaþamýnýn iki yýlýný askeri cezaevlerinde geçirmeye zorlanan vicdani retçi
Osman Murat Ülke ile ilgili AÝHM kararýna Türkiye Cumhuriyeti devleti henüz
herhangi bir yanýt vermiþ deðil. Vicdani retçiler hapse atýlmaya, ceza
almaya devam ediyorlar. Cezaevinden yeni çýkan Mehmet Tarhan da diðer
retçiler gibi, ?emre itaatsizlik? suçundan pratikte ömür boyu hapis riski
ile karþý karþýya bulunuyor. Bu riske raðmen retçiler seslerini duyurmaya
çalýþýyor, ama ?köyün delisi? muamelesi görüyorlar. Üstelik gündeme
getirilen Terörle Mücadele Yasasý, ?halký askerlikten soðutma? baðlamýnda,
vicdani retçileri, anti-militaristleri, pasifistleri, yani terörizmin gerçek
düþmanlarýný terör kapsamýna sokmayý amaçlýyor. Yokmuþ gibi davranýlan
vicdani ret kavramýný duyurmak, görmezden gelinme halini ?görünür? kýlmak,
yüzbinlerce fiili retçiyi "kaçak" damgasý ile yaþamamaya çaðýrmak, reddiye
eylemini sýradanlaþtýrmak, sokaða taþýmak ve herkesin hayatýna sokmak
istiyoruz.

- Askeri yargý vicdani retçilerin yaný sýra eþcinselleri de görmezden
geliyor. Eþcinselliði bir psikolojik bozukluk olarak nitelendirerek
aþaðýlýyor. Ret kavramý ile kendileri arasýnda bir iliþki olmadýðý
düþündürülen ve ordu tarafýndan zaten istenmeyen kadýn, eþcinsel, sakat,
hasta ya da ?askerliði bittiði? için terhis olmuþ birey arasýndaki iliþkiyi
de vurgulamak istiyoruz. Orduya, hatta savaþa katýlmýþ ve fiilen, ruhen ya
da her iki þekilde zarar görmüþ/görmekte olan bireyin ?kader? sýðýnaðýný da
yoketmeyi amaçlýyoruz.

- Öte yandan bu topraklarda neredeyse 20 yýldýr bir savaþ sürmekte! Savaþýn
sonuçlarý, her gün, bir kitabevinde patlayan bomba, küçücük bir bedene
sýkýlan 13 kurþun, yasaklanan bir dil, göç, iþsizlik ve yoksulluk,
sokaklarda yitirilen çocukluk ya da üþümüþ, saðlýðý bozulmuþ ruhlar olarak
karþýmýza çýkýyor. Öte yandan medyasýyla, resmi ya da ?sivil? kurumlarýyla,
sokaktaki insanýyla hiçbir þey yokmuþ gibi bu savaþa sýrtýný dönen koca bir
toplum var. Son dönemde, savaþa ve silaha dayalý ?çözüm?e (!) dayalý
yaklaþýmlar, iktidar çevrelerinde ve günlük politikada egemenlik alanýný
geniþletiyor. Bu þiddet ve savaþ çýðýrtkanlýðýný gündelik yaþamlarýmýzdan
silmeyi arzuluyoruz.


ANKARA GARI

Günümüzde, karayolu ve havayolu þirketleriyle girdiði rekabeti kaybetmiþ
görünse de, demiryollarýnýn milli güvenlik politikalarý açýsýndan taþýdýðý
önem yadsýnamayacak kadar büyüktür. Bu politikalarýn merkezindeki kentin, o
soðuk gri yüzünü yansýtan, 1937 yýlýnda inþa edilmiþ kýrmýzýmsý-bakýr renkli
binasýyla Ankara Garý, devletin deðiþmeyen militarist yüzünü anlatýr bize.

Simetrik cephesinin Ýstasyon Meydaný'na baktýðý yapý, kuzeybatý- güneydoðu
yönünde uzanan enine bir geliþim gösterir. Ortadaki geniþ salon 12 metre
yüksekliðindedir ve ön ile arka cephelerdeki geniþ pencerelerle
aydýnlatýlmýþtýr. 1930'lu yýllarýn yapýlarýnda görülen yalýn ve modern
neo-klasik üslupta tasarlanmýþ giriþ bölümü, az sayýda geniþ basamaklar ve
ardýndan yüksek bir sütun sýrasýyla düzenlenmiþtir. Mimar Þekip Akalýn
tarafýndan tasarlanmýþ olan bina, Ankara taþý ile kaplanmýþtýr.

Askeri teçhizat sevkýyatýnýn önemli bölümü halen Ankara üzerinden
yapýlmaktadýr. Ülkenin dört bir yanýna daðýlan demiryolu aðýnýn merkezinde
olmasýnýn, Ankara?nýn ?baþkent? seçilme nedenlerinin baþýnda geldiði
söylenir.

Ýçinde her daim asker kaçaklarýný arayan inzibatlarýn dolaþtýðý Ankara Garý,
yakýn gelecekte küresel kapitalizme entegre olmasýný saðlayacak bir projeyle
yeniden düzenlenecektir. Bu projeyle, garýn içinde alýþveriþ ve iþ
merkezlerinin bulunacaðý 30 katlý bir kulenin yapýlmasý planlanmaktadýr.


YERALTI ÇARÞISI

Yeraltý Çarþýsý, Ankara Garý'ný Tandoðan-Maltepe yönüne baðlayan uzun
yeraltý geçidinin 150 metrelik bölümünü oluþturur. Çarþýnýn hemen her
yanýnda cinsiyetçiliðin, kahramanlýk mitinin, militarizmin ve emir-itaat
zincirinin izlerini görmek mümkündür.

Haftalýk çarþý iznine çýkan askerler, dükkan önüne dizilmiþ genç kadýn
tezgahtarlarýn cazibesi altýnda, kadýn anonslu kaset"leri, aný defterlerini,
donlarý, fanilalarý, kotlarý, tiþörtleri, her türden ucuz, albenili ve
kalitesiz ihtiyaç maddelerini almaya ikna edilirler. Serbest piyasanýn bu
gariban müþteri kitlesi, çarþýnýn bulvar tarafýndan giriþindeki
merdivenlerden inerken gözlerine çarpan bir "yasaklar listesi"yle
karþýlanýr. Yasaklar listesi, aþaðýya inen her bir merdiven aralýðýnda
artarak devam eder. Bu yüz elli metre uzunluðundaki kasvetli çarþý, uzun
dönem askerliðe zorlanan yoksul genç erkeklerden kâr saðlamaya yönelen
kapitalizmin, cinsiyetçilikle "süslenen", militarizmle "kontrol edilen"
hüzünlendirici yüzünü yansýtýr.


KORE ÞEHÝTLERÝ ANITI

Ýkinci Dünya Savaþý sonrasýnda, 1948 yýlýnda her iki Kore'de yapýlan
seçimler sonucu, güneyde Kore Cumhuriyeti ile kuzeyde Kore Halk Cumhuriyeti
kuruldu. Kore tam göbeðinden ikiye ayrýldý, ve ülkenin kuzeyi ve batýsý,
kendilerinin deðil de, kendilerinin dýþýnda iki farklý ideolojinin
temsilcisi oldular. Kore Savaþý da, Haziran 1950'de iki tarafýn kavgasý
olarak baþlamýþ olsa da aslýnda Amerika ve Sovyetler Birliðinin yarýmada
üzerinde hakimiyet kurma isteðinin sonucuydu. Savaþa kýsa sürede Çin ve
Birleþmiþ Milletler de dahil oldu ve böylece Kore binlerce insanýn ölmeye ve
öldürmeye gittiði bir memlekete dönüþtü. Türkiye de "Amerika'nýn kucaðýna
oturmayalým da Rusya'nýn kucaðýna mi oturalým" diye düþünüp, sözüm ona "
insanlýk idealleri uðruna", Güney Kore adýna savaþmak üzere, Asya'nýn öbür
ucuna binlerce asker uðurladý ve böylece NATO'ya girmeye hak kazandý.

Hiç bilinmeyen topraklarda üç yýl boyunca insanlar öldü, öldürdü, sakat
kaldý, sakat býrakýldý, iþkencelerden geçti... çok azý geri döndü. Hayatta
kalanlardan öðrendiklerimizle çeliþti bize anlatýlanlar.

Savaþ bitiminde Kore'de topraklar bölündü ve insanlar sevdiklerinden
ayrýldýlar. Bugün Kore'de 'Askerden Arýnmýþ Bölge'nin iki yaný da hala
þiddetten arýnmýþ deðil. Yaratýlan güvensizlik ortamýndan ulus-devlet
politikalarýna geçiþ yapmanýn hayalini kuran zihniyet, özlemin algýsýndan
yoksun.

Kore Þehitleri Anýtý da, Türkiye'de doðup Kore'de ölen askerlerin hep
hatýrlanmasý için, 1973'te yapýldý. Bu mini mini, çýtý pýtý yapý, Türkiye
NATO'ya girsin diye ölenlerin bu dünyadaki simgesel devamý.

Biz biliyoruz ki, savaþa gitmek, cinayete tanýklýktýr. Savaþta ölmeyi ya da
öldürmeyi kutsamak, geride kalanlarýn suçluluk duygularýnýn yansýmasýdýr.
Biz antimilitaristler, þehitlere ya da þehitlik kavramýna deðil, anlamsýz
bir savaþta ölen genç adamlara yas tutuyoruz. Devletlerin bireyler üstünde
hak idda etmesini kabul etmiyoruz ve insanlarý ancak yokluklarýyla anlamlý
kýlan savaþlarý durdurmanýn, devletsiz ve sýnýrsýz bir dünyayla mümkün
olduðunu düþünüyoruz.


MAKÝNA VE KÝMYA ENDÜSTRÝSÝ KURUMU

Türkiye?nin NATO?ya girmek için iki kez baþvuru yapýp reddedildiði 1950
yýlý, TSK?nýn ihtiyaç duyduðu araç ve gereçlerin üretilmesi amacýyla kurulan
MKEK?in kuruluþuna denk düþer. Günümüzde, kuruma ait 10 fabrikada, fiþekten
kapsüle, roketten patlayýcýya, aralarýnda dünyanýn en uzun menzilli topunun
da yer aldýðý, insanlarýn ve doðanýn yok edilmesine hizmet eden her türden
silah ve mühimmat üretilmektedir.

MKEK ?çaðýn gereklerine uygun biçimde? 2000 yýlýnda yeniden örgütlenerek,
Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý yerine doðrudan Milli Savunma Bakanlýðý ile
iliþkilendirilmiþtir. Günümüzde silah alým-satýmý o kadar
kolaylaþtýrýlmýþtýr ki, sermayesinin tamamý devlete ait olan kurumun
internet sitesi üzerinden, çok sayýda silahý detaylý biçimde incelemek,
fiyatlarýný öðrenmek, hatta telefon yoluyla sipariþ vermek bile mümkündür.
Yurtdýþýna da önemli miktarda silah ihraç eden MKEK, öldürücü-yok edici,
kitlesel ve bireysel savaþ araç-gereçlerinin Türkiye topraklarýndaki resmi
üretim merkezidir.


TANDOÐAN ORDUEVÝ

Orduevleri, ordu mensuplarýnýn ve onlarýn belli bir dereceye kadar
yakýnlarýnýn kullanýmýna tahsis edilmiþ yerler olup, genelde bulunduklarý
çevrenin en nezih yerinde inþa edilmiþ 5 yýldýzlý otel kalitesinde
mekanlardýr. Kýlýk kýyafet, kimlik, saç-sakal kontrolü gibi türlü
aþamalardan geçip içeri girdiðinizde siyah pantolonlu beyaz gömlekli
askerleri size hizmet etmek için beklerken görürsünüz. Ýçerde her þey
dýþardan daha ucuzdur. Ayrýca orduevleri, ordudaki kuvvetli hiyerarþi
olgusunun bir sonucu olarak astsubay ve subay þeklinde ayrýlmýþtýr; öyle ki
bir astsubayýn subay orduevine girmesi mümkün deðildir.


ASAL

Geçmiþi Osmanlýlara dayanan Askere Alma Teþkilatý, kurulan yeni devlette de
iþlevini yerine getirmeye devam etti. Kurtuluþ Savaþý sýrasýnda sayýlarý
arttýrýlan Askerlik þubelerinin amacý, Genel Kurmay Baþkanlýðý tarafýndan
?savaþta ve barýþta askere alma hizmetlerini yürütme? olarak belirlendi.
?Hizmeti? kabul etmeyenler vatan haini ilan edilip Kurtuluþ Savaþý sýrasýnda
Ýstiklal Mahkemeleri?nde idamla yargýlandýlar.

Bugün ayný mantýkla iþleyen, sayýsý binleri bulan askerlik þubeleri vardý.
Bu þubeler militarizmin Bu þubeler militarizmin iç yüzüyle karþýlaþýlan ilk
yerlerdir. Tek iþlevi "askerlik yaþý gelen genç erkekleri alýkoymak" olan
askerlik þubesinde ilk yapýlan þey asker adaylarýný muayene amacýyla soyup
sýraya dizmektir. Askeri disiplinin ve hiyerarþisinin gerçekliðiyle
karþýlaþýlan Askere Alma Teþkilatý'na askere asla alýnamayacaðýmýzý ve
militarizmin bir parçasý olmayý reddettiðimizi haykýrmak, askerliði
reddedenleri geçmiþte Ýstiklal Mahkemeleri?nde yargýlayan, bugün terörist
ilan eden zihniyete iyi bir cevap olacaktýr.


OYAK

?OYAK, 1 Mart 1961 tarihinde 205 sayýlý Yasa ile kurulmuþ, özel hukuk
hükümlerine baðlý, TSK mensuplarýnýn yardýmlaþma ve emeklilik fonudur.?
Kýsaca kendi kuruluþunu böyle anlatýyor Oyak. 27 mayýs darbesinin hemen
sonrasýnda kurulmuþ olmasý aslýnda TSK?nýn iktidarý elinde tutmak için ne
kadar kararlý olduðuna dair göstergesidir. Oyak þu anda Türkiye?nin 3 büyük
sermayesinden biridir ve dünyanýn en büyük askeri ekonomik organizasyonudur.
Otomotiv, taþýmacýlýk, çimento, beton, emeklilik finans ve sigortacýlýk,
tarým ilaçlarý, gýda sektörü, konut inþaat, inþaat, pazarlama, hijyen ve
turizm, dýþ ticaret, savunma ve güvenlik sistemleri, enerji, biliþim
sektörlerinde faliyet gösteren OYAK kurumlar vergisinden de muaftýr.

Bizler militarist aygýtla her türlü iþbirliðini reddettiðimiz için insanlarý
ordular ile yardýmlaþmamaya çaðýrýyoruz. Böylesi masum görüntülü þirketler
aslýnda militarist yapýnýn güçlenmesini ve nihayetinde savaþlarýn finanse
edilmesini saðlamaktadýr. Bunun için OYAK bünyesinde bulunan 30 þirketle ve
militarizmle doðrudan iliþkilenen daha bir çok özel þirketle de alýþ veriþte
bulunmayarak savaþýn finans kaynaklarýný bir nebze de olsa kurutmaya ve bu
sivil görünümlü askeri yapýlarla dayanýþmamaya çaðýrýyoruz.


MAMAK CEZAEVÝ

12 Mart ve 12 Eylül sýkýyönetim uygulamalarý ve sonrasýnda ünlenen, deðiþik
dönemlere damgasýný vurmuþ, özellikle siyasi tutuklu ve hükümlülerin belli
dönemlerde tutulduklarý; türkülere, edebiyat ve sanat yapýmlarýna konu olan
askeri hapishane Mamak Askeri Cezaevi.. 7 kattan oluþan bu bina; 3'u yerin
üstünde 4'ude yerin altýndadýr. Þu an sadece en üst iki kat kullanýlmaktadýr
yerin altýnda bulunan zindanlara senelerdir el sürülmemiþtir. Ýnsanlýk dýþý
her türlü hakka sahip olan mekanik zihniyetin yer etmiþ olduðu militarist
devletin askeri cezaevi...

Lügatlerinde hep emir kipli, cümlelerin bulunduðu sýnýrlý zihinleriyle
sadece þiddet ve tek tipe yönlendirilmiþ olan bu þahýslar ?rahat, hazýr ol,
saða dön, sola dön... vs? sözlerinin içine yerleþtirdikleri zorbalýk dolu
coplarý, bakýþlarý, silahlarýyla görevliler. Ve sonuç; kiþinin kiþi
olmadýðý, zihnin yok olduðu, tek tip, mekanik yaratýlarýný çoðaltmak... Ýþte
bu yok edici çoðalmanýn gerçekleþmemesi içindir tüm çabamýz.

_______________________________________________
A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr


A-Infos Information Center