A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
{Info on A-Infos}

(tr) Alt. Medya; Yeni Harman - GÜN ZİLELİ İLE SÖYLEŞİ

From Worker <a-infos-tr@ainfos.ca>
Date Wed, 15 Oct 2003 09:21:12 +0200 (CEST)


________________________________________________
A - I N F O S H A B E R S E R V İ S İ
http://www.ainfos.ca/
http://ainfos.ca/index24.html
________________________________________________

Gün Zileli, Aydınlık hareketinin önemli isimlerinden birisiydi. İsmi
birçok yerde Doğu Perinçek’ten hemen sonra anılıyordu. 80’li yıllarda
Aydınlık hareketi içerisindeki ideolojik tartışmalar sonrasında bu
hareketten uzaklaşarak farklı bir sosyalizm arayışına yöneldi. 80’lerin
sonlarında İngiltere’ye göç etti ve 90’lı yıllarda Marksizmle yolunu
tümüyle ayırdı. Gün, siyasi mülteci olarak Londra’da yaşıyor ve artık
dünyaya bir anarşist olarak bakıyor.
Anılarını, yaşamının üç ayrı dönemini anlattığı Yarılma, Havariler ve
Sapak adlı otobiyografik kitaplarında özetleyen Gün Zileli, hem
kendisini hem de içinde yer aldığı toplumsal muhalefet hareketlerini
derinlemesine irdeliyor, eleştiriyor. Gün ile yeniHarman için konuştuk.
*********************************
- Selam Gün! Anılarını son birkaç yılda yazmışsın. Ancak olaylar epeyce
ayrıntılı anlatılıyor. Günlük mü tutuyordun, yoksa gerçekten de her
ayrıntıyı hatırlıyor muydun?

- Anılarımı üç buçuk yılda yazdım. Yurt dışında, biraz da olayların
dışında olunca bellek duruluyor, sislerin dağılması gibi bir olay.
Hiçbir notum yoktu, her şeyi, büyük ölçüde belleğe dayanarak yazdım.
İsimler konusunda zaman zaman eski arkadaşlarıma danıştığım oldu.
Yalnızca Sapak’ı yazarken biraz dergi karıştırmam gerekti.

- Aydınlık çevresinden gelen "olumsuz" tepkiler dışında, hiç olumlu tepki
geldi mi?

- Aydınlık çevresinden olumlu bir tepki gelmesi elbette mümkün değildi.
Ne var ki, hepsi okudu ve kendi çevrelerinde duyulmayacağını bilseler
kimbilir neler söylerlerdi.

- "Geçmişte yaptıklarını aklamaya çalışıyorsun" gibi sert eleştiriler
oldu mu? Yani, anılarını yazarak kendini aklıyorsun diyenler oldu mu?

- Bu eleştirinin bir mantığı yoktur. Çünkü, okunduğunda görüleceği gibi,
ne geçmişte yaptıklarımı, ne de kendimi aklamak ya da mazur göstermek
gibi bir çabam oldu. Tersine, kendimi ve geçmişimi, şimdiye kadarki anı
yazımlarında görülmemiş ölçüde hedef tahtasına koydum. Zaten bence bu üç
kitabın en başarılı ve okuyucunun güvenini sağlayan yanı budur.

- Kitaplarda genelde Doğu Perinçek karşıtı bir hava seziliyor gibi. Onu
bir "lider" olarak önceden sen de desteklemiştin. Yoksa sadece düşünsel
bir bağlılık mıydı senin içinde bulunduğun durum? Bir "lider" olarak
takdir ettiğin zamanlar olmadı mı?

- Özel olarak Doğu aleyhtarlığı söz konusu değil. Kendime olduğu gibi,
ona da olabildiğince objektif davranmaya çalıştım ve yeri geldikçe
onunla ilgili olumlu noktaları da ortaya koydum. Kitaplar dikkatli
okunursa, Doğu’dan çok, kendime yüklendiğim görülecektir.

O zamanlar „lidere bağlılık“ diye bir şey söz konusu değildi.
Leninist-Stalinist mantığın ürünü olarak „devrim“ eşittir parti anlayışı
hakimdi. Bu yüzden partiye bağlılık had safhadaydı. Zaten Aydınlık’ın ilk
liderler kuşağı eşit insanlardan oluşuyordu. Lider kültü daha sonraları
ortaya çıktı.

- Kitaplarına, başkalarına zarar verebileceğini düşündüğünden özellikle
koymadığın şeyler oldu mu?

- Evet, polisin bilmediği ya da kullanabileceği şeyleri yazmadım. Bunun
dışında kimse, bir şeyi gizlediğimi ya da abarttığımı ileri süremez. Öte
yandan, „özel hayatı“ ihlal eleştirilerine hiç önem vermiyorum. Elli yıl
sonra hepimiz öldüğümüzde bunların hiçbir önemi kalmayacak, o günün
tarihçileri bana hayır duaları edeceklerdir.

- Şimdi kendini anarşist olarak tanımlıyorsun. 1980'leri anlattığın
bölümlerde insanların korktuğunu yazıyorsun ve birçok kişinin
apolitikleştiğini. Sence insanlar kendilerini tehlikeye atmadan
yaşamaktan mı yanalar? Yani "devrimci" olmak, isyan etmek, "anarşistlik"
yapmak bir istisna mi?

- Ölümü hiçe sayan, olaylar karşısında büyük cesaret gösteren nice
kişinin, iş fikri cesarete gelince korkaktan da korkak olduğunu, şefi
karşısında tir tir titrediğini gördüm. En büyük cesaret, fikri
cesarettir. En korkutucu şey ise, ölüm ya da işkence değil, cemaatten,
arkadaşlarından ayrı düşme korkusudur. Bu, biz anarşistler için de söz
konusudur. Anarşist olunca insani zaaflardan arındığımızı sanmayalım.

- İşçi Partisi'nin son siyasi çizgisine nasıl bakıyorsun? "Kızıl elma"
koalisyonuyla MHP ile ortak eylem bile yapıyorlar. Sence bu "kızıl elma"
ile halkın gönlünü mu çalmaya çalışıyorlar, "takiyye" mi yapıyorlar,
yoksa gerçekten "ırkçı/milliyetçi" mi oldular?

- Hepsi birden söz konusu ve bunlar çelişen şeyler değil. Bundan yedi yıl
kadar önce, İşçi Partisi çevresinin nasyonal-sosyalist bir harekete
dönüştüğünü yazmıştım. Bu anlamda, nasyonal sosyalistlerin kendi
aralarında cephe birliği yapmaları şaşırtıcı değildir. Bence daha
şaşırtıcı olan, böyle şeylerin solda artık normal kabul edilmesidir.
Çünkü solun büyük bir kısmı (en keskinleri de dahil) milliyetçilik
mecrasında ilerlemektedir.

- Bir süredir Londra'da yaşıyorsun. Siyasi bir mülteci olarak Avrupa'da
yaşamak nasıl? Buradaki insanların bir kısmı oradaki solcu ve Kürt
mültecilerin rahat yaşadığını düşünüyor. Gerçekten öyle mi? Mesela
İngiltere’deki yaşam standartları nasıl?

- Her an sıcak suyu olan bir evde yaşamayı “rahat yasamak” olarak telakki
eden birine ne yapsanız laf anlatamazsınız. İngiltere, işçi hakkı diye
bir şeyin olmadığı, yoğun ve vahşi sömürünün sürdüğü bir ülkedir. Sırf
oda kirası ödemek için günde 14 saat çalışmak zorunda olan gençlerden
söz edersem ne demek istediğimi anlatmış olurum sanırım.

- Kaos Yayınları’ndan çıkan "Türkiye, Sosyal Patlamaya Doğru" başlıklı
kitabının başında "Dağdaki Kürt gerillalarına" diye bir not var. Gerçi bu
kitap yayımlanalı 10 yıla yakın zaman oluyor ama bunu hep merak
etmişimdir. Kürt hareketini politik anlamda olumladığın için mi böyle
yazmıştın, yoksa "isyan" ruhuna mi gönderme yaptın?

- Elbette ikincisi. Ama bugün olsa böyle bir şey yazmazdım. Milliyetçi
başkaldırıların aynı zamanda milliyetçi diktatörlerin önünde kitlesel bir
boyun eğiş anlamına geldiğini öğrenmem için aradan on yıla yakın bir
zaman geçmesi gerekti.

- Bu arada kızınla aran nasıl? Babası İşçi Partili, kızı anarşist
tanıdıklarım oldu, ama babası anarşist kızı İşçi Partili olan hiç kimseye
rastlamadım :)

- Kuşaklar arasındaki ilişkinin düz bir çizgi izlediğini sanmak
“ilerlemeci” bir yanılsamadır. Öte yandan, batıda, çocuğu komünist ya da
liberal olan çok sayıda anarşist ebeveyne rastlamak mümkündür.
Türkiye’de anarşizm çiçeği burnunda bir akım olduğundan böyle bir durum
tuhaf karşılanıyor. Oysa batıda, en eski ve radikal akım anarşizmdir.

BATUR ÖZDİNÇ - batur_ozdinc@hotmail.com


[Yeni Harman - 9 Ekim '03 - sayı 41]



*******
*******
****** A-Infos Haber Servisi ******
Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
******
TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
WWW: http://www.ainfos.ca/
BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
unsubscribe a-infos
subscribe a-infos-X
X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)

A-Infos Information Center