A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) Kara Kýzýl Notlar #4 - Sendikalar ve Devrim

Date Sat, 10 Jun 2006 23:04:27 +0200 (CEST)


Zabalaza Anarþist-Komünist Federasyonu (ZACF ya da
ZabFed) Güney Afrika ve Swaziland?da faaliyet gösteren
bir örgüttür. Sendikalara karþý Özgürlükçü
Komünistlerin Örgütsel Platformu metninden esinlenen
bir eleþtiri geliþtirmelerine raðmen
anarko-sendikalizmin bazý yaklaþýmlarýný da
korumuþlardýr. Anarko-sendikalizm ile oldukça
bütünleþmiþ bir anarþist-komünist teoriyi
savunuyorlar.

Unutulmamalýdýr ki eðer sendikacýlýk uygun zamanlarda
özgürlükçü komünist teoride kendisine bir destek
bulamaz ise, beðenelim ya da beðenmeyelim, devletçi
bir siyasal partinin ideolojisine dönüþür.
- Nestor Makhno, Peter Archinov, Ida Mett et al (1926)
Özgürlükçü Komünistlerin Örgütsel Platformu
Sendikalist bakýþ açýsýna göre, sendika emeðin
birleþik örgütüdür ve amacý bugünkü toplumda
üreticilerin çýkarlarýný korumak ve [özgürlükçü]
sosyalizmin yoluna girdikten sonra toplumun yeniden
inþasýna hazýrlanmak ve zamaný geldiðinde bu görevi
yerine getirmektir.
- Rudolph Rocker (1938) Anarko-sendikalizm
Ýþyeri Mücadelesi
Emekçi sýnýf, kapitalizm koþullarýndaki tüm
zenginliðin üreticisidir. (1)
Toplumdaki yerimizden dolayý sadece bizler, tüm
zenginliðin üreticileri, sýnýf sistemini ve diðer
baský türlerini yýkabiliriz ve doðrudan demokrasi ve
ihtiyaçlara göre daðýtým temelinde özgür, devletsiz,
sýnýfsýz bir toplumu kurabiliriz. (2)
Zenginliðin üreticileri olarak, sadece bizler,
devrimci durum öncesinde bile kurulu düzene karþý
iþyeri eylemi yoluyla güçlü bir kitle hareketi
yaratabilecek bir gücüz. (3)
Öyleyse neden sayýmýzý ve gücümüzü bizim çýkarlarýmýza
uygun bir dünya yaratmak için kullanmayalým? Bunun
temel nedeni okul, basýn vs. yoluyla bunu yapma
becerisine sahip olmadýðýmýzýn söylenmesidir. Bunlar
bize emekçilerin sadece emirleri yerine
getirebileceðini ve bunun iþin doðal hali olduðunu
öðretirler.
Bununla birlikte, bizim kendimizi güçsüz zannetmemizi
saðlayan ve sýnýf iktidarýný gizleyen bu kapitalist
propagandaya kapitalizmi eðitim, barýnma, iþ, ücret,
ýrkçýlýktan kurtuluþ gibi ihtiyaçlarýmýzý karþýlamaya
zorladýðýmýz kitlesel mücadele deneyimlerimiz meydan
okur. Özellikle iþyeri eylemi, fabrikalarý, ofisleri,
okullarý vs. çalýþtýran kolektif gücün onlarý
durdurmak için kullanýlmasý, bize potansiyel gücümüz
hakkýnda ufak da olsa bir fikir verir. (4)
SENDÝKA HAREKETÝ
Sendikalar, emekçi sýnýfýn en önemli kitle
hareketlerinden biridir ve bizim anarþistler olarak
faaliyetlerimizin en önemli odaklarýndandýr. Bu görüþü
birtakým nedenden dolayý benimsiyoruz.
Sendikalar emekçilerin özgül sýnýf çýkarlarý üzerinde
kurulmuþlardýr. Sendikalarýn oluþumunu emekçilerin
patronlarýn çýkarlarýna karþý kendi çýkarlarýný
savunmak ve ilerletmek için kendilerini sýnýf
çizgileri etrafýnda örgütleme ihtiyaçlarýnýn dýþýnda
açýklamanýn bir yol yoktur (5) . Sendikalardaki
bürokrasi, reformizm veya gerilik miktarý bu temel
gerçeði deðiþtiremez.
Bu temel özellik sayesinde sendika hareketi, ýrk,
cinsiyet, din ve diðerlerini bir ölçüde kesen belirli
bir sýnýf bilincinin örgütsel kalesini kurar.
Sendikalar, üretimin gerçekleþtiði noktada temellenir
ve emekçilerin kapitalizm altýndaki en güçlü
silahlarýný kullanýrlar: kendi emeklerini geri çekmek.
Bu yüzden emekçilerin patronlara zarar vermesini
saðlarlar ve onlara kendi potansiyel güçleri ve kendi
hayatlarýný kontrol edebilme yetenekleri hakkýnda bir
fikir verirler.
Emekçi sýnýfýn kitle örgütleri ve ilerici
mücadeleleriyle dayanýþma içersinde dururuz. Anarþist
savlarý emekçi sýnýfýn ve onun yapýlarýnýn her
tarafýnda götürmeliyiz. Her tür baskýya karþý koyar,
sýnýfýmýzla dayanýþýrýz. Kitle mücadelelerinin
toplumsal deðiþim için en iyi strateji olduðuna,
sýnýfýn becerilerine güven kazandýrdýðýna ve anarþist
fikirlerin yerleþmesi için en iyi tartýþma ortamý
olduðuna inanýyoruz. Bundan dolayý taban sendikacýlýðý
ile uðraþýyoruz.
Tüm sendikalarýn er ya da geç emekçi sýnýfý ?satacaðý?
savýný reddediyoruz. Sendikalar emekçilerin sýnýf
çýkarlarýný korumasa ve ilerletmeseydi, emekçiler
tarafýndan desteklenmezlerdi. En bürokratik ve
yozlaþmýþ sendika bile tabanýn desteðin ihtiyaç
duyduðu için onun ihtiyaçlarýna cevap vermek
zorundadýr.
Kapitalizm çerçevesinde kazanýlamayacak reformist
talepler de vardýr. Bu yüzden en bürokratik sendika
bile bazý koþullar altýnda sermayenin ve devletin
emirleriyle çatýþýr. Diðer bir deyiþle sendikalar asla
kapitalizmle tam olarak bütünleþemezler.
Son tahlilde her sendika üyelerini patronlara karþý
doðrudan eyleme seferber etme becerisine baðýmlýdýr.
Patronlarýn emekçilerin taleplerini kabul etmesini
saðlayan emek güçlerini geri çekme tehdididir, emekçi
sýnýfý sisteme asimile etmeyi amaçlayan sinsi bir
komplo deðil. Dolayýsýyla sendikalarýn emekçi sýnýfýn
kitlesel mücadele örgütleri olduðunu söylüyoruz.
Patronlar emekçi sýnýfý kandýrmak için sendikalarý
desteklemezler. Ellerine fýrsat geçse en ýlýmlý
sendikaya bile saldýrýr, onu yok etmeye çalýþýrlar
(örneðin Ýngiltere?de Sendikalar Kongresi?ne (TUC) ve
ABD?deki AFL-CIO?ya karþý son dönemdeki saldýrýlar
(6)) . Kapitalizmin istikrar, toplumsal barýþ ve
benzeri þeyler için sendikalara ?ihtiyaç duyduðunu?
söylemenin manasý yoktur. Patronlar sadece kitlesel
bir mücadele var olduðunda sendikalarý onaylarlar.
Patronlar mücadeleyi ?satýn almak? için her seferinde
emekçilerin taleplerini karþýlamazlar.
Sendika bürokrasisinin varlýðý kaçýnýlmaz deðildir.
Anarko-sendikalist Ýspanyol sendikasý CNT?nin (Ulusal
Emek Konfederasyonu) 1930?larýn baþýnda bir milyondan
fazla üyesi olmasýna raðmen ikiden fazla ücretli
memuru yoktu. Sendika iþi çalýþma saatlerinde
olabildiðince eylemciler tarafýndan yapýlýr ve
liderlik konumlarý dönüþümlü olurdu (7) .
Patronlarýn kitle eylemlerinden sonra müzakere edilen
anlaþmayý sendika üyelerine kabul ettirebilecekleri ve
ona uymalarýný saðlayabilecekleri için sadece ?saygýn?
önderlerle masaya oturmak istemesinden dolayý
sendikalarda her zaman bürokrasinin geliþeceði iddiasý
doðru deðildir. Patronlar bunu yapmak zorunda
olduklarý için müzakere ederler, sendika liderlerini
?sevdikleri? ya da ?onayladýklarý? için deðil. Ayrýca
eðer sendika demokratik ise müzakereciler üyelerin
çýkarlarýný temsil ederler ve iþyeri yönetiminin
valileri veya polisleri deðildirler.
SENDÝKA BÜROKRASÝSÝ VE REFORMÝZM
Sendikalar farklý zaman ve mekânlarda farklý ideolojik
ve örgütsel yaklaþýmlar sergilerler. Kapitalizmi
yýkmayý hedefleyen devrimci anarko-sendikalist
sendikalardan sistemin can dostu sarý sendikalara
kadar pek çok deðiþik biçim alýrlar.
Günümüzde Güney Afrika?daki sendikalarýn çoðunda
reformizm hâkimdir. Bunlar, emekçilerle patronlarýn
?ekonomiyi kurtarmak?, ?vataný yeniden kurmak ve
geliþtirmek? vs. için iþbirliði yapmasýný salýk
verirler. Genel olarak kapitalizmin daha insancýl bir
sisteme dönüþtürülebileceði söylenir. Sendikalarýn
kapitalizmi yýkmaya çalýþmak yerine ona bir tür uyum
saðlamasý gerektiðine inanýlýr. (8)
Bugün tam zamanlý, genelde seçilmemiþ memurlar
gittikçe sendikalarýn eylemlerine egemen oluyor. Diðer
yandan özellikle COSATU (Güney Afrika Sendikalar
Kongresi) gibi sendikalarýn iþyeri temsilcileri
sistemi gibi köklü bir taban demokrasisi ve sorumluluk
geleneði vardýr. Bu, 1994 kamyoncular grevi ve 1995
hemþireler grevi gibi liderliðin tabanýn isteklerini
umursamamasý ve grevleri kýnamasý ciddi iç çeliþkilere
yol açar. (9)
Sendika bürokrasisi üyelere genel biçimsel yollar
dýþýnda kayda deðer bir yönde sorumlu deðildir.
Fazlasýyla güce ve etkiye sahipler. Üstüne üstlük
tabandan çok daha fazla kazanýyorlar, fala mesaiden
kaçýnabiliyorlar ve iþ zamaný kýsaltmalarýndan ve
giderlerin kýsýlmasýndan sýradan emekçilerin tersine
korunabiliyorlar. Ayrýca þirket kurullarýnda, hükümet
komisyonlarýnda, NEDLAC (Ulusal Ekonomik Geliþme ve
Emek Konseyi) gibi üst düzey müzakere kurumlarýnda yer
alabiliyorlar ve bir dizi ek gelirden
faydalanabiliyorlar.
Bürokrasinin ayrýcalýklarý, daha büyük sendikalarda
liderlerin sendikadan ayrýlýp emekçi sýnýflardan gelen
vasýflý müzakereciler için çekici iþ olanaklarý
saðlayan patronlar ya da hükümet için çalýþmaya
baþlamalarýný engellenmek istendiðinden artma
eðilimindedir. (10)
Kýsaca sendika bürokrasisi, uðrunda çalýþmasý
gerektiði insanlardan çok farklý bir hayat yaþar.
Bazýlarý hiç sýradan bir iþte çalýþmamýþtýr.
Bu ayrýcalýklarýn ve gücün bir sonucu olarak sendika
bürokrasisi kendine özgü bir çýkarlar dizisine sahip
olur (11) . Çoðu zaman kendi çýkarlarýný
emekçilerinkilerin önüne koyarlar.
Bürokratlarýn ayrýcalýklarý, tam zamanlý müzakereciler
ve aracýlar olarak patrona endüstriyel çatýþmadan uzak
bir ortam sunmaya baðlý olduðu için çok nadiren grev
baþlatýrlar ya da yönetirler. Bunun yerine sözde
?mantýklý? çözüme ulaþana kadar pazarlýk etmeye
hazýrdýrlar. Uzlaþmayý, sýnýf savaþýna tercih ederler.
Sendikanýn iç düzenleniþinden kaynaklanan tabana karþý
sorumluluk eksiklikleri onlarý sendika tabanýnýn en
fazla kazancý saðlamasý için göbeklerini
çatlatmaktansa uzlaþmaya iter.
Tam zamanlý memurlar genelde grevlere ön ayak
olmazlar, ama eðer patron müzakere etmeyi reddediyorsa
ya da müzakere prosedürleri tehlikeye düþmüþse nadiren
grev ilan ederler. Çoðu zaman endüstriyel eylem yerine
her yolu dener, her tür anlaþmayý kabul ederler. Gayri
resmi ve yasadýþý grevleri kýnamaktan hiç çekinmezler.
Unutulmamalýdýr ki bürokrasi ayrýcalýklarý ve gücü
yüzünden böyle davranmaktadýr, ?satýlmýþ? veya ?kötü?
insanlar olduklarý için deðil. Bürokrasi doðasý gereði
otoriterdir ve emekçilerin öz-eylemine genelde
karþýdýr.
Sendika bürokrasisinin bazý istisnai zamanlar dýþýnda
kitlesel eylemlere muhalefet etmesi pek çok olumsuz
sonuç doðurur. Üyelerin savaþma gücünü düþürür,
hareketi yok eder ve kitlesel eylem sayesinde elde
edilebileceðinden daha az kazanç elde edilmesine sebep
olur.
Bunla birlikte, daha önce deðindiðimiz gibi, bürokrasi
üyelerin taleplerine hiçbir zaman tamamen umursamaz
kalamaz. Sýradan insanlarýn sendikalarý terk etmesi;
güçlerinin, ayrýcalýklarýnýn ve kariyerlerinin
ellerinden alýnmasýna yol açar. Bu kýsýtlama dâhilinde
bürokratlar emekçilerin aracýsý olmakta statükonun
savunucularý olma arasýnda salýnacaklardýr.
Açýktýr ki, tam zamanlý memurlarda ne kadar fazla güç,
üstünlük ve denetim varsa, iþyerlerindeki emekçilerin
ellerinde bunlardan o kadar az vardýr.
KORPORATÝZM, ÜÇLÜ ANLAÞMALAR VE ?STRATEJÝK
SENDÝKACILIK?
Sendikalarýn, makroekonomik politikalarý belirleyen
NEDLAC gibi forumlar yoluyla devlet ve patronlar ile
iþbirliði yapmasýna karþýyýz. Üç taraflý ya da iki
taraflý anlaþmalarýn emekçilere ve yoksullara hiçbir
gerçek kazanç saðlamayacaðýna inanýyoruz. Bunun yerine
bunlar sendikalarýn güçsüzleþmesine ve desteksiz
kalmalarýna neden olur. (12)
Patronlar ve yöneticilerle iþbirliði yönelimi en açýk
þekilde bir takým sosyal planlama tartýþmalarýnýn
döndüðü forumlara katýlmalarýnda görünür.
Sendikalarýn ?politika geliþtirme?ye katýlmasý: Bu,
temel olarak sendikalarýn kendilerini, patronlarý ve
devleti baðlayacak uzun dönemli politikalara karar
sürecinin ana hatlarýný oluþturmak için kapsamlý
öneriler oluþturmalarý anlamýna gelir. Pratikte hiçbir
emekçi denetimi olmadan uzmanlar tarafýndan
hazýrlanýrlar. Sendikalarda milliyetçi fikirlerin
egemenliði sayesinde bu öneriler reformist ve daha iyi
bir kapitalizm yaratmayý amaçlar þekildedirler.
Planlama forumlarýnda oturmak: Sendikalar bu planlarýn
patronlar ve devlet tarafýndan kabul edilmesine
çalýþýrlar ve ulusal çapta (gümrük vergileri, eðitim,
gelir vergileri gibi makroekonomik ve iþ hukukunu
ilgilendiren konularýn konuþulduðu NEDLAC) veya daha
düþük düzeyde (?katýlýmcý yönetim? planlarý bazý ve
?iþyeri forumlarý?) forumlara katýlýrlar.
Bu gibi forumular, COSATU gibi sendikalar tarafýndan
patronlardan düzenli þekilde denetimi alýp sosyalizme
ilerlemenin bir yolu olarak görse de aslýnda emekçi
sýnýflar için bir tuzaktan baþka bir þey deðildirler.
Bu forumlar, devleti kontrol eden ve her þeye sahip
olan patronlar ile sayýlarýndan, mücadele ruhlarýndan
ve üretimi durdurma güçlerinden baþka bir þeyleri
olmayan emekçiler arasýndaki kitlesel ve sistematik
eþitsizliði gizleyen bir demokrasi yanýlsamasý
yaratýrlar. Forumlar sýnýflar arasý eþitsizliðe meydan
okuyamazlar, çünkü emekçilerin ve patronlarýn kalkýnma
ve ekonomik büyümede ortaklar olduðu ve her ikisinin
de meþru çýkar guruplarý olduðu fikrinden hareket
ederler. Sonuçta kapitalizm altýnda patron ile
emekçiler arasýndaki güç dengesini temelden
deðiþtiremezler.
Forumlar, sýradan insanlarýn elinden denetimi
aldýklarý ve kadrolu memurlarla forumlarda oturan ve
plan taslaklarý çizen ?uzmanlar?a devrettikleri için
sendikalar için bir tehdittirler. Plana odaklanýnca
sendika faaliyetini taban demokrasisinden ve
emekçilerin patronlara karþý eyleminden (emekçilerin
gücünün gerçek kaynaðýndan) üst düzey görüþmelere ve
elitler arasýnda pazarlýklara kaydýrýrlar.
Bu forumlar ayný zamanda patronlarla emekçilerin ayný
çýkarlara sahip olduðu ve patronlarýn toplumun iyi ve
gerekli bir bölümü olduðu gibi yanlýþ bir fikirleri
teþvik ederler. Bu yolla forumlar emekçilere
kapitalizmi ?demokrasi? adýna onaylamayý öðretir.
Görünüþte müzakere gündemi açýk ve demokratik gibi
görünse de gerçekte esas tartýþma konusu kapitalizmin
nasýl sorunsuz iþleyeceðidir. Daha düþük düzeyde
yapýlan ?katýlýmcý yönetim? forumlarý emekçilere
kapitalist ekonomi üstüne söz sahibi yapmazlar; en
fazla iþe alma ve iþten atma, çalýþma koþullarý,
verimliliðin artýþý ve firmanýn piyasada rekabet
edebilirliði üstüne birkaç söz söyleme hakký verirler.
NEDLAC gibi üst düzey forumlar; ithalat korumasý, iþçi
eðitimi, verimliliðin arttýrýlmasý gibi kapitalizmin
iþlediði geniþ çerçevede iyileþtirmeler yapmayý
amaçlarlar. Planlarýn uygulanmasý için ?genelde
konsensüs temelinde - uzlaþma gerektiðinden sermayeyi
ve devleti tehlikeye düþüren her þey bu guruplarýn
temsilcileri tarafýndan reddedilecektir.
Bu, emekçilerin hayatlarýnda ekonomik iyileþtirmeler,
emekleri ve ekonomi üstünde daha fazla hâkimiyet elde
etme mücadelelerine karþý olduðumuz anlamýna gelmez.
Esas mesele, bu kazanýmlarýn ?yeniden inþa ve
kalkýnma?da ortaklar olabilmeye dair saf bir ümidin
körüklediði sýnýf iþbirliðiyle deðil, demokratik,
militan, baðýmsýz/özerk ve tabandan bir sendikal
hareketin kitle eylemleriyle ele edilmesinin
gerekliliðidir.
SENDÝKALARIN DEVRÝMCÝ POTANSÝYELÝ
Biz sýnýf mücadelesi anarþizmi içersinde sendikalarýn
iki yönlü bir rol oynadýðýna inanan bir gelenekten
geliyoruz: Ýlkin emekçilerin gündelik meselelerde
kitlesel eylem için seferber edilmesi ve ikinci olarak
emekçilerin kolektif olarak üretim araçlarýný ele
geçirmesi ve yönetmesini saðlayacak araçlar olmalarý.
Sendika hareketi içinde çalýþma sadece emekçileri
anarþizme kazandýrmak için deðil, ayný zamanda eski
toplumun içersinde yeninin temellerini atmak için de
önemlidir. (13)
Devrimci sendikacýlýðý kabul eden bu yaklaþýmýn kökeni
(1860 ve 1870?lerdeki) Birinci Uluslararasý Ýþçi
Birliði?nin Ýspanyol, Ýsviçre ve diðer bölümleri ve
1880?lerde ABD?deki Uluslararasý Ýþçi Birliði
örgütüdür. (14)
19. yüzyýlýn sonunda büyük bir canlanma yaþamýþtýr.
Sadece sola egemen olmakla kalmamýþ, Ýspanya,
Portekiz, Brezilya, Arjantin, Fransa, Meksika, Uruguay
gibi ülkelerde sendika hareketindeki ana nüfuz kaynaðý
da olmuþtur. Ýtalya, Ýngiltere, ABD, Japonya, Almanya
ve Bulgaristan gibi diðer ülkelerde saðlam bir azýnlýk
hareketi kurmuþtur.
Sendikalarýn sadece ?devrimci koþullar? altýnda
devrimci olabilecekleri fikrini reddediyoruz. Bu tek
taraflý bir indirgemeciliktir. Devrimci koþullar
sadece emekçileri baþýna gelen bir þey deðildirler. Bu
emekçilerin kendi eylemlerinin sonucudur ve bu
eylemler sýrasýyla devrimci ideolojinin gücünden ve
emekçilerin gerçekleþtirdikleri eylemlerin düzeyinden
etkilenirler. Bundan dolayý devrimci sendikalar
devrimci koþullarýn yaratýlmasýna doðrudan etkide
bulunurlar.
Sendikalarýn, sömürü sisteminin kendisini yok etmek
yerine sadece emekçilerin sömürüldüðü koþullarý
iyileþtirmek için var olduðu iddiasýný reddediyoruz.
Diðer bir deyiþle, sendikalarýn kapitalizm içersinde
?kýsmi mücadeleler?in ötesine geçemeyeceði ve ?günün
sonunda? patronlarla uzlaþmak zorunda olduklarý
fikrine karþýyýz.
Bu görüþ tamamen tarihsellikten uzaktýr. Kapitalizm
içersinde güç dengesinin genelde patronlarýn ve
yöneticilerin lehine olmasý ve ?sendikalar ya da diðer
ilerici güçler tarafýndan yürütülen- pek çok
mücadelenin ?kýsmi? olmasý sendikalarýn her zaman
kapitalizmle uzlaþmak zorunda kalacaklarý anlamýna
gelmez. Belli bir zaman dilimindeki emekçiler arasýnda
devrimci ideolojinin gücü, egemen çevrelerdeki krizler
gibi nesnel ve öznel etkenleri dikkatle gözden
geçirmeliyiz. ?Kýsmi mücadele? görüþünün mantýðý,
istediði zaman kapitalizmi yýkmayan her mücadele
örgütünün özde reformist olduðudur.
Bu fikir hatalýdýr. 1936?daki faþist darbe
giriþiminden sonra anarko-sendikalist CNT (Ulusal Emek
Konfederasyonu) darbeye karþý halk milisinin oluþumuna
baþarýyla öncülük etti ve 9 milyona yakýn iþçi ve
köylünün topraðý ve iþyerlerini ele geçirip
yönetmeleri saðlayan bir hareket yarattý. CNT tabaný
kelimenin tam manasýyla kapitalist sistemi yýktý. (15)
Gündelik mücadelelerin sonuçlarýný ?uzlaþma? olarak
görmek yanlýþtýr. Bu tip mücadelelerin pek çoðu emekçi
kitleler için inatçý patronlarý servetlerinin ve
güçlerinin bir kýsmýndan mahrum býraktýklarýndan
dolayý koþulsuz zaferlerdir. Bu gibi mücadeleler
etkileri sýnýrlý olabilir, ama patronlarýn düzenine
doðrudan bir saldýrýdýrlar.
Son olarak, bir uzlaþma her zaman saðlanamayabilir.
Ekonomik durgunluk gibi bazý koþullarda patronlar
emekçilerin taleplerini karþýlayamayabilirler. Bu
durumda ?kýsmi mücadeleler? bile emekçileri kapitalist
sistemin yapýsýyla çatýþmaya sürükleyebilir ve
talepleri ?kýsmi? olanlardan nesnel olarak devrimci
olanlara dönüþebilir. Bununla birlikte bu gibi
durumlarýn her zaman devrimci olmaz.
SNDÝKALARA DAÝR TEMEL PRENSÝPLER
Anarþistler olarak sendikalarýn emekçileri var olan
kapitalist toplumda korumanýn ötesinde onlarý
devletsiz sosyalizmin inþasýn pratik olarak taþýyacak
örgütler olduðuna inanýyoruz. (16)
Sendikalarýn rolü, emekçilerin çýkarlarýný gündelik
mücadelelerinde korumak ve ilerletmekten onlara üretim
ve daðýtýmýn teknik yönetimi hakkýnda bilgilendirerek
ve devletsiz özgürlükçü bir sosyalist toplum yaratmak
için gereken fikirleri yayarak ekonomiyi ele almalarý
için hazýrlamaya geniþletilmelidir.
Sendikalar bu görevi yerine getirmek için siyasal
partilerden daha uygundurlar. Emekçileri adaletsizliðe
karþý ekonomik güçlerini kullanmaya sevk ederler ve
onlarýn güçlerinin farkýna varmalarýna yardýmcý
olurlar. Bir dayanýþma ve mücadele ruhu yaratýrlar.
Emekçilere toplumu yeniden kurmak için gereken
ideolojik ve örgütsel hazýrlýðý verebilirler.
Bu bakýþ açýsýna uygun olarak emekçilerin siyasal ve
ekonomik haklarýný korumak ve geliþtirmek için
kitlesel ve doðrudan eylemlere giriþmelerini
vurguluyoruz. Bu gibi doðrudan yöntemlere örnek olarak
boykotlarý, üretimi yavaþlatmayý, grevleri ve çalýþma
kurallarýna tam olarak uyarak üretimi dolaylý olarak
yavaþlatmayý verebiliriz.
Anarþistlerin devrimi gerçekleþtirmek için birkaç gün
sürecek bir genel grevin yeterli olacaðýný
düþündükleri iddiasý doðru deðildir. Genel grev
iþçilerin en güçlü silahýdýr ve bazý durumlarda
uygulanýr. Bazen emekçi sýnýflarýn devrimci
kalkýþmasýnýn baþlangýcý da olabilir.
Sendikalardaki görevlerimiz iki yönlüdür.
Bir yandan, kendimizi kitlelerin anarþist eðitimine
adamalýyýz: Bu, kapitalist toplumun eleþtirisini
toplumun kitlelerin ihtiyaçlarýný karþýlamak üzere
yeniden düzenlenmesi fikrine baðlayan devrimci
propaganda çalýþmasýdýr. Bu çalýþma elbette ki
iþyerindeki mücadele deneyimleri tarafýndan
desteklenecektir.
Diðer yandan, merkezileþmenin muhalifleri ve
kitlelerin azami öz-eyleminin savunucusu olarak
sendika hareketi içersindeki demokratik olmayan ve
bürokratik yapýlara karþý çýkmalýyýz. Sendikalar þu
þekilde yapýlanmalýdýr: temel birim, her özgül iþyeri
kýsmýndaki tüm emekçileri kapsayan genel meclisin
denetimindeki iþyeri bölümüdür; bu bölümlerin seçtiði
geri çaðrýlabilir delegeler fabrika komitesini
oluþturur.
Farklý tesisler birbirleriyle iki yönde federe
olurlar. Ýlk olarak, ayný sektör ve baðlý iþ
kollarýndaki benzer örgütler ile (endüstriyel ya da
tarýmsal birlikler oluþturmak için) . Bu endüstriyel
sendikalar ise Endüstriyel Birlikler Federasyonu
altýnda birleþirler. Ýkinci olarak, bulunduklarý bölge
veya kentteki diðer tüm sendika yapýlarýyla (Yerel
Emek Odasý?ný oluþturmak için) . Bu örgütler Emek
Odalarý Federasyonu?nda bir araya gelirler. Bu
federasyonlarýn tamamý Genel Emek Konfederasyonu?nu
oluþturur. Tüm bu yapý, bürokrasi deðil, geri
çaðrýlabilir delegeler yardýmýyla birleþir.
Bu sendikal yapýnýn amacý emekçileri ortak eylemi
mümkün kýlmak için birleþtirmek, taban inisiyatifini
canlý tutmak ve gelecekteki ekonomik düzen için temel
oluþturmaktýr. Ek olarak Emek Odalarý ayrýca yerel
eðitim ve propaganda çalýþmalarýný da yürütürler.
Anarko-sendikalizmin, sendikalarýn üretim araçlarýný
ele geçirmesinden sonra egeme sýnýflarýn diðer
kurumlarýnýn otomatik olarak çökeceðini iddia eden
apolitik versiyonlarýný kabul etmiyoruz (17) .
Devlet, üretim aralarýnýn devrimci zaptýndan sonra
basitçe yok olmaz. Emekçilerin kazanýmlarýný yok etmek
için aktif olarak karþý-devrimci faaliyetler organize
edecektir. Emekçi sýnýf kendi adýna iktidarý almalý ve
devrimin ilk gününden itibaren devleti parçalamalýdýr.
Devlet yýkýlmalý ve iktidar taban komitelerine,
sendikalara, milislere ve yerel topluluklara
geçmelidir. Toplumda emekçi sýnýflarýn kitle
örgütünden baþka merkezi güç bulunmamalýdýr. Kitle
örgütleri ?devrimci durumlarda- ulusal ve uluslararasý
düzeyde bir ?toplumsal iktidar? veya devrimci komiteye
entegre olmalý ve koordine edilmelidir.
SENDÝKALARDA ÝLERÝ DOÐRU YOL
* Özgül bir Anarþist Örgütün Gerekliliði
Bu noktada akla sendika hareketini nasýl devrimci bir
ruhla donatacaðýmýz ve merkezsizleþmiþ bir yapý
kuracaðýmýz sorusu geliyor.
Bizce bu tür bir çalýþmanýn önkoþulu Mahno ve
diðerlerinin Özgürlükçü Komünistlerin Örgütsel
Platformu?nda betimledikleri bir anarþist örgütün
yaratýlmasýdýr. Ýrlanda?daki Emekçi Dayanýþmasý
Hareketi bu tür siyasal örgütlerin bir örneðidir.
Platform, anarþizmin emekçi sýnýfýn devriminin ?teorik
sürücü gücü? olmasý gerektiðini savunur. Yani devrim,
bugünkü toplumun açýk bir eleþtirisi ve yerine konmasý
gereken düzene dair net bir fikirle kitleler
tarafýndan kitleler için yapýlmalýdýr.
Bunun gerçekleþmesi için emekçi sýnýf ve örgütleri
içersinde anarþist fikirleri yayacak büyük ve etkli
bir anarþist örgüt gereklidir. Bu örgüt, ortak
ideolojik ve taktiksel görüþlere sahip olmalý ve
federal bir temelde örgütlenmelidir.
Platform, açýkça devrimci sendikacýlýðý onaylamýþtýr:
?Sendikalar hakkýndaki anarþist görüþün yol ve
araçlarý; þirketler, fabrikalar ve iþyerlerinde
anarko-sendikalist sendikalar kurulmasý ve devrimci
sendikalarda özgürlükçü fikirlerin hâkimiyet kazanmasý
için genel anarþist örgüt tarafýndan organize edilen
bir çalýþma yürüten anarþist guruplardýr. ? (s. 25)
Devrimci sendikacýlýðýn onaylanmasý Platform?un
savlarýnda örtük biçimde de mevcuttur. Eðer anarþist
propaganda çalýþmasý sendikanýn çoðunluðun kazanýrsa,
sendika doðal olarak anarþist ilkelere uyun olarak
yeniden yapýlandýrýlacaktýr. Bu, demokratik ve
anti-bürokratik þekilde ve devrimci amaçla donatýlmýþ
bir sendikadan, yani devrimci sendikacýlýktan, baþka
ne olabilir ki?
Platform?a sendikalardaki anarþist eylemcilerin
anarþist örgüt tarafýndan birleþtirilmesi ve koordine
edilmesi, anarþist örgütün sendikadan örgütsel olarak
baðýmsýz hareket etmesi ve anarþistlerin faaliyet
alanlarýný sendikalarla sýnýrlamamasý gerektiði
konusunda katýlýyoruz. (s. 24-25)
Toparlarsak, devrimci sendikalar yaratmanýn ilk koþulu
anarþist fikirleri emekçi sýnýfýn ve örgütlerinin
içersinde olabildiðince yayacak bir anarþist örgütün
inþasýdýr. Bu örgüt doðal olarak sendika
bürokrasisinin güç ve ayrýcalýklarýna karþý da kavga
verecektir.
* Neden Var Olan Sendikalar Ýçerside Çalýþmalýyýz?
Anarþist örgütün görevinin var olan sendikal hareketi
devrimcileþtirmek olduðuna inanýyoruz. Var olan
sandýklardan ayrýlýp yeni sendikalar kurmaya ya da
yerleþik sendikalarla rekabet edecek katýksýz devrimci
ilkelere sahip sendikalar yaratmaya karþýyýz (18) . Bu
görüþü aþaðýdaki nedenlerden dolayý savunuyoruz.
Yeni radikal sendikalar kurmak için ayrýlmanýn temel
bir problemi, eski sendikadaki mücadeleci radikal
emekçilerin bir kýsmýný alýp sendikanýn kalanýný
bölünmeyi tetikleyen reformist ve bürokratik eðilime
terk etmektir. Militanlarýmýza sendikada kalmaya ve
üyeleri kazanmaya teþvik ediyoruz.
Ayrýca radikal kopuþlarýn etkisi genelde kitlelerden
izole olan ufak sekter bir azýnlýk yaratmaktýr. Büyük
ve güçlü bir örgütün yararýný bilen kitleler, büyük
yerleþik sendikalarý ufak sendika veya örgütlere
tercih edeceklerdir.
Emekçi kitleler, genelde devrimci siyasal bilince
sahip olmadýklarý için radikal sendikalarýn
sloganlarýna da hazýr deðildirler. Hatta bu
sendikalarýn söylemlerini itici bile bulabilirler.
Emekçiler, yerleþik sendikalara güven duyarlar.
Emekçilerin örgütlendiði her yerde örgütlenmemiz ve
gündelik sorunlarýný anarþizmin amaçlarýna baðlamamýz
önemlidir. Bu sebeplerden dolayý var olan sendikalarda
da çalýþýyoruz.
Var olan sendikalar ayný zamanda daha radikal olanlara
göre patronlardan daha düþük düzeyde saldýrý ve
düþmanlýk görme eðilimindedirler. Bu yüzden devrimci
çalýþmanýn baþlangýcýný var olan sendikalarda kurmak
yeni ufak sendikalardakine göre daha kolaydýr.
En önemlisi, sendika hareketinin tarihi göstermiþtir
ki ufak devrimci guruplar var olan sendikalarda
çalýþarak ve onlarý geliþtirerek etkileyici sonuçlar
elde edebilirler: Haymarket/Chicago?da anarþist
Uluslararasý Ýþçi Birliði örgütü bu temelde 1886?da 8
saatlik iþ günü hareketini baþlatmýþtý; 1904?te
Arjantin Bölgesel Ýþçi Federasyonu?nunda, 1906?da
Fransa?daki Genel Emek Konfederasyonu?da, 1910?larda
CNT?nin öncülü Solidaridad Obrera?da
anarko-sendikalistler zafer kazanmýþtý. (19)
Yeni sendikalar kurma fikrine þiddetle karþý çýksak da
emekçilerin bu yönde verdikleri kararlara saygý
duyarýz. Bunlar oluþturulduðu zaman her ikisinde de
anarþist bölümler yaratmaya çalýþýrýz. Anarþist örgüt
emekçilerin örgütlendiði her yerde örgütlenmelidir.
* Taban Hareketleri
Var olan sendikalarda gündelik ihtiyaçlar temelinde
militan bir kavgaya dayanan çalýþmamýzýn amacý
sendikalarý yapýlarýný deðiþtirmeden ele geçirmek
deðildir. Sendika liderlerinin ayrýcalýklarý ve aþýrý
güçleri kaldýrýlmalý, sendika yönetimi yerelleþmeli,
fikirlerimize göre yeniden þekillendirilmeli ve ayný
sektördeki benzer sendikalar mümkünse
birleþtirilmelidir.
Sýradan üyelerin yanýnda çalýþýp bürokrasiden baðýmsýz
ve gerektiðinde ona karþý hareket etmeye hazýr militan
emekçilerden oluþan bir taban hareketi inþa etmek
istiyoruz.
Bu tip bir hareket, emekçiler mücadeleye girdiðinde ve
sadece patronlar tarafýndan deðil, ayný zamanda
sendika memurlarý tarafýndan da saldýrýya
uðradýklarýnda yükselir. Bu hareket için oluþturulacak
bir program ya da talep listesi militan olan fakat
kendilerini belirli bir siyasal görüþe yakýn
hissetmeyen emekçileri de çekecek þekilde geniþ
olmalýdýr. Genel bir örnek þuna benzeyebilir: (i)
sendika içi demokrasi, (ii) sendikada ve iþyerinde
kadýn haklarý, (iii) ücret sýnýrlamasýna karþýtlýk,
(iv) iþ hakký, (v) grevlerin desteklenmesi, (vi) ýrk
ayrýmcýlýðýna karþý mücadele.
Bu harekette görüþlerimiz için savaþsak da (eðer
yükselirse) hareketin herhangi bir siyasal örgütten
baðýmsýz olmasýný amaçlýyoruz. Kendi fikirlerimize
olabildiðince çok emekçiyi çekmek istesek de bunu
hareketin büyümesini engellemek pahasýna yapmamalýyýz.
Bir taban hareketinin rolü sola kayan ve kavgaya hazýr
olan emekçilerin toplanacaklarý bir odaðýn
yaratýlmasýdýr; asla devrimci örgüte ait bir cephe
organizasyonuna dönüþmemelidir.
Özgül anarþist örgüt sendikalar içersinde devrimci
fikirlerin zaferi için olmazsa olmazdýr; týpký onun
gibi taban hareketi de sendika bürokrasisine karþý tam
sendikal demokrasinin gerçekleþmesi için anahtar
kuvvettir.
Köklü sendika bürokrasisini kaldýrmada baþarýsýz
olduðumuzu anladýðýmýzda ne yapmalýyýz? Ýki senaryo
mümkündür.
Eðer devrim öncesi durumda taban hareketinin tutarlý
ve ciddi çabalarýna, anarþist örgütün eylemlerine,
sýradan sendika üyelerinin desteklerine raðmen
bürokrasiyi yerinden etmek mümkün olmazsa, taban
hareketinin sendika üyelerinin - bürokrasi dýþýndaki ?
çoðunluðunu ile yeni bir federasyon kurma çaðrýsý
yapýlmasý kabul edilebilirdir. Bu çok ciddi bir
karardýr ve kolayca alýnmamalýdýr. Taban hareketi ve
tabandaki sendika yapýlarý, yeni sendikanýn
çekirdeðini oluþturur.
Eðer devrimci durumda bürokrasi hala yerindeyse, taban
hareketi sendika bürokrasisinin yetersizliði
karþýsýnda üretim araçlarýna el koymak ve emekçi
öz-yönetimini kurumlaþtýrmak için devrimci genel grevi
yürütme görevini üstüne almalýdýr.
Bunlar gündeme geldiklerinde tartýþýlmasý gereken
taktiksel konulardýr; iþe yarar olmadýðýný
savunduðumuz büyük sendikalardan ayrýlma ve ufak
sendikalar kurma stratejisini meþrulaþtýran yorumlar
deðildirler ve böyle anlaþýlmamalýdýrlar.
* Örgütlenmemiþleri Örgütlemek
Eðer mevcut sendikalar bazý sektörlerde örgütlenmeye
çalýþmýyorlarsa, sendikalardaki gücümüzü
örgütlememiþleri örgütlemeye kaydýrmalýyýz. Bu
eðilimin sendikalar tarafýndan da desteklenmesini
saðlamalýyýz.
Yeni örgütlenen emekçiler mümkünse mevcut sendikalara
dahil edilmelidir. Olmazsa ayrý sendikalarýn kurulmasý
gerekir. Bu gibi durumlarda eski ve yeni sendikalar
arasýnda birleþik cephe eyleminin (belli konularda
iþbirliðinin) tutarlý bir savunusunun yapýlmasý
gerekir. Bu birlik ýrkçýlýða, cinsiyetçiliðe vs. karþý
çýkan ilkeli bir temele sahip olmalýdýr. Her zaman tüm
sendikalarýn ?eðitim? çalýþmasý (fikirler) ve
?örgütlenme? (sendikalarýn yeniden yapýlandýrýlmasý)
kadar önemli olan ?Bir Büyük Sendika? amacýnda
birleþmesi için mücadele etmeliyiz.
Örgütlenme çalýþmasý, üyeleri anarþist görüþe
kazandýrmak amacýyla yeni sendikalardaki devrimci
propaganda çalýþmasý ile birleþik olarak
yürütülmelidir. Bu yapýlmadýðýnda anarþizme
katýlmayan, fakat baþka bir örgütlenme alternatifi
olmadýðý için sendikaya katýlan bir üye profiliyle yüz
yüze kalýrýz.
Yeni sendikalarda tam zamanlý bir bürokrasi kuma
çabalarýna karþý mücadele edilmelidir.
ÝÞYERÝNÝN ÖTESÝNDE ÖRGÜTLENME
Sadece iþyerinde devrimci sendikalarý örgütlemek
yeterli deðildir. Emekçileri, yoksularý ve emekçi
köylülüðü birlikte örgütlemeliyiz. Anarþistler her
zaman iþyerinin hem içersinde hem de dýþarýsýnda
örgütlenmenin gerekliliðinin bilincinde olmuþlardýr.
Tüm emekçi sýnýfý ? kadýnlar, gençler vs. dahil ?
örgütlemek ve emekçi sýnýfýn içersinde anarþist
fikirlerin hakimiyeti için mücadele edecek bir
anarþist örgütü kurmak zorunludur. Kira grevleri gibi
yerel kampanyalarda faal olmalý, sýnýf mücadelesinin
gerekliliðini aklýmýzda bulundurmalý ve ?topluluk
liderleri? pozuna bürünen orta sýnýf oportünistlerine
karþý uyanýk olmalýyýz; barýnma alanlarýndaki sýnýf
farklarý saklamak yerine açýða çýkarmalý ve maðaza
sahiplerine, papazlara, iþadamlarýna ve politikacýlara
deðil sömürülenlere ve yoksullara hitap etmeliyiz.
Eðitim sektöründeki mücadeleleri destekliyoruz. Ýþçi
istihdam etmeyen serbest çalýþanlardan oluþan
?enformel sektör?deki yoksullar arasýnda çalýþmanýn
yolarýný bulmalýyýz (20) . Sendika tipi örgütlenme bu
sektöre kolaylýkla uygulanamasa da köylülük içinde
örgütlenmeliyiz.
Bununla birlikte biz her zaman sendikalarýn gücünü
diðer ilerici mücadelelerin yardýmýna sevk etmeyi
amaçlarýz. Ýþyeri büyük bir gücün deposudur ve diðer
mücadelelere yardým için paha biçilmezdir.
Sendikalarýn iþyeri mücadelesini kýrlardaki sömürülen
kitlelerin (küçük köylüler, ortakçýlar vs.)
mücadelesine baðlamalýyýz.
Geleceðin anarþist toplumu katýksýz olarak sendikal
yapýlar temelinde þekillenmeyecektir. Bunlara ek
olarak sendikal yapýlarla beraber özgür öz-yönetimli
þehri (komünü) kuracak olan topluluk komiteleri var
olacaktýr. Komünler ve sendikalar endüstriye, bölgesel
ve bölgeler arasý hatlarda federal ilkelerle
baðlanacaktýr. Devrimci toplumu korumak için ayrýca
bir demokratik emekçi milisi de kurulmalýdýr. (21)
ANARÞÝST SENDÝKACILIÐI (ANARKO-SENDÝKALZMÝ) SAVUNMAK
Devrimci sendikacýlýðý sadece iþyerinde örgütlendiði
için kusurlu bulan sava karþýyýz. Ýspanya?daki hareket
kira grevi komitelerini, topluluk okullarý ve
merkezlerinde özgürlükçü gençliði de örgütlemiþtir.
(22)
Devrimci sendikacýlýðýn emekçileri kapitalizme
baðlayan tek þeyin bürokratik sendika yapýlarý olduðu
ve sendikalarýn yeniden yapýlandýrýlmasýyla bunun
aþýlabileceðini savunduðunu iddiasýný reddediyoruz.
Gerçekte fikirlerin devrimci dönüþümdeki rolünü yok
saymaz.
Devrimci sendikacýlýk emekçileri devrime hazýrlamak
için bürokratik olmayan, demokratik ve merkezsizleþmiþ
bir sendika yapýsýnýn önemini vurgulamakta haklýdýr.
Mücadeleye demokratik katýlým insanlarýn
yapabilecekleri hakkýndaki bilinçlerini deðiþtirmenin
ana bölümlerindendir. (23) Ýktidarý tabana geri verme
çaðrýsý, liderlerin devletçi kapitalist ideolojisinin,
merkezileþmenin ve yukarýdan aþaðý kontrolün dolaylý
bir eleþtirisidir.
Bununla beraber devrimci sendikacýlýk, toplumun
eleþtirisini geleceðin toplumunun nasýl örgütlenmesi
gerektiðine baðlayan bir devrimci propaganda yaparak
fikirler savaþýna da giriþir. Bu propaganda deðiþik
yollardan yayýlýr: mevcut sendikalarýn içindeki
propaganda birlikleriyle (örneðin Kuzey Amerika
Sendikalist Birliði): Emek Odalarý ve Ýspanya?daki
gibi devrimci sendikalara baðlý iþçi okullarýnda;
devrimci sendikalarýn yayýn organlarýyla (Ýspanyol
CNT?si ülkedeki en yüksek tirajlý gazete olan
Solidaridad Obrera dahil 36 günlük yayýný kontrol
ediyordu ve milyonlarca kitap ve broþür basmýþtý) (24)
. Diðer bir deyiþle devrimci sendikalist bir sendika
faaliyete geçtiðinde anarþist örgütün propaganda
çalýþmasýna yardýmcý olabilir.
Devrimci sendikalarýn örgütlenme yöntemleri, yani
iþyerinde güçlü olmak için ideolojik baðlantýsý ne
olursa olsun her emekçiyi örgütlemek zorunda olduklarý
için, uzlaþmacý hale geldikleri görüþünü reddediyoruz.
Bunun reformist akýmlara kapýyý araladýðýný
yadsýmýyoruz. Kendilerine bazen ?katýksýz
sendikalistler? diye adlandýran bu akýmlar Ýtalya,
Fransa ve Ýspanya?daki anarko-sendikalist sendikalarda
ortaya çýkmýþtýr.
Fakat bu durum sadece sendika içersindeki fikir
mücadelesini sürdürmenin gerekli olduðunu gösterir. Bu
reformist guruplar engellenebilir. Anarþist örgüt
burada açýkça merkezi bir rol oynar. Anarþist
guruplarýn devrimci sendikalar kurulduktan sonra
onlarla birleþmesine reformist eðilimlere karþý
örgütlü bir güç gerekli oluðu için karþý çýkýyoruz.
Bunun bir örneði tarihte mevcuttur: Ýberya Anarþist
Federasyonu (FAI) 1927?de CNT?nin anarþist ilkelere
baðlý kalmasýný saðlamak için kurulmuþtu. (25)
Devrimci sendikalarýn büyük miktarda reformist öðe
çekeceðini sanmýyoruz, çünkü ne kadar militan ve etkin
olurlarsa olsunlar ýlýmlý sendikalara göre devlet ve
patron baskýsýnýn en aðýrýný çektikleri için
reformistler ýlýmlý sendikalarda daha rahat ve güvenli
bir ortam bulacaklardýr.
Tarihteki devrimci sendikalarýn tabanlarýnýn anarþist
olmadýðý fikrini reddediyoruz. Eðer iç demokrasi
iþliyorsa politikalarýnda ve yapýsýnda açýkça devrimci
olan bir sendikanýn üyelerinin de anarþist fikirleri
kabul etmiþ olmasý gerekir. En ünlü anarko-sendikalist
sendikalardan Fransýz CGT?sinin 1. Dünya Savaþý?ndan
sonra sosyal demokrat ve Marksist öðeler tarafýndan
ele geçirilmesi gibi eðer reformist eðilimler sendika
içersinde sadece bir azýnlýk deðilseler bu sendikanýn
faaliyetlerinde, bildirilerinde ve yapýsýnda fark
edilir.
Anarko-sendikalizmin özünde ?apolitik? olduðu savýný
reddediyoruz. Anarko-sendikalist Uluslararasý
Emekçiler Birliði gibi örgütler açýkça ?þiddeti
iþyerlerinin ve tarlalarýn devrimi halk tarafýndan ele
geçirilmesi için verilen mücadelede egemen sýnýflarýn
vahþi yöntemlerine karþý bir savunma aracý olarak?
görüyor ve ?devrimin savunmasýnýn kitlelere ve onlarýn
ekonomik örgütüne emanet edilmesi? gerektiðini
belirtiyor (26) .
SENDÝKALARDA ANARÞÝST FAALÝYET
Genel Perspektifler
Devrimci bir rol oynayan sendikalarýn önündeki
engellere yukarýda deðinilmiþti: reformist fikirlerin
egemenliði ve sendika bürokrasisi. Sendikalarý
devrimcileþtirmek için mevcut sendikalar içersinde
anarþist örgütün bir bölümünü oluþturmak için
çalýþacaðýz.
Bu gurubun en can alýcý faaliyeti olabildiðince
emekçiyi anarþist tutuma çekmektir. Bu faaliyet
þunlarý da kapsar: Farklý bölgesel mücadeleleri
sýnýflar arasýndaki geniþ kavgaya dair bir bilinçte
birleþtirmek; geçmiþ mücadelelerden çýkan dersleri
aktarmak; hareket içersindeki reformist ve Marksist
tutumlarla mücadele etmek ve sendikalarýn yýkacak
kuþatma cihazlarýna dönüþebileceði ve merkezileþme ve
bürokratlaþma karþýtý bir tavýrla yeniden
yapýlandýrýlmalarýnýn gerekliliði dahil anarþist fikri
yaymak.
Ýkinci görev sendika içi demokrasi için mücadele
etmektir. Bununla ayný bürokratik mevkilere yeni
insanlarý seçmeyi kastetmiyoruz. Tabana karþý aha
fazla sorumluluk sahipliði, geri çaðrýlabilir
delegeler sistemi, örgüt içi bilgi akýþýnýn saðlýklý
hale getirilmesi vs. talep ediyoruz. Uzun vadeli
görevimiz sendikalarý anarko-sendikalist çizgilerde
yeniden yapýlandýrmaktýr.
Esas olarak emekçileri kendi güçleriyle devlete,
patronlara ve sendika bürokratlarýna karþý kavga
vermeye cesaretlendirmeyi amaçlýyoruz. Bu
faaliyetimizin odaðý üretim bölümleridir.
Anarþist örgütün tüm üyelerinin sendikalý olmasýný
destekliyoruz. Örgütün hiçbir üyesi kendine emekçiler
üzerinde iktidar kurma olanaðý veren bir göreve
atanmasýný kabul etmeyecektir.
Ýþyeri temsilcileri olarak seçilen üyelerimiz
kendilerini üyelerin üstünde istediði gibi hareket
edebilecek ?temsilciler? olarak deðil, tabana karþý
sorumlu olan ve geri çaðrýlabilir delegeler olarak
görmelidirler.
Seçim gerektiren görevlere adaylýðýmýzý koyarken
sendikanýn var olan yapýsýný kabul etmediðimizi ve
tabana karþý sorumluluk geri çaðrýlabilirlik, saðlýklý
bilgi akýþý vs. için mücadele ettiðimizi netçe ifade
ederiz.
Gündelik Faaliyetler için Ana Hatlar
Aþaðýdaki noktalar gündelik mücadelelerdeki ana
hatlarýmýzý teþkil eder ve arkasýnda yatan yöntem
sayesinde gündelik mücadeleyi anarþizm hedefine
baðlar.
Güney Afrika?da, diðer ülkelerde olduðu gibi, siyasal
partiler ve sendikalar arasýnda yakýn baðlar vardýr
(örneðin COSATU, ANC (Afrika Ulusal Kongresi) , SACP
(Güney Afrika Komünist Partisi) arasýndaki Üçlü
Ýttifak) .
Buna emekçileri, kapitalistlerin ve devletin
çýkarlarýyla (ANC) savaþma güçlerini düþüren biçimsel
bir ittifaka sürüklediði için karþýyýz. Sýnýf
düþmanlarýndan, özellikle de ana sýnýf örgütlerimizde,
baðýmsýz olmalýyýz.
Ýkinci olarak bu emekçileri siyasal sorunlarýný çözmek
için kendi güçlerini kullanmaktansa politikacýlara
(?hükümetteki yoldaþlarýmýza?) umut baðlar hale
getirir.
Üçüncü olarak, bu emekçileri devletin karakteri
yüzünden faydasýz bir strateji olan parlamento
seçimlerine baðlar. Oy kullanma hakkýný ve
burjuva/kapitalist demokrasideki diðer siyasal ve
sosyal haklarý koþulsuz olarak savunuyoruz. Haklar ve
kazanýmlar, parlamentoya katýlarak deðil, parlamentoya
karþý kitle eylemleriyle elde edilir. Fakat devlet
çoðunluðun elindeki tarafsýz bir aygýt deðil,
patronlarýn ve yöneticilerin bir silahýdýr.
Sendikalarýn Kitlesel bir Ýþçi Partisi yaratma
çaðrýlarýna karþýyýz. Bunun sebebi kýsmen parlamenter
politikalarýn nafileliðidir. Bir diðer neden ise
tarihin parlamentoya giren emekçi liderlerinin genelde
seçmenlerin çoðunluðunu kendilerine çekmek için
sosyalist görüþlerinin sesini kýsmalarý sonucu kendi
çýkarlarýný düþünen muhafazakâr, ayrýcalýklý ve
elitist bir katmana dönüþtüklerini göstermesidir.
DEVLET MÜDAHALESÝ
Grev hakkýný sýnýrlayan ve sendikalarýn iç iþlerine
karýþan her kanuna ve devletin ve patronlarýn
sendikalarý yok etmeye yönelik tavýrlarýna karþýyýz.
Her tür ?emekçi yöneticileri? ve ?emekçi katýlýmý?na
karþýyýz. Sendikalarýn NEDLAC gibi tüm makroekonomik
forumlardan çekilmesini talep ediyoruz. Bunlar
patronlarýn egemenliðini ve patronlar ile emekçiler
arasýndaki kökten çýkar farklýlýklarýný gizleyen
entrikalardýr. Sendikalarý ?sosyal ortaklýk? içine
alarak baðýmsýzlýklarýný eritmeye çalýþan her tür
yapýya katýlýma karþýyýz. Sendikalarýn sebebi ne
olursa olsun herhangi bir þirketin hisselerini
almasýna karþýyýz.
Emekçileri olabildiðinde Endüstriyel Mahkeme gibi
?tarafsýz? örgütleri kullanmaktansa dayanýþma
eylemlerine teþvik ediyoruz.
POLÝS SENDÝKALARI
Polisler ve gardiyanlar, egemenleri emekçilerden ve
yoksullardan korumak için vardýrlar ve devletin baský
aygýtýnýn parçalarýdýrlar. ?Zenginlerin ordusu?na
karþýyýz ve polis sendikalarýyla hiçbir dayanýþma
eylemine destek vermeyiz. COSATU içersindeki Polis ve
Cezaevleri Sivil Haklar Sendikasý?nýn varlýðýna
karþýyýz.
ÜCRETLER, ÝÞ, ÝÞSÝZLER, MÝLLÝLEÞTÝRME
Bir ulusal asgari ücreti destekliyoruz.
Ýþsizlerin teklif edilen her iþ için minnettar olmasý
gerektiði düþüncesine karþýyýz. Bunun yerine iyi -
yani toplumsal olarak yararlý ve iyi ücretli - iþler
talep ediyoruz.
Her tür iþ kaybýna karþýyýz ve bu mücadelenin sendika
hareketi tarafýndan desteklenen iþyeri iþgalleri ve
grevlerle sürdürülmesi gerektiðine inanýyoruz. Her
kapatmaya, iþin sürmesi ve ücrette, çalýþma
koþullarýnda ve sendikal haklarda düþüþün olmamasý
talebiyle karþýlýk verilmelidir. Bunun
millileþtirmeyle mi yoksa yeni bir patrona mý
gerçekleþeceði bizi ilgilendirmez.
Millileþtirmenin her þeyin çözümü olmadýðýnýn ve
devlet mülkiyetinin bizi (devletin doðasýný ve bizim
aþaðýdan sosyalizm anlayýþýmýzý göz önüne alýrsak)
sosyalizme yakýnlaþtýrmadýðýnýn farkýndayýz. Fakat
özelleþtirmeler ve devlet varlýlarýnýn ?yeniden
yapýlandýrýlmasý? yoluyla gerçekleþen tüm iþ
kayýplarýna karþýyýz.
Ýþ kayýplarýna neden olan tüm verimlilik söylemlerine
karþýyýz.
Zorunlu erken emeklilik, kadýnlarýn evin dýþýnda
çalýþma haklarýna saldýrýlara ve emekli olanlarýn
iþlerinin yok edilmesiyle oluþan ?doðal zayiat?a
karþýyýz.
Ýþsizlerin tam sendikal haklara sahip olmasýndan ve
þubelerde iþsiz bölümleri açýlmasýndan yanayýz. Mümkün
olabildiðince iþsiz örgütleri kurulmalýdýr. Bunlar
grevcilere yardýmcý olarak ve sendikalarla baðlarýný
koruyarak yakýn iliþkiyi sürdürmelidirler. Ýþsiz
örgütleri gerçek yurttaþ ve kiracý örgütleriyle daha
yakýn iliþkiler kurmalýdýr. Sendikalarýn, tesisler
saðlayarak, su gibi kamu hizmetlerinin azaltýlmasýný
önleyerek vs. iþsizlere destek olmasýný savunuyoruz.
Devletin emek yoðun ve kamu yararý güden endüstrilere
para akýtmasý için baský yapmalýyýz. Yerel makamlar
tarafýndan doðrudan istihdam kullanan bir ev yapým
programý istiyoruz.
KADIN HAKLARI
Sendikalara kadýnlarýn katýlmasýnýn ve seçilmesinin
cesaretlendirilmesine gerektiðine inanýyoruz. Sendika
komitelerinde kadýnlar için ?rezerve yerler?
oluþturulmasýna karþýyýz, çünkü bu anti-demokratik
olmanýn ve sembolik olmaktan öteye gitmemenin yaný
sýra gerçek sorunla yüzleþmeyi engellemektedir:
Sendikalarýn kadýn sorunlarýný ciddi þekilde ele
almalarýnýn gerekliliði.
Cinsiyet, yaþ, tam zamanlý ya da yarý zamanlý çalýþma
gibi farklara bakýlmadan tüm üyelerin sendikalarda
eþit hak ve avantajlardan yararlanmasýný istiyoruz.
Altý aylýk ücretli ebeveyn iznini destekliyoruz. Bu
iznin patronlar tarafýndan emekçilerin maaþla alakalý
ödeneklerinin ellerinden alýnýlmak için kullanýlmasýna
karþýyýz.
Kadýnlarýn sendika toplantýlarýna katýlmalarýný
saðlamak için sendikalar çocuk bakýmý hizmeti
saðlamalý.
Kadýnlarýn ev dýþýnda çalýþmalarýný saðlamak için
patronlar tarafýndan kullanan emekçilerin denetiminde
çocuk bakýmý hizmeti saðlanmalýdýr.
Çocuklu emekçiler tarafýndan desteklendiðinde esnek
zamanlý düzenlemelerden yanayýz.
Sendikalarýn kadýnlarýn gebelikten korunma ve kürtaj
dahil üreme yetilerine sahip çýkma hakkýný
savunmalarýný ve bu amaca yönelik kampanyalara maddi
ve manevi destek saðlamalarýný amaçlýyoruz.
Sendikalarýn, gey ve lezbiyen emekçilerin haklarýný
diðer emekçiler ya da patron tarafýndan tacizine ve
ayrýmcýlýðýna karþý korumasý gerekir.
SENDÝKAL DEMOKRASÝ
Sadece makamlardaki insanlarýn deðil, tam zamanlý
memurlarýn görevlerinin de deðiþmesi için mücadele
ediyoruz. Karar alma güçleri tabana geri verilmelidir.
Tam zamanlý memurlarýn sayýsý mutlak asgari deðere
çekilmelidir. Memurlar sýradan bir aþtan fazlasýný
kazanmamalý ve belli bir zamandan sonra görevlerinden
alýnarak normal iþlerine dönmelidirler. Tüm makamlar
seçimle göreve gelir, geri çaðrýlabilir ve tabana
karþý sorumlu hale getirilmelidir. Nihai hedefimiz
sendikalarýn devrimci sendikacýlýðýn perspektiflerine
uygun olarak yeniden yapýlandýrýlmalarýdýr.
Mümkünse çalýþma saatlerinde düzenli þube ve iþyeri
toplantýlarýný savunuyoruz.
Tüm komitelere, konferans delegasyonlarýna ve ulusal
bürolara tabandan emir alma ve geri çaðrýlmaya baðlý
olarak seçimle görev verilmesinden yanayýz.
Tüm grevler sendika ilkeleriyle çeliþmedikleri sürece
yasal olarak tanýnmalýdýr. Yüksek maaþlar, daha iyi
koþullar, sendikal haklar ya da emekçi sýnýfýn
çýkarlarýndan yana olan her talep ve çatýþma
desteklenmelidir.
Tüm sendika toplantýlarýnýn kayýtlarýnýn
yayýnlanmasýný istiyoruz.
Eðer devrimciler büyük, hatta küçük bir sendikada bile
ulusal büroda seçimle bir makam kazanýrlarsa bu
desteði sadece bir seçimi kazanmak için
kullanmamalýdýrlar. Bunun yerine bu desteði sendika
yapýsýný iktidarý tabana geri verecek ve memurlarý
karar vericiler deðil yöneticiler ve kaynak
sorumlularý haline getirecek þekilde temelden
deðiþtirmek için kullanmalýdýrlar.
ANARÞÝSTLERÝN DAYANIÞMA ÇALIÞMASI
Dayanýþmanýn gerekliliðini bildiðimiz için anarþist
örgüt kaynaklarý derecesinde mücadele içersindeki
emekçilere yardým etmelidir. Fakat bu dayanýþma
çalýþmasýný emekçiler ÝLE yaparýz, onlar ÝÇÝN deðil.
?Bir hizmet saðlamayý? deðil, grevcilerin öz-eylemini
güçlendirmeyi amaçlýyoruz. Onlarýn sendikayý maddi
yardým için zorlamalarýný teþvik eder ve sadece bu
gerçekleþmediðinde el ilanlarý vs. saðlarýz. Dayanýþma
eylemleri için baðlantýlar, finansal kaynak toplanmasý
ve mücadelenin duyurulmasýna yardýmcý oluruz.
Bir grevdeki doðrudan amacýmýz zaferdir. Fakat bu tek
amacýmýz deðildir. Anarþist militanlar olarak kendi
fikirlerimizi yaymayý ve örgütümüz için insanlarý
kazanmayý hedefleriz.
ÖZET
(1) Sendikalarý savunuyoruz, destekliyoruz ve onlar
içersinde çalýþýyoruz. Sendikacýlýkta devrimci sýnýf
mücadelesi tavrýndan yanayýz.
(2) Sendikalarýn üyelerinin koþullarýný korumalarýný
ve geliþtirmelerini engelleyen sendika bürokrasisinin
ve reformist fikirlerin varlýðýna karþýyýz.
(3) Sendikalarýn patronlarýn egemenliðini gizleyen ve
sendikalarýn gücünü azaltan sendikalar, patronlar ve
devlet arasýndaki ?toplumsal ortaklýk? entrikalarýndan
çekilmesini destekliyoruz.
(4) Sendikalarýn tüm parlamenter partilerden tamamen
baðýmsýz olmasýný savunuyoruz.
(5) Sendikalarýn kapitalizmi yýkma ve anarþist bir
toplumun temellerini oluþturma kapasiteleri vardýr,
fakat bunun gerçekleþebilmesi için azami sendika
demokrasisinin ve var olan sendikalarýn tabanýnda
anarþist fikirlerin öncülüðünün saðlanmasý gerekir.
(6) Sendikalarýn devrimcileþtirilmesinin önkoþulu
ideolojik ve taktik birliðe dayanan ve anarþist
fikirleri yaymayý amaçlayan bir anarþist örgütün
kurulmasýdýr.
(7) Faaliyetlerimizi sadece sendikalarla
sýnýrlandýrmayýz; emekçi sýnýfýn tamamýnýnda
örgütlenmeye çalýþýrýz. Sadece zaten sendikalarda olan
emekçilere odaklanmayýz; tüm emekçi sýnýfý bir büyük
sendikada örgütlemeye gayret ederiz.
Notlar
1. Mahno, Arþinov v. d. [1926], Özgürlükçü
Komünistlerin Örgütsel Platformu, Emekçi Dayanýþmasý
Hareketi tarafýndan yeniden basýmý, Ýrlanda, s. 14-16;
R. Rocker [1948], Anarþizm ve Anarko-sendikalizm; A.
Berkman [1989], Komünist Anarþizm Nedir? , Phoenix
Pres, Londra, s. 3, 5-6, 72-74; A. Berkman, (1964) ,
Anarþizmin ABC?si, Freedom Pres, Londra, s. 50.
2. ?Her sýnýf zamanýna göre devrimci olabilir, fakat
sadece üretici bir sýnýf doðasý gereði özgürlükçüdür,
çünkü sömürmeye ihtiyaç duymaz. ? (A. Meltzer,
Anarþizm: Lehine ve Aleyhine Savlar, s. 14-15)
3. bkz. A. Berkman [1989], Komünist Anarþizm Nedir? ,
Phoenix Pres, Londra, Bölüm 12; R. Rocker [1948],
Anarþizm ve Anarko-sendikalizm.
4. Rockerbenzer bir noktaya temas ediyordu: ?Emekçi
sadece toplumsal servetin yaratýcýsý ve üreticisi
olarak gücünün farkýna varýr? (1948: 371) .
5. Berkman, (1989) , pp63-4.
6. Patronlarýn 1980?lerde Ýngiliz sendikalarýna
saldýrýsý üzerine bir tartýþma için bkz. H. Pelling,
(1992) , Britanya Sendikacýlýðýnýn Tarihi, Penguin
Boks, Bölüm 15. Amerikan sendikalarý için, M. Davis,
(1986) , Amerika Rüyasýnýn Tutsaklarý: ABD Ýþçi
Sýnýfýnýn Tarihinde Siyaset ve Ekonomi, Verso, Londra.
7. M. Breitbart, (1979) , ?Ýspanyol Anarþizmi: Bir
Giriþ? Antipode: A Radical Journal Of Geography
içersinde, 10 (3) & 11 (1) , s. 65. Bu iyi bir
makaledir, fakat yazarýn þu varsayýmý yüzünden ciddi
þekilde sorunludur: ?Ýspanya, 20. yüzyýlda
anarþist-komünizmin ve anarko-sendikalizmin devrimci
teori ve pratikler olarak geniþ biçimde benimsendiði
tek ülkedir? (s. 60) . Anarþizm 20. yüzyýlda pek çok
ülkede devrimci solda ve sendika hareketlerinde baþat
etkiye sahip olmuþtur. Örneðin Ýspanya, Portekiz,
Brezilya, Arjantin, Fransa, Meksika, Uruguay, Çin.
Diðerlerinde güçlü bir sol ve sendika akýmý
yaratmýþtýr: Ýtalya, Ýngiltere, ABD, Japonya, Almanya,
Bulgaristan, Avustralya.
8. Güney Afrika solunun kapitalizmle uyuma yönelmesine
eleþtirel bir bakýþ için Harris, L., (1993) , ?Güney
Afrika?nýn Sosyal ve Ekonomik Dönüþümü: ?Orta Yol
Yok?tan ?Alternatif Yok?a? Review of African Political
Economy, no. 57. Sendikalarýn patronlar ve devletle
iþbirliðini meþrulaþtýran savlarýn bir örneði için
Joffe, A., Maller, J. and E. Webster, (1993) , ?Güney
Afrika?nýn Sanayileþmesi: Emeðin karþýsýndaki Meydan
Okuma?, History Workshop and Sociology of Work Unit
Symposium. University of the Witwatersrand.
9. Sendika bürokrasisinin artan gücü hakkýnda bir
tartýþma için D. Collins, (Temmuz 1994) , ?Ýþçi
Denetimi? South African Labour Bulletin içersinde, 18
(3): D. Keet, (Mayýs/Haziran 1992) , ?Þube
Temsilcileri ve Ýþçi Denetimi? South African Labour
Bulletin, 16 (5): B. Marie, (Mayýs/Haziran 1992) ,
?COSATU krizde? South African Labour Bulletin,16 (5) .
10. Bu sorun hakkýnda bir tartýþma için S. Buhlungu,
(Temmuz 1994) , ?Büyük Beyin Göçü? South African
Labour Bulletin, 18 (3) .
11. Sendika bürokrasisi hakkýnda bkz. Berkman (1989) .
s. 64-5.
12. Korporatist ve üçlü düzenlemelerin sendikalar için
yarattýðý sorunlarýn bir özeti için B. Vally, (1992) ,
Bir Sosyal Sözleþme: Ýleri Doðru Mu? , Taj Printers.
s. 46-67.
13. Bu fikrin basit anlatýmlarý: R. Rocker [1948],
Anarþizm ve Anarko-sendikalizm; A. Berkman (1964) ,
Anarþizmin ABC?si, Freedom Pres, Londra, Bölüm 10-14.
14. Devrimci sendikacýlýðýn tanýtýmlarý için Rocker,
(1948) , s. 363-70, 381-6; W. Thorpe, (1989) ,
Emekçilerin Kendileri: Devrimci Sendikacýlýk ve
Uluslar arasý Emek 1913-23, Kulwer Academic Pubs
(Dordrecht, Boston, Londra) & International Institute
of Social History (Amsterdam): M. van der Linden and
W. Thorpe (eds.) , (1990) , Devrimci Sendikacýlýk:
Uluslararasý Bir Perspektif, Scolar Press (Ýngiltere)
. Bu tarihçeler eksik odaklanma ve ara sýra
anarko-sendikalizm ile reformist/revizyonist
sendikacýlýk biçimleri (bazen ?katýksýz? sendikacýlýk
olarak adlandýrýlan) arasýda kesin bir çizgi
çekememelerinden dolayý sorunludur. Uluslararasý
Emekçiler Birliði?nin baþarýlý bir tarihi için P.
Avrich, 1984, Haymarket Trajedisi, Princeton
University.
15. bkz. E. Conlon, (1993) , Ýspanyol Devrimi: Eylemde
Anarþizm, Emekçi Dayanýþmasý Hareketi, Dublin; D.
Guerin, (1971) , Anarþizm: Teoriden Pratiðe, Monthly
Review Press. s. 114-143; Doðrudan Eylem Hareketi,
Eylemde Anarþizm: Ýspanyol Devrimi, Aldgate Pres,
Londra. Ayrýca Breitbart (1979) .
16. Bu bölümün temelleri için Rocker (1948) , s.
370-81. Ayrýca Berkman, (1964) , özellikle Bölüm 10;
G. P. Maximov, (1985) , Anarko-sendikalizmin Programý,
Monty Miller Press. Avustralya.
17. Örneðin Ýspanyol CNT?sinin üretim araçlarýnýn ele
geçirilmesinin otomatik olarak ?boðularak ölecek olan
burjuva devletin tasfiyesine? sebep olacaðýný
savunduðu kaydedilmiþtir (D. Guerin, (1971) , s. 128)
18. Anarþistlerin var olan sendikalarla nasýl
iliþkiler kurmasý gerektiði tarihsel olarak tartýþmalý
bir konu olmuþtur. Bkz. P. S. Foner, (1965) ,
??Ýçeriden Delme? Tartýþmasý?, Dünya Sanayi Ýþçileri
(IWW) , 1905-17 içersinde (International Pubs, New
York, bölüm18) ve William Z. Foster, (1936) ,
Bryan?dan Stalin?e (Lawrence and Wishart, Londra) . Bu
sorunun ABD Anarko-sendikalistlerini nasýl böldüðü
hakkýnda bir metin için Foster (1936) [Bu metnin
yazarý sonradan bir Marksist olmuþtur; okuyucunun bunu
aklýnda bulundurmasý yararlý olur.
19. Haymarket/Chicago anarþistleri için bkz. P.
Avrich, (1984) , Haymarket Trajedisi, Princeton.
, özellikle s. 72-3 ve John R. Commons v. d. (1918) ,
ABD Emek Tarihi, cilt 2, New York, s. 290-300. FORA
üstüne bkz. R. Munck v. d. (1987) , Arjantin:
Anarþizmden Peronizme, Zed Books. Londra ve New
Jersey, bölüm 4-6. CGT hakkýnda bkz. Thorpe, (1989) ,
bölüm 1 ve Foner, (1965) , s. 417. Solidaridad Obrera
hakýnda bkz. Thorpe, (1989) , bölüm 1 ve M. Bookchin,
(1977) , Ýspanyol Anarþistleri: Kahramanlýk Yýllarý
1868-1936, Harper Colophon Boks, New York, Hagerstown,
San Francisco, Londra, bölüm 7&8.
20. Bu alandaki ilginç inisiyatifler sendikalarýn
enformel sektörü örgütlemeye baþladýklarý batý
Afrika?da oluþuyor. Bkz. P. Horn, Þubat 1997,
?Enformel Sektör: Batý Afrikalý kadýnlar
Örgütleniyor?, South African Labour Bulletin içinde,
cilt. 21, no. 1.
21. Klasik anarþizmin geliþtirdiði sendikalar,
komünler ve bölgeler teorisi için bkz. Guerin, Daniel,
(1970) , Anarþizm: Teoriden Pratiðe, Monthly Review
Press, New York ve Londra, bölüm 2, özellikle s.
56-60. Ayrýca G. P. Maximov, (1985) ,
Anarko-sendikalizmin Programý, Monty Miller Press.
Avustralya, s. 42-8. Bio-bölgesel boyutlar hakkýnda
bir katký için Purchase, Graham, (1991) , Anarþist
Örgütlenme: Öneriler ve Olanaklar, Black Rose ve
Purchase, Graham, (1990) , Anarþist Toplum ve Pratik
Gerçekleþtirilmesi, San Francisco, Sharp Press.
Devrimin korunmasý hakkýnda bkz. Mahno v. d., [1927],
s. 29-31; Berkman, (1964) , bölüm14; Maximov, (1985) ,
s. 49-55.
22. Yerelde anarþist örgütlenme için bkz. N. Rider,
(1989) , ?Doðrudan Eylemin Pratiði: 1931 Barselona
Kira Grevi? D. Goodway (ed.) , Anarþizm için: Tarih,
Teori ve Pratik, Routledge, Londra ve New York.
Mujeres Libres (Özgür Kadýnlar: Ýspanya?daki anarþist
kadýn örgütü) hakkýnda M. A. Ackelsberg, (1993) ,
?Devrim Modelleri: Ýspanya?da Kýrdaki Kadýnlar ve
Anarþist Kolektifleþtirme?, Journal of Peasant
Studies, 20 (3): P. Carpena, (1986) , ?Ýspanya 1936:
Özgür Kadýnlar ? Bir Feminist, Proleter ve Anarþist
Hareket? M. Gadant (ed.) , Akdeniz Kadýnlar, Zed
Booksi Londra ve New Jersey; V. Ortiz, (1979) ,
?Mujeres Libres: Ýspanyol Ýç Savaþý?nda Anarþist
Kadýnlar? Antipode: A Radical Journal Of Geography 10
(3) & 11 (1) . Ýþyeri okullarý ve kültürel merkezler
için bkz. M. A. Acklesberg, (1985) , ?Devrim ve
Mahalleler: Ýspanya Ýç Savaþý?nda seferberlik,
de-politizasyon ve dönüþüm algýsý? S. C. Bourque et
al. (eds.) , Dönüþümdeki Kadýnlar, Temple University
Press, Philadelphia.
23. Mücadeleye ve toplumsal dönüþüme katýlýmýn ve
öz-eylemin (örneðin merkezsizleþmiþ ve anti-bürokratik
sendikalar yardýmýyla) devrim için hazýrlýðýn temeli
olduðunu svunan bir görüþ için bkz. M. A. Acklesberg,
(1985) , ?Devrim ve Mahalleler: Ýspanya Ýç Savaþý?nda
seferberlik, de-poltizasyon ve dönüþüm algýsý? S. C.
Bourque et al. (eds.) , Döüþümdeki Kadýnlar, Temple
University Press, Philadelphia.
24. ABD?li anarko-sendikalist örgüt Dünya Sanayi
Ýþçileri?nin (IWW) propaganda çalýþmasý üstüne
kapsamlý bir tartýþma için bkz. Foner, (1965) , s.
147-157; Kuzey Amerika Sendikalist Birliði?nin
propaganda çalýþmasý için bkz. Foster, (1936) , bölüm
6; Ýspanya?da emekçi merkezleri için bkz. Acklesberg
(1985): Ýspanyol basýnýn rakamlarý için bkz. Rocker
(1948) , p384.
25. Bookchin, (1977) , p213.
26. Alýntý IWA?nýn kuruluþ kongresinde kabul ettiði
Devrimci Sendikacýlýðýn Ýlkelerinin Ýlaný
metnindendir. Bkz. Thorpe, (1989) , Appendix D.

Kaynak: http://www.zabalaza.net/texts/pam_unions.htm


[Bu makale, Kara Kýzýl Notlar dergisinin,
Aralýk Ocak Þubat 2005/06 tarihli sayýsýndan alýnmýþtýr.]

_______________________________________________
A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr


A-Infos Information Center