A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) 1. Geleneksel Militurizm Festivali'nden

From Worker <a-infos-tr@ainfos.ca>
Date Wed, 19 May 2004 10:32:53 +0200 (CEST)


notlar + Deklarasyonlar
Sender: worker-a-infos-tr@ainfos.ca
Precedence: bulk
Reply-To: a-infos-d-tr

---------------------------------------------------------------
A - I N F O S H A B E R S E R V İ S İ
http://www.ainfos.ca/
http://ainfos.ca/index24.html
---------------------------------------------------------------

Herkese merhaba,
Festivalden izlenimlerimi aktarıyorum, tamamen kişisel
değerlendirmelerdir, eksik yanlış bilgi için affola!
- 15 Mayıs Cumartesi günü saat 10'a doğru yaklaşık 100
kişilik antimilitarist topluluk Taksim AKM önünde
toplanmaya başladı. İlerleyen zamanlarda topluluğun
sirkulasyonla beraber 150 kişiyi bulduğu oldu.
- Adapazarı, Ankara, Antep, Bursa, İskenderun,
İstanbul, İzmir, İzmit, Mersin, Samsun şehirlerinden
ve Almanya ile Makedonya'dan antimilitaristler
katıldı. Amerika'dan gelen katılımcı yanlışlıkla
Sirkeci garına gitti ve saati yanlış hatırlayan
katılımcıları yollardan topladık.

- Taksim'den kalkan servislerde, gözaltı ve müdahale
riski yüksek olmasına rağmen nispeten kalabalık bir
grup olması herkesin moralini yükseltti. Otobüslere
binip ilk durağımıza doğru hareket ettik.

- Ellerinde "Askere gitme, festivale gel", "Gitme,
gitme; dur ne olursun.", "Çürük değil eşcinsel, askere
de gitmiycez!", "Nato kafa, Nato mermer", "Kimsenin
askeri olmayacağız", "O şimdi retçi" sloganları yazan
dövizler ve pankartlar taşıyan "tuhaf" bir kalabalık
otobüslerden düzensiz bir şekilde inip Haydarpaşa Tren
Garı'nın arka çıkışna ilerledi Bekleşen az sayıda
polis ve o tarafta oturduğu için önceden gara gelen
arkadaşlarımız
hareketlendi. Arkadaşlarımızla öpüşerek ve
selamlaşarak hal hatır
sorduktuktan sonra iskele tarafındaki Yeşilçam
filmlerinin vazgeçilmez mekanı olan merdivenlere
gittik. Önce basın açıklaması okundu, ardından
İzmir'li antimilitaristler Wolfgang Borchert'in
"Kapıların Dışında" adlı oyununu sahnelendi.
Oyuncular, "Hayır De!" ismiyle de bilinen oyunda,
savaş
sonrası yurduna dönen Astsubay Beckmann'ın iç
hesaplaşması ve çarpıcı monoloğu eşliğinde ritm
destekli figürlerleriyle savaşı ve sonuçlarını
sergiledi. Tiyatro, üstümüzdeki gerginliği azalttı ve
ne olacağını tam olarak kestirememek, yorgunluk, belki
biraz korku gibi karmaşık duygular en azından benim
üzerimden tamamen kalktı.

- Bu sırada bir sivil polis telsizden amirim burada
100'den fazla kişi var acil destek gönderin ne
yapacağız diye anons yaptı.

- Ardından, ret açıklaması yapacağını bildiğimiz bir
arkadaşımızı "En büyük retçi, bizim retçi" sesleri
arasında ellerimizle havaya zıplattık. Retçilerin
sayısının zaten az olduğunu düşünerek, bir kazaya
mahal vermemek için "hafif" olan bir arkadaşımızı
seçmeye dikkat ettik

- Uzun saçlı bir polis şefi ve envai çeşit istihbarat
örgütü çalışanları dikkatimizi çekti. Bir dahaki
sefere dövmeli ve piercinglisinden de isteriz. Bir de
antimilitarist topluluğun arasına karışan polislerin,
yapılanları ve söylenenleri gördüğünde dişlerini
gıcırdatmayanından olursa daha iyi olur.

- Buradaki etkinlik bittikten sonra otobüslere doğru
yürümeye başladık. Antimilitaristleri tanımayan
"gergin" bir polis, "yola taşmayın, elinizdeki
pankartları aşağı indirin, yoksa hepinizi gözaltına
alırım" diye mütemadiyen bağırdı. Emir cümlelerine
alışık olmayan ve kulağı istemsiz şekilde bu tür
cümleleri filtreleyen antimilitaristler elbette
yürümeye devam etti. Bir kadın eylemciyi tartaklayarak
gözaltına almaya ve taşıdığı dövizi indirmeye
çalışan bir kaç polis eylemcinin koluna girerek
çekiştirmeye başladı ama eylemci dövizini vermedi. Bir
kaç antimilitarist de polislerin koluna girerek
"tamam, tamam, geçti; bir şey yok" diyerek polislerin
gerginliğini aldı. Topluğun arkasında kalan bir
antimilitarist de gözaltına alınmakla tehdit edildi ve
polis "Tamam dövizi biraz indireyim, yeter ki bana bir
daha beyefendi deme" cevabını aldı. Devletin
kendilerine yokmuş gibi
davranmasına alışan antimilitaristler, devlete de yok
muamelesi yaparak yollarına devam etti.

- GATA'ya motosikletli ve bir çok sivil polis aracı
eşliğinde hareket ettik. GATA'ya yaklaştığımızda bir
çok sivil araç önümüzü kesip bizi durdurdu ve "Hulusi
Kentmen" otobüsümüze bindi. Bir sürü eskortla giderken
daha fazla dikkat çektiğimizi ve yoldaki herkesin "bu
geçenler kim ki bir sürü polis eşlik ediyor?" diye
baktığını farkeden polisler eskortları geri çekti.

- Giriş kapısına yaklaşamadık, pazarlık sonucu
GATA'nın arka tarafındaki bir parka gittik. Basın
açıklamasının ardından askerlere "bizi
yaklaştırmadığınız için size bu elmaları hediye
edemedik, gelin kendiniz alın" çağrısı yapıldı.

- Bir sivil polis, İHA muhabiri olduğunu iddia ederek
basın açıklamalarından almak istedi, açıklamayı
aldıktan sonra ekip arabasına bindi. Bari elinde bir
adet kamera felan olsaydı.

- Buradan ayrılırken bazı sivil polisler parka
bıraktığımız elmaları yedi.

- Yolda gördüğümüz askerlere el sallayıp dövizlerimizi
gösterdik.

- Yine yol boyunca önünden geçtiğimiz Kuleli Askeri
Lisesi, OyakBank, Harp Akademileri Komutanlığı gibi
militarist semboller katılımcılara antimilitarist
bakış açısından tanıtıldı.

- Nurol önüne geldiğimizde pek fazla önlem yoktu.
Şirketin güvenlik
görevlileri duruma birazcık bozuldu ve polislere bizi
gözaltına almaları için ısrar etti. Basın
açıklamasının ardından topluca "lütfen" diye bağırarak
kırık tüfek siparişi verdik. Ardından "Bizon"un harika
doğaçlaması ve Siya Siyabend ve Kara Güneş karması
müzik grubunun yaptığı müzik ile Nurol ve benzeri
silah üreticilerinin kar hırsı protesto edildi.

- Beşiktaş parkında Mehmet eski bir topun üzerine
çıkarak basın açıklamasını okumaya başladı. Bu esnada
aynı topu nazar boncuğu, kelebekler ve kurdelalar ile
süsledik. İnsan boyutundaki tüfek kıran karikatür ile
hatıra fotoğrafı çektirdik. "Hadi gülüm yandan yandan,
biz korkmayız jandarmadan" ve "Kız ben sana demedim mi
karşı ki dağlar cenderme, yarin yaşı küçük, sen askere
gönderme" türküleri eşliğinde göbek attık.

- Tüyap'a hareket ettik ve son basın açıklamamız
burada yer aldı. Ardından 13+1 kişi retçi olduklarını
deklarasyonlarıyla duyurdu. (+1 şu oluyor, total retçi
olduğu ilan eden Yöntem aynı zamanda hamile de!)

- 7 yaşındaki Zeynep en son megafonu eline aldı ve
homofobisi olan bir çok "büyüğüne" adeta bir ders
verdi ve militarizm hakkındaki fikirlerini söyledi.

- Ret açıklamalarının ardından yanımızda getirdiğimiz
plastik tüfekleri kırdık ve "Reddet diren hayır de!
Askere gitme!", "Susma haykır, NATO'ya hayır!",
"Öldürmeyeceğiz, ölmeyeceğiz, kimsenin askeri
olmayacağız" sloganlarını atarak gün boyu süren
eylememizi sona erdirdik.

- Askerlik yapma zorunluluğu olan yeni ve eski toplam
17 retçi, otoritenin gözü önünde fink attı.

- Akşam sergide, her sergi açılışında olduğu gibi
kimse "sergi malzemeleri" yle ilgilenmeyip kokteyle ve
şaraba dadandı, yorgunluktan soona ihtiyacımız vardı
zaten

dandini

.............................

Gezi sonunda Nazan Askeran, Ebru Topal, Mahmut Elkuş,
Cemal Karakuş, İnci Ağlagül, Ersan Uğur Gör, Yöntem
Yurtseven, Özhan Yıldız, Yaşar Öner, Hürriyet Şener ve
Zeynep Aslan yaptıkları konuşmalarla retlerini
açıkladılar. Var olan deklerasyonları gönderiyoruz.
ayrıca Türkiye dışında yaşayan Savaş Görgün ve Mustafa
Nur Sezer'in deklerasyonları aşağıda. (Bazıları eksik,
gezi sırasında ret açıklaması yapmaya karar verenler
bile oldu, deklarasyonları ordan burdan bulduğumuz
sırayla dizdik, hepsini toparlamaya çalışıcaz)

------------------------------------

REDDİMDİR

Başta bireylerin kişisel hak ve özgürlüğünü yok saymak
için; tesis edilen her türlü;

Toplumları; küflenmiş ahlak eteri ile uyutarak ön
yargıya sürükleyen ve dolayısı ile cinsiyetleri
kategorilendiren, yerküreyi, doğayı, her türlü canlıyı
sermaye aygıtı gibi benimseyen;

Eğitim ve öğretim hanesi olarak empoze edilen; bireyi
kendi kişisel yetenek ile taleplerine ve değerlerine
öksüz bırakan yabancılaştırma kurumlarını;

Devletin otoritesini silahla, kanla ve kitleler
halindeki ölümlerle sağlamlaştıran, bunu kiralık medya
ile halka duyurarak meşrulaştıran; her sağlamlaşan
otorite ile birlikte yoğunluğu artan yaptırımlara,
yaptırımlarla güçlenen kapitalizme ve açlığa;

Çürümüş zihniyetleriyle; silaha ve sonuçlarına karşı
çıkıp, ölümü değil, yaşamı destekleyen bireylere
katlanılması gerek görülen kötü muameleye,
eşcinselleri çürük raporu vasıtası ile dolaylı yoldan
toplumsal tasviyelerinin sıradanlaştırılmasına;

Dair reddimi açıklıyorum.

Ebru TOPAL

------------------------------------

Total vicdani reddimdir

Dünya üzerindeki canlı ve insan yaşamını tehdit eden
silahlanma çılgınlığından nefret ediyorum. Avını
bekleyen her mayından, katilliği aşikar her
üniformadan, kan döken her mermiden nefret ediyorum.
Tüm savaşlar cinayet, tüm devletler katildir.

Ben sınıfsız, sınırsız, savaşsız, sömürüsüz,
şiddetsiz, hiyerarşisiz, otoritesiz bir dünya
istiyorum.
Ben dünyayı istiyorum.

Hiç bir coğrafyanın sınırlarla kaplanmasını, hiç bir
devletin varlığını meşru bulmuyorum.
Her ne sebeple olursa olsun birey üzerindeki
tahakkümü, herhangi bir devletle işbirliğini,
yönetmeyi/yönetilmeyi, emir almayı/emir vermeyi,
ölmeyi/öldürmeyi, devletlerin birey üzerindeki her
türlü tasarrufunu, askerliği ve tüm alternatiflerini
reddediyor; total vicdani reddimi insanlığa
duyuruyorum.

Öldürmeyip ölmeyecek, kimsenin askeri olmayacağım.

Ersan Uğur GÖR

------------------------------------

Reddediyorum

Her yanım öldürme eğitimi almış insanlarla çevrili,
askerliğin ve askeri anlayışın yaşamımın her
noktasında herhangi bir yüzünü göstermesine
katlanamıyorum ve katlanmak da istemiyorum.

Çünkü ben savaşsız, şiddetsiz, sınırsız, sınıfsız,
otoritesiz bir dünyada özgür bir birey olarak yaşamak
istiyorum.

Militarizmin ayırımcılığına ve cinsiyetçiliğe karşı
bir kadın olarak yani doğuştan elenmiş biri olarak
daha fazla susamayacağım için, askere alinma gibi bir
derdim olmadigi icin, kardesim, babam, arkadasim,
sevgilim gitmeye zorlandığı için karşı çıkıyorum.
Kadınlara yönelik taciz, tecavüz, ‘namus’
cinayetleri’ni, cinsel kimliğinden ya da yöneliminden
dolayı bireyin aşağılanmasını çürük sayılıp
ötelenmesini diğer toplumsal nedenleri de yok saymadan
var olan militarist anlayışın da bir sonucu olarak
görüyorum. Bir kadın olarak ancak yaşını almış bir
anne olduğum zaman o da toprak-vatan ikilisinin
karşılığında (doğurgan-kutsal) sayılıp değerli
olacağımı bildiğim ve bundan nefret ettiğim için
ayrıca dünyadaki bir çok sorunu; açlığı, kuraklığı,
Irak’a yapılan saldırı, işkence ve tecavüzleri,
Afganistan'a atılan bombaları, Yahudilere yönelik
soykırımı, Filistin'de çocukların oyun yerine silahla
oynamasını, ırkçılığı, doğal hayatın yokedilmesini
dert edip kendi sorunum saydığım gibi askerliği de
kendi sorunum olarak görüp karşı çıkıyorum, çünkü
aslında zaten bütün bunların sorunmuş gibi görünmemesi
bile her birimizin sorunu.

Sustuğum sürece kendimi suç ortağı olarak göreceğim.
Fakat ben hiçbir biçimde savaşın ve militarizmin suç
ortağı olmak, yaşamlarımızın, akıllarımızın,
düşlerimizin tutsak edilmesine seyirci kalmak
istemiyorum.

Canlı hayatı hiçe sayan hiç bir mekanizmanın içinde
yer almayacağım.

Bu düşüncelerimden dolayı askerliği, militarizmi ve
bunun bizlere birer yaşam biçimi olarak dayatılmasını
reddediyorum.

İnci AĞLAGÜL

------------------------------------

Ret deklarasyonum


Gezegenimiz üzerinde süregelen, cinsiyet ayrımına
dayalı, heteroseksist, hiyerarşik, mülkiyetçi,
militarist sömürü sistemi tarafından ne kendimin, ne
bir başka bireyin, canlı cansız herhangi bir varlığın
sömürülmesini, ezilip yok edilmesini istemiyorum.

Tüm ekosistemi tehdit eden bu kanlı sistem tarafından
çıkarılan savaşların ne öznesi ne de nesnesi olmak
istemiyorum.

Her gün yüzlercesini, binlercesini ürettikleri türlü
çeşitli imha silahlarıyla akıtılan kanların, yok
edilen yaşamların faillerinden biri olmak istemiyorum.

Sistemin robotlaştırıp, emir-komuta zincirine tabi
kılıp, posası kalana kadar kullandığı ve sonra
kaldırıp attığı zavallılardan biri olmak istemiyorum.

Bir KADIN olduğum için birilerinin mülkiyetinde
olmayı, birilerinin namusu olduğum gibi çarpık bir
düşünceyle kapatılmayı, dayak yemeyi, öldürülmeyi
istemiyorum.

Sırf KADIN olduğum için boynuma takılan "anne",
"karı", "evlat" etiketleriyle beni mülkiyetleri altına
aldıklarını varsayan birtakım erkekler ve toplum
tarafından yönetilip yönlendirilmeyi, güdülmeyi,
yaşamımın, kimliğimin, bedenimin üzerinde hiçbir hak
ve söz sahibi olamamayı istemiyorum.

Sırf KADIN olduğum için gece sokaklarda yürümemin,
yüzümdeki gülümsemenin taciz ve tecavüzle
"ödüllendirilmesini" (!) ve bu nedenle cinayete kurban
gitmeyi istemiyorum. Ayni şekilde bir eşcinselin, bir
transvestitin ve diğer tüm insanların sırf cinsel
kimlikleri nedeniyle ezilmesini, sömürülmesini, dayak
yiyip öldürülmesini istemiyorum.

Örgütlü/örgütsüz her çeşit şiddeti reddediyorum.

Savaşlarda ölmek, öldürülmek istemiyorum.

Bizden sonra da bu gezegen üzerinde var olacak
canlı/cansız yaşamı için bir tehdit unsuru, bir
terminatör olmayı reddediyorum.

Ezmeyi, ezilmeyi;

Emir vermeyi, emir almayı;

Öldürmeyi, öldürülmeyi;

Savaşı, askerliği, şiddeti yaşamımızın her alanına
nakşeden, MEŞRU kılan militarist anlayışı;

Reddediyorum.

Nazan ASKERAN

------------------------------------

Şiddeti reddediyorum, öldürülen her çocukta, şiddete
maruz kalan her kadında, insanı insan tarafından
öldürme sanatını reddeyiyorum.

Son olaylar bir kez daha gösterdi. Örgütlenmiş silahlı
güçlerin ne Cenevre Sözleşmesi'ni ne de insan
haklarını taktığı var. İnsan olma hakkımı
kullanıyorum, hiçbir gücün bana insan öldürme eğitimi
veremeyeceğini deklare ediyorum.

Cemal Karakuş

------------------------------------

Muzaffer militarist güçler yüzyıllardır sadece kendi
egemenlikleri ve çıkarları uğruna dünyanın
bölgelerinde uyguladığı zulmü ve vahşeti bugün
ortadoğuda daha da yokedici ordu ve araçlarla
uygulamaya devam ediyor. Ben her türlü şiddeti,
katliamları, işkenceyi, zorbalığı, yaşam ihlallerini
ve gerekçelerini lanetliyorum. İnsanları bu vahim
gidişata göz yummamaya çağırıyorum.

Hayatımı şiddetten ve yaşamın her alanına bulaşmış
tahakküm ilişkilerinden uzak durarak ve karşı çıkarak
sürdürmeye kararlıyım. Otoritenin ve itaatin varolduğu
hiçbir devlet, ordu, ideoloji, toplumsal ve ticari
ilişkinin içinde yer almayacağım.

Sonuç olarak; yazılı yasalar, sözlü kuralsılar ne
derse desin, kaçak olarak yaşamayı ve askere gitmeyi
reddediyorum.

Mahmut Elkuş

------------------------------------

Asker olmayı, silah kullanmayı, emir alıp vermeyi
yaşantımın hiç bir anına sokmayacağıma, vicdani
değerlerimle bağdaşmayan ve zorla dayatılan askerlik
görevini yapmayacağımı bir kez daha ilan ediyorum.

Silah kullanmanın ve savaş sanatının öğretildiği hiç
bir kurumun, oluşumun dolaylı ve dolaysız parçası
olmayacağımı vicdanımın olanca sesiyle RED EDİYORUM.

Savaş GÖRGÜN

------------------------------------

En geniş anlamıyla, asker olmayacağımı ilan ediyorum.
Silah kullanmayacağım, emir almayacak ve emir
vermeyeceğim, üniforma giymeyeceğim, insan hayatını,
temel hak ve özgürlükleri hiçe sayan hiçbir
mekanizmanın dolaylı ya da dolaysız parçası
olmayacağım.

Mustafa Nur SEZER

------------------------------------

Sevgili Vicdani Redçi arkadaşlar,

Bizler Kürt-Türk Savaş Karşıtları İnisiyatifi olarak
Almanya'nın Münster kentinde Uluslararası Vicdani
Redçiler Günü dolayısıyla 14-15 Mayıs tarihlerinde çok
sayıda değişik Alman kurumları ile birlikte
etkinlikler
düzenleyeceğiz. Yüzlerce gösterici bir insan hakkı
olan Vicdani Red hakkının, Alman Devletinden bir
iltica hakkı olarak kabul edilmesini talep
edeceklerdir. Bizler,sizlerin de 15 Mayıs'ta
İstanbul'da bir takım etkinliklerde bulunmanıza çok
sevindik. Sizlere başarılar diliyor ve dayanışma
selamlarımızı gönderiyoruz. Hep birlikte genç
insanların Vicdani Red hakkını kullanmalarını teşvik
edip, cesaretlendirelim. Herkese Askerliği reddetme ve
Vicdani Red hakkını destekleme çağrısında bulunuyoruz.

Antimilitarist Selamlarımızla,

Zeynettin Er
Kürt-Türk Savaş Karşıtları İnisiyatifi


*******
****** A-Infos Haber Servisi ******
Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
******
BİLGİ: http://ainfos.ca/org http://ainfos.ca/org/faq.html
YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
ÜYELİK: lists@ainfos.ca adresine e-posta'nın ana
kısmında "subscribe listeadı eposta@adresiniz"
içerikli e-posta atın. Üyelikten çıkmak için ise
"unsubscribe listeadı eposta@adresiniz" içerikli mail
atın.

Tüm listeler için seçenekler: http://www.ainfos.ca/options.html


A-Infos Information Center