A - I n f o s
a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **

News in all languages
Last 30 posts (Homepage) Last two weeks' posts

The last 100 posts, according to language
Castellano_ Català_ Deutsch_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ All_other_languages _The.Supplement
{Info on A-Infos}

(tr) gecikmeli haberler

From worker <a-infos-tr@ainfos.ca>
Date Thu, 28 Nov 2002 18:53:07 +0200


 ________________________________________________
   A - I N F O S  H A B E R  S E R V İ S İ
            http://www.ainfos.ca/
        http://ainfos.ca/index24.html
 ________________________________________________

Mehmet Bal ile ilgili ainfos'a gönderilen ancak zamanında yayımlanmamış
haberler (özellikle arşiv için):

::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

Anarsist Kara Ay <abcankara@yahoo.com>
25 Kasım 2002 Pazartesi 15:24


From: <iktidarsiz@yahoo.com>

Vicdani retçi Mehmet Bal'ın bugün saat 9:30'da Adana
Askeri Mahkemesinde "emre itaatsizlik" suçlamasından
yapılan duruşmaya İstanbul'dan 5, Ankara'dan 2,
Uşak'tan 1, TTB'den 1 kişi, 4 avukat ile birlikte
Doğan Medya Grubu ve Cumhuriyet'ten 4 basın mensubu
katıldı.
Duruşmaya Mehmet elleri arkadan kelepçeli ve tek tip
elbiseli bir şekilde getirildi. Duruşma öncesinde kısa
da olsa yaptığımız sohbette; Mehmet'in açlık grevine
devam ettiğini ama moralinin çok iyi olduğunu gördük.
Ona yapılan destek eylemleri ile ilgili bilgi verdik.
Duruşmaya giren Mehmet kelepçelerinin çıkarılmasıyla
ilk anda üstünde bulunan tektip elbiseleri ve
potinlerini çıkardı. Herhangi bir müdahale olmadı.
"Emre itaatsizlik" ve "cep telefonu bulundurması" ile
ilgili tutanak ve tanık ifadeleri görüşüldü daha sonra
da avukatı Suna Coşkun'un talebiyle 12 Kasım'da
yapılan
duruşmasından bu yana geçen sürede yaşadığı kötü
muameleleri hakında bilgi alınması istendi. Bunun
üzerine hakim tutanakalara da geçen şekliyle Mehmet'i
dinledi.
Bu arada avukatlar Adli Tıbbın verdiği rapordaki
çelişkiye dikkat çekti. "Pranga izleri" bir
yukarıdaki paragrafta ifade ediliyor olmasına rağmen
raporun sonuç bölümünde "yoktur" denmesi bir çelişki
olarak gösteridi. Bunun üzerine Adli Tıbba tekrar
sevkine karar verildi. Mehmet 25 Ekim'den beri sürekli
olarak hücrede kaldığını, son olarak da Cuma günü
sayıma çıkarıldığını, bu sayımda cezaevi müdürü Durdu
Solak'ın gelip kendisine nereli olduğunu sorduğunu ve
Mehmet'in de Uşaklı olduğunu söylediğini, bunun
üzerine albayın ilk önce direk olarak Mehmet'e
"Yunanlılar Uşak'a geldiler değil mi?" diye sorduğunu
ve Mehmet'in de cevap olarak "Öyle zannediyorum"
dediğini söyledi. Daha sonra da albay "Yunanlılar
gitmiş ama tohumları kalmış" demiş buna karşılık
Mehmet de buna katılmıyorum şeklinde bir cevap vermiş.
Albay sonra diğer tutuklu askerlerin yanına giderek
onlara hitap ederek "Katil olun, hırsız olun ama
vatana ihanet eden örgütlerle işbirliği yapmayın"
türünden bir konuşma yapmış. Mehmet bunun üzerine
askerlerin kendisine bakışlarında bile bir farklılık
oluştuğunu ve dolayısıyla can güvenliğinden endişeli
olduğunu söyledi. Bu olayla ilgili suç duyurusunda
bulunmamasının nedenini de can güvenliği endişesine
bağladı. Hatta albayın kendisine suç duyurusunda
bulunmasıyla ilgili tehditler savurduğunu da
söylemiştir.
Bu sabah (pazartesi) tekrar sayıma çıkarıldığını ve bu
sayımda albayın esas duruşa geçmesini istediğini, ama
kendisinin esas duruşa geçmeyeceğini, geçmeye
zorlanırsa yere oturacağını söylediğini, bunun üzerine
albayın askerlere emir verip zorla, dizlerine göğsüne
basarak yerde esas duruş şeklini aldırdıklarını
söyledi. Sonra karara geçildi; kararda bu davadan
tahliyesine, adli tıbba tekrar sevkine, tutukluluk
kararı olan 155. maddden dolayı Ankara Askeri
Mahkemesi'ne sevkine karar verildi. Mehmet Bal bugün
Ankara'da olacak.

::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

Mehmet Bal ile Dayanışma! <info@savaskarsitlari.org>
25 Kasım 2002 Pazartesi 16:21


Mahkemeye katılan Mehmet Bal ile Dayanışma komiteleri ve gruplarından bir
arkadaşımızın izlenimleri aşağıda :

Bugün saat 9:30'da Adana Askeri Mahkemesi'nde "emre itaatsizlik"ten dolayı
yapılan duruşmaya İstanbul'dan 5 kişi, Ankara'dan 2 kişi, Uşak'tan 1 kişi,
TTB'den 1 kişi, 4 avukat ve Doğan Medya ve Cumhuriyet'ten 4 basın mensubu
katıldı.
Duruşmaya Mehmet elleri arkadan kelepçeli ve tek tip elbiseli bir şekilde
getirildi.. Duruşma öncesinde kısa da olsa yaptığımız sohbette; Mehmet'in
açlık grevine devam ettiğini ama moralinin çok iyi olduğunu gördük.

Ona yapılan destek eylemleri ile ilgili bilgi verdik. Duruşmaya giren Mehmet
kelepçelerinin çıkarılmasıyla ilk anda üstünde bulunan tektip elbiseleri ve
potinlerini çıkardı..Herhangi bir müdahale olmadı. Emre itaatsizlik ve cep
telefonu bulundurmasıyla ilgili tutanak ve tanık ifadeleri görüşüldü. Daha
sonra da avukatı Suna Coşkun'un talebiyle 12 Kasım'da yapılan duruşmasından
bu yana geçen sürede yaşadığı kötü muameleleri hakında bilgi alınması
istendi. Bunun üzerine hakim tutanaklara da geçen şekliyle Mehmet'i dinledi.

Bu arada adli tıbbın verdiği rapordaki çelişkiye avukatlar dikkat çekti.
Raporda pranga izleri bir yukarıdaki pragrafda ifade ediliyor olmasına
rağmen sonuç bölümünde yoktur denmesi bir çelişki olarakgösteridi. ve bunun
üzerine adli tıbba tekrar sevkine karar verildi.

Mehmet 25 ekimden beri sürekli olarak hücrede kaldığını, son olarak da cuma
günü sayıma çıkarıldığını, bu sayımda cezaevi müdürü Durdu Solak'ın gelip
kendisine nereli olduğunu sorduğunu ve Mehmet'in de Uşak'lı olduğunu
söylediğini, bunun
üzerine albayın ilk önce direk olarak Mehmet'e "Yunanlılar Uşak'a geldiler
değil mi?" diye sorduğunu ve Mehmet'in de cevap olarak "öyle zannediyorum"
dediğini söyledi. Daha sonra da albay "Yunanlılar gitmiş ama tohumları
kalmış" demiş buna karşılık Mehmet de buna katılmıyorum şeklinde bir cevap
vermiş.Albay sonra diğer tutuklu askerlerin yanına giderek
onlara hitap ederek "katil olun, hırsız olun ama vatana ihanet eden
örgütlerle işbirliği yapmayın" türünden bir konuşma yapmış. Mehmet bunun
üzerine askerlerin kendisine bakışlarında bile bir farklılık oluştuğunu ve
dolayısıyla can güvenliğinden endişeli olduğunu söyledi. Bu olayla ilgili
suç duyurusunda bulunmamasının nedenini de can güvenliği endişesine bağladı.
Hatta albayın kendisine suç duyurusunda bulunmasıyla ilgili tehditler
savurduğunu da söylemiştir.

Bu sabah (p.tesi) tekrar sayıma çıkarıldığını ve bu sayımda albayın esas
duruşa geçmesini istediğini, ama kendisinin esas duruşa geçmeyeceğini,
geçmeye zorlanırsa yere oturacağını söylediğini, bunun üzerine albayın
askerlere emir verip zorla, dizlerine göğsüne basarak yerde esas duruş
şeklini aldırdıklarını söyledi.

Sonra karara geçildi. Kararda bu davadan tahliyesine, adli tıbba tekrar
sevkine, tutukluluk kararı olan 155. maddeden dolayı Ankara Askeri
Mahkemesine sevkine karar verildi. Mehmet arkadaşımız bugün  ankarada
olacak.

::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

Kara Kapkara <dreamnymph@hotmail.com>
26 Kasım 2002 Salı 14:31


Vicdani retçi yine cezaevinde
http://www.radikal.com.tr/veriler/2002/11/26/haber_57783

YÜKSEL EKER
ADANA - Mersin 3. Ulaştırma Birlik Komutanlığı' nda görevliyken elbisesini
birliğe teslim edip askerlik yapmayacağını açıklayan 27 yaşındaki Mehmet
Bal, yargılandığı askeri mahkemede 'emre itaatsizlik' suçundan tahliye oldu.
Ancak Bal, Genelkurmay Askeri Mahkemesi'nde 'halkı askerlikten soğutmak'
suçundan tutuklu yargılandığı için yine cezaevine götürüldü.
Emre itaatsizlikten dün ikinci kez hâkim karşısına çıkan Bal, şunları
söyledi: "Cezaevi müdürü albay, kıyafeti zorla giydirdi. Çıkarmamam için
ellerim arkadan kelepçelendi. Beş altı askerin zoruyla saçım kesildi.
Kelepçeli hücreye atıldım, aynı gün açlık grevine başladım. Dört gün sonunda
iç havalandırmaya çıktığımda, cezaevi müdürü esas duruşta beklememi emretti.
Reddedince, ayaklarıma kelepçe taktırdı. Bana, 'Yunan Uşak'a girdi mi?' diye
sordu. 'Zannediyorum' deyince, 'Belli oluyor. Yunan gitmiş ama izleri
kalmış' dedi. Tutukluların bana bakışı değişti. Güvenliğimden endişeliyim."
Mahkeme, Bal'ın askerliğe elverişliliğinin belirlenmesi için tam teşekküllü
askeri hastanede üç haftayı geçmeyecek şekilde bulundurulmasını ve
tahliyesini kararlaştırdı. Ancak Bal, 'halkı askerlikten soğutmak' suçundan
da tutuklu bulunduğu için serbest bırakılmadı. Bal, cezaevi müdürü hakkında
suç duyurusunda bulundu.

::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

Mehmet Bal ile Dayanışma! <info@savaskarsitlari.org>
26 Kasım 2002 Salı 17:13


Mehmet Bal'ın avukatı Suna Coşkun ile görüşmemizden öğrendiğimiz son
bilgiler:

25 Kasım tarihinde emre itaatsizlikte ısrar konusunda yapılan duruşma
sonucunda tahliye edilen Mehmet Bal'ın, kendisine yapılan işkence ve kötü
muamale ile ilgili olarak yapılan suç duyurusu için, askeri savcılıkla
"tanık" olarak ifadesine başvuruldu. Adli tıptaki rapordaki çelişkinin
giderilmesi için adli tıbba sevkedildi. Bu işlem bittikten sonra tekrar
ambulans ile Adana Askeri Cezaevi'ne getirildi.

Merkez Komutanlığı'ndan gelen ve Mehmet'i teslim alacak olan kıdemli
başçavuş, hapishane müdürü Albay Durdu Solak ile uzun süre görüştü.
Başçavuş, albaydan Mehmet'e karşı "nasıl" davranacağının talimatlarını
aldıktan sonra Mehmet 15:30'da ambulansa bindirildi. Ambulansa
bindirildikten itibaren başçavuş, yol boyunca Mehmet'i "bunları asacaksın,
keseceksin; bunlar vatan haini; bir de bunları devletin ambulansına
bindiriyorsun" gibi sözlerle taciz etti. Mehmet, Mamak Askeri Cezaevi'ne
teslim edildiği saat gece 1:35'e kadar ambulans içinde arkadan ellerinden
kelepçeli bir şekilde tutuldu. Ambulansın içinde bulunan asteğmen doktora
"kollarım çok kötü, nefes alamıyorum ve tansiyonum düştü ellerimi çözebilir
misiz?" diye sorunca, asteğmen "ben güvenlik işine bakmıyorum çözemem" diye
cevap verdi. Yolda verilen molada ise doktor tansiyonunu ölçüp muayenesini
yaptı.

Ambulans Mamak Askeri Cezaevi'ne ulaştığında, Mehmet kolordu doktoruna
götürüldü. Buraya gece saat 2 civarında, Mehmet'te darp ve cebir izi olup
olmadığını ya da bu tür uygulamalara yolda maruz kalıp kalmadığını anlamak
için getirildiğini öğrendik. Mehmet de kolordu doktoruna "Dün öğlenden
itibaren yolda elleri arkadan kelepçeli olarak getirildim. Halimi,
kollarındaki izleri ve kızarıkları görüyorsunuz. Eğer bunları rapor
edecekseniz kontrol edin, bu uygulama ile ilgili rapor yazmayacaksanız hiç
muayene etmeyin" demiş. Doktorun cevabı da "uygun görürsem yazarım" olmuş.
Mehmet de bunun üzerine muayeneyi reddetmiş ve kolları haricindeki bir
bölgeyi göstermemiş ve "ben bu saate kadar kurbanlık koyun gibi
dolaştırıldım" demiş.

Mehmet şu anda Mamak Askeri Cezaevi'nde ve bir koğuşta kalıyor. Adana
Cezaevi'ndeki şartlara göre  (demir parmaklıklar arkasında, dört duvar
arasında ne kadar iyi olunabilirse) daha iyi durumda olduğunu öğrendik.
Mehmet, Genelkurmay Askeri Mahkemesi tarafından, TCK 155 "halkı askerlikten
soğutmak" suçundan tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi ve bürokratik
işlemlerin bitmesi bekleniyor.

::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

Mehmet Bal ile Dayanışma! <info@savaskarsitlari.org>
28 Kasım 2002 Perşembe 13:15


http://www.yenidenozgurgundem.com/news.asp?id=53757
Bal'a 'vicdani' tahliye

28 Kasım 2002 Perşembe
Askeri savcı, 'vicdani ret kararını açıklamayı' bir düşünceyi açıklama
olarak değerlendirip Mehmet Bal hakkında takipsizlik verdi ve tahliye etti

ANKARA - Genelkurmay Askeri Savcılığı, vicdani ret hakkını kullanarak
askerlik yapmayacağını kamuoyuna açıkladığı için "halkı askerlikten
soğuttuğu" iddiasıyla tutuklu bulunan Mehmet Bal'a takipsizlik kararı verip
tahliye etti.

Adana 6. Kolordu Askeri Mahkemesi'nde "emre itaatsizlikte ısrar" suçundan
tahliye edilen ve açlık grevinde bulunan Mehmet Bal, "halkı askerlikten
soğuttuğu" iddiasıyla dün gece ambulansla Ankara'ya getirildi. Avukatı Suna
Coşkun, müvekkiline yolda "vatan hainliği" ile suçlanarak dövüldüğünü
söyledi. Daha sonra Genelkurmay Askeri Savcılığı'na çıkarılan Mehmet Bal,
burada ifadesi alındı. Bal, ifadesinde, "Militarizm özü itibariyle yok
etmeyi bir sorun çözme yöntemi olarak kabul eder" dedi. Bal, kamuoyuna
açıkladığı deklerasyonunu ifadesinde de tekrarlayarak vicdani ret hakkını
kullandığını açıkladı. Bal, vicdani ret kararını açıklayarak halkı
askerlikten soğutma amacında olmadığını bildirdi.

Genelkurmay Askeri Savcısı Hakim Binbaşı Zekeriya Duran, Bal'ın vicdani ret
kararını açıklamasıyla bunun ajanslarda yer almasının hukuki durum tesbitini
yaptı.

Vicdani ret kavramının AB ülkelerinin iç yasalarında ve uluslararası
sözleşmelerde yer verildiğine dikkat çeken Duran, "Bu şekilde AB ülkeleri
vatandaşlarına 'sivil hizmet' hakkını tanımakla, vicdani reddi militarizme
karşı kökten bir tavır olma özelliğinden başarıyla arındırmıştır"
saptamasını yaptı.

Desteğe kuşkulu bakış

Koğuşturmaya yer olmadığına dair kararda savcı Duran, Bal'a verilen
uluslararası destek de ince bir şekilde eleştirildi. Duran, "Türkiye'deki
vicdani retçilere verilen desteğin temel bir insan hakkı olarak tüm dünyada
verilen mücadelenin bir parçası olma perspektifine sahip olmadığı izlenimi
vermektedir. Keza jeopolitik ve stratejik konumundan hiç sözetmeden bu
dayanışma ve destek gösterilerini açıklayabilmek en hafif deyimiyle
eksikliktir" dedi.

"Güvenliği zaafiyete düşürebilecek açıklamaların sınırlandırılması ve suç
sayılmasının" Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olmayacağı görüşünü
savunan savcı Duran, yine inançları nedeniyle askerlikten kaçınmanın meşru
sayıldığı ülkelerde mecburi askerlik yerine yaptırılan hizmetlerin "angarya"
sayılmadığına ilişkin düzenlemeleri hatırlattı.

Askeri Ceza Kanunu'nun 45'inci maddesinin de bir kişinin hareketinin
"vicdanen veya dinine göre lazım saymış olması"nın ceza almasına engel
olmadığına dikkat çeken Askeri Savcı, daha sonra şu belirlemeleri yaptı:
"Mevcut düzenlememiz karşısında askerliğini vicdani nedenlerle yapmak
istemediğini beyan eden her şahıs bunun yasal himaye görmeyeceğini ve bunun
Askerlik Yasası'nın 2'inci maddede örgörüldüğü şekilde 'belirlenen esaslarla
muvazzaflık hizmetini yapmadıkça hiçbir kişinin askerlik çağından
çıkarılamayacağı' genel ilkesi çerçevesinde aksine tüm tutum ve
davranışların cezai müeyyideyle karşılanacağını bilmek durumundadır veya en
azından göze almalıdır."

Militarizm savunması

Sanık Mehmet Bal'ın militarizme ve savaşa yönelik kişisel olumsuz tavrını
açıkladığına dikkat çeken Askeri Savcı Zekeriya Duran, kararında
militarizmin bir zorunluluk olduğunu savundu. Duran, şunları kaydetti: "Salt
savaşı istemek ya da ona karşı olmanın, barışı temin etmek ve sürdürebilmek
için ne yazık ki yeterli olmadığının gözardı edilmemesi gereklidir. Çünkü
tüm insanların temel bir hak ve ödevi olan dünya barışını koruyup,
süreklileştirmek genel insanlık normları açısından meşru bir haktır. Savaş
ve savaş tehlikesi her coğrafyada değişene oranlarda ne yazık ki vardır ve
savaşlar yapılmaktadır. Bu durumda her ülkenin ulusal güvenlik sorunu da
beliren tehlike nispetinde askerliği dayatmaktadır. Savaş için hazırlıklı
olmadan, barışın sağlanabilme konusunda ciddi tereddütler vardır. Bunun
mümkün olabilmesi bir şans olayıdır ve bu şansın sonsuza dek süreceğini umut
etmek ise bağımsızlığına ve bütünlüğüne önem veren bir ülke için ciddi bir
tedbirsizliktir."

İfade özgürlüğünü kullanmış

Savcı Zekeriya Duran, Mehmet Bal'ın deklerasyonu ve buna destek mahiyetinde
basına yansımaların demokratik bir hukuk devletinde ifade özgürlüğü
bağlamında askerlikle ilgili kişisel tercih ve düşüncelerin açıklanması
niteliğinde olduğu saptamasını yaptı. Duran bu durumu, halen 6. Kolordu
Askeri Mahkemesi'nde süren "emre itaatsizlikte ısrar" davasında "suç
kastının yoğunluğu" içinde değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Duran, Bal'ın deklerasyonu ve basına yansımasının, "halkı askerlikte
soğutma"ya yönelik olmadığına karar verdi. Zekeriya Duran, somut durum
tespiti yaparak Bal'ın açıklamasının "askerlik hizmetlerini etkilemediği"ni
ve etkilemeye yönelik "elverişte" olmadığını kaydederek kovuşturmaya yer
olmadığına karar verdi. Duran, Bal'ın tahliyesini de kararlaştırdı.


*******
                             *******
       ****** A-Infos Haber Servisi ******
      Anarşistlerle ilgili ve anarşistleri ilgilendiren haberler
                       ******
		TALİMATLAR: lists@ainfos.ca
		YANITLAR: a-infos-d@ainfos.ca
		YARDIM: a-infos-org@ainfos.ca
		WWW: http://www.ainfos.ca/
		BİLGİ: http://www.ainfos.ca/org

-A-infos'tan tek dilde ileti almak için lists@ainfos.ca'ya aşağıdaki mesajı gönderin:
                unsubscribe a-infos
                subscribe a-infos-X
 X = en, ca, de, fr, it, pt, vb. (yani, dil kodudur)


A-Infos Information Center