A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ All_other_languages
{Info on A-Infos}

(tr) Derin tabelalar

From ..::fleXin:@ainfos.ca:.. <flexin@gmx.com.tr>
Date Sat, 28 Sep 2002 23:29:38 +0300


 ________________________________________________
   A - I N F O S  H A B E R  S E R V İ S İ
            http://www.ainfos.ca/
        http://ainfos.ca/index24.html
 ________________________________________________

Nitimur in Vetitum
http://nitimur.roots.gen.tr/html/mutfak/tabela.htm


Derin tabelalar
Mustafa Konur

John Carpenter, 1988 yılında çektiği They Live (Yaşıyorlar) isimli filminde,
ilginç bir alegori kurar: Filmin kahramanı Nada, salaş bir dükkandan aldığı
sıradan güneş gözlüğünü taktığında, neye uğradığını şaşırır. Kerameti meçhul
bu gözlük, insanların bir kısmını garip yaratıklar olarak gösterir.
Çevresindeki tabelalara bakar; bambaşka yazılar vardır. Coca-Cola reklamı
bulunan tabelaya o güneş gözlüğüyle baktığında "İtaat et!" cümlesini okur.
Diğer tabelalarda da "Düşünme!", "Otoriteye boyun eğ!", "Uykuda kal!" gibi
emir kipinde cümlelerle karşılaşır. Nada, neler olup bittiğini anlayamaz.
Film ilerledikçe, dünya denen gezegenin uzun zaman önce kötü niyetli uzaylı
yaratıklarca ele geçirildiği anlaşılır. Öyle ki, yaratıklar, insan denen
türün görünümüne bürünmüşler, iktidarın kilit noktalarına çoktan
yerleşmişler, insan türünü egemenlikleri altına almışlardır.

Yıllar önce izlediğim bu filmin ardından, kenti kuşatan tabelalarla aramdaki
ilişkinin değiştiğini hissettim. Artık tüm tabelalar birer sırlı yüzeydiler
benim için. Belli işlevleri ve benden beklentileri olduğunu biliyordum. Ama
tüm bunların ötesinde, bütün bu tabelalar, bir dil idiler. Mesaj taşıdıkları
için bir dile sahip olmaları doğal gözükse de, işin içinde başka şeyler
vardı. Çünkü, araç değil amaç olan bir dil empoze ediyorlardı. Kuşatan,
kendini dayatan, insanlar üzerinden kendini yeniden üretmeye çalışan bir
dil.

Kısa bir süre önce, tabelalarla olan sır keşfetmeye dayalı bu ilişkim, ciddi
bir sarsıntı geçirdi. Ben, her tabelada bir sır aramaya koşullanmışken,
karşıma çıkan bir tabela dımdızlak ortada bıraktı beni. Yepyeni bir ilişki
kurmak istiyordu benimle. Gafil avlanmıştım. Silahsız kaldım. Ne bir sır
perdesinin ardına gömmüştü bu tabela kendini, ne de Nada'nınki gibi bir
gözlük gerektiriyordu kendini ele vermek için. Fütursuz çıplaklığı
sarsıcıydı. Demek ki artık kendini saklama gereği duymuyordu. Demek ki, en
çıplak haliyle kendini belli edeceği gün gelmişti. Hiçbir dolayıma ihtiyaç
duymayan bu yeni-nesil tabelanın üzerinde "Orduya sadakat şerefimizdir"
yazıyordu. Çevresine yaydığı dehşet verici bir sessizlik ve kendine güvenle,
sanki hiçbir şey olmamışçasına, bir askeri bölgenin sınırında, sivil hayata
çevrilmiş halde yere çakılı, öylece duruyordu.

Zihnimde bir çırpıda oluşan onlarca soruya yanıt aramak için çırpınırken tek
bir soru büyüdü kafamda: Kimdi acaba bu tabelanın muhatabı? Kime
söyleniyordu bu laf? Ordu mu? Olamazdı. Çünkü askerlerin kendi kendilerine
böyle bir söz etmeleri saçma olurdu. Üstelik bu tabelanın yazılı yüzünü
kendilerine değil, sivil hayata çevirmişlerdi. Demek ki bu tabela siviller
okusun diye oraya konmuştu ve onlara yönelik bir söylemi vardı. Peki
cümledeki üçüncü çoğul şahıs ile kendilerini mi kastediyorlardı? Hayır.
Çünkü orduya sadakatin askerlerin şerefi olduğunu bir tabela ile ilan etmek
de saçma olurdu, zira onların doğası gereği bu zaten böyle olmalıydı...

Tabelanın ne demeye çalıştığı üzerinde durmak boşuna aslında. Bu tabelanın
ne söylemeye çalıştığı hiç önemli değil. Benim beynimi kemiren, bu işin
artık aleniyete dökülmesi ve o tabelanın oraya dikilebileceği günün gelip
çatmış olması. Kimin kime sadık olması gerektiğinin açıkça söyleneceği ortam
oluştu demek. Kıvam tutturuldu ve bir dil açıkça 'dikte' edilmeye başlandı.

Bu tabelanın varlığı, sivil arazi ile askeri arazi arasındaki sınırın artık
kalktığını, durduğu yerin ön tarafının geri tarafına eşitlenmiş olduğunu
gösteriyor. Kanıtı mı? Kanıt, her gün televizyon ekranlarında. Bugüne dek,
savaşta çocuğunu yitirmiş bir kadının kendini (acısını) kendi dili ile ifade
edebildiğine hiç rastladınız mı? O derin tabelanın yanında daha küçük boyda
başka derin tabelalar sıralanmıştı: "Tek Dil", "Tek Millet", "Tek Vatan",
"Tek Bayrak". Millet, Vatan ve Bayrak meseleleri çoktan halledilmişti. İş
bir tek dil'i halletmeye kalmıştı. Lakin kendini kendi diliyle ifade
edebilecek herkes her türlü haltı yiyebilecek potansiyele de sahip olurdu.
Kadın, önce ismi elinden alınıp 'şehit anası' ilan edildi. Sonra, kaybettiği
oğlunun yerine de çerçeveli bir sureti tutuşturuldu eline. Diğer eline de
bir bayrak. Nihayetinde dili de koparıldı kadının ve içini yakan acıyı
anlatabilmek için bir iki slogandan başkası bırakılmadı. "Şehitler ölmez
vatan bölünmez"den başka hiçbir dil bulamadı kadın, çığlık atacak. İşte
şimdi o tabelanın zamanı gelmişti. Hiç garip kaçmayacak, asla göze
batmayacaktı. İsimlerimiz alınmış, dilimiz koparılmış, maya tutturulmuştu...

Bu derin tabelaya iyi bakın. Dilsizliğimizin, kendimizi kendi dilimizle
anlatamamamızın, hatta anlatacak bir 'kendimiz' dahi bulamayışımızın, şu
malum seçim sonuçlarının ve yüksek tirajlı gazetelerin niye Türk ve Osmanlı
tarihi kitapları vererek promosyona giriştiklerinin yanıtlarını, o derin
tabelada bulacaksınız.

Haziran 1999


*******
                             *******
       ****** A-Infos Haber Servisi ******
      Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
                       ******
		TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
		YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
		YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
		WWW: http://www.ainfos.ca/
		BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
                unsubscribe a-infos
                subscribe a-infos-X
 X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)


A-Infos Information Center