A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
{Info on A-Infos}

(tr) KROPOTKİN'İN LENİN'E MEKTUPLARI - Anarşist Bakış'tan

From Worker <a-infos-tr@ainfos.ca>
Date Wed, 15 Oct 2003 10:02:08 +0200 (CEST)


________________________________________________
A - I N F O S H A B E R S E R V İ S İ
http://www.ainfos.ca/
http://ainfos.ca/index24.html
________________________________________________

KROPOTKİN'İN LENİN'E MEKTUBU - 1
Martin A. Miller'in editörlüğünü ve çevirmenliğini yaptığı P. A.
Kropotkin'in Selected Writings on Anarchism and Revolution adlı
kitabından alınmıştır.
Dmitrov, 4 Mayıs 1920
Saygıdeğer Vladimir İlyiç,
Birçok posta-telegraf bölümü çalışanı bana gelerek, içinde bulundukları
gerçekten de çaresiz durum hakkındaki bilgileri sizin dikkatinize sunmamı
istedi. Bu sorun yalnızca posta ve telegraf komiserliğini değil, dahası
Rusya'daki günlük yaşamı ilgilendirdiği için, onların bu isteklerini
yerine getirmekte hiç zaman kaybetmedim.

Biliyorsunuzdur, tabii ki, bu çalışanların aldığı maaşla Dimitrov
ilçesinde yaşamak tamamen imkansızdır. Bu (maaşla) bir kile [bush, 36
litrelik ölçü birimi] patates almak bile imkansızdır; kişisel
deneyimlerimden bunu biliyorum. Karşılığında sabun ve tuz almak
istiyorlar, ki bunların esamesi bile okunmuyor. Unun (fiyatı) yükseldiği
için --tabii ki onu da
bulabilirseniz--, sekiz libre [pound, 454 gramlık ölçü birimi] arpa ve
beş libre buğday almak imkansızdır. Kısacası, erzak yardımı olmaksızın
çalışanlar gerçek bir kıtlığa mahkumdurlar.

Bu arada, böylesi [yüksek] fiyatların yanısıra, posta ve telegraf
çalışanlarının Moskova Posta ve Telegraf Tedarik Merkezi'nden aldıkları
yetersiz erzak yardımları (15 Ağustos 1918 tarihli kararnameye göre: bir
çalışana verilmek üzere sekiz libre tutarında buğday, ve ailenin iş
yapamaz durumdaki üyelerine beş libre tutarında buğday) iki aydır zaten
verilmemektedir. Yerel tedarik merkezleri ellerindeki erzakları
dağıtamamaktadır, ve çalışanların (Dmitrov ilçesinde 125 kişi) Moskova'ya
yaptıkları başvuruya bir yanıt gelmemiştir. Bir ay önce çalışanlardan
birisi kişisel olarak size yazmış, ancak şu ana kadar hiçbir yanıt
almamıştır.

Bu çalışanların gerçekten de umutsuz olan durumlarının tanıklığını
yapmayı bir görev olarak addediyorum. Çoğunluk gerçek anlamda açlık
çekiyor. Bu yüzlerinden açıkça anlaşılıyor. Çoğu nereye gideceklerini
bilmeden evlerinden ayrılmaya hazırlanıyor. Ve bu arada, işlerini özenle
yerine getirdiklerini samimiyetle söyleyebilirim; işlerini kavradılar ve
bu işçileri kaybetmek yerel hayatın hiçbir şekilde çıkarına
olmayacaktır.

Diğer bölümlerde çalışan Sovyet çalışanlarının hepsinin aynı çaresiz
durum içinde olduğunu eklemek istiyorum.

Sonuçta, genel duruma dair bir şeyler söylemekten kaçınamayacağım. Büyük
bir merkezde --Moskova'da-- yaşarken, ülkenin gerçek koşullarını bilmek
imkansızdır. Bir kimsenin mevcut deneyimler hakkındaki gerçeği bilmesi
için, güncel yaşamla, gereksinimler ve talihsizliklerle, --yetişkinlerin
ve çocukların [çektiği] açlıkla, ucuz bir kerosen lamba edinmek için
bürolar arasında gidilip gelinmesiyle, vb. ile yakın ilişki içinde
olacağı illerde yaşaması gerekir.

Bu sınavlardan başarıyla çıkmamız için bir yol vardır. Daha normal günlük
yaşam koşullarına geçişte aceleci olunmalıdır. Uzun süre böyle
gidemeyiz, ve kanlı bir felakete doğru gidiyoruz. Bizim için zaruri olan
müttefiklerin lokomotifleri, Rus arpasının, kendirinin, keteninin,
hayvan derisinin ve diğer şeylerin ihracatı, halka yardımcı
olmayacaktır.

Bir şey su götürmezdir. Parti diktatörlüğü kapitalist sisteme darbe
indirmek için uygun bir araç olsa bile (ki bundan fazlasıyla
şüpheliyim), bu yeni bir sosyalist sistemin yaratılması için zararlıdır.
Gerekli olan şey yerel kurumlar, yerel kuvvetlerdir; ancak bunlar
yoktur, hiçbir yerde. Bunun yerine, insan ne yana dönerse dönsün, gerçek
yaşam hakkında hiçbir şey bilmeyen, kendisini binlerce hayata ve
ilçelerin tahrip olmasına mal olan en ağır hataların [tekrar tekrar]
işlenmesine adamış kişilerle karşılaşıyor.

Yakacak odun arzını ele alınız, veya aynı amaçla baharlık tohumluklara
bakınız...

Yerel kuvvetlerin katılımı olmaksızın, köylü ve işçilerin kendilerini
tabandan örgütlemeleri olmaksızın, yeni bir yaşam kurmak imkansızdır.

Sovyetlerin tam da bu tabandan yükselen örgütlenmeler oluşturma işlevini
yerine getirmiş olması beklenirdi. Ancak Rusya halihazırda yalnızca ismen
var olan bir Sovyetler Cumhuriyeti haline gelmiştir. "Parti", yani
genellikle yeni gelenlerin doluşması (ideolojik komünistler daha çok
şehir merkezlerindedir) ve halkın idaresini ele geçirmesi, bu umut
verici kurumun --sovyetlerin-- etkisini ve yapıcı enerjisini halihazırda
tahrip etmiştir. Şu durumda, Rusya'da yönetimde olanlar sovyetler değil
parti komiteleridir. Ve onların örgütlenmesi bürokratik örgütlenmenin
kusurlarından muzdariptir.

Bugünkü düzensizlikten kurtulmak için, Rusya, görüşümce yeni bir yaşamın
yaratılmasında bir etken olabilecek, yerel güçlerin yaratıcı
niteliklerine geri dönmelidir. Ve bu yolun gerekli olduğu ne kadar erken
erken fark edilirse, o kadar iyi olacaktır. İnsanların o zaman (yeni)
toplumsal yaşam biçimlerini kabullenmesi çok daha olası olacaktır. Eğer
bugünkü durum sürerse, "sosyalizm" kelimesinin bizzat kendisi bir küfre
dönüşecektir. Jakobenlerin kırk yıllık yönetiminin ardından Fransa'da
"eşitlik" kavramının başına gelen şey buydu.

Yoldaşça selamlarımla,

P. Kropotkin

Çeviri: Anarşist Bakış

Kaynak: "Letter To Lenin", 4 Mart 1920, Anarchy Archives.

http://uk.geocities.com/anarsistbakis/makaleler/kropotkin-leninemektup1.htm

--------------------

KROPOTKİN'İN LENİN'E MEKTUBU - 2
Dmitrov, 21 Aralık 1920
Saygıdeğer Vladimir İlyiç,
Savinkov gruplarından SR'ların {Sosyal Devrimci parti üyelerinin,
milliyetçi ve taktiksel merkezdeki Beyaz Muhafızların, ve Wrangel
subaylarının rehine olarak tutulacağına ilişkin Sovyet hükümetinin
kararı; ve sovyetlerin liderlerine karşı {suikast}girişimi olması
durumunda, bu rehinelerin "acımasızca yok edilecekleri" İzvestiia ve
Pravda'da yayınlandı.

Etrafınızda, bu gibi tedbirlerin Orta Çağ'ın ve din savaşlarının en
berbat dönemlerine geri dönüşü temsil ettiğini, ve komünist ilkeler
temelinde geleceğin toplumunu yaratmak için bunları savunanların [bu
işe] layık olmayan insanlar olduğunu yoldaşlarınıza hatırlatacak ve
onlara anlatacak hiç kimse yok mu gerçekten? Komünizmin geleceğine önem
veren birisi bu gibi tedbirlere başvuramaz.

Bir rehinenin ne demek olduğunu kimsenin size açıklamamış olması
mümkündür. Rehine, herhangi bir suç işlememişken hapse atılmış kişi
demektir. Onun hayatını kullanarak düşmana şantaj yapmak için tutulur.
"Eğer içimizden birisini öldürürseniz, biz de sizden birisini
öldürürüz." Ancak bu, birisini her sabah idam sehpasına çıkarıp,
ardından geri indirmek ve ona "Biraz bekle, bugün değil..." demekle aynı
şey değil midir?

Ve bunun rehineler ve onların aileleri için işkencenin yeniden başlaması
demek olduğunu yoldaşlarınız anlamıyor mu?

Bana iktidardaki insanların kolay bir yaşamlarının olmadığından
bahsetmeyeceğinizi umarım. Bugünlerde, suikast ihtimalini "mesleki bir
risk" olarak değerlendirenlere krallar arasında bile rastlanıyor.

Ve devrimciler hayatlarını tehdit eden mahkemeler önünde kendilerini
savunmanın sorumluluğunu üstlenirler. Louise Michele bu yolu seçti. Veya
[devrimciler] Malatesta ve Voltairine de Cleyre gibi yargılanmayı
reddederler.

Krallar ve papalar bile rehine almak gibi barbarca kendini savunma
araçlarını reddetmiştirler. Yeni bir yaşamın önderleri [apostles,
havarileri] ve yeni bir toplumsal düzenin mimarları, düşmalara karşı
böylesi bir savunma aracına nasıl başvurabilirler?

Bu, komünist tecrübenizi başarısız olarak değerlendirdiğinizin, ve sizin
için çok değerli olan bir sistemi değil de yalnızca {kendinizi}
kurtardığınızın bir işareti değil midir?

Yoldaşlarınız sizlerin, [yani] komünistlerin (işlediğiniz hatalara
rağmen) gelecek için çalıştığını kavrayamıyor mu? Ve hiçbir durumda,
ilkel teröre fazlasıyla yakın eylemlerle çalışmanızı lekememeniz
gerektiğini? Geçmişte devrimcilerin yaptığı bu eylemlerin yeni komünist
çabaları çok
güçleştirdiğini {bilmeniz gerekir}.

Aranızdaki en iyiler açısından, komünizmin geleceğinin kendi
yaşamlarından daha değerli olduğuna inanıyorum. Ve bu geleceğe ilişkin
düşünceler, sizi bu gibi tedbirlerden vazgeçmeye zorlamalıdır.

Tüm ciddi eksikliklerine rağmen (sizin bildiğiniz gibi, ben de bunları
iyi biliyorum), Ekim Devrimi büyük bir ilerlemeye yol açtı. Toplumsal
bir devrimin --Batı Avrupa'daki insanların düşünmeye başladığının
aksine-- imkansız olmadığını gösterdi. Ve, bütün kusurlarına rağmen,
geçmişe dönmeye yönelik girişimlerce yıpratılamayacak bir eşitlik
doğrultusunda ilerlemeye devam ediyor.

Peki, o zaman neden devrim; asla sosyalizme veya komünizme özgü olmayan,
ancak eski düzenin ve eski kargaşalıkların, sınırsız ve her şeyi tüketen
otoritenin artıklarını temsil eden kusurlar yüzünden kendi tahribatına
giden bir yola itiliyor?

P. Kropotkin

Çeviri: Anarşist Bakış

Kaynak: "Letter To Lenin", 21 Aralık 1920, Anarchy Archives.

http://uk.geocities.com/anarsistbakis/makaleler/kropotkin-leninemektup2.htm




*******
*******
****** A-Infos Haber Servisi ******
Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
******
TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
WWW: http://www.ainfos.ca/
BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
unsubscribe a-infos
subscribe a-infos-X
X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)

A-Infos Information Center