A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement
{Info on A-Infos}

(tr) ATILIM'daki anarşizmi küçük düşürücü yazıya dair (en)

From Kaos Yayinlari <kaosyayinlari@yahoo.com>
Date Fri, 22 Aug 2003 11:41:31 +0200 (CEST)


________________________________________________
A - I N F O S H A B E R S E R V İ S İ
http://www.ainfos.ca/
http://ainfos.ca/index24.html
________________________________________________

ATILIM 3-4 bin kadar okuyucusu olan Stalinist
sosyalist bir haftalık yayındır. Anarşizmi karşı
devrimci bir ideoloji olarak gören Atılım, anarşist
hareketin özellikle Avrupa'daki küreselleşme karşıtı
eylemlerdeki duruşunu ve etkisini saklayamadığı
durumlarda bile, "anarşi", "anarşist", "anarşizm" gibi
terimleri kullanmaktan kaçınarak buna karşı bir tutum
alıp "örgütsüzlük", "bireycilik" ve "kendiliğinden
oluşan" bir şeye atıfta bulunuyor.

Geçen yıl Noam Chomsky Türkiye'ye gelip kitaplarına
karşı açılan bir mahkemeye katılmak için Diyarbakır'a
gitti. Medya bu olayla fazlasıya ilgilendi ve o
zamanlar Chomsky'i "onurlu bir aydın" olarak
selamlayan Atılım, aynı Chomsky Küba'daki baskılara
karşı protestosunu ifade edince onu "ABD'nin uşağı"
olarak değerlendiriyor.

Özellikle Avrupa'daki anarşistlerden sıcak ve yakın
bir ilgi bekleyen buradaki solcular açık yürekli ve
gerçekçi değiller. Bu durum canımızı sıkıyor. Başka
yerlerde yaşayan anarşistlerin bu çifte standart
uygulaması nedeniyle aldatılması bizleri ciddi şekilde
kaygılandırıyor.

KAOS Yayınları ve İstanbul'dan bir grup anarşist

(Aşağıdaki yazı, derginin 19 Temmuz 2003 tarihli
sayısınında yayınlanan başmakaledir.)

Anarşizmin politik sefaleti

Küba’da bir grup ABD devşirmesinin Nisan ayında
yargılanarak mahkum edilmeleri dünyanın önde gelen sol
aydınlarını ayrıştırıcı bir tartışmaya kışkırtmış
görünüyor.


Denebilir ki, en başta ABD’liler gelmek üzere bütün
ülkelerin anarşiştleri (ister bilinçli bir savunucusu
durumunda olanları, ister ideolojik duruşlarının
içeriği nedeniyle hizmet edenleri) ve onlara öykünen
(bizdeki ÖDP gibi) biçareler, Küba devriminin
kazanımlarının savunulmasına karşı bir çeşit ABD
yardakcılığı mevzisine konumlanıyorlar.

İHD gibi bazı demokratik kurumlar da Küba’yı
kınayarak, fiilen aynı koronun parçası haline
geliyorlar.

Kendilerini, “Savaş karşıtları, sosyal adalet ve insan
hakları savunucuları” olarak tanımlayan Amerikan
aydınları Noam Chomsky, Michael Albert, Naomi Klein,
Howard Zinn, Edward Said, Immanuel Wallerstein ve
diğerleri, “Küba’daki çok sayıdaki muhalifin, şiddet
içermeyen politik aktivitelerinden dolayı
tutuklanmasını ve şok edici uzunluktaki hapis
cezalarına çarptırılmalarını mahkum” ettiklerini bir
mektupla dünyaya açıklayarak bir adım öne çıktılar.
Küba’daki Amerikan beslemelerini “politik muhalif”
olarak onore etmeleri bu saygın Amerikan aydınlarının
yalnızca politik körlüklerini değil, “sosyal adalet
savunucuları”nın ufuk sınırlarını da ele veriyor.
James Petras, Ted Glick, Diana Johnstone gibi bazı
Amerikalı aydınlar ise, bu “kınamacıları” kınayarak,
Küba’dan yana saf tuttular.

Onlar, “Küba’da demokrasiyi destekliyoruz. İnsanların,
fikirlerini özgürce söyleme haklarını kullanmalarından
dolayı hapsedilmeleri zalimce ve kabul edilemezdir.
Kastro hükümetine, tüm politik tutsakları serbest
bırakması ve Küba halkının özgürce konuşması, yazması
ve örgütlenmesine izin vermesi için çağrı yapıyoruz”
derken, ‘saf demokrasi’ simyacıları olarak,
emperyalizmin çanak yalayıcı süprüntülerinin muhalefet
hakkını takdis ediyorlar. Bundan da öte, aynı
iktidarın Küba devriminin kazanımlarını devrimci
şiddetle savunma hakkını redderek de Amerikan
emperyalizminin gönlünü ferahlatıyorlar. Amerikan
emperyalizmini eleştirme hakkının meşrutiyetinin
diyeti Küba devriminin kazanımlarının teslim edilmesi
olamaz. Prestijli Amerikan aydınlarının tavrı ne yazık
ki objektif olarak tam da budur.

Tamam, anarşistler her çeşit diktatörlüğe karşılar!
Ama bu fikir etrafında Küba’ya yöneltilen ‘kınama’nın
on yıllardır uygulana gelen ABD kuşatmasının amacına
ulaşması için Küba’yı içeriden silahsızlandırarak
savunmasız bırakmaya çalışmaktan başka bir politik
anlamı var mıdır?

Anarşistler, sınıf mücadelesini kabul ediyor, ama onu
proletarya diktatörlüğüne kadar vardırmayı
reddediyorlar. Güya sınıflar üstü, aynı zamanda bir
diktatörlük de olmayan bir demokrasi, saf bir
demokrasi hayal ediyorlar. Devrimi demokrasiye feda
ediyorlar. Anarşizmin gelip konakladığı yer, burjuva
demokrasisinin sol kanadı ve reformizm oluyor haliyle.
Bu nedenledir ki, devrimin kazanımlarını ateş ve
demirle savunan Küba’daki halk iktidarının,
emperyalizmin devşirmelerine diktatörlük uyguladığı
için “demokratik” bir yönetim olamayacağına
hükmediyorlar.

Peki, Küba halkına ne yapmalarını öneriyor “saf
demokrasi” ve “sivil toplum” aşığı ‘sol’cu bilgiçler?
Emperyalist saldırganlığın bitmek bilmeyen binbir
türlü barbarca girişimlerine karşı kendini nasıl
savunmalıydı Küba? Devrimi ve onuru ‘Sivil
itaatsizliğin’ beşiğinde sallayarak mı? Aklınız buna
mı yetiyor sadece? Eğer Küba halkı bugün hala devrimin
yolundan yürüme cesaretini ve yeteneğini
gösterebiliyorsa, bu, sizin uyutucu ‘beşik’lerinizin
hayaline hiç kapılmamış olmalarındandır. ‘Çivili
yatakta’ gerilla tarzı yaşamak, sizin beşiğinizden bin
kat daha fazla, onurlu ve huzurlu bir yaşamın
güvencesi olmuştur Küba halkı için. Devrimin, Che
Guevara’nın ‘insan’larına öğrettiğidir bu.

Chomsky, Albert, Zinn, Klein gibi sivil toplumcu
liberal anarşistler ise, soyut bir ‘demokrasi’ kavramı
uğruna somut bir halk devriminin kazanımlarından
vazgeçmeyi ‘öneriyor’lar.

ÖDP de “Gelecek” dergisinin Haziran sayısında
yayımlanan bir yazıyla, bu aydınlarla paralel bir
tutum belirledi.

“Küba’yı ve devrimi savunma”nın yolunun ABD
beslemelerine, devşirmelerine özgürlük tanımaktan
geçtiğini, üstelik 20. yüzyıl sosyalizm deneyimlerine
ve bir tarihsel perspektife de oturtmaya çalışarak
ileri sürmesi, ÖDP’nin ilerlemekte olduğu sosyal
demokratlaşma yürüyüşüne tekabül ediyor. Yalnızca Türk
egemen sınıflarına değil aynı zamanda dünyanın
efendilerine de bir mesaj gönderiliyor. Küba
devriminin kazanımlarının emperyalizm karşısında
savunulmasında pratikleştirilmeye çalışan sınıf
işbirliği ve sınıf uzlaşması yaklaşımlarının
“sosyalizm etiği” ile ambalajlanması ÖDP’nin ufkunun
burjuva demokrasisi ile sınırlı olduğunu gizlemeye
yetmiyor.

Sosyalist etik ve siyasal tutarlılığın gereği nedir?

Biz sınıflar üstü bir ahlak ve etik tanımıyoruz.
Burjuvazi ve emperyalizm önünde diz çökmek sosyalizmin
ahlakı olamaz. Küba emperyalizme karşı direnmeye devam
ediyor. Devrimin kazanımlarını dişiyle tırnağıyla
savunuyor. Emperyalizme karşı sınıf savaşımı, Küba’da
ABD emperyalizminin devşirmesi besleme muhalefetin
ezilmesini coşkuyla desteklemeyi gerektiriyor.

Tutarlı demokratlığın gerçek ölçüsü budur. Ezilenlerin
safında yer almanın, enternasyonalist tutarlılığın
emrettiği de budur.



*******
*******
****** A-Infos Haber Servisi ******
Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
******
TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
WWW: http://www.ainfos.ca/
BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
unsubscribe a-infos
subscribe a-infos-X
X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)

A-Infos Information Center