A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) Atina Göçmen ve Mülteci Kollektifi Çağrı Metni

From Worker <a-infos-tr@ainfos.ca>
Date Wed, 6 Apr 2005 14:59:44 +0200 (CEST)


---------------------------------------------------------------
A - I N F O S H A B E R S E R V İ S İ
http://www.ainfos.ca/
http://ainfos.ca/index24.html
---------------------------------------------------------------

Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor. Her gün sağınızdan, solunuzdan geçiyor
bu hayalet. Otobüste yanınızdaki koltukta oturuyor. Her yerde görüyorsunuz
onu ama gerçek bir hayalet kadar sessiz olmayı başarabiliyor. Milyonlarca
göçmen ve mülteciden oluşan bu hayalet, yaşadığınız toplumun en çok acı
çeken kesimi olduğu halde susmayı başarabiliyor.
BİZ SUSMAYI BAŞARAMAYANLARIZ!
Doğudan batıya, güneyden kuzeye akan yeni kavimler göçü, batı uygarlığının
yüzündeki maskeyi indiriyor. Eşitlik, özgürlük, insan hakları, demokrasi
gibi modern toplumun gözde sloganları göçmenler ve mülteciler için geçerli
değil. Çünkü mülteciler ve göçmenler vatandaşlıkla kölelik arasında bir
hukuki kategoriyi temsil ediyor. Gündelik hayatımız bunun kanıtlarıyla
doludur. En basitinden cebimizde taşıdığımız kimlik kartlarının rengi
değişiktir. Ve çoğumuzun kimlik kartında fotoğraf bile yoktur. Bu, devletin
göçmen ve mültecileri insan olarak tanımamasının sadece simgesel
göstergelerinden biridir. Biz insan olduğumuzu ve insanlığımızı korumanın
özgürlük ve eşitlik mücadelesinden geçtiğini biliyoruz.

Küreselleşmeyle, para ve malların dolaşımı önündeki sınır duvarları
indirilirken, insan dolaşımının önündeki duvarlar yükseltiliyor. Bunu
yapan dünyanın efendileri, aynı zamanda geldiğimiz ülkeleri savaşla, faşist
yönetimlerle ve açlıkla ölüme boğdular ve bizlere yaşayabilmek için
göçetmek dışında bir şans bırakmadılar. Sömürgeci savaşların kan kustuğu
Irak’tan, Afganistan’dan, Somali’den, Kongo’dan, faşist barbarlığın terör
estirdiği Filistin’den, Kürdistan’dan, Türkiye’den, Pakistan’dan,
neo-liberalizmin yoksulluğa mahkum ettiği Arnavutluk’tan, Polonya’dan,
Romanya’dan, sömürgeci talanın yaşam kaynaklarını kuruttuğu Bangladeş,
Nijerya, Hindistan, Fas gibi ülkelerden geliyoruz. Devlet zaten politik
göçmenlerle ekonomik göçmenler arasındaki farkı ortadan kaldırırken, biz
aynı olduğumuzu, sadece politik ve ekonomik göçmenler olarak değil,
Yunanistan emekçileriyle de aynı olduğumuzu, birlikte yürümemiz gerektiğini
biliyoruz.

Çünkü kendimizi artık bu toplumun bir parçası olarak görüyoruz. Ve
kendimizi bir parçası olarak gördüğümüz bu toplumun en canalıcı problemi
göçmenlerdir. Çünkü bu ülkeye girer girmez, hiçbir gerekçesi yokken üç ay
insanlık dışı koşullarda hapis yatırılan, yine bir bahane bile yokken polis
karakollarında işkence gören, en ucuza en zor ve en pis işlerde
çalıştırılan, faşist çeterinin saldırılarıyla karşılaşan, her an gözaltı ve
sınırdışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya olan toplumsal kesim
göçmenlerdir.

Göçmenlerin çoğu için yaşadıkları bu gerçekliği ifade edebilmek zor değil.
Ama yine büyük bir çoğunluğu için asıl sorun buradaki eşitlik ve özgürlük
mücadelesi değil, ölümün kol gezdiği topraklardan gelmiş olmanın verdiği
göreli rahatlama. Ekonomik beklentilerle göç etmiş olanlar için de durum ne
kadar kötü olursa olsun, aldıkları ücret hala geldikleri ülkelerden
yüksektir ve bu yüzden örgütlenme ve toplumsal mücadele içinde yeralma
fikrinden uzak dururlar. Çünkü göçmenler de çok iyi bilirler ki demokrasi ve
insan hakları adına atılan onca nutuğun bir anlamı yoktur. Başta sınırdışı
olmak üzere demokrasi madalyonunun arka yüzündeki bütün faşizan uygulamalar
onları beklemektedir. Bu nedenlerden dolayı bir göçmen için bugün toplumsal
mücadele içinde yerini almak, henüz daha iyi bir yaşam vaadetmemektedir.
Etkin bir toplumsal faktör olana değin göçmen mücadelesi, bir onur
mücadelesidir.

Bu yüzden biz, bir avuç insan olarak yola çıkıyoruz. Bu nedenlerle kendisini
toplumsal mücadelenin bir etken gücü değil, dayanışmanın pasif tarafı olarak
konumlandırmış ve işlevsizleşmiş göçmen örgütleri içinde yeralmayı
reddediyoruz. Bu nedenlerle mevcut (yunanlı ya da diğer ülkelerden) politik
örgütlerin arkasında yürümeyi değil, kendi toplumsal özörgütlülüğümüzle
yürümeyi tercih ediyoruz. Çünkü biz bir dayanışma nesnesi değiliz. Bu
toplumun en temel sorunlarından birinin öznesiyiz ve dayanışma sözcüğü
birlikte mücadele sözüyle birlikte anlam kazanabilir. Çünkü göçmen sorunu
nasıl aynı zamanda Yunanistan toplumunun bir sorunuysa, neo-liberal çalışma
düzenlemeleri ya da sokaklara yerleştirilen kameralar da aynı ölçüde
göçmenlerin sorunudur.

Atina Göçmen ve Mülteci Kolektifi için ilk adımı atmaya bu nedenlerle karar
verdik. AGMK adem-i merkeziyetçi bir sosyal mücadele ve dayanışma örgütüdür.
Yani temsiliyete dayanan bir platform değildir, bireyler sadece kendilerini
temsil ederler.

Karar mekanizması her aktiviste açık ve yataydır. AGMK zaman içinde
aktivistlerinin konuştukları dillere göre ayrı çalışma grupları içinde
bir araya gelmesini ve ayrı bir yetkiye sahip olmamak kaydıyla bu grupların
arasında koordinasyon sağlayacak ve iki toplantı arasındaki sıcak durumlara
müdahaleyi örgütleyecek bir koordinasyon grubunun varlığını gerekli
görür. AGMK toplantıları 15 günde bir yapılır. Dayanışma gönüllüsü AGMK
aktivistleri de göçmen aktivistlerin sahip olduğu bütün haklara sahiptir.

AGMK anti-faşist bir örgütlenmedir. Hareket tarzını meşruluk ilkesine
göre belirler. Zaman içinde ve olanaklar ölçüsünde dernekleşmeyi hedefler.

Zor ve zaman alacak bir işe giriştiğimizin farkındayız. Özellikle bu
çağrıyı yapan bir ön çalışma grubundan sözünü ettiğimiz çalışma gruplarına
ulaşana dek inatçı olmamız gerektiğini biliyoruz. Bu süreçte, göçmen
sorununa açık yüreklilikle yaklaşan dostlarımızın özellikle teknik
konulardaki yardımlarına çok ihtiyacımız olacak. Fakat yine belirtmeliyiz ki
asıl beklentimiz, bu çağrıyı okuyan göçmenlerin bizimle iletişime geçmek
için adım atmalarıdır. Yine yukarıda belirttiğimiz çerçevede bizimle
birlikte yürümek isteyecek Yunanistanlı ve Avrupalı bütün yoldaşlarımıza
kapımızın açık olduğunu da tekrarlayalım.

AGMK, aynı çerçevede Selanik’te kurulmuş olan Selanik Göçmen ve Mülteci
Kolektifi ile her düzeyde enerjisini birleştirmenin ilk adımı olarak
Patronların Dünyasına Hepimiz Yabancıyız dergisinin yazım ve dağıtım
süreçlerini paylaşacaktır. Yine aynı çerçevede kurulmuş olan Avrupa’nın
değişik bölgelerindeki göçmen örgütleriyle enerjisini birleştirmeyi
hedefleyecek, bu tür oluşumların gelişimi için elinden gelen desteği
sunacaktır.
-SINIRDIŞILAR DERHAL DURDURULSUN!
-TOPLAMA KAMPLARI VE CEZAEVLERİNDEKİ GÖÇMENLER SERBEST BIRAKILSIN!
-GÖÇMENLER ÜZERİNDEKİ POLİS TERÖRÜNE SON!
-HUKUK, SAĞLIK, EĞİTİM VE ÇALIŞMA YAŞAMINDA AYRIMCILIĞA SON!
-EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET!

5 Nisan 2005

Atina Göçmen ve Mülteci Kolektifi
Mail: multeci_gocmen@yahoo.co.nz



*******
****** A-Infos Haber Servisi ******
Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
******
BİLGİ: http://ainfos.ca/org http://ainfos.ca/org/faq.html
YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
ÜYELİK: lists@ainfos.ca adresine e-posta'nın ana
kısmında "subscribe listeadı eposta@adresiniz"
içerikli e-posta atın. Üyelikten çıkmak için ise
"unsubscribe listeadı eposta@adresiniz" içerikli mail
atın.

Tüm listeler için seçenekler: http://www.ainfos.ca/options.html


A-Infos Information Center