A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
{Info on A-Infos}

(tr) İspanya Total Ret hareketi ile ilgili...

From oldsletter <oldsletter@yahoo.com>
Date Wed, 5 Nov 2003 07:51:44 +0100 (CET)


________________________________________________
A - I N F O S H A B E R S E R V İ S İ
http://www.ainfos.ca/
http://ainfos.ca/index24.html
________________________________________________

selamlar..
geçenlerde oldsletter YAYINLARI'ndan çıkan İspanya
Total Ret hareketini anlatan "Insumison Total" adlı
kitapçığın sunuş ve giriş yazısı..
Giriş yazısını Madrid'li bir aktivist arkadaşım
yazdı..
işte böyle..
can
-----------------
İspanya vicdani ret / total ret hareketi, birazdan
okuyacağınız nedenlerle Avrupa vicdani ret hareketi
için önemli bir emsal oluşturmuştu. Reddedilenin
sadece ordu, askerlik, sivil hizmet değil; bizatihi
“devletin birey üzerindeki tahakkümü” oluşu;
Insumiso’lara ayrıca anarşizan / liberter bir yön de
katmıştı.

Insumision Total hareketinin önemli -bence en önemli
noktalarından biri- şiddetten arınmış olmasıydı. Her
ne kadar, bu kitapçıkta bu noktadan pek söz edilmese
de (sanırım, aşikar olduğu için gerek duyulmamış), bu
vurgulanması gereken bir açı.

İspanya gibi, gelişmiş (!) bir ülkede, sivil hizmet
alternatifinin –ki bu sivil hizmet elbette
cezalandırıcı nitelikteydi, süresi daha uzundu-
mevcudiyeti şartlarında bile, radikal bir hareketin
çıkması; akla hemen Türkiye bilmecesini getiriyor.

Avrupa Birliği’ne uyum ve daha “verimli” bir ordu
kurma amacıyla Genelkurmay, askerliği 2003 Temmuz’unda
kısalttı. Bu konudaki Genelkurmay açıklamasından bile
anlaşılacağı üzere, bu karar Genelkurmay tarafından
uzun süre önce alınmış, fakat “terör” ve “bölgesel
istikrarsızlık” nedeniyle uygulamaya konamamıştı.
Ordunun daha da profesyonelleşmesi yönünde
alınabilecek diğer bir karar, büyük bir ihtimalle
vicdani ret hakkı ya da ordunun bütünüyle
profesyonelleşmesi olacak gibi görünüyor. Devletin
lütfu olarak edinilmiş bir “vicdani ret hakkı”,
aşikardır ki bu topraklarda son yirmi yılda
filizlenmekte olan antimilitarist hareketi büyük
ölçüde söndürecektir. Bu kitapçıkta, Insumiso’ların
devletin bahşettiklerine karşı takındıkları tutumlar
ve verdikleri tepkilerin özellikleri ve
çeşitlilikleri, bence oldukça ilham verici.

Öte yandan, bu çeviri kitapçık, İspanya deneyiminden
hareketle, bu toprakların vicdani ret, total ret
aktivistlerine (ve hatta, bu konuyla uzaktan yakından
ilgilenen herkese) yeni
açılımlar sunmaya çalışıyor.
Vicdani ret hareketinin, sadece askerliği reddetmek
değil, devletin otoritesini tanımamak olduğunu umarım
yeterince vurgulayabilmişizdir.

Sevgili dostum Cthuchi de, bu kitapçık için bir giriş
yazısı yazdı. İspanyol ret hareketini tarihine
değinilen yazı, okurun tarihsel yapıya daha
derinlemesine inebilmesini sağlıyor.

<oldsletter> YAYINLARI iftiharla sunar....

oldsletter YAYINLARI Kolektifi
temmuz 2002 – temmuz 2003


-----------------------------------------------

İspanya'da Antimilitarist Gelenek


19. yüzyıl İspanya'sının toplumsal yapısında; işçi ve
köylülerin, politize olmalarından veya anarşist /
komünistleşmelerinden bile önce, iki güçlü isteği
hakimdi: 'consumos' denen dolaylı vergilerin
kaldırılması ve 'quintas' denen zorunlu askerliğin
kaldırılması. Biz, burada ikinci sorunun gelişimine
bakacağız ve bunun devletin tarihini nasıl
etkilediğini göreceğiz, ki İspanya devleti daha
Napolyon'un 1808'dek işgalinden beri İspanya olarak
adlandırılmaktadır. O zamanlarda "¡Abajo las
quintas!", zorunlu askerliğe son!, binlerce
İspanyol’un sloganıydı.

Zorunlu askerlik, 1849 tarihli Mendizaba'ın Zorunlu
Askerlik Yasası ile düzenlenmekte. Bu yasa, orduya
katılmak yerine bedelini ödemeye izin vermektedir. O
tarihlerde, İspanyol kolonilerinde kronik bir savaş
hali vardı. Ayrıca, devletin liberalleri ile eski
aristokratik ayrıcalıklarını sürdürmek isteyen
muhafazakarlar arasında da kronik bir savaş hali
bulunmaktaydı. 1871'deki Birinci Cumhuriyet zamanında,
İspanya'da aynı anda üç savaş vardı: Birincisi Prens
Karlos'un takipçilerinin önderliğindeki "İkinci
Karlist Savaşı" idi. Güneydoğu İspanya'yı yöneten
Prens Karlos, muhafazakarların İspanya tahtı adayıydı.
İkinci Savaş ise dünyanın başka bir tarafında olan
"Filipin Savaşı" idi.. Sonuncusu ise Güneydoğu
İspanya'daki devrimci kantonlara karşı verilen
"Federal Savaş"tı. Öte yandan, İspanyol ordusunun
savaş biçimi, (zorunlu) İspanyol askerler arasında
yüksek bir ölüm oranının oluşmasına yol açmıştı.
Muharebede askerlerin %30'undan fazlası ölmüştü. Bu
nedenle, insanlar ellerinden geliyorsa, muafiyet
bedelini ödeyip orduya katılmamayı tercih etmeye
başladı, tüm bir ailenin maddi çöküşüne neden olsa
bile.. Elbette, bu oğulların ölmesinden her zaman daha
iyiydi. Bu çerçevede, bankalar ve bankerler, ailelere
yılda yüzde altmışa dayanan yüksek kar oranlı krediler
teklif ettiler. Bu, haliyle, toplumsal sorunların
kötüleşmesine yol açtı ve orta sınıfı yok ederek
toplumun kutuplaşmasının nedenlerinden biri oldu.
Fakat, alt sınıf elbette muafiyet bedelini ödemeyi
düşünemiyordu bile. Yer yer zorunlu askerliğe karşı
isyanlar çıkıyordu. En önemlisi 1909'da Barselona'da
oldu ve "Trajik Hafta" olarak anılır. İsyan, Fas'a
gönderilen asker annelerinin direnmesiyle başladı. O
günlerde devrimci ateşinden dolayı "Ateş Gülü" olarak
anılan kent, barikatlarla dolu bir savaş alanına
dönüştü. Komünistler, anarşistler, Katalanistler
(Katalanya'nın bağımsızlığı için savaşanlar) bir
tarafta; devlet ve ordu diğer taraftaydı. Bu olaylar
nedeniyle başbakan Cánovas del Castillo; aslında
isyana karışmamış bir anarşist ve Özgür Üniversite'nin
kurucusu olan Ferrer i Guardia'nın idamını emretti.
Bir kaç gün sonra, Cánovas, devletin idam ettiği
yüzlerce anarşistin intikamını almak isteyen bir
İtalyan anarşisti Angiligio tarafından öldürüldü. Bu,
"pistolerismo" (silahlı adamlar) zamanıydı.
Burjuvaların paralı paramiliterleri ya da anarşist
teröristlerin işlediği cinayetlerle dolu kanlı
zamanlar.. Sonuçta, öldürülen her yirmi işçiye
karşılık bir kapitalist öldürülmüştü. Ayrıca başkan
(Cánovas and Canalejas) da öldürülmüştü. Aynı zamanda,
Fas'taki savaş İspanyol gençliğini kanatıyordu. bu
İspanyol ordusunu beceriksizliğini de gösteriyordu,
zira sadece bir muharebede 20.000 kişi ölmüştü.
Sonrasında Annual veya Gurugú gibi isimler ülkede
yayılmaya başladı, çünkü binlercesi hiç bir stratejik
getirisi olmayan savaşlarda ölmüştü. İspanya'nın
geleneksel şarkılarında, bu olaylar hala halkın
bilincinde yaşamakta. "Quintos şarkıları" denen
şarkılar, köylerini ve hayatlarını geride bırakmak
zorunda kalan, belki de hiç bir zaman dönmeyecek genç
erkeklerin acılarını anlatmaktadır.
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, İspanya'da Avrupa'nın
kalanında olduğu gibi bir antimilitarist ya da
pasifist hareket yoktu. Uluslararası Savaş Karşıtları
(War Resisters' International) kurulmuştu. Fakat,
İspanya'da toplumsal durum her geçen gün daha kötüye
gidiyordu. Zenginle fakir arasında devasa fark vardı
ve orta sınıf çok küçüktü. 1936 İç Savaşı'nın kökleri
halkın hoşnutsuzluğu ve açlığıyla besleniyordu. İşçi
hareketi içinde, anarşist gruplar arasında güçlü bir
antimilitarist bilinç vardı. Bir çok insumision
kampanyaları düzenlediler. (Insumisio sözcüğü, Tolstoy
tarafından zorunlu askerliğe itaatsizliği ifade etmek
için kullanılmıştı.) İkinci Cumhuriyet döneminde
(1931-36), bir kaç pasifist belirdi, bir kaç küçük
Insumison kampanyası gerçekleştirildi ve
antimilitarist gruplar Uluslararası Savaş
Karşıtları'na katıldı. Bu; alternatif sivil hizmeti
düzenleyen Vicdani Ret Yasası'nın seksenlerde
onaylanmasından sonra, retçilerin askerlik hizmetine
itaatsizliğin ilk yıllarını hatırlayıp, kendilerine
insumiso demelerini nedenidir. Fakat, İç Savaş bu
temel hareketi kırdı ve Uluslararası Savaş
Karşıtları'nı bir krize sürükledi. Sorun; faşizm karşı
savaşma şiddetle savaşıp savaşmama gerekliliği ve
savaş çerçevesinde anti-faşist hareketin nasıl
destekleneceğiydi.

İç Savaş'tan sonra, 40lı yıllardaki Franko
diktatörlüğü zamanında, ordu faşizmin savunucusuydu ve
hiç gözde değildi. Fakat, devrimci hareket,
askerliğin, devrim olduğunda insanlara gereksinim
duyacakları silah kullanma bilgisini öğretebileceğini
düşünüyodu. Buna rağmen, dikta zamanının, özellikle
60lar ve 70lerde, en önemli hareketi demokrasi
mücadelesiydi. Özellike üniversitelerde büyüyen
hareket, ve Avrupa'da yükselen güçlü liberter hareket
gibi.. Bu esnada, anarşist ve hırıstiyan gruplar
güçlerini birleştirdiler ve Gandi'den etkilenerek
şiddetten arınmışlık ve vicdani ret üzerine konuşmaya
başladılar. Bu minvalde, 70lerde, Pepe Beunza'nın
mücadelesi başladı. Pepe politik ve pasifist
gerekçelerle orduya katılmamayı tercih eden ilk
retçiydi. Onun ardından, ordunun kötü ününden,
Franko'nun 1975'teki ölümünden sonra bile faşizmi göz
önünde bulunduran, binlerce genç, 80lerde itaatsizlik
yolunu izlediler, ta ki hükümetin 2001'de profesyonel
orduya geçişe zorlanmasında dek.

Diğer bir deyişle, İspanya'daki itaatsizliğin başarısı
bu ülkedeki anarşizmin önemine bağlı olan uzun bir
antimilitarist gelenekle gelmiştir.

Cthuchi Zamarra de Villanueva

zamarra-A-lafactoriadelritmo.com

MOC-Madrid: http://www.nodo50.org/moc-carabanchel

ekim03



*******
*******
****** A-Infos Haber Servisi ******
Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
******
TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
WWW: http://www.ainfos.ca/
BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
unsubscribe a-infos
subscribe a-infos-X
X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)

A-Infos Information Center