A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) [Medya] "Sokaklarý býrakýp gitmeyeceðiz"

Date Wed, 22 Mar 2006 22:13:36 +0100 (CET)


gözetleme kamerasý oyuncularý birgün gazetesinin pazar ekinde gökhan
gencay'ýn sorularýný yanýtladý..
"Sokaklarý býrakýp gitmeyeceðiz"
MOBESE sisteminin kuruluþ amaçlarý ve sonuçlarý hakkýnda düþünceleriniz
nelerdir?
GÜRÞAT: Mobese suçu önleme ve suçlularý caydýrma iddiasýyla hizmete sokuldu.
Bir kaç da kapkaç haberiyle süslendi. Ayrýca devletin ve güvenlik
birimlerinin daha sistematik ve kolay bilgi edinme/toplama iddialarý da var.
Evet kapkaç olmasýný istemeyiz, ülkenin özdeðerleriyle yaratýlan
fabrikalarýn bir gecede çokuluslu sermayeye "özelleþtirilmesi" kapkaç
deðil
de nedir? Evet suçlularý caydýralým, öyleyse iþe darbecileri yargýlamakla,
Susurluk-Þemdinli çetelerini ortaya çýkartmakla baþlayalým yoksa caný
baklava çeken çocuklarý zincire vurarak deðil.

NÝHAL: Kameralarýn tek baþlarýna suç ya da suçlu tanýmý yapabilmeleri
olanaklý deðil. Kameranýn baþýnda oturan görevli polis, hakkýný arayan
emekçiye copla saldýran, özerk bilimsel eðitim talebini dillendiren
öðrenciye gaz sýkan, her türden þiddete maruz kalan kadýnlarý 8 Mart'larda
saçlarýndan tutup yerlerde sürükleyen polisten baþkasý deðil. Bu açýdan
bakýldýðýnda sistem kendine muhalif olanlarý etkisiz býrakýp her geçen gün
daha da krize giren kapitalizmin güvenliðini saðlama derdinde.

» NOBESE festivalinin bu baðlamdaki pozisyonu nedir, ne amaçlamaktadýr,
hangi araçlarla bir karþý duruþ oluþturmaktadýr?
NÝHAL: Nobese'nin ilk baþtaki çýkýþý sokaklara yerleþtirilen gözetleme
kameralarýna oldu. Kameralar sokaklara birden bire, çaktýrýlmadan kuruldu.
Nobese festivali'nin kameralarýn kurulmasýyla nerdeyse eþ zamanlý ortaya
çýkýþý da bir nevi, her gün altýndan geçtiðimiz kameralarýn insanlarýn fark
etmesine yani yolda yürürken 'yalnýz deðiliz kameralar da var'a yönelik bir
giriþimdi. Konunun kamuoyunda yeterince bilinmediði, gerekli tartýþmanýn
yapýlmadýðý düþüncesiyle, her ne kadar kameralarýn bizi gözetlemesinden
hoþnut olmasak bile, suçlu olmadýðýmýzý, potansiyel suçlu gibi görülmek
istemediðimizi vurgulamak için, tersine, kameralar önünde kendimizi ve
maharetlerimizi göstermek için buluþuyoruz.

HAKAN: Bu yaptýklarýmýza eylem mi gösteri mi demeliyiz, gösteriyse sanat
gösterisi mi yoksa sokak gösterisi mi? Aslýnda bunlarýn hiçbiri ya da hepsi
denebilir. Eylem çünkü bir refleksi ortaya koyuyoruz, ama keyif alýp
eðlendiðimiz için pek de eylem denmez bu yaptýklarýmýza, ama gösteri de ayný
zamanda çünkü yaratýcý ve çarpýcý þeyler hazýrlamaya uðraþýyoruz her hafta.
Bir sanat gösterisi de denemez belki ama baþta müzik, tiyatro, resim gibi
sanat dallarýndan maharetlerimizi sergiliyoruz, gösteri de tam sayýlmaz
çünkü alkýþ ya da giþe kaygýlarýmýz yok.

BURAK: Yöntemi, kapatarak, denetim altýnda tutarak ve her hareketimizi
izleyerek baský uygulamak olan, ve amacý tüm normlara, emirlere ve yasaklara
uyan bir toplum, diðer adýyla koyun sürüsü yaratmak olan yapýlanmalara ve bu
yeni iktidar biçimlerinin tahakkümüne karþý yeniden yaþamý ve özgürlüðü ele
geçirmektir bizim amacýmýz.

Küresel ölçekte uygulanan bu yöntemin araçlarýný deþifre ederek ve bu
topraklarda denetim araçlarý henüz batý toplumlarýndaki kadar
yaygýnlaþmamýþken, gözetlenme duygusunun henüz tam olarak içselleþme-diði
olgusuyla yola çýkýyor, hepimizin derhal gözetlenmenin yarattýðý mahkumiyet
durumuyla yüzleþmesi gerektiðini düþünerek hareket ediyoruz. Nobese
festivali, bir röntgencinin, kendisinin de izlendiðini bildiðinde,
gözetleyerek sahip olduðu ayrýcalýðýný kaybedeceði önermesinden yola çýkar.
Nobese, özel mülkiyeti teþvik eden, maddi zenginliðin cazibesine kapýlmýþ,
paradan baþka hiçbir þey bilmeyen bu aç gözlü, elit ve yönetici azýnlýðýn
tüm bencilliklerini ve pisliklerini izleyecek, kaydedecek ve ortaya
dökecek
her aracý kullanmaya çalýþmaktadýr.

Televizyon baþýnda uyutulan, bütün gün caný çýkarcasýna çalýþtýrýlan,
cebindeki kredi kartý aracýlýðýyla yýllarca takside mahkum edilenlerden,
yersiz-yurtsuzlara, iþsizlere, baþýboþlara, sokak çocuklarýna; çocuðunu ve
kendi karnýný doyurmak için çalmak zorunda kalanlardan þu anda sayamadýðýmýz
tüm ezilen çoðunluða uzananlarla özdeþleþir.

Ve tüm bu insanlara ve kendi katýlýmcýlarýna saptanan sorunlara yönelik
hareket alaný açmayý, uyguladýklarý kurumsal þiddeti örtbas etmek için
bireysel þiddet olaylarýný ön plana çýkarmaya çalýþanlara karþý, birlikte
hareket etmeyi hedefler. Bu bir festivaldir, çünkü, yaþam alanlarýmýz ve
mahremiyetimiz zorla elimizden alýnmadýðý sürece, mücadele aracýmýz
amacýmýzdýr, ütopyamýzdýr; her yerde ve her sokakta özgürce dans eden, þarký
söyleyen insanlardan ve eziyet görmeyen canlýlardan oluþan bir dünya.

HAKAN: NOBESE eylem yöntemi olarak, toplumu gözetleyenleri görünür kýlmayý
hedeflemiþtir. Onlar iç denetim mekanizmalarýmýzý geliþtirip; bizlerin kendi
sýnýrlarýmýzý onlarýn doðrultusunda çizmemizi istemektedirler. Güç ve
otoritenin sadece kendilerinde olduðunu düþündükleri için, egemen kurallara
herkesin uymasý için sürekli yeni yöntemler geliþtirmektedirler. Bizler
Gözetleme Kamerasý Oyuncularý olarak diyoruz ki: "Sokaklara kameralar
yerleþtirmekle, sahnede(sokaklarda) yönetmenlerimizin düþüncelerine göre
hareket etmemiz istenmekte; ama biz kendi özgürlüðümüze müdahale olarak
görmekteyiz. Her noktada, bunu ortaya çýkarmaya çalýþan eylemlerle, (ne
için-kim için) sorgulamaya devam edeceðiz.

ECE: Eylemler sýrasýnda en sýk karþýlaþtýðýmýz þey güvenlik paranoyasý.
Bunun, her þeyden önce belli bir sýnýfa özgü bir durum olmadýðýný görmek
önemli, bir memur, bir seyyar satýcý ya da Beyoðlu'nda alýþveriþe çýkmýþ üst
sýnýftan bir ev kadýný da bu kaygýyý taþýyabiliyor. Hatta politik olarak
kendini solda konumlandýran ve teoride gözetlenmeye, panoptikona karþý çýkan
insanlar bile bu konuda neden eylem yaptýðýmýzý anlayamayabiliyor ve
gözetlenme olgusuna teoride karþý çýkýlmasý gerektiðini düþünüyorlar. Bir
gasp, taciz olayý bizim baþýmýza geldiðinde benzeri soðukkanlýlýðý
kullanamayacaðýmýzý "Ya senin baþýna da gelse?" sorusuyla ima etmeye
çalýþýyorlar. Bu noktada önemli olan, "senin de baþýna gelebilecek olayda"
kendimizi kimle özdeþleþtirdiðimizdir. Eðer burada madur kiþiyle
özdeþleþiyorsak, bu, bir þekilde düzenin bize dayattýðý güvenlik, mülkiyet,
aileyi koruma hissiyatýnýn, her ne kadar düzene eleþtirel bir gözle bakmaya
çalýþsak da bizde de olduðunun bir göstergesidir. "Ya senin de baþýna
gelseydi" dediðinde özdeþleþleþilen kiþi çok nadir "suçlu" ilan edilen kiþi
oluyor.

Aslýnda birgün bizim de suçlu ilan edilebileceðimiz nedense aklýmýza
gelmiyor. Ya bunu düþünemeyecek kadar "kaybedeceklerimizin" paniðine
kapýlmaktan ya da "suçlu" kavramýný ve onun bize kimler tarafýndan
dayatýldýðýný iyice sorgulayamamak-tan. Suçlu tanýmýnýn, yasalar tarafýndan
yapýldýðýný ve modern hukukun da 17. yüzyýldan itibaren, ekonomiyi ve homo
economi-cus'u idare etmek için tasarlandýðýný hatýrlarsak suçlu kavramýna
farklý bir bakýþ açýsýyla bakabiliriz. Ekonomik düzenin belirlediði
kurallarýn dýþýna çýkmak...

Bir süre sonra yasalar bize bankacýlýða daha fazla özgürlük tanýmak adýna
yastýk altý tasarrufunun kanuna aykýrý olduðunu söylerse bugün masum olan
ben yarýn "suçlu" olabilirim. NOBESE'nin amacýný bu noktada insanlarda bu
þüpheyi uyandýrmak diyebiliriz.

» Gözetlemenin, iktidarýn en önemli tahakküm biçimlerinden biri olduðu
gerçeðinden yola çýktýðýmýzda yaþamlarýmýzda kiþisel ve kolektif özgürlük-
mahremiyet alanlarý yaratabilmek için neler yapýlmalý?
GÜRÞAT: Mülkiyet iliþkileri bu biçimde kaldýðý sürece 'adalet' de mülk
üzerinden iþlemeye devam edecek. Güçlü olanýn adaleti ve onun güvenliði!
Çözüm çok sýklýkla dillendirildiði gibi o gücün 'birileri
tarafýn-dan-birileri adýna' el deðiþtirmesi olamaz. Arkadaþlýk, dostluk,
sevgililik iliþkilerimiz bile birer tahakküme dönüþebiliyor. Ýktidar
dediðimiz þey her yerde karþýmýza çýkabiliyor. Örneðin kendini anarþist diye
niteleyenlerde bile homofobik söylemlere rastlanabiliyor. Öyleyse iktidarý
ve tahakkümü önce kendimizde alaþaðý etmeli. Direniþi önce içimizde
örgütlemeli. Ve her þeyi paylaþmayý öðrendikçe ve bunu baþardýkça mahremden
de kurtulmuþ olabiliriz.

BURAK: Bakýrköy'deki eylemimizde bir kiþi "kameralarý istemiyorsanýz neden
onlarýn bulunduðu yerlere gidiyorsunuz ki, oralardan geçmezsiniz olur
biter!" demiþti. "Ya sev ya terket!" söylemiyle karþý karþýyaydýk. Genelde
Nobese'nin en keyifli taraflarý da bundan sonra baþlar; Boal'in önerdiði
'ezilenlerin tiyatrosu' biçimlerinden forum tiyatrosu benzeri bir model
oluþur kendiliðinden, o an orada olan bir baþka kiþi cevap verir soruyu
soran kiþiye, karþýlýklý fikirlerini paylaþýrlar, çoðunlukla da anlaþamazlar
zaten ama ezberler bozulmuþ, en azýndan sekteye uðramýþtýr bir kere.
Gözetlenme ile ilgili doðaçlamalara devam edilir, arkada vurmalýlar ritm
tutar, gürültü çýkarýr, farklý oyunlara baþlarken, diðer taraftan yoldan
geçen farklý biri kamerayý dürbünle izlemek ister. Kameralarýn önünde hatýra
fotoðrafý çektirmek isteyen baþka bir kiþi daha gelir. Bir curcuna, bir
gürültü baþlar, arkada ritm susmaz. En çok da sokak çocuklarý, beþ
parasýzlar, tinerciler, bütün ezildiðini ve dýþlandýðýný bilenler ilgi
gösterir buna. Yani vermek istediðimiz cevap þudur: Alan yaratmaya gerek
yok, zaten her yer bizim alanýmýz. Bu sokaklarý býrakýp hiçbir yere gitmeye
niyetimiz yok!

» Güvenlik paranoyasýnýn kitlesel kabuller yaratarak özgürlük alanlarýndan
vazgeçmeye hazýr bir sürü psikolojisini oluþturduðu günümüz koþullarýnda
yerel ve uluslararasý planda 'izlenmeye- denetlenmeye karþý seferberlik inþa
etme þansý var mý? Kendi kampanyanýz ölçeðinde yaþadýðýnýz somut
deneyimlerden bahsedebilir misiniz?
GÜRÞAT: Türkiye gibi neredeyse polis devleti olan bir ülkede emniyete karþý
bir þeyler dillendirilmesi ne yazýk ki kolay deðil. Üstelik bizimki gibi
gözetlenme/denetim/iktidar eksenli eylemliliklere deðil sýradan kiþiler
aktif siyasetle uðraþanlar bile pek uðramýyor. Artý, kitlelere
ulaþabilmenin
önünde medya engeli de var. Hemen hepsi iþadamlarýnýn elinde olan medya,
güvenlik þirketleriyle ekonomik iliþki içinde de ayný zamanda.

NÝHAL: Ve sokaklarda eylem yapmanýn pratik zorluklarýný þu ana kadar
yaþamasak da yaþamayacaðýmýzý kestiremiyoruz. Mo-beseciler eylem
biçimimizden olsa gerek bizim yaptýklarýmýzý 'zararsýz' buluyorlar
kendilerine göre. Böyle olmasý bizim de iþimizi kolaylaþtýrmýyor deðil. Ama
biçim olarak zararla sonuçlanmasa da yaptýðýmýzýn insanlara ulaþma ve
etkileþimle sistemi tehdit edici bir þekle bürüneceðini umuyoruz.

BURAK: Gerçekten de ortalýkta, o kadar çok olasý bir tehlikeye karþý uyarý
unsuru var ki, bunlarla yaþayýp paranoyak olmamak mümkün deðil. Nereye
kafamýzý çevir-sek gördüðümüz polisler, bekçiler, alarm sistemleri, uyarý
tabelalarý, kameralar, de-dektörler, kilitler vs... hiç aklýmýzda yokken
bile, sürekli sanki birileri bize bir zarar verecekmiþ gibi hissetmemize,
her an bir saldýrýya maruz kalabilirmiþiz korkusuna sebep oluyor.

Þunu açýkça itiraf etmeliyiz ki, tüm bunlarý görmezden gelmeye çalýþmak,
onlar sanki yokmuþ gibi yaþamaya çalýþmak, hapishanedeki bir mahkûmun ona
giydirilen tulumu, koluna takýlan kelepçeyi, demir parmaklýklarý, baþýndaki
gardiyanlarý görmezden gelmeye çalýþmasý kadar saçmadýr. Foucault'nun
biyo-politik adýný verdiði tüm bu ve buna benzer iktidar araçlarýný göz
önüne aldýðýmýzda açýk bir þekilde, yasa ihlalinde bulunmuþ olsak da
olmasak
da, onlarýn gözünde potansiyel birer suçlu, diðer bir ifadeyle 'þartlý
salýverilen mahkûmlar' olduðumuzu söyleyebiliriz.

ECE: Bildiðiniz gibi, Nobese Haziran ayýndan beri eylemlerini aralýksýz
sürdürüyor. Bu þartlarda yalnýzlýða deðil, birbirimizin hayal gücüne
ihtiyacýmýz olduðunu, bir avuç insan bir araya geldiðimizde kaç aydýr neler
yapabildiðimizi gördükçe anlýyoruz.

Sayýca daha da çoðaldýðýmýzda, farklý yerlerde, merkezsiz, sürekli iletiþim
ve dayanýþma halinde, hiyerarþik olmayan, yatay örgütlenmeye inanýyoruz.
Yalnýz belli günlerde ve belli yerlerde deðil, sürekli eylem ve sürekli
mücadele kararlýlýðýyla!

» Bireylerin yaþamýn eyleyen özneleri olabilmesi perspektifinde gözetlenmeye
direniþ nereye oturuyor, pratik ve tinsel eksende deðerlendirir misiniz?
GÜRÞAT: Foucault'un 'disiplin ve gözetim toplumu' konusundaki endiþeleri
artýk bir kehanet olmaktan çýkmýþtýr. Modern devlet sanayi öncesi toplumda
var olandan çok daha fazla bir oranda bireyi kontrol edebilme olanaðýna
sahiptir ve bireyin sadece fiziki varlýðýný deðil duygu, düþünce ve geleceðe
yönelik planlarýný da gözetleyip kontrol edebilmektedir.

Sokaktaki kameralar iktidarlarýn varlýðýný koruyabilmesi ve sürdürebilmesi
için toplumu denetim ve baský altýna alma yöntemlerinin en teknolojik
olanlarýndan birisidir. Asýl karþý çýkýþ bu denetime ve baskýya, daha da
doðrudan iktidarlarýn kendisine. Bu, bir baþka dünyayý hayal edebilmek ve
istemekle daha da anlam kazanýyor.

NÝHAL: Bu kabulle bakarsak þayet gözetlenmek, kiþinin kendisiyle arasýna
giren bir engel, ve elbette bir tepkiyle sonuçlanmalý gibi geliyor. Kaldý ki
kiþiyle kendisi arasýna giren engel de 'doðrudan' bir kiþi deðil. Doðrudan
bir kiþi olsa bu tepki de gecikmeden gelirdi. Kameralarla, ciplerle ve
benzeri takip araçlarýyla izlenmek, kiþinin de fark edemeyeceði bir boyuta
geliyor.

Yani sevgilimizle seviþirken izlenmemize verdiðimiz tepkiyle sokakta
kameralarla gözetlenirken verdiðimiz tepki de deðiþiyor doðal olarak. Sistem
kendini aleni olmayan þeffaflaþtýrýlmýþ araçlarla sunuyor. Böyle bir
noktadan bakarsak Nobese'nin bu araçlarý deþifre edici bir rolü de var.

_______________________________________________
A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr


A-Infos Information Center