A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ All_other_languages _The.Supplement
{Info on A-Infos}

(tr) Şaron, Saddam'dan Daha Tehlikeli

From Kenan Mendekli <kenan@showtvnet.com>
Date Sun, 20 Oct 2002 14:05:53 +0300


 ________________________________________________
   A - I N F O S  H A B E R  S E R V İ S İ
            http://www.ainfos.ca/
        http://ainfos.ca/index24.html
 ________________________________________________

ŞARON, SADDAM'DAN DAHA TEHLİKELİ...

Bir zamanlar Saddam Hüseyin'i destekleyip güçlü kılanlar, şimdi Saddam'dan
kurtulma planı çerçevesinde savaş hazırlıklarını yoğunlaştırırken, Ankara'da
da savaş trafiği giderayak artıyor ve savaş hazırlıkları arasında çıkan
cılız barış çabaları da böylece boğulup gidiyor. Ankara semalarında şahinler
dönüyor, şahinler konup geçiyor. Ankara'nın üzerinde kara bulutlar
dolaşıyor. Nükleer tehlike kapımızda...

Geçtiğimiz yıllarda Irak'ta silah denetimi yapan BM Komisyonu UNSCOM'un eski
başkanı Richard Butler, ABD öncülüğünde Irak'a yönelik bir saldırının,
Ortadoğu'da savaşa ve İsrail'in nükleer silah kullanmasına neden
olabileceğini söylüyor ve bu nedenle BM'nin müdahale etmesi gerektiğini
belirtiyor. Bu tehlikeli tırmaışın farkında olan Türk Silahlı Kuvvetleri,
ABD'nin Irak'a saldırması durumunda, nükleer silahların kullanılabileceği
ihtimaline karşı alarma geçiyor. Çünkü Türkiye'nin de üzerinde kara bulutlar
dolaşıyor...
ABD, Irak'ı vurdu vuracak. Irak da can havliyle bölge ülkelerinden destek
arıyor yalvara yakara. Ama kimseden destek alamıyor, kimseden barış adına
tık yok. Çünkü herkes güçlünün yanında, güçlünün kanatları altında
kendisinin güven içinde olacağına inanıyor. Barış için Saddam büyük bir
tehlike olarak lanse edilirken, Şaron'un elinde bulunan ve ateşlenmeye hazır
yüzlerce nükleer başlıklı füzenin lafı bile edilmiyor. İşte bu yüzden
nükleer alevlerle kavrulabilir ve ya da Butler'in söylediği gibi, "İsrail'in
nükleer silah kullanması durumunda dünya tanınmayacak hâlde değişecektir."
Elbette Saddam soykırımcı bir diktatör ama, Saddam'ın diktatör olması,
Saddam'ın muhalefet ettiği diktatörlere, Irak ve Ortadoğu halkları üzerinde
terör estirme hakkı vermez. Ayrıca Saddam'ın elinde kitle imha silahları
bulunabileceğine ilişkin kesin bilgi bulunmamasına rağmen, bu ülkeye karşı
saldırıda bulunulması veya bu ülkeye ültimatomlar verilmesi kimin barışı,
nasıl bir barış olabilir?
ABD ile İngiltere tarafından hazırlanan Irak tasarısı Birleşmiş Milletler
Güvenlik Konseyi'nce kabul edildi. Silah denetimleri başlamadan önce,
Bağdat'ın, kimyasal, biyolojik ve nükleer silahlar ile balistik füze yapımı
programlarını açıklamasını ve bunların korundukları yerlerin adreslerini
vermesini öngören tasarı, denetçilere, başkanlık sarayları dahil her yerde
arama yapma yetkisi tanıyor. ABD-İngiliz ortak tasarısına göre, denetçiler
gerekli gördükleri takdirde, silah ve malzemenin kaçırılmasını önlemek
amacıyla, Irak'taki karayolları ile hava sahalarını kapatma yetkisine sahip
olacak. Tasarı, BM silah denetçilerine, Iraklı bilim adamlarını ülke içinde
veya dışında sorgulama hakkı da tanınıyor. ABD ve İngiltere'nin bu
cansiperane barış girişimi karşısında insanın gözleri yaşarıyor(!) Bush ve
Blair'in çabaları gerçekten de barış için mi? Londra Belediye Başkanı Ken
Livingstone, Blair'in peşine takıldığı ABD'nin Irak'ta insan hakları ve
demokrasiyi tesis etmek amacında değil, petrol peşinde olduğunu ve
operasyonun neden gerekli olduğunu göstermek için sunulan dosyada hiçbir
sürpriz bilginin bulunmadığını belirtiyor. Ken Livingstone, önemli bir
noktaya değinerek, kendi hesabına barışa katkıda bulunuyor ve barış için
tehdit oluşturanların da adresini veriyor.
Geçtiğimiz günlerde Londra'da toplanan ve ABD ve İngiltere'nin savaş
politikalarını protesto eden, 250 bin kişinin katıldığı gösteride konuşan
Londra Belediye Başkanı Ken Livingstone, "Saddam'da nükleer olmayan bazı
tehlikeli silahlar olduğunu biliyoruz. Ortadoğu'da nükleer silahlara sahip
ülkenin Irak değil, İsrail olduğunu da biliyoruz. Batı'nın bu silahları
İsrail'in elinden almak için hiçbir şey yapmadığına da tanığız." diyor ve
Irak tehdidinin, İsrail'in yarattığı tehdidin yanında çok küçük kaldığını
üstüne basa basa söylüyor.
Hâl böyleyken, Saddam'ın dünya barışını tehdit ettiğini iddia eden Blair ve
Bush, Şaron'un nükleer silahlarına neden göz yumuyorlar? Saddam'ın ülkesinde
bilim adamlarını bile sorgulama yetkisi verilen BM'nin silah denetçileri,
Irak'taki denetimleri tamamladıktan sonra, İsrail'e geçebilecekler mi? Ya da
geçtiğimiz aylarda Şaron yönetiminin Cenin'de yaptığı katliamı araştırmak
için giden BM heyetine izin verilmemesi gibi, yine bir aksilik mi çıkacak?
Anlaşılan o ki, Şaron'un nükleer başlıklı füzeleri light; insana ve çevreye
zarar vermiyor, barışçı silahlar(!) Şimdi Şaron'un nükleer başlıklı
füzelerinin ne kadar tehlikeli olduğunu ve dünyayı nasıl tanınmaz hale
getireceklerini bir BM yetkilisinden aktaralım.
Geçtiğimiz yıllarda Irak'ın silahlarını denetleyen BM Komisyonu UNSCOM'un
eski başkanı Richard Butler, ABD öncülüğünde Irak'a yönelik bir saldırının,
Ortadoğu'da savaşa ve İsrail'in nükleer silah kullanmasına neden
olabileceğini söylüyor. 1997-1999 döneminde Irak'ta görev yapan UNSCOM'un
Avustralyalı başkanı Butler, ABD'nin büyük olasılıkla İsrail'i, Irak'tan
gelebilecek saldırıya karşılık vermemeye bu kez ikna(!) edemeyeceğini
belirtiyor.
Butler, "En büyük endişem, eğer harekât olursa ve savaş tırmanırsa,
İsrail'in nükleer silah kullanması. Bütün bunların olması durumunda da,
dünya tanınmayacak hâlde değişecektir" diyor. Butler, bu konuda pekte haksız
sayılmaz. Sorun, Irak'tan gelebilecek misilleme saldırılarına karşı,
İsrail'in ABD tarafından ikna edilememesi sorunu değil elbette. Aslında
Butler'in açıklaması haklı gibi görünüyorsa da, kazın ayağı pekte öyle
değil. İsrail'in nükleer silah kullanması durumunda, dünyanın tanınmayacak
bir hâle gelebileceği saptaması doğru, ancak Irak'tan gelebilecek
misillemenin İsrail tarafından nükleer silahlarla karşılık bulacağı sadece
bir yanıltmacadır. Neden mi?
Çünkü 1948 yılında kurulan İsrail devleti, 1957 yılında nükleer denemelere
başlıyor ve o tarihten bu yana da, Araplara karşı nükleer silah kullanmayı
planlıyor ve Araplara karşı nükleer silah kullanma hayali ve hevesiyle,
sürekli yeni silahlar geliştiriyor, yığınak yapıyor. Bu yüzden İsrail,
Ortadoğu'da nükleer silah kullanmak için sürekli fırsat kolluyor. ABD'nin
Irak'a saldırmasıyla birlikte, toza dumana boğulacak olan Ortadoğu'da,
İsrail'de "Kurt dumanlı havayı sever" misali, tam da aradığı fırsatı bulmuş
olacak.
1957 yılından bu yana nükleer hazırlıklar içinde bulunan İsrail devletinin
elinde yaklaşık 400 nükleer başlıklı uzun menzilli füze bulunuyor. İsrail
böylece yıllardır stokladığı füzeleri de eritme imkanı bulacak. Tabii bir de
ABD'nin Irak'a saldırması ve uygun fırsatın oluşması... Füzeler
yerleştirilmiş ve ateşlenmeyi bekliyor. Peki, füzeler kimi vuracak? Bu
füzelerin hepsi Bağdat, Şam, Tahran, Kahire ve Trablusgarp'ı vuracak şekilde
konuşlandırmış durumda... Londra Belediye Başkanı Ken Livingstone,
"Ortadoğu'da nükleer silahlara sahip ülkenin Irak değil, İsrail olduğu, asıl
tehdidin Saddam'dan değil de, Şaron'dan geleceği" kaygıları boşuna değil...


*******
                             *******
       ****** A-Infos Haber Servisi ******
      Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
                       ******
		TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
		YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
		YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
		WWW: http://www.ainfos.ca/
		BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
                unsubscribe a-infos
                subscribe a-infos-X
 X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)


A-Infos Information Center