A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) [Medya] Bir Vicdani Retçi, Osman Murat Ülke

Date Fri, 10 Mar 2006 18:18:01 +0100 (CET)


[Aþaðýdaki söyleþi, Yeni Harman dergisinde yayýmlanmýþtýr.]
Osman Murat Ülke 1 Eylül 1995 tarihinde baþkaný olduðu Ýzmir Savaþ
Karþýtlarý Derneði'nde gerçekleþtirdiði basýn toplantýsýnda vicdani retçi
olduðunu açýklayarak askere çaðrý evraklarýný yakmýþtýr.
Yaklaþýk bir yýl kadar sonra tutuklanarak önce Mamak askeri ceza evine
kapatýlmýþ daha sonra Bilecik Jandarma Komutanlýðýna baðlý olan 9.Alay?a
sevk edilmiþtir. Burada askeri üniforma giymeyi ret eden Osman Murat Ülke
fasýlalar ile kaldýðý cezaevinden 1999 þubatýnda çýkmýþtýr. Bu süreç
içersinde askeri üniforma giymeyi reddetmesinden dolayý 8 defa ?emre
itaatsizlikte ýsrar? gerekçesiyle, yaptýðý açýklamadan dolayý bir kez halký
askerlikten soðuttuðu; alayýna katýlmamasý nedeniyle de 2 defa firar
gerekçesiyle mahkum edilmiþtir. Toplam 701 gün hapis yatmýþtýr.

Osman Murat Ülke?nin, þiddet karþýtý ve anti militarist bir motivasyonla
geliþtirdiði vicdani reddi nedeniyle sürekli olarak cezaya çarptýrýlmasý ve
bu cezalandýrma döngüsünün sonlanacaðýna dair herhangi bir geliþmenin
olmamasý, dolayýsý ile 22 Ocak 1997 tarihinde Avrupa Ýnsan Haklarý
Mahkemesine baþvurulmuþtur. Baþvuru, Sözleþmenin 3 (iþkence ve kötü muamele
yasaðý), 5 (kiþi güvenliði ve özgürlüðü), 8 (bireysel yaþama saygý) ve 9
(düþünce, vicdan ve din özgürlüðü) maddelerinin ihlal edildiðine
dayandýrýlmýþtýr.

Dokuz yýllýk bir yargýlama sürecinin sonucunda AÝHM, 24 Ocak günü de bu
kararýný açýklamýþtýr.

Mahkeme, vicdani reddi neniyle maruz kaldýðý cezalarýn ve ceza tehdidinin
Osman Murat Ülke?nin yaþamýný bir bütün olarak etkilediði ve adeta ?sivil
bir ölüme? mahkum ettiði gerekçesiyle, sözleþmenin 3.maddesinin ihlal
edildiðine hükmetmiþtir.

YeniHarman, AÝHM?nin verdiði karar ile yeni bir döneme giren Osman Murat
Ülke, arkadaþlarýnýn deyiþi ie ?Ossi? ile konuþtu.

- Yirmialtý ocak 2006?da yaptýðýn basýn açýklamasýnda "Vicdani ret kararýmý
1992 yýlýnda verdim " demiþsin. Vicdani ret kararýný vermene neden olan bazý
olaylar mý oldu ya da içinde yaþadýðýn ortamda zaten böyle bir kararý vermen
için çok normaldi. Eðer ikincisi ise, bu yaþadýðýn ortamý anlatýr mýsýn?

Tayfun (Gönül) ve Vedat (Zencir) retlerini 1989 sonunda Sokak Dergisi?nde
açýklamýþlardý. Kavramla onlar üzerinden tanýþtým, hatta Antalya?dan destek
için imza topladým. Sokak kapandý ve ortada baþkaca antimilitarist bir
mücadele veya odak da kalmadý. 1992?de ise artýk bir nevi komün
sayýlabilecek bir evde yaþýyordum. Hayatýmýzýn merkezini alternatif politik
ve polit-kültürel arayýþlar oluþturuyordu. Evimizde iki müzik grubumuz,
Amargi ve Antin Kuntin, ve bir de dergimiz, Coelacanth vardý. Bundan önce
çeþitli dernek, parti ve sol çevrelerle iliþkimiz olmuþ ve tam bir hayal
kýrýklýðýna uðramýþtýk. Dolayýsýyla yaþadýðýmýz kopuþ, salt geleneksel düzen
normlarýndan kopuþ olmadý, çok daha derin ve keskin yaþandý. Bir de gençtik
tabi. Politik iddialarýmýzý tam bir tutarlýlýk içinde yaþamak istiyorduk,
irademizi ezecek hiçbir kurum ve normla uzlaþmak istemiyorduk.

Böyle bir ortamda Coelacanth?ta yayýnlanan iki yazý ile ilgili hakkýmda
"halký askerlikten soðutmak" iddiasýyla soruþturma açýlýnca Tayfun ve
Vedat?ý anýmsadým ve ayný yol ayrýmýna geldiðimi hissettim. Arkadaþlarla
paylaþtýk ve böylesi bir çýkýþ ne kadar çýlgýnca görünürse görünsün,
duruþumuza ve inandýklarýmýza sahip çýkmaya karar verdik.

- Gene basýn açýklamasýnda "Türkiye?deki sosyal ve politik yaþamýn
demilitarize edilmesi için yoðun ve çok boyutlu bir çabanýn içinde oldum.
Vicdani reddimi açýklama sýrasý ise 1996?da geldi" demiþsin. Vicdani ret
kararý alman ile, bu kararýný açýklaman arasýnda geçen sürede "Türkiye?deki
sosyal ve politik yaþamýn demilitarize edilmesi" diye ifade ettiðin olaylar
nelerdir?

Doðrusu basýn açýklamasýnda bir hata yaptým, sonra düzelttim gerçi, ama bir
sürü yere yanlýþ gitti. Ben reddimi 1996?da deðil, 1995?te açýkladým.
Malum, 90?larýn ilk yarýsý Türkiye?de savaþýn en yoðun yaþandýðý yýllardý.
Devlet paramiliter örgütlenmeler ve yöntemlere abanýyor, toplumsal destek
saðlamak içinse basýný tam bir mengeneye alýp milliyetçiliði elden
geldiðince kýþkýrtýyordu. Bir yanda sivil-faþist örgütlenmeler besleniyor,
diðer yanda kentli gençliðe abuk bir pop-milliyetçilik pompalanýyordu.
Ýþkence 80 sonrasý yeni bir zirve yaptý ve yargýsýz infazlar ve gözaltýnda
kayýplar gýrla gitti.

Biz Ýzmir Savaþ Karþýtlarý Derneði olarak antimilitarist bir söylem ve duruþ
inþa etmeye çalýþýrken bütün bu olay ve olgulara da elden geldiðince karþý
koymalý ve bunlarýn militarizm ile baðýný açýða çýkarmalýydýk.
Dolayýsýyla insan haklarý örgütleriyle etkinlik ve eylem alanlarýnda sürekli
bir arada olduk, ama arka planda da bu gidiþatýn dinamiklerinin daha iyi
kavranabilmesi ve þiddet döngüsünü kýracak karþý etkinliklerin
geliþtirilmesi için bir tür analiz ve eðitim faaliyeti içinde olduk. Bir
yandan da vardýðýmýz sonuçlarý yenilikçi ve ezber bozacak eylem biçimleriyle
aktarmaya çalýþtýk.

- "Benim için vicdani ret her zaman kendi kimliðime, karakterime ve
kanaatlerime sadýk kalmamýn olmazsa olmaz koþulu oldu" demiþsin. Senin de
söylediðin gibi bu görüþlerini çoðunluk marjinal ve hayalci bulabilir.
Kimliðine, karakterine ve kanaatlerini oluþturan olaylarý, yaþantýlarý
anlatýrsan belki kararýn marjinal olmaktan çýkýp, öyle bulanlarýn
düþüncelerini deðiþtirmelerine de yardýmcý olabilir.

Almanya?da iki kültür arasýnda büyüdüm ve gerçekten ýrkçýlýkla ve anlam
veremediðim önyargýlarla çok erken tanýþtým. Ama söz ettiðim önyargýlar çift
taraflý. Yani kendimi kurban Türk gibi deðil de, iki tarafta da saçma bir
dar kafalýlýkla karþýlaþan biri gibi hissettim. Böylece Türklerce Alman yada
Alman özentisi gibi algýlanýrken, birçok Alman için de fazla bilmiþ bir kara
Türk?tüm. Þiddetin salt fiziksel bir mesele olmadýðýný çok erken anladým.
Bunun otorite ve sonrasýnda hiyerarþi ile baðýný kurmak uzun sürmedi.
Okul gazetesi üzerinden politika ve düþünsel üretim zaten hayatýmýn
merkezine oturmaktayken, fikrim sorulmadan 15 yaþýmda Türkiye?ye
gönderildim. Böylece ailem döndüðünde "alýþmýþ" olacaktým. Burada kendimi
dinci ve milliyetçi bir yatýlý okulda buldum. Bir anda bütün çerçevem yerle
bir olmuþtu. Kendimi toparlamam çok zor oldu. Ancak yaþadýklarýma karþý
mücadele ederek ayakta kalabileceðimi, silinip gitmekten kurtulabileceðimi
gördüm. Kendimi þiddeti bir araç olarak görmeyen ve yapýsal þiddete karþý
mücadele eden bir anarþist olarak tanýmlamaya baþladým ve ancak zaman içinde
bu alt akýmýn tarihsel figürleriyle ve mirasýyla tanýþtým.

- AÝHM?nin kararýnýn, senin açýndan temel anlamý nedir? Avrupa Ýnsan Haklarý
Mahkemesi?nin kararý, Türkiye medyasýnda þu ana dek uçlaþtýrýlarak ve
sansasyon yaratma refleksiyle ele alýndý" diye yazmýþsýn. Ýnternet üzerinden
Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi?nin senin ile ilgili verdiði kararýn bizim
basýnýmýzdaki yankýlarýný, Savaþ Karþýtlarý sitesi dolayýsý ile okudum.
Ragýp Duran?ýn da, basýnda çýkan yazýlarý derleyen bir yazýsýný okudum.
Basýn da çýkan yazýlarýn okuyabildiklerinin tümü ile ilgili kýsa bir
deðerlendirme yazar mýsýn?

O kadar çok yazý okudum ki, istersen onlar üzerinden deðerlendirmeyeyim de,
o cümlede ne kastettiðimi açmaya çalýþayým. Þimdi AÝHM kararýnda her ne
kadar 9. maddeden hüküm vermekten imtina edilmiþse de, elbette 3. madde
çerçevesindeki hüküm de vicdani reddin yasalaþmasýna iliþkin açýk ve net bir
talep içeriyor. Ama dikkat, yasalaþma demek, nasýl yasalaþacaðýna dair bir
ipucu içermiyor. Þöyle ki, devlet kalkýp þimdi vicdani reddi yasaklasa, yani
vicdani reddi bir hukuki tanýma kavuþturup ona "orantýlý" bir ceza biçse ve
bu cezaya çarptýrýlanlardan askerlik "yükümlülüðü"nü kaldýrsa elde olan AÝHM
kararýna uygun bir formül üretmiþ olur. Mahkeme böyle yapýn demiyor, sadece
formül üretin diyor. Elbette iþ orada bitmez. O yasaya karþý mücadele sürer.
Ama medya kalkýp meseleyi tersine büktü ve bütün askeri sistem bugünden
yarýna deðiþecekmiþ ya da talep buymuþ ve kaos kapýdaymýþ gibi bir izlenim
yarattý. Hemen her spikerin yanýna da bir emekli general verildi ve onlarýn
þahsýnda devletçi-milliyetçi fobiler kaþýndý. Böylece art niyetli batýlýya
karþý diþler bir kez daha bilendi ve diðer yandan topluma da hayale
kapýlmama uyarýsý yapýlmýþ oldu.

Elbette AÝHM kararýnýn sonuçlarý bir "kötü muamele" vakasýnýn çok ötesine
iþaret ediyor, ama bu karara yol açan vicdani reddin ne olduðunu, bu duruþun
Türkiye?deki sosyal ve politik yaþantý için gerçekte ne ifade ettiðini pek
az yazar tartýþtý. Eskiden bunu dahi yapmak çok zordu belki, ama bu sefer de
medyanýn ana gövdesi "bakýn devletlu nasýl da tepki veriyor" piyesi
sergilemekten ve çanak tutmaktan öte bir tavýr geliþtiremedi.

Tabi çok da olumsuz bir tablo çizmek istemiyorum. Haliyle 15 küsur yýldýr
bizi fazla takmadýlar, ama þimdi iþin ciddiye bindiðini fark ettiler ve bu
tartýþmalar bundan sonra ister istemez toplum genelinde kökleþecek.

- "Kendi özel hayatým açýsýndan da bu kararýn sonuçlarýný görmeyi talep
ediyorum? demiþsin. Vicdani ret kararýnýn özel yaþantýna etkilerini yazar
mýsýn? "Kendim için güvenlik ve rahatça düzenleyebileceðim bir hayat talep
ediyorum" demene neden olan olaylar nelerdir?

AÝHM kararýna karþýn benim resmi açýdan "firari" statüm hala devam ediyor.
Yasal düzenlemenin çýkmasý zaman alýr gibi duruyor. Haliyle seyahat etmek,
bir otelde kalabilmek, bir iþ ve çalýþma planý yapmak vb. bir sürü açýdan
daha fazla beklemek istemiyorum. Sürekli çeþitli olanak ve tekliflerle
karþýlaþýyorum ve bunlarý geri çevirmek durumunda kalýyorum. Bunlar ortak
tatil de olabiliyor, yapýlacak bir iþ de...

- "Bilhassa ciddi saðlýk sorunlarý olan babamýn daha fazla rahatsýz
edilmemesini altýný kalýn kalýn çizerek talep ediyorum. Babam sürekli olarak
taciz edilmeyi kaldýrabilecek durumda deðil ve kesinlikle hak etmiyor"
demiþsin. Babanýn yaþantýlarýný bizimle paylaþýr mýsýn?

Devlet yýllardýr beni görmezlikten gelirken, bir yandan da beni resmi olarak
arýyor görünüyor. Beni Ýzmir?de rahatsýz etmiyorlar, ama iþin aslýný
bilmeyen askerlik þubesini babamýn üstüne salýyorlar. Bu önceleri yýlda iki
telefon görüþmesi ile olurken artýk bunun sýklýðý gitgide artýyor. Açýk açýk
tehdit ediyorlar ve suç iþlediðini söyleyerek sindiriyorlar, oysa bu mevcut
kanunlara göre bile koca bir yalan. Aile ferdi olarak hiç bir þey söylemek
zorunda deðil.

Telefonlarla yetinmeyerek yerel polisi gönderiyor ve ne olduðunu bilmediði
bir þeyler imzalatýyorlar. Gözleri artýk her ayrýntýyý okuyacak algýlayacak
kadar güçlü deðil. Babam geçen yýl üç kalp ameliyatý yaþadý ve son
ameliyatýnda 10 dakikalýðýna masada kaldý. Bu muamele kabadayýlýktan ve
insaný hiçe sayan zorbalýktan baþka bir þey deðil.

- Bir baba olarak, geçen süreci nasýl yaþadýn. Bu süreç çocuðunla
iliþkilerini nasýl etkiledi? Bu soruyu þunun için soruyorum. Benim de bir
oðlum var ve iki nedenle oðlum benim soyadýmý taþýmýyor. Bir otele
gittiðimizde çocuðumun benim olduðunu ispat etmem mümkün olmayabiliyor,
polis ile iliþkilerimizde annesinin tanýklýðý olmadan oðlumun babasý
olduðunu kanýtlayamýyorum gibi durumlar yaþýyoruz. Bu senin iliþkilerine
nasýl yansýyor?

Henüz bu tip durumlarla karþýlaþmadým, çünkü zaten otelde kalamýyorum. Oðlum
2,5 yaþýnda. Asýl sýkýntýlar herhalde okul yaþýna geldiðinde baþlar diye
düþünmüþtüm, ama artýk bu meselenin üç-dört yýl daha sürüneceðini de kabul
etmeye niyetim yok.

Oðluma soyadýmý vermeyi hiçbir zaman önemsemedim. Kendi yasal durumumu
çözdükten sonra bu konuda çýkabilecek sorunlarla da rahat rahat baþ ederim
diye düþünüyorum. Ama insanýn her þeyden önce oðlunun yanýndan tutuklanýp
götürülmeyeceði rahatlýðýna sahip olmasý gerekir.

Tabi yanlýþ anlaþýlmasýn. Bir vicdani retçi olarak sivil itaatsiz bir
duruþla mevcut yasal çerçevenin dýþýna çýkarken bu sonuçlarý da gönüllü
olarak göze almýþ oldum. Ama bu da, bu sonuçlarla hayatým boyunca yaþamak
isteyeceðim anlamýna gelmiyor elbette. Bu sonuçlarýn giderilmesi, yani
haklýlýðýn toplumsal normlar içinde teyidinin saðlanmasý da mücadelenin bir
parçasý.

- On dört senedir "vicdani ret"çi olarak yaþýyorsun. Bu yaþantýnýn çeþitli
aþamalarý da var. Bu ondört yýla bakarak moral olarak kendini ifade eder
misin?

Beni en çok zorlayan þey ne cezaevi oldu, ne de ardýndan yaþananlar. Tabi ki
bunlarýn çok zorlayýcý yanlarý var. Ama bunlarý benim için daha zor kýlan
þey cezaevinden sonra örgütlü ve kolektif bir mücadelenin ayakta
tutulamamasý oldu. Vicdani ret her ne kadar bireysel bir karar ve duruþ olsa
da, ben duruþumu her zaman antimilitarist bir toplumsal dönüþüm perspektifi
içinde anlamlý buldum ve kolektif mücadelemiz sürüyorken bundan çok fazla
güç aldým. Bugün de AÝHM kararý karþýsýnda antimilitaristler olarak
hazýrlýksýz yakalandýk ve mobilize olamadýk. Bunlar içimi acýtýyor.

Ama soruna daha geniþ cevap verecek olursam: AÝHM kararý olsun olmasýn,
durduðum yere inancým hep ayný yoðunlukta oldu. Bireysel bedeller ne olursa
olsun, kolektifsizlik ne kadar zayýf hissettirirse hissettirsin, bende
benden alýnamayacak bir þey var. Dünyanýn hiçbir gücü bana hiçbir þey
yaptýramaz, ne yapacaðýma kendi muhakememle karar veririm. Bu, belki
gündelik hayat içinde mütevazý ama tükenmez bir moral kaynaðý.

_______________________________________________
A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr


A-Infos Information Center