A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ All_other_languages
{Info on A-Infos}

(tr) 11 Eylül'ün Yıldönümü

From worker <a-infos-tr@ainfos.ca>
Date Sun, 29 Sep 2002 00:59:20 +0300


 ________________________________________________
   A - I N F O S  H A B E R  S E R V İ S İ
            http://www.ainfos.ca/
        http://ainfos.ca/index24.html
 ________________________________________________

ZMag
http://www.zmag.org/Turkey/11ey.htm


11 Eylül'ün Yıldönümü
Cynthia Peters

29 Temmuz 2002

Neredeyse bir yıldan beri, birçoğumuz "terörizme karşı savaş" karşısında
örgütleniyoruz. Onu başka hiçbir şeye benzetemiyoruz.

Bunun aksine, gerçek terörizm sorunu Bush tarafından dünyada tek taraflı
Birleşik Devletler iktidarını kabul ettirmek, askeri gücünü göstermek, bizim
otoritemize boyun eğmeyenleri cezalandırmak ve evdeki anlaşmazlıkları
azaltmak için kullanılmaktadır. Birleşik Devletler imparatorluğunun bu
muhteşem yeniden düzenlemesi ve yeniden güç kazanması için mazeret yaratan o
korkunç gün olan 11 Eylül 2001'in yıldönümüne yaklaşırken barış ve adalet
eylemcileri güne nasıl damgalarını vuracaklar?

Her şeyden önce, bu bana bir keder zamanı gibi geliyor. Üç bin masum insan o
gün yaşamını yitirdi. 11 Eylül şüphesiz bir yas günü.

Ancak bizim yasımız sadece o Salı ölenler için değil. O günkü olaylar
sayesinde güçlendirilen Birleşik Devletler imparatorluğunun saldırısı
sonucunda ölenler (ve ölecek olanlar) için de. 11 Eylül'deki terörist
saldırılar, Birleşik Devletler'in intikam tepkisiyle birlikte, bizim
yasımızı gerçekten daha da fazla arttırdı.

Kimileri bunun daha farklı nitelikte bir yas olduğunu iddia edebilir; ancak
ben öyle olmadığını düşünüyorum. Bizim o günün kayıplarını keskin bir
şekilde hisseden kişilerle birçok ortak noktamız var; ve bu ortaklık çok
büyük önem taşıyor.

Bir düzeyde, bu çok açık bir nokta. Fakat diğer bakımlardan tartışmalı.
Birleşik Devletler yaşam tarzını; sadece ayağımızın altında olduklarından
dolayı öldürülen, yerinden edilen, açlıktan ölen ya da kaybedilen
"diğerleri"nden özsel olarak daha değerli görmediğimiz için temel bazı
bakımlardan farklılık göstermiyor muyuz?

Birleşik Devletler hegemonyasının yıkıcı gücüne dair analizimiz, bizi,
dünyayı daha güvenli bir yer haline getireceğini düşündükleri Bush'un
politikalarını kabul eden kişilerden niteliksel olarak ayırmıyor mu? 11
Eylül'ün ilk yıldönümünde bizi vatansever olarak görmeyenlerin öfkesini
uyandırma riskini almamak için, kendi hislerimiz için güvenilir bir alanımız
olması için ve keder gününde anlaşmazlıklardan kaçınmak için bizim kendi
ilerlemeye yönelik ibadetlerimizi (ya da her neyse) kurmamız üzerinde
düşünmemiz gerekmez mi?

11 Eylül'ün yıldönümünü gözlemlemek için belli bir doğru yol yok. İnsanlar
kendilerine uygun geleni yapmalı. Ancak o günün bir parçası olmak ve
kendilerini yıldönümünün en büyük sosyal ve kültürel olayı içinde görmek
için mücadele edenler için, şunları hatırlatıyorum; bunlar belki de bir
çeşit meydan okuma:

1.Kederimiz paylaşılan bir keder.

Şimdi kendimizi şehirlerimizin, kasabalarımızın ve semtimizin bir *parçası*
olarak görme zamanı. Komşularımızdan o kadar farklı değiliz. Muhalefetimizi
ifade etme modelimiz, çoğu kez insanlarla tartışmaya - tartışmayı kazanmak
için kendi gerçeklerimizi ve değerlerimizi kullanmaya- dayanır. Bu bir çok
durumda doğru ve uygundur; ancak sürecin, ideolojimizi paylaşmayan kişilerle
birlikte hiçbir ortak noktamızın olmadığı bir tutum geliştirmeyle
sonuçlanacağından korkuyorum. Aslında ortak noktamız var. Bu özel an
süresince, en azından kederimiz ortak.

2.Mesajımız bir çoğuyla birlikte yankılanıyor.

Mesajımızla yaşadığımız bölgedeki olaylara katılalım.Geçtiğimiz on ay
süresinceki örgütlenme çalışmamda, kendilerini eylemciler olarak
tanımlamayan, ancak bu savaşı sorgulayan pek çok sayıda insanla konuştum.
Temel olarak, büyük süper gücün 11 Eylül'e tepki olarak, sorunun kökenini
araştırmak yerine sadece sert ve ani bir çıkış yapması düşüncesinden
rahatsızlık duyuyorlardı. Vahşi davranışlardan sakınıyorlardı.

Dünyada barış ve adalet için bizden daha *az* istekli değillerdi. Bizim
gibi, yaşamın nedensizce yok edilmesinden rahatsızlık duyuyorlardı. Şimdi bu
insanlara, yalnız olmadıklarını ve Birleşik Devletler'in bugünkü
politikalarına karşı örgütlü bir tepki olduğunu bildirmenin zamanı.

"Hiçbir Yerde Daha Fazla Kurban Olmasın" ve "Keder Çığlığımız Bir Savaş
Çığlığı Değil" mesajları Bush'un idari politikalarına tamamen zıt; ancak
birçoğu için de doğru gelen, köprüler kuran mesajlar. Bu mesajları 11
Eylül'ün yıldönümünde anaakım toplantı yerlerine götürelim.

3.Taktiklerimiz çeşitli olmalı.

Geçen yılı münazaralar, atölye çalışmaları, toplantılar ve ibadetler
düzenleyerek geçirdik. İnsanları örgütlenmeler kurmak ve önceden var
olanlara katılmak için harekete geçirdik. Sabırla ve tutkuyla çalıştık. Çok
iyi yaptık ve çabalarımızı kutlamalıyız; ancak sayımız hala çok az.
Mesajımızla büyük kitlelere ulaşamıyoruz.

11 Eylül'ün yıldönümünde, neredeyse hepimiz bir şekilde bu durumu
şereflendiren şehirlerde ya da kasabalarda olacağız. Bu farklı bir şekilde
varolmamız için bir şans; - megafonun veya podyumun arkasında ya da çok az
sayıda insanla en son şarkıyı haykırarak değil - ancak, katılmaya hakkımız
olan ve birçok kişinin terörizme karşı savaşa karşı barış -ve adalet-
temelli alternatifler geliştirmeye çalışan insanların oluşturduğu ve
büyümekte olan bir hareketi gerçekten fark ederek rahatlayacağı geniş bir
anaakım olayının bir parçası olarak.

4. Zaman zaman yaşadığımız tecrit hissi kendi kendimizi marjinalleştirmemize
neden olmamalı.

Aramızdan kim akşam yemeğindeki savaşa dair sohbetler esnasında kendini
yalnız bir deli gibi, ya da savaş karşıtı gösterilerde sadece az sayıda
katılımcı ile birlikte yalnız bir deli gibi hissetmemiştir ki? Fikirlerimize
anaakım medyada nadiren yer verilir; ve verildiğinde de, bu, ancak küçük
düşürmek ve gülünç göstermek için yapılır.

Bizi saçaklı deliler olarak göstermekten çıkar sağlayacak güçler olmalı; ve
bunlar bunu yapmak için hiçbir şeyden çekinmezler. Ancak doğru olan
kaygılarımızı onların nitelendirdiği biçimiyle içselleştirmemek bizim
görevimiz. Mesajımızın anaakım tartışmalara değer olduğu, bizim kamusal
yurttaşlığın bir parçası olduğumuz ve11 Eylül'ün yıldönümündeki halk
hareketinde haklı bir yere sahip olduğumuz konusunda ısrar etmek bizim
görevimiz.

Bu yıl 4 Temmuz'da, Charles Gölü kıyısı boyunca varolan - yıllık Boston Pop
konseri ve havai fişek gösterisi gününü beklemek için kamp kuran-
kalabalıkta çalışan barış ve adalet eylemcilerinden oluşan küçük bir grubun
bir parçasıydım. Kolay değildi. Polis 'Barış Mümkündür' pankartımızı
indirtti. Üstünde bildiriler bulunan bir masamız olmasına izin vermediler;
ve bedava "Bomba değil Yiyecek" sandviçleri dağıtılmasına engel oldular.
Hoparlörler Bush konuşmalarının bölümlerinden oluşan bir cümbüş patlattılar.

Her şeye karşın, biz bir dolu 'Barış Vatanseverdir' çıkartması dağıtarak,
Irak'ta-savaşa- hayır dilekçelerine imza toplayarak ve insanların yerel
aktivizme katılmalarını sağlayarak devam ettik.

Bu çeşit bir iş, kendine meydan okunmasını da beraberinde getirir. Kişisel
olarak, Özgürlük Heykeli şapkaları, kırmızı-beyaz -mavi bikiniler giyen genç
kadınları görmeye dayanamıyorum. Çimenler üzerindeki küçük özel alanlarını
gerçekten kordon altına alan ve sonra sosisli sandviçleri ve kolalarıyla
birlikte vatansever yemeklerini tüketmek için çimden sandalyelerine kurulan
insanları izlemek heves kırıcı. 'Aslında bu insanlarla konuşmam mı lazım?'
diyorum kendi kendime; ve becerebildiğim kadar hızlı bir şekilde kaçmayı
düşünüyorum.

Ancak bunların aslında konuşmam gereken insanlar olduğunu biliyorum.

Ve nihayetinde çok da kötü değil. Neredeyse istisnasız bir şekilde, insanlar
nazik; ve yeni düşüncelere açık. Çoğu soru soruyor; ve kendi bölgelerini
işaretlemek için kullandıkları küçük bayraklardan oluşan sınır çizgisinin
karşısındayken bile çok sıkı bir sohbete dalıyoruz. Bazen bayrak
sallayanlara yaklaşmaya güçbela katlanabiliyorum. Birleşik Devletler'in şu
anda yaptığı şey midemi bulandırıyor. Tüm dünyada iğrençlikler yapan bir
ülkenin sembolünü tasasız bir şekilde kabul eden biriyle rasyonel bir
şekilde nasıl konuşabilirim?

Nasıl yapamam? Bu daha iyi bir soru.

Herhangi birimiz tam da bu çeşit bir işi yapmak için nasıl çaba göstermez?
Kişisel riskler az; ve çoğunlukla duygusal. Büyük bir arkadaş topluluğunun
önünde oturan bir adam vardı; ve sakin bir şekilde, Birleşik Devletler'den
sadece bir kişinin yaşamın sona ermesine karşı bir cevap olarak binlerce
yabancı ölümün haklı çıkarılabileceğini iddia ediyordu. Böyle insanlarla
meşgul olmama konusunda beceri kazandım. Stratejim bunun gibi sözleri havada
asılı bırakmak.

Belki, onu doğru duyup duymadığımı açıklığa kavuşturmak için cümleleri
tekrar gözden geçireceğim. Bu örnekte, adam, çevresindeki herkesi rahatsız
etti; ve kendi bile mahçupmuş gibi göründü. Ben ileri gittim. Böyle
adamların hakkından gelmek için uğraştığınız zamanlar, genelde duygusal bir
bedel ödediğiniz zamanlardır. Ancak çok büyük bir bedel değil.
Katlanılabilir. Ve istediğiniz zaman uzaklaşma ayrıcalığınız vardır.

4 Temmuz kalabalığındaki çok az insan samimi bir şekilde ilgilendi. -11
Eylül sonrasında biraraya gelen Boston bölgesi koalisyonu- 'Barış ve Adalet
için Birleşenler'i duymuşlardı; ve kendi bölgelerinde yerel bir kurum olup
olmadığını öğrenmek istediler. Bunun gibi bir anaakım olayda örgütlenme
yapmak birçok nedenle önemli bir iş; en azından, hepimize amacın insanlara
ulaşmak ve bizimkilerin yanı sıra onların olaylarına da katılmak olduğunu
hatırlatması anlamında.

11 Eylül'de, kendimizi, üzüntü ve keder hislerimizi ve kalbimizden gelen
barış ve adalet isteğimizi ortaya koyalım. O gün için şehrimizde ve
kasabamızda neler planlandığını öğrenelim; planlamaya katılmak için bir yol
olup olmadığını keşfedelim; katılabilme yollarını çözelim; paylaştığımız
kederle ve barış isteğimizle topluluklarımızda varolalım.


*******
                             *******
       ****** A-Infos Haber Servisi ******
      Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
                       ******
		TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
		YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
		YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
		WWW: http://www.ainfos.ca/
		BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
                unsubscribe a-infos
                subscribe a-infos-X
 X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)


A-Infos Information Center