A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) Medya; MÝLÝTURÝZM FESTÝVALÝ: EXPRESS ORADAYDI

Date Mon, 20 Jun 2005 19:30:00 +0200 (CEST)


MÝLÝTURÝZM FESTÝVALÝ: EXPRESS ORADAYDI
Sezercik, Ayþecik, Ömercik...
Vicdanî retçilerin ananevi þenliði Militurizm Festivali, ?15 Mayýs Dünya
Vicdanî Ret Günü?nün arefesinde Ýzmir?de yapýldý. Bir ayý aþkýn süredir
Sivas cezaevinde tutuklu olan ?total retçi? Mehmet Tarhan?ýn da gýyaben
katýldýðý festivale Express de davetliydi. Askerlikten soðutmak gibi
olmasýn, eylemi izlerken, eylemcileri dinlerken vicdanî reddimizi beyan
etmemize ramak kaldý. Aðzýmýzdan yel alsýn, her Türk asker doðar. Haydi
hep birlikte: Her Türk...

14 Mayýs Cumartesi günü Ýzmir?de gerçekleþtirilen Militurizm Festivali?ne
Ankara?dan katýlacaklar bir gün önce garda buluþuyor. 14 yolcu, Kaos GL,
VideA, Ankaralý feministler ve anarþistleri temsilen orada. Ortak
paydalarý, anti-militarist olmalarý. Çoðunluðu birbirini ilk kez
görenlerden oluþan grup, militarizme karþý ses yükseltmek ve Sivas
Cezaevi?nde tutuklu bulunan total retçi Mehmet Tarhan?la dayanýþmak üzere
yola koyulmak için Ýzmir Mavi Express?te yerini alýyor.

?Kimsenin askeri olmecez?
Militurizm?in sabah programý, asker uðurlamalarýnýn yoðun olarak yapýldýðý
Basmane Tren Garý?nda ?retçi karþýlamasý? ile baþlýyor. Diðer þehirlerden
gelenlerle birlikte yaklaþýk yüz kiþilik grup, ellerinde Ege þivesiyle
hazýrlanmýþ ?Öldürmicez Ölmicez, Kimsenin Askeri Olmecez? pankartlarý
taþýyor. Daha önce Ýstanbul?da da ?Mehmet içerde sýkýlmýþ, gezdiriyoruz?
diyerek çay bahçesinde, vapurda gezdirilen maketi sayesinde Mehmet Tarhan,
sembolik de olsa festivale katýlmýþ oluyor. Birkaç retçi, ?en büyük retçi
bizim retçi? nidalarýyla havaya atýlýp tutuluyor. Ardýndan, Güneydoðu?dan
göçe zorlananlarýn yerleþtiði Kadifekale?ye gidiliyor.
Anti-militaristlerin altý aydýr sürdürdüðü ve ?Bu ülkede bir savaþ var!
Sýrtýnýzý dönmeyin! Yüzleþin? adýný verdikleri kampanya, surlarýn önünde
yapýlan basýn açýklamasýyla sona erdiriliyor. Semt sakinleri ve esnafýn
alkýþlarý ve desteðiyle, programda olmadýðý halde Hava Þehitliði?ne
yürüyüþe geçiliyor. Anti-militaristler, festival duyurusunda, herhangi bir
müdahale ya da gözaltý durumunda þiddet kullanmayacaklarýný, ama bunun
?þirretsiz? olacaklarý anlamýna gelmediðini belirttiklerinden olsa gerek,
polis bütün gün süren eylemde ?trafiði engellemeyin? uyarýsý dýþýnda
hiçbir müdahalede bulunmadý.

?Ege denizi balýklarýndýr?
Retçiler daha sonra otobüslerine atlayýp ?stratejik nokta?ya, ?Nato kafa,
Nato mermer? pankartýyla, Þirinyer?deki NATO kýþlasý önüne yöneliyor.
?Kýþla boþalsýn, sirk yapýlsýn?, ?Kýþla boþalsýn, çocuk parký yapýlsýn?,
?Nato kapansýn, sýðýnma evi yapýlsýn? sloganlarýyla NATO?nun bahçesine
nohut serpiliyor, ki o topraklarda bir daha kýþla yeþermesin! 1923?te
Konak sahillerinden ?denize dökülen? Rumlarýn torunlarý Yunanlý
anti-militaristlere Hasan Tahsin ?Ýlk Kurþun? Anýtý önünde güller
veriliyor ve bir dünya haritasý üzerinden temsilî sýnýrlar ?Kurþunsuz
Sýnýrsýz Bir Dünya? sloganýyla bir bir sökülürken ?Ege denizi
balýklarýndýr? sloganý da atýlýyor. Daha sonra, Kemeraltý?ndaki OYAK
kuruluþu TUKAÞ ziyaret ediliyor. Üzerinde ?Annemin Salçasý? yazan salça
ekmeklere sürülüp eylemcilere daðýtýlýp yeniyor. Üzerinde ?Tukaþ?ýn
Salçasý? yazýlý, içi tabanca dolu bir kavanoz TUKAÞ satýþ bölümüne teslim
ediliyor ve ?Bomba deðil yemek, silah deðil ekmek? sloganýyla Askerî
Liman?a gidilip eski Deniz Kuvvetleri Komutaný?na fatura edilen harcamalar
naylon bir faturayla liman giriþine býrakýlýyor. Ardýndan, Alsancak?taki
Kýbrýs Þehitleri Caddesi?ne gidiliyor ve Mehmet Tarhan?ýn, Ankaralý
Feministler?in ve festivale katýlamayanlarýn destek mesajlarý okunuyor.
Son olarak, 4?ü kadýn 11 kiþi vicdanî reddini açýklýyor. Eylemciler kendi
yaptýklarý rengarenk yelpazelerle ?halký askerlikten soðutuyorlar?.
?Mehmet?i býrakýn, saçmalamayýn?, ?Mehmet Mehmetçik olmayacak?, ?Reddet,
diren, hayýr de, askere gitme?, ?Zýpla, zýplamayan asker? sloganlarýyla
?gayrýresmî geçit? Kordon?da sona eriyor.

Yunanlý anti-militaristlere Hasan Tahsin ?Ýlk Kurþun?
Anýtý önünde güller veriliyor ve ?Kurþunsuz,
Sýnýrsýz Bir Dünya? sloganý atýlýyor.
Gamze Göker

ÝZMÝR SAVAÞ KARÞITLARI DERNEÐÝ KURUCULARINDAN COÞKUN ÜSTERCÝ
Türkiye?de militarizm mi var?

Anti-militarist harekete ne zaman dahil oldunuz?
Coþkun Üsterci: 1992?de Ýzmir Savaþ Karþýtlarý Derneði?ni kurduk.
Devrimci-Yol davasýndan yargýlanýp 12 yýl hapis yatmýþtým. 1991?de
cezaevinden çýktýðýmda, sosyalizmin bunalýmda olduðu, duvarýn yýkýldýðý
dönemdi. Dýþarý çýkýnca, sosyalizmin sorunlarýný en genel anlamda ve geniþ
kesimlerin katýlýmýyla tartýþmak istemiþtik. Ama bunun zeminini bulamadýk.
Bu arada, bu ülkede sürmekte olan savaþa karþý bir þeyler yapmak
gerekiyordu. ?91-?92 yýllarýnda, anarþizm ve vicdanî red konularýnda
çalýþmalar yapan savaþ karþýtý kiþilerle tanýþtým. Arkadaþlarla
toplantýlar yaptýk, çok farklý kesimlerden insanlarýn katýlabileceði, ?ben
savaþa karþýyým? diyen bir imamýn veya ev kadýnýnýn da gelebileceði bir
dernek kurma fikri ortaya çýktý.

Dernek Türkiye?de yaþanan savaþa yönelik bir giriþim miydi?
Tam olarak deðil, ama o da bir faktördü. Derneðimiz, ayný zamanda, 1993?te
Ýzmir?de yapýlmasý düþünülen uluslararasý vicdanî redciler toplantýsýnýn
organizasyonu öngörülerek kurulmuþtu. Doðrudan demokrasinin uygulanacaðý,
savaþ karþýtý fikirlerin geliþmesine yardýmcý olacak, ülkedeki savaþa
müdahale edecek, vicdanî red konusunu iþleyecek bir dernek tasarladýk.
Aðýrlýklý olarak anarþistler yer alýyordu, ama benim gibi sosyalist
kökenliler de vardý. Derneði kurduk ve 1993?te o uluslararasý toplantýyý
gerçekleþtirdik.
Kimler katýldý, neler tartýþýldý?
Toplantýyý daha çok total retçiler organize etmiþti. Aþaðý yukarý 15
ülkeden, yaklaþýk 40 vicdanî retçi ve savaþ karþýtý katýlmýþtý. Bir o
kadar da Türkiyeli anarþist ve vicdanî retçi vardý. O toplantý, savaþ
karþýtý mücadele hakkýmýzýn belirlenmesinde çok etkili oldu. Ne yapýyoruz,
ne yapmalýyýz, uluslararasý deneyim nedir, Avrupa?nýn ve dünyanýn baþka
yerlerinde neler yapýlýyor konularýný tartýþtýk. Avrupa?daki
baðlantýlarýmýz arttý. Ardýndan, birkaç arkadaþý yurtdýþýna yolladýk.
Gidenlerden biri de Osman Murat Ülke?ydi.
Türkiye?deki ilk vicdanî retçi o mu?
Hayýr, ilk retçi Tayfun Gönül?le Vedat Zengir?dir. Onlar 1990?da, Sokak
dergisinin yardýmýyla retlerini açýkladýlar. Haklarýnda dava açýldý, sonra
DGM?de görevsizlik kararý verildi. Osman Murat Ülke?nin kamuoyunda daha
çok bilinmesinin nedeni, tutuklanan ilk vicdanî retçi olmasýydý...
1994?te, Ýstanbul?da da bir savaþ karþýtý dernek açýlmýþtý, kuruluþuna
uluslararasý savaþ karþýtlarý örgütlerinden insanlar gelmiþti. Ýstanbul?da
basýn açýklamasý yapýlýrken polisin müdahalesi oldu. Destek için gelenler
sýnýrdýþý edildi. Osman onlarýn çevirmeniydi ve derneðin kuruluþunda yer
alan dört kiþiyle birlikte tutuklandý, zorla askere göndermek istediler.
Vicdanî retçi olduðunu söyledi, kendisine verilen silüsü Ýzmir?deki
dernekte yapýlan basýn açýklamasýnda yaktý ve verilen yolluðu Milli
Savunma Bakanlýðý?na geri gönderdi. Bir yýl onu ellemediler. Fakat 1996?da
aniden tutukladýlar, iki buçuk yýl cezaevinde kaldý.
Derneði kurduktan sonra neler yaþadýnýz?
HBB diye bir kanal vardý, oradan iki muhabir o zamanki dernek baþkaný
Aytek Özel?le söyleþi yapmýþtý. Vicdanî ret, savaþ karþýtlýðý ve dernekle
ilgili televizyonda çýkan ilk haberdi bu. 1994, biliyorsunuz, Mehmet
Aðar?larýn yükseldiði, Doðan Güreþ?in genelkurmay baþkaný olduðu dönem.
Genelkurmay Baþkanlýðý?nýn uyarýsý üzerine, gazeteciler ve Aytek Özel
tutuklandý. Aytek, Mamak?ta bir süre yattý. O süreçte derneðimiz de
kapatýldý. Tüzüðümüzde, militarizme karþý olduðumuza dair bir madde vardý.
Emniyet de sürekli ?ne demek militarizme karþý olmak, Türkiye?de
militarizm mi var ki?? diyordu. Türkiye?de militarizm olduðunu ve bu
maddeyi deðiþtirmeyeceðimizi
söylüyorduk. Dernekler Masasý?yla yazýþýrken, 30 gün içinde yanýt vermemiz
gerekirken, 35 gün sonra yanýt vermiþiz. Bunun üzerine derneði 1994?te
kapattýlar. Sonra tekrar açýldý ve 2001?e kadar da varlýðýný sürdürdü.
Tekrar kapanýþý nasýl oldu?
Nedeni, yaþadýðýmýz politik yorgunluktu. Baþta öngördüðümüz
kitleselleþmeyi yakalayamadýk. Özellikle Osman Murat Ülke?nin tutuklu
kaldýðý dönem bizim için çok aðýr bir süreçti. Onun serbest býrakýlmasý ve
ret hakkýnýn kabul edilmesi için kampanyalar yaptýk. Ama bugüne göre daha
az sayýdaydýk. Bu da bizi maddî ve manevî anlamda yordu. Mahkemelere
gidiyoruz, baskýlara maruz kalýyoruz... Birilerine gidip ?biz yorulduk,
yola siz devam edin? diye teklifte bulunduk. Kimse sahip çýkmadý. Tabela
derneði olmayý da içimize sindiremedik. Bunun üzerine, Birikim dergisine
yazdýðýmýz uzun bir yazýyla, 2001?de genel kurul kararýyla derneði
kapatmaya karar verdik.
Derneði tekrar kurmayý düþünüyor musunuz?
Þu anda öyle bir ihtiyaç yok. Teknoloji geliþti, internet üzerinden
rahatlýkla yazýþýp haberleþilebiliyor. Bu da lokal bir bölgede mücadele
vermekten daha büyük bir mücadele alaný saðlýyor.
Osman Murat Ülke?nin durumu ne oldu?
Osman Murat Ülke emirlere uymadýðý için hakkýnda dava açýldý, tutuklandý
ve askerî cezaevine gönderildi. Birliði Bilecik?teydi, ama orada askerî
cezaevi olmadýðý için Eskiþehir?e götürülmüþtü. Emre itaatsizliðin alt
sýnýrý üç ay, üst sýnýrý da iki yýl kadar. Üç ay yattýktan sonra tahliye
oldu ve askerlik þubesine teslim edildi. Askerlik þubesi de ?birliðine
git? dedi. Osman ?ben evime giderim? deyip evine gitti. Tekrar tutuklanýp
serbest býrakýlýnca, onu artýk kendileri birliðine götürmeye baþladýlar. O
da emre itaatsizlik ediyor, tutuklanýyor, üç ay sonra serbest
býrakýlýyordu. Bu böyle bir kýsýr döngü halinde iki buçuk yýl sürdü. Ama
1999?daki en son mahkeme ?bizim o zamanki ikna gücümüzün de etkisiyle?
Osman?ý þubeye göndermedi ve bir daha da gelip almadýlar. Þu an asker
kaçaðý olarak görünüyor, demokrasi mücadelesini sürdürüyor ama, o kadar
aktif deðil, dernek sürecinde yorulanlardan biri de oydu.
Yorulduðunuzu söylüyorsunuz ama, Ýzmir?deki Militurizm Festivali?nde en ön
sýradaydýnýz...
Dernek sonrasý bende bir gerileme oldu, ama bu, vicdanî ret konusunda
çalýþmama, bir sorun olduðunda olaya dahil olmama engel deðil. Mehmet
Bal?ýn yargýlanmasý sürecinde aktif olarak çalýþtým. Geçen seneki
Militurizm için de Ýzmir?den elimde gelen katkýda bulundum. Ankara?daki
pilav günü için çalýþtým.
Militurizm Festivali?ni neden Ýzmir?de kutlama kararý aldýnýz?
Vicdanî ret kavramýnýn geniþlemesinde Ýzmir?in önemli yeri oldu. Bugün de
beþ bin broþür daðýttýk. Bu festivalin gelenekselleþmesini istiyoruz.
Yirmi yýldýr süren bir savaþ var. Kürtler yerlerinden edildi, askerler
yaþamlarýný kaybetti, sokak çocuklarýnýn sayýsý arttý. Üç büyük þehirdeki
sokak çocuklarýnýn yüzde 46?sý Güneydoðulu. Savaþýn sonuçlarý devam
ediyor. Toplumun büyük bir kesimi bu meseleye sýrtýný dönmüþ durumda. Ama,
Irak savaþýyla birlikte, insanlarýn ilgisinde bir artýþ oldu. Altý ay önce
?yüzleþiyoruz? diye bir kampanya yaptýk ve bitiþ gününü de Ýzmir?deki
Militurizm Festivali?ne denk getirdik. Ayrýca, Mehmet Tarhan?ýn
tutuklanmasý da gündemimize etki etti. Ve hem ?yüzleþiyoruz? kampanyasýnýn
bitiþini, hem de Mehmet Tarhan?ýn baþýna gelenleri gündeme getirmek için
bir araya geldik. Hepsi de 15 Mayýs Vicdanî Ret Günü vesilesiyle oldu.
Kürt hareketinden anti-militarist harekete bir destek var mý?
Kürt hareketinden her zaman destek ve yönelim old. Ancak Kürt hareketi,
savunduðumuz fikirlerin tamamýna sahip çýkan bir anlayýþ taþýmýyordu. Biz
?dünyadaki bütün savaþlar kötüdür? diyoruz. Savaþýn kirlisi, temizi
olamaz. Vurmayý ve öldürmeyi vaat eden, savaþmayý öneren her türlü iliþki
bizce reddedilmelidir, buna gerilla da dahildir. Kürt hareketi içinde de
bu fikirlerden etkilenmeler oluyor. En son, PKK davasýndan yargýlanmýþ
olan Halil Savda þiddete dayalý bir mücadeleyi benimsemediðini söyledi ve
vicdanî reddini açýkladý.
Ýzmir?deki kutlamalar sýrasýnda, halktan ve polisten tepki gelmemesi sizi
þaþýrttý mý?
Aslýnda þaþýrtmadý. Bu biraz da Ýzmir?e özgü; en kritik dönemlerde bile
Ýzmir?de göreli bir demokratik tutum var. Ýzmir?e gelen polis amirlerinin
buradaki havadan etkilenmesi mi buna sebep oluyor, bilemiyorum. Bir neden
de, on yýldýr yürüttüðümüz dernek çalýþmasýdýr bence. Þiddet
karþýtlýðýmýzý ve yaptýðýmýz eylemin þiddetsiz olduðunu çok net biçimde
deklare ediyoruz. Yani þiddet kullanmayan gruplara polis de þiddet
uygulamýyor mu?
Öyle denemez tabii. Bize karþý da dava açýlýyor, baskýlar yapýlýyor, ama
görece bir rahatlýktan da söz edilebilir, Ýzmir için. Bugünkü sloganlarý
gördünüz. ?Ordu aþaðýlýktýr?, ?devletler katildir? gibi sloganlarý her
yerde söylemek kolay deðil.

Tüzüðümüzde militarizme karþý olduðumuza
dair bir madde vardý. Emniyet, ?ne demek
militarizme karþý olmak, Türkiye?de militarizm mi var?? diyordu.

ESKÝ GERÝLLA YAHSAN ÇATAK
Tüm tanrýlarý yok ettim

Daha önce gerillaya katýlmýþ, sonra hapse girmiþsiniz. Baþýnýzdan
geçenleri anlatabilir misiniz?
Yahsan Çatak: Diyarbakýr?da doðdum. Yedi kardeþiz. Ýlkokulu dörde kadar
okudum. Erken yaþta iþçilik yaptým, 16 yaþýmda da devrimci mücadeleyle
tanýþtým. Ýdeolojik bir donanýmým yoktu. Kürdüm, bir mücadele var ve gönül
baðý temelinde, o insanlarla buluþtum. 1985?te kýrsala çýktým ve kýsa bir
süre sonra geri geldim. Þehirde kalmam uygun görülmüþtü. 1988?de tekrar
gittim ve bir yýl kýrsalda kaldým. Daha sonra tekrar Diyarbakýr?a ve orada
tutuklandým. Sonra cezaevi süreçlerim baþladý. O dönem iki yýl yattým.
Serbest býrakýldýktan sonra, Ankara?da faaliyetlerde bulundum ve kýsa bir
süre sonra tekrar tutuklandým. O tutukluluk hali de bir yýl sürdü. Serbest
kaldýktan sonra kýrsala gittim ve bir yýl orada kaldým. Yine þehir
faaliyetine gönderildim, bu sefer de Diyarbakýr?ýn Dicle kazasýnda, 1992
sürecinde tutuklandým.
Fiilen elinize silah aldýnýz mý?
Tabii, profesyonel olarak silahlý mücadele içinde yer aldým. Gerillada
kalan bir insanýn silah kullanmamasý düþünülemez zaten. Þu an 36
yaþýndayým ve 16 yaþýmdan beri politik sürecim devam ediyor.
Vicdanî reddinizi açýklarken anarþist olduðunuzu söylediniz. Ne zaman,
nasýl anarþist oldunuz?
1995?ten sonra, cezaevinde örgütle organik bir iliþkim kalmadý.
Ýliþkilerim manevî düzeydeydi. O süreçte kendi kendimi sorgulamaya
baþladým. Hareketin yanlýþlarý anlamýnda deðil, kendi yanlýþlarým
anlamýnda bir sorgulamaydý. Çocukluktan o döneme kadarki durumuma baktým,
insanýn varlýðý üzerine kendimi sorguladým. O sýrada belli düþünceler
oluþtu kafamda: Ýnsanýn üstün bir varlýk olduðu, bütün ideolojiler, dinler
ve inançlar tarafýndan kabul edilmiþtir. Ve bu üstünlük anlayýþý, doðayý,
toplumu, her þeyi yok ediyor. ?Ýnsan, doðanýn bir parçasýndan ibarettir?
dedim. Daha sonra da anarþist fikirler geliþti kafamda.
Neler okuyordunuz o dönemde?
Ben pek okumadým doðrusu. Ýspanya devrimini anlatan kitaplarý okudum.
Kropotkin?i biraz okudum, baþka anarþistleri biraz okudum. Ama esas olarak
kendi kendime fikir ürettim. Baktým ki kendimi anarþist görüyorum,
sorulduðunda anarþist olduðumu söylüyorum, o kadar. Cezaevinde de
anarþistler vardý, fakat onlar örgüt karþýtlýðý üzerinden anarþizm
yapýyorlardý. Benim örgüt karþýtlýðým olmadý, örgütteki insanlarla manevî
iliþkilerim hep oldu. Ne oldu da anarþizme yöneldiniz?
Ýçinde bulunduðum hareketin de bir iktidar olduðunu düþündüm. Ýktidar olan
hiçbir þeyin insana bir þey vermeyeceðini düþündüm. Tahakküm, insana ters.
Anarþist olduðunuzu açýkladýðýnýzda, eski örgüt arkadaþlarýnýzýn tepkisi
ne oldu?
Anarþist olduðum için ayrýlmadým örgütten. Baþka sorunlar yaþadým ve
ayrýldým. Anarþizmi sonradan benimsedim.
Toplam kaç yýl hapis yattýnýz?
Toplam 14 yýl. 1995?ten sonra, cezaevinde çok zorlu bir süreç yaþadým.
Çünkü örgütten kopuþ ve bugüne kadar hep bir yere baðlý olma tutumunun son
bulmasý söz konusu oldu. Birilerinin kararlarý doðrultusunda hareket
etmeye alýþmýþsýn. Ayrýca, devlet nezdinde, örgütten kopmak devlete gitmek
demektir. Artýk sadece bir bireysin, arkanda bir halk veya örgüt yok,
hiçbir þey yok. Ýki yýl boyunca yalnýz kaldým hapiste. Belli baskýlar
gördüm devlet tarafýndan. Fakat siyasal kimliðimi zedeleyecek bir tutuma
hiç girmedim. Tek baþýma açlýk grevlerine giriyordum. Ölüm orucu
döneminde, ben de sürecin içinde yer aldým. Fakat koþullarým kabul
edildikten sonra býrakmak zorunda kaldým. En kötüsü, Afyon?da yaþadýðým
süreçti. Orada hiç siyasî yoktu. Açlýk grevleri denenmiþ, ama baþarýsýz
olunmuþtu. Ben de su içmemeye karar verdim. Önce inanmadýlar, üç günden
sonra þartlarýmý kabul ettirdim. Bir hücrede tek baþýma kalýyordum. Altý
ay böyle sürdü. Daha sonra Ermenek Cezaevi?ne götürdüler. Orada koþullar
daha rahattý. Bizim arkadaþlarla ?örgüt mensuplarýyla? birlikte kaldým bir
süre. Sonra bunu ahlâkî bulmadým ve onlarýn koðuþundan ayrýldým. O
insanlarý kullanýyormuþum gibi oluyordu. Örgütten ayrýlmýþtým, niye
hapiste yalnýz kalmamak için onlarýn yanýna gideyim ki? Bir yýl hücrede
kaldým ve sonra Troçkistlerin koðuþuna götürüldüm.
Vicdanî retçi olmaya nasýl yöneldiniz?
Kiþinin yaþam hakkýný, nasýl yaþamasý gerektiðini düþündüm. Herhangi bir
canlýnýn öldürülmesini cinayet olarak algýladým. Ondan sonra,
vejetaryenlik durumum baþladý. Bu beni vicdanî ret tutumuna da yöneltti...
Et, süt ve süt ürünlerini de reddettim. Hayvansal ürünlerin ticarî meta
haline geldiðini, bunun gayrý ahlâkî olduðunu düþünüyorum.
Askerlik meselesine gelirsek...
Üç ay evvel askere çaðrýldým. Ben de politik bir tutum alarak vicdanî ret
hakkýmý kullanmaya karar verdim. Vicdanî reddi, bütün felaketlerin
sebebinin militarizm olduðunu düþünme anlamýnda açýkladým. Nükleer
silahlar, doðanýn, toplumlarýn durumu... Bugün yedi kýtada kan dökülmeyen
bir kara parçasý yok. Bunu oluþturan da militarizmdir. Amaç, varlýðý yok
etmektir. Buna karþý birey olarak tutum almayý anarþist kimliðimin gereði
olarak görüyorum. Baþka anarþistler bu konuda ne düþünür, bilmiyorum. Sizi
nasýl bir süreç bekliyor þimdi?
Bundan sonraki sürecin çok zorlu olacaðýný biliyorum. Çünkü benim vicdanî
reddimi geçmiþ durumumla iliþkilendirecekler. Baþka bir vicdanî retçinin
cezaevindeki durumunun benimkiyle ayný olmayacaðýný çok iyi biliyorum.
Devletin intikamcý bir tutumu vardýr. Ama militarizmin ortadan
kaldýrýlmasý için, þiddetsiz bir þekilde, gücüm, nefesim neye yeterse, o
kadar mücadele etmeyi düþünüyorum.
Bir iþte çalýþýyor musunuz?
Mesleðim boyacýlýk ve alçýdýr. Ama yakýndan tanýdýk olmayan insanlar
çalýþtýrmýyor, geçmiþ siyasî kimliðinle bakýyorlar sana. Saðlýk sorunlarým
da var, bu mesleðe uygun deðilim yani. Bel fýtýðým var, ülserim var,
karaciðerimde rahatsýzlýk var. Vicdanî ret meselesinden konu açýldýðýnda,
bir sürü kiþi ?git, çürük raporu al? dedi. Ama bunu ahlâkî görmedim.
Yaþantým zor, þu an trendeyiz, ama Ankara?ya inince nerede yatacaðým
sorusu var kafamda.
Diyarbakýr?a dönmeyi düþünüyor musunuz?
Memlekete iki kere misafir olarak gittim. Fakat çok kötü bir psikolojiye
düþtüm. Geçmiþe ait hiçbir þey kalmamýþtý. Anlatýlamaz bir þey. Arkadaþlar
vardý, þu an çoðu hayatta deðil. Ziyaret ettiðim her evde istisnasýz yas
vardý. Ýki çocuðu gitmiþ, eþi gitmiþ, oðlu gitmiþ... Gerillada yaþamýný
yitirmiþ, kontra tarafýndan katledilmiþ... Dört insandan üçünün hikâyesi
bu. Psikolojim kaldýramadý. Ailemin yanýnda kalsaydým, ekonomik olarak
onlara baðýmlý olurdum, bunu da ahlâkî bulmadým. Ben tüm tanrýlarý yok
ettim, kendi tanrým ben olacaðým. Kendi tanrýn olmak da zorluklarla
yaþamaktýr. Yaþadýðým, yaptýðým hiçbir þeyden piþman deðilim. Sadece,
keþke þu anki fikirlerimle daha erken yaþta tanýþsaydým diyorum. Artýk
benim için her þey ahlâkta doðup vicdanda varolmadýr.

Ýçinde bulunduðum hareketin de bir iktidar olduðunu
düþündüm. Ýktidar olan hiçbir þeyin insana bir þey
vermeyeceðini düþündüm. Tahakküm, insana ters.

Herhangi bir canlýnýn öldürülmesini cinayet olarak
algýladým. Ondan sonra, vejetaryenlik durumum baþladý.
Bu beni vicdanî ret tutumuna da yöneltti...

VÝCDANî RETÇÝ MEHMED ÖD
Gandhi gibi yani

Vicdanî retçi olmaya nasýl karar verdin?
Mehmet Öd: Mersin?de daha lisedeyken, asla askerlik yapmayacaðýmý
biliyordum, ama bunun nasýl olacaðý hakkýnda bir fikrim yoktu. Okulda,
kravatým biraz gevþek, gömleðim dýþarda diye uyuþturucu baðýmlýsý
muamelesi yapýyorlardý. Olay öyle baþladý. Ailem ?iyi evlat? olmadýðýmý
düþünüyordu. Þiirle ilgileniyordum, onlara ters geliyordu, okuduðum
kitaplar rahatsýz ediyordu. Bana baský uygulamaya çalýþtýlar. Annem
karakola ihbar etmekle tehdit ediyordu; babam yoktu zaten. Annem ne
okuduðumu bilmiyordu, ama ne tür þeyler olduðumu tahmin edebiliyordu.
Neler okuyordun?
Nikitin, ?Anti-Dühring? falan. Halkevleri?yle iliþkim vardý.
O sýralarda, kafanda vicdanî retçilik diye bir þey var mýydý?
Tam olarak yoktu, ama askerlik dahil, devletle ilgili hiçbir kurumda yer
almayacaðýma karar vermiþtim. Ne yazýk ki, konuþup tartýþabileceðim çok
fazla kiþi yoktu. Halkevleri?ndeki arkadaþlarla da pek uzlaþamýyordum.
Ankara?ya üniversite için mi geldin?
Hayýr, tüm bunlara katlanamayacaðýmý hissedince liseyi terkettim.
Yaþayabileceðim bir yer aradým, Ýstanbul?a gittim ilkin, sonra Ankara?ya
geldim.
Ret deklarasyonunda, aileni de reddettiðini söyledin. Neden?
O sembolikti. Bu sistemin arkasýna sýðýndýðý deðerleri, kurumlarý
kastederek ailemi de reddettiðimi söyledim.
Seni askerlikten, silahtan uzaklaþtýran, savaþ karþýtý olmaya yönelten
somut durumlar oldu mu?
Savaþýn hiç de öyle kahramanca bir þey olmadýðýný öðrenmem zor olmadý.
Ýþlerin çok kirli olduðu çok ortadaydý: Köyler basýlýyor, dýþký
yediriliyor insanlara... Mersin göç alan bir yerdi, canlý tanýklarla bir
aradaydýk hep. Bu da savaþýn kötülüðünün somut örneðiydi. Benim inadým
daha önce sessiz biçimde vardý içimde. Ama artýk bunu herkese söylüyorum.
Ýlk önce Osman Murat Ülke?nin ismini duymuþtum. O bir sembol oldu benim
için.
Vicdanî reddini açýkladýktan sonra baþýna neler gelebilir?
Beni içeri alabilirler, yirmi sene yatmayý göze aldým. Ne olacaksa olsun
artýk. Her þeyi göze almýþ durumdayým, ölümü bile. Ya herro ya merro yani.
Bu sistemin iðrenç olduðunu düþünüyorum ve hiçbir koþulda sistemin içinde
yer almak istemiyorum. Bu ülkede askere gitmek istemeyen baþka ?Mehmetler?
varsa, onlara sadece bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Eðer askere gitmek
istemiyorlarsa, bunu söylesinler. Aksi halde insanýn içinde kalýr ve bir
gün mutlaka canavar olarak karþýna çýkar. O yüzden de bu duyguyu canavara
dönüþtürmeden herkesle paylaþmak, kendinle paylaþmak gerek bence. Belki bu
cesaret dalga dalga büyür ve ezber bozulur. Elbette insanlarýn bu korkunç
mekanizmaya karþý duyduklarý korkuyu anlayabiliyorum. Ama emekli olup
domates yetiþtireceðiz diye þu aný bu karanlýk adamlarýn dilediði gibi
yaþamak anlamlý deðil. Öyle bir ihtiyarlýðý görmeyeyim daha iyi.
Altý ay ya da bilemedin 12 ay askerlik yapýp kurtulmak varken, vicdanî
retle belki de hayat boyu sýkýntý çekmeyi göze almayý anlatabilmek zor
olmalý... Doðru, insanlarýn bunu anlamlandýrmasý güç. Ama öldürme eðitimi
almayý kabul etmektense, hücrelere týkýlmayý kabul etmek daha iyi. Gandhi
gibi yani. Acýnýn karþýsýndasýn, ama acýya katlanmak zorundasýn. Bu,
varoluþla ilgili bir þey galiba, ama o kadarýna kafam basmýyor. Ben baþka
bir dünya arzuluyorum. Ýnsanlar çok baþka þeylerle uðraþmalý. Halbuki çok
küçük hesaplarla çok saçma sapan iþler yapýyorlar. Aslýnda ben onlar için
üzülüyorum. Dünyada bir sürü güzel þey varken... Bu adamlar makina gibiler
bence. Filmlerdeki karizmatik kötü adamlar gibi bile deðiller, sadece çok
gýcýklar.

Emekli olup domates yetiþtireceðiz diye þu aný
bu karanlýk adamlarýn dilediði gibi yaþamak
anlamlý deðil. Öyle bir ihtiyarlýðý görmeyeyim daha iyi.

VÝCDANî RETÇÝ ÞAHÝN ÖZBAY
Anayasanýn tanýdýðý hak

Daha önce vicdanî reddini açýklamýþtýn, tekrarlamanýn nedeni ne?
Þahin Özbay: 2003?ün þubat ayýnda, Anayasa?nýn 24. yani ?vicdan hürriyeti?
maddesini dayanak göstererek sivil hizmet talebinde bulunmuþtum.
Anayasa?da, ?vatan hizmeti her Türkün hakký ve ödevidir. Bu hizmetin
silahlý kuvvetlerde veya kamu hizmetlerinde yerine getirileceði veya
getirilmiþ sayýlacaðý? yazýlý. Anayasa, askerlik yerine sivil hizmet hakký
veriyor. Ancak 1927 yýlýna ait 1111 sayýlý Askerlik Kanunu ve bunun ilk
maddesi ?her Türk vatandaþý erkek, askerlik yapmaya mecburdur? diyor.
Anayasa kamuda çalýþma hakký veriyor, ama askerlik kanunu bu hakkýný
kýsýtlýyor. Baþvurumda bunu belirttim. Kimsenin vicdanýmý
sorgulayamayacaðýný, bunun Anayasa?nýn 24. maddesince güvenceye alýndýðýný
yazdým. Vicdan, TCK?ya göre, kiþiyi kendisi hakkýnda yargýya iten duygu
demek. Yani, ?askerlik yapmýyorum? demek vicdanî bir karardýr. Meclis?e
baþvurumdan bir ay sonra yanýt geldi. Tabii talebim reddedilmiþti.
Gönderdikleri yanýtý askerlik þubesine vermemi istiyorlardý. Doðal olarak
onu þubeye vermedim, zaten askerlik yapmayacaðým demiþtim. Yani benim
yollarýmý týkadýlar. Daha sonra, kendi kendimi vicdanî retçi saydým.
Verdiðim dilekçe de bir bakýma vicdanî reddi.
Bu deklarasyonunun farký ne?
Meclis?e verdiðim dilekçe iþin hukukî yaný kabul edilebilir. Geçen sene
ekim ayýnda, total reddimi, yani sivil hizmet de yapmayacaðýmý savaþ
karþýtlarýnýn internet sitesi üzerinden ilân ettim. Ýki hafta önce,
Sivas?ta, Mehmet Tarhan?ýn duruþmasýnýn çýkýþýnda, yoklama kaçaðý olduðumu
söylediler. Yoklama kaçaðý olmadýðýmý, vicdanî retçi olduðumu anlattým.
Aslýnda, bu son deklarasyon dördüncü oldu.
Sivas?ta gözaltýna alýndýn mý?
Kimliðimi aldýlar, karakola ve þubeye götürdüler. Avukatýmýz geldi.
Üniversiteden mezuniyet belgemi istediler. Askerlik yapmayacaðýmý
söyledim. Üniversite mezuniyet belgemi vermediðim için, kayýtlarýna göre
ilkokul mezunu görünüyorum.
Vicdanî retçi olduðun için ne tür sýkýntýlarla karþýlaþýyorsun?
Pratikte, hukukî bir dayanaðýn yok. Ýtaatsizlik yapýyorsun ve her
seferinde içeri atýlýyorsun. Çýktýðýnda, birliðine yollamaya çalýþýyorlar.
Gitmezsen, yine itaatsizlik yapmýþ oluyorsun. Hapse girip çýkma döngüsüyle
karþý karþýyasýn. Pasaport alamýyorsun, birçok iþe baþvuruda
bulunamýyorsun. Lisansüstü öðrenimine devam edemiyorsun. Sosyal güvence
kullanamýyorsun... Bu kararý almanýn saiki neydi?
Askerlik bana hep uzak gelirdi. Gölcük depreminden sonra yardým
çalýþmalarýna gitmiþtim, bir buçuk yýl gönüllü çalýþtým. Daha sonra da
farklý gruplarla gönüllü çalýþmalara devam ettim, yaþamla ilgili bir iþ
içinde kendimi iyi hissettiðimi fark ettim. 2001?de Afganistan iþgal
edildiðinde oturup aðladýðýmý hatýrlýyorum. Bu dünyaya savaþmaya ve savaþ
görmeye gelmedim. Ýþte o akþam, askere gitmemeye karar verdim. Ama bunun
yolunu bilmiyordum. Sonra, bir þekilde retçilere ulaþtým.
Vicdanî retçi sayýsýnýn giderek artmasýný neye baðlýyorsun?
Aslýnda artýþtan söz etmek doðru deðil. Þu an toplam 50-60 dolayýnda retçi
var. Sayýnýn az olmasýnýn en önemli nedeni, sesimizi duyuramamamýz.
Vicdanî reddi bilenlerin sayýsý çok az.
Total retçi olmadan önce, sivil hizmet talebinde bulunmanýn nedeni neydi?
Anayasa?nýn tanýdýðý bu hakkýn verilip verilmeyeceðini görmek istedim. AB
süreci sence olumlu deðiþiklikler saðlar mý?
Açýkçasý, hayýr. Yunanistan çok iyi bir örnek. AB üyesi olmasýna raðmen,
1974?ten beri, ?seferberlik? halini gerekçe göstererek vicdanî reddi
uygulatmýyor. Türkiye de jeopolitik koþullarý öne sürüp vicdanî red
hakkýný kullandýrmaz.
Ýzmir sokaklarýnda gün boyu ?askere gitmeyeceðiz? sloganlarý attýnýz.
Saldýrýya uðramaktan korktun mu?
Elbette Trabzon?daki gibi olabilirdi. Ama, insanlarýn þiddetten uzak
kiþiler olduðumuzu anladýklarýný sanýyorum. Polisler bile bunu anlayýp
saldýrmýyor, gülüyor. Bir de, vicdanî ret tamamen kiþisel bir karar,
herkesin vicdanî reddi farklý. Kafamýzdaki þiddetsiz dünyayý kurmaya
çalýþýyoruz. Güzelliði bir ütopya olarak görmek istemiyorum. Güzelliði
bugün, burada yaþamak istiyorum. Bu, suç mu?

Anayasa askerlik yerine sivil hizmet hakký veriyor.
Ancak Askerlik Kanunu ?her erkek vatandaþ
askerlik yapmaya mecburdur? diyor, Anayasa?nýn
verdiði hakký kýsýtlýyor.

VÝCDANÝ RETÇÝ KADINLAR: AYÞE GÝRGÝN, HÝLAL DEMÝR, FERDA ÜLKER
Þiddet, illâ kavga dövüþ deðil

Neden total retçi oldunuz?
Ferda Ülker: Yýllardýr kendimi anti-militarist ve feminist olarak
tanýmlýyorum. Militarizmin gizli ya da açýk bütün yüzleriyle mücadele
etmeye çalýþýyorum. O yüzden kendimi doðal bir vicdanî retçi olarak
görüyorum. Kadýn vicdanî retçiler yasal bir uygulamaya muhatap oluyorlar
mý?
Pratik olarak deðil. Vicdanî ret, askere gitmemek olarak biliniyor. Ama
bu, militarizmin daha çok erkekleri ilgilendiren kýsmý. Biz militarizmi
sadece orduda tanýmlamýyoruz, militarizm hayatýn her alanýna iþlemiþ
durumda. Bu nedenle kadýnlarýn da hayatýnda çok yer alan bir kavram.
Ailenizde orduyla iliþkisi olan var mý?
Babam subay, kardeþim askerliðini yaptý. Babamýn subay olmasý bizim için
yeterli bir deneyim aktarýmýydý. Anti-militarist ve feminist kimliðimde o
deneyimlerin de payý var. Ama sadece o deðil, her yerde militarizmle
karþýlaþýyoruz. Hiyerarþisiyle, otoritesiyle, itaatiyle bir dünya
militarizm. Umarým vicdanî retçi kadýnlarýn sayýsý artar.
Hilal Demir: Aslýnda benim vicdanî reddimi deklare etmek gibi özel bir
derdim yoktu. Ama anti-militarizm hareketi içinde, kadýnlarýn da vicdanî
retçi olabileceðini anlatmak gerekiyor. Vicdanî ret askere gitmemek olarak
anlaþýldýðý sürece, sorun çözülmez. Böyle görüldüðü için, kadýn hareketine
anti-militarist hareketin destekçisi olarak bakýlýyor. ?Herhangi bir
yaptýrýmla karþý karþýya kalmamanýza raðmen, neden deklarasyon
yapýyorsunuz? sorusuyla karþýlaþýyoruz. Militarist anlayýþýn inceden
inceye kadýnlarý nasýl vurduðu görülmüyor.
Kadýn retçiler olarak kendi aranýzda irtibat halinde misiniz?
Hilal: Biz Ýzmir?deki retçiler, 1999?dan beri birlikte çalýþýyoruz.
Anti-militarist feministler diye bir kadýn grubumuz var. Kadýnlýk ve
militarizm iliþkisine, bunun günlük yansýmalarýna, pratik çözümlerin nasýl
geliþtirilebileceðine dair tartýþýyorduk. Savaþ Karþýtlarý Derneði?yle de
organik baðýmýz vardý. Kadýn hareketinin el atmakta geç kaldýðý
meselelerden biri militarizm ve askerlik.
Neden bu kadar geç kalýndý sizce?
Hilal: Çünkü artýk savaþýn etkileri daha yoðun olarak hissedilmeye
baþlandý. Devletin algýsýný biz de içselleþtirdiðimiz için, þimdi þimdi bu
algý kýrýlmasýný yaþýyoruz. Ýnsanlar yeni yeni savaþ karþýtlýðýndan söz
edebiliyor. AB süreci de bu konuda ön açýcý olmuþ olabilir. Somut olarak
yürütülen, açýk bir savaþ varken, ?savaþa gitmiyorum? demek daha kolay.
Saklanan, gizli gizli yürütülen bir savaþa gitmeyeceðini söylediðinde
anýnda susturuyorlar.
Ferda: Uzun zaman, vicdanî ret hareketinin destekçisi durumundaydýk, ama
feminist bilincimiz geliþtikçe, bu meseleyle daha çok iliþkilenmeye
baþladýk. Anti-militarist feminist arkadaþlar, kafamýzý çok açtýlar. Ayþe
Girgin: Ben uzun süredir kadýn hareketinin içindeydim. Sonra, savaþ
karþýtlarýndan arkadaþlarla tanýþtým. Anti-militarist feministler grubunu
oluþturduktan sonra da bu hareket içinde daha fazla yer almaya baþladýk.
Siz niye vicdanî reddinizi açýkladýnýz?
Ayþe: Þiddet, kadýn olarak bizleri ayrýca etkiliyor. O yüzden de retçi
olmaya ve þiddetin her türüne karþý çýkmaya zaten doðal olarak adaydým.
Kadýn hareketinin anti-militarist harekete nasýl bir katkýsý olabilir?
Ayþe: Bizler bir avuç insanýz henüz. Militarizmin yok oluþu ütopya gibi
görünüyor, ama neyin savunusunu yapýyorsam, onun mücadelesini vermeliyim.
Ne yazýk ki, bu çok zor. Bir okulda çalýþýyorum ve oradaki þiddeti
görüyorum. Çocuklar öðretmenlerinden þiddet görüyor, kendi içlerinde de
yoðun bir þiddet var. Onlara þiddetsizliði anlatmak o kadar zor ki,
anlattýklarým bir kulaklarýndan girip öbür kulaklarýndan çýkýyor.
Yaþamdaki her þey beni bu deklarasyona itiyor. Þiddet illâ kavga, dövüþ,
kan deðil. Otoriter bir konuþma bile þiddettir, buna karþý mücadele
veriyorum.

Militarizm hayatýn her alanýna iþlemiþ durumda.
Sadece orduda deðil, her yerde militarizmle
karþý karþýyayýz. Militarist anlayýþýn kadýnlarý
nasýl vurduðu görülmüyor.

Söyleþiler: Ýrfan Aktan - Fotoðraflar: Gamze Göker

18. yüzyýldan bugüne vicdanî ret
Vicdanî ret, bireyin ahlâkî tercih, dinî inanç ya da politik nedenlerle
askere gitmeyi reddetmesi olarak tanýmlanýyor. Vicdanî ret kavramý, ilk
olarak 18. yüzyýl Ýngiltere?sinde ortaya çýkýyor. Dinî inançlarý nedeniyle
þiddet kullanmayý, askerlik yapmayý ve vergi vermeyi reddeden Quaker
cemaati üyeleri, ilk vicdanî retçiler olarak adlandýrýlýyorlar. Sistemli,
süreli ve zorunlu askerlik uygulamasý ilk kez Rusya ve Fransa?da baþlýyor,
buna karþýlýk vicdanî retçilerin kitlesel çýkýþý Birinci Dünya Savaþý
sýrasýnda Ýngiltere?de gerçekleþiyor. Binlerce kiþinin savaþa katýlmayý
reddetmesi sonucu üç bin kiþi hapse atýlýyor.
1919?da, Ýngiliz sömürgeciliðine karþý ayaklanmalar olduðunda, Mahatma
Gandhi halký þiddete baþvurmaktan vazgeçirmeye çalýþýyor. Þiddeti
kaçýnýlmaz gören Hintli devrimci partilere karþý Hinduculuðun ilkesi
Ahimsa?yý öne çýkarýyor. Bu ilke, öldürme isteðinin ve güdülerinin
bastýrýlmasýna dayanýyor. Gandhi?ye göre, özgürlüðe kavuþmanýn yolu þiddet
deðil, þiddetsiz direniþtir. 1919-1930 arasýnda kaleme alýnan ilk üç
vicdanî ret manifestosunda Albert Einstein, Gandhi, Freud, Bertrand
Russell, H.G. Welles, Stefan Zweig gibi isimlerin de imzalarý bulunuyor.
1960?ta, Vietnam Savaþý döneminde ABD?de bazý üniversitelerde iþgale karþý
direniþ örgütleniyor ve gençler açýkça askere gitmeyeceklerini ilân
ediyorlar. 1968?e gelindiðinde, vicdanî ret bütün Avrupa?ya yayýlýyor.
1969?da ilerici rahipler bir milyon askere alma fiþini yakýyorlar. Ayný
yýl, asker kaçaklarýný ve askere gitmeyi reddedenleri barýndýrmak için
örgütlenmelere gidiliyor. Bunun sonucunda, 1970?lerde vicdanî ret bir hak
olarak tanýnýyor, ancak bu hak sivil hizmet zorunluluðu karþýlýðýnda
veriliyor. Bugün, Yunanistan ve Türkiye dýþýnda bütün Avrupa ülkelerinde
vicdanî ret temel insan hakký olarak tanýnýyor. Silahlý hizmet yapmak
istemeyenler, yine zorunlu olarak ve çoðunlukla askerlikten daha uzun bir
süre, çeþitli sosyal birimlerde çok düþük ücretlerle hizmette bulunuyor.
AB üyesi dokuz devlet zorunlu askerlik hizmetini kaldýrýrken, 2006?ya
kadar beþ üye devletin daha ya zorunlu askerlik hizmetine son vereceði
veya askýya alacaðý belirtiliyor.
Türkiye?de ise, vicdanî ret kavramý ilk kez 1990?da, Vedat Zencir ve
Tayfun Gönül?ün vicdanî retçi olduklarýný açýklamasýyla duyuldu. Ýzmir
Savaþ Karþýtlarý Derneði Baþkaný Osman Murat Ülke?nin 7 Ekim 1996?da
TCK?nýn 155. maddesinde yer alan ?halký askerlikten soðutma? suçunu
iþlediði gerekçesiyle Askerî Ceza Kanunu 58. maddesinde düzenlenen ?millî
mukavemeti kýrma? fiiline dayanýlarak tutuklanmasýyla, vicdanî ret
Türkiye?nin gündemine oturmuþ oldu. Osman Murat Ülke, davasýný AÝHM?e
taþýdý. Birçok vicdanî retçi askere alýnmadan önce kararlarýný açýklarken,
Halil Savda ve Mehmet Bal bunu üniforma altýndayken yaptý. 1994?t,e o
dönem DEP milletvekili olan KONGRA-GEL Genel Baþkaný Zübeyir Aydar vicdanî
ret yasa tasarýsý için TBMM?ye önerge verdi.
Vatan hizmeti konusunu düzenleyen Anayasa?nýn 72. maddesine göre, ?vatan
hizmeti her Türk?ün hakký ve ödevidir?. Bu hizmetin silahlý kuvvetlerde
veya kamu kuruluþlarýnda ne þekilde yerine getirileceði veya getirilmiþ
sayýlacaðý kanunla düzenlenirken, bir yurttaþ ?vatan görevimi silah altýna
alýnarak yerine getirmek istemiyorum, vicdanî, dinî ve ahlâkî nedenlerle
silah ve silahlý eðitimi reddediyorum. Vatan hizmetimi kamuda yerine
getirmek için seçenekler bildirin? dediðinde, Türkiye yargý sistemi
?vicdanî ret hakkýnýn kullanýmýna olanak yoktur? karþýlýðýný vererek bu
hakkýn kullanýmýný ortadan kaldýrýyor. Oysa, BM Ýnsan Haklarý Evrensel
Beyannamesi?nin yanýsýra, Türkiye?nin onayladýðý diðer uluslararasý
sözleþmelerde devletlere, vicdanî ret hukuku kullanan kiþiler hakkýnda
sivil karakterli cezalandýrýcý nitelik taþýyan ve kamuya yararlý
alternatif hizmetler sunma zorunluluðu getiriliyor.

Türkiye?de asker kaçaklarýnýn sayýsý yaklaþýk 600 bin. Vicdanî ret
kararlarýný açýklayan retçiler ?emre itaatsizlikte ýsrar? suçlamasýyla 3
aydan 2 yýla kadar hapis cezasý istemiyle yargýlanýyorlar.
1993?e kadar ?halký askerlikten soðutmak? bir terör suçu olarak Devlet
Güvenlik Mahkemeleri?nin (DGM) görev alanýnda kabul ediliyordu. 1993?ten
bu yana bu ?suç?, Türk Askerî Ceza Kanunu?nun 58. maddesi kapsamýnda ve
?vatana ihanet? olarak deðerlendiriliyor, bu davalarla askerî mahkemeler
görevlendiriliyor.


[Express Dergisi'nin Haziran 2005 tarihli sayýsýnda yayýmlanan
"Militurizm Festivali" haberi]
_______________________________________________
A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
http://ainfos.ca/cgi-bin/mailman/listinfo/a-infos-tr


A-Infos Information Center