A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

=?UNKNOWN?Q?=28tr=29_Anar=FEist_D=FC=FE=FCncede?= Sanayi veTeknolojinin Yeri: Kropotkin

From Worker <a-infos-tr@ainfos.ca>
Date Thu, 15 Jan 2004 10:59:41 +0100 (CET)
Delivered-to a-infos-outgoing@ainfos.ca


________________________________________________
A - I N F O S H A B E R S E R V İ S İ
http://www.ainfos.ca/
http://ainfos.ca/index24.html
________________________________________________

ANARŞİST DÜŞÜNCEDE SANAYİ VE TEKNOLOJİNİN YERİ:
KROPOTKİN’İN YAKLAŞIMI
Mehmet Aslanoğlu
Anarşist düşünce , içinde farklı görüşleri barındırmakla birlikte ,
temelde herhangi bir merkezi otorite olmaksızın , bireylerin ve özgürce
biraraya gelmiş grupların oluşturduğu kendi kendini düzenleyen bir
toplum tasarımı önerir.Anarşist düşüncenin bu toplum tasarımında sanayi
ve teknolojiye verdiği rol, ana amacıyla uyum içindedir: Sanayi ve
teknoloji, toplumda ademimerkezileşmeyi ve bireyin özgürlüğünü
engellememeli, tersine geliştirmelidir.
Bu yazı çerçevesinde , anarşist düşünce geleneğini oluşturan en
önemli düşünürlerden olan P.Kropotkin’in sanayi ve teknolojiye ilişkin
görüşleri , onun geliştirdiği toplum tasarımı bağlamında araştırılmaya
çalışılacaktır.
Soylu kökenli bir Rus olan Pyotr Kropotkin’in belirgin hatlarla
çizdiği toplum tasarımı, anarşist düşünce geleneğinde yeralan toplumun
tabandan tepeye doğru yapılanması yaklaşımından farklılaşır.1890’da
yayımladığı “ Bir Devrimcinin Anıları “ adlı kitabında toplumdaki siyasal
, sosyal ve ekonomik ilişkilerin aşağıdan yukarı değil , özgür
anlaşmalar yoluyla oluş- turulmuş belli biçimden yoksun birleşmeler
biçiminde gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtir.

Kropotkin bu tür birleşmeleri , merkezi bir demiryolu ya da posta
yönetimi olmadan çeşitli ülkelerin demiryolu şirketleri ile posta
idarelerinin işbirliği yapmalarına benzetir (Schapiro, 122).Onun
modelindeki sözkonusu birleşmeler ya da birlikler işlevlerini , farklı
amaçlar için ve farklı düzlemlerde federeleşerek yerine
getireceklerdir.Bu anlamda , Kropotkin’in deyişiyle “tarım , endüstri ve
zanaat üretimleri için ayrı federasyonlar ; inşaat faaliyetleri , gaz
üretimi , yiyecek sağlanması ve sağlık
düzenlemeleri için komünler ; bunların oluşturduğu komünler federasyonu;
ve son olarak tüm ülkeyi ya da birkaç ülkeyi kapsayan ve çeşitli
ihtiyaçların karşılanması için işbirliği yapan birlikler” , sözkonusu
piramidal olmayan örgütlenmenin parçalarını oluşturacaktır
(Schapiro,122).

Görüldüğü gibi , bu yapılanma modeli herhangi bir merkeziyetçi
birimi gerektirmez. Kropotkin , toplumsal örgütlenme konusundaki
düşüncelerine dayanak olarak , modelinin diğer ana kavramlarındaki gibi ,
doğayı alır.Ona göre , doğadaki karmaşık yapılanma nasıl merkezileşmeye ve
hiyerarşik bir düzenlemeye ihtiyaç olmaksızın işliyorsa , toplumsal
yapılar da otoriter merkeziyetçi örgütlenme biçimlerine uygun olarak
kurulmayabilir. Böylece onun modelindeki ağ biçimli toplum yapılanması ,
otorite gerektirmeyen ve üst yönetimsiz bir örgütlenme içinde , güçlerin
ve etkilerin çeşitliliği arasındaki dengenin sürekli gel-gitlerinden
türeyen uyuma dayanacaktır(Cantzen,224).

Kropotkin’in toplumsal örgütlenme modelinde , gerekli ihtiyaçları
karşılamak amacıyla biraraya gelen üreticilerin oluşturdukları
ademimerkeziyetçi (özerk) üretim komünleri büyük önem taşır. Ortaçağda
kırıldığını ileri sürdüğü toplumsal tarihin ademimerkeziyetçi çizgisinin
yeniden ortaya çıkacağı / çıkması gerektiği düşüncesindedir o. Bu anlamda
, 1899 tarihli “Tarlalar , Fabrikalar ve Atölyeler” kitabında önceleri
çok az ülkede kullanılan sanayilerin ve teknolojinin dünya çapında
yaygınlaşmasını genel bir ademimerkezileşme eğilimine örnek olarak yol
gösterir (Cantzen , 135).Öte yandan , karmaşık (sofistike) olmayan ,
ancak yüksek düzeyli teknoloji kullanabilen küçük sanayinin kırsal
alanlarda tarımsal üretimle birleşmesi, bu ademimerkeziyetçi komünlerin
oluşmasına uygun bir zemin hazırlayacaktır.Üstelik, Kropotkin , çağında
elektrik gücünün kırsal alanlara da yayılmaya başlamasını , endüstriyel
atölyelerin modern teknolojiden vazgeçmeden kolayca köylere
kaydırılabilmesini sağlayacak olumlu bir etken olarak
değerlendirmektedir. İletişim sistemlerindeki teknolojik gelişmelerin de
yardımıyla sözkonusu özerk komünlerin , hammadde sağlanması gibi
alanlarda birbirleriyle bağlantı kurmaları mümkün hale gelecektir.Bu
gerekçeler bağlamında Kropotkin, ana-amaç saydığı toplumda komünal bir
yaşamın ortaya çıkması için , atölyelerin tarla ve bahçelerin yanına
kurulmasını, dolayısıyla küçük sanayinin köy topluluklarıyla
bütünleşmesini gerekli bulmaktadır.

Ona göre , sanayi toplumunda emeğin aşırı işbölümüne uğratılması ,
insanın karakterini bozmaktadır (Pipes,464).Oysa atölyeler aracılığıyla
tarımla sanayi birleştiğinde , aşırı işbölümü ortadan kalkarak el emeği
ile kafa emeği de birleşecektir.Böylece Kropotkin, herkesin hem tarlada
hem de atölyede çalıştığı bütünleşik (ıntegreted) bir topluma
ulaşılabileceğini düşünüyordu. O , toplumda mülkiyet ortadan
kaldırıldığında , insanların ortak çıkar adına “karşılıklı
yardımlaşmaya” (mutual aid) dayanan gönüllü bir çalışma içinde
olacaklarını vurgular. Kropotkin toplum tasarımını , insanlar arasında
içgüdüsel bir işbirliği ve karşılıklı yardımlaşma duygusu olduğu
varsayımı üzerinde oluşturur. O , Sosyal Darwincilerin tersine ,
insanlığın gelişiminin insanlararası rekabet ve çatışmada değil ,
işbirliğinde yattığı inancındadır.(Marshall,135).Bu konuda 1890’da
yayınladığı “Bir Evrim Ögesi Olarak Karşılıklı Yardımlaşma” kitabında yer
verdiği çeşitli örneklerle hayvanlar dünyasında avcılıkta , göçte ve
türlerin üremesinde karşılıklı yardımlaşmanın rolünü belirtir.Örneğin
doğada , rekabeti bilmeyen yüksek düzeyde örgütlenmiş , işbirliği
içindeki karınca ve arı kolonilerine raslanabilir.

Aynı şekilde , evrimin ileri aşamalarındaki kunduzlar gibi hayvan
topluluklarının , toplu örgütlenişin yararlarından yoksun kalmadan
üyelerine bağımsızlık tanıdıkları gözlenebilir (Walicki, 249).Kropotkin
, insanlık tarihinde de karşılıklı işbirliği örnekleri bulunabileceğini
öyleki insanın hayatta kalmasının karşılıklı yardımlaşma sayesinde
olduğu düşüncesindedir.

Bu bağlamda antropolojinin bulgularından yararlanarak , ilkel klan ya da
kabile topluluklarında yaşayan insanların davranış ve adetlerinin
işbirliği ve karşılıklı yardımlaşmaya dayandığını gösterir
(Marshall,136).

Tarih araştırmalarından da yararlanarak Kropotkin , karşılıklı
yardımlaşmanın tarihin çeşitli evrelerinde geçerli olduğunu kanıtlamaya
çalışmıştıtr. Ona göre , ortaçağ Avrupa kentlerinde varolan ademimerkezi
komünal ilişkiler , karşılıklı yardımlaşmanın tarihteki en ileri
aşamasını oluşturmaktadır.Bu çağda Avrupa kentlerinde yaşayan insanlar
hızla artan maddi uygarlığın nimetlerinden yararlanmışlardı. Ortaçağ
kentlerindeki lonca örgütlenmesi , üyeleri arasında rekabeti
sınırlandırarak ve bir karşılıklı yardımlaşma sistemi oluşturarak
ekonomik ve toplumsal yaşamda istikrar sağlamıştı.Üstelik bu örgütlenme
kafa-kol emeği ayrımına yervermeyen zanaat üretimine dayandığından ,
ortaçağ kent insanları için çalışma bir zevk ve mutluluk kaynağı haline
gelmişti.Bu nedenlerle Kropotkin , ortaçağın Avrupa kentlerini , o
zamana değin erişilebilen en gelişmiş insan dayanışması örneği olarak
insanlık tarihinin doruk noktasını simgelediğini düşünüyordu
(Marshall,136 ve Walicki ,250).

Kropotkin’in “Bir Evrim Ögesi Olarak Karşılıklı Yardımlaşma”
kitabındaki sözkonusu düşüncelerin ilk esin kaynağı , 1862-1867 yılları
arasında subay olarak görev yaptığı Sibirya’daki etnoloji araştırmalarına
dayanır. Bu dönemde Sibirya’da yaşayan Kazak topluluklar arasında
gözlemlediği yoğun işbirliği ve karşılıklı dayanışma , onun
düşüncelerini etkilemiştir(Pipes,464). Yine Sibirya ‘da karşılaştığı
Duhabor mezhebine bağlı köy toplulukları , devletin ve kilisenin
otoritesini kabul etmeyen , başlarında herhangi bir dinsel öndere yer
vermeyen , eşitlikçi ve karşılıklı yardımlaşmaya dayanan yapılarıyla
Kropotkin'’n toplum tasarımını
oluşturmasına önemli bir ışık tutmuştur (Avrich , 84).

İsviçre’nin Jura bölgesine 1872 yılında yaptığı bir seyahat
sırasında karşılaştığı saat üreticileri topluluğu , onun düşüncelerinin bir
başka esin kaynağı ya da düşüncelerini ampirik olarak doğrulama örneğidir.
Daha önceleri Bakunin’i de etkilemiş olan Juralı saat üreticilerinin ,
zanaat üretimiyle tarımsal üretimi birleştiren , kafa ile kol emeği
arasındaki ayrımı ortadan kaldıran ve otoriteye yervermeyen gönüllü
karşılıklı dayanışmaya dayanan birlikler biçiminde örgütlenme deneyimi ,
Kropotkin’in toplumsal yapılanma modelinin oluşmasında çok önemli bir
rol oynamıştır.Bu konuda “Bir Devrimcinin Anıları” kitabında şöyle
diyor: “Üreticiler arasında geliştiğini gördüğüm düşünce bağımsızlığı ve
davalarına sınırsız
bağlılıkları duygularımı büyük ölçüde etkiledi.Saat yapımcıları ile bir
hafta kalıp dağlardan aşağı indiğimde ... düşüncelerim artık yerini
bulmuştu: Ben bir anarşisttim.” (Woodcock,103).

Kropotkin’in sanayi örgütlenmesi modelinin temeli , Jura’lı saat
yapımcılarının bir yandan atölye- evlerinde saat imal ederken , diğer
yandan tarımsal ürün ihtiyaçlarını kendilerinin sağladığı örgütlenme
biçimine duyduğu ilgiden de anlaşılacağı gibi , tarımla birleştirilmiş
küçük ölçekli endüstriye dayanır. Bu anlamda , modern teknoloji kullanan
endüstriye karşı değildir. Onun karşı olduğu , çağın genel yönsemesinin
tersine , büyük ölçekli sanayi örgütlenmesidir. Yalnızca demir işleme ,
maden kömürü elde etme gibi sınırlı alanlarda büyük ölçekli sanayi
işletmeleri kurulmasının rasyonel olabileceği görüşündedir.“Tarlalar ,
Fabrikalar ve Atölyeler” adlı kitabında Kropotkin , büyük ölçekli
işletmelerdeki çok sayıdaki makinanın küçük işletmeler arasında neden
dağılmamış olmasının ya da büyük sanayi işletmesindeki aynı ölçek
içindeki farklı üretim süreçlerinin niçin ayrılmamış olmasının çok az
teknik gerekçesinin olduğunu ileri sürer (Carter,67).Ona göre , yaşadığı
dönemde büyük ölçekli sanayi örgütlenmesinin gözlenen üstünlüğü , modern
teknolojinin uygulanmasında değil , yalnızca hammaddelerin düşük
maliyetle elde edilmesi ve üretimin kolay pazarlanması alanlarında söz
konusu olabilir.Ne var ki bu üstünlük , Kropotkin’in önerdiği toplumsal
örgütlenme modeli içinde anlamını yitirmektedir.Onun tarımsal üretimle
birleştirilmiş küçük sanayi üretimi yaklaşımında , hammadde sağlanması
ve mal sunumu üretimin yapıldığı bölgede
gerçekleştirileceğinden , bir tür bölgesel kendine yeterlilik sisteminin
ortaya çıkacağı söylenebilir.
Böylece bu bölgesel kendine yeterlilik sistemi içinde büyük ölçekli
işletmelerin getirebileceği kısmi avantajlar ortadan kalmaktadır
(Avrich,94).

Kropotkin , farklı sanayi üretimlerinin ortak bir yönetim altında
toplanmasının ve aynı makinaların yüzlerce kez yinelenmesinin bir sonucu
olarak , büyük ölçekli sanayinin gereksiz bir merkezileşme yarattığı
düşüncesindedir.O nedenle insanın sosyalliğine ters düşen yaşama ve
çalışma koşulları doğuran büyük sanayi örgütlenmesinin
ademimerkezileştirilmesinden yanadır.Ayrıca Kropotkin büyük bir
uzgörürlükle , insanın sonsuz
çeşitlikteki zevklerinin büyük ölçekli sanayi yapılanması içinde
karşılanmasının mümkün olmadığını , bunun ancak sonsuz çeşitlilikteki
atölyeler aracılığı ile sağlanabileceğini belirtmektedir (Cantzen,135).

Büyük ölçekli sanayiyi kendi ademi merkeziyetçi toplum tasarımının
bir engeli olarak görmesinin yanısıra , Kropotkin onu aynı zamanda ,
emeğin kullanımında aşırı uzmanlaşma yaratması açısından da eleştirir.
Aşırı uzmanlaşmanın insanları farklı kategorilere sokarak , kol emeğini
toplumda aşağı ve değersiz bir konuma soktuğu kanısındadır.1892’de
yazdığı “Ekmeğin Fethi” adlı kitabında şöyle diyor: “Ömür boyu bir
saatin onsekizinci parçasını yapmaya mahkum işçi aptallaşır ve
yoksulluğa gömülür.”(Avrich,93) Ona göre , büyük sanayi örgütlenmesinden
vazgeçildiğinde , aşırı
uzmanlaşmaya da gerek duyulmayacağından , çalışma insanlar için hoş bir
uğraş haline gelecek ve tembellik duygusu ortadan kalkacaktır. Kropotkin
, aşırı uzmanlaşma içermeyen çalışmanın , insanın bedeninde biriken
enerjinin harcanması , dolayısıyla onun sağlıklı bir hayata sahip olması
için zorunlu olduğuna inanır (Avrich,95).

Büyük sanayi örgütlenmesini eleştirmesine karşılık Kropotkin
çağının ileri teknolojisine çok olumlu yaklaşmaktadır.Öyleki Kropotkin
teknolojiyi , 19. Yüzyılın genel kabulüne uygun biçimde , “doğanın fethi
olarak endüstriyel ilerleme” nin bir aracı sayar (Marshall , 146).
Böylelikle çağının genel eğiliminden bu konudaki farklılığı , sanayinin
hangi ölçekte örgütleneceği noktasında toplanır.

Teknolojiye karşı olmayan Kropotkin’in karşı olduğu , onun
merkeziyetçi bir biçimde uygulanmasıdır. Bu nedenle teknolojinin tarımsal
üretimle birleştirilmiş ademimerkezi endüstriyel atölyeler aracılığıyla
uygulanmasını şart koşar (Cantzen,236)Üstelik , teknolojik Yeniliklerin
zanaat üretimi koşullarında daha kolay ortaya çıkacağı düşüncesindedir
(Carter,67).

Kropotkin , toplum tasarımındaki kimi amaçlara ulaşmada
teknolojiye önemli bir işlev yükler. Bu bağlamda , toplumda ekonomik
ilişkilerin “herkese ihtiyacına göre” ilkesine uygun olarak yürütülmesi ,
onun başlıca amaçlarından biriydi. Teknolojide ortaya çıkacak gelişmelerin
yardımıyla insanların yalnızca 4-5 saat çalışarak , temel ihtiyaçlarını
karşılayacak endüstriyel ve tarımsal üretimin dört katına
ulaşabileceğini ve böylece herhangi bir ücret sistemine gerek olmaksızın
“herkese ihtiyacına göre “ ilkesinin uygulanabileceğini düşünüyordu
(Walicki ,252).Aynı üretim araçlarında olduğu gibi Kropotkin bu ilkeyle
yiyecek , barınma , eğitim gibi temel tüketim alanlarında da hiçbir
bedel ödemeksizin kütüphaneden ödünç kitap alımına ya da kamuya ait
köprüden geçişe benzettiği , insanlar arasında ihtiyaca göre paylaşımı
öneriyordu (Arvon,74).Buna karşılık Kropotkin örneğin Proudhon ve
Bakunin’in benimsediği “ herkese çalışmasına göre “ ilkesine , işgücünün
yaptığı işin içindeki değerinin belirlenmesi sorununun , toplumda bu
amaçla oluşturulan bir üst otoritenin ve insanlar arasında çatışmaların
doğmasına yol açacağı düşüncesiyle karşıdır.

Öte yandan Kropotkin , makinalaşmanın kişileri ağır işlerin
yoruculuğundan kurtaracağını düşünen Godwin’e katılıyordu. Ona göre ,
sanayi üretiminde atölyeyle uyumlu ileri teknoloji , insanları hem
tekdüze ve ağır çalışma temposundan kurtaracak hem de onlara
entellektüel gelişimlerini sağlayabilmeleri için boş zaman ortaya
çıkaracaktır (Cantzen,139).Ayrıca teknoloji sayesinde kol emeği de
toplumdaki değersiz ve aşağılanan konumundan kurtularak , yeniden orta
çağ kentlerindeki saygın kimliğine kavuşacaktır.Bütün bunların ötesinde
Kropotkin , teknolojik yeniliklerle beslenme , ısınma , bulaşık ve
çamaşır yıkama gibi insana çok zaman kaybettiren evişlerinde
mekanizasyonun artırılarak , özellikle kadın emeğinden önemli tasarruf
sağlanacağını da öngörüyordu (Walicki,253).

Kropotkin’in toplumsal örgütlenme modelinin temel biçimi olan
endüstriyel atölyelerle tarımın birleştiği üretim komünlerinin arasında ,
özellikle hammadde sağlanması konusunda bağlantının kurulmasında gerekli
olan iletişim sistemlerindeki teknolojik gelişmelere verdiği öneme daha
önce de değinilmişti.Ona göre , tarım teknolojisindeki gelişmeler ise
üretim komünlerinin bulunduğu kırsal bölgelerin tarımsal üretimde kendi
kendilerine yeter hale gelmelerini olanaklı kılacaktır. Kropotkin ,
tarım
teknolojisindeki gelişmelerin kentlerin de tarımsal ihtiyaçlarını
kendilerinin karşılayabilmelerini mümkün hale getireceği görüşündedir.
Nitekim, “Ekmeğin Fethi” adlı yapıtında Kropotkin , Paris kentindeki
çalışabilir nüfusun yarısının yılın 58 günü , günde beş saat ileri tarım
teknikleri kullanarak çalışmalarının , Paris ve çevresinin tarımsal ürün
gereksinimlerini tümüyle karşılamaya yeteceğini ileri sürer (Walicki ,
253).

Böylece sanayi , tarım , ulaşım ve iletişim teknolojilerindeki
gelişmeler sonucu , kırsal alanlarla kentler (özellikle de metropoller )
arasındaki yaşam düzeyi farklılıkları ortadan kalkacaktır.

Teknolojinin ilerleyebilmesi için , Kropotkin bilimin yeniden
biçimlenmesini gerekli görür.Onun deyişiyle “Bütünleşik topluma ancak
bütünleşik eğitim anlayışıyla varılabilir.” (Avrich,96).Buna göre , temel
bilimlere , matematiğe ve insani bilimlere eşit ağırlık verilmeli;
bilimin her düzeydeki eğitiminde mutlaka kuramla uygulama paralel
götürülmelidir.Kropotkin , varolan bilimsel kurumlara ve üniversitelere
karşıdır. Bunların yerine , uygulamayla teorik bilgileri birleştiren
atölye okulların açılmasını önerir (Walicki,257).

Çağının genel düşüncesine paralel olarak , Ktopotkin sanayi ve
teknolojideki ilerlemeye olan inancını hep korumuştur. Ancak, üretici
güçlerdeki uzmanlaşmanın artışında teknolojik gelişmenin rolünü yeterince
değerlendirememiş , dolayısıyla büyük ölçekli sanayinin teknolojik
gelişmeyi uyaran bir etken olabileceği ihtimalini gözönüne almamıştır.
Bu nedenle onun atölye ölçeğine indirgenen sanayi örgütlenmesi modelinde
, teknolojik gelişmenin nasıl ger-çekleştirileceği açık değildir.Örneğin
bu modelde , ihtiyaçlarına göre paylaşım amacıyla üretim yapan ve
birbirleriyle rekabet etmeyen endüstriyel atölyelerin neden ve hangi
motivasyonla yenilik yapacakları belirsizleşmektedir.

Buna karşılık , iş sürecinde yarattığı aşırı işbölümünün emek
verimliliği üzerinde olumsuz etkiler yapması ve ürettiği standart
ürünlerin ekonomideki farklılaşmış talep koşullarına cevap vermemesi
açılarından Kropotkin’in büyük ölçekli kitlesel sanayi üretimine
yönelttiği eleştirilerin , günümüzdeki benzer eleştirileri neredeyse bir
yüzyıl öncelemesi oldukça dikkat çekicidir.

Sonuçta , Kropotkin’in toplum tasarımındaki sanayi ve teknolojinin
temel işlevinin , insanın doğal ve sosyal çevresiyle uyumlu
bütünleşmesinin sağlanmasına yönelik olduğu söylenebilir. Buna göre ,
ademimerkezi üretici topluluklarına (komünlere) dayanan toplumsal
örgütlenme modeliyle , teknolojinin de katkısıyla atölyelerde zanaat
üretimi olarak
gerçekleştirilen sanayinin , bir yandan bilimsel ve kültürel çalışmalarla
birleşerek insanın sosyalliğinin artmasına , diğer yandan da tarımsal
üretimle birleşerek insanın doğayla bağlantılarının canlı tutulmasına
neden olacağı bir bütünleşik toplum ortaya çıkacaktır.

Anarşist düşünce geleneğini kuramsal bir çerçeveye oturtan
Kropotkin’in 20.yüzyıl düşünce akımları üzerindeki etkisi çok
boyutludur.Kropotkin, başta 20. Yüzyıldaki anarşist düşünürler olmak
üzere , Ebenezer Howard’ın başlattığı Bahçe Şehir hareketini ,
öncülüğünü Patrick Geddes’in yaptığı işle toplumsal örgütlenmeyi aynı
fiziki çevrede bütünleştirmeyi amaçlayan kent planlama anlayışını ,
teknolojinin kullanıldığı bölgenin koşullarına uydurulması gerektiğini
söyleyen Uygun Teknoloji Yaklaşımı savunucularını , karşılıklı
yardımlaşma ilkesine dayanan kooperatifçilik hareketini , büyük ölçekli
sanayi eleştiricilerini , çevreci hareketleri ve Hindistan’da özerk köy
komünlerine dayalı ademimerkeziyetçi bir toplum oluşturma amacını güden
Mahatma Gandi’yi derinden etkilemiştir.

SONUÇ

Sonuç olarak söylenebilirki , klasik anarşist düşünce geleneği
içinde yeralan Kropotkin , sanayi ve teknolojiye karşı değildir. Tersine
o , insanın özgürleşeceği toplum tasarımının gerçekleştirilmesinde sanayi
ve teknolojiyi çok önemli araçlar olarak değerlendirir.Kropotkin’e göre ,
sanayi ve teknolojinin yeniden biçimlenmesiyle çalışma koşullarının
düzeltilmesi , emeğin farklı alanlarda uzmanlaşarak işbölümünün
sakıncalarının giderilmesi , kafa ile kol emeği arasındaki ayrımın
kaldırılması olanaklı kılınabilir.

Toplumsal ilerlemeye inanç konusunda çağının genelgeçer
görüşleriyle birleşen Kropotkinci çerçevedeki anarşist düşünce çalışmaya
verdiği anlam açısından onlardan tümüyle ayrılır.Çağının diğer başlıca
yaklaşımları , teknolojideki gelişmelerin verimini yükselttiği emeğin yoğun
kullanımı yoluyla sanayi üretiminde artışı temel hedef alarak , Weber’ci
protestan etik anlamda , insanın çalışmasını yüceltmişlerdir.Buna karşılık
Kropotkinci anarşist düşünce , teknolojik gelişme yoluyla sanayi
üretiminde sağlanan artışlarla çalışmanın giderek öneminin azalacağı
görüşündedir.

Sanayiye değil büyük sanayiye karşı olmak , Kropotkin’de öne çıkan
bir düşüncedir.O , büyük sanayi yapılanmasını ekonominin
toplumsallaştırılmasının ve toplumun ademimerkezileştirilmesinin önündeki
en büyük engel olarak görür. Kropotkinci anarşist düşünce genel
yönsemesi içinde teknolojiye de karşı değildir.Onun kabul etmediği ,
teknolojinin yansız (nötr) olduğu konusundaki yaygın görüştür.Buna göre
teknoloji , sonuçlarını sadece mülkiyet ilişkilerinin belirlediği nötr
bir araç olarak ele alınamaz.Kropotkinci anarşist düşünce , hangi üretim
biçiminde olursa olsun , kitlesel üretime yönelik teknoloji kullanımının
, emeğin üretkenliğini artırmasına karşılık aşırı uzmanlaşma ve merkeziyetçi
yapılar yaratacağını savunur. Oysa bu yaklaşım içinde , sanayi ve
teknoloji insanın hem bireysel hem de toplumsal anlamda tümüyle
özgürleşmesinin bir yolu olmalıdır.


KAYNAKLAR

. Avrich,P.,Anarşist Portreler I, (çev.O.Akınhay), Sarmal Yayınevi ,
İstanbul,1991.

. Cantzen,R.,Daha Az Devlet Daha Çok Toplum, (çev.V.Atayman), Ayrıntı
Yayınları , İstanbul,1994.

. Carter,A.,The Political Theory of Anarchism,Routledge-Kegan
Paul,London,1971.

. Marshall, P.,”Human Nature and Anarchism” G,Goodway (ed.) For Anarchism
History, Theory and Practice , Routledge, London,1989.

. Pipes,R.,”Kropotkin”International Encyclopedia of the Social Sciences ,
vol, 7-8 MacMillan 1972.

. Schapiro,J.S.,Çağdaş Düşüncede Toplumsal Tepki,
(çev.M.Köksal-M.Harmancı),Köprü Yayınları,İstanbul,Tarihsiz.

. Walicki,A.,Rus Düşünce Tarihi,(çev.A.Şenel) , V yayınları , Ankara,
1987.

. Woodcock,G.,Anarşizm,(çev.E.Tuncalı),Kitaş Yayınları,İstanbul,1967.


[Bu makale Uludağ Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Dergisi'nin 10. sayısında yayımlandı:
http://iktisat.uludag.edu.tr/dergi/10/04mehmet/mehmet.htm]



*******
*******
****** A-Infos Haber Servisi ******
Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
******
TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
WWW: http://www.ainfos.ca/
BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
unsubscribe a-infos
subscribe a-infos-X
X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)


A-Infos Information Center