A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
First few lines of all posts of last 24 hours || of past 30 days | of 2002 | of 2003

Syndication Of A-Infos - including RDF | How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups
{Info on A-Infos}

(tr) Alt. Medya; Yeni Harman - EKOTOPYA, FARKLI BİR BAKIŞ

From Worker <a-infos-tr@ainfos.ca>
Date Mon, 17 Nov 2003 14:45:33 +0100 (CET)


________________________________________________
A - I N F O S H A B E R S E R V İ S İ
http://www.ainfos.ca/
http://ainfos.ca/index24.html
________________________________________________

EKOTOPYA, FARKLI BİR BAKIŞ
yeniHarman’ı düzenli olarak takip edenler Ukrayna’da yapılan Ekotopya
2003 buluşmasıyla ilgili haber ve röportajları hatırlayacaklardır. EYFA
(European Youth For(est) Action - Eylem için Avrupa Gençlik Ağı ya da
Gençlik Ormanı) tarafından Ağustos ayı sonlarında gerçekleştirilen
etkinliğe Ankara’dan üç anarşist katıldı. Önceki sayılarda
İsrail-Filistin konusunda söyleştiğimiz Can Başkent ve Selanik’teki AB
karşıtı gösterileri konuştuğumuz “A” ile bu kez de, (eleştirel bir bakış
açısıyla) Ekotopya’yı ve Ukrayna’yı konuştuk.

******************************

- Ekotopya bahsedildiği gibi "çiçek gibi" bir uluslararası etkinlik mi?
Başarılı mıydı, yoksa "fason" tarafları da var mı? Yani, gezdik gördük
eğlendik havası mı hakimdi, politik bir yönü de var mıydı?

Can: Bence hiç bir uluslararası organizasyon, eğer küçük bir ilgi grubu
(affinity group) tarafından yapılmıyorsa, "çiçek gibi" olamaz. Kaldı 15
yıllık bir tarihi olan Avrupa'nın en büyük aktivist gençlik kampından söz
ediyorsanız, bu çiçeklik biraz kaktüse benziyor.

Aynı şekilde politik kaygı da bu minvalde, fasondu. Düşünsene Avrupa'nın
her yerinden gelen gençlerle ortaklaşabilmek hangi zeminde mümkün
olabilir? Elbette, bir çok güzel insanla tanıştık, tanışmakla kalmayıp
beraber yedik içtik, Türkiye kafilesi olarak (kampa ayrı ayrı gelmiş
olsak da), Ekotopya 2003'ün en güzel yemeğini yaptık vs.. Bir çok atölye
çalışması yaptık, bir çok grupla bağlantı kurduk. Ama inan bana, artık
bu tarz Avrupai aktivizm tripleri iğrenç görünüyor. Eyvallah, iyi işler
yaptık, Avrupa kültürlerine hayran olduk, onların eylemlilikleri
moralimizi bozdu sonuçta. Ya, söyler misin Fin Vegan Derneği ile irtibat
kurmam, Türkiye’deki vejeteryan ve hayvan özgürlüğü hareketine nasıl
direkt ve kısa vade bir katkıda bulunabilir? ODTÜ'de hala hayvan
deneyleri yapılıyorken, ben kalkıp Fin Vegan Derneği'nin dergisine
Türkiye’de vejeteryanlığın ve veganlığın durumunu yazarken içim
sızlıyor.

Fransız ATTAC ilk yıllarda antiglobalizasyon hareketlerini başlattığında,
sanırım Klein'ın bir tespitiydi aktivist turizmi... Gel zaman git zaman,
2003 itibariyle memleketimizden bir sürü uluslararası aktivist
toplantısına katılan insan çıkıyor. Neden? çünkü Avrupa’da eylemler
rahat. Gel Türkiye’de yap! Bu fikirlerim bilhassa Brüksel'de 2002'de
NATO'yu bloke ettikten sonra şekillendi. Zira memleketimde
Genelkurmay'ın önünde iki dakika dikilemezsin bile, bırak blokajı.

Kaldı ki, bu seneki Ekotopya'ya gerçek eylemci kimliğine sahip pek de
fazla insan gelmemişti.

Bir de kampa ilk vardığımızda bizi delirten, kamptaki asker varlığıydı!
Ukraynalı organizasyon ekibi, işleri yetiştiremeyince devletten yardım
istemiş; devlet de ayak işlerini yapsın diye iki askeri çadır, bir askeri
mutfak ve bir kaç asker yollamış. Askerler tamamen gönüllü
çalışıyorlarmış.. Fakat, otkökü (grassroot) grupların şiddetten arınmış
eylemliliğini örgütlemek vazifesini kendine atfeden bir organizasyondan,
yani EYFA'dan böyle bir şey görmek bizi iğrendirdi. Bir de, hassas
olduğum bir konudur, vegan olması gereken kamp vegan da olamadı..
Askerler kampın ortasında ateş yakıp tavuk çevirdiler.. O an kalkıp
gidesim geldi inan. Bir de sabahları bazen süt ve peynir vardı. Bir de
vegan kamp yatık diye övünüyorlar: yavşaklık...
Daha da beteri, yine otkökü olması gereken kampın 3. ya da 4. günü,
Ukrayna'nın bağımsızlık gününe denk geldi: o sabah Ukraynalılar milli
marşlarını söylediler, bir kaç gün sonrası da Moldova'nın bağımsızlık
bayramımıymış; haliyle Moldova'lılar da geri kalmadılar..

Bu tarz sembolik tutumlar, otkökü amaçlarla uzlaşamaz. Kalkıp otkökü kamp
düzenle, sonra da askerleri ve milli marşları söyleyen tipleri çağır.

A: Daha önce Finlandiya 2000 Ekotopyası’na gittiğim için bir
karşılaştırma yapma şansım var. Ukrayna 2003 genel olarak tam bir
felaketti. Bir çok insan neden orada olduğundan bile habersizdi. Politik
kimlikleri yoktu, olanların ise şaibeliydi. Finlandiya’dakine hem
katılım fazlaydı hem de orada eylem örgütlenmeleri (Prag gibi)
yapılıyordu.

Bizim için iyi yönü Beyaz Rusya ve Rusya’dan anarşistlerle tanışmamız
oldu. Dünyada Yunanlarla beraber bize çok benzeyip de bir başka dili
konuşan insanların olduğunu görmek ve hele bunların Beyaz Rusya gibi
kuzey ülkesinden olması bizi çok mutlu etti.

Kamptaki askerlerle ilgili eyfa gönüllüleriyle tartıştık gider gitmez. En
boktanı da 'yaptık oldu, işinize gelirse havasıydı'. Ve genel olarak
insanlarla bu durumu konuştuğumuzda rahatsızlık duyan pek de fazla kişi
yoktu. Bu da kampın ne kadar 'ilgili' insanlardan oluştuğunun bir başka
göstergesi.

- Yol nasıldı, ne kadar sürdü? Hangi güzergahtan gittiniz?

Can: Ha ha ha... Yol 5 gün sürdü.. 50 saate yakın gemi yolculuğu,
sonrasında 1 saatlik otobüs, 8 saatlik tren, bir gece zorunlu konaklama,
2 saatlik uçak ve 2 saatlik taksi.. Arada tramvay falan da kullandık.
Bizim ekip 3 kişiydi. Güle eğlene gittik. Bir de vejeteryan olduğum için
gemide yiyecek bir şey bulamadım. Yanımıza laf olsun diye aldığımız 5-6
parça börekle 2 gün geçirdim. [Vejeteryan arkadaşlar bu tip mahrumiyet
bölgelerine giderken tedbirli olun.-can] İstanbul'dan gemiyle Reni adlı
Romanya-Ukrayna sınırında, Tuna nehri üzerinde küçücük bir limana
vardık. Sonra trenle Odesa adında büyük bir kente vardık. Oradan da
uçakla Çernivtsi kentine vardık. Oradan da taksiyle kampa vardık.
Ekotopya'nın geleneğiymiş: her zaman en ücra köşelerde oluyormuş.. Biz
de bizzat tecrübe ettik.

A: Yol tahminimizden çok uzun sürmesine karşın oldukça eğlenceliydi, 5
günün nasıl geçtiğini anlamadık Dionysos sağolsun. Can’ı biraz
düzelteyim, gemi 38-40 saat kadar sürdü. Güzergah, reni-izmael
kenti-odessa-çernivtsi-kamp

- Ukrayna nasıl bir ülke? Başka ülkelerden farklı yanı var mı?

Can: Ukrayna gayet yeşillik, şirin bir ülke.. Sovyetlerden koptuktan
sonra epey fakirleşmiş: Sovyetler döneminde Ukrayna, Sovyetlerin ekmek
sepeti olarak adlandırılıyormuş; zira ekonomisi bütünüyle tahıl tarımına
dayanıyormuş. Bir de benim gördüğüm kentlerde bütünüyle Sovyet olduğu
belli oluyordu. Geniş bulvarlar, kızıl yıldızlı garlar vs. Bir de
konuştuğumuz bir çok insan da bizi teyit etti: Ukrayna dünyanın en kötü
toplu taşıma sistemine sahip. Ama en güzel tarafı: Ucuz.. 2-3 milyona
votka içmek gibisi var mı..

A: Ukrayna, yaklaşık 1 ayımı orada geçirdiğim için öncelikle şunu
söyleyebilirim. İnsanları genelde çok iyi, sıcakkanlı. Bize söylenenin
aksine pek bir tehlikesi yok. Tek korkman gereken her zaman olduğu gibi
asker-polis tayfası. Pasaportunu isterler geri almak için de para ödemek
durumunda kalırsın. Bu tip vakalarla karşılaştığımdan daha önceleri Doğu
bloku ülkelerinde, isi anlamazlığa vurup pasaportu vermemek en iyisi ya
da otelde bıraktım vs. demek.

Sovyet egemenliğinden sonra bile hala özellikle devlette sovyet
etkilerini görmek mümkün. Lenin heykelleri hala bir yerleri işaret
etmeye devam ediyor bu bazen traji-komik bir şekilde mc donalds
olabiliyor). İnsanlar da kendisine öğretilen dışında bilgi vermekten
kaçınıyor, eğer seni
tanımıyorsa. En çok üzüldüğüm noktalardan biri de genelde büyük kentlerde
Ukraynalılar kendi aralarında Rusça konuşuyor. Ukrayna dili Rusça’dan
oldukça farklı ve bize göre Rusça’dan telaffuzu daha kolay. İnsanların
kendi anadillerini konuş(a)mamaları ise ayrı bir trajedi.

Bir de insanlar dillerini çat pat bilmemize karşın jestlerimizi
anlıyorlardı ve rahatça anlaşıyorduk. Onlar pek fazla jest kullanmıyor
ama her fakir halk gibi yani bizim gibi ameleler. O yüzden kolayca
anlaştık bence. Örneğin Avrupalı ve Amerikalı arkadaşlar halkla pek de
iyi geçinememiş.

- İyi geziyosunuz valla. Yunanistan, İsrail, Avrupa, Amerika, şimdi de
Ukrayna! Madem bu kadar memleket gördünüz şunu sorayım, diğer yerlerle
kıyasladığınızda Doğu Avrupa'yı nasıl bilirsiniz?

Can: Gerek Filistin, gerekse Ukrayna’yı görünce aklıma gelen ilk şey:
değişimin mümkünatı ve bir şeylerin çok ivedi bir şekilde değişeceğiydi.
Dolayısıyla, otkökü devrimci hareket, bu minvalde, epey bir manevra
alanına sahip. Değişime aç bir toplum ve değişimi gerektiren bir
sosyolojik yapı aynı zamanda kapitalizme de maalesef o kadar açık. Yerel
grupların ellerini çabuk tutması gerekiyor.

A: Ukrayna’daki anarşist hareket bir ara yükselmişti. Şimdi ise duraklama
dönemine girmiş durumda. finansal zorlukları var. Malum hayat şartları
çok zor. Beyaz Rusya’daki ve Rusya’daki hareket bizimkine çok benziyor.
Polonya patlama yapmış durumda onlarca anarşist grup var, Çek
Cumhuriyeti’nde de sağlam bir hareket var. Onun dışındaki ülkelerde
anarşizmden bir hareket olarak söz etmek zor.

- Bu arada EYFA nedir? Bu kadar büyük ölçekli etkinlikler düzenlerken tüm
parayı AB'den ve Hollanda hükümetinden alıyorlarmış, doğru mu?

Can: EYFA (European Youth For(est) Action - Eylem için Avrupa Gençlik Ağı
ya da Gençlik Ormanı), Amsterdam merkezli Avrupa Komisyonu ile doğrudan
ve açıkça bağlantılı bir organizasyon. Zaten Avrupa'da aktivizm ve
gönüllülük gayet boku çıkmış bir şey.. Avrupa Konseyi'ne bağlı -şu
Strasbourg'daki nane..-, EVS (European Volunteering Service - Avrupa
Gönüllülük Hizmeti) adında bir kurum var. Çevre, uyuşturucu karşıtlığı,
gençlerin sosyal eğitimleri, engellilere hizmet gibi konularda çalışan
sivil toplum kuruluşlarına gönüllü tahsisinde çalışıyor. Şimdi
"volunteering"
(gönüllülük) denen kavramı iyice irdelemek gerekiyor. Bu gönüllüler
STK'ların bedava işçileri oluyorlar. Bedava işgücü, vergiden düşme gibi
bir sürü boyutu var. Bir tür stajyerlik. EYFA bu konuda da çalışıyor.
Ama asıl hedefleri gençlerin otkökü hareketini desteklemek. Haliyle bunu
da devletlerden aldıkları parayla yapıyorlar. Büyük bütçe gerektiren
işlerin devletten ya da devletimsi partilerden özerk olması pek mümkün
olmuyor. Acı ama gerçek. Biz üç kişi EYFA'dan para almadık. Dolayısıyla
epey çelişkili bir durum: para gerekli ama para sadece devlette... Ama
açıkçası, devletten yardım almadan yapılabilen bir çok uluslararası
etkinliğe katıldım; sanırım EYFA biraz kolaya kaçıyor. Böylece de
kendini meşrulaştırıyor.

Ekotopya 2004'te Hollanda'da olacak. bu işin organizasyonunu yapacak
arkadaşlar, bir çalışma düzenlediler: tavsiye ve fikirlerimizi almak
istediler. Bütçeden söz ederlerken, masrafları hesaplayıp devletten para
alacaklarını açıkça söylediler.

Uzatmayayım: sistemi ve dünyayı böyle mi değiştireceksiniz?

A: Can güzel tanım yaptı. Ekleyebileceğim bir iki ufak şey, burada
çalışanlar genelde 1 yıl çalışıp işi bırakmak durumunda, en fazla 2 yıl
çalışabiliyorlar. Amaç kurumsallaşmanın engellenmesi. Yalnız yıllar önce
de gönüllülerin davranışları aynıydı simdi de pek bi değişiklik yok.
Çoğunda küçük dağları ben yarattım havası var. Bakıyorsun çalışanların
çoğu Katalan-İspanyol, Amsterdamlıyız diyorlar. Yeh be! daha 6 aydır
ordasın, ne Amsterdam’ı?

Eyfa anti hiyerarşik ve anti gerontokrat (*) söylemiyle anarşizme
yaklaşsa da gerek devletlerden aldığı yardımlar ve gerekse bunu kullanış
biçimleri acısından çok sağlam bir örgüt değil ne yazık ki.

(*) Anti-gerontokrat: Yaşlıların hakimiyetine karşı çıkış.

BATUR ÖZDİNÇ - batur_ozdinc@hotmail.com


[Yeni Harman - 15 Kasım '03 - sayı 46]



*******
*******
****** A-Infos Haber Servisi ******
Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
******
TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
WWW: http://www.ainfos.ca/
BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
unsubscribe a-infos
subscribe a-infos-X
X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)

A-Infos Information Center