A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) Bomba Değil Yemek-K. McHenry

From Worker <a-infos-tr@ainfos.ca>
Date Tue, 1 Jun 2004 22:25:25 +0200 (CEST)


---------------------------------------------------------------
A - I N F O S H A B E R S E R V İ S İ
http://www.ainfos.ca/
http://ainfos.ca/index24.html
---------------------------------------------------------------
"Bomba Değil Yemek" hareketi Boston'da 1980'de başladı. Şimdi 500 kadar gruptan
oluşuyor. ABD'nin her tarafından insanlar kendi gruplarını kurmak istediler,
çünkü bunun iyi bir direnme şekli olduğunu düşündüler. Her grup, evsiz ve yoksul
insanlara karşılıksız vejetaryen yemek dağıtıyor, hiçbir sınırlama yok.
28/05/2004 - Açık Gazete
Ömer Madra: Stüdyomuzda bir konuğumuz var, Keith McHenry "Food Not Bombs"
(Bomba Değil Yemek) diye çok enteresan bir örgütün kurucularından,
olağanüstü ilginçlikte de bir aile ağacı var. Dedesi ABD'nin kuruluşunda
anayasanın yazımına kadar giden bir kişi, George Washington adına Amerikan
ordusunu kuranlardan biri, amcaları ya da dayıları da ünlü Jessie James'in
Çetesi'ne katılmışlar ve onu da 10 bin Dolar karşılığında öldürmüşler,
ayrıca Hiroşima ve Nagazaki'yi bombalayan grubun planlamacıları arasında
bulunan dedeleri de var. Kendisi de devrimci bir örgütün üyesi. Defalarca
tutuklanmış, gözaltına alınmış, kendisi ile hem örgütü, hem aile tarihi ve
bilahare de biraz seçimlere giden Amerika'daki genel atmosferi konuşmak
istiyoruz. Hoş geldiniz.

Keith McHenry: Beni kabul ettiğiniz teşekkür ederim.

ÖM: Belki sizin çok ilginç olan aile hayatınızla başlasak iyi olur.

KMH: Evet bunun bir eylemci olmamda çok etkisi oldu, çünkü James McHenry,
ABD'nin anayasasını imzalayan, benim büyük, büyük, büyük dedem. Yeni dünyaya
tıp okumak üzere gitmiş. George Washington ile birlikte Amerikan devrimini
örgütlemeye girişmiş. Daha sonra da kongrede etkili olmuş, ABD anayasasına
imza koyan kişilerden biri. Daha sonra üçüncü savaş bakanı olmuş ve ABD
ordusunun kurulmasından sorumlu kongrede lobicilik yapmış ve daimi bir ordu
kurulması için taraftar toplamaya çalışmış. Amerikalılar aslında bunu pek
istemiyorlarmış, İngiltere'de askeriyenin ne kadar önemli bir rol oynadığını
görerek buna pek yanaşmıyorlarmış ama tabii sonra kurulmuş ve ondan sonra
dünyada pek çok felakete yol açmış bildiğiniz gibi.

ÖM: Dolayısıyla bütün bu olanlardan siz değil ama belki de aileniz sorumlu,
öyle diyebilir misiniz?

KMH: Evet, diyebiliriz. Bizim milli marşımız Amerika'da Francis Scott Key
tarafından tasarlanmıştı ve Baltimore'a bombalar düşerken akıl etmiş ve
yazmış, Smith Sonian Institute'da da bunu görebilirsiniz. Bu anlamda en
Amerikalı Amerikalı ben sayılabilirim ve ben bu korkunç eğilime karşı
mücadele etmeye adadım zaten hayatımı. Askeri tarihte, bir köyde kadın,
çocuk, erkek, herkesi öldürme fikrini icat eden ve Vietnam'da uygulanan her
şeyi yak ve yık politikasının yaratıcısı da benim bir akrabam. Bu fikri
ortaya atan o, yani "tek tek askerlerle savaşmak yerine git bir köyü imha
et". Nitekim Amerika'nın esas yerlileri olan yerli Amerikalı dediğimiz ve
Kızılderili tabir edilen insanları öldürmek için bu yöntem kullanılmış.

ÖM: Evet, demokrasi küllerden çıkacak deniliyor ama galiba Irak'ın
küllerinden çıkacak.

KMH: Ben bir çocuk olarak atom bombasının nasıl tasarlandığını gördüm, hafta
sonu giderdim ve dedem telefonda generallerle tartışır, "Hanoi'ye bırakın şu
bombayı artık" derdi, atom bombasından bahsediyordu. Atom bombasından önce
de Tokyo'daki ateş bombasını yaptı ve B21 bomba uçaklarının Tokyo'yu nasıl
yok ettiğini gösteren fotoğrafları evinde asılı dururdu ve çok gurur duyardı
bunlarla.

ÖM: Hâlâ sizde var mı o fotoğraflar?

KMH: Aslında ilginç, geçenlerde aradım, sonuç olarak ailenin hangi kısmına
gitti bilmiyorum ama gerçekten çok büyüleyici olur bunları bir web sitesinde
sergilemek.

ÖM: Ailenizin başka bir kısmı da Jessie James Çetesi ile ilgiliymiş, doğru
mu?

KMH: Evet, iki büyük amcamın Jessie James Çetesi'nden olmasından ben çok
gurur duyuyordum, ama anneannem bundan hiç bahsetmek istemezdi. 2000 yılında
bana bir kitap verdiler, Jessie James hakkında ve orada da şunu keşfettim,
benim büyük amcalarım Bob Ford ve onun kardeşi Jessie James'i öldüren
kişilermiş meğer! 10 bin Dolar karşılığında öldürmüşler. Anneannemin
bahsettiği tek şey, onların nasıl bir Hıristiyan radyo fanatiği haline
geldikleri. Houston Teksas'ta evlerinde oturup -10 bin Doları aldıktan sonra
alkolik olmuşlar- evanjelik Hıristiyan radyolarını dinleyip, bira
içerlermiş. Bunlar aynı zamanda ayyaş... Sonuç olarak böyle olduğunu bu
kitabı okuyunca öğrendim. "Aşağılık küçük korkaklar" diye adlandırıyor
Howard'ları, ki bu da çok ünlü bir Amerikan halk şarkısıdır.
www.foodnotbombs.net web sitesinde Calische Art and Design kısmına
girerseniz orada ailemin biyografisine girebilir ve halk şarkılarını da
dinleyebilirsiniz.

ÖM: Amma aile!

KMH: Evet, gerçekten Amerikan tarihinde bu kadar tayin edici bir rol oynamış
başka bir aile bilmiyorum. Benim gibi sıradan insanların esasında toplumda
değişiklikler yapabileceği fikrini veriyor insana. Sivil İtaatsizlik (Civil
Disobedience)üzerine okumaya başladığım zaman bir eylemci olmaya karar
verdim. Thoreau gibi de bütün hayatım boyunca savaşa karşı oldum, Amerikan
hükümetine para vermeyi reddettim, ben bu Thoreau'nun kitabını ilk
okuduğumda zaten Vietnam Savaşı vardı, ondan sonra Salvador, Guatemala,
Şili'deki darbe... Ondan sonra bu ülkenin ne kadar kötücül olduğunu fark
ettim,
vergi vermenin böyle bir kötülüğe hizmet etmek olacağına karar verdim. Onun
üzerine "Bomba Değil Yemek" şiarını ortaya attım.

ÖM: Peki ama sizi hapse atmıyorlar mı bu vergileri ödemeyi reddettiğiniz
zaman? Bundan kaçmanın yolu nedir?

KMH: Benim gibi kaçarsınız. Birincisi, hiçbir zaman bir güvenlik numarası
almadım, her zaman yeraltında çalıştım ve hiçbir zaman da gerçekten kayda
değer bir para kazanmadım. Hep nakit aldım kazandığım parayı, bu şekilde
kaçabildim, yani resmi bir soruşturmadan kaçabildim.

ÖM: Çünkü Amerika'daki vergi sistemi bu tür direnenlere karşı son derece
zalimdir.

KMH: Evet, ama benim hiçbir mülkiyetim yok, -çok kısa bir süre evim oldu, o
sırada da çok kaygılıydım zaten- bana ait mülkiyet diyebileceğim bir şey
yok, yani elimden bir şey alamazlar, ve o kadar az para kazanıyorum ki
-tahtaya vuralım- şimdiye kadar başıma bir bela gelmedi; çünkü onlar benimle
uğraşıp da ne yapacaklar, bir şey elde edemezler ki benden. Böyle bir şey
yaparlarsa çok daha fazla reklam vesilesi olur bu.

ÖM: Siz aileniz için bir utanç kaynağısınız!

KMH: Halihazırda cumhuriyetçi olan babam, çok da Hıristiyan birisidir, şimdi
benim görüşlerimi kabul etti ve artık John Kerry için bile oy vermeyecek,
çünkü o kadar kızgın ki, Kerry'nin Irak'taki savaş için oy vermiş olmasına.
Kerry'ye mektup yazdı. Massachusetts'de oturuyor babam, senatoda kendisi
için oy vermeyeceğini yazdı başkanlık seçiminden önce, şimdi de başkanlık
seçiminde oy vermeyecek, çünkü savaşı destekledi Kerry. Ralph Nather gibi
insanları çok daha fazla destekliyor babam. Hakikaten komik, babam
cumhuriyetçilikten geldi, Nixon'u, Goldwater'ı destekledi ve bugün bir
demokrat için bile oy vermeye yanaşmıyor.

ÖM: Umarız genel eğilim de babanızınki gibi olur Amerika'da. "Bomba Değil
Yemek" kuruluşunun faaliyetlerini örgütlerken de pek çok kez
tutuklanmışsınız, neden? Neden evsiz, barksızlara yemek dağıtmak bir kanun
dışı hareket sayılsın.

KMH: Ağustos 98'de San Francisco'da başladı, orada siyasetçiler evsiz,
barksızları belli bir yerden uzaklaştırmaya çalışıyorlardı. Evsiz, barksız
olmak kapitalizmin onlara göre yenilgisinin çok bariz bir ifadesi. Belki de
bu durumda 2 milyon kişi var, eğer dünyanın en zengin ülkesi biz isek bu
bizim için gerçekten saklanması gereken bir şey ve onları bulundukları
yerden uzaklaştırmak istediler. Biz de halkın içine karışıp bildiri
dağıttık, 'evsiz, barksız insanların böyle olmasının sebebi kişisel bir
başarısızlık değil, ya da günahkâr oldukları için değil, toplum ve ekonomi
bundan sorumlu" mesajını vermeye çalıştık. Tabii bu politikacıları çok
sıktı, bize izin gerektiğini söylediler böyle bir bildiri dağıtmak için. Hiç
de böyle olmadığı ortaya çıktı sonradan, bir kaç gösteriden sonra böyle bir
şeyi icat etmek zorunda kaldılar sırf bizi yasaklamak için. Ondan sonra da
bu izin sürecini ortadan kaldırdılar ve tabii bizi tutuklama imkânı
buldular. Tam 900 kez tutukladılar, sonunda hâkimden bir mahkeme kararı
aldılar ve bunu bir komplo olarak tanımlamayı başardılar. Her
tutuklanışınızda birkaç gün geçirmek zorundaydınız hapishanede ve çok ağır
ithamlar ve bir yıla kadar hapiste kalmak ihtimali vardı. Sonuç olarak ömür
boyu hapis tehlikesi ile karşı karşıya kaldım, 250 bin dolar tutarında
kefalet ücreti gerekti, Born of July kitabının yazarı Ron Kovic ve pek çok
insan benim yardımıma koştular, serbest bırakılmam gerektiğini söylediler.
Amnesty International'ın bizi fikir suçlusu saymak için bir kampanya
başlattı, "Bomba Değil Yemek" eylemcileri tutuklandığında serbest
bırakılmaları için çalıştılar, o zamanki ABD başkanı Bill Clinton'a bir
mektup yazdılar, o da kendilerine "Defolun!" dedi. Bill Clinton'un bürosu
bize karşı son derece haşin bir eleştiri yazdı. Onların bizi dövdüklerini
gösteren videolarla teşhir ettik, ev telefonlarımızı dinliyorlardı, bunları
teşhir ettik. 80'li ve 90'lı yıllarda Patriot Act'tan (Yurttaşlık Yasası)
önce işkenceye maruz kalabiliyorduk. Sürekli bizim kanunları çiğnediğimizi
öne sürerek yapıyorlardı. Yoksulların sivil hakları için örgütlendiğimizi
söylüyorduk biz de, polis medyaya sık sık bir açıklama yaparak sorunun besin
ve yiyecek olmadığını, bunun bir politik eylem olduğunu ve buna izin
verilmeyeceğini söylediler.

ÖM: Peki hangi kanuna göre?

KMH: Benim avukatımın yorumuna göre, Amerikan anayasasında yapılan ilk
değişiklik sizin bir siyasi demeç vermenize izin veriyor, ve işin ilginç
tarafı şu ki, benim büyük, büyük, büyük dedem bu anayasanın altında imzası
olan kişi. Bana kaç tane federal hâkim -ki burada bir de İstinaf
Mahkemesi'nin son derece liberal sayılan hâkimi vardır- böyle bir konuşma
özgürlüğümün olmadığını söyledi. Özgür konuşmanın sadece konuşmakla ilgili
olduğunu, ama yazının bir toplumu değiştirmeye yönelik bir potansiyel
taşıdığı anda ifade özgürlüğüne girmediğini söyledi.

ÖM: Gerçekten çok garip! Peki itiraz etmiyor musunuz bu kararlara?

KMH: Son olarak başvuracağımız mahkeme Yüksek Mahkeme idi, ama avukatıma
göre eğer bunu yaparsak ifade özgürlüğünün o kadarla sınırlı olduğunu
tescillemiş olacaktık. Halbuki şimdi bu konuda belli bir muğlaklık var,
dolayısıyla bu konuda bir atak yapıp başarı kazanmaya çalışmak yerine geri
durmak daha iyi diye düşündük. Çünkü mahkeme o kadar muhafazakâr bir kurum
ki, nihaî olarak Amerika'da ifade özgürlüğünü etkileyebilecek bir sonuç
alınabilir diye düşünüldü. Böylece bundan vazgeçip sokakta halk arasında
bunun yaymaya çalışmanın daha iyi olacağını düşündük. Şu anda İstinaf
Mahkemesi'nde benim bir davam görülüyor ve belki de bu ifade özgürlüğüne
karşı kullanılacak bir karar çıkmasına yol açacak. Ancak Yüksek Mahkeme'ye
gidersek bunun çok sakıncalı olacağı kesin.

ÖM: Peki, "Bomba Değil Yemek" örgütü nasıl gelişiyor? Yüzlerce bölümünüz
olduğunu biliyoruz, vejetaryen yemekleri aç insanlara dağıtıyorsunuz, ayrıca
bir takım başka sivil toplum kuruluşlarıyla da ilişkiniz var, ayrıca serbest
radyo hareketi ile de bağlarınız var. Biraz bu örgütlenme ilkelerinizden
bahseder misiniz?

Ömer Madra - Keith McHenry
KMH: "Bomba Değil Yemek" kuruluşu 500 kadar gruptan oluşuyor. Boston'da
1980'de başladı bu hareket, ben bu grubu başlattım. Aynı zamanda San
Francisco'da 88'de bir grubu başlattım ve siyasi
davalar nedeniyle ABD'nin her tarafından insanlar gruplarını kurmak
istediler, çünkü bunun iyi bir direnme şekli olduğunu düşündüler.
Amerika'nın pek çok şehrinde böyle birimler oluştu, sonra Kanada'da da
başladı. Ben hapiste iken belki 200-300 grup kuruldu, her grup parasız
vejetaryen yemek dağıtıyor, hiçbir sınırlama yok. Genellikle bu tür
yemekleri almak için bir takım sınırlamalar vardır, mesela ayık olmanız
gerekir, içki içmemiş olmanız gerekir gibi...
Bu işi yapan hiç kimse para almıyor ve bunu gönüllü yapıyor herkes.
Birilerinin para almasının demokratik olmayacağına inanıyoruz. Biz şiddet
karşıtıyız, ABD hükümeti yurt içindeki belli başlı terörist gruplardan biri
olduğumuzu iddia etse bile şiddete karşıyız. Bu kuruluşun başkanı da yok,
ben kurucularından biriyim ama resmi bir lideri yok bu kuruluşun.

ÖM: Peki nasıl işliyor, nasıl çalışıyor?

KMH: Ben 'Bomba Değil Yemek' adlı bir kitap yayınladım, bu kitapta grubun
tarihçesi veriliyor ve kendi grubunuzu başlatmak istiyorsanız nasıl
başlatacağınızı anlatıyor, "foodnotbombs" adlı bir web sitemiz var, buradan
da daha ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz. İnsanların kendi şehirlerinde bu
grubu başlatmak için ne yapabilecekleri anlatılıyor. Sonra mesela seyahat
ediyorum, İstanbul'a geliyorum, burada bu konu ile ilgili kişilerle ilişki
kuruyorum, burada birimler kurulması için çalışıyorum. Avrupa'nın her yerine
seyahat ettim, Meksika'da, Kanada'da, ABD'de insanların bu işi
başlatmalarına yardımcı oluyorum. İnsanlar kendi kaynaklarını yaratıyorlar,
yemeği zaten bedavaya alıyoruz, çünkü ya dükkânlardan ya da marketlerden
atılan yemekleri alıyoruz.

ÖM: Bunu nasıl yapıyorsunuz?

KMH: Mesela bir pazar yerine gidiyoruz, gün sonunda satamadıkları mallar
için "zaten atacaksınız, bize verin, yoksullara dağıtalım" diyoruz.
Sırbistan'da bile bu konuda başarı sağladık. Ondan sonra bunlarla sıcak
vejetaryen yemekler yapıyoruz, sokakta bunları dağıtıyoruz. O sırada bir
takım tabelalarımız oluyor, mesela hangi savaş varsa ona karşı tabela
olabiliyor, bir takım broşürler dağıtabiliyoruz. Yoksul insanların, aç
insanların olduğu yerlere gidiyoruz ve oradan geçen işçilere hitap ediyoruz,
bu insanlar arasında bağ kurmaya çalışıyoruz. O sırada güncel olaylar ne
ise, onlarla ilgili insanlarla konuşuyoruz ve sokaktaki sıradan insanlarla
ilişki kurmaya çalışıyoruz. Genellikle eylemciler hep başka eylemcilerle
konuşurlar ama biz burada sıradan insanlarla konuşuyoruz ve onlara aslında
neyin ne olduğunu anlattığınız zaman, paralarının yarısının askeriyeye
gittiğini duyunca dehşete kapılıyorlar ve çok kaygılanıyorlar. Ayrıca başka
ülkelerin insanları, kendi hükümetlerinin ABD'yi desteklediğini öğrenince
çok şaşırıyorlar ve tepki gösteriyorlar. Mesela Malezya'da böyle bir grup
var ve onlar her türlü Asya siyaseti üzerinde çalışıyorlar. Burma'da,
Avustralya'da gruplarımız var, sokakta insanlarla mülteci adayları konusunda
konuşuyorlar, doğrudan doğruya göçmenlerin hapishanelerden bırakılması için
eylemler yürütüyorlar. Ya da mesela geçenlerde İrlanda'da idim, Shannon
Havaalanı'nın pistlerini engellemeye çalışıyorlardı, sırf ABD birlikleri
uçakları ile oraya iniş yapamasın diye. Dolayısıyla burada insanlarla her
yerde, dünyanın her tarafında konuşuyoruz.

ÖM: Türkiye'de olmanızın amacı nedir?

KMH: Burada da bir "Bomba Değil Yemek" birimi oluşturmaya çalışıyoruz,
buradaki genç eylemcilerle buluşuyoruz ve bir İstanbul grubu başlatmayı
umuyoruz. NATO konusundaki protestolardan önce böyle bir eylem başlatmayı
amaçlıyoruz. Ülkenin her tarafında insanlarla da bir araya gelip, başka
şehirlerde de bunu yapabilir miyiz diye araştırıyoruz.

ÖM: Dolayısıyla en azından NATO toplantısının sonuna kadar buradasınız?

KMH: Evet, amacım o, burada kalmayı umuyorum.

ÖM: Türkiye'de pek çok evsiz, barksız ve yoksul insan var, özellikle de
İstanbul'da.

KMH: Evet, onları görüyoruz zaten. İstanbul'da "Bomba Değil Yemek" grubunu
başlatmak isteyen, tanıştığımız, görüştüğümüz 40-50 kadar kişi var ve
yazılarımızın, kitaplarımızın pek çoğunu Türkçe'ye çevirip Türkçe bir web
sitesi de kurmak üzere girişimlerimiz var. Bu konuda gerçekten büyük bir
potansiyel görüyorum, ayrıca sizin kültürünüzde vejetaryen yemekler de çok
ilginç.

ÖM: Siz iyi bir aşçı mısınız?

KMH: Evet, iyi bir aşçıyım. Bu kitaptaki yemek tariflerini de ben yazdım
zaten. 100 kişi için vejetaryen tarif, dolayısıyla evde yapmaya kalkarsanız
tabii bunu 2 ya da 4 kişiye indirgemenin yolunu bulmanız lazım.

ÖM: Sanırım Türkiye, vejetaryen yemekleri hem pişirmenin hem de yemenin en
iyi yerlerinden biri, çünkü zaten kültürümüzde var.

KMH: Evet, tabii, zaten bizim yemek tariflerimizin pek çoğu bu kültürden
geliyor, Amerika'da bunları kullanıyoruz vejetaryenler olarak.

ÖM: Konuşmamızın son kısmını ABD'deki genel siyasi ortama ayıralım
isterseniz, özellikle başkanlık seçimlerine 6 ay kaldığı düşünülürse...

KMH: Amerikan siyasetinde gerçekten çok ilginç bir şey var, ben bir
sanatçıyım ve Irak'taki sivillerin görüntülerini elde etmeye çalışıyorum,
çünkü ABD medyasında bunu asla göremezsiniz. ABD medyasında yakın zamana
kadar ABD birliklerinin öldürüldüğünü gösteren resimler de göremezdiniz.
Mesela Felluce'de paralı askerler öldürülürken, Amerikalılar burada kimsenin
öldüğünü düşünmüyordu kendi taraflarından. Tabii Amerika'daki sıradan
insanlar açısından bu savaşın yanlış olmasına yol açan şey de bununla
değişiyor. Savaş hakkındaki görüş değişti, özellikle miğferlilerin
fotoğrafları, taşıyıcı uçakların ne kadar çok ölü taşıdığını göstermeleri
nihayet basına sızdı, oysa kesin bir yasak vardı; ceset gösterilmeyecek,
cenaze gösterilmeyecek ve tabut gösterilmeyecekti. Bu pek çok insanı öfkeye
sevk etti. Özellikle de kendi insanlarının başkan Bush tarafından cenazeleri
ile anılmaması onları çok öfkelendirdi. Yaklaşık Amerika'nın %30 kadarı
Bush'un buraya Tanrı tarafından gönderildiğine inanıyor, dünyanın değişimine
tanıklık etmek üzere, İsa Mesih geri geldiği zaman orada başkan olarak
bulunmak üzere gönderildiğine inanıyor. Amerika'da Bush yönetiminin en çok
sevilen kitap dizisi Left Behind Serious (Arkada Kalanlar), mesela bir
kamyon durağına giderseniz ya da drug-store denilen yol üstü dükkanlarına
giderseniz, düzinelerle satılıyor bunlar. Dolayısıyla insanlar gerçekten
buna inanıyorlar, yani Irak'taki savaşın, Filistinlilerin İsrail'den
sürülmesinin bir ilahi plan olduğuna inanıyorlar. Filistinlilerin o
topraklardan sürüleceğine, münafıkların o topraklardan uzaklaştırılacağına,
Kudüs'teki tapınağın yeniden kurulacağına, İsa Mesih'in oraya ineceğine ve
George Bush'un ve Tanrı'yı izleyenlerin cennete gideceğine ve bunun da
önümüzdeki 5-10 yıl içinde olacağına inanıyorlar. Bunlar ne pahasına olursa
olsun George Bush'u desteklemeye kararlı insanlar ve kampanyası için yüz
milyonlarca Dolar veriyorlar.

ÖM: Çok hatırı sayılır bir azınlık var seçmen olarak, çok da etkileri var.

KMH: Bunlar en çok seçmesi muhtemel kişiler, oldukça yaşlı kişiler, 2. Dünya
Savaşı'nı görmüş kişiler ya da Kore Savaşı'nda çarpışmış kişiler, bu
insanlar "Vietnam Sendromu"nu geçirmemiş kişiler, yani savaşı
sorgulamıyorlar, savaşın kaybedilebileceğini de düşünemiyorlar. Öte yandan,
Demokrat Parti'nin muhtemelen başkan adayı John Kerry, fazla da destek
alamıyor demokratlardan, soldaki liberallerden. Birincisi savaş için oy
verdi, esas olarak da Bush'un gündemini tamamen takip etti ve bu aşamada
bile gayet güçlü bir takım ifadeler kullanarak Filistinli liderlerin
öldürülmesine arka çıkıyor. Hugo Chaves olayına karşı çıkıyor. Dolayısıyla
aynı dış siyaseti izliyor George Bush'la, bunun sonucunda da demokratlar pek
bir iştiyak duymuyorlar tabii Kerry'i desteklemek için. Demokrat Parti şöyle
diyor; "Siz, Bush'tan nefret ediyorsunuz, demokratlara oy verin!". Ama bu
iyi bir motivasyon değil, zaten oy verebilecek Amerikalıların yarısı bile
değil bunlar, giderek açık bir
hale geliyor, Kerry Bush'a karşı mücadele edecek bir kampanya kaynağı
oluşturabilecek durumda değil, üstelik böylesine fanatik bir destekleyici
gruba da sahip değil. Dolayısıyla Bush yoklamalarda ne kadar kötü bir sonuç
alırsa alsın, savaşta ne kadar batarsa batsın, ekonomiyi ne kadar kötü
yönetirse yönetsin, her şeye rağmen bir şansı var; çünkü demokratların böyle
bir zaafı var, demokratlar bir savaş karşıtı aday öne sürebilirlerdi ama
bunu yapmadılar, tam tersine Irak'ta 500 bin asker bulundurulması için, daha
güçlü askeri harekât için çağrıda bulunuyorlar. Bush'u eleştirmelerinin
sebebi de Irak'ı yeterince hırpalamıyor diye... Dolayısıyla maalesef bir 4
yıl daha Bush'u çekmek zorunda kalabiliriz.

ÖM: Gerçekten bizim için düşünülemez bir durum.

KMH: Evet Kerry kazanırsa söylem biraz daha nazik gibi görünecek ama savaş
devam edecek, savaşlar artacak, kim kazanırsa kazansın Amerika'nın
siyasetleri değişmeyecek maalesef. Aradaki tek fark Bush'ta gözüktüğü kadar
zırva gözükmeyecek. Ayrıca bir sorun daha var seçimlerde, mesela bir çok
insan seçimlerin olmayacağına bile inanıyor.

ÖM: Öyle mi?

KMH: Evet, bu konuda bir inanç var. Bush kamu yoklamalarında daha az destek
aldıkça Amerika'da bir terörist saldırı olacak diye düşünülüyor ve bunun
sonucunda da doğacak krizle ve acil durumla seçim yapılamayacak diye
düşünülüyor. Bir de ABD'nin Suriye'yi istila edeceği ve bir kriz çıkacağı
düşünülüyor ve daha da yaygın bir fikir şu; seçimlerde kullanılan
bilgisayarların seçimlere kadar hazır olmayacağı ortaya çıkacak ve bir
şekilde sonuçlar değişecek. Dolayısıyla bu konuda gayet ciddi konuşmalar
oluyor, yani Bush'un başı dertte ise, ya seçimler askıya alınacak ya da Bush
yönetimi güncel olaylarda bir manüpülasyon yaparak, Bush için oy vermenin
dışında hiçbir seçenek bırakmayacak. En yaygın fikir de şu, insanlar seçim
sandıklarına gidecekler, ancak Diebold Corp. makineleri Bush için baskı
yapacak. Biliyorsunuz otomatik ATM makinelerinde makbuz alırsınız para
çektiğinizde, seçimlerde de bu tür makineler kullanılıyor, ancak bu
makinelerde nedense bir makbuz alınamıyor ve -belki bu haberi siz
vermişsinizdir- bunun kodu ile oynamak gayet kolay "hackerler"
girebiliyorlar ve oynayabiliyorlar bununla. Başka ABD seçimlerine
bakıldığında genellikle birbirine çok yakın sonuçlar alınır son ana kadar ve
birdenbire muazzam bir denge bozukluğu çıkar, kimin son ana kadar başkan
olacağı belli olmaz. Bir kere medya kontrol altında, medyanın büyük bir
kısmı hem Cumhuriyetçi Parti'nin hem de George Bush'un yakın dostları.
"Clear Channel Communications" dediğimiz en büyük radyo şirketi bunlar
tarafından idare ediliyor. Dolayısıyla şimdi, mesela NY Times biraz daha
eleştirel bir tavır alıyor Bush yönetimine karşı, Washington Post da, ama
çoğu insan bunları okumuyor zaten. Aslında gazete bile okumuyorlar, çok
sevilen bir şey değildir bizim ülkemizde. Televizyonda "Rush Limbaugh Show"
veya "OReilly Factor" gibi programları, televizyon seyrediyorlar, 50 milyon
insan seyrediyor. Savaşı desteklemekte biraz sendelese bile hâlâ George
Bush'u destekliyor. Bütün sağ kanat medya Bush'u son gaz destekliyor ve o
kadar çok parası var ki, reklamlarla da demokratlara karşı kampanyasını
başarı ile yürütecek. Amerikalılar bir demokrasileri var mı yok mu, bu
konuda çok da kaygılı değil gibiler. Onlar için sanki en önemli şey petrol
fiyatlarının düşük olması ve Bush'un seçimlere kadar bunu ayarlaması,
alışverişe gitmekten alıkonulmamaları önemli.

ÖM: Evet ama, biraz da iyi bir şey söyleyemez misiniz?

KMH: Ama bir yandan da "Bomba Değil Yemek" gibi, toplumun içerisinden gelen
gruplar gerçekten çok önemli bir etkiye sahip. Çünkü bunlar halkın içinden
geliyorlar ve çok akıllı insanlar çalışıyor, yaratıcılık gösteriyorlar ve
pek çok genç de içerisinde. Bence çok daha örgütlü Vietnam Savaşı'nın
zirvesine kıyasla, milyonlarca insanı sokaklara dökmeyi başarıyoruz protesto
etmek üzere. Sanırım demokratları da, cumhuriyetçileri de geride bırakacak
bir hareket olacak nihai olarak bu. Tabii Irak'ta bir nükleer savaşa yol
açmadığımız taktirde demokratik bir ülkeye, gerçekten demokratik bir ülkeye
dönüşeceğimize inanıyorum. Korsan radyolarımız var, çok az veri gücü olan,
kanun dışı yüzlerce radyo var ve insanlar bunları çok dinliyorlar. 100
Watt'ın altında tutuyorduk, şimdi bir kanun var, ne olursa olsun kanun dışı
sayılabiliyorsunuz, bu bakımdan bu tarz direniş çok pozitif Amerika'da.
Bakanlıkların ve medyanın size söylediğinin aksine, ekonomi de çöküyor,
dolayısıyla insanların kaybedecekleri çok az şey var ve pek çok Amerikalı
için umarsız bir durum. Pek çok genç insan için iş
olanağı yok, dolayısıyla onların risk alma yeteneği artıyor, onların
ciddiyeti ve bağlanmaları, taahhütleri giderek önem kazanıyor. Amerika'daki
şirketler grubuna karşı ciddi bir meydan okumaya giriyorlar. Seattle'deki
olaylardan bu yana olanlara bakacak olursanız ABD hükümetinin bu
protestolara son vermesi pek de kolay görünmüyor. Ekonominin gerçekten çok
iyiye dönüşmesi lazım, Vietnam'daki gibi bir durumun olmaması lazım. Şimdi
kapitalizm ile insan hakları arasında bir mücadele var ve kapitalizm bu
şekilde var olmaya devam ettikçe insanlar buna gerçekten karşı koyacaklar.
Bunun siyasi, ekonomik, bir de çevresel yanı var. Şiddete karşı pek çok grup
tıpkı "Bomba Değil Yemek" gibi sıradan Amerikalılar arasında da çok taraftar
kazanıyor, çünkü artık her şeyin şiddetle çözülmesinden bıktı usandı
insanlar.

ÖM: Dolayısıyla bir ümit var, en ümitli taraf da bu eylemci gruplar.

KMH: Bu toplumsal hareketler gerçekten çok büyük hareketler, İnternet'in
kullanılması, web sitelerinin kullanılması bizi çok daha yaklaştırıyor
birbirimize, bunun sonuncunda da taktikler ve fikirler yaygınlaşıyor. Bir
şekilde web sitelerinin tek ortak dili İngilizce haline geldi, eylemci
topluluk açısından da bu bir avantaj oldu, çünkü insanlar birbirleri ile
alışverişe girebiliyorlar, birbirlerinin medyasında ne olduğunu görüyorlar,
anlayabiliyorlar ve yeni fikirler alıyorlar. Kapitalizme direnme konusunda
çok yeni ve yaratıcı şeyler gelişiyor. Mesela, "Bomba Değil Yemek" hareketi
ile Irak'ın istilasından önce, yüzlerce şehirde protestolar yapıldı dünyanın
her tarafında ve 15 milyon kişi bir seferde sokağa dökülebildi. Zannederim
böyle bir seferberlik sadece bir kaç ay içerisinde başka hiç bir zaman
mümkün olmadı. İnternet'i kullanmadan önce böyle olamıyordu. Genç insanların
da gözü korkmuyor bu tarz medyadan, nasıl kullanacaklarını gayet iyi
biliyorlar. Amerika'da iktidarı elinde bulunduranlar bence çıplak
imparatorlar gibiler, ülkelerinde, dünyada ne olup bittiğinin farkında
değiller. Hiçbiri bizim ne yaptığımızı göremiyorlar, herhalde ben de vergi
ödemediğim için hapiste değilsem bu yüzdendir. Çünkü bir bakıma körler
bunlar, bir şeyler yaptığımızı görüyorlar ama tam ne yaptığımızı
anlamıyorlar, bunu durdurmaya değer mi anlamıyorlar.

ÖM: Bu pozitif mesajlar için çok teşekkür ederim, gayet iyi oldu. Çok
teşekkürler, gerçekten çok aydınlatıcı ve en azından çok umut verici diye
tanımlayabileceğimiz bir sohbetimiz oldu, sizi burada ağırlamaktan mutluluk
duyduk. "Bomba Değil Yemek" diye adlandırılan kuruluşun kurucularından ve
aktivistlerinden Keith McHenry ile beraberdik, kendisi ile dünyanın gidişatı
konusunda uzun bir sohbet gerçekleştirdik. Nur Deriş Ottoman'a bize mükemmel
bir çeviri ile yardım ettiği için çok teşekkür ederiz. Aynı zamanda Nihal
Başıbüyük'e de bir teşekkür borcumuz var; Keith McHenry gibi insanın içine
aydınlık veren insanları da buraya gelmeye ikna ettiği için.

Simültane Çeviri: Nur Deriş Ottoman

[25 Mayıs 2004 tarihinde Açık Radyo'da Açık Gazete programında
yayınlanmıştır]


*******
****** A-Infos Haber Servisi ******
Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
******
BİLGİ: http://ainfos.ca/org http://ainfos.ca/org/faq.html
YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
ÜYELİK: lists@ainfos.ca adresine e-posta'nın ana
kısmında "subscribe listeadı eposta@adresiniz"
içerikli e-posta atın. Üyelikten çıkmak için ise
"unsubscribe listeadı eposta@adresiniz" içerikli mail
atın.

Tüm listeler için seçenekler: http://www.ainfos.ca/options.html


A-Infos Information Center