A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) CGT NEDİR ? - Anarşist Bakış'tan

From Worker <a-infos-tr@ainfos.ca>
Date Thu, 12 Feb 2004 15:10:31 +0100 (CET)


________________________________________________
A - I N F O S H A B E R S E R V İ S İ
http://www.ainfos.ca/
http://ainfos.ca/index24.html
________________________________________________

CGT NEDİR ?
"Anarşizme Kropotkin veya başkalarınca yazılan kitapçıkları okuyarak
geldim. Ben karşılaştığım ve ilişki içinde olduğum işçilerin ahlâki
dokuları nedeniyle [anarşizme] geldim. Bu ahlâki doku bizim
hazinemizdir, ve bu yok olursa bizden de geriye hiçbir şey kalmaz"
Diego Abad de Santillan
Bugün CGT'yi oluşturan kimselerin ahlâki dokularına dayanarak kim ve ne
olduğumuzu açıklamak keşke o kadar kolay olsaydı. O kadar kolay değil;
ancak şurası kesin ki CGT'nin işyerlerindeki gün ve gün süren
mücadelesi, İspanyol işçilerini bize yaklaştıran ve onların merakını
çoğaltan nedenlerden birisidir.

Biz, CGT, oldukça yeni bir ismi olan eski bir örgütlenmeyiz. Mahkeme
kararının eşliğindeki aile içi tartışmalar, 1989 Nisan'ında esas
başharflerimiz [olan] CNT'nin bizden alınmasına yol açtı. Eylemlerimiz ve
tavırlarımızla bunu [CNT'yi] taşıyarak, içinde yaşadığımız zamanlara
denk düşen yerine ulaştırarak, biz bu başharfleri kalbimizde taşıyoruz.

Bu tarihsel hareketin kendi iradesiyle mirasçıları olmamıza rağmen, biz
bunun dokunulmaz bir şey olduğunu düşünmüyoruz. Tam aksine, modern
topluma en çok uyanları keşfederek uyarlamayı denemezsek eğer, bu çürük
ve günü geçmiş bir şey olacaktır.

İlk olarak söylemek istediğimiz şey; eşitsizliği, adaletsizliği,
otoriterliği ve sıkça da mantıksızlığı nedeniyle hoşlanmadığımız bu
toplumu değiştirmeye çalışan kişiler tarafından kurulmuş bir örgüt
olduğumuzdur. Bu nedenlerden ötürü, Sendika işlerinden tutun toplumsal
olarak ilgili olan herhangi bir şeye kadar pekçok günlük alanda mücadele
ediyor, bizi çevreleyen adaletsizlikleri onarmak üzere her an
savaşıyoruz. Olayların gidişatını radikal bir şekilde değiştirmenin
zorluğunun bilincindeyiz; ancak biz, bu mücadelenin mevcut yaşam
koşullarımızı iyileştireceğine ve isyankar bir ruhla [mücadeleye]
katılanları acı çektiğimiz ve adaletsiz olduğunu hissettiğimiz her şeyi
dönüştürmeye hazır hale getireceğine olan güvenimize dayanıyoruz.

Bizler değişime ve iyileştirmeye hazır olan yegane kişiler değiliz. Bizi
diğerlerinden ayıran şey; her şeyden önce hedeflerimize ulaşmamızı
sağlayacak olan araçlardır: Bu doğrultuda temel ilkemiz özerkliktir
[otonomi]. Özerklik, işçilerin ve sömürüldüğünü hisseden herkesin ancak
birarada çalışarak ve tam bir bağımsızlık içinde başarılı olabileceği
kriterine göre düşünmek ve faaliyet göstermek demektir. Bir zamanlar
dendiği üzere, işçilerin kurtuluşu ancak kendileri tarafından
sağlanabilir; aksi takdirde sağlanamaz.

Bu söylediğimizin pekçok farklı anlamı vardır. Bir yandan kendimizi
adadığımızdan farklı olan doktrinlerin, herhangi bir gücün veya siyasi
partilerin [etki] alanı dışında yer alıyoruz, ve hiçbir şekilde onlara
bağlı değiliz. Yaptığımız hiçbir şey, [yasal] düzenlemelerin,
başkalarının emir veya stratejilerinin sonucu değildir; her birimizin
bireysel arzularının birleşiminin bir sonucudur.

Ancak bunun bir diğer anlamı da işlerimizi kendi başımıza halletmek
istediğimizdir. Bireylerin başkalarının haklarına saygı gösterirken
arzuladıkları şeyleri yapabilmeleri imkanının giderek azaltığı, çok daha
örgütlü ve çok daha uzmanlaşmış bir toplumda yaşıyoruz. İşte bu nedenle,
meclislerimizde, mücadelemizde, görev veya konum almadaki sorumlulukta,
örgütümüzün içsel ve dışsal işlerinde; tek tek her birimizin katılımı
için çağrıda bulunuyor ve bunu şart koşuyoruz.

En zeki ve en ilgili, en fazla zamanı olan veya ücret vererek
çalıştırdığı üyelerine dayanan bir örgüt kaçınılmaz olarak ölü [işlemez]
bir örgüttür. Her bir üye imkanları, iradesi ve hevesi el verdiği
ölçüde, diğerleri ile birlikte iş yapmaya katılmalıdır. Ancak bir
kişinin tek başına [olan katkısı] veya bir kimsenin kolektif bir çabaya
[tek başına yaptığı] kişisel katkısının pek bir faydası olmayacaktır.
Eskiler eğer çoban varsa, bunun sebebi her şeyden önce orada koyunların
olmasıdır derlerdi; eğer ortada emirler veren birisi varsa, bunun sebebi
diğerlerinin kendi işlerini yapmaktaki sorumluluklarını üstlenmemiş
olmalarıdır.

Eğer bu örgütü oluşturanların bireysel özgürlüğüne ve eşitliğine
herşeyden daha çok değer verseydik, o zaman bunu [örgütü] oluşturan
farklı varlıkların ayrı ayrı [kendi başlarına] yapabileceklerinden daha
fazlasını başaramazdık. Aşağıdan-yukarıya, federalizm bizi tanımlayan
şeylerdir. Bu sayede, farklı düzeyler tam bir özerklik içinde faaliyet
gösterir ve daha etkin olmak için de birbirleriyle işbirliği yaparlar.
Bireysel üye, örgütün merkezi ve egemen kalbi olan kendi yerel
Sendikasında örgütlenir. Her bir Sendika'nın içinde, belirli bir şirket
veya sektörü kapsayan farklı "sendikal birimler" [ing. syndical
sections] bulunur. Aynı şehir veya bölgede bulunan Sendikalar, Yerel
Federasyonu oluşturur. Bunlar da sonunda, Bölgesel [ing. territorial]
Konfederasyonları oluşturur (örneğin, Endülüs, Katalonya, Asturya gibi
bölgeler). Bölgesel Konfederasyonlar, her bir sektörün (Sınai işçileri,
Sağlık işçileri, Devlet Memurları vb.) yerel Sendikaları, Daimi
Sekreterlikle birlikte Kongreler arasında [geçen zaman zarfında] yönetsel
olarak en üst kurum olan CGT Komitesi'ni oluşturur. Görebileceğiniz
üzere, bu yerel Sendika'nın asli özünün iki farklı düzeye katıldığı bir
örgüttür: bölgesel ve sektör olarak.

Her bir düzey [birbirinden] bağımsız olarak faaliyet gösterir; kendi
birimini, yerel Sendikasını, endüstriyel federasyonunu, bölgesel
konfederasyonunu etkileyen kararları hiçbir dışsal emir olmadan alır. Bu
yolla onun özerkliği, kendi tercihiyle anlaşmalara ve ortaklaşa karar
verilen karşılıklı tavizlere saygı göstermeyi kabul ettiği, geniş bir
alanı kapsayan konfederal örgüte gönüllü olarak katılmış olmakla
sınırlanır yanlızca.

Bu çatışmaların ve gerilimlerin varlığını önlemez. Rahatsız edici
olabilse de, CGT tekdüze ve sıkıcı bir homojenlikten çok zorlu bir
çokluğa yakındır. Belki de bunun nedeni özgür seçimin zıtlıklara ve
muhalefete yol açması, ve disiplin ve içsel yönetsel kararlar sayesinde
görüşlerin sindirilmesinin bizim tarzımız olmamasıdır. Çatışmaları,
genel anlayış ve karşıt kesimlere gösterilen saygı sayesinde kendi
aramızda halletmeye çalışırız. Çoğu zaman bunu başarırız, bazense
başaramayız.

Bunun sebebi ise liberter ve anarşist ruh ve geleneğin taraftarı
olmamızdır. Federal ilişkilerden, özyönetimden veya "herkesin kendi
meselelerini çözebilme yetisi olduğu"ndan, gücümüz yetmediği zaman
dayanışmadan, aracılar olmaksızın kendi sorunlarımızı çözmek için
doğrudan eylemden, siyasi partilerden ve dinlerden özerk olmaktan,
örgütün içinde birarada varolan farklı görüşlere --tabii ki!-- saygı
gösterilmesinden, kavga arzumuzun tüm dünya tarafından paylaşılması
gereğinden ve bu adaletsiz toplumu dönüştürme asli arzumuzdan; işte bu
nedenle bahsediyoruz --ve pratiğe geçirmeye çalışıyoruz. Tüm bunların
hepsi ve birkaç şey daha, liberterleri, anarkosendikalistleri, devrimci
sendikacıları ve isyankârları canlandıran şeylerdir. İşte biz bunlarız.

Son bir soru: Bu devrimci savaş nerede olacaktır? Bunun tek bir cevabı
yoktur, çünkü savaş alanı her yerdedir ve her şeydedir. Nerede bir
adaletsiz varsa, ona birisinin müdahale etmesi gerekir. Bunu
belirtiyoruz; çünkü hep söylediğimiz üzere, "biz bir Sendika'dan daha
fazlasıyız". Bizler, CGT'de, özünde bir Sendikada; emeğin dünyasında
faaliyet gösteren bir örgütüz. Ancak karşılaştığımız sorunlar ne sadece
emek dünyasına özgüdür, ne de aramızda bulunma hakkı olanlar sadece
--eğer bu kavram hala varsa-- klasik [anlamdaki] işçilerdir.
Sendikalistler, vicdani retçiler ve asker kaçakları, otoriterlik
karşıtları, cinsiyetçilik karşıtları, ekolojistler, ...; bunların her
biri toplumu dönüştürme işinin heryerde [gerekli] olduğunun bilincinde
olarak, "devrimci uzmanlaşma" olmaksızın kendi rollerini üstlenirler.

Bu birkaç satırla CGT'nin kısaca ne olduğunu özetlemekten daha fazlasını
amaçlamıyoruz --ne de böyle bir şeyi başarabiliriz. Tanımlamaların çok az
faydası vardır, ve bu nedenle burada fazla ayrıntıya girmiyoruz.
Kendimiz hakkında [şimdiye kadar] söylediklerimizin ötesinde, biz neysek
oyuz; yani, CGT oradaki veya şuradaki kişilerin ... ve eğer istiyorsanız
sizlerin, İspanyol işçilerinin toplamından fazlası değildir.

Bu girişi geçersek, bahsedilmesi gereken bir dönemi yaşıyoruz. Değişim
zamanı kesinlikle yeni teknolojik olanaklar üzerine; ve iktidarda olan ve
kararları almak için parası ve gücü olanların saldırgan politikaları
üzerine inşa edilmiştir. Bütün bunların hepsi resmi Sendikaların
sergilediği çarpıcı bir pasiflikle ve topluma yayılmış bir güçsüzlük
hissiyle karşılanmakta.

Giderek artan yoksullukla beraber zenginleşen bir toplumda yaşıyoruz.
Hergün çoğunluğun yaşam tarzını iyileştirebilecek daha fazla maddi
imkanlarla uyanıyoruz, ancak gece çöktüğünde bu yaşam tarzı hep biraz
daha tehdit altında oluyor. Güçlükle elde edilen toplumsal kazançları ve
insanlar için yaşam alanı sağlama gereksimini küçülten neo-liberal
argümanlar, üretkenlik ve kârı biricik amaç olarak ilan ediyor.

Ne yazık ki sendikalar tamamen masum değiller. İspanya'daki emeklilik
sisteminin düzenlenmesi ve keza henüz imzası dahi kurumamış olan yeni
emek reformları gösteriyor ki, İspanya'daki reformist sendikalar --CCOO
(Komünist) ve UGT (Sosyalist)-- büyük iş aleminin önlerine fırlattığı
ekmek kırıntılarıyla yetinmeye razılar. İşçileri harekete geçirmek veya
toplumsal güçlerini sergilemek için hiçbir şey yapmıyorlar. Ve biz
onların bir miktar hareketlenmesini sağlayınca, tecrübeler gösteriyor ki
onlar kendilerini haklı çıkaracak havai fişek gösterilerinin ötesine
geçmiyorlar; sonra da en son devlet memurları olayında olduğu gibi
dondurulmuş ücretleri iştahla kabul ediyorlar.

Tabii ki işleri halletmenin başka bir yolu daha var. Biz bunda bize
katılmanızı istiyoruz. Güçlü olmamız ve sahip olduğumuz gerçek kuvveti
göstermemiz lazım. İşçilere engel olan neo-liberal politikalara karşı
mücadele etmeliyiz. Resmi fotoğraflar ve konuşmalar doğru platformlar
değildir: en iyi şekilde pazarlık edebilmek için kuvvetimizi bir bütün
olarak örgütlemeliyiz. Toplumsal dayanışma tekrar diriltilmeli:
[içimizdeki] küçük ses, çoğunluğun iyiliğinin söz konusu olduğu
mücadelelerde orada olmamızı bize söylüyor. Özel ya da ayrı durumlar
yoktur: benim kavgam işyerimin dört duvarı arasında bitmez. Orada olan
kavga benimdir, yaşlı insanların emekliliği gençliğin mücadelesidir,
işsizliğe karşı savaş az ya da çok istikrarlı [bir işe sahip olan]
işçiler için de geçerlidir.

İşte bizim durduğumuz yer burasıdır ve bu bizim İspanyol işçilerine ve
dolaylı olarak da dünyadaki tüm işçilere, istikrarsız bir işi olanlara,
eviçi işçilerine, tüm ezilenlere olan davetimizdir.

CGT İspanyol İşçilerine ne teklif ediyor? Kendileri gibi olanlarla
birlikte ve onların desteğiyle haklarını koruyabilecekleri bir sendikal
ve toplumsal alan. İşte bu kadar basit.

----------------------------------------------------------------------------
Kaynak: "What is the CGT?"

ÇEVİRİ: Anarşist Bakış -
http://uk.geocities.com/anarsistbakis/makaleler/cgt-cgtnedir.html

Çevirenin Notu: Çevirenin metine yaptığı eklemeler, açıklamalar vb,
[...] ile gösterilmiştir.



*******
*******
****** A-Infos Haber Servisi ******
Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
******
TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
WWW: http://www.ainfos.ca/
BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
unsubscribe a-infos
subscribe a-infos-X
X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)

A-Infos Information Center