A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) Siyahi #2 - Zerzan’a bir Bakış

From Worker <a-infos-tr@ainfos.ca>
Date Sun, 6 Feb 2005 20:03:29 +0100 (CET)


---------------------------------------------------------------
A - I N F O S H A B E R S E R V İ S İ
http://www.ainfos.ca/
http://ainfos.ca/index24.html
---------------------------------------------------------------

Zerzan’a bir Bakış / Kürşad Kızıltuğ
Düşünür yahut entelektüel kıtlığı çeken çağdaş anarşizmin Bookchin ve Zerzan
gibi entelektüellerin şahıslarında temsil edilmesinin en sorunlu yanı
anarşizmi doktriner parantezler içerisine almak oluyor. Dolayısıyla
yönetenin ve tahakküm edenin, hiyerarşik ve otoriter ilişkilerin bulunmadığı
bir toplum için verilecek pratik mücadeleler; yaşamı şimdiden özgürlükçü
şekillerde dönüştürmenin olanaklarını araştırmak şeklinde anlaşılmak yerine
tek boyutlu politik gündemlere veya evrensel programlara sıkıştırılan bu tür
anarşizm anlayışları, otoriter solun cenderesinden kurtulmuş ve halihazırda
emekleme aşamasındaki özgürlükçü hareketleri ölü doğmuş projelere dönüştürme
potansiyeline sahip.

Zerzan’ın teorisi bana, başka anarşizmlere göre özgürlükçü toplum
projesinden en çok uzaklaşan anarşizm yorumu gibi görünüyor. Bilgi
üniversitesindeki söyleşisini izleyenlerden biri olarak ona “artık
anarşizmin ona göre yalnızca uygarlık karşıtlığı mı olduğunu, bunun
dışındaki anarşist düşüncelerin ona göre anarşizmden sayılıp sayılmayacağını
sorduğumda cevabı çok netti: “Hayır bana göre anarşizm uygarlık
karşıtlığıdır, Uygarlığı ortadan kaldırın geriye anarşi kalır!” olmuştu.
Açıkcası uygarlık belası başımızdan def edildiğinde bu geriye “kalacak
olan”ın anarşi mi yoksa kötücül anlamıyla bir kaos mu olacağını tartışmayı
kahinlere ve falcılara bırakmayı tercih ediyorum.

Aslında ben buna anarşizmden ziyade kendisini toplum ve kültür karşıtı bir
konumdan tarif eden, devasa bir yıkım beklentisi haricinde hiçbir çıkış
umudu olmayan romantik bir nihilistin, uygarlığa karşı anti-demokratik
serzenişleri olarak görüyorum. Anti demokratik saptaması çok acımasız ve
kıyıcı görülebilir. Lakin herhangi bir ideoloji, özgürlüğün ideal yerini
bulmaya adandığı halde somut toplumsal dünyada özgürlük alanları yaratmaya
tercih etmiyorsa, insanların şu anki somut sorunlarını kalkış noktası haline
getirmiyorsa bunun demokratik olduğunu söylemek bana zor görünüyor. Hoş
Zerzan’a göre demokrasi de “sadece bir yönetim biçimi” olduğuna göre bu
bahis manasız görülebilir. Böylece doğrudan demokrasi, radikal demokrasi,
temsiliyetin reddi gibi verimli tartışmalar gereksiz hale geliyor. Bu
çerçevede her ne kadar klasik anarşist düşünürlerin, ilerlemeci tarih
şemasıyla olan sorunlu ilişkilerini eleştirsek de anarşizmi, onları takip
ederek özgürlükçü bir toplum tasavvuru olarak tahayyül etmeye devam etmeyi
tercih ediyorum. Yoksa toplumu tamamen ortadan kaldırmak olarak değil.

Zerzan’ın teorisi bir çok karmaşık sorunla malul. Örneğin oldukça doğrusal
bir tarih anlayışı var. Tarihi özgürlükten yıkıma doğru giden bir seyir
halinde görüyor. Kayıp cennetten çöküş ve kıyamete giden insanlık
şeklindeki, insanlığın düşüşüne dair dini tasavvur ile bu anlayışın bağı da
ayrıca araştırılabilir.

Çalışmasında uygarlık öncesi toplumlarda insanların hiyerarşi, tahakküm ve
otoriter ilişkiler içermeyen bir hayat yaşadığını ampirik verilere dayalı
sarsılmaz bir gerçek gibi sunuyor. Cümlelerine “3 milyon yıl önce
şöyleydi...” gibi başlangıçlar yaptığında 3 milyon yıl önceki insan
yaşamının dolaysızca bilinebilir olduğuna nasıl bu kadar kolaylıkla
inandığını merak ediyorum. Geçmişi yitik bir altın çağ olarak tasavvur eden
tarih vizyonunda kıyametsi bir yıkımdan sonra yeniden özgürlük çağına,
bozulmamış, yabancılaşmamış, nahif insanın içtenlikli dünyasına geri
dönebileceğimize duyduğu inançta eğer dinsel birşeyler yoksa o halde bütün
bu büyük kocaman tarih alatısı da neyin nesi? Seküler bir söyleme,
antropolojinin ve arkeolojinin oldukça yoruma dayalı verilerine dayanarak
kurduğu tarih anlatısının bilimin verilerinden dayanarak kurulduğu söylenen
bir başka büyük anlatı olan tarihsel materyalizmden tek farkı birincisinin
kötümserliği.

Zerzan’ın düşüncesindeki geçmişin bozulmamış doğal hayatına ve doğaya
duyulan hayranlık aslında romantik düşüncenin bir karakteristiğidir.
Modernizmin alametlerinden biri olan bu doğa anlayışında, “doğa”nın
kendisinin de yaşadığımız toplumun bize taktığı gözlüklerle kurulmuş
kültürel bir “inşa” olduğunu; Lukacs’ın tabiriyle “doğa’nın da kültürel bir
kategori” olduğunu görmek bu kadar mı zor? Ayrıca uygarlık ve kültürü doğa
ile karşı karşıya koymak da zaten bizzat modernist düşüncenin icraatlarından
birisidir. Bu durumda Zerzan’ın Rousseaucu doğa hayranlığı yahut
aydınlanmacı uygarlık tarafından saflığı bozulmuş özünde iyi insan anlayışı
modernizmin ta kendisi değil mi?

Birçok boşluklara ve çatlaklara sahip sisteminin terimleri Adorno, Vaneigem,
Debord, Cioran gibi düşünürlerin batı moderliğine ve kapitalizme yönelttiği
eleştirilerin aşırı yorumlanmasından oluşuyor. Uygarlığa dair anlatısının
tüm dünya için geçerli olduğuna dair inancı da bunların tuzu biberi. Öyle ya
eğer Zerzan’ın anlatısına bağlı kalarak harekete geçecek olursak bir daha
geri dönüşü olmayan bir deney yapmamız gerekir ki bu pek öyle yerel düzeyde
gerçekleştirilir gibi de değil.

Oysa herkes biliyor ki ekolojik eleştirel düşünceler 1960lar civarında
sosyalist solun endüstrileşme paradigmasına karşı eleştirel yaklaşımlara
sahip yeni sol düşüncelerde şekillendi. Burada boy hedefi yapılan şey
sosyalizmi endüstriyel bir kalkınma projesine indirgeyen Sovyet modeli ile
Batı dünyasında tahripkar sonuçları güçlü bir şekilde görülmeye başlayan
endüstiyel kapitalist sistemdi. Bu sisteme yönelik eleştiri sosyalist
devletçiğilin ve kapitalizmin anarşist bir eleştirisiyle birleşmeye
başladıkça ortaya yeşil anarşist ya da eko anarşist denilen fikirler çıkmaya
başladı. Tüm bu düşüncelerdeki ortak payda kapitalizmi, onun büyük üretim
sistemini, büyük kentleri ve doğayı tahrip eden teknolojileri ortadan
kaldırıp küçük, kendine yeter ekonomilere dayalı, özgürlükçü ve demokratik
bir toplum modeli geliştirmekti. Ekolojik düşüncenin liberal varyantları
bunu kapitalizm içi bir muhalefetle sınırlamak isterken eko-anarşistler
ekolojik bir anarşist toplum kurma düşünde oldukça yol katettiler.

Zerzan’ın anarşizm anlayışı ise sorunu çözmek yerine, soruna köken olduğu
varsayılan bir kaynak noktaya kadar geri gidip herşeyi yıkma basitinde
işliyor (Öyle ya başağrısına en kesin çözüm kafayı kesektir). Bu anlayış
doğruluğu ya da yanlışlığı kanıtlanamayacak hipotezlerle hareket
ettiğinden ötürü aslında bir inançtan öteye geçemiyor. Bu inancın vardığı
son nokta ise uygarlığa karşı topyekûn savaş! Peki bu savaş’ın sonunda
uygarlığın yıkıcı tahakkümcü güçlerinin doğa ve özgürlük karşıtı bir
konuma geçerek tüm özgürlükçü girişimleri boğmayacağı ve daha ürkütücü bir
egemenlik sistemi kurmayacağı ne malûm?
Eğer Zerzan’ın düşüncesi, uygarlığın çeşitli kurumlarını sorunsallaştıran,
iktidar ve tahakkümün ilşkilerinin en erken dönemdeki biçimlerini araştıran
bir çaba olsaydı o zaman özgürlükçü vizyonumuzu genişleten bir düşünür
olarak dikkate almak isteyebilirdik, ama bu üstünkörü araştırmasının
vargılarıyla bizi getirip bıraktığı sonuca baktığımızda, mevcut haliyle,
yakın gelecekteki bir kıyametten haber veren bir kahinden farkı yok...



*******
****** A-Infos Haber Servisi ******
Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
******
BİLGİ: http://ainfos.ca/org http://ainfos.ca/org/faq.html
YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
ÜYELİK: lists@ainfos.ca adresine e-posta'nın ana
kısmında "subscribe listeadı eposta@adresiniz"
içerikli e-posta atın. Üyelikten çıkmak için ise
"unsubscribe listeadı eposta@adresiniz" içerikli mail
atın.

Tüm listeler için seçenekler: http://www.ainfos.ca/options.html



A-Infos Information Center