A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) [anarsistbakis] Yenilemeler 22 - 18 Mayıs 2004

From zamane divane <anarsistbakis@yahoo.co.uk>
Date Thu, 20 May 2004 22:28:25 +0200 (CEST)


---------------------------------------------------------------
A - I N F O S H A B E R S E R V İ S İ
http://www.ainfos.ca/
http://ainfos.ca/index24.html
---------------------------------------------------------------
YENİLEMELER - 22 / 18-Mayıs-2004
"Makaleler" kısmına eklemeler yapıldı (Aşağıda).
http://uk.geocities.com/anarsistbakis/anarchy_articles.html
"DEVLETİN ÖTESİNDE: ANARŞİYE GERİ DÖNÜŞ", Jeff Shantz, 2003 (çeviri)
http://uk.geocities.com/anarsistbakis/makaleler/shantz-anarsiyedonus.html
- Kriz Devletleri ve Anarşinin Geri Dönüşü
- Devletin Ötesinde Siyaset
- Eskisinin Kabuğu İçerisindeki Yeni Dünya
- Anarşi Düzendir
- Sonuç
- Notlar
- Bahsedilen Çalışmalar
Eski ve görünüşte yenilmiş bir hayalet politikaya
bir kere daha dadanmakta --anarşizmin hayaleti. Son
birkaç yıl içerisinde, hükümetsel ve şirket [kökenli]
güç-odaklarının [yaptığı] küresel toplantıların
dışarısında gösteri yapan kızgın, siyahlar içindeki,
maskeli gençliğe ilişkin medyadaki göze çarpan
haberler, 20nci yüzyılın başlangıcına damgasını vuran
anarşizme dair ahlaki panik anılarını canlandırdı.
Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) [World Trade
Organisation, WTO] 1999 yılında Seattle'daki
toplantısından beridir küresel kapitalist zirvelerdeki
"kara blok" anarşistleri olarak adlandırılanlara mal
edilen "kaba" [uncivil, sivil olmayan] itaatsizlik
--özellikle de şirket mülkünün tahrip edilmesiyle
ilgili olduğunda--, anarşistleri yeniden haber
başlıklarına taşıdı, ve televizyonun Sixty Minutes
II'sinin ana konusu olmasının yanısıra Time ve
Newsweek'in kapaklarında kendisine yer bulmasına neden
oldu. Keza, ekonomi zirveleri sırasındaki --biber
gazı, göz yaşartıcı gaz, plastik mermiler ve kitlesel
tutuklamaların yanısıra ateş açılması ve hatta
öldürmeler dahil olmak üzere-- polis saldırganlıkları,
genel kamuoyunun aklına anarşistlerin korkulması
gereken bir şey olduğunu fikrini soktu. Bu görüş, ana
medyada anarşistlerin "eşkiyalar" ve "holiganlar"
olarak resmedilmesi ile güçlendirildi.
Anarşistlerin yetkililerle başlarının belaya
girmesinde şaşılacak pek bir şey yoktur. Aslında,
anarşizmin Devlet kurumları ve bunların savunucuları
ile doğrudan çatışmasına ilişkin uzun bir tarihi
vardır. Anarşistlerin bizzat yöneticiliğin [rulership]
meşruiyetini sorgulamasından ötürü, yöneticilerin
anarşistleri nihilist fanatikler olarak göstermeyi
istemelerine de şaşmamak gerekir tabii ki. Anarşist
tarihçi Peter Marshall'ın belirttiği üzere, anarşizmin
(Sol veya Sağın) yönetenleri veya yönetilenleri
üzerindeki radikal etkileri tamamen silinmemiştir,
"[anarşizm] yöneticileri, gereksiz hale gelecekleri
için, ve mülksüzleştirilenler ile düşünceliler
açısından özgürce kendi kendilerini yönetebilecekleri
bir zamanı hayal etmelerine neden olarak bir umut
kaynağı olabileceği için korkuya itebilir" (x).
Hükümetin şiddetinin aksine, çoğu anarşist uygulamalı
inisiyatif yeni topluluklar ve kurumlar inşa
edilmesine yönelmiştir.
Sosyologlar böylesi asi [unruly] hareketlere pek
az ilgi gösterirken, kriminologlar son zamanlarda
anarşizmi ciddiyetle bir siyaset olarak kabul etmeye
yönelik bazı eğilimler göstermektedirler. Kriminolog
Jeff Ferrell, bugünkü bağlamda anarşist pratiğe ve
anarşist Devlet eleştirisine ayak uydurmanın gayet
geçerli olduğunu öne sürmektedir. Ona göre, anarşizme
gösterilecek dikkatli bir ilgi, kriminologları direniş
kriminolojisini geliştirmek için cesaretlendirecektir.
Direniş kriminoloji, "suç teşkil eden [criminal] veya
suça dönüş[türül]en [criminalised] davranışların,
insan onurunun ve özbelirlenimin bastırılmış
boyutlarıyla ve devlet yasasının otoritesine karşı
yaşanmış direnişle ilişkilendirilmesinin çeşitli
yollarını araştırmanın bir aracı olarak", anarşistler
(ve diğerleri) tarafından gerçekleştirilen suça
dönüş[türül]müş faaliyetleri (örn. graffiti, işgaller,
korsan radyolar, sabotaj) ciddiyetle ele alacaktır
(Ferrell, 151). Bu davranışlar artık "çocukluk
hastalıkları" [01] veya "haydutluk" [02] belirtileri
olarak dışlanmamalı, aksine oldukları şekilde --siyasi
faaliyetler-- değerlendirilmelidirler. Bu, tabii ki,
direnişin ayrıcalıklı biçimleri ve aktivizm hakkında
kabul edilmiş nosyonlar [notion, apriori kavramlar]
hakkındaki varsayımlardan uzaklaşmayı
gerektirmektedir.
Otonom hareketlerinin "küreselleşmenin bugünkü
biçimleri içerisinde gömülü olan tahakküm, sömürü ve
dışlanma kalıplarını reddeden, alternatif toplumsal
dönüşüm görüş ve projeleri" (22) sunduklarını savunan
Castells, Yazawa ve Kiselyova'dan bahsedebiliriz. Bu
alternatifi oluştururken, anarşistler sıklıkla
kapitalist ekonominin veya liberal demokrasi
siyasetinin sorunsuz işleyişini bozan pratikler
geliştirirler. Bu, sosyolog Leslie Sklair'i izlersek,
anarşizmin, anaakım siyasi kanalları içerisinde daha
büyük bir bütünleşmeye imkan tanıyan bir örgütsel
modeli amaçlamayan [bir modeli], kapitalizme karşı
sosyal hareketlerin ve direnişin bir "aksatma"
[disruption, yıkma, bozma] modelini örneğini teşkil
ettiği söylenebilir. Anarşist hareketler, taviz
vermeyen retoriği ve haddini bilmez stratejileri
sayesinde, aksatıcı kuvvetinin normal siyaset
içerisine yönlendirilmesi girişimlerine karşı
direnirler. Aktivistler, kendilerin ya
marjinalleştirildiği veyahut da assimile edildiği
bütün bir bağlamı reddetmeye girişirler; kendi
zeminlerinde kalırlar. Bu nedenle, Sklair'in aksatıcı
siyasetinin ötesine geçerek çağdaş anarşizmin büyük
bir kısmını meydana getiren yapıcı projelere bakmak
gerekmektedir.
Devletlerin ve sermayenin kendi küresel
gündemlerini dayatma kapasitelerini engelleyen
siyaset, birçoklarının devrimci siyasetin devrinin
sona erdiğini düşündüğü bir çağda devrimci siyaset
için olası başlangıçlar sunmaktadır. Otoriter
komünizmin çöküşü ve neo-liberal sermayenin dünyanın
büyük bir kısmındaki görünüşteki zaferi, birçoğunun
görüşlerini radikal bir demokrasinin ancak biraz
fazlası olan bir konuma geriletti. Anarşizm, bu gibi
"tarihin sonu" senaryolarını parçalamakta, devletçi
kapitalizmin ötesindeki bir geleceğe yönelik
mücadelelerin yenilenmesi için radikal bir bakış
sunmaktadır. Devamı...>>
http://uk.geocities.com/anarsistbakis/makaleler/shantz-anarsiyedonus.html

---------------------------------------------------
""SERBEST PİYASA" KAPİTALİZMİ HERKESİN, BİLHASSA DA
YOKSULLARIN YARARINA MIDIR?", Anarşist Sıkça Sorulan
Sorular, Kısım C.10 (çeviri)
http://uk.geocities.com/anarsistbakis/makaleler/sss-kisimc10.html
Murray Rothbard ve "serbest piyasa" kapitalizmin
bir sürü diğer destekçisi bu iddiayı yapmaktadırlar.
Yine, bunda bir doğruluk payı vardır. Kapitalizm bir
"büyü ya da öl" ekonomisi olduğu için (bakınız Kısım
D.4.1), ekonomi genişledikçe toplumun kullanabileceği
zenginliğin miktarının herkes için artacağı açıktır.
Bu nedenle yoksullar herhangi büyüyen bir ekonomide
mutlak olarak daha iyi olacaklardır (en azından
ekonomik anlamda). Sovyet devlet kapitalizmindeki
durum da keza böyleydi: 1980'lerin en yoksul işçileri
açıktır ki 1920'lerinkilerden ekonomik açıdan daha
iyiydiler.
Ancak, burada önemli olan büyüyen bir ekonomide,
sınıflar ve dönemler arasındaki göreli
farklılıklardır. Serbest-piyasa kapitalizminin
bilhassa yoksullar için faydalı olacağı varsayımı
veriliyken, şunu sormalıyız: diğer sınıflar da aynı
derecede iyi olabilecekler mi?
Yukarıda değinildiği üzere, ücretler üretkenliğe
bağlıdır; ücretlerdeki artışlar üretkenlikteki
artışları geriden takip eder. Eğer, serbest bir
piyasada, yoksullar "bilhassa" faydalanıyorlarsa,
işçilerin toplumsal refahtan büyüyen bir dilim
almaları için ücretlerin üretkenlikten daha hızlı
artması gerekecektir. Ancak, eğer durum böyle olsaydı,
üst sınıflara gidecek olan kar miktarının oransal
olarak düşük olması gerekirdi. Yani kapitalizm
bilhassa yoksullar için faydalıysa eğer, o halde
işçiler tarafından yaratılan karlarla yaşayanlar için
aynı şey olmayacaktır. Devamı...>>
http://uk.geocities.com/anarsistbakis/makaleler/sss-kisimc10.html

------------------------------------------------
"ŞİLİ SERBEST PİYASANIN HERKESİN YARARINA OLACAĞINI
İSPATLAMAZ MI?", Anarşist Sıkça Sorulan Sorular, Kısım
C.11 (çeviri)
http://uk.geocities.com/anarsistbakis/makaleler/sss-kisimc11.html
C.11.1 Ancak Pinochet'in Şili'si, "Ekonomik Özgürlüğün
Siyasi Özgürlüğe Ulaşmanın Ayrılmaz Bir Parçası
Olduğunu" İspatlamamış mıdır?

Bu, "serbest piyasa" kapitalizminin birçok
destekçisi tarafından desteklenen, yaygın bir
sağ-kanat "Liberter" argümandır. Örneğin Milton
Friedman şöyle diyordu; Pinochet, "serbest-piyasa
ekonomisini bir ilke meselesi olarak desteklemiştir.
Şili bir ekonomik mucizedir." (Newsweek, Ocak 1982).
Bu bakış açısı ana-akım sağda da oldukça
basmakalıplaşmış bir görüştür --1990 yılında bu ülkeyi
ziyaret ettiğinde, ABD Başkanı George Bush da Şili'nin
ekonomik başarısını övmüştü.
General Pinochet, Başkan Allende'nin
önderliğindeki demokratik bir şekilde seçilmiş
sol-kanat hükümete karşı 1973'te gerçekleştirilen
askeri darbenin söz sahibi kişisiydi --bu, CİA'nın
tezgahladığı bir darbeydi. Darbe sırasında "yasa ve
düzen" kuvvetleri tarafından binlerce insan
katledildi, Pinochet güçlerinin "muhafazakar bir
tahminle iktidarının ilk yılında 11.000'den fazla
insanı öldürdüğü tahmin edilmekte" idi (P. Gunson, A.
Thompson, G. Chamberlein, The Dictionary of
Contemporary Politics of South America, Routledge,
1989, s. 228)
Tesis edilen polis devletinin insan hakları
sabıkası tüm dünya genelinde barbarca olarak
suçlanmıştı. Ancak, niz, bu ekonomik mucizedeki bariz
çelişkileri (yani, neden "ekonomik hürriyeti" daima
otoriter/faşist devletlerin başlattığını) göz ardı
edecek, ve Şili halkına dayatılan serbest-piyasa
kapitalizminin ekonomik gerçekleri üzerine
yoğunlaşacağız. Devamı...>>
http://uk.geocities.com/anarsistbakis/makaleler/sss-kisimc11.html

-------------------
"HONG KONG "SERBEST PİYASA" KAPİTALİZMİNİN
POTANSİYELLERİNİ GÖSTERMİYOR MU?", Anarşist Sıkça
Sorulan Sorular, Kısım C.12 (çeviri)
http://uk.geocities.com/anarsistbakis/makaleler/sss-kisimc12.html
Dünyada bırakınız-yapsınların genel yokluğu
veriliyken, serbest piyasa kapitalizminin yararlarını
gösterecek örnekler ancak tek tük bulunmaktadır.
Ancak, kapitalizminin gücünün ve "saf" kapitalizminin
nasıl herkes için yararlı olacağının bir örneği olarak
Hong Kong'a sıkça değinilir.
Hong Kong ekonomisine ilişkin rakamların
etkileyici olduğu inkar edilemez. Kişi başına GSYİH
1996'da 25,300 ABD $'na yükselecektir; bu, Asya'daki
en yüksek [değerlerden] birisidir ve çoğu Batı
ülkesinden de daha yüksektir. Vergi oranları gıpta
edilecek [seviyededir] --şirket karları için % 16.5 ve
maaşlar içinse % 15. 1990'ların ilk beş yılında Hong
Kong ekonomisi muazzam oranlarda büyümüştür --nominal
(enflasyondan arındırılmamış) kişi başına gelir ve
GSYİH seviyeleri neredeyse ikiye katlanmıştır.
Enflasyon hesaba katıldığında bile, büyüme canlıdır.
Toplam GSYİH'nın 1995'e kadar geçen 10 yıl
içerisindeki reel olarak ortalama yıllık büyüme hızı
yüzde altıydı, 1995'te ise % 4.6 büyümüştür.
Ancak, daha yakından bakıldığında, bunun serbest
piyasa kapitalizminin harikalarının bir örneği
olduğunu iddia edenlerin çizdikleri resimden daha
farklı bir resimle karşılaşırız. (Şili örneği için,
bakınız Kısım C.11). Devamı...>>
http://uk.geocities.com/anarsistbakis/makaleler/sss-kisimc12.html

-------------------------------------------------
"DEVLETÇİLİK VE KAPİTALİZM TOPLUMU NASIL ETKİLER?",
Anarşist Sıkça Sorulan Sorular, Kısım D (çeviri)
http://uk.geocities.com/anarsistbakis/makaleler/sss-kisimd00.html
Sıkça Sorulan Sorular'ın (SSS) bu kısmı,
devletçilik ve kapitalizmin var oldukları toplumları
nasıl etkilediğini göstermektedir. Kısım B'nin
(Anarşistler neden mevcut sisteme karşı çıkarlar?) ve
Kısım C'nin (Kapitalist ekonominin efsaneleri
nelerdir?) bir devamıdır, ve mevcut sistem
içerisindeki toplumsal ve güç [power, iktidar, yetke]
ilişkilerinin toplum üzerindeki etkisini
tartışmaktadır.
Bu kısım önemlidir, çünkü kapitalizm ve
devletçiliğin meydana getirdikleri kurumlar ve
toplumsal ilişkiler bir boşlukta var olmazlar, günlük
yaşantımız üzerinde derin etkileri vardır. Bu etkiler
bireyler olarak bizim ötemize geçer (örneğin,
hiyerarşinin bireyselliğimiz üzerindeki olumsuz
etkileri) ve siyasi kurumların toplumuzda nasıl
çalıştığı, teknolojinin nasıl geliştiği, medyanın
nasıl işlediği vb. birçok şey üzerinde etkisi olur. Bu
nedenle, bir bütün olarak devletçilik ile kapitalizmin
--siyaset ve ekonominin dar sınırlarının ötesinde--
toplumu nasıl (ve neden) etkilediği incelenmeye
değerdir. Devamı...>>
http://uk.geocities.com/anarsistbakis/makaleler/sss-kisimd00.html

---------------------------------
Anarşist Bakış:
http://uk.geocities.com/anarsistbakis/


*******
****** A-Infos Haber Servisi ******
Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
******
BİLGİ: http://ainfos.ca/org http://ainfos.ca/org/faq.html
YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
ÜYELİK: lists@ainfos.ca adresine e-posta'nın ana
kısmında "subscribe listeadı eposta@adresiniz"
içerikli e-posta atın. Üyelikten çıkmak için ise
"unsubscribe listeadı eposta@adresiniz" içerikli mail
atın.

Tüm listeler için seçenekler: http://www.ainfos.ca/options.html


A-Infos Information Center