A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ All_other_languages _The.Supplement
{Info on A-Infos}

(tr) Mehmet Bal ile Dayanışma Komitesi basın açıklaması

From savaş karşıtları <info@savaskarsitlari.org>
Date Thu, 31 Oct 2002 16:47:58 +0200


 ________________________________________________
   A - I N F O S  H A B E R  S E R V İ S İ
            http://www.ainfos.ca/
        http://ainfos.ca/index24.html
 ________________________________________________

Bugün (31 Ekim 2002, Perşembe) günü, Mehmet Bal ile Dayanışma Komitesi
11:30'da İstanbul İHD'de basın açıklamasında bulundu. Basın açıklamasına,
televizyon kanalları ilgi göstermezken yazılı basından 8-10
kadar gazeteci basın açıklamasını izledi.

Basın açıklaması metni ve Mehmet Bal'ın vicdani ret açıklaması aşağıdadır:
--------------------------------------------------------------------------

31 Ekim 2002, İstanbul

Bir savaş daha gelip kapımıza dayandı. Dünyanın çeşitli bölgelerinden Irak'a
doğru sevkedilmeye başlanan binlerce askeri personel ve alarm durumuna
geçirilmiş ordular, yüzbinlerce insanın ölümü, milyonlarcasının yaralanması,
sakat kalması ve binlerce yılda telafi edilemeyecek doğa tahribatıyla
sonuçlanacak bir savaşa hazır durumda bekliyorlar. Bu çılgın tahribatın
gerçekleşmesi, şimdilik, dünyanın efendisi iddiasındaki birkaç devletin
başında olan kişilerin kanlı dudakları arasından çıkacak bir söze bakıyor:
Bir emir cümlesine!

Körfez savaşının ve bu savaşta 300 bin kişinin ölümünün, ambargodan dolayı
milyonlarca insanın açlık ve hastalık dolayısıyla kırımının ve sakat
kalmasının sorumlusu olan baba Bush'un yerine şimdi oğul Bush babasından
geri kalmayacağını bütün dünyaya göstermek istiyor. Saddam'ın Halepçe'de
gerçekleştirdiği katliamı ise tüm Irak'ı donatan afişlerindeki sırıtan yüzü
bile gizleyemiyor. Kanın ve ölümün petrole dönüşeceği yıkım bir uygarlık
ölçüsü olmakta ve güya teröre karşı yürütülecek bu operasyon, Körfez'i ve
Mezopotamya'yı bir terör endüstrisi fuar alanına dönüştürmeye hazırlanıyor.

Ölüm heryerde kol geziyor: Irak'ta, A.B.D.'de, Rusya'da, Çeçenistan'da,
Afganistan'da, Filistin'de ve İsrail'de... Bu gösteriye dur demek ve son
vermek ise, ancak güçlü bir savaş karşıtı çıkışla mümkün.

Ünlemle biten cümleler sadece emir cümleleri değildir. Karşı çıkış cümleleri
de ünlemle biter. Bir hafta önce aramızdan biri, Mehmet Bal, kendi cümlesini
kurdu: "Savaşa, savaş egitimine ve aygıtlarına hayır!" dedi. Askerlik
yapmayı reddettiğini gerekçeleriyle açıklayarak cümlesinin sonuna itiraz
ünlemini yerleştirdi. Kendi varoluşunu başkalarının yokoluş ve güçsüzleşmesi
üzerine kuramayacağına kanaat getiren her insan gibi, bu tercihinin
sonuçlarının da farkındaydı. Militarist aygıtla hiçbir biçimde işbirliği
yapmayacağını beyan ederek bir süredir askerlik yaptırıldığı birliğe gitti
ve askeri kimlik ile eşyaları sahiplerine geri verdi. Bu tavrının sonucu
olarak emre itaatsizlik konumunda olduğundan, askeri mahkemede yargılanmak
üzere tutuklu olarak Adana Askeri Cezaevi'ne sevkedildi. Şimdi yargılanmak
üzere alıkonmakta.

Emir alıp vermenin, esaretin ve boyun eğmenin olmadığı, zorbalığın hiçbir
türünün kol gezmediği, sınırsız, savaşsız, özgür bir dünyadan yana olanlar
da bu karşı çıkışın ne kadar değerli olduğunu bilerek onun yanında yer
alıyorlar.

Bizler, Mehmet Bal ile Dayanışma Komitesi olarak, insanlara hangi nedenle
olursa olsun birbirlerini boğazlatan ya da bunun eğitimini dayatan ve bunu
vatanseverlik veya her ne severlik olursa olsun yutturmaya çalışan kültürü
reddediyoruz. Ölüm korkusu ve çeşitli maskelerle ölümün yüceltilmesinin
baskısı altında şekillenmiş bir yaşam değil, bütün unsurlarıyla karşılıklı
özgür seçimlere dayalı bir yaşam arzuluyoruz ve Mehmet'in eylemini de bu
doğrultuda alınmış ahlaklı ve önemli bir tavır olduğunu düşünüyoruz.

Emir cümlelerine itiraz edenlerin, emir cümlelerine itaatsizlikte ısrar
edenlerin dünyasına çağırıyoruz insanları... İnsan, öfkesini kan
havuzlarında serinlemeye çalışarak dindiremez. Dünyanın topraklarını kanlı
balçığa çeviren savaş ve egemenlik kültürüne hayır diyor ve Mehmet Bal'ı,
eylemini ve bundan doğan sonuçları yaşarken hiçbir durumda yalnız
bırakmayacağımızı, bu sürecin takipçisi olacağımızı duyuruyor ve herkesi
dayanışmaya çağırıyoruz.

Mehmet Bal ile Dayanışma Komitesi, İstanbul
Mehmet Bal ile Dayanışma Komitesi, İzmir

--------------------------------------------------------------------------

VİCDANİ REDDİMİ AÇIKLIYORUM

Bizzat 9,5 ay gibi bir süre içinde bulunduğum askerliğe, 18 Ekim 2002 tarihi
itibariyle devam etmemeye ve VİCDANİ REDDİMİ açıklamaya karar vermiş
bulunuyorum. Beni askerliği yapmayı reddetmeye götüren nedenler kısaca
şöyledir:

Militarizm, özü itibariyle yok etmeyi bir sorun çözme yöntemi olarak kabul
eder. Kendisini haklı çıkarabileceği çeşitli nedenleri öne sürerek,
sonuçlarından da kendini kurtarmak için çeşitli yasalar ile
yaptığını/yapacağını meşrulaştırmaya çalışır. Bu aşamaları gerçekleştirirken
elbette egemen kesimlerle de tam bir uyum içinde çalışarak, hem onların
isteklerini gerçekleştirmeye yardımcı olur, hem de kendisi için kaynak
yaratır. Bu döngü ve uyum sürekli devam eder. Bu uyumu bozmaya çalışan veya
karşı gelen ise bir şekilde susturulur, cezalandırılır, hatta yok edilir.
Tarih bu çeşit olaylar ile doludur. Her defasında aynı oyunun çeşitli
versiyonları sahneye konur ve büyük bir başarıyla da oynanır. Yaratılan bu
durumlar o kadar açık ve nettir ki, bunu görmemek için kişi ne kadar
çabalarsa çabalasın, vicdan her defasında kendini ortaya koyarak gerçeklerin
inkar edilemeyeceğini belirtir. İnsanları en çok ikna eden sağduyu dediğimiz
o duygu ise her defasında çeşitli gerekçelere yaslanarak, yaratılan bu
durumların görmezlikten gelinmesini ister, hatta bu oyunda gönüllü yer
almanın daha doğru olacağını öne sürer. Sağduyunun güvenli ortamını seçmek
insana daha cazip gelse de, uzun erimdeki sonuçları vaat ettiklerinin tam
aksini ortaya koyacaktır.

Militarizmin özünü teşkil eden bir diğer unsur ise kayıtsız şartsız
itaattir. İnsanı kayıtsız şartsız itaate götüren yollar da özenle ve itina
ile hazırlanmıştır. Ta en başından itibaren içine doğulan coğrafyanın ve
toplumun güvenliğini sağlama iddiası ile, kişiye sırası gelince bu yolda
katılımı dayatılır. Kişiye hiç bir biçimde fikri veya ne düşündüğü sorulmaz.
Gerekçeler hazırdır. İnsanların çizilen bu yolda gösterdikleri davranışlar
adeta kutsallaştırılarak sunulur. İçine doğduğun toplum, hatta anne ve baba
bile bunların doğruluğundan ve kutsallığından hiç şüphe etmemektedir. Kendi
çocuklarını, birilerinin ortaya koyduğu bu yolda, fedaya dahi hazırdırlar.
Zaten çocuklarını doğdukları andan itibaren böylesi durumlara
hazırlamışlardır. İstisnalar olsa bile, ezici bir çoğunluk, aksine bir
durumu düşünmek bir yana, bunu hayal bile edemez.

Militarizmin ve yandaşlarının ortaya koyduğu/koyacağı savaşlar sadece insana
zarar vermekle kalmamaktadır. Orduların elinde bulunan gerek nükleer gerekse
biyolojik silahların doğaya verdiği/vereceği tahribatı ve yıkımı hangi
gerekçe haklı çıkarabilir ki? Oysa o silahları insanların güvenliği ve
yaşamlarının teminatı olarak bulundurduğunu öne sürenler, o silahları
kullandıkları takdirde dünyanın nasıl bir hal alacağını bilmiyorlar mı...?
Bu çelişkiyi göremeyecek kadar aptal oldukları elbet düşünülemez.

Dünyanın içinde bulunduğu şu anki durum da yukarıdaki kirli oyunları net bir
şekilde yansıtmıyor mu? ABD ve yandaşlarının 11 Eylül`ü ve başka bir takım
bahaneleri öne sürerek önce Afganistan'ı yerle bir etmesi, şimdi de Irak'a
saldırmak için hazırlanmasının altında yatan gerçek nedenlerin güvenlik vs.
olmadığını herkes biliyor. Fakat sağduyunun güvenli kolları herkesi sarmış
durumda. İnsanlar atılacak bombaların paramparça ettiği/edeceği tüm
canlıların oluşturduğu/oluşturacağı manzarayı vicdanlarına nasıl kabul
ettiriyorlar acaba? Birkaç kesim dışında çeşitli platformlarda dillendirilen
çağrılara hiç kimsenin karşılık vermemesinden ve savaşa karşı tepkisini
ortaya koymamasından, dolaylı da olsa ABD ve yandaşlarının güç aldığı da bir
gerçek değil midir? Gerçi hiç kimse bir başkasından belli davranışlarda
bulunmasını bekleyemez, beklememelidir. Bu tamamen insanların iç
muhasebeleri sonucu verecekleri bir karar olmalı. Nasıl ki BÜYÜK AĞABEY
ortaya çıkıp, ya bizdensin ya da karşı taraftansın diyorsa, insanların da
aynı netlikle "savaşı istiyor muyum, istemiyor muyum" diye net bir karar
vermeleri gerekmektedir. Çünkü bu savaşçı ve yok ederek inşa etme mantığı
ile hareket edenler silahını bugün başkasına doğrultmuşsa, yarın bana
doğrultmayacağının bir garantisi yok.

Gerek kendi yaşamımda bizzat yaşayarak edindiğim acı deneyimler, gerekse 9,5
ay doğrudan içinde bulunarak edindiğim izlenimler doğrultusunda vicdanımın
sesini daha fazla inkar edemeyeceğimi anladım. Bundan sonrası için gerekçesi
ne olursa olsun vicdanım ve iradem dışında bana askeri veya sivil, yerel
veya evrensel, hiçbir kişi, kurum veya yapının dayatacağı hiçbir edimi
yerine getirmeyeceğimi belirterek VİCDANİ REDDİMİ kamuoyuna deklare
ediyorum.

Kısaca bugüne geliş sürecini de belirtmek istiyorum. Ben 1995 Mayıs'ında
1975-2 tertip olarak askere gittim. 9 Eylül 1995'te adli bir olay nedeniyle
tutuklandım. 7 yıllık bir cezaevi süreci sonunda 23 Mayıs 2002'de tahliye
oldum ve doğrudan askere gittim. 18 Ekim'e kadar da askerliğe devam ettim.

Ayrıca kaçmak gibi bir düşüncemin de olmadığını belirtmek isterim. Son bir
defa birliğe giderek askeri kimliği ve eşyaları teslim edeceğim.

Mehmet Bal


*******
                             *******
       ****** A-Infos Haber Servisi ******
      Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
                       ******
		TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
		YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
		YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
		WWW: http://www.ainfos.ca/
		BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
                unsubscribe a-infos
                subscribe a-infos-X
 X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)


A-Infos Information Center