A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) Karl Korsch: Anarþizm'in Marksist Dostu - A.R. Giles-Peters

Date Sat, 8 Apr 2006 21:58:22 +0200 (CEST)


"Karl Korsch: Anarþizm'in Marksist Dostu"
A.R. Giles-Peters tarafýndan yazýlan bu makale,
ilk kez Avustralya?daki Kýzýl&Kara (red&black)
dergisinin 5. sayýsýnda, Nisan 1973?te yayýnlanmýþtýr.
............................................
Bugün ?yeni sol? tarafýndan yeniden keþfediliyor olan
Karl Korsch (1886-1961) sol-komünizmin en önemli
teorisyenlerinden biriydi. 1920?lerin Marksizm?inin üç
ana teorisyeni -Gramsci, Lukacs, Korsch- arasýnda
Korsch anarþizme en fazla ilgi duyanýydý ve dahasý,
bence (dönemin) en üstün Marksisti?ydi.
1920?lerin Marksistleri anarþizme diðer bütün
dönemlerdeki Marksistlerden tamamen farklý bir yönden
ilgi duydular. Bunun nedeni Marksizm?in 1.D.S.
ardýndan gelen kýsa bir dönem boyunca, Marx?tan beri
olmadýðý ve bir daha da hiç tekrar olmayacaðý þekilde
(gerisinde köylü ulusalcý devrimlerine temel olan bir
ideoloji býrakarak), devrimci bir doktrin olmasýydý.
Bu kýsa dönemde Rus Devrimi kara ve kýzýl?ýn bütün
tonlarýndan sol kanat entelektüeller için bir birleþme
noktasý oldu ve bunlar anarþist iþçilerle ve
sendikalist karakterdeki sosyalist iþçilerle
birleþerek Üçüncü Enternasyonal?in yeni partilerinin
temelini oluþturdular. Ýspanya dýþýnda her yerde
anarþist ve sendikalist örgütler yerlerini hýzla iþçi
sýnýfý hareketini kontrol çabasýndaki bürokratik
devletçi sosyalist örgütlenmelere dönüþen bu partilere
kaptýrdýlar. Bu deðiþim boyunca Rus Devriminin
baþlangýçtaki vaatlerine baðlý kalan anarþistler,
sendikalistler ve sol-sosyalistler, partinin egemen
örgütlülüðü tarafýndan, devrimci bir hareketi
yaratabilecek tek güç olan iþçi sýnýfý ile
baðlantýlanmaktan alýkondular, yalýtýldýlar ve tasfiye
edildiler. Karl Korsch da bu sürecin zarar
verdiklerinden biriydi.
Ýþçi konseylerini desteklese de, ve hapishanede
sendikalistler ile yakýnlaþmaya baþlamýþ olsa da,
Gramsci, Komintern?in sol bir karþýtý olmadý. Bunun
nedenleri ; ilkin Ýtalyan sorunun devrim deðil faþizme
karþý savunma olmuþ olmasý; ikinci olarak,Gramsci?nin
Alman aþýrý-solu ile baðlantýlý olan Bordiga?nýn soyut
solculuðuna karþý olmasý; ve üçüncü olarak da
tutsaklýðýnýn Gramsci?yi korumuþ olmasý ve
enternasyonal hareketin geçirdiði þiddetli
sarsýntýlardan yalýtýlmýþ olmasý olarak görülebilir.
Korsch?un ve Lukacs?ýn durumlarý daha açýktýr.
Lukacs yarý-feodal bir ülkedeki(Macaristan), marjinal
bir burjuva grubunun (Yahudi entelijansiyasý) bir
üyesiydi. Her ne kadar sendikalizmini Sorel?den almýþ
olan bir entellektüel olan Szabo?dan etkilenmiþ de
olsa 1917 öncesinde asýl ilgi alaný esas olarak
edebiyattý. Þaþýrtýcý olmayan bir þekilde bir devrimci
olarak ilk konumu ütopyacý ve soyut bir biçimi olan
aþýrý-sol bir noktaydý; onun daha sonra neredeyse
sosyal-demokrat, ?sað-kanat? bir konuma kayýþý(Blum
Tezleri 1929), Macaristan?ýn ancak 1945 gibi bir
tarihte feodal bir ülke olmayý býraktýðý düþünülürse
daha net anlaþýlabilir. Diðer yandan her ne kadar
kýsmi ve ?samimiyetsizce? olduðu iddia edilse de,
Stalinizm ile uzlaþmasýný baðýþlamak zordur.

Korsch?un savaþýn sonunda, iþçi hareketi hakkýndaki
kavrayýþý Lukacs?ýnkinden tamamen farklý bir þekilde
oluþmuþtu. Ekonomi, hukuk, sosyoloji ve felsefe
konularýnda birçok üniversitede eðitim gördükten sonra
1911?de hukukbilim doktoru oldu ve Fabyan topluluðuna
katýlacaðý ve sendikalist ve Lonca sosyalizmi
hareketleri üzerine çalýþacaðý Ýngiltere?ye gitti. Bu
sýrada, sosyalizmi kapitalizmin ulusallaþtýrma yoluyla
ortadan kaldýrýlmasý olarak tanýmlayan, sosyalizmin
geliþini kaçýnýlmaz gören ve Marksizm?i iþçi
hareketinin pratiðinden ayrý salt bir ?bilim? olarak
deðerlendiren Marksist ortodoksiyi çoktan reddetmiþti.
Bu ortodoksiye muhalefeti Korsch?un ilgisini,
bireylerin sosyalizme eðitim yoluyla hazýrlanmasýna
dayanan Fabian?ýn yönelimine ve hem devrimin hem de
sosyalist ekonominin idaresinin temeli olarak
iþçilerin bilinçli eylemliliði üzerindeki sendikalist
vurguya yöneltti. En erken makalelerinden beri
sosyalizm mücadelesinde bilinçliliðin rolünü ve iþçi
sýnýfýnýn öz-eylemliliðini vurguladý. Savaþýn
ardýndan, iþçi kontrolü ile birleþtirilmiþ
sosyalizasyon taslaklarý üzerinde çalýþarak
fikirlerini geliþtirdi.

1914-18 savaþýnýn baþlangýçýnda Alman ordusunda askere
alýndý ve cepheye gitti, fakat savaþa karþýydý, ve iki
kere yaralandýysa da asla silah taþýmadý. Savaþ
karþýtý sosyalist hareketin oluþmasýný memnuniyetle
karþýladý ve savaþýn ardýndan Baðýmsýz Sosyalist
Parti(USDP)?ye katýldý. Hâlâ ?ortodoks? ve
?revizyonist? Marksizme karþý olduðundan, o zamanlar
üçüncü bir akýmýn, ?Uygulanabilir-maddi [ana metinde
?practical?] sosyalizm?in, Luxemburg ve Lenin
tarafýndan kurulduðuna ve temsil edildiðin inandý. Bu
akýma göre sosyalizme geçiþ ?bilinçli bir insan
eylemi?idi. Korsch 1924?te devrimci eylemi devrimci
bir kitle partisinin eylemi olarak görecek kadar
Leninistleþmiþti fakat yine de partiyi iþçi
konseylerinin doðrudan demokrasisi hedefinin bir aracý
olarak görüyordu. USPD?nin çoðunluðu ile birlikte
komünist partiye(KPD) katýlmýþ olsa da Moskova?nýn
birleþme için önerdiði yirmi bir koþula itiraz etti;
özellikle de partideki kitlelerin kontrolünün dýþýnda
örgütlenecek olan paralel bir illegal örgüt talebine
karþý çýktý.

Çekincelerine raðmen Korsch, hýzla KPD?nine
liderlerinden biri olarak yükseldi. Parti dergisinin
bir editörü ve Reichstag?ta temsilci oldu. *********.
Ne var ki bu durum çok kýsa sürede deðiþecekti;
1923?ten sonra açýk bir þekilde KPD?nin sol
kanadýndaydý. 1923 yýlýnda yazdýðý Marksizm ve Felsefe
adlý kitabý 1924?te Komünist Enternasyonal?in yürütme
komitesi tarafýndan alenen kýnandý ve 1925?te
editöryal konumundan alýndý; 1926?da da KPD?den
atýldý. Mattick?e göre Korsch, her zaman yeni ortaya
çýkmakta olan Rus devletine karþý eleþtirel tavrýný
korumuþ olsa da, gericiliðin bütün güçlerinin ona
karþý seferber edildiði, Rus devriminin ilk
dönemlerinde, bir devrimcinin onu desteklemek zorunda
olduðuna inandý. Dahasý, her ne kadar Rus devrimi
kapitalist bir devrim olmak zorunda olsa da (onun
görevi az geliþmiþ Rusya?da sermayeyi ve proletaryayý
geliþtirmekti), eðer dünya sistemindeki bu çatlak
Almanya?ya üzerinden batýya doðru geniþletilebilseydi
hala devrimci bir önemi olabilir demekti. Bir kez
Rusya Almanya ve diðer kapitalist güçlerle uzlaþmaya
vardýðýnda ve Komünist Enternasyonal?i kendi ulusal
amaçlarýnýn dýþ politika aracýna dönüþtürdüðünde ise
bir devrimcinin Rusya ile ayrýþmasý gerekirdi. O da bu
nedenle, 1926?da yeni Rus bürokrasisine ve onun Alman
müttefiki KPD?ye karþýt olan bir aþýrý sol grubuna
?Kararlý Sol? grubuna katýldý. Bunun öncesinde bile,
Rus proletaryasýnýn Bolþeviklerden kopmasý gerektiðine
inanan Rus partisi içindeki ?Demokratik Merkeziyetçi?
gruptan Sapranov ile iliþkisi vardý. (Bu sorunlar
üzerine Korsch?un fikirleri Mattick?in Fransýzca
yazýlmýþ makalesinde bulunabilir. Çok benzer görüþler
Guy Debord?un yazdýðý Gösteri Toplumu?nun ?Özne ve
Temsil Olarak Proletarya? adlý bölümünde bulunabilir.)


Ne yazýk ki Korsch?un Bolþevizm üzerine yazdýðý
politik makaleleri henüz Ýngilizce?ye çevrilmiþ deðil.
Diðer yandan Marksist teori üzerine olan makaleleri
Ýngilizce de mevcut, ve bunlar kopuþun neden
gerçekleþtiði konusunu açýklýyor. Korsch, 1923 tarihli
çalýþmasý Marksizm ve Felsefe?de, týpký Lenin?in
?Devlet ve Devrim?inde (diðer Bolþevikler tarafýndan
zamanýnda ?anarþist? ilan edilmiþ bir broþür) devlet
konusunda Marksist yaklaþýmý yeniden biçimlendiriþi
ile ayný yol ve ayný devrimci hedeflerle bu sorun
hakkýndaki doðru Marksist konumlanýþý ?düzeltmeye?
çalýþtýðýný iddia etti. Gerçekte onun yaptýðý þey
Marksizm?in nasýlda iþçi hareketinin bir ideolojisi
haline geldiðini göstermekti: Korsch için Marksizm
1848 öncesi dönemdeki ?felsefi? biçiminde olsun ya da
1848 sonrasý ?bilimselci? biçiminde olsun, ne bir
bilim ne de bir felsefe deðildi, fakat ya devrimci bir
proleter eylemliliðinin teorik bilinçliliði ya da
pratik ile iliþkisi olmayan veya karþý-devrimci bir
pratiði kamufle eden ?Marksist? bir ideolojiydi. Bütün
bunlar Kautsky?nin ortodoks Marksizm?ine karþý sert
saldýrýlarýn ve bunun ardýndan da Ýkinci ve Üçüncü
Enternasyonalin eleþtirisinin çerçevesi içine
yerleþtirilir, der Korsch. Bunu söylemekle Korsch,
Alman ya da Rus, Sosyal demokratik ya da Bolþevik,
bütün Marksist ortodoksiyi alaþaðý etmiþ oluyordu.

Korsch 1930?da bir karþý eleþtiri yazma meselesini
yeniden ele aldýðýnda, artýk nelerin olmuþ ve bitmiþ
olduðu konusunda netti. Kendisine haber verilmeden,
Kautsky ve Plehanov?un tezleri üzerinde temellerini
bularak yeni ortaya çýkmakta olan Marksist-Leninist
ortodoksiden sapmaktan ?suçlu? bulunmuþtu. Çünkü
Kautsky?nine izinden giden Ruslar için, proletaryaya
dýþarýdan burjuva entellektüelleri tarafýndan
taþýnmasý gereken (týpký Lenin?in Ne Yapmalý??sýnda
açýklandýðý gibi) bir materyalist Marksist felsefe(1)
(Lenin?in Materyalizm ve Ampiryo-Kritisizm?inde
açýklandýðý gibi) ve ayrýca birde Marksist bilim
vardý. Böylece Korsch?un önceden Marksizm içinde yeni,
üçüncü bir akým olarak düþündüðü þey aslýnda sadece
eski Marksist ortodoksinin yeni bir ideolojik varyantý
olmuþtu. Buna göre, Bolþevizm?in özgün özellikleri
sadece ideolojinin az geliþmiþ Rusya?da
gerçekleþtirmesi gereken özgün görevlerin bir
yansýmasýydý. Komünist teorinin ideolojik doðasýnýn bu
keþfi ve karþý-devrim önünde bütün devrimci Marksist
iþçi hareketlerinin çöküþü, Marksizm?in bit
yeniden-evrimleþmesini de doðurdu.

Korsch için Marksist teori mevcut devrimci hareketin
genel ifadesiydi. Karþý-devrimci dönemlerde Marksizm
daha çok bilimsel içeriðinde geliþebilirdi, ne var ki
Marksizm bir kere proleter hareket ile arasýndaki
baðdan kopuk olarak saf bir bilim halinde geliþtiðinde
bir ideolojiye dönüþmeye yöneldi. Bu anlamda teori ile
pratik arasýndaki baðlantýnýn, bir bilimin uygulanmasý
ile hiçbir ilgisi yoktu ve bu basitçe teorinin pratik
devrimci bir hareketin yalýn bilinçliliðini
oluþturmasý anlamýna geliyordu. Baðýn yeniden
kurulmasý için, proleter devrimci bir hareketin
varlýðý ve Marksizm?in bütün ideolojik ve burjuva
bileþenlerinden temizlenmesi gerekirdi. 30?larýn
Avrupa?sýnda bu tanýma uyan tek hareket Ýspanyol
anarþist hareketiydi ve bu nedenle Korsch, bir yandan
Marksist teori üzerine çalýþmasýna devam ederken bir
yandan da Bakunin ve anarþist hareketi inceledi.
1923?teki çalýþmasýnda Korsch erken Marksizm?in,
burjuvazinin devrimci teorisinin, temel olarak da
Alman idealist geleneðinin, yeni bir içerikteki devamý
olduðunu vurgulamýþtý. 1930?daki ?Hegel ve Devrim
Üzerine Tezler?inde bu soruna geri döndü ve Hegelci
hem de Marksist teoriyi yeniden-deðerlendirdi. Hegelci
felsefe sadece burjuvazinin devrimci felsefesi
deðildi; o burjuva devriminin son aþamasýnýn
felsefesiydi ve ayrýca bu nedenle de restorasyonun
felsefesiydi. Bundan dolayý, diyalektik metot
Marksistlerin hayal ettiði gibi saf devrimci ilke
deðildi. Ayrýca bundan dolayý,
?materyalistleþtirilmiþ? bir diyalektik temelindeki
proleter devriminin bir teorisinin yaratýlmasý sadece
iþçi hareketinin bir geçiþ safhasýdýr. Marksizm
baðýmsýz bir proleter devriminin teorisi deðil fakat
burjuva devriminin içinden çýkarak geliþen bir
proleter devriminin teorisidir, ve teori kendi
kökenlerini sergiler: o hala devrimci burjuva teorisi
ile, yani Jakobenizm ile lekelenmiþ haldedir. Bu
Marksist politikanýn hala Burjuva politikasýnýn
ekseninde kaldýðý anlamýna gelir. Korsch?un 1950?deki
Bugünün Marksizm?i Üzerine On Tez?inde açýkça
söylediði gibi, Marksizm, kaçýnýlmaz bir þekilde
burjuva devriminin politik biçimlerine baðlý kalýr.
Burjuva politikasýndan kopuþ ise, aslýnda politikadan
kopuþ olarak adlandýrýlan bir biçiminde, sadece
anarþistler ve sendikalistler tarafýndan yapýldý.
(Ona göre)Pratikte sadece bu hareketler hala
devrimciydi. Korsch için onlarýn önemi, her yerde
kurban edilmiþ olan sýnýf dayanýþmasýnýn idealini,
acil maddi çýkarlarýn üzerinde tutmalarýndan ve
kendilerini doðrudan eylem ilkesinde ifadesini bulan
iþçi sýnýfýnýn öz-eyleminin üzerinde
temellendirmelerindedir.
1936?da Ýspanyol Ýç Savaþý patlak verdiðinde, Korsch,
Sað-kanat sosyalistlerine, Stalinistler?e ve burjuva
cumhuriyetçilerinin politik çizgisine karþýt olan CNT
militanlarýnýn iþçi yönetimini kurma giriþimlerini
destekledi. Marksist sosyalist ortodoks konumuna
karþýt olarak sendikalist konuma yaklaþmasý
Marksizm?in bir yeniden deðerlendirilmesi ile el ele
gitti.

Her ne kadar Korsch bir Marksist olarak kaldýysa da,
Marksizm görüþü gittikçe eleþtirel bir hale geldi.
1960?ta Marksizm?in tek proleter devriminin tek
teorisi olmadýðýný bütünüyle kabul etti ve Marx?ý
sosyalist iþçi hareketinin 11 öncü, kurucu ve
geliþtiricisinden biri olarak görmeye baþladý. 1961?te
Bakunin?in bir incelemesi üzerine çalýþýyordu ve
modern burjuva çaðýnda devrimci tavrýn temelinin
?anarþist? olarak reddedilebilecek olan etik bir Marx
olabileceðini düþünüyordu. Ayrýca 1950?deki On
Tez?inde Marksizm?in, toplumsal devrimin bir aracý
olarak devleti aþýrý vurgulamasýný ve iþçi sýnýfýnýn
kurtuluþunu belirsiz bir geleceðe býrakan sosyalizmin
iki aþamalýlýðý teorisini eleþtirdi. Böylece
Marksizm?in, onu anarþizmden ayýran yanlarýný açýkça
reddetmiþ oldu.
Korsch?un bütün hayatý boyunca yürüttüðü mücadele ve
çalýþmalarý Marksizm?in anarþizme çok yakýn bir
politik noktadan tanýmlanmasý ve eleþtirilmesidir. Her
ne kadar Korsch?un kendisinin de gösterdiði gibi
Marksizm modern bir devrimci hareket için yeterli
olmasa da, Korsch?un kendi Marksizm?inin bir
incelemesi klasik iþçi hareketlerinin mirasýnýn en iyi
yanlarýný ortaya koyacaktýr.

EK:2
Bugünün Marksizmi Üzerine On Tez
1) Marx?ýn ve Engels?in öðretisinin hangi düzeye
kadar, teorik olarak kabul edilebilir ve pratik olarak
uygulanabilir olduðunu sormak bugün hiçbir anlam
taþýmaz.

2) Bugün, Marksist doktrini iþçi sýnýflarýn toplumsal
devriminin teorisi olarak ilk biçimi içinde bir bütün
olarak yeniden kurmak yolundaki bütün çabalar gerici
ütopyalardýr.

3) Temelde anlamý belirsizde olsa, deðiþen iþlevleri
ve farlý alanlardaki uygulamalarý ile Marksist
öðretinin önemli yönleri yinede bu güne kadar
etkililiklerini korumuþtur. Dahasý, eski Marksist emek
hareketinin praksisini yaratan itki bugün de halklarýn
ve sýnýflarýn pratik mücadelesini þekillendirmektedir.


4) Devrimci hareketin yeniden inþasý yolundaki ilk
adým, Marksizm?in kuramsal ve pratik önderlik alanýnda
tekelcilik yapma iddia ve talebini kýrmakla baþlar.

5) Bugün Marx, iþçi sýnýfýnýn sosyalist hareketinin
birçok kurucusu, geliþtiricisi ve öncüsünden sadece
biridir. Thomas More?dan günümüze kadarki sözde
?ütopyacýlar? da hiç de daha az önemli deðildir.
Blanqui gibi büyük rakipler, ve Proudhon ve Bakunin
gibi can düþmanlarý da hiçte daha az önemli deðildir.
Son tahlilde, Alman revizyonizminin, Fransýz
sendikalizminin, ve Rus Bolþevizmi?nin yakýn dönemdeki
geliþmeleri de bir o kadar önemlidir.

6) Marksizm açýsýnda þu noktalar özellikle
eleþtirilmelidir: a) politik bir karþýlýk bulduðu
Almanya ve diðer bütün merkezi ve doðu Avrupa
ülkelerinin azgeliþmiþ ekonomik ve politik koþullarýna
baðlý kalýþý, b) burjuva devriminin politik
biçimlerine koþulsuz olarak baðlý kalýþý, c)
Ýngiltere?nine geliþmiþ ekonomik koþullarýný, diðer
ülkelerin gelecekteki geliþmelerinin bir modeli ve
sosyalizme geçiþte olmazsa olmaz bir nesnel önkoþul
olarak kayýtsýz þartsýz kabul etmesi ve bunlara ek
olarak, d) bu koþullardan kurtulmak için giriþtiði
sürekli ümitsiz ve çeliþkili giriþimlerin sonuçlarý da
eklenebilir.

7) Bu koþullarýn sonuçlarý þunlar olmuþtur: a)devletin
toplumsal bir devrimin aracý olarak görülebilecek
þekilde aþýrý abartýlmasý; b) kapitalist ekonominin
geliþiminin iþçi sýnýfýnýn sosyalist devrimi ile
sonuçlanacaðý þeklindeki mistik tanýmlanýþý; c)
Marksist devrim teorisinin bu ilk biçiminin sonraki
belirsiz geliþmesine suni olarak komünist devrimin iki
aþamalýlýðýnýn aþýlanmasý ile; bu teori bir yandan
Blanqui?ye diðer yandan da Bakunin?e karþý
yöneltilerek, iþçi sýnýfýnýn gerçek kurtuluþunu onun
mevcut hareketinden koparýr ve belirsiz bir geleceðe
atar.

8) Leninizm?in ya da Bolþevizm?in ortaya çýktýðý nokta
iþte budur; ve Marksizm iþte tam da bu biçim altýnda
Rusya ve Asya?ya taþýnmýþtýr. Bu suretle Marksizm
devrimci bir teoriden bir ideolojiye dönüþtürülmüþtür.
Bu ideoloji farklý türden hedefler için
kullanýlmýþtýr, kullanýlabilir.

9) Tam da bu bakýþ açýsýndan 1917?nin ve 1928?in iki
Rus devrimi eleþtirel bir ruhla yargýlanmalýdýr ve
yine bu bakýþ açýsýndan Marksizm?in bugün Asya?da ve
genel olarak dünya çapýnda oynadýðý rol kavranmalýdýr.

10) Ýþçilerin kendi yaþamlarýnýn üretimi üzerindeki
yönetimleri, üretim araçlarýnýn kendini yok eden ve
sözde özgür rekabetçi monopolist sahiplerinin,
uluslararasý çapta ve dünya pazarlarý ölçeðinde terk
ettikleri yerleri iþgal etmeleri ile ortaya
çýkmayacaktýr. Bu yönetim ancak, bugün þimdiden her
yolla monopolist ve planlý bir þekilde düzenlenmeye
yönelmiþ olan üretime karþý, ondan dýþlanmýþ olan
bütün sýnýflarýn planlý müdahalesinin sonucu olabilir.


Kaynak:
http://www.elestirel.org/index.php?option=com_content&task=view&id=32&Itemid=2


[Eleþtirel Komünist Fraksiyon tarafýndan yapýlan bu çeviri,
A-infos Türkçe tarafýndan redakte edilmiþtir.]

_______________________________________________
A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr


A-Infos Information Center