A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ All_other_languages
{Info on A-Infos}

(tr) Bir Vicdani Bildirge: Bizim Adımıza Değil

From worker <a-infos-tr@ainfos.ca>
Date Sun, 29 Sep 2002 00:59:20 +0300


 ________________________________________________
   A - I N F O S  H A B E R  S E R V İ S İ
            http://www.ainfos.ca/
        http://ainfos.ca/index24.html
 ________________________________________________

ZMag
http://www.zmag.org/Turkey/bad.htm


Bir Vicdani Bildirge
BİZİM ADIMIZA DEĞİL


Hükümetleri sınırsız bir savaş ilan ettiğinde ve yeni katı baskı önlemlerini
uygulamaya koyduğunda, Birleşik Devletler'deki insanların hiç bir şey
yapmadıkları söylenmesin.

Bu bildirgeyi imzalayanlar Birleşik Devletler halkını, 11 Eylül 2001'den
beri ortaya çıkan ve dünyaki halklar için ciddi tehlikeler arzeden
politikalara ve genel politik yönelime karşı direnmeye davet etmektedir.

Halkların ve ulusların kendi kaderlerini büyük güçlerin askeri baskısı
altında olmadan tayin etme hakları olduğuna inanıyoruz. Birleşik Devletler
yönetimi tarafından tutuklanan ve yargılanan herkesin uygun yasal işlemlere
tabi olma hakkının olması gerektiğine inanıyoruz. Sorgulama, eleştiri ve
muhalefete değer verilmesi ve korunması gerektiğine inanıyoruz. Bu haklar ve
değerler için her zaman mücadele edildiğini ve kavga verildiğini biliyoruz.

Vicdan sahibi insanların hükümetlerinin yaptıklarından sorumlu olmaları
gerektiğine inanıyoruz -herşeyden önce, bizim adımıza yapılan
adaletsizliklere karşı çıkmalıyız. Dolayısıyla tüm Amerikalıları Bush
yönetimi tarafından dünyaya karşı açılan savaşa ve baskıya karşı DİRENMEYE
çağırıyoruz. Bu savaş adil, ahlaki ve meşru değildir. Dünya halklarıyla
ortak bir amaç oluşturmayı seçiyoruz.

Biz de 11 Eylül 2001'de meydana gelen korkunç olayları şok içinde seyrettik.
Biz de binlerce masum ölü için yas tuttuk ve katliamın korkunç görüntüleri
karşısında başımızı salladık -Bağdat'tan, Panama City'den ve bir nesil önce
Vietnam'dan benzer görüntüler hala hatırımızda olduğu halde. Biz de, sıkıntı
içinde böyle birşeyin neden meydana geldiğini sorgulayan milyonlarca
Amerikalı'ya katıldık.
Ancak yas daha başlamadan, bu toprakların en üst düzeydeki liderleri bir
intikam ruhu yaymaya başladılar. Basit bir "İyiye karşı Kötü" formülü ortaya
koydular ve bu formül uysal ve yıldırılmış medya tarafından devralındı. Bize
bu korkunç olayların neden meydana geldiğini sormanın bile neredeyse ihanete
yakın olduğu söylendi. Hiç bir tartışma olmamalıydı. Tanım gereği, geçerli
hiç bir politik ve ahlaki soru olmamalıydı. Tek olası cevap dışarıda savaş
ve ülke içinde baskı olacaktı.

Bush yönetimi Kongre'den neredeyse oybirliği ile onay alarak bizim adımıza
yalnızca Afganistan'a saldırmakla kalmadı, kendisi ve müttefikleri için
herhangi bir yere herhangi bir zamanda askeri güç yağdırma hakkını
gayrimeşru bir şekilde elde etti. Bunun vahşi etkileri Filipinler'den İsrail
tanklarının ve buldozerlerinin arkalarında korkunç bir ölüm ve yıkım
bıraktığı Filistin'e kadar bir çok yerde hissedildi. Şimdi hükümet açık bir
şekilde, 11 Eylül dehşeti ile hiç bir bağlantısı olmayan Irak'a karşı
topyekün bir savaşa girişmeye hazırlanıyor. Eğer ABD hükümeti istediği her
yere komandolarını, suikastçılarını indirecek ve bombalarını yağdıracaksa
dünyanın hali ne olacak?

Hükümet bizim adımıza, ABD içinde, iki sınıf insan yarattı: hiç değilse ABD
yasal sisteminin temel haklarından faydalanma hakkı sözü verilenler ve hiç
bir hakkı olmayanlar. Hükümet gizli bir şekilde ve belirsiz bir süre için
1000'in üzerinde göçmeni topladı ve gözaltına aldı. Yüzlercesi sınırdışı
edildi ve yüzlercesi bugün hapiste çürüyor. Bu İkinci Dünya Savaşı'nda Japon
kökenli Amerikalıların hapsedildiği kötü şöhretli toplama kamplarını
hatırlatıyor. Yıllar sonra ilk defa göçmenlik işlemleri ile belli ulusal
kökene sahip olanlara ayrımcılık uygulanıyor.

Bizim adımıza hükümet toplum üzerine bir baskı örtüsü çekti. Başkan'ın
sözcüsü halkı "konuştuklarına dikkat etmeleri" hususunda uyardı. Muhalif
sanatçılar, aydınlar ve profesörler görüşlerinin çarpıtıldığına, saldırıya
uğradığına ve baskı altına alındığına şahit oldu. Sözde Vatanseverlik
Yasası -devlet seviyesindeki bir dizi benzer önlemin yanısıra- polise gizli
mahkemelerdeki gizli kovuşturmalara dayanarak soruşturma yapma ve zanlıları
yakalama yolunda çok kapsamlı yeni yetkiler veriyor.

Başkan bizim adımıza, yönetimin diğer kollarına ait rolleri ve fonksiyonları
düzenli bir şekilde gaspediyor. Kanıtlara ilişkin gevşek kuralları olan ve
normal mahkemeler gibi temyiz etme hakkı tanımayan askeri mahkemeler
başkanın emri ile devreye alınıyor. Gruplar başkanın bir kalem darbesiyle
"terörist" ilan ediliyor.

Bir nesil sürecek bir savaştan ve ülke içinde yeni bir düzenden
sözettiklerinde bu toprakların en yüksek makamlardaki memurlarını ciddiye
almamazlık edemeyiz. Dünyaya karşı yeni bir emperyal politika ve ülke içinde
hakları kısıtlamak için korku imal eden ve bu korkuyu kendi amacına uygun
olarak kullanan bir iç politika ile karşı karşıyayız.

Geçtiğimiz aylarda olaylar ölümcül bir yörünge izledi; bu yörüngenin nereye
gittiği görülmeli ve buna kaşı direnilmelidir. Tarih boyunca bir çok defa
insanlar artık direnmek için çok geç oluncaya dek beklediler.

Başkan Bush buyurdu: "Ya bizimlesiniz ya da bize karşısınız." İşte
cevabımız: Tüm Amerikan halkı adına konuşmanıza müsade etmeyi reddediyoruz.
Sorgulama hakkımızı elden bırakmayacağız. Boş güvenlik vaatleri karşılığında
vicdanımızı bir kenara bırakmayacağız. Bu savaşlarda taraf olmayı ve bu
savaşların bizim adımıza ya da bizim refahımız için açıldığı yolundaki her
türlü çıkarsamayı reddediyoruz. Dünya üzerinde bu politikalardan zarar gören
insanlara elimizi uzatıyoruz; dayanışmamızı söz ve eylemlerimizle
göstereceğiz.

Bu bildirgeyi imzalayan insanlar olarak bizler tüm Amerikalıları bu meydan
okumaya karşı ayağa kalkmaya çağırıyoruz. Şu anda süregiden sorgulama ve
protestoları takdir ediyor ve destekliyoruz, ancak bu savaş makinasını
durdurmak için çok daha fazlasının yapılması gerektiğini kabul ediyoruz.
Büyük bir kişisel riski üstlenip "bir sınır olduğunu" açıklayarak Batı Şeria
ve Gazze'nin işgal edilmesine hizmet etmeyi reddeden İsrailli yedek
askerlerden ilham alıyoruz.

Aynı zamanda ABD'nin geçmişindeki birçok direniş ve vicdani karşı duruşları
örnek alıyoruz: isyan ederek ve yeraltı demiryolu teşkilatını* oluşturarak
köleliğe karşı savaşanlar, emirlere uymayı reddederek, askere alma
emirlerine direnerek ve direnenlerle dayanışma göstererek Vietnam savaşına
meydan okuyanlar yolumuzu aydınlatıyor.

Bizi seyreden dünyanın sessizliğimiz ve eyleme geçmeyi başaramamız nedeniyle
ümitsizliğe düşmesine izin vermeyelim, dünyanın andımızı duymasını
sağlayalım: Baskı ve savaş makinasına karşı direneceğiz ve bunu durdurmak
üzere mümkün olan herşeyi yapmak için diğer insanları da harekete
geçireceğiz.



----------------------------------------------------------------------------

*underground railroad: Kuzey eyaletlerinde, Güney'den kaçan kölelerin kaçış
yolları boyunca "istasyon" olarak adlandırılan belli evlerde ve
samanlıklarda saklanıp Kanada'ya ulaşarak özgürlüklerine kavuşmalarını
sağlayan teşkilat.



İmzacılar:

[16/06/02 tarihi itibariyle olan liste http://www.zmag.org/Turkey/bad.htm
adresindedir.]


*******
                             *******
       ****** A-Infos Haber Servisi ******
      Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
                       ******
		TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
		YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
		YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
		WWW: http://www.ainfos.ca/
		BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
                unsubscribe a-infos
                subscribe a-infos-X
 X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)


A-Infos Information Center