A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) [Sesli Medya] Vicdani Retçi Mehmet Tarhan?la Söyleþi

Date Tue, 18 Apr 2006 20:57:26 +0200 (CEST)


Vicdani Retçi Mehmet Tarhan Açýk Gazete'nin konuðuydu. Vicdani Red kavramý
ve yaþadýklarý üzerine konuþtuk:
Avi Haligua: Merhaba, önce þunu sormak istiyorum, gözaltýna alýnmandan
sonraki hukuki süreç ne þekilde iþledi? Gözaltýna alýnmanýn ardýndan herhalde
cezaevine konuldun ve sonra neler yaþandý?

Mehmet Tarhan: www.mehmettarhan.com Aslýnda gözaltýna alýndýktan sonra
askerlik þubesinde geçmiþ bir güzel maceramýz var 6 saat kadar. Þubede 3-4
farklý þekilde benden imza almaya çalýþtýlar, orada kurtulmaya çalýþtýlar.
Ben inatla ?bu sorunu siz çýkardýnýz, sizin çözmeniz gerekiyor, beni dahil
etmemeniz gerekiyor, beni yataðýmdan alýp getirdiniz? dedim. Sonra Tokat?a
götürüldüm, Tokat?ta 4 saat kadar bekletildim, bu sýrada Pazar günü olduðu
için çarþýya çýkmýþ askerler toplandý, onlarýn önünde, ?toplu erat önünde
emre itaatsizlikte ýsrar? suçlamasýný saðlayabilecek ritüel oluþtu.

AH: Yani tekrardan askerlerin önünde sorulmasýyla mý gerçekleþiyor bu?

MT: Sorulmasýyla deðil, kýyafet veriyor, ?bu kýyafetleri giy? diye
emrediyor. Ben de ?vicdani retçiyim, bu kýyafetleri giymeyeceðim? diyorum.
Sonra cezaevi tabii, cezaevinde 88. maddeden dava açýldý, ?toplu erat
önünde, hizmetten tamamen sýyrýlmak maksadýyla emre itaatsizlikte ýsrar.?

AH: Sonra?

MT: 9 Haziran?da tekrar tahliye edildim, tahliyeden sonra tekrar
Tokat?a götürüldüm, ayný ritüeli tekrar yaþadým, ondan sonra tekrar Sivas
Cezaevi?ne geldim. Bir süre sonra iki dosya birleþtirildi ve 10 Aðustos?ta 4
yýl ceza aldým her birinden ikiþer yýl olmak üzere. Ondan sonra dosya
Yargýtay?a gitti, Yargýtay beni ?Yehova Þahidi Vicdani Retçi Mehmet Tarhan?
olarak tanýmladý.

AH: Neden böyle bir þey söylediler, senin böyle bir ifaden var mýydý?

MT: Yok, sanýrým konuyla ilgili ciddiyetsizliklerini göstermek istediler,
devlet o kadar hata yapar mý bilmiyorum. Çürük raporu verilmesi yönünde,
fiziksel muayenenin yapýlmasý gerektiði yönünde bir karar verdi ve kararý
bozdu. Ne bizim itirazlarýmýza, ne Yargýtay Baþ Savcýsý?nýn itirazlarýnýn
hiçbirine cevap vermedi Yargýtay.

AH: Yargýtay Baþ Savcýsý?nýn itirazý ne yöndeydi?

MT: Cezanýn yüksek olduðu vs. bir sürü hukuki itiraz vardý.

AH: Davanýn kendisine deðil, içeriðine itiraz?

MT: Tabii, çünkü ilk kez bu kadar aðýr bir itiraz veriliyor bir vicdaný
retçiye, genelde 87. maddeden dava açýlýr ve daha hafif cezalar çýkar.

AH: Cinsel kimliðin daha aðýr bir ceza almanda etkili oldu mu sence?

MT: Zaten gerekçeli kararda þöyle yazýyor, ?çürük raporu alabilecek olmasýna
raðmen fiziksel muayeneyi reddetmesi saikinin aðýrlýðýný gösterir? diyor ve
?asgari hadden uzaklaþmayý? bununla açýklýyor. Tabii beraberinde baþka
þeyler de var. Elbette cinsel kimliðimin etkisi var ve inatla çürük raporu
almayý reddetmemin... Sonrasýnda Yerel Mahkeme direndi, 15 Aralýk tarihli
kararýyla direndi. Bu süre boyunca ben, ne zaman bana tecavüz edecekler diye
bekledim, o fiziksel saldýrý ne zaman olacak diye bekledim, çünkü öyle bir
hava estirildi.

AH: Sürekli bir þekilde korku içindeydin yani?

MT: Evet, benim için en aðýr dönemdi içeride geçirdiðim. Sonrasýnda Yerel
Mahkeme direnince Daireler Genel Kurulu?na gitti ve 9 Mart?ta tahliye kararým
geldi ama gerekçeli kararý hâlâ görmedik.

AH: Bu süreç içinde cezaevinde zamanýný nasýl geçirdin? Vicdani reddi
reddedebilir ve çürüp raporu alýp, bu iþten sýyrýlabilirdin. Ne yaptýn da
bunu aþtýn?

MT: Aslýnda cezaevinde geçirdiðim süre boyunca herkesin yaptýðý þeyleri
yaptým, kitap okudum, insanlarla muhabbet ettim, Ali?ye kaldýðým süre
içinde, televizyon izledim, radyo dinledim, dizi seyrettim. Orada hayat bir
tür rutine baðlýyor ve hergün neredeyse benzer bir tekrar yaþayarak devam
ediyor. Telefon saatleri, havalandýrma saati, benim gazete okuduðum saatler,
genellikle hep öðleden sonra gazete okumuþumdur, öðle gibi gazete gelir ve
ben onlarý reklamlarýna kadar okurum. Çünkü sadece 3 gazete alabiliyordum,
Yeni Þafak, Milliyet ve Radikal. Radikal hiç gelmiyordu ya da çok nadir
geliyordu.

AH: Üç gazeteyi senin seçme hakkýn var?

MT: Ýlk açlýk grevinden sonra gazetelerim gelmeye baþladý. Aslýnda herkes
istediði gazeteyi alabilir ama Radikal bile gelmiyordu, o yüzden ben de çok
ortadan gazeteler seçtim.

AH: En azýndan gazete okuyabilmek için.

MT: Evet. Zor olan, hücrede vakit geçirmekti.

AH: Hücreye niye konuldun?

MT: Saç sakal traþý olmadýðým için konuldum, düzeni bozuyormuþum.
Sonuncusunda çok komik, televizyonu olmayan bir koðuþa televizyonumu
verdiðim için 10 gün hücreye konuldum. Ayný günlerde de, o günlerde
cezaevinde televizyon izlememe durumu oluþtu, televizyon saatlerinin
kýsýlmasýný protesto ediyordu tutuklular, ayný günlerde bu eylemi
örgütlemekle suçlandým ama ceza televizyon vermekten geldi. Televizyon
izlememeyi örgütleyen birisinin televizyonunu verdiði için ceza almasý gibi
komik durumlar çýktý ortaya.

AH: Diðer mahkumlardan çok da farklý bir muamele görmedin ya da diðer
mahkumlar da üç aþaðý beþ yukarý ayný muameleye tâbi, bir çeþit eþitlikten
bahsedebiliriz herhalde.

MT: Ýlk baþlarda eþitlik için mücadele etmem gerekti, o dönem hem fiziksel
þiddete maruz kaldým hem mesela çay makinem yoktu, televizyonum yoktu,
radyom yoktu, bütün iletiþim kanallarým kesilmiþti. Ýlk açlýk grevi
sonrasýnda bu haklarýmý kazandým, eþitliði kazandým. Sonrasýnda ise,
özellike 2006?nýn baþýndan itibaren diðer mahkumlardan daha iyi durumdaydým,
tecridi saymazsam.

AH: Dýþarýdaki insanlarýn ilgilenmeye baþlamasýyla baðlantýlý mý?

MT: Tabii ki, baþýma bir þey gelirse ya da herhangi bir hakkým gasp
edildiðinde bir þekilde karþýlarýna gelecekti onlarýn. O yüzden görece bir
rahatlýk vardý, bu rahatlýk ayný zamanda diðer tutsaklarý bana karþý
kýþkýrtmakta da kullanýlýyordu. Arada bir fark yaratarak diyaloðu kesen bir
þeydi. ?Rahattým? dediðim de þu, kupam vardý benim mesela, çay kupam vardý.

AH: Kendine ait bir eþya?

MT: Evet. Kimsenin öyle kendine ait bardaðý yoktu, ya da vejetaryan olduðum
için bazen kantinden aldýðým gýda maddelerini dolapta saklayabiliyordum,
çünkü bazen tamamen etli geliyor yemekler, vs.

AH: Rahatmýþ!

MT: Aslýnda diðer tutuklularýn da sahip olmasý gereken þeyler. Son
rahatlýðým da çakmak taþýyabiliyordum, diðerleri gardiyanlardan istiyorlardý
çakmaðý.

AH: Benim merak ettiðim bir þey de þu; dýþarýda, cezaevi dýþýnda vicdaný
retle ilgili bir anlatma zorluðu yaþandýðýna dair de bir hava var, içeride
ise diðer mahkumlarla konuþtuðunda bunun daha anlaþýlabilir kýlýndýðýna dair
baþka þeyler okuyabiliyoruz. Bu fark neden kaynaklanýyor sence?

MT: Bir kere içerideki tutsaklarýn büyük bir kýsmý ya firar, ya izin
tecavüzü diye tanýmlanan ya da telefon yakalattýðý için yakalanan kiþiler.
Ýçeride iken ayný tarafta görünüyorsunuz. O iktidar çok belirgin bir þekilde
ortada ve öyle bir ortaklýk kurulabiliyor.

AH: Kendiliðinden bir saflaþma oluyor yani?

MT: Evet ve kabule yakýn davranýyorlar. Ýkincisi, bu insanlar ordudan ciddi
þekilde þiddet görüyorlar, hem birliklerinde görmüþler, hem devamýnda
cezaevi sürecinde þiddet görüyorlar. Bu yüzden askerlik yapmama fikri iyi
geliyor onlara. Tabii dille de ilgisi var, içeride bizim dýþarýda
kullandýðýmýz o kitabi dili kullanmýyoruz, gerçekten iletiþime
geçebiliyorsun bu kiþilerle, onun da etkisi oluyor.

AH: Dilin biraz daha yüksek olmasýyla mý baðlantýlý?

MT: Kesinlikle öyle. Ýlk baþlarda dilsizdim, konuþamýyordum artýk. Cezaevi
sürecinde öðrendiðim þeylerden bir tanesi bu, çok þablon bir þekilde
söylemeye baþladým. ?Ýnþallah? sözcüðü dinsel deðildir, kültüreldir. TC?nin
uluslaþmasý sürecinde Osmanlýca?yý, Arapça ve Farça kelimeleri kesip acayip
bir kýsýr dil çýkarmamýz gibi, antimilitalist okumalarla birlikte tamamen o
kültürden uzak garip bir dil kullanmaya baþlýyoruz. Yani cezaevinde yeni
tanýþtýðým insanlara -ilkokul mezunu ya da deðil ya da lise mezunu ama bu
konuyla hiç ilgisi yok- tutup iktidarý Foucault?nun diliyle anlatamam, o
varolan dili kullanarak anlatmam gerekiyor. Mesela Foucault isminden
bahsederek yabancýlaþtýrmamam gerekiyor diyaloðu. Vicdaný retin, savaþlarýn
durmasýnýn tek yolunun aslýnda insanlarýn savaþmamasý, savaþmayý reddetmesi
olduðunu örneklerken, Birinci Dünya Savaþý?nda Ýngiltere?de yaþanan þeyleri
anlatmaktansa Bosna Savaþý sýrasýndaki Sýrp retçiler ya da Birinci Çeçen
Savaþý sýrasýndaki Rus retçiler ve onlarýn annelerinin hareketini anlatmak
çok daha etkili oluyor.

AH: Kültürel örnekler seçmekle de baðlantýlý, yani Batý yerine Doðu?dan
örneklerin daha çok iþe yaradýðýný görüyoruz.

MT: Çeçen ya da Bosna savaþý hakkýnda, orada karþýlaþtýðýn kuþaðýn ciddi
bilgisi var.

AH: Bir çok vicdani retçinin görmezden gelindiðini biliyoruz, vicdani
retçiler genellikle dýþarýda olduklarý, kaçak olduklarý süre içinde devlet
tarafýndan yakalanmýyorlar ve iki arada bir derede bir hayat yaþamaya devam
ediyorlar. Senin durumunda böyle olmadý, seni tutuklamayý tercih ettiler.

MT: Bana o anlamda özel muamele gösterildiðini düþünmüyorum, çünkü biz hep
ortada olduk, eylemlerde de bulunduk, bizim yaptýðýmýz eylemlerde en azýndan
5-10 tane vicdani retçi birarada bulunur çevresi polislerle sarýlmýþ ama
alýnmazdý. Bu görmezden gelme politikasý bizi marjinalize ediyor ve söz
söyleyemez hale getiriyor, dilsizleþtiriyor. Çünkü kahrolasý bir kurban
üzerinden muhalefet geleneði var, onu yýkmamýzý engellemiþ oluyor. Ýkincisi,
içerideki retçi, politik bir figüre dönüþüyor ve bir çok diplomatik alanda
da kullanýlýyor, hem uluslararasý kamuoyu, hem de devletler sistemi de
kullanýyor. Bu anlamda sýkýntýlara neden olabiliyor. O yüzden içeri almamayý
tercih ediyor. Benim cezaevine girmemin nedeni herhalde askerlik þubesindeki
katýr inadýmdýr. Çaresiz kaldýlar.

AH: Ýçeri koymak dýþýnda hiçbir yol kalmamýþ oldu.

MT: Ayrýca þu da var, çürük raporu için de çok yoðun baskýlarla karþýlaþtým
ve bu baskýlar her zaman asýk yüzlü baskýlar deðildi, çok güler yüzlü
telkinler de vardý. Ama ben o raporu da almayýnca, en son geriye kalan çare
içeride almaktý.

AH: Tam olarak neye karþý olduðun için bunu yaptýn? Sonuçta yaþadýðýn ciddi
bir süreç var, cezaevi, mahkemeler, vs. bunlarýn hepsi çok yýpratýcý bir
süreç insan için.

MT: Aslýnda bir þeye karþýlýk üzerinden konumlandýrarak olmadý, benim bir
yaþam kurgum var ve sürdürdüðüm hayatý nasýl istiyorsam öyle sonlandýrmak
istiyorum, sonuna öyle ulaþmak istiyorum. Bana verilmiþ bir süreyi geçirmeye
çalýþarak yaþamýyorum. Öleceðim ana kadar olacak süreyi gerçekten istediðim
gibi, güzel yaþamak istiyorum. Ama burada en önemlisi iç huzurumu yaþamak
istiyorum, yalan söylemeden, dürüst olarak, kendime de yalan söylemeden. En
önemsediðim þey, insanlarýn gözünün içine bakabilmek, içi baþka dýþý baþka
dediðimiz bir yaþam sürerken kimsenin gözünün içine bakamam ve kimsenin
benim gözlerimin içine bakmasýný da talep edemem. Aslýnda bu yüzden, bütün
bu olanlar, çünkü þuna inanýyorum; savaþ kötüdür, savaþ sadece silahlý
mücadele deðildir, silahlý çatýþmalarýn olmadýðý dönemler barýþ anlamýna
gelmez, barýþ baþka bir þeydir, barýþýn tanýmýný biraz daha farklý kurmak
gerekiyor. Militarizme içkin bütün o hiyerarþik yapýlanmalarý hayatýmýzdan
sildiðimizde ancak barýþa ulaþabileceðiz ve ben kendi hayatýmda bunu
oluþturmaya çalýþýyorum, ben barýþý yaþamaya çalýþýyorum, bu sýrada
kaçýnýlmaz olarak askerliði de reddediyorum, antiheteroseksist çalýþmalar da
yapýyorum. Bunlar zorunluluk.

AH: Bir yandan da gidip 6 ay askerliðini yapmýþ olsaydýn bu senin hayatýnda
çok daha kýsa bir süreyi kapsayan ve geçip gitmiþ, geride kalmýþ bir þey
olarak da kalabilirdi. Sen tersine, üzerine gitmeyi tercih ettin ve verilmiþ
olan ya da yaþadýðýn sürenin daha büyük bir kýsmýný daha büyük bir problemle
geçirmek durumunda kaldýn. O yüzden karþýlýk terimini kullanmayý uygun
görmüþtüm.

MT: 6 ay deðil, 15 ay istiyorlardý benden, üniversite mezunu deðilim, ama þu
var ki, hayatýmdan zamaný vermektense o hayatý belki daha kötü koþullarda da
olsa kendim yaþamayý tercih ederim.

AH: Sen cezaevinde yatarken bu arada Osman Murat Ülke?nin davasý AÝHM?de
görüldü ve TC aleyhinde bir karar çýktý. Hemen ardýndan da senin cezaevinden
tahliye edildiðin haberi geldi. Bu arada bunun yanýnda bir vicdani ret
yasasý tasarýsýnýn hazýrlandýðý ve yakýnda Meclis?e sunulacaðýna dair
haberler çýkmaya baþladý. Bütün bu sürecin bu kadar hýzlanmasý AÝHM ile mi
baðlantýlý yoksa vicdani retçi sayýsýnýn artmasý ya da problemin artýk bir
þekilde çözüme ulaþtýrýlmasý gereðiyle mi baðlantýlý?

MT: Bir problem çözmek istiyorlar, ama çözülmek istenen þu; AB sürecinde
bazý iþler yapmak zorundalar, þu andaki AÝHM?den bir daha ceza almayalým
motivasyonuyla bazý þeyler yapacaklar. Bu sürecin hýzlanmasý AB süreciyle
ilgili diye düþünüyorum. Ýkincisi de gerçekten görünürüz artýk, hani
manyaðýn biri deðil, Irak savaþý süreci öncesinde mitinglerde en çok
kullanýlan sloganlardan bir tanesi idi ?öldürmeyeceðiz, ölmeyeceðiz,
kimsenin askeri olmayacaðýz?, bütün gruplar da kullanabiliyordu bunu
rahatlýkla. Aslýnda böyle bir zemin oluþmaya baþlamýþtý, bu rahatsýz edici,
o yüzden bir önlem alýnmasý gerekiyor.

AH: Yani çýkacak olan yasanýn iþlevli olmayacaðýna dair bir inancýn var?

MT: Kesinlikle iþlevli olmayacak. Çýkacak yasa sadece AÝHM?e gidecek
dosyalarýn önünü kesmek ve ceza çýkmasýný engelleyici bir þey olacak. Bunun
için bir kaç seçenek var, bunlardan bir tanesi Yunanistan?ýn yaptýðý gibi
kimsenin vicdani retçi olduðuna ikna olmayan bir vicdani retçi komisyonu
kurmak olabilir.

AH: Biraz daha açar mýsýn?

MT: Reddi kanunlarýna almakta çok direndi Yunanistan, þu anda AB üyesi olup
en çok direnenlerden birisi. Vicdani reddi yasalarla belirlerken bir
komisyon oluþturdu savunma bakanlýðýna baðlý. Vicdani retçi kiþi gidiyor,
oraya baþvuruyor, o komisyonu ikna etmeye çalýþýyor, gerçekten vicdanen
reddettiðine ikna ediyor ve ondan sonra o statüyü kazanýyor ve sivil hizmet
yapýyor. Ýþin komik tarafý, bu komisyon kimseye ikna olmuyor, çok arada
sýrada, nadiren bir ikna olma durumu yaþýyor, o da yaþý geçmiþ kiþiler vs.

AH: Askerlikle baðlantýsý bir þekilde kopacak olanlara yönelik herhalde?

MT: Evet ve karþýlýðýnda da çok cezalandýrýcý, uzun süreli bir sivil hizmet
alternatifi sunuyor. Türkiye?nin diðer seçeneði, gerçekten uzun süreli ve
cezalandýrýcý, kötü olarak algýlanabilecek bir süreç, ekstra bir hizmet
yaptýrmak, aðýr koþullarda çalýþtýrmak olabilir. Bir diðer seçenek de, AÝHM
?doðrudan vicdani ret yasasý yapýn? demiyor, ?vicdani reddini açýklamýþ
kiþileri emre itaatsizlikle yargýlamayýn? diyor. O yüzden bir yasa koyup
vicdani retçiler 5 yýl hapis yatar gibi bir þey de diyebilir. Þu andaki
motivasyonla bir tür çözüm olabilir bu. Yine diplomatik anlamda AB sürecinde
Türkiye?yi sýkýntýya sokar böyle bir ceza sistemi, o yüzden pek bu yola
gideceklerini düþünmüyorum.

AH: Þu an senin hukuken durumun nedir? Nasýl geçiniyorsun, nasýl
barýnýyorsun, halet-i ruhiyen ne, neler kaybettin, neler kazandýn bu süreç
içinde?

MT: Þu anda firariyim, çünkü 10 Mart geceyarýsýna kadar Tokat?taki birliðe
gitmem istendi, ?vicdani retçiyim gitmeyeceðim? dedim ama ?sen yine de git?
dediler.

AH: Tokat?a gitmeyeceðini biliyorlardý.

MT: Tabii, defalarca açýk bir þekilde söyledim. 19.3 YTL verdiler o da
ordunun eþcinsellere yönelik ayrýmcý ve aþaðýlayýcý tavrýna karþý
mücadelelerinde kullanmak üzere ordunun baðýþý olarak Lambda Ýstanbul?un
hesabýnda o para. Hukuksal durumum bu, gerekçeli karar çýkmadýðý için tam
olarak durumumu da bilmiyorum ama yakalandýðým anda 1 yýldan baþlayan bir
cezalandýrma ile karþý karþýya kalacaðým anlamýna geliyor. Kimliksiz
yaþýyorum, her an yakalanabilirim, yarýn tekrar cezaevinde olabilirim,
düzenli bir iþ bulamýyorum tabii ki, þu anda arkadaþýmýn evinde kalýyorum,
bir yere gittiðimde arkadaþlarýmla birlikte gidiyorum vs. öyle yaþýyorum.

AH: Vicdani ret sonuç olarak bir kavram ve bunun altýnýn her ülkede baþka
þekilde dolduðunu az önceki örneklerden görebilmek mümkün. Yani vicdani ret
kavramý üzerine genel bir uzlaþý var mý? Yani vicdani retçilerin üzerinde
uzlaþtýðý, tüm retçilerin buluþtuðu temel noktalar neler oluyor bu durumda?

MT: Þu anda iletiþim halinde olduðum vicdani retçilerin neredeyse tamamý
total retçi.

AH: Ýkisinin ne farký var?

MT: Vicdani redin tanýmý çok geniþ, kiþinin, dini, politik, ahlaki, herhangi
bir nedenle, ben bunun içine ekonomiyi bile katýyorum, askere gitmeyi
reddetmesidir. Bu tanýmý yaptýðýmýz zaman asker kaçaklarý da fiilen retçidir
aslýnda. Total red ise antimilitarist durumudur, yani her türlü militarist
örgütlenmeyle iþbirliðini keseceðini ifade eder. Bu yüzden de sivil hizmet
alternatifini öngörmez. Üzerinde anlaþýlan yön bu, vicdani ret ile total ret
birbirinden farklýdýr ama vicdani ret total reddi de kapsar, vicdani ret
daha kapsayýcý bir þeydir. Bazý yorum farklarý var, asker kaçaklarý fiilen
retçi sayýldýðý için vicdani retçi sayýlabilir mi? Çünkü çok büyük bir
rakamdan bahsediyoruz, 400 bin gibi bir rakamdan bahsediyoruz. Tartýþýlan
konulardan bir tanesi de tam vicdani retten bahsedilmeye baþlanmýþken,
iktidar söylemi almýþken, tanýmý sahiplenmeye baþlarken, kavramý kullanmaya
baþlamýþken, ?biz politik olarak ne diyeceðiz?? noktasýnda bazý sýkýntýlar
yaþýyoruz þu anda. Sanýrým bu süreçte bu kavramlar üzerinde ve ne
yapacaðýmýz konusunda tartýþmaya devam etmek gerekiyor ve o söylemi de
acilen bulmak gerekiyor. Çünkü vicdani reddin iktidar tarafýndan
kullanýlmaya baþlanmasý total retçilerin linç edileceðinin resmidir.

AH: Yani vicdani ret yasasý gibi bir yasa oluþumunun çýkmasýyla birlikte
herhalde total retçiler tamamiyle yasal bir dayanaktan kopmuþ olacaklar.

MT: Tamamen kopmuþ olacaklar. Haklar baðlamýnda kopmuþ olmayacaklar, yani
total retçi politik mahkum olacaktýr ama sonuç olarak mahkum olacaktýr.
Çünkü Ýskandinav ülkelerinde bile total retçiler hapis yatýyorlar çok aðýr
koþullarda. Yani devlet vicdani ret yasasýný yaptýðý anda total retçileri
linç etme hakkýný da yanýna almýþ olacaktýr.

AH: Sen bir birey olarak bir total retçisin, beklentin nedir, ne olacak?
Yani önümüzdeki sürecin sana ne getireceðini bekliyorsun? Sence probleminin
hakkaniyete uygun çözümü nasýl olacak?

MT: Açýkcasý benim problemimin çözüleceðini düþünmüyorum, ben sanki
yakýnlarda tekrar hapise girecekmiþim gibi hissediyorum. Hakkaniyete uygun
bir çözüm olmasý için böyle bir isteðin olmasý gerekiyor, böyle bir istek
yok, devlet dediðimiz þeyde böyle bir istek asla olmaz, amacý hakkaniyet
deðildir, iyi yönetimdir. O yüzden böyle bir çözüm beklemiyorum. Beni neler
bekliyor? Ben yine cezaevine girmeden önce ne yapýyorsam onlarý yapmaya
devam edeceðim ve bir gün yaka silkip benim peþimi býrakýncaya kadar
herhalde ben de hep ortalarda olacaðým ve bu sorunlarla sürekli
yüzleþeceðim.

AH: Dil konusuna geri dönecek olursak, mesela içeride dilinin deðiþtiðini,
Foucault üzerinden konuþmak yerine daha günlük dile döndüðünden bahsettin az
önce. Bu dille fikrini deðiþtiren biri oldu mu cezaevinde?

MT: Mesela oðlunun askere gitmeyeceðini, göndermeyeceðini söyleyenler var,
veya çok ilginç bir þey var, 8 Mart akþamý 9 Mart?ta davanýn görüþüleceði,
dosyanýn görüþüleceði gün ve saat 10?dan sonra herkesin yataklarýnda olmasý
gerekiyor, koridora yakýn olan gündüz mekânýnda, kovuþlarýn oturma mekânýnda
birilerinin bulunmasý da yasak, sigortalar kapalý, ýþýklar sönük ve koridora
yakýn diye orada bir þeyler okunabiliyor, biraz ýþýk var. Ýki koðuþta Yasin
okundu benim için, hayýrlara vesile olmasý dolayýsýyla. Oysa ateistim ve
tanrýya inanmadýðýmý da biliyorlardý, eþcinsel olduðumu biliyorlardý,
kendileri için büyük bir günah diyebileceðim Ýslami motivasyonu olan
insanlar bunlar, bana Yasin-i Þerif?le destek verdiler. Tahliyem sýrasýnda
da bana sýký bir tecrit uygulanýyor olmasýna raðmen, yanýma gelmemeleri,
baðýra çaðýra gardiyanlar ya da görevli subay tarafýndan söylenmesine
raðmen, fýrsatýný bulanlar, o sýrada havalandýrmada olanlar sarýlýyordu.
Alkýþlarla çýktým içeriden, karþýlýðýnda bir sorun yaþayabileceklerini
bilmelerine raðmen o desteði gösterdiler. Bu aslýnda bir tür baþkaldýrý, hak
arama veya haksýzlýða karþý ses çýkarma noktasýnda bir yerin aþýlmýþ olduðu
anlamýna geliyordu. O zaman çok kazanmýþ hissettim kendimi.


[ 11 Nisan 2006 tarihinde Açýk Gazete programýnda yayýnlanmýþtýr.
Kaynak: http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&aid=13963 ]Vicdani
Retçi Mehmet Tarhan Açýk Gazete'nin konuðuydu. Vicdani Red kavramý ve
yaþadýklarý üzerine konuþtuk:
Avi Haligua: Merhaba, önce þunu sormak istiyorum, gözaltýna alýnmandan
sonraki hukuki süreç ne þekilde iþledi? Gözaltýna alýnmanýn ardýndan herhalde
cezaevine konuldun ve sonra neler yaþandý?

Mehmet Tarhan: www.mehmettarhan.com Aslýnda gözaltýna alýndýktan sonra
askerlik þubesinde geçmiþ bir güzel maceramýz var 6 saat kadar. Þubede 3-4
farklý þekilde benden imza almaya çalýþtýlar, orada kurtulmaya çalýþtýlar.
Ben inatla ?bu sorunu siz çýkardýnýz, sizin çözmeniz gerekiyor, beni dahil
etmemeniz gerekiyor, beni yataðýmdan alýp getirdiniz? dedim. Sonra Tokat?a
götürüldüm, Tokat?ta 4 saat kadar bekletildim, bu sýrada Pazar günü olduðu
için çarþýya çýkmýþ askerler toplandý, onlarýn önünde, ?toplu erat önünde
emre itaatsizlikte ýsrar? suçlamasýný saðlayabilecek ritüel oluþtu.

AH: Yani tekrardan askerlerin önünde sorulmasýyla mý gerçekleþiyor bu?

MT: Sorulmasýyla deðil, kýyafet veriyor, ?bu kýyafetleri giy? diye
emrediyor. Ben de ?vicdani retçiyim, bu kýyafetleri giymeyeceðim? diyorum.
Sonra cezaevi tabii, cezaevinde 88. maddeden dava açýldý, ?toplu erat
önünde, hizmetten tamamen sýyrýlmak maksadýyla emre itaatsizlikte ýsrar.?

AH: Sonra?

MT: 9 Haziran?da tekrar tahliye edildim, tahliyeden sonra tekrar
Tokat?a götürüldüm, ayný ritüeli tekrar yaþadým, ondan sonra tekrar Sivas
Cezaevi?ne geldim. Bir süre sonra iki dosya birleþtirildi ve 10 Aðustos?ta 4
yýl ceza aldým her birinden ikiþer yýl olmak üzere. Ondan sonra dosya
Yargýtay?a gitti, Yargýtay beni ?Yehova Þahidi Vicdani Retçi Mehmet Tarhan?
olarak tanýmladý.

AH: Neden böyle bir þey söylediler, senin böyle bir ifaden var mýydý?

MT: Yok, sanýrým konuyla ilgili ciddiyetsizliklerini göstermek istediler,
devlet o kadar hata yapar mý bilmiyorum. Çürük raporu verilmesi yönünde,
fiziksel muayenenin yapýlmasý gerektiði yönünde bir karar verdi ve kararý
bozdu. Ne bizim itirazlarýmýza, ne Yargýtay Baþ Savcýsý?nýn itirazlarýnýn
hiçbirine cevap vermedi Yargýtay.

AH: Yargýtay Baþ Savcýsý?nýn itirazý ne yöndeydi?

MT: Cezanýn yüksek olduðu vs. bir sürü hukuki itiraz vardý.

AH: Davanýn kendisine deðil, içeriðine itiraz?

MT: Tabii, çünkü ilk kez bu kadar aðýr bir itiraz veriliyor bir vicdaný
retçiye, genelde 87. maddeden dava açýlýr ve daha hafif cezalar çýkar.

AH: Cinsel kimliðin daha aðýr bir ceza almanda etkili oldu mu sence?

MT: Zaten gerekçeli kararda þöyle yazýyor, ?çürük raporu alabilecek olmasýna
raðmen fiziksel muayeneyi reddetmesi saikinin aðýrlýðýný gösterir? diyor ve
?asgari hadden uzaklaþmayý? bununla açýklýyor. Tabii beraberinde baþka
þeyler de var. Elbette cinsel kimliðimin etkisi var ve inatla çürük raporu
almayý reddetmemin... Sonrasýnda Yerel Mahkeme direndi, 15 Aralýk tarihli
kararýyla direndi. Bu süre boyunca ben, ne zaman bana tecavüz edecekler diye
bekledim, o fiziksel saldýrý ne zaman olacak diye bekledim, çünkü öyle bir
hava estirildi.

AH: Sürekli bir þekilde korku içindeydin yani?

MT: Evet, benim için en aðýr dönemdi içeride geçirdiðim. Sonrasýnda Yerel
Mahkeme direnince Daireler Genel Kurulu?na gitti ve 9 Mart?ta tahliye kararým
geldi ama gerekçeli kararý hâlâ görmedik.

AH: Bu süreç içinde cezaevinde zamanýný nasýl geçirdin? Vicdani reddi
reddedebilir ve çürüp raporu alýp, bu iþten sýyrýlabilirdin. Ne yaptýn da
bunu aþtýn?

MT: Aslýnda cezaevinde geçirdiðim süre boyunca herkesin yaptýðý þeyleri
yaptým, kitap okudum, insanlarla muhabbet ettim, Ali?ye kaldýðým süre
içinde, televizyon izledim, radyo dinledim, dizi seyrettim. Orada hayat bir
tür rutine baðlýyor ve hergün neredeyse benzer bir tekrar yaþayarak devam
ediyor. Telefon saatleri, havalandýrma saati, benim gazete okuduðum saatler,
genellikle hep öðleden sonra gazete okumuþumdur, öðle gibi gazete gelir ve
ben onlarý reklamlarýna kadar okurum. Çünkü sadece 3 gazete alabiliyordum,
Yeni Þafak, Milliyet ve Radikal. Radikal hiç gelmiyordu ya da çok nadir
geliyordu.

AH: Üç gazeteyi senin seçme hakkýn var?

MT: Ýlk açlýk grevinden sonra gazetelerim gelmeye baþladý. Aslýnda herkes
istediði gazeteyi alabilir ama Radikal bile gelmiyordu, o yüzden ben de çok
ortadan gazeteler seçtim.

AH: En azýndan gazete okuyabilmek için.

MT: Evet. Zor olan, hücrede vakit geçirmekti.

AH: Hücreye niye konuldun?

MT: Saç sakal traþý olmadýðým için konuldum, düzeni bozuyormuþum.
Sonuncusunda çok komik, televizyonu olmayan bir koðuþa televizyonumu
verdiðim için 10 gün hücreye konuldum. Ayný günlerde de, o günlerde
cezaevinde televizyon izlememe durumu oluþtu, televizyon saatlerinin
kýsýlmasýný protesto ediyordu tutuklular, ayný günlerde bu eylemi
örgütlemekle suçlandým ama ceza televizyon vermekten geldi. Televizyon
izlememeyi örgütleyen birisinin televizyonunu verdiði için ceza almasý gibi
komik durumlar çýktý ortaya.

AH: Diðer mahkumlardan çok da farklý bir muamele görmedin ya da diðer
mahkumlar da üç aþaðý beþ yukarý ayný muameleye tâbi, bir çeþit eþitlikten
bahsedebiliriz herhalde.

MT: Ýlk baþlarda eþitlik için mücadele etmem gerekti, o dönem hem fiziksel
þiddete maruz kaldým hem mesela çay makinem yoktu, televizyonum yoktu,
radyom yoktu, bütün iletiþim kanallarým kesilmiþti. Ýlk açlýk grevi
sonrasýnda bu haklarýmý kazandým, eþitliði kazandým. Sonrasýnda ise,
özellike 2006?nýn baþýndan itibaren diðer mahkumlardan daha iyi durumdaydým,
tecridi saymazsam.

AH: Dýþarýdaki insanlarýn ilgilenmeye baþlamasýyla baðlantýlý mý?

MT: Tabii ki, baþýma bir þey gelirse ya da herhangi bir hakkým gasp
edildiðinde bir þekilde karþýlarýna gelecekti onlarýn. O yüzden görece bir
rahatlýk vardý, bu rahatlýk ayný zamanda diðer tutsaklarý bana karþý
kýþkýrtmakta da kullanýlýyordu. Arada bir fark yaratarak diyaloðu kesen bir
þeydi. ?Rahattým? dediðim de þu, kupam vardý benim mesela, çay kupam vardý.

AH: Kendine ait bir eþya?

MT: Evet. Kimsenin öyle kendine ait bardaðý yoktu, ya da vejetaryan olduðum
için bazen kantinden aldýðým gýda maddelerini dolapta saklayabiliyordum,
çünkü bazen tamamen etli geliyor yemekler, vs.

AH: Rahatmýþ!

MT: Aslýnda diðer tutuklularýn da sahip olmasý gereken þeyler. Son
rahatlýðým da çakmak taþýyabiliyordum, diðerleri gardiyanlardan istiyorlardý
çakmaðý.

AH: Benim merak ettiðim bir þey de þu; dýþarýda, cezaevi dýþýnda vicdaný
retle ilgili bir anlatma zorluðu yaþandýðýna dair de bir hava var, içeride
ise diðer mahkumlarla konuþtuðunda bunun daha anlaþýlabilir kýlýndýðýna dair
baþka þeyler okuyabiliyoruz. Bu fark neden kaynaklanýyor sence?

MT: Bir kere içerideki tutsaklarýn büyük bir kýsmý ya firar, ya izin
tecavüzü diye tanýmlanan ya da telefon yakalattýðý için yakalanan kiþiler.
Ýçeride iken ayný tarafta görünüyorsunuz. O iktidar çok belirgin bir þekilde
ortada ve öyle bir ortaklýk kurulabiliyor.

AH: Kendiliðinden bir saflaþma oluyor yani?

MT: Evet ve kabule yakýn davranýyorlar. Ýkincisi, bu insanlar ordudan ciddi
þekilde þiddet görüyorlar, hem birliklerinde görmüþler, hem devamýnda
cezaevi sürecinde þiddet görüyorlar. Bu yüzden askerlik yapmama fikri iyi
geliyor onlara. Tabii dille de ilgisi var, içeride bizim dýþarýda
kullandýðýmýz o kitabi dili kullanmýyoruz, gerçekten iletiþime
geçebiliyorsun bu kiþilerle, onun da etkisi oluyor.

AH: Dilin biraz daha yüksek olmasýyla mý baðlantýlý?

MT: Kesinlikle öyle. Ýlk baþlarda dilsizdim, konuþamýyordum artýk. Cezaevi
sürecinde öðrendiðim þeylerden bir tanesi bu, çok þablon bir þekilde
söylemeye baþladým. ?Ýnþallah? sözcüðü dinsel deðildir, kültüreldir. TC?nin
uluslaþmasý sürecinde Osmanlýca?yý, Arapça ve Farça kelimeleri kesip acayip
bir kýsýr dil çýkarmamýz gibi, antimilitalist okumalarla birlikte tamamen o
kültürden uzak garip bir dil kullanmaya baþlýyoruz. Yani cezaevinde yeni
tanýþtýðým insanlara -ilkokul mezunu ya da deðil ya da lise mezunu ama bu
konuyla hiç ilgisi yok- tutup iktidarý Foucault?nun diliyle anlatamam, o
varolan dili kullanarak anlatmam gerekiyor. Mesela Foucault isminden
bahsederek yabancýlaþtýrmamam gerekiyor diyaloðu. Vicdaný retin, savaþlarýn
durmasýnýn tek yolunun aslýnda insanlarýn savaþmamasý, savaþmayý reddetmesi
olduðunu örneklerken, Birinci Dünya Savaþý?nda Ýngiltere?de yaþanan þeyleri
anlatmaktansa Bosna Savaþý sýrasýndaki Sýrp retçiler ya da Birinci Çeçen
Savaþý sýrasýndaki Rus retçiler ve onlarýn annelerinin hareketini anlatmak
çok daha etkili oluyor.

AH: Kültürel örnekler seçmekle de baðlantýlý, yani Batý yerine Doðu?dan
örneklerin daha çok iþe yaradýðýný görüyoruz.

MT: Çeçen ya da Bosna savaþý hakkýnda, orada karþýlaþtýðýn kuþaðýn ciddi
bilgisi var.

AH: Bir çok vicdani retçinin görmezden gelindiðini biliyoruz, vicdani
retçiler genellikle dýþarýda olduklarý, kaçak olduklarý süre içinde devlet
tarafýndan yakalanmýyorlar ve iki arada bir derede bir hayat yaþamaya devam
ediyorlar. Senin durumunda böyle olmadý, seni tutuklamayý tercih ettiler.

MT: Bana o anlamda özel muamele gösterildiðini düþünmüyorum, çünkü biz hep
ortada olduk, eylemlerde de bulunduk, bizim yaptýðýmýz eylemlerde en azýndan
5-10 tane vicdani retçi birarada bulunur çevresi polislerle sarýlmýþ ama
alýnmazdý. Bu görmezden gelme politikasý bizi marjinalize ediyor ve söz
söyleyemez hale getiriyor, dilsizleþtiriyor. Çünkü kahrolasý bir kurban
üzerinden muhalefet geleneði var, onu yýkmamýzý engellemiþ oluyor. Ýkincisi,
içerideki retçi, politik bir figüre dönüþüyor ve bir çok diplomatik alanda
da kullanýlýyor, hem uluslararasý kamuoyu, hem de devletler sistemi de
kullanýyor. Bu anlamda sýkýntýlara neden olabiliyor. O yüzden içeri almamayý
tercih ediyor. Benim cezaevine girmemin nedeni herhalde askerlik þubesindeki
katýr inadýmdýr. Çaresiz kaldýlar.

AH: Ýçeri koymak dýþýnda hiçbir yol kalmamýþ oldu.

MT: Ayrýca þu da var, çürük raporu için de çok yoðun baskýlarla karþýlaþtým
ve bu baskýlar her zaman asýk yüzlü baskýlar deðildi, çok güler yüzlü
telkinler de vardý. Ama ben o raporu da almayýnca, en son geriye kalan çare
içeride almaktý.

AH: Tam olarak neye karþý olduðun için bunu yaptýn? Sonuçta yaþadýðýn ciddi
bir süreç var, cezaevi, mahkemeler, vs. bunlarýn hepsi çok yýpratýcý bir
süreç insan için.

MT: Aslýnda bir þeye karþýlýk üzerinden konumlandýrarak olmadý, benim bir
yaþam kurgum var ve sürdürdüðüm hayatý nasýl istiyorsam öyle sonlandýrmak
istiyorum, sonuna öyle ulaþmak istiyorum. Bana verilmiþ bir süreyi geçirmeye
çalýþarak yaþamýyorum. Öleceðim ana kadar olacak süreyi gerçekten istediðim
gibi, güzel yaþamak istiyorum. Ama burada en önemlisi iç huzurumu yaþamak
istiyorum, yalan söylemeden, dürüst olarak, kendime de yalan söylemeden. En
önemsediðim þey, insanlarýn gözünün içine bakabilmek, içi baþka dýþý baþka
dediðimiz bir yaþam sürerken kimsenin gözünün içine bakamam ve kimsenin
benim gözlerimin içine bakmasýný da talep edemem. Aslýnda bu yüzden, bütün
bu olanlar, çünkü þuna inanýyorum; savaþ kötüdür, savaþ sadece silahlý
mücadele deðildir, silahlý çatýþmalarýn olmadýðý dönemler barýþ anlamýna
gelmez, barýþ baþka bir þeydir, barýþýn tanýmýný biraz daha farklý kurmak
gerekiyor. Militarizme içkin bütün o hiyerarþik yapýlanmalarý hayatýmýzdan
sildiðimizde ancak barýþa ulaþabileceðiz ve ben kendi hayatýmda bunu
oluþturmaya çalýþýyorum, ben barýþý yaþamaya çalýþýyorum, bu sýrada
kaçýnýlmaz olarak askerliði de reddediyorum, antiheteroseksist çalýþmalar da
yapýyorum. Bunlar zorunluluk.

AH: Bir yandan da gidip 6 ay askerliðini yapmýþ olsaydýn bu senin hayatýnda
çok daha kýsa bir süreyi kapsayan ve geçip gitmiþ, geride kalmýþ bir þey
olarak da kalabilirdi. Sen tersine, üzerine gitmeyi tercih ettin ve verilmiþ
olan ya da yaþadýðýn sürenin daha büyük bir kýsmýný daha büyük bir problemle
geçirmek durumunda kaldýn. O yüzden karþýlýk terimini kullanmayý uygun
görmüþtüm.

MT: 6 ay deðil, 15 ay istiyorlardý benden, üniversite mezunu deðilim, ama þu
var ki, hayatýmdan zamaný vermektense o hayatý belki daha kötü koþullarda da
olsa kendim yaþamayý tercih ederim.

AH: Sen cezaevinde yatarken bu arada Osman Murat Ülke?nin davasý AÝHM?de
görüldü ve TC aleyhinde bir karar çýktý. Hemen ardýndan da senin cezaevinden
tahliye edildiðin haberi geldi. Bu arada bunun yanýnda bir vicdani ret
yasasý tasarýsýnýn hazýrlandýðý ve yakýnda Meclis?e sunulacaðýna dair
haberler çýkmaya baþladý. Bütün bu sürecin bu kadar hýzlanmasý AÝHM ile mi
baðlantýlý yoksa vicdani retçi sayýsýnýn artmasý ya da problemin artýk bir
þekilde çözüme ulaþtýrýlmasý gereðiyle mi baðlantýlý?

MT: Bir problem çözmek istiyorlar, ama çözülmek istenen þu; AB sürecinde
bazý iþler yapmak zorundalar, þu andaki AÝHM?den bir daha ceza almayalým
motivasyonuyla bazý þeyler yapacaklar. Bu sürecin hýzlanmasý AB süreciyle
ilgili diye düþünüyorum. Ýkincisi de gerçekten görünürüz artýk, hani
manyaðýn biri deðil, Irak savaþý süreci öncesinde mitinglerde en çok
kullanýlan sloganlardan bir tanesi idi ?öldürmeyeceðiz, ölmeyeceðiz,
kimsenin askeri olmayacaðýz?, bütün gruplar da kullanabiliyordu bunu
rahatlýkla. Aslýnda böyle bir zemin oluþmaya baþlamýþtý, bu rahatsýz edici,
o yüzden bir önlem alýnmasý gerekiyor.

AH: Yani çýkacak olan yasanýn iþlevli olmayacaðýna dair bir inancýn var?

MT: Kesinlikle iþlevli olmayacak. Çýkacak yasa sadece AÝHM?e gidecek
dosyalarýn önünü kesmek ve ceza çýkmasýný engelleyici bir þey olacak. Bunun
için bir kaç seçenek var, bunlardan bir tanesi Yunanistan?ýn yaptýðý gibi
kimsenin vicdani retçi olduðuna ikna olmayan bir vicdani retçi komisyonu
kurmak olabilir.

AH: Biraz daha açar mýsýn?

MT: Reddi kanunlarýna almakta çok direndi Yunanistan, þu anda AB üyesi olup
en çok direnenlerden birisi. Vicdani reddi yasalarla belirlerken bir
komisyon oluþturdu savunma bakanlýðýna baðlý. Vicdani retçi kiþi gidiyor,
oraya baþvuruyor, o komisyonu ikna etmeye çalýþýyor, gerçekten vicdanen
reddettiðine ikna ediyor ve ondan sonra o statüyü kazanýyor ve sivil hizmet
yapýyor. Ýþin komik tarafý, bu komisyon kimseye ikna olmuyor, çok arada
sýrada, nadiren bir ikna olma durumu yaþýyor, o da yaþý geçmiþ kiþiler vs.

AH: Askerlikle baðlantýsý bir þekilde kopacak olanlara yönelik herhalde?

MT: Evet ve karþýlýðýnda da çok cezalandýrýcý, uzun süreli bir sivil hizmet
alternatifi sunuyor. Türkiye?nin diðer seçeneði, gerçekten uzun süreli ve
cezalandýrýcý, kötü olarak algýlanabilecek bir süreç, ekstra bir hizmet
yaptýrmak, aðýr koþullarda çalýþtýrmak olabilir. Bir diðer seçenek de, AÝHM
?doðrudan vicdani ret yasasý yapýn? demiyor, ?vicdani reddini açýklamýþ
kiþileri emre itaatsizlikle yargýlamayýn? diyor. O yüzden bir yasa koyup
vicdani retçiler 5 yýl hapis yatar gibi bir þey de diyebilir. Þu andaki
motivasyonla bir tür çözüm olabilir bu. Yine diplomatik anlamda AB sürecinde
Türkiye?yi sýkýntýya sokar böyle bir ceza sistemi, o yüzden pek bu yola
gideceklerini düþünmüyorum.

AH: Þu an senin hukuken durumun nedir? Nasýl geçiniyorsun, nasýl
barýnýyorsun, halet-i ruhiyen ne, neler kaybettin, neler kazandýn bu süreç
içinde?

MT: Þu anda firariyim, çünkü 10 Mart geceyarýsýna kadar Tokat?taki birliðe
gitmem istendi, ?vicdani retçiyim gitmeyeceðim? dedim ama ?sen yine de git?
dediler.

AH: Tokat?a gitmeyeceðini biliyorlardý.

MT: Tabii, defalarca açýk bir þekilde söyledim. 19.3 YTL verdiler o da
ordunun eþcinsellere yönelik ayrýmcý ve aþaðýlayýcý tavrýna karþý
mücadelelerinde kullanmak üzere ordunun baðýþý olarak Lambda Ýstanbul?un
hesabýnda o para. Hukuksal durumum bu, gerekçeli karar çýkmadýðý için tam
olarak durumumu da bilmiyorum ama yakalandýðým anda 1 yýldan baþlayan bir
cezalandýrma ile karþý karþýya kalacaðým anlamýna geliyor. Kimliksiz
yaþýyorum, her an yakalanabilirim, yarýn tekrar cezaevinde olabilirim,
düzenli bir iþ bulamýyorum tabii ki, þu anda arkadaþýmýn evinde kalýyorum,
bir yere gittiðimde arkadaþlarýmla birlikte gidiyorum vs. öyle yaþýyorum.

AH: Vicdani ret sonuç olarak bir kavram ve bunun altýnýn her ülkede baþka
þekilde dolduðunu az önceki örneklerden görebilmek mümkün. Yani vicdani ret
kavramý üzerine genel bir uzlaþý var mý? Yani vicdani retçilerin üzerinde
uzlaþtýðý, tüm retçilerin buluþtuðu temel noktalar neler oluyor bu durumda?

MT: Þu anda iletiþim halinde olduðum vicdani retçilerin neredeyse tamamý
total retçi.

AH: Ýkisinin ne farký var?

MT: Vicdani redin tanýmý çok geniþ, kiþinin, dini, politik, ahlaki, herhangi
bir nedenle, ben bunun içine ekonomiyi bile katýyorum, askere gitmeyi
reddetmesidir. Bu tanýmý yaptýðýmýz zaman asker kaçaklarý da fiilen retçidir
aslýnda. Total red ise antimilitarist durumudur, yani her türlü militarist
örgütlenmeyle iþbirliðini keseceðini ifade eder. Bu yüzden de sivil hizmet
alternatifini öngörmez. Üzerinde anlaþýlan yön bu, vicdani ret ile total ret
birbirinden farklýdýr ama vicdani ret total reddi de kapsar, vicdani ret
daha kapsayýcý bir þeydir. Bazý yorum farklarý var, asker kaçaklarý fiilen
retçi sayýldýðý için vicdani retçi sayýlabilir mi? Çünkü çok büyük bir
rakamdan bahsediyoruz, 400 bin gibi bir rakamdan bahsediyoruz. Tartýþýlan
konulardan bir tanesi de tam vicdani retten bahsedilmeye baþlanmýþken,
iktidar söylemi almýþken, tanýmý sahiplenmeye baþlarken, kavramý kullanmaya
baþlamýþken, ?biz politik olarak ne diyeceðiz?? noktasýnda bazý sýkýntýlar
yaþýyoruz þu anda. Sanýrým bu süreçte bu kavramlar üzerinde ve ne
yapacaðýmýz konusunda tartýþmaya devam etmek gerekiyor ve o söylemi de
acilen bulmak gerekiyor. Çünkü vicdani reddin iktidar tarafýndan
kullanýlmaya baþlanmasý total retçilerin linç edileceðinin resmidir.

AH: Yani vicdani ret yasasý gibi bir yasa oluþumunun çýkmasýyla birlikte
herhalde total retçiler tamamiyle yasal bir dayanaktan kopmuþ olacaklar.

MT: Tamamen kopmuþ olacaklar. Haklar baðlamýnda kopmuþ olmayacaklar, yani
total retçi politik mahkum olacaktýr ama sonuç olarak mahkum olacaktýr.
Çünkü Ýskandinav ülkelerinde bile total retçiler hapis yatýyorlar çok aðýr
koþullarda. Yani devlet vicdani ret yasasýný yaptýðý anda total retçileri
linç etme hakkýný da yanýna almýþ olacaktýr.

AH: Sen bir birey olarak bir total retçisin, beklentin nedir, ne olacak?
Yani önümüzdeki sürecin sana ne getireceðini bekliyorsun? Sence probleminin
hakkaniyete uygun çözümü nasýl olacak?

MT: Açýkcasý benim problemimin çözüleceðini düþünmüyorum, ben sanki
yakýnlarda tekrar hapise girecekmiþim gibi hissediyorum. Hakkaniyete uygun
bir çözüm olmasý için böyle bir isteðin olmasý gerekiyor, böyle bir istek
yok, devlet dediðimiz þeyde böyle bir istek asla olmaz, amacý hakkaniyet
deðildir, iyi yönetimdir. O yüzden böyle bir çözüm beklemiyorum. Beni neler
bekliyor? Ben yine cezaevine girmeden önce ne yapýyorsam onlarý yapmaya
devam edeceðim ve bir gün yaka silkip benim peþimi býrakýncaya kadar
herhalde ben de hep ortalarda olacaðým ve bu sorunlarla sürekli
yüzleþeceðim.

AH: Dil konusuna geri dönecek olursak, mesela içeride dilinin deðiþtiðini,
Foucault üzerinden konuþmak yerine daha günlük dile döndüðünden bahsettin az
önce. Bu dille fikrini deðiþtiren biri oldu mu cezaevinde?

MT: Mesela oðlunun askere gitmeyeceðini, göndermeyeceðini söyleyenler var,
veya çok ilginç bir þey var, 8 Mart akþamý 9 Mart?ta davanýn görüþüleceði,
dosyanýn görüþüleceði gün ve saat 10?dan sonra herkesin yataklarýnda olmasý
gerekiyor, koridora yakýn olan gündüz mekânýnda, kovuþlarýn oturma mekânýnda
birilerinin bulunmasý da yasak, sigortalar kapalý, ýþýklar sönük ve koridora
yakýn diye orada bir þeyler okunabiliyor, biraz ýþýk var. Ýki koðuþta Yasin
okundu benim için, hayýrlara vesile olmasý dolayýsýyla. Oysa ateistim ve
tanrýya inanmadýðýmý da biliyorlardý, eþcinsel olduðumu biliyorlardý,
kendileri için büyük bir günah diyebileceðim Ýslami motivasyonu olan
insanlar bunlar, bana Yasin-i Þerif?le destek verdiler. Tahliyem sýrasýnda
da bana sýký bir tecrit uygulanýyor olmasýna raðmen, yanýma gelmemeleri,
baðýra çaðýra gardiyanlar ya da görevli subay tarafýndan söylenmesine
raðmen, fýrsatýný bulanlar, o sýrada havalandýrmada olanlar sarýlýyordu.
Alkýþlarla çýktým içeriden, karþýlýðýnda bir sorun yaþayabileceklerini
bilmelerine raðmen o desteði gösterdiler. Bu aslýnda bir tür baþkaldýrý, hak
arama veya haksýzlýða karþý ses çýkarma noktasýnda bir yerin aþýlmýþ olduðu
anlamýna geliyordu. O zaman çok kazanmýþ hissettim kendimi.


[ 11 Nisan 2006 tarihinde Açýk Gazete programýnda yayýnlanmýþtýr.
Kaynak: http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&aid=13963 ]

_______________________________________________
A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr


A-Infos Information Center