A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
{Info on A-Infos}

(tr)Noam Chomsky : "Derin Korkular"

From "Kara Kapkara" <dreamnymph@hotmail.com>
Date Sun, 23 Mar 2003 23:26:39 +0100 (CET)


________________________________________________
A - I N F O S H A B E R S E R V İ S İ
http://www.ainfos.ca/
http://ainfos.ca/index24.html
________________________________________________

DERİN KORKULAR

ABD’li muhalif yazar ve dilbilimci Noam Chomsky, Z-Net’te yayınlanan
makalesinde, Irak saldırısının bundan sonrakiler için başlangıç
olabileceğini ve uluslararası toplumun korkularından arınıp daha sert
muhalefet yapması gerektiğini belirtiyor.

Z-Net
NTV-MSNBC

http://www.ntvmsnbc.com/news/206994.asp?0m=-21O

21 Mart— Merhametsizliğin hakim olduğu bu zamanda, süregelen işgali
durdurmak için elimizden hiç bir şey gelmiyor. Ancak bu durum, adalet,
özgürlük ve insan hakları kavramlarına değer veren insanlar için görevin
bittiği anlamını taşımıyor.

Bununda ötesinde, saldırının sonucu ne olursa olsun görevimiz her
zamankinden daha da acil. Ve bu konu hakkında kimsenin hiç bir fikri yok,
ne Pentagon’un, ne CIA’in, ne de bir başkasının...
İhtimaller, uluslararası yardım kuruluşlarının uyardığı gibi
korkunç
insanlık felaketlerinin yaşanmasından daha ılımlı sonuçlara kadar uzansa
da, kimsenin saçının kılına bile zarar gelmese de, onları bu riske utanç
dolu amaçları uğruna atanların suçlarını hafifletmez.
Savaşın sonuçları konusunda ise kesin yargılara varmak için henüz
çok
erken. Fakat, derhal yerine getirilmesi gereken bir görev varsa, o da
istenilen sonuçların elde edilmesi için herkesin ağırlığını koyması.
Bu şu anlama geliyor, öncelikle, mağdurların, sadece savaşın değil

aynı zamanda Washington’da 10 yıldır iktidarda olan, sivil toplumu
mahveden, yönetimdeki zorbaları güçlendiren ve halkı hayatta kalmak için
boyun eğmeye zorlayan, yıkıcı yaptırımlar rejiminin mağdurlarının,
ihtiyaçlarını gidermek.
Oysa yaptırımlar, yıllardır belirtildiği üzere, sadece Saddam
Hüseyin’in diğer zalim diktatörlerin yolundan gideceği yönündeki ümitleri
boşa çıkarmaya yaradı.
Bir zamanlar şimdi Washington’un dümenini elinde tutanlar
tarafından
desteklenen bu zalim diktatörler grubuna, kanlı hükümranlıklarının son
gününe kadar arka çıkılmıştır. Çavuşesku, bu politikanın açık ve uygun
örneklerinden sadece birisidir.
Adab-ı muhaşeret kuralları, ABD’nin büyük tazminatlar ödemesini,
bu
eksik kalsa bile en azından Iraklılara yok edilenin yerine yenisini
koymaları için yardım ulaştırılmasını gerektirir. Tabi bu kurallar,
Washington veya Crawford’daki gücün silahın namlusundan geldiğini
düşünenlerin elinden çıkmamışsa.
Ancak, gündemdeki konular çok daha önemli ve geniş bir yelpazeyi
kapsıyor. Irak’ın işgaline direnen savaş karşıtlarının tarihte bir emsali
daha yok. İşte bu yüzden Bush iki ahbabını da yanına alarak insanlarla
karşılaşmamak için ABD askeri üssünün bulunduğu bir adaya gitmek zorunda
kaldı.
Bu savaş karşıtı cephe Irak’ın işgaline odaklanmış olabilir, ama
kaygıları bunun çok ötesine dek uzanıyor. Bunun altında ABD’nin büyüyen
gücünden, küresel barışı tehdit eden en önemli unsur olduğuna dair
duyulan korku büyük çoğunluk tarafından paylaşılıyor. Ve yokedici
teknolojinin bu ellerde gitgide daha ölümcül ve uğursuz bir hal alması,
barışa yönelik tehdidi hayatta kalmaya yönelik tehdide çeviriyor.
ABD hükümetinden sadece işgal sebebiyle korkulmuyor, bunun hangi
şartlarda oluştuğu da ayrı bir endişe konusu. Dünyayı baskıyla
yöneteceğini açıkça ilan etmiş ve bu güce kimsenin kafa tutmasına izin
verilmeyeceğini söyleyen bir süper güç var.
Önlem için yapılan savaşa istenildiğinde girilir; önlem için,
nefsi
müdaafa için değil. Nefsi müdaafanın meşruiyet zemini bazen geçerli olsa
da, tedbir için girilen, hayal edilen veya icat edilen muhtemel
saldırıya karşı yapılan her savaşta bu bahane işe yaramaz.
İlan edilen hedef ABD’nin gücüne, duruşuna ve prestijine yönelen
meydan okumaları bertaraf etmek. Böyle bir meydan okuma, şimdi veya
gelecekte, en ufak bir emaresi görülse dahi, karşısında karşı konulmaz
gücüyle, dünyanın geri kalanını zor kullanarak birbirine bağlayan ve tam
bir görüş birliğinde olan savaş karşıtı cephenin üzerinden yeni yollar
geçirecek bir güçle karşılaşacak. Uzaya ölümcül silahların
yerleştirilmesi gibi.
Bu sarfettiğim sözlerin Dick Cheney ve Donald Rumsfeld ve yetkiyi
elinde bulunduran diğer aşırı devletçiler ait olduğunu akılda tutmakta da
fayda var.
Daha doğrusu, bu sözler 40 yıl önceki Kennedy yönetiminin kıdemli
danışmanlarıdan saygı değer devlet adamı Dean Acheson’a ait. Acheson,
“rejim değişikliğini” hedefleyen uluslararası terörist kampanyanın,
dünyayı nükleer yıkımın eşiğine getirdiğini bile bile ABD’nin Küba’ya
karşı uyguladığı yaptırımları destekliyordu.
Bununla beraber, Amerikan Uluslararası Hukuk Cemiyeti’ne yol
gösteren
Acheson, ABD’nin “gücüne, duruşuna ve prestijine” gölge düşürecek
olaylara tepki vermesinin uluslararası arenada “hukuki sorun”
yaratmayacağını öğretmişti.
Konunun ne kadar köklü olduğunu hatırlatmak için Acheson’a değinme

ihtiyacı hissettim. Politika belirleme yelpazesinin en ucunda yer alan
şimdiki yönetimin maceraperestliği ve şiddete eğilimli olması bu doktrini
olağanüstü tehlikeli kılıyor.
Ama yelpaze bu kadar geniş değil ve bu derin konulara
değinilmediği
sürece de fanatik yöneticilerin her türlü baskı ve yıkım aracını
kullanarak kontrolü elinde tutacağından şüpheniz olmasın.
Gücü elinde bulunduranların “İmparatorluk ihtirası”, açıkça dile
getirildiği üzere, bütün dünyada, anayurttaki orta sınıf da dahil,
tüyleri diken diken etti.
Başka bir yerde, doğal olarak, tepkiler çok daha korkutucu,
özellikle
geleneksel kurbanlar arasında. Onlar tarihi iyi biliyorlar, zor yolun
yüceltilmiş konuşma sanatıyla refaha ulaşmak olduğunu.
Yüzyıllardır “uygarlık” denilen grup tarafından hırpalanırken,
zaten
bu lafları yeteri kadar dinlediler. Sadece birkaç gün önce, dünya
nüfsunun büyük çoğunluğunu oluşturan hükümetlerinde temsil edildiği
Bağlantısızlar Hareketi’nin lideri, Bush yönetiminin Hitler’den daha
saldırgan olduğunu belirtti.
Odukça Amerikan yanlısı olan ve Washington’un uluslararası
ekonomik
projelerinin tam ortasında yer alan hareketin lideri, şüphesiz birçok
kurban ve savaş karşıtı adına da konuşuyordu.
Devam etmek kolay, meseleleri dürüstlük ve özen çerçevesinde ele
almak önemli.
Bush yönetiminin son aylarda bu korkuyu kızıştırmasından bile
önce,
istihbarat ve uluslararası ilişkiler uzmanları, dinlemek isteyen herkese
Washington’un izlediği politikaların terör ve kitle imha silahlarının
intikam amaçlı kullanılmasını teşvik ettiğini anlatıyorlardı.
Washington’un kendi hamleleri ve şaşırtıcı açıklamalarıyla
yarattığı
tehdite cevap vermesinin iki yolu var. Birincisi, bazı haklı şikayetlere
ilgi göstererek ve uygar dünyanın bir bireyi olduğunu benimseyip onun
kurallarına ve saygı değer kurumlarına itibar ederek bu tehditleri
yatıştırmak.
Öteki yol ise, uzak olsa bile algılanan tehditleri yola getirmek
için
daha görkemli yıkım makineleri inşa ederek daha büyük ve yeni tehditlerin
ortaya çıkmasını sağlamak.
Bu yol, sadece Amerikan ve dünya halkını tehlikeye atmakla
kalmayıp,
bir ırkın tamamen yok olmasına bile yol açabilir. Bu ifadem dayanaksız
bir palavra olarak algılanmamalıdır.
Acheson’un konuşmasından birkaç ay önce hala zihinlerimizde taze
olan
nükleer savaş ihtimali mucize eseri önlendi. Tehditler ciddi ve
çoğalıyorlar.
Dünyanın korku içinde ve ürpererek Washington’da olan biteni
izlemek
için iyi nedenleri olabilir. Geleceğe şeklini verecek olanlar ise, bu
korkuları giderme ve daha yapıcı, umut dolu bir gelecek kurma gücüne
sahip Amerikan vatandaşlarıdır.
Derin korkular içinde olanların düşünmesi gereken ise, bence,
insanlık tarihinin en muazzam askeri gücünün, iktidara geldiği 20 yıldan
bu yana geçmişi ürkütücü boyutlara varan yıkım ve barbarlık yapan
liderlerinin önderliğinde kontrolsüz bir şekilde kendisini korumaktan
aciz düşmanının üzerine yollanmış olmasıdır.



"And you, are you so forgetful of your past, is there no echo in your
soul of your poets' songs, your dreamers' dreams, your rebels'
calls?...Anarchy is freedom"






*******
*******
****** A-Infos Haber Servisi ******
Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
******
TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
WWW: http://www.ainfos.ca/
BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
unsubscribe a-infos
subscribe a-infos-X
X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)

A-Infos Information Center