A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ All_other_languages _The.Supplement
{Info on A-Infos}

(tr) Total ret ve Vicdani ret açıklamaları

From Worker <a-infos-tr@ainfos.ca>
Date Fri, 24 Jan 2003 10:48:51 -0500 (EST)


 ________________________________________________
   A - I N F O S  H A B E R  S E R V İ S İ
            http://www.ainfos.ca/
        http://ainfos.ca/index24.html
 ________________________________________________
Bugün (24 Ocak 2003) İHD'de saat 11:00'da  yapılan
basın açıklamasını 60-70 civarında kişi izledi. Önce
tutuklanan vicdani retçi Mehmet Bal'a destek için
Antimilitarist Dayanışma Ağı bildirisi okundu.
Ardından bütün retçilerin ortak bildirisi okundu.
Sonra Antimilitarist Dayanışma Ağı'nın vicdani
retçilere destek bildirisi okundu.
Yeni vicdani retçiler Mustafa Şeyhoğlu, Erkan Ersöz,
Sertaç Girgin ve Emir Üner askerliği reddettiğini
belirtti. Ardından daha önce çeşitli tarihlerde retçi
olduklarını duyuran Yavuz Atan, Uğur Yorulmaz, Erdem
Yalçınkaya, Mehmet Tarhan, Timuçin Kızılay ve Hasan
Çimen deklarasyonlarını okuyup durumlarını
"hatırlattılar". Ayrıca daha önce vicdani retçi
olduğunu ilan eden Erkan Çaldur başka bir şehirde
olduğu için aramıza katılamadı ama kendisinin adına
askerliği reddettiğini "hatırlatmamızı" söyledi.

Bütün bildiri ve deklarasyon metinleri aşağıdadır.

------------------------------------------------

Basın açıklaması resimleri için tıklayınız.
http://www.savaskarsitlari.org/images/ret/1k.jpg
http://www.savaskarsitlari.org/images/ret/2k.jpg
http://www.savaskarsitlari.org/images/ret/3k.jpg
http://www.savaskarsitlari.org/images/ret/4k.jpg
http://www.savaskarsitlari.org/images/ret/5k.jpg
http://www.savaskarsitlari.org/images/ret/6k.jpg
http://www.savaskarsitlari.org/images/ret/7k.jpg
Baskı kalitesindeki resimleri görmek için e-postanın
sonundaki linklere
tıklayabilirsiniz.

------------------------------------------------
MEHMET BAL’A ÖZGÜRLÜK!

24 Ekim 2002 tarihinde askerliği ve ona dayatılacak
herhangi bir alternatif hizmeti reddettiğini belirten
bir vicdani ret açıklaması yaparak tutuklanan Mehmet
Bal, 27 Kasım’a kadar tutuklu kalmıştı.
Bal bu süre içerisinde çeşitli biçimlerde şiddet ve
baskıya maruz kaldı. Bu tarihte tahliye edilen Bal’a
TCK 155’ten dava açılmamasına karar verilerek serbest
bırakılmıştı.

Ancak 2 gün önce 21 ocak 2003’de akşam üzeri İzmir'de
kaldığı evden JİTEM tarafından gözaltına alındı.
Mehmet Bal'ın askerlik şubesine götürüldüğünü ve
avukatlarıyla bir görüşme yaptığını öğrendik. Fakat
avukatlarının daha sonraki görüşme talepleri, hakkında
cezai veya disiplinle ilgili bir soruşturma
başlamadığı yani hukuksal olarak avukata gereksinimi
olmadığı gerekçesi öne sürülerek geri çevrilmiş
ve Mehmet Bal birliğine gönderilmek üzere Konak İl
Jandarma Komutanlığına gönderilmiştir.

Biz antimilitaristler daha önce de belirttiğimiz gibi,
Mehmet'in ve eyleminin destekçisi ve takipçisi olmayı
sürdüreceğimizi duyururuz.

ANTİMİLİTARİST DAYANIŞMA AĞI

------------------------------------------------


Mustafa ŞEYHOĞLU’NUN Deklerasyonu:


Ben Mustafa Şeyhoğlu;

Savaşsız dünya isteğiyle yaşayan bir insanım. İki
nedenle bugün burada reddimi açıklıyorum: Birincisi,
bürünmek istemediğim bir kimliğin bana
dayatılmasından dolayı; ikincisi, itaat etmenin,
yeryüzündeki tüm hiyerarşi türlerinin, tahakküm
mekanizması olan devletlerin, örgütlenmiş,
kurumlaşmış şiddetin, insan öldürmeyi öğrenmenin ve
öğretmenin, emir alıp vermenin, insan eliyle doğada
yaratılan afetlerin ve doğanın yok edilmesinin,
yaşamların erk, erkeklik ve silah üzerine
kurulmasının, cinsiyetçiliğin, ırk, din, dil
ayrımcılığının, dünyanın tesadüfen doğduğumuz herhangi
bir coğrafyasının sınırlarla çevrilmiş olmasının ve
bunu korumak için bilerek yaşanan ve yaşatılan
paranoyanın karşısında olmamdan dolayı. Tüm bu
saydıklarımın yekûnen bir arada bulunduğu
ordunun bir askeri olmak istemiyorum.

Herkesin konuştuğu bir tarih olarak 11 Eylül’den de
önce, herkesin çoktan unuttuğu bir tarih olan 12
Eylül’ü ve yaşamlarımızın her alanında militarizmi,
hiyerarşiyi ve şiddeti kurumsal olarak örgütleyen DGM,
YÖK ve MGK’yı hatırlatmak istiyorum. Bu kurumları
işlevsiz kılmak, birey olarak yine bizim elimizde;
tıpkı savaşın insan kaynaklarını kurutma
seçiminin elimizde olması gibi. "Hiç kimse asker
doğmaz".

Varlıklar dünyasında işlenen tüm suçlardan kendimi
mesul hissediyorum;
bu nedenle, içimdeki şiddetin sönümlenmesine değil,
körüklenmesine hizmet eden tüm biçimlerden, sadece
askerlikten değil, alternatiflerinden de
kurtulmak istiyorum.

İçine doğduğum toplumsal koşullardan dolayı,
özgürlüğün benim için ne olduğundan ziyade, 'ne
olmadığına' dair daha çok fikir üretebiliyorum.
Nihai hedefim olan özgürlük ve özgürleşme yolunda
sivil itaatsizliğin ve total reddin önemli bir adım
olduğunu biliyorum.

Bu nedenle tekrar söylemek istiyorum: Elime hiçbir
zaman silah almayacağım; herhangi bir ordunun,
şiddetin organize edildiği herhangi bir
grubun parçası olmayacağım.

Hiç kimsenin askeri olmayacağım.


Mustafa Şeyhoğlu

------------------------------------------------

Erkan ERSÖZ’ün Deklerasyonu:

İnsan türü, bir hezeyan halinde doğayı ve kendi
varlığını taahakküm altına alıp dizginlenemez bir
hırsla tüm evrene sahip olmak istiyor. Ben,
doğaya ve onun varlıklarına tahakküm uygulamak
istemiyorum.

İnsanlar devletler kuruyor, yönetmenin kutsallığına
inanıyor ve yönetilmenin kaçınılmaz bir mecburiyet
olduğunu ve tersinin yaşanamaz bir düş olduğunu iddia
ediyorlar. Ben, her insan tekinin kendinden başlayarak

bugünden itibaren yaşayabileceği yönetimsiz
coğrafyalara inanıyorum. Ben, yönetmek ve yönetilmek
istemiyorum.

Kurdukları yalan dünyasını korumak için yönettikleri
insanların ellerine ölüm makineleri verip diğer
yönetilenlerin üzerine saldırtan hükümranlardan da,
bunların gereklilik olduğunu iddia ettikleri
sistemlerinden de nefret ediyorum. Hiçbir devlet veya
tahakküm üreten teşkilattan emir almayacağımı ve onlar
için kimseyi öldürmeyeceğimi
açıkça ilan ediyorum.

Tüm bu kişisel inançlarımdan dolayı hiçbir şekilde
askere gitmeyeceğim ve sesimin ulaştığı her insan
tekini kendi türlerinin yarattığı bu suça
daha fazla ortak olmamaya çağırıyorum.

Erkan Ersöz

------------------------------------------------

Sertaç GİRGİN’in Deklerasyonu:

Herhangi bir devletin otoritesini güçlendirmesi,
sınırlarını genişletmesi ya da ekonomisini kurtarması
uğruna yapacağı katliamda yer almayacağım.

Bu katliam esnasında kaybedilen insan hayatları,
birileri için kutsal sayılabilir ve bazı mertebelere
yükselmiş kabul edilebilirler. Ancak benim, hiçbir
kutsallık veya yüksek mertebe için verecek bir canım
yok.

Ben insanların; sınırları olmayan, otoritenin
olmadığı, bireyin kendi üzerindeki iktidarından öte
bir iktidarın olmadığı, şiddetin hiçbir
koşulda araç olarak kabul edilemeyeceği, paranın
kullanılmadığı, cinsiyet ayrımcılığının yapılmadığı,
anarşinin olduğu bir dünyada, devletsiz,
sınırsız ve bayraksız da yaşayabileceklerine
inanıyorum.

Bu nedenle kendimi sınırları, bayrağı ve yönetim şekli
belli hiçbir devlete ait görmüyorum. Bu yüzden hiçbir
devletin ordusunda, elime silah alıp insan öldürmenin
eğitimini almayı ya da aynı devletin başka bir
kurumunda görev alıp bu yapının bir parçası olmayı
reddediyorum.

HİÇ KİMSENİN ASKERİ OLMAYACAĞIM!

Sertaç Girgin

------------------------------------------------

Emir Üner'in açıklaması

Her türlü otoriteye, tahakküm ilişkisine emir alıp
vermeye ve şiddete karşı olduğum için tüm bunların
kurumlaştığı bir yapı içerisinde bulunmayı
reddediyorum. Bu nedenle askere gitmeyeceğimi
açıklıyorum.

Emir Üner

------------------------------------------------

Uğur YORULMAZ’ın Deklerasyonu:

Devletler için benim ne düşündüğümün, ne
hissettiğimin, nasıl yaşadığımın hiç bir önemi yok.
Ben onlar için itaat etmesi gereken
milyarlarca küçük insandan biriyim. Benden istenen,
kabul etmediğim halde bir devlete, hem de ordunun bir
üyesi olarak hizmet etmem; silah kullanmayı
ve şiddet yoluyla vatandaşı olduğum iddia edilen
devleti savunmayı öğrenmem, koşulsuz şartsız itaat
etmem, hatta gerekiyorsa öldürmem ya da ölmem.

Bana dayatılan "askerlik görevi"ni kabul etmem demek;
aynı zamanda benim yaratmadığım ama beni çevreleyen,
sadece iktidar sahiplerini mutlu eden bu sistemi
onaylamam demek... Asla sivri çıkışlar yapmayacağımın
ve "onları" ömrüm boyunca rahatsız etmeyeceğimin
garantisini kendi ellerimle "onlara" vermem demek...

Oysa ben insanın insan üstündeki egemenliğini,
devletleri ve çizdikleri hayali sınırları insanlığın
önündeki en büyük engel; orduları ise
devletlerin ve sermayenin çıkarlarını zor yoluyla
korumak için örgütlenmiş şiddet kurumları olarak
görüyorum.

Bütün hayatım boyunca tüm sorunlarımı tartışarak ve
sorunun üzerinde kafamı yorarak, en kötü ihtimalle
soruna sebep olan her ne ise onunla ilişkimi keserek
çözüme ulaştırdım. Ama hiçbir zaman, son çare olarak
bile şiddete başvurmadım. Asla herhangi bir
emir-komuta zincirinin içinde yer almak istemedim.
Artık ne yönetmek, ne de yönetilmek istiyorum. Kendimi

bildim bileli; sınıfsız, sınırsız, devletsiz, ülkesiz,
sömürmeye değil paylaşmaya dayalı bir dünyada yaşamayı
hayal ettim. Bugünkü durumun böyle
olmaması, bana dayattığınız yaşama biçimine uymamı
gerektirmez.

Benden askere gitmemi istemekle, yaşama olan bütün
inancımı, özgür bir dünya hayalimi, umutlarımı
istiyorsunuz. Ama onlar bana ait ve kesinlikle
onları size vermeyeceğim. Bütün bu fikirlerimden
dolayı, askere gitmeyi ve herhangi bir devlete hizmet
vermeyi, sonucu ne olursa olsun reddediyorum. Bu
fikrimden ya da sadece yapmamaktan ibaret olan
eylemimden dolayı hakkımda açılacak davalarda hukuki
bir savunma yapmayı kabul etmiyorum ve ortak
paydalarda buluştuğumuz tüm insanları da dayanışmaya
ve şiddetten arınmış eylemliliğe davet ediyorum

Uğur Yorulmaz

------------------------------------------------

Yavuz ATAN’ın Deklerasyonu:

Ordular tarih boyunca en eli kanlı organize suç
örgütleri olmuşlardır ve olmaya devam etmektedirler.
Bir veya daha çok sosyal grubun, bir veya
daha çok sosyal grup üzerindeki tahakküm ve
sömürüsünün koruyucusu ve sürdürücüsüdürler. Taammüden
cinayetin yasal güvence altına alınmış şeklinin toplu
uygulayıcısıdırlar. İtaatin, hiyerarşinin,
aşağılanmanın, cins ayrımcılığının, insanın eliyle
doğal yıkımın, angaryanın, zulmün en billurlaşmış
ifadesidirler. İnsanın icat ettiği en büyük suçun,
savaş suçunun failidirler.

- Bütün bunların farkında olan ben, militarist aygıtla
her ne şekilde olursa olsun işbirliği yapmayı
reddettiğimi tekrarlıyorum. Çünkü ben bir
TOTAL RETÇİYİM!

- Hiçbir üst irade tanımadığımdan dolayı emir alıp
vermeyi reddediyorum.
Çünkü ben bir İTAATSİZİM!

- Militarist aygıtın ve devletin işlediği hiçbir suça
ortak olmayacağım. Aksine milliyetsiz, ülkesiz,
devletsiz, savaşsız, adil ve özgür bir dünya için
eylemeye devam edeceğim ve hiç kimsenin askeri
olmayacağım. Çünkü ben bir ANARŞİSTİM!

Yavuz Atan

------------------------------------------------

Erdem YALÇINKAYA’nın Deklerasyonu:

Devletlerin iktidar kaygılarının ürettiği savaşlar,
toplu katliamlarıyla yol açtıkları açlıklar ve
sefaletler, insanlık için tekrar onarılamayacak
yaralar açıyor. Ben her türlü savaşı, terörü ve
şiddeti lanetliyorum ve bunlara alet olmayacağımı ilan
ediyorum.

Ben hiçbir devlete ait değilim. Devletsiz, sınırsız,
otoritesiz ve şiddetsiz bir dünya istiyorum.
Devletler, beni ordularına zorla alarak,
insanları öldürmeye zorlayarak, bana insanları
öldürmeyi öğreterek, bu düşüncelerimi yok etmek
istiyor. Ben, düşüncelerimin ve hayallerimin yok
edilmesine izin vermeyeceğim, çünkü bu dünyaya,
birileri veya bir şeyler adına, ölmeye veya öldürmeye
gelmedim.

Bu yüzden, sebebi ve sonuçları ne olursa olsun,
herhangi bir devletin ne ordusuna ne de başka bir
kurumuna hizmet etmeyi reddediyorum. Aynı
zamanda verilecek her türlü izin, tecil, çürük raporu
gibi "hak" ve düzenlemeleri de kabul etmiyorum.
Hakkımda açılabilecek davalarda avukat
bulundurmayacak ve hukuki savunma yapmayacağım.

Bedelli askerlik kandırmacadır; namlularında mermi
olmak istemiyorum.

Her türlü şiddet insanlık dışıdır; şiddeti
lanetliyorum ve yaşamımdan soyutluyorum.

Sonuç olarak ben hiçbir koşulda askere gitmeyeceğim.
Ben buradan herkese askere gitmeme çağrısı yapıyorum
ve herkesi, şiddetsiz eylemliliklerle, savaşa ve
militarizme karşı dayanışmaya çağırıyorum.

Erdem Yalçınkaya

------------------------------------------------

Mehmet TARHAN’ın Deklerasyonu:

Duyuru ve çağrı metnidir:

Dün Afgan halkının tepesine yağan, yarın muhtemelen
Irak halkının tepesine yağacak olan bombalar 11
Eylül'de İkiz Kuleler'e çarptırılan uçaklarla,
binlerce insanın ölmesiyle ve Irak Devleti’nin
silahlanmasıyla ilişkilendiriliyor ve gerçekleştirilen
saldırıya tüm dünyanın ortak olması bekleniyor.
Şiddetin her türlüsünü lanetliyor, herhangi bir şiddet

olayına katılmanın ya da gözyummanın yeni şiddet
olaylarının kapısını açacağına ve herkesi sonraki tüm
travmalardan sorumlu kılacağına inanıyorum.
İktidar kaygısıyla devletler tarafından çıkarılan
savaşların öncelikle yaşam hakkının ihlali olduğunu
düşünüyorum. Gerekçe her ne olursa olsun yaşam
hakkının ihlali bir insanlık suçudur ve uluslararası
hiçbir sözleşme ya da yasa bunu meşrulaştıramaz. Bu
nedenle hangi koşulda olursa olsun bu suça ortak
olmayacağımı ilan ediyorum. Militarist aygıtların
hiçbirinin hizmetinde olmayacağım.

Şiddetten arınmış, iktidar hesaplarından uzak,
sınırsız ve doğayla barışık bir insanlığın
özlemindeyim. Bunun pratikte var olmayışı
düşüncelerimi ve bu yoldaki davranışlarımı
değiştirmemi gerektirmez.

Ben devlet kurumunun gerekliliğine inanmıyor ve hiçbir
devlete karşı aidiyet hissetmiyorum. Vatandaşlık
görevi olarak addedilen eylemlerle militer yapıyı
güçlendirmek ise hiç istemem. Vatandaşı olduğumu iddia
eden devlet hayatiyetini devam ettirmek için beni
askere almak, gerekirse uğruna ölüp-öldürecek bir
savaş aletine dönüştürmek, dahası içine alarak
yukarıda sözünü ettiğim insanlık suçuna dahil etmek
istiyor. Buna izin vermeyecek ve
inanaçlarımı koruyacağım. Eşcinsel olmam nedeniyle
"hak" olarak sunulan
çürük raporunu ise militer düzenin kendi çürüklüğü
olarak algılıyorum.

Birey olarak herhangi bir devletin ordu ya da başka
bir aygıtına hizmet
etmeyeceğim. Mazeret sunmayı kendime ve insanlığa
karşı hakaret olarak
göreceğimden her türlü askerlik yapmama izni ya da
ertelemeyi
reddediyorum.

Sonuç olarak hiçbir şekilde askere gitmeyeceğim.
Herkesi de askere
gitmemeye, askerlikle ilgili hiçbir işlem
yaptırmamaya, mernis ve vergi
numarası gibi denetim mekanizmalarını reddetmeye,
şiddetten arınmış
eylemliliklerle dayanışmaya çağırıyorum.

- Savaşları durdurmanın yolu onun insan kaynağını
kurutmaktır.
- Şiddetin her türlüsü insanlık suçudur.

Mehmet TARHAN

------------------------------------------------

Timuçin KIZILAY’ın Deklerasyonu:


İnsanların egemenler için sadece birer araç haline
geldiği bir dünyada
yaşıyoruz. Sömürü, tahakküm, eşitsizlik ve bunun doğal
bir uzantısı
olan şiddet her yerde egemen olmuş durumda. Devletler
de bu egemenliğin
sürdürücüsü ve koruyucusu durumundalar.

Var olan bu durumu ben seçmedim. Benden istenen
sisteme uyum sağlamam
ve koşulsuz olarak itaat etmemdir. Ben bu durumdan
rahatsızlık duyuyorum.

Sömürünün, egemenlik ilişkilerinin ve bunların sonucu
olan sınırların
ve devletlerin olmadığı, itaat ve tahakküme dayalı
değil gönüllü dayanışma
ve özgürlüğün olduğu bir dünyada yaşamak istiyorum.
Şimdiki durum bunun
tersi olsa bile ben daha güzel bir dünya düşümden
vazgeçmeyeceğim.

Var olan egemen sistemle işbirliği yapmayı
reddediyorum. Hayatımın
bundan sonrasında şiddetin her türlüsünden uzak
durmaya kararlıyım.
Devletlerin organize şiddet kurumları olan orduya
katılmayı, elime silah
almayı, insan öldürmeyi, emirlere uymayı, gerekirse
ölmeyi kabul etmiyorum.

Devlet benden orduya katılmamı istemekle bütün güzel
dünya düşlerimden
vazgeçmemi ve varolan sömürü sistemine uymamı istiyor.
Hayır ! Düşlerim
bana aittir ve hayatımı nasıl yaşayacağıma ben karar
veririm.

Bu fikirlerimden ve şiddetten uzak durma çabamdan
kaynaklanan yapmama
eylemimden dolayı hakkımda açılacak davalarda hukuki
bir savunma
yapmayı kabul etmiyorum ve bana destek olmak isteyen
tüm insanları şiddetten
uzak eylemleriyle dayanışmaya davet ediyorum

Timuçin Kızılay

------------------------------------------------

Hasan ÇİMEN’in Deklerasyonu:


Hayatım boyunca hiçbir ilişkimin olmadığı ve
olamayacağı militarizmi ve
borcum olduğu söylenen askerliği reddediyorum.

İnsanlığın binlerce sene önce ne yaptığını anlayamadan
temellerini
attığı bugün, adına devlet dediğimiz, insanlığın
kahrolası çürük meyvesi
olan kurumu tanımayarak,

Bu kurum ve onun büyük çarklarının kendisini korumak
için; Ordu, Polis,
Hukuk dediği kendi savunma ya da bir başka deyişle
(SALDIRI)
birimlerinin, insan varlığının üstüne çıkıp insanları
vazgeçemediği
kendisini besleyen  çarklarından biri yapmasına karşı
çıkıp;

Kişileri kendi özlüklerinden koparan bir şiddet, bir
savaş mania içine
sokan, kendisine sorgusuz sualsiz itaat ettirtmek ve
insanları kendi
düzenini yaşatmak için hiç tanımadığı insanlarla veya
halkla; inancı,
ırkı yada ekonomik siyasal çıkarları uğruna savaşmaya
zorlayan hiçbir kurum
ve ahlakı kabul etmiyorum.

Adına uygarlık denilen çarklar yığının egemenliğini
bozulan ve yok olan
doğanın yitirilen hayatların ve anıt mezarlar üzerine
inşa etmesine ve
haksız olan savaşına bir insanlık hakkı olan vicdani
rettimi
açıklayarak hiçbir şekilde katılmayıp kendimce onurlu
olan yaşamıma bir
leke sürmemek için bu kurumların hiç biri için var
olmayacağımı ve bu
kurumların hiç birinin de benim için var olamayacağını
bildirerek

- hiçbir insana zarar vermemek ve bunun eğitimini
almamak,

- doğanın ve canlı hayatın kısacası ekolojinin
bozulmasını önlemek,

- kişileri kendi kirli çıkarlarına alet eden
kurumların bir maşası
olmamak,

- en önemlisi kendi hayatımı yaşamak ve kişisel hayat
tasarruflarımı
kendim kullanmak,

- kişilerin üzerinde baskı kuran kurumları ve bu
kurumların
dayatmalarını kabul etmeyerek askere gitmeyi ret
ediyorum.

Hasan Çimen

------------------------------------------------

Erkan Çaldur başka şehirde olduğundan reddini
tekrarladığını iletmemizi
istedi.


------------------------------------------------
Baskı kalitesindeki resimler :
http://www.savaskarsitlari.org/images/ret/1.jpg
http://www.savaskarsitlari.org/images/ret/2.jpg
http://www.savaskarsitlari.org/images/ret/3.jpg
http://www.savaskarsitlari.org/images/ret/4.jpg
http://www.savaskarsitlari.org/images/ret/5.jpg
http://www.savaskarsitlari.org/images/ret/6.jpg
http://www.savaskarsitlari.org/images/ret/7.jpg




*******
                             *******
       ****** A-Infos Haber Servisi ******
      Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
                       ******
		TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
		YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
		YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
		WWW: http://www.ainfos.ca/
		BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
                unsubscribe a-infos
                subscribe a-infos-X
 X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)

A-Infos Information Center